Yeniden Merhaba Arkadaşlar, Hepinize çok teşekkür ederim.

x
Yeniden Merhaba
Hastalaığım sebebiyle zorunlu bir ayrılış oldu, son zamanlarda yaşadığım stres ve sıkıntıların birikmesi nihayetinde arızalı Kalbimin yeniden beni uyarmasıyla sizlerdende ayrılmış oldum.
Yorumlarınızı okudum, inanın çok mutlu oldum, İnsanın bir yerlerde hatırlanması konuşulması çok güzel bir his, bunu size anlatamam hepinize Hasta yüreğimle en samimi en dürst şekilde Teşekkürlerimi sunuyorum, Muhteşem İnsanlarsınız.

Andy sanada teşekkür ederim, Almanya konusunda beni Ülkemden uzaklaştırmanıza henüz alışmadım. Bu yaştan sonra biliyorum kuzenlerim bana Bebek gibi bakarlar fakat zorda olsa Devlet umursamazda olsa bu Ülke benim, Tüm Ailem daha doğrusu hepsinin mezarları İstanbulda, onlardan ayrılmak imkansız.

Burda sizleri tanıdım, elimden geldiğince birşeyleri paylaşmaya çalıştım, gerçi fazla katılımda olmadı ama tanıdığım 10 kişide 10 Bin kişiye bedel, beni unutmadıklarını görmek Dünyadaki en muhteşem hislerden birisi. Merak ettiğim Sudi Arabistandan özellikle Altın Varak tarifimi talkip edenlerin sayısına şaşırdım ve memnun oldum. Özelden maille tarif istemişler, ben özelden kimseye her hangi bir tarif vermiyorum, herkes paylaşsın diye düşünürüm, bencillik hayatım boyu yaşamımda olmadı, bundan sonrada olması zaten imkansız.

Konu biraz tuaflaştı:) Sizlerle olamkatn gerçekten çok Mutluyum. Sizleri tanımak inanılmaz güzel ve Gurur veren bir güclü his. Hepinize sonsuz Teşekkür ederim.

Not:Sizleri memnun edecektir sanıyorum, Site sahibi Andy ile anlaşabilirsem siteyi ben almak istiyorum yani sadece Antika Restorasyonları ile alakalı bir site olacak.Maille çok fazla Kaliteli Usta arayan İnsanlar var, Antikada malesef ki hiç kimse hakkında referans vermek imkansız.

Sevgi ve Saygılarımla

Erol Gökhan

Tarih: 10 01 2014
Üst kategori: Antika Restorasyon
Alt kategori:

'Yeniden Merhaba Arkadaşlar, Hepinize çok teşekkür ederim.' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Umut Hatay dedi ki:

    Allah Sağlık Sıhhat versin tüm hastalara ve tüm sevdiklerime.
    Tekrardan geçmiş olsun azda olsa stresi bir kenara atmak lazım diye düşünüyorum…

  2. Erol Gökhan dedi ki:

    Umut Bey, çok teşekkür ederim. Sağlıklı iken işin gerçeği Dünyada hiç bir tat hiç bir güzellik tam manası ile anlaşılmıyor. Bugünse Camdan sokaktaki İnsanları izlerim bazıları hızlı yürür bazıları koşar, bazıları kahkahalarla güler, tebessümle onları izlemekten inanılmaz bir keyif duyarım. Çunki yazdıklarımın hiç birisini yapamam, kalbim izin vermez.
    Sağlığım yerinde iken bu yazdıklarımı yaşadım, bazen işten sıkıldım bazen, İnsanların karmaşasından bazen başımı aldım 8 sene İsatnbulla vedalaştım, bazen sıkıldım arabaya atladım İstanbulu terk ettim.

    Şimdi hepsi hayal, o an yaşadığım muhteşemliklerin değerini şimdi anlıyorum. Sağlık hani derler Dünyadaki en büyük hazine, bu cümle çok az ve basit kalıyor, hasta iken neleri yapacağınızı görüyorsunuz, şikayet edilen herşeyin yok edileceğini net görüyorsunuz.Panik yapmıyorsunuz, sakin bakıyorsunuz ve sıkıntıların kolayca yenileceğinide görüp anlıyorsunuz.

    Güzel dileklerinize Teşekkür ederim, Hastanelerde şuan Ölümle yüz yüze İnsanlar var, yoğun bakımlar bir yerde yaşamala Ölümün ayırdığı son nokta, Kanserli Hastalar onlarım yaşamları, sakinlikleri, Hayata veda edeceklerini bilmeleri ise çok büyük bir ders, Genc bir kızımızı tandım, Kitap okuyordu bahcede, Mityanın aşkı bu romanı gencken okumuştum çok etkilenmiştim. Sonra sohbet etmeye başladık, Arkadaş olduk o haliyle bana çay yaptı, ben ona çay yaptım sımsıcak bir Dostluk Arkadaşlık yaşadık, ona Ölümle Arkadaş olduğumu anlattım çunki iki defa net şekilde ölü raporum var, şunu dedim Ölüm aslında bir veda ama sonsuzluk değil, son nefesten sonra şunu göreceksin, sapa sağlam ve guclu olarak kalktığını, ilk aradığın şey sevdiklerin olacak, çunki o ölüm halinde bunu gördüm, Anneme gitmek istemiştim o kadar mutluydumki anlatamam, vucudumu yoklamıştım, ağrılarım yoktu yerimden kalktım tuaf ama ayakkabılarıma baktım ve hemen Annemin yanına koşmak istedim.

    Sonrasında ise yoğun bakımda uyandım, Profosor Doktor sevgili Ağabeyim Birol Bey şunu dedi, mucize Adam iki defa aramızdan kactın gittin. Meğerse ölmüşüm.

    Bu kızımızla bunları konuşurken tebessümle şunu dedi gerçektenmi bunları yaşadınız, cevabım evet yemin ederek cevabını verdim.

    Oysaki sağlıklı İnsanların ne çok konuşacak farklı konuları var, ölümü hiç anlatmazlar, yarına 3 ay sonraya söz verirler, oysaki bırakın 3 ayı 3 dakika sonrası bile Hastalar için en inanılmaz ve verilmesi en kokrutcu sözlerdir.

    Allah Herkese sağlıklı huzurlu bol kazanlı gülerek ihtiyarlayacakları bir yaşam versin.

    Saygılarımla
    Erol Gökhan

  3. arasıra dedi ki:

    “SAĞLIK HERŞEY DEĞİLDİR AMA, SAĞLIK OLMADAN HERŞEY BİR HİÇ.”

  4. Umut Hatay dedi ki:

    Anlattıklarınızı tekrar tekrar tekrar okudum,tüm samimiyetimle içim parçalandı ama sadece üzüldüm elimden bişey gelemeyecek sizi iyileştirmek için ama dualarım sizinle…

  5. Erol Gökhan dedi ki:

    Umut Bey, Yürekten teşekkür ediyorum.Rabbim herkese sağlıkla gülerek ihtiyarlamayı sevdikleri ile gülmeyi ve en önemliside sıralı ölüm versin.Allah Annelere Babalara Evlat acısını tattırmasın.

  6. Erol Gökhan dedi ki:

    Arsıra Bey, Size katılmıyorum, sağlık olmadan bu Dünyada hiç bir şey yapabilmek mümkün değil.

  7. levent-ordu dedi ki:

    sevgili gökhan ustam geçmiş olsun sizi tekrar burda görmek ne güzel tüm yazılarınızı okudum tam size yazıcakken hasta oldunuz ama size geçmiş olsun maili attım levent felek adıyla size soracak çok şeyimiz var

  8. levent-ordu dedi ki:

    sen Andy Swezniak muhteşem birisin bu siteyi hazırlamakla ne büyük yararın oldu bana bilsen seni gönül dolusu tebrik ediyorum iyiki varsın

  9. Gökhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Yürketen teşekkür ederim, henüz maillerimi açamadım bu sebeblede cevap veremedim.Hastalıklar bizler için, beni en mutlu eden sebeb ise sizin gibi muhteşem Doslar edidiğimi öğrenmiş oldum.

    Sevgi ve Saygılarımla
    Gökhan Erol

  10. levent-ordu dedi ki:

    sevgili ustam uzun zamandır antika mobilya restorasyonuyla uğraşıyotum öğrenmek için ne el etekler öptüm ya yanlış öğrettiler yada çok zor deyip vazgeçirmeye uğraştılar sizin yazılarınızı okuyunca mucize gibi geldi ban. hepsini tek tek defalarca okuyup tasnif ettim 5 yıldır öğrendiklerimin birçoğunun yanlış olduğunu anladım yardımınıza muhtacım yani özelliklealtın varak konusunda ..ama gönlüm şunu isterdi sağ olsaydıda muhterem pederinizin elini öpebilseydim sizin gibi birdeğer kazandırdığı için allah nur gölünde yatırsın
    en derin saygılarımla

  11. selçuk şahin dedi ki:

    Merhaba Ustam çok şükür Allahimiza sizi sevenlerinize bağışladı okurken heyecanlandım
    Şükur sonu iyi bitmiş tekrar tekrar geçmiş olsun.Selam ve saygılarımla.

  12. Can-istanbul dedi ki:

    Tekrar aramizda olmaniz cok guzel erol ustam.iki gunde bir “erol usta siteye geldimi,durumuyla ilgili bilgi varmi”diye gergin haller icine girdik.sukurler olsun ki yine burdasiniz.saglik ve huzurla…

  13. güliz izmir dedi ki:

    sevgili hocam önce rahatsızlandığınız haberi ile sarsıldım ama sonra yeniden merhaba dediğinizi görerek sevindim. sesiniz uzun süreler solmasın. sevgiyle kalın.

  14. Gökhan Erol dedi ki:

    Güliz Hanım, Nezaketiniz için çok teşekkür ederim. Hayatta herşey var, ölüm ise kaçınılmaz son. Bazen kendimi alıştırıyorum, sonra hani derler ya azrail yoklayınca bir anda tüm benliğinizide sarsıyor.

    Aslında gecenin bu saati, kalkma sebebim yine düzensiz kalp katışarım ve nefes yani iç çekilmeleri ve biraz kafam dağılsın diye siteye girdim.

    Çok teşekkür ederim.

  15. Gökhan Erol dedi ki:

    Can Bey, İlginize Dostluğunuza yürekten teşekkür ederim. Tekrar evimdeyim ama bu sefer galiba dahada zorlu bir dönem gececek, Kalbim bazen o kadar yoruyorki pes ediyorum, aynen şimdi olduğu gibi saat sabahın 05:42 gösteriyor, tek başına olunca birde hastalık İnsan biryerde bitsin artık diyor. Siteye girdim biraz kafan dağılsın, bu hastalığın verdiği sıkıntıyı unuturum diye.

    Sizleri tanımak çok güzel, hiç görüşemesekte yazılarınız, dostluğunuz bile yetiyor inanın.
    Hepinize çok teşekkür ederim, basit yazılarımdan beni bu kadar önemsemeniz aslında sizin ne kdar Harika İnsanlar olduğunuz net göstergesidir. İnsanın kendisi en güzel sanat eseridir aynı sizler gibi.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  16. Gökhan Erol dedi ki:

    Sevgili Selcuk Şahin, Kulaklarını çınlattım Gökce adaya davet ettiler ve dedimki benimde bir Dostum var orda. Sonra Kalp ameliyatı geçirmiş Üsküdar lı birisini tvde izledim Gökce Adada yaşayan, 90 yaşlarında inanamadım 60 yaşında sandım.

    Sizler gibi muhteşem İnsanları tanımak inanın beni inanılmaz mutlu ediyor. Farkında bile değilsiniz, sıkıldığım anlarda sizlerin mesajları yazıları bana Terapist Doktordan farksız geliyor. Muhteşem yürekleriniz var. Allah hepinizi dilerim gülerek ve huzurla yaşatsın, sizler bunu gerçekten hak ediyorsunuz.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  17. şaban özyazgan-kayseri dedi ki:

    Sevgili Gökhan Erol hocam,
    sizinle hiç karşılaşmadım ve yazılarınızı tesadüfen buldum ama nedense size karşı sanki uzun dostluklar neticesi ortaya çıkan bir muhabbet besliyorum.Sevgili tabirini farkında olmadan bu sebeple kullandığımı farkettim, hani derlerya Kalpten kalbe yol vardır diye.
    size büyük geçmiş olsun,Rabbim en iyisini bilir, takdir onun.
    Yazılarınızı tesadüfen buldum ve işte bu dedim.Ben sizin zamam zaman sitemle bahsettiğiniz,siteye bakan ama katkıda bulunmayanlardan biriyim.ama şundan emin olun, çok faydalı şeyler yazıyorsunuz ve katkıda bulunuyorsunuz. bu konularda çokda aramama rağmen sizin gibi faydalı bilgiler veren bir yere rastlamadım.bendeniz lambalı radyolar ve sarkaçlı saatlerle ilgileniyorum.dolayısıyla ahşap, tamiri,cilası gibi uygulamalarıda yapıyorum.ayrıca antika her nesneye karşı ilgim var.fakat kayseri gibi bir büyük şehirde yaşamama rağmen, bu konularda eğitim alabileceğim ve malzeme bulabileceğim bir yer yok.istanbulda olmak ve size çıraklık etmeyi gerçekten çok arzu ederdim.inşallah bu site sadece antika restorasyonu konulu bir siteye dönüşür, bizde daha çok faydalanırız.türkiyede bu konuda yazılmış bir matbu eser yok,internette ise işe yaramaz,birbirinden kopyalanmış bilgiler var.yazılarınızda çok önemli bilgi ve detaylar var ama diyorumki bunları daha sıralı bir şekilde aktarsanız,
    boyalar, cilalar, yapıştırıcılar, aletler gibi, bölümler halinde aktarsanız daha faydalı olur diye düşünüyorum.
    sizin gibi birikimlerini aktarmaya çabalayan insan sayısı okadar azki, hertürlü saygıyı fazlasıyla hakediyorsunuz.en derin saygı ve muhabbetle.

  18. Gökhan Erol dedi ki:

    şaban özyazgan Kardeşim, Güzel dileklerine gönülden teşekkür ediyorum Rammbim tüm hastalarımıza şihalar ve gülerek yaşamayı nasip etsin İnşaAllah.

    Site bir kardeşimin Kardeşim diyorum onun sayesinde burda birşeyler yazıyorum, siteyi alabilirim fakat tek başına olacak birşey değil, bir sürü anlamadığım detayları var. Sonuçta zaten benim sayılır her istediğimi yazıp paylaşıyorum, sizler gibi İyi İnsanları tanıyorum buda bana fazlası ile yeterli.
    Siteyi bashettiğiniz şekilde tek tek konular halinde yapmak gerekir haklısınız malesef dediğim gibi pek anlamıyorum, yinede belli konular açıyorum.Diğer sitelere birşey diyemiyorum Adamlar reklam için her şeyi yapıyorlar bilgiyi kopyalayıp saugıszıca kendilerine ait gibi hiç değiştirmeden utanmadan en ufak emek vermeden sitelerine koyuyorlar. Saygıları olsa en azından alıntı olarak yazarlar, bunuda yapmıyorlar.

    Lambalı radyolar özellikle konsol tipi olanlar oldukça popüler, İnsanbulda koleksiyonerleri vardı malesef hastalıktan sonra hepsini unuttum ne telefonları kaldı nede iletişme geceğim bir adres. Saatler konusunda yani sarkaclı, tamiri çok keyiflidir bir Dostum vardı alır tamir eder, evinde koleksiyon yapardı. Özellikle masa saatleri sizde varmıdır bilmem Fransız Fausnus içinde merme kaidede genlede Ampir stili veya Luikens tarzı borzlarla veya mermer kaide içinde eserlerdi.
    Malzeme konusu malesef sorun İstanbul dışında pek satılan yer yok, bir ara tandığım firma vardı telefon edeyim dedim sonra vaz geçtim, İnsanlar farklı anlar reklammı yapıyor derler düşündüm oysaki asla İnsanların alın terleri ile kazanılan paradan ne komisyon nede prim almak bana göre şeyler değil. Kul hakkı ile hasta halimle asla uğraşamam, bu sebeblede pek ilgilenmedim. Gerçi İnternet züerinden satanlardan bulmak mümkün oluyor, aletler konusunda özellikle.

    Güzel dilekleriniz için tekrar çok teşekkür ederim.

    Sevgi ve Saygılarımla

  19. levent-ordu dedi ki:

    Muhterem ustam size soru sorup yormak istemiyorum ama sizin değerli bilgilerinize ve önerilerinize muhtacız siz çok sanslısınızki talat usta gibi bir büyük ustanın elinde yetiştiniz bizde sizi bulduk bizde kendimizi şanslı adledebiliriz artık.
    Sayın ustam altın varak konusunda vermiş olduğunuz macun tarifini okudum bu macunu altın varak yaparken ermeni kili öncesi astar yapmak içinde kullanabilirmiyiz .(ilk astar olarak bologno alçısı kullanılırdı fakat sizin tarifiniz daha sağlam ve kaliteli iş çıkmasını sağlıycak benimde amacım en kaliteliyi yapmak )
    çatlak ve kırıkların onarımında kullanabiliriz fakat macun çok iyi bir terkip, bu macunu muhtemelen başka yerlerde ve alanlardada kullanabiliriz hangi alanlarda kullanabiliriz acaba
    cevablarsanız minnettar olucam

  20. şaban özyazgan-kayseri dedi ki:

    hocam, zannediyorum benim gibi çok insan bu konulara ilgi duyuyor ve yetenekli insanlar ama yol gösterecek, bunaldığında yardımcı olacak insanlara ihtiyaç var.bazen ancak el yordamıyla birşeyler öğrenebiliyorsunuz,bizim ülkemizde maalesef insanlar bu konuda son derece bencil davranıyorlar.oysa yabancı site ve forumlarda insanlar size yardımcı olmak için adeta çırpınıyor.ben lambalı radyo tamirini bu site ve forumlardan öğrendim.yerli kaynaklar nerdeyse hiç yok, olanlarda bir işe yaramaz.benim sizden ricam,malzeme ve alet bulabileceğimiz istanbulda güvenilir bir iki adres veya telefon numarası. bu konuda yardımcı olursanız minnettar olurum.
    yağ ile yapılan cilalar, yağ ve tiner karışımları konusunda önerilerinize ihtiyacım var.
    sevgiler selamlar

  21. ebru istanbul dedi ki:

    sukurler olsun iyisiniz hos geldiniz kisa bir tatil yaptiniz var sayiyorum sukurler olsun tekrar aramizdasiniz allah dualarimi kabul etti cok yasayin hocam saglikla uzuuuuun bir omur nasip etsin rabbim size sevgiler

  22. Gökhan Erol dedi ki:

    levent Bey, Verdiğim macun tarifini her yerde her alnada kullanabilirsiniz, isterseniz toprak boya ile renklendirebilirsiniz. Macun amacı zaten çatlak eksik bölgeler için, kuruyunca taş misali sert olacaktır bu sebeblede zemine bir nevi astar vazifesi görür, ince ve kaliteli zımpara yaparsanız sonuç çok daha iyi olacaktır. Kilermeni macun üzerine sürebilirsiniz sonrasında mazagala sonlandırırsınız.

    Macunu kullanım yerleri dediğim gibi her alnada olabilir, dış binalar için hazırlanan macun var yakında tarifini vermeye çalışacağım, bu macun tarihi binaların korunmasında önemlidir, hatta suyun altına dahir duvar örseniz macun yapıyı korumaya devam eder.

  23. Gökhan Erol dedi ki:

    şaban özyazgan Bey, Türkiyede kimse başkasıda ekmek kazansın demiyor, herkes bencil herkes sanki çlünce mezarda yanına kar kalacak bir saçmalık içinde. Oysaki bizler arkamızdan bir kişi Dua etse bu en büyük hediyedir.
    Size bir firma adı vericem fakat firma ile konuşmam lazım ki sizler üzerinden saçma paralar istemesinler.
    Yağ ile cila cumlenizi anlayamadım, ahşapta yağ aslında illaki şart değildir, yağda asıl amaç yüzeyde uygun bir kayma alanı sağlamasıdır bu yağ zerrecikleri agaca daha sağlıklı nufus eder ve kullanılan yağ içindeki nemide bez ile almış oluruz. Bu tür cilaların ömrü ortalama 20 senenin çok üzeridir.
    Siz bana yapmak istediğiniz objeyi resimleyin, yardımcı olmaya çalışırım.

  24. levent-ordu dedi ki:

    ustam çok teşekkürler benim aileme aitte böyle 20 odalı 9 dönüm üzerine kurulu bir konak var binaların tadilatı için kullanılacak macunu merakla bekliycem benim en önemli sorunum şu ustam -polyester ve ahşapd vs mağzemelreden hediyelik eşya dekorasyon malzemeleri üretimi ve antika mobilya restorasyonu tamiri yapmayı düşünüyorum bütün hazırlıklar tamam 3 boyutlu tasarım yapabileceğim cnc tezgahı alınacak bu tezgah antika mobilya tamirindede bana lazım olucak.
    bir akdeniz şehrinde yapıcam fakat planladığım şu,turistlik yerlerde hint malı,çin malı vs hediyelik eşyalar var adamlar bizim üzerimizden kendi kültürlerini resmen bizi kullanıp pazarlıyor yani kısacası bizim desenlerimizi,kültürümüzü anlatan tanıtan hiçbirşey yok (osmanlı,selçuklu gibi)amacım bunları yapmak (bu konuda büyük bir üniversiden dahi destek sözü aldım) benimde ustamda 85 yaşında allah uzun ömürler versin bir ermeni ustadır zaten o fikir verdi bana
    fakat en büyük sıkıntım boya ve cila . boya ve cila olmadan hiçbir iş kendini göstermiyor fakat bu konudada ilk olan birşey yapıcam üreticeğim ürünlerde doğal boya,yapıştırıcı,cila kullanıcam aradığım boya ve cila doğal olanlar (tokrak boyası,maden boyası,kumaş boyası vs) mesela yapıştırıcı olarak boncuk tutkalı,balık tutkalı,tavşan tutkalı gibi doğal olan malzemeler kullanıcam boya konusunda ise bağzı tarifler bulsamda yetersiz -cüretimi mağzur görün lütfen ustam naif kişiliğinizden nezaketinizden cesaret aldım sizden bu konularda (boya,cila,yapıştırıcı) yardım istesem sizi çokmu yormuş olurum biliyorsunuz bilgi en değerli hazinedir sizden bir hazine talep ediyorum farkındayım
    şimdiden çok teşekkür ederim
    mutlaka sağlıklı kalın saygılarımla

  25. can-istanbul dedi ki:

    Sevgili hocam,daha once bahsettigim gibi elimde farkli agac turlerinden kaplamalar var ve bu kaplamalari kullanarak; sicak tutkal,kaplama cekici yardimiyla bazi objeler yapmak istiyorum.sizden bu sekilde kaplama cekici kullanarak kaplamayi nasil yapacagim konusunda yardim rica ediyorum.
    Daha onceki anlatimlarinizda kaplamanin nasil yapilacagi konusunda detayli tarifleriniz var ancak sadece kaplama cekici kullanarak kaplama nasil yapilir? Ütü yardimiyla yapilan kaplama kadar mukavemetlimidir?çekicin dar ve genis agizi nerelerde kullanilir? Sicak tutkalin kivami nasil olmalidir? Cekicin kaplama uzerinde nasil isledigi?
    Uygun oldugunuz bir zamanda beni aydinlatirsaniz cok sevinecegim.
    Saygilarimla…

  26. şaban özyazgan-kayseri dedi ki:

    Hocam, aslında bende sizi yormak istemiyorum, ama bir yandanda bizim yazılarımız sizi olumlu etkiliyor diye düşünüyorum.yağ ciladan kastettiğim tung yağı ve balmumu ile yapılan cilayı demek istedim. bunu sormamın sebebi , kış günlerinde evde yapabileceğim bir cila tekniği.ben radyo kasalarına akrilik sprey vernik yapıyorum, kışın evde yapmanız mümkün değil, dışarda diyelim balkonda yapmak isterseniz hava soğuk olduğu için vernik dökülüyor.resim yollamak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum. selamlar

  27. Gokhan Erol dedi ki:

    Şaban Bey, Balmumu cilayı tavsiye etmem, uygulmasıda zor sonucu pekte iyi olmayan bir işlemdir. Gomalak cilaz yapabilirsiniz, ahşap için en iyi ve en mükemmel çalışmadır.Kokusu rahatsız edici değildir, cilazdan sonra camları açıp havalandırmak yeterli.
    Akrilik spreyler ise en kötü çalışma bicimidir bu spreylerdeki kimysallar ahşapı parlak göstersede kötü bir yönetmedir.
    Gomalak kullanın, eczanelerde saf alkol alın, gomlağı eritin, kokusuda uçmuş olacaktır evde rahatlıkla gomalak yapabilirsiniz.

    Resimler: blueantik@hotmail.com adresine yollayabilirsiniz.

  28. Gokhan Erol dedi ki:

    Can Bey, Kaplama yada kaplama çekici ile çalışmak biraz daha farklıdır, kaplamanın yapıştırlacağı zemin düzgün olmalıdır eğer delikler kırıklar var ise zemini sıcak tutkal ve ustubec ile macun hazırlanabilir bu macun oldukça dayanaklı bir zemin oluşturur ve üzerine uygulanacak çekiclemede her hangi bir sorun çıkarmaz.

    Zemin mutlaka dişli rende ile temizlenmeli yani hafifce çizikler oluşması gerekir ki kaplama zeminle sorunsuz eşleşsin.

    Daha sonra zemine fazla katı olamayan akışkan tutkal sürülür kullanılacak kaplama sıcak su ile cekic uygulaması yapılmadan önce, zemine yapışacak bölüm su ve sıcak tutkal karılımı ile ıslaytılamdır. Burda amaç kaplamayı ıslatmak ve sıcak çekic yakmasını önelemektir.

    Sulu sıcak tutkal karışımı hazır bekletin, kaplamayı zemine koyduktan sonra sıcak çekicle bastırarak ezerek kaplama üzerinde devamlı düz hatlarla basınç uygulanır. kuru olan bölgeler hazırda olan su ile nemlendirilerek yapıştırma işlemine devam edilir.

    Yada sizin ütü tercihinizde kullanılanbilir, alta ıslak bez koyularak ütü ile baskı yapılabilir. Ütülri eskicelerden alabilirsiniz bunlar eski döküm ütülerdir. Normal ütülere göre daha fazla basınc uygulanabilir.

  29. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Çok hassas konulara değinmişsiniz, Cocukluğumda Babamın tüm Arkadaşları Rum ve Ermeni Ustalardı, üzülerek söylüyorum hepsi Fransa veya Amerikaya gçc ettiler, muhteşem ustlardı dedim ya Türkiyede Sanat birilerinin elinde paradan başka birşey ifade etmiyor.
    O kadar fazla örnek yazabilirimki ismlerle şaşırırsınız, Türkiyenin milyon dolarlık Muzayede sahipleri yanımıza gelip soru soran İnsanlardı, bu İnsanları kucuk görme manasında yazmıyorum, Türkiyede bir kesim var sanatı ellerinde tutuyor, herşey para.
    Bugün ünlü Antikacılardan bir kac isimde sayarım, yanıma gelen veya devamlı ahşap konusunda destek alanlar, bu İnsanlar bile Usta bulmakta zorlanıyor bakın İstanbulda Usta bulamıyorlar, siz Anadoluda bunu arıyorsunuz gerçek ustalara iş yaptırmak imkansız çunki zamanları yok.

    Boya ve cila konusunda sıkıntı yaşamassınız, istediğiniz toprak boyaları veya cilayı yapabilisiniz yada bulabilirsiniz. Sıcak tutkal ve macun işleri her mobilyada kullanılabilir, bizim lav külü dediğimiz malzeme ile macunlar yapılabilir bu külün özelliği su geçirmemesidir ve herşeyle uyumludur çimontoda dahi ki çimontoyu nemdende korur.

    Boya konusunda size yardımcı olmaya çalışacağım, firma ile görüşemedim hem çok ucuza vereceklerini umud ediyorum en azından beni kırmayacaklarını düşünüyorum.
    Boylara yani toz boyalar çok farklıdır, her yerde bulacağınız toz boyalar birde öok özel hazırlanmış inanılmaz keskin renklere sahip kimyasal toz boylar vardır bu boyaların kilosu 5 bin liralara kadar çıkar şimdi dahada pahalıdır sanıyorum.
    Szi bana yapacağınız bir örnek söylerseniz yardımcı olmaya çalışırım.
    Sevgi ve Saygılarımla

  30. Gokhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım, Güzel ve sıcak yorumunuza yürekten teşekkür ediyorum. Bziler artık Dünyada misafiriz sanıyorum herşeyimiz anlık ama her anıda güzel yaşamak, sizler gibi İyi İnsanları tanımak gerçekten inanılmaz pozitif bir destek oluyor.
    Allah hepimize sağlıkla huzurla gülerek yaşamayı nasip etsin İnşaAllah.

    Saygılarımla

  31. levent-ordu dedi ki:

    evgili gökhan ustam önce şunu ifade edeyim benim ustam harut usta memleketi terketmedi biz o ermenilere değer veremedik ama onlar bize değer verdi harut usta gibi bağzıları terketmedi bizi o nedenle çok çok itbarlı bir insadır yaşadığım şehirde valisinden belediye başkanına kadar en üst düzeyde insanlar herkes ona çok saygı duyar buna halkda dahil bende onun öğrencisi olduğumdan banada gıpta ile bakılır yüz yıllık sırları olan mesela bağzı metal eskitme teknikleri gibi şeyleri bana o öğretti öyle bir insanın güvenini kazanmış biri olmam bana gıpta ile bakılmasına neden oldu
    boya konusuna gelince tam ifade edemedim sanırım şöyle örnek vereyim bir konak restora edilmek istendi ve bende tesadüfen öğrenmek için ordaydım ve değşete düştüğüm bir olayla karşılaştım kapıları yağlı boya ile boyuyorlardı neden bukadar dehşete kapılmamın nedeni o kapılarda çocukluğumdan bildiğim çok güzel boyanmış desenler vardı o evin sahibi olan aile bireyleri bunu onayladı kapılardan sadece biri boyanmıştı diğer kapılardaki desenler hemen hemen yok gibiydi neredeyse kaybolmuştu ve bir macera başladı benim için-bu anlatıcağım yöntemi herkes okumalı çok yaralı olucaktır yöntem şuydu gece ışıkları kapattım ve mor ışıkla kapılara baktık desenler hemen göründü fotoğrafını çektik görünmeyenlerede hidrojen peroksitl su karışımı olan su serptim desen çıktı ortaya
    çıkmasına çıktıda erol ustam ne yapdıysam nasıl bir boya kullanıldığını çözemedim bağzı araştırmalarımda yumurta akı ile karıştırılan toz bir boya olduğunu anladık bu karışımı restoratörlerin kullandığını tahmin ediyorum
    yani ustam şunu demek istiyorum benim anlayışıma göre bir ahşap restore edilecekse aslına uygun boya ve cila malzeme kullanılmalı bana bu tür boyaların ve değişik boyaların reçeteleri lazım mesela bir örnek daha vereyim ceviz meyvesinden ceviz boyası yapan bir usta vardı ne yaptıysan nasıl yaptığını öğrenemedim söylemedi ben eski bir konakta büyüdüm ustam o antika mobilyaların kokusunu hiç unutamam hala elime eski bir mobilya geçse önce derin derin koklarım ve bu restorasyon işi benim için hastalık derecesinde bir tutku ne parayla ilgisi var ne başka bir çıkarla rahmetli dedem konağının müştemilatında mobilya onarır yapardı
    bugüne kadar küçücük bilgi alabilmek için ne mağceralara girdim anlatsam cıldırmışsın dersiniz mesela temmuz ve ağustos ayında istanbul horhorda bir el cilası ve antika restorasyon eğitimi var oraya katılıcam siz benim için ne derece değerlisiniz ve kendimi ifade edebilmek için bu kadar uzun yazdım cüretimden dolayı çok çok özür diliyorum ustam ,bu satırları utanarak yazıyorum inanın.yazılarınızda bağzı üyelere boya reçeteleri mail yoluyla göndereceğinizi yazmıştınız çok kıskandım onları affedin lütfen bende o şanslı kişlerden olmak isterim yardımlarınızı esirgemeyin
    en derin saygılarımla

  32. Gökhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Öncelikle Harut Beye selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum. Kucuklukten tüm Arkadaş çevrem Ermeni ve Rum asıllı İnsanlardı, malesef dediğim gibi Rahmetli Babam anlatırdı 6 Eylül olayları öncesinde zorunlu sözde İnsan takası ile çok değerli İnsanlarıda kaybettik.

    Konuya gelirsem sizin çıkaramadığınız boya orjinal olanmı yoksa sonradan boyanan detayımı kast ediyorsunuz?

    Restorasyon işlerinde genellikle italyan boyalar kullanılır, bu kimyasallar renk pigmenti olarak inanılmaz gucludur daha önce bahsetmiştim kilosu 5 bin liraların üzeridir.Çıkarmasıda zordur tamamen zemine işler.
    Ceviz renk elde etmek için ceviz kabuklarını kaynatmanız yetrlidir, bu kestane içinde geçerli hafif tatlı kahve tonlarını elde edersiniz.Halende eski yöntem Halı işlerinde kullanılır veya ahşap boyamada tercih edilir.
    Eski ahşap veya kapıların yağlı boya vurulması biraz tuaf orjinal bir eserse doğal hali ile korunmalı, bunun içinde ahşap temizlenir, sonrasında üzerine bezir yağı vurularak güçlendirilir. Bu ahşapın hem hava hemde suya karşı ciddi bir yalıtım yapar.
    Veya eskiden yani 300-400 sene öncesi hayvansal yağlar kullanılırdı, iç yağı eritilir ve bu ahşaplara sürülürdü o kadar guclu bir maddedirki Döenmin kadırganalrında veya teknelerinde hatta halatları guclendirmek için bu yağ tatbik edilirdi.
    Bakın yumurta akı veya tuaf tariflerle kafanızı karıştırmayın, eski dönem usulleri onarımlarda yani orjinal işlerde mutlaka tercih edilmeli gunumuz kimyasındanda en üst seviyede faydalanmamız gerekir.Eski usulle diyelim ki bir bina restore edilecekse, genelde boya vurulmaz.
    Bina tamamen temizlenir yani taş dokusu ortaya çıkarılır, sonradan boyama gerekiyorsa yapılabilir, eski binalarda genelde taşlar çok özenle seçilmiştir, rengarenk görünür oysaki boya değil taşın kendi yapısıdır.

    Levent Bey, siz yapacağınız iş üzerinde şuan neyle uğraşıyorsanız resimleyin beraberce üzüerinde tartışabiliriz. Bazı ahşaplar hiç bir boya gerek duyulmaz, eski ahşaplarda ise doğal toz boyalarla renklendirilmiştir günümüzde oksit boya tabir edilen farklı renklerde boyalardır.
    Bu boyaları su ile kaynatarak dahi dış cephede kullansanız üzerine biraz yağ sürdüğünüzde uzun seneler rengini muhafaza edecektir.
    Ahşaplarda ise ispirto veya alkolle her zemine uygulanabilir.
    Osmanlı kapı veya Kiliselerin renkli ahşap işlerinide yaptım, burda boyanın dokusu önemli, genelde toprak renkler kullanıldığından doğal ve orjinal renkleri elde etmek çok kolaydır.
    Günümüzde bazen gördüğümde üzülürüm tuaf mavi bir renk kullanılır veya tuaf yeşil tonlar, oysaki bu renkler orjinal dönemi ile alakası dahi yoktur.Yazacak cok detay var.

    Saygılarımla

    Saygılar

  33. levent-ordu dedi ki:

    ustam selamınızı harut ustama mutlaka ileticem babam ağır bir hastalık geçirdiğinden uzun zamandır hastanede kalıyorum şu anda hastaneden yazıyorum size o nedenle resim gönderemiyorum
    kasteddiğim boya orjinalinde kullanılan boyadır.restorasyon konusunda italyanlarla ispanyollar çok ileri bahsettiğiniz boyaların ad ve markalarını bilebilirsem yutdışında çok iyi bağlantılarım var getirtebilirimde sayenizde aydınlandım kendime daha çok güvenim geldi doğrusu . yazınızla bana bir hazine verdiniz şu anda yazınız benim için yeterli sayılır sorum olursa ileticem şimdi size ustam bir malzemeden bahsedicem bu malzeme ikona yapmak için yaptığım araştırmada karşıma çıktı muhteşem bir malzeme ismi ”betüm of judea” bu malzeme Nicéphore Niépce tarafından 1820 de fotoğrafçılık için bulunmuş şimdi eskitme için kullanılıyor (terebentinle karıştırılır) adı nedeniyle ne olduğunu anlayamadım yahudi bitümü,bitümlü katran,doğal katran gibi sonuçlar çıktı karşıma seri üretim yapıcağımdan bu malzeme türkiyede varmıdır muadili veya yapılabilirmi bilmiyorum bu konuda bilginiz varmı veya zift,katran gibi malzemeler kullanabilirmiyiz başka eskitme teknikleri varmı (ahşap)
    birde ustam konu açsanızda herkes yaralansa bizde yazılarınızı konuya göre tasnif edip arşivlesek ben yazılarınızı öyle yaptım birde tuaf karşıladınınız eski ahşabın yağlı boya ile boyanmasını,ustam buda birşeymi size net bir örnek vereyim 10-15 sene önce orduda bulunan ve tek tarihi yapı olan rum kilisesinin taş duvarını sıva ile sıvayıp tarihi kapısının yerinede aleminyum kapı taktılar bunu yapanda kültür bakanlığı şimdi düzeltmeye çalışıyorlar ama beyhude çaba giden gitti neler gördüm ne butür katliamlar bunları durdurucak olanlarda sizin gibi ustaların yetiştirdiği ustalar olucak
    saygılarımla ustam muhabbetle sağlıcakla kalın
    (konu açın mutlaka orada herkes bilgilerini ortak paylaşıyor)

  34. Gokhan Erol dedi ki:

    Levenet Bey, Babanıza Allahtan şifalar dilerim, selam ve saygılarımı iletin lütfen çok geçmiş olsun.

    Konuya gelirsem, İkona yapım süreci çok farklıdır, civadan tutun gümüş tozuna kadar bir çok farklı kimyasallar kullanılbailir tabikide altın olmazsa olmazlardandır. Civa ile çalışmak fazlası ile zararlı eski dönemde yapılan bu teknik için fazlası ile bilgi ve tecrübe gerekiyor ve cidden zehir solumakta denilebilir, gümüş tozu ve farklı kimyasallar boylara katılabilir fakat bu orjinal eserlerin tamiri için gerekli bir işlemdir yeni yapılan eserlerde buna gerek kalmıyor.

    Gelelim bahsettiğiniz Betum of Judea ahşap eskitmede bu malzemeyei kullanmak bana göre açıkcası pek mana taşımıyor, daha basit ve çok daha ucuz yönetmeleri var, hatta ağacı kademe kademe eskitmek hatta agacı bu eskitme süresinde liflerine dahi ayırmak mümkündür ve biraz tecube gerektiren işlemcdir. Örnek bir Çam veya Meşe ağacını alıp eskitme tekniği ile 300-500 senelik görüntü vermek mümkündür hatta ağacın lif yani damalarını dahi çıkarmak mümkün. Bu tekniği bir ara Amerikadan sipariş için uygulamıştım ve sonucu fazlası ile beğenilmişti hiç bir cila ve koruyucu vurmadan eski doku elde edebilmek için yapılan bir işlem.

    Eski binaların restorasyonu mühendislik bilgisi gerektiri yani önce bina gerekli destek ve onarımı yapılmalıdır sonrasında restorasyon işine başlanır, Türkiyede tam tersi oluyor, binalar hiç bir bakım yapılmadan boyanıyor ve 1-2 senede boylar dökülüyor. İsim ve yer belirtmiyorum ünlü bir merkez gerçek tarihi koruma altında olan en işlek bina restpre edildi ve 1 sene sonra boyaları dökülmeye başladı. Paralarda çöpe gitmiş oldu.

    Eski taş duvarları sıvamak Türkiyeye özgü birşey sözüm ona restore yapılıyor, bari tamamen yıkın duvar örün yapılan işlem tam saçmalıktır Tarihi eseri yok ediyorlar, bahsettiğiniz Rum kilisesi belliki amatörlere verilmiş amatör dahi değil bildiğiniz kaba İnşaat usatlarına yatırılmış olmaklıki Aliminyum kapı dikecek zihniyete restoratör demek haksızlık olur.

    İstanbulda aynı olayı yaşadım, Ünlü Ermeni vakıf kilisesinin restorasyon işini aldım çok ünlü merkezde bir kilise, işi aldım binaya gittik, bu tür işlerde başlamadan önce yetkili kişilerinde olduğu bir heyet ile binadaki tüm detayları ve objeleri fotoraflarım ve tek tek her detaya kadar hem resimle hem çizimle olan herşeyi restorasyon öncesi belgelerim. Sorunda burda ortaya çıktı ve ihaleyi iptal ettim almadım. Fazla detaylı bir konudur Dini binalara saygım çok buyuktur bu sebeble binanın orjinalliği ve geçmişte olan tüm detaylarını önceden incelerim eski fotoraflara kadar ve o fotoraflarda bugün olmayan objeler var ise yetkilerden resmi imza alırım teslim alındığında bu objelerine zaten var olmadığına dair. Buda tabiki pek sevilmeyen kişi olmanızı sağlar bunu göze alarak hiç bir zaman kişilerin keyfine göre hareket etmedim orjinal eser herşeyden daha değerlidir.

    Hatta bu Kuranda dahi geçer, fazla derin bir konudur.

    Haklısınız kısa zamanda farklı bir konu açmaya çalışacağım. Özellikle eskitme konusunda İnsanlar gereksiz bir çok şeye paralar veriyorlar, 1000 sene önce bu kimyasallar yoktu, veya 300 sene önce.

    Bu arda Nicephore Niepce konusu eski anılarımı canlandırdı, yaptıkları teknik yani mercek ki bunlar princ tanesi kadardır o dönemde bu merceği ışığa tuttuğunuzda inanılmaz bir görsel şölen görürdünüz Dini bir resim veya manzara, tabiki bunu çok ender İnsanlar görmüştür ben o şanslı kişilerden biriyim demem lazım.

    Sevgi ve Saygılarımla

  35. levent-ordu dedi ki:

    sayın ustam öncelikle sizden hakkınızı helal etmenizi istiyorum bana eşsiz bilgiler verdiğiniz gibi ciddide cesaret verdiniz .babamın adınada teşekkür ederim .
    konu açmanızı istemem mesela altın varak konusunu tamamlamamışınız hergün ustamız belki birşeyler yazarda doğrusunu öğreniriz diye o bölüme heyecanla bakıyorum lürfen tamamlayın.
    eskitme konusundan bahsetmişsiniz hani bir ahşabı 400-500 senelik gösterbilirim diye heyecanla ama gerçekten heyecanla bekliycem
    Antika mobilya restorasyonu konusuna gelince ben kendi satın alıcağım mobiyaları restore edip satıcam bu meyanda bağzı bağlantılarım var özellikle gürcistan ve rusya tarafından yani ihem restore edicem hemde kendi aldıklarımı satıcam ama bunu para kazanayım diyede yapmıycam (benim para kazanmak için yapıcağım öncedende yazmıştım hediyelik eşya )antika mobilyayla uğraşmak müthiş bir terapi ve zevk. öğrenmeye çalıştığım en önemli şey ise eski tarihlere ait malzemelerin terkibi boya,cila,macun vs bu nedenle gerekli gereksiz ne varsa araştırdım okudum arşivledim merak işte
    -ustam ikona ve dini objeler merakım harut ustamdan geliyor bununla ilgili müthiş bir ispanyol sitesi buldum ve onlarlada ingilizce irtibata geçtim bu konuda bana yardım edeceklerini vadettiler bu sitede gördüm o Betum of Judea yı ve yumurta sarısıyla toz boya karışımını çok öğretici videolarla basamak basamak anlarmışlar ikona yapılışını .
    bu nedenle daha iyisini yapabilmek amacıyla eskitme konusunu merakla bekliycem sizi daha fazla yormıyayım bilgiye öyle açımki size binlerce soru sorabilirim
    en derin saygı ve hürmetlerimle

  36. Gökhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Altın varak konusunu tamamlamama sebebim beni üzerin bir iki kişinin tutumudur, özelden yazdıkları tuaf ve manasınız bencillikleri yüzünden yazımı yarım bıraktım, neden biliyormusunuz?

    Snatcıyım Ustayım demek bizde ayıptır, bu lakabı hiç bir Usta kendisine yakıştırmaz bunu yaptığı işler söyler. Bu kendisine Ustayım diyen 2-3 şahıs utanmadan özelden bilgi istiyor ve bu konuları paylaşmayın diyor. Bu kendilerine varak ustası diyenler için aslında özel bir yazımda olacak 200-300 senelik eserleri polyester kalıpla doldurup yapmak Ustalık değildir sanat eserini katletmektir.

    Özel macunları ve katı maddeleri yazdım, lav külü veya lav taşı ile dökülen kalıplar yüzlerce sene bozulmadan yaşamaya devam eder, oysaki bu kişiler ne yapıyor kalıp al polyestere dök ve üzerine varak yap 2 saatlik işlemdir. Böyle sanat olmaz olmamalıdır, buna sanat deniliyorsa o zaman bugün polyester dökümcülerinin yaptığı tüm eşyalar sanat eseridir.Böyle birşey olmaz.

    İkona ve Dini objelerde kendimi meth etmiyorum ama yaptığım bir çalışma şuanda ünlü bir kilisede duruyor İsa A.S ve asa tamamen el işi ve el oyması çalışmadır uzunluğu ortalama 180 cm, 200 senelik özel cam içinde asanın alt bölümlerinde aziz heykelleri ile süslemiştim. Bu detayları görmekte inanılmaz gurur veriyor, gecen ay Avrupadan bir Dostum İtalyadaki bu kilisede yaptığım işi görüp sonrada tvde izleyince bana haber verdi, isim yazmıyorum sebebi şuan yaptığım eser Kilisye mal olmuştur isim vererek ben yaptım demekte bana göre büyük bir saygısızlıktır fakat inanılmaz gurur duyduğumuda söylemeden edemedim.

    Bun detayı neden anlattım, bugün Dünyanın en iyi Ustasıda olsanız yaptığınız işi sevmek zorundasınız yürekten sevmek ile yaptığınız eşya inanın ruh bulacaktır ve ona dokunan herkes bunu hisseder objeden ruhunuz sıcaklık akar bu sevgidir. Dini objelerde çalışmak özel zaman gerektirir yaptığım her işte özel zaman ayırdım ve başka hiç bir işlede uğraşmadım, Dini objeler her türünü yaparken önce arınmış olmalısınız işin başına oturduğunuzda tertemiz olmak zorundasınız, İslama göre abdestli diğer dinlere göre yıkanmış ve arınmış olmak şarttır, diğer türlü Dini objeler üzerinde çalışmak edebsizlik ve saygısızlıktır.

    Fırsat oldukça yazmaya çalışacağım.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  37. levent-ordu dedi ki:

    sevgili ustam sizi anlıyorum bende atolyemi kurduktan sonra ücretsiz eğitim vermeyi düşünüyorum bununla ilgili antalya halk eğitim merkeziylede görüştüm çok beğendiler fikrimi işin ilginç tarafı antika mobilya restorasyonu,boyama vs konularına gençler oldukça meraklı akdeniz üniversitesinden gençler gelip bana bir çok şey sorup öğrendiler çok umutlandım doğrusu çoğuda gencecik kızlar
    Ustam bunu neden istiyorum bilgi ve yetenek bağzı kişilerin elinde tekel olmasın herkes kendi kısmetini yer o kısmetide sen belirlersin .
    ben ustam birşeyler öğrenmek çok çektim beş para etmeyen insanların elini eteğini bile öptüm eksik yada yanlış öğrettiler bir dolgu yapmasını başkalarına öğrettim diye tehdit bile edildim bu nedenle öğrenmek isteyen herkese ne biliyorsam öğretmeye yeminliyim sizdede bunu gördüğüm için size yazdım hani siz yazdınızya yaptığınız iş ustalığınızı göstersin işte benim davam bu
    sanatcılıktaki haramilerin saltanatını yıkmak elzemdir atolyemi açtıktan sonrada bu konularla ilgili bilgi ve paylaşım sitesi kurucam belki çılgın diceksin ama böyle. bu siteyide o nedenle sevdim
    sizden gerekli gereksiz her bilgiye muhtacım o nedenle konu açın dedim özellikle altın varağın tüm aşamalarını tam öğrenmek istiyorum ki öğrettiğimde yanlış öğretmiş böyle deyil şöyle denirse ben bu işi bir daha yapmamak üzere terkederim beni anladığınıza eminim
    İkona ve dini objeler konusuna gelince neredeyse gökhan usta siz benim harut ustamı tanıyormusun diye yazıcaktım aynı şeyleri harut ustam söyledi şaştım valla harut usta bana sadece sanat öğretmedi ahlakımdan ticaret hayatına kadar herşeyi ondan öğrendim öyle yetiştirirlermiş çıraklarını ,gökhan usta sizde harut ustayla aynı şeyleri birçok yazınızda yazdınız şaşkınlığım bundan birazda
    yazdıklarımın samimiyetine lütfen itimat ediniz tümüyle içten yazılmıştır tekelci ustalara lütfen fırsat vermeyin onlara kızıp değerli kişiliğinizen ve ustalığınızdan bizleri mahrum etmeyin her konuda sonuna kadar arkanızdayız
    en içten saygı ve sevgilerimle
    (unutmayın sağlığınız herşeyden önemli bizlere birşeyler kazandırmak uğruna riske etmeyiniz)

  38. Gökhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, İstanbul Mimar Sinan üniversitesinden bir çok gence birşeyler öğretmeye çalıştım, meraklılarıda vardı para kazanmak içinde öğrenmek isteyenler. Gençlerin bir çoğu bir süre sonra kopuyor Sanatı öğrenemeden kaybolup gidiyorlar, inanılmaz yetenekli Öğrenciler gördüm bu Cocuklar tek kelime ile muhteşem yetenekleri olan İnsanlardı, Rahmetli Babam bir çoğunu Amerikaya yolladı kimse kusura bakmasın bu süper yetenekler ac gezen prırıl prıl gençlerdi, Amerikada şuanda hepsi daire değil bina sahibi oldular aldıkları binalarda sanatlarını yapıyorlar, Dünyanın heryerinde restoratör olarak gidiyorlar. Üzücü ama Türkiyede kalsalardı bu Gençler yok olup gideceklerdi.

    Türkiyede tuaf olan bencillik, Ustayım diyen kaba tabirle kan kusturuyor, Seray ve Tolga iki Genç kızımızı yetişdirdim, birisi İngilterede iç mimar diğeri ise Fransada restoratörlük yapıyor. Bu Kızlarımız bana geldiğinde o kadar canları yanmışki Ustayım diyen rezil utanmazların tacizlerine dahi uğraşmışlar. Bana en büyük ödül nedir biliyormusunuz be Kızlarımıza birşeyler öğretmeye çalıştım, sonrasında Aileleri dahi Cocuklarındaki değişimi görüp benle tanıştılar Aile olarak yemeklere katıldık kısaca Sanatla Ahlakı ve Dostluğuda yaşmak Dünyandaki en büyük kazanç.

    Dini objeler üzerinde çalışmak için kişinin mutlaka Ahlaki ve Dini her hangi bir inancı olmalıdır, Dini objeler ticaret amaçlı yapılması doğru değil ki yapanların tamamı hüsrana uğraşmışlardır, Din ve maneviyatın asla şakası olmaz heleki para için kullanılması bana göre çok ama çok yanlıştır. Çok şeyler yaptım Dini objeler fakat ticaretine bulaşmadım, ya takas yaptım veya hediye ettim, bu objeler üzerinde çalışmak bile bir terapi bir rahatlama ve huzur kaynağıdır. Yakında meraklıları için konusunuda açmayı düşünüyorum herkes evinde Hat sanatı veya ikonalar yapabilir, evlerini harika dekorasyonlara dönüştürebilirler, hem kolay hemde en basit şekli ile paylaşmak istiyorum ki herkes bilinclensin, Snatı ve geçmişi daha güzel anlayabilsinler.

    Harut Usta gibi Snatcılar artık yok oluyorlar, bir çoğu aramızdan ayrıldı, ayrılmayanlar ise Sanata küstü kırıldılar, köşelerine çekildiler. Rahmetli Babamın Arkadaşı vardı, Artemis Usta Bul sanatında yani Princ işleme dekopaj ki yaptığı Bahüler şimdi koleksiyonerlerin elindedir, bu Ustaların emekleri halen aklımdadır, şimdi bu sanat yok oldu veya yok olmak üzere Türkiyede tabiki, Avrupada halen devam ediyor. Veya Sedef kakmacılığı buna bir örnektir, yanımda yetişen bir Usta vardı ismini yazmıyorum çunki dedik ya Ahlak bu en önemli noktadır, sanatla Ahlaksızlık birleşince inanılmaz kötü bir çöküş yaşanır, Sanatta bazı gerçekler göz ardı edfilir gerçekte ise Snatta kağıt üzerinde olmasda Ahlaki kanunları vardır. Gençlere hep bunu tavsiye ettim.

    Rahmetli Babamdan unutmadığım bir cümle ile bitirmek isterim. Dürüst İnsan eğilir fakat hiç bir zaman kırılmaz, Ahlaksız ise mutlaka bir gün çürür ve dağılır.

    Sevgi ve Saygılarımla

  39. levent-ordu dedi ki:

    Sevgili ustam gereken dersi aldım dini objeler hakında böyle düşünmemiştim eğer yapabilirsem becerebilirsem uğraşıyorum ikona vs yapmasını o zaman antalyada ve alanyadaki kilise ve hıristiyan dostlarıma hediye ederim camilere bağzı şeyler hediye etmiştim
    genede ustam yazılarınızı tekrar tekrar okuyorum anlayamadığım şeyleri ve öğrenmek istediklerimi size sizi yormadan sorabilirmiyim
    Ustam eskitme konusunu açmayı unutmayın altın varak konusunuda devam ederseniz bana ve ileride öğreticeğim insanlara çok büyük iyilik yaparsınız altın varağı biliyorum yaptımda fakat doğrumu biliyorum biliyorsunuz sanat hata kabul etmez rezil olmak istemem hassasiyetimi mağzur görün
    sizi yordum affedin hakkınızı heal edin
    hoşçakalın sağlıcakla kalın

  40. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, kısa zamanda yazılarımı paylaşmaya çalışacağım rahatsızlık sonrası pek pc başında zaman geçiremiyorum birazda gec cevaplaıyorum herkesten özür dilerim.

    Dini objelerle uğraşmak harikadır, bana göre ticareti yanlıştır. Birde İstanbulda reziller var bunlara rezil cümlesi sonuna kadar yakışan hatta rezilden dahi aşağılık kişilikler demem lazım, sebebi nedir biliyormsunuz?

    Bu reziller malesef ki Orjinal el yazması Kuranı Kerimleri, Musevi ve Hırıstiyan el yazmalarını sayfa sayfa parçalayıp sözüm ona minyatür yapan para uğruna gelecek nesillerinde haklarını yok eden suçlulardır.

    Devlet bu tür çalışma yapanlara mutlaka cezalar vermelidir, tarihi eser kacakcılığından dahi rezil bir durum, el emeği göz nuru eserleri 20-30 lira için yok ediyorlar. Hatta bir şahsıda kovmuştum hemde oldukça kalabalık ve saygın bir toplantıda üstelikte kendisini birde sanatcı olarak tanıtmıştı, elinde 170 senelik el yazması Kuran ve utanmdan sayfaları koparıp sözüm ona sanat icra ediyordu. İnsanlar ilk defa benden duyunca şahsa inanılmaz tepki göstermişlerdi.

    Bu konuda yazacak o kadar detay varki, mezar hırsızlarına kadar, örnek İstanbulun belli Antika ticareti yapılan merkezler belli şahıslar, tarihi eserleri urartu,hitit binlerce yıllık boncukları ve taşları halen alıp satmaya devam ediyorlar.Tuaf gerçekse inanın bu işlere bulaşanların sonu her zaman hüsran olmuştur asla abrtmıyorum bir yerde lanetleniyorlar ve bedellerinide çok enteresandır mutlaka Cocukları ödüyor.

    Çok fazla yazacak detay var, fakat sitemizin konusu değil elbette böyle kucuk yazı sohbetleri ile hatırlıyorum ve yazmış bulunuyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  41. levent-ordu dedi ki:

    Antika restorasyonu ve gomalak cila yapımı,detaylı tarifleri adlı konudan sizi takipetmeye devam edicem o sayfadayım yazılanları okuyorum o sayfada başkalarıda var daha öğretici ve paylaiımcı oluyor
    hoşçakal

  42. levent-ordu dedi ki:

    Sevgili ustam eski turizm bakanlarından biri ale dostumuz bu konularla ilgili bir kendi döneminde bir çalışma olduğunu söylemişti benimde atalarımdan birine air 200 yıllık kurşun birleştirmeli taş mezar defineciler tarafından tamamen tahrip edilmişti şimdi kültür müdürlüğü tarafından onarılıyor atalarımın memlekete bıraktığı camiler,çeşmeler vs var onların onarımı için verdiğim mücadeley anlatamam hatta size atalarımın yaptırdığı bir çeşmenin resmini göndersem onarımı hakkında fikir vrerbilirmisiniz.
    2 cami var dedelerimin yaptırdığı ilerde onunda resmini yollarsam fikir verebilirmisiniz bunları daha önce talep edicektim ama cesaret edemedim restore edilen ailemize ait konağında resminide göndericem ama bu nebicim restorasyon diye hiddetlenirsiniz diye göndermiyorum
    (çeşmeyi ve tahrip edilen mezarın resmini mailinize atıyorum)

  43. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey,

    İnanın üzüldüm, Mezar hırsızları Türkiyede yağmacılık yapıyor satışı kolay elden çıkarması kolay, alan kişiler belli satanlar belli ve birşey yapılamıyor.

    Hastalanmadan önce bir sabah iş yerimin arka sokağına bir tır yanaşmıştı haber verdiler, eski ağaçlar ve kapılar var diye ve gittim. Güzelim konakların binaların kapıları, direkleri, çatıları, tavanları, üst üstte toplanmış yağmalanmış ve satışa çıkarılmışlardı. Buna benzer çok örnekler gördüm, dedim ya fazla yapacak birşey yok malesef.

    Camilerimiz konusu dahada vahim, Osmanlı eserleri ve çinileri yağmalanmış talan edilmiş, yurt dışı müzayedelere bakın içiniz acır hepsi Türkiyeden gitme el yazmaları, Osmanlı eserleri ile dolu. Kacakcıların önüne geçmek imkansız, kolay yolu bulmuşlar orjinal eserin yüzlerce kopyasını bastırıp sözüm ona yurt dışına hediyelik eşya ihracatı yapıyorlar oysaki yapaılan şey tarihi eser kacakcılığından başka birşey değil.

    Şuna emin olabilirsiniz, bu işleri yapanlardan çok İnsan tanıdım ve hepsinin sonu hüsranla bitti asla abartmıyorum, Mezar yağmacılığının sonu muhakkak bir lanetle bitiyor. Kazandıkları paralar çok ilginctir ama kendilerinden daha berbat İnsanların ellerine bir şekilde geçiyor yani mutlaka bir bedeli oluyor.

    Bina restorasyonu için en önemli şey işinin ehli Mimar bulmak, bazıları var ben yaparım der, sıva yapar bir iki göstermelik direk veya çelik sutun atar bitti der. Gerçek mimar ise orjinal projesini onlarca defa araştırır, binaya girmeden tüm prje üzerinden binadaki bir tuğlayı dahi notları arasına alır. Elbetteki Profosyonel Mimarlarla çalışmak yüksek paralar gerektiriyor, sonuçta fazlada eleşitrmek pek adaletli bir şey olmuyor.

  44. levent-ordu dedi ki:

    sayın ustam bu kadarda bilmiyordum şaşırdım üzülmemek elde deyil anne tarafıma ait büyük bir konağın tadilatına şahit oldum aslına uygun restore edilmedi pencerelerini bile plastik doğrama yaptılar hayret ettim restorasyon için kredi veren kültür bakanlığının yetkilileri geldi aslına uygun yapılmışmı diye bakmaya 50 metre uzaktan bakıp olmuş olmuş deyip onay verip çektiler gittiler yani ustam balık baştan kokar
    Bu arada size resimler yolladım
    saygılar

  45. Gökhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Mimar kaliteli ve işine saygısı olursa yaptığı eserde bir o kadar mükemmel olacaktır. Kültür Bakanlığının parası bol, İstanbulda yaptırdıkları işlleri zamanında bilirim yüz bin lerce lira verip Osmanlı eserlerini sözde restore ettiriyorlar 1 sene sonra boyalar milletin kafasına toz olarak dökülürdü.

    Devletin parası bol olduğu için, gerçek Usta Mimarlar sürünür, arkası torpili olanlar milyon liralar kazanır. Türkiyede sistem bu malesef.

  46. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    ÇOK DEĞERLİ USTA SAYIN EROL BEY,
    MARANGOZLUK MESLEĞİNE 50 YILINI VERMİŞ RAHMETLİ BİR BABANIN KIZIYIM.O VE SİZİN GİBİ DEĞERLİ USTALAR İNSANLIK VE KARAKTER OLARAK DA ÇOK DEĞERLİYDİ. BAŞTAN BERİ TÜM YAZDIKLARINIZI SANKİ BİR MESLEKİ YAYIN VE ROMAN GİBİ OKUDUM. İNANIN BAZI YERLERDE ANLATTIKLARINIZDAN GÖZLERİM DOLDU. ÇOK AMA ÇOK DEĞERLİSİNİZ. İNTERNETTE SİZİN GİBİ HAZİNELERE RASTLAMAK ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ OLUYOR GERÇEKTEN. RAHMETLİ BABAM HERHANGİ BİR MOBİLYA GÖRDÜĞÜ ZAMAN ONUN HANGİ USTANIN ELİNDEN ÇIKTIĞINI,CİLAYI YAPANIN KİM OLDUĞUNU SÖYELECEK KADAR BİLİRDİ. ŞİMDİ EVLERİMİZİN BAŞKÖŞELERİNE YERLEŞTİRDİĞİMİZ ESKİ EŞYALARA O ZAMANLAR DUDAK BÜKER SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ SIRADAN BULURDU. ÇOCUKLUĞUM EVİMİZDE KONUŞUŞAN MARANGOZLUK VE CİLA LİTERATÜRENE AİT SÖZCÜKLER VE ANLATIMLARLA GEÇTİ. ANCAK HAYATTA OLSAYDI 100.YAŞINI KUTLAYACAĞIMIZ RAHMETLİ BABAMIN O ZAMANKİ ANŞATIMLARI BENİM İÇİN NE YAZIK Kİ ÇOK EĞLENCELİ DEĞİLDİ. SİZİ GÖRÜNCE İÇİM TARİFSİZ BİR ŞEKİLDE AYDINLANDI. AYNI HİSSEDİŞLER VE DEĞERLİ BAKIŞ AÇISI. LÜTFEN SAĞLIĞINIZA ÇOK DİKKAT EDİN. VE BİR AN ÖNCE ŞİFALANIN.ÇOK ÇOK GEÇMİŞ OLSUN SİZE. RAHMETLİ BABANIZ DEĞERLİ USTA TALAT BEY DE RAHMETLER DİLİYORUM. ONUN HUZURLU BİR UYKUDA KALABİLMESİ İÇİN SİZİN SAĞLIKLI OLMANIZ VE ETRAFINIZA YAYDIĞINIZ IŞIĞI SÜRDERMENİZ GEREKİYOR DİYE DÜŞÜNÜYORUM . İYİKİ VARSINIZ. SAĞLIKLA VE HUZURLA KALIN.

  47. levent-ordu dedi ki:

    Satın ustam size mezar ve çeşme resimi gönderdim nedeni bunların onarımında sizin verdiğiniz(alçı,üstübeç ve sıcak tutkal karışımı )macun tarifini kullanabiliriz aileyi temsilen ben restorasyonda bulunucam ve teklif ettim çok şaşırdılar ilgilendiler benide baya sıkıştırdılar nereden buldun bu tarifi diye tabi söylemedim mezarın parçaları numaralanmaya başlandı çeşmede tazzikli kumla temizlendikten sonra restorasyon başlıycak
    Konağın sıvasında dökülmeler var konağın yarısı taş yarısı bağdadi yapı ,fakat dökülen kısım rutubetin olduğu osmanlı tarzı bir banyonun duvarı.temizledikten sonra sizin tarifiniz olan macunla sıvatacağım
    bunların hepsinin resimlerini gönderecektim ama malum nedenle hastanedeyim
    yani sizin sayenizde restorasyonu yapacaklar arasında baya havam oldu
    Birde ustam bir lav külü ve lavtaşı ile yapılan macundan bahsetmiştiniz ben yazılarınızda bulamadım acaba kaçırdığım birşeymi oldu tarifi birvtürlü bulamadım
    saygılarımla

  48. Gökhan Erol dedi ki:

    Levent Bey,

    Mezar onarımında, Müze ile görüştüğünüz için onlara lav taşı ve çimento sıva yapılmasını isteyin, bu sıva hem nemi hemde dışardan su gelse dahi önleyecektir, eski dönem Roma ve Bizans binalarında özellikle kalelerin onarımında bu formul uygulanırdı.
    Bu sıvayı örnek suyun içine duvar dahi örebilirsiniz, Lav taşı ezilerek öğütülür içindeki mineraller su ile etkileşime geçer, diyebilirsinizki bu taşlar veya toz nerde satılıyor bir dönem İstanbulda tophanede avcı malzemeleri satılan yerde ismini hatırlamıyorum bir beyfendi ithal ediyordu. Halen duruyormu bilmiyorum.

    Özellikle Konağon sıva işlemlerinde oldukça iyi bir secenek olur, yine iç kısımlarda nem alan bölgelerde kullanabilirsiniz veya komple sıvada yapılabilir.

    Aslında bu işte uzman Mimarlar var, ben Mimarlardan öprenmedim Rahmetli Babamdan kalan bilgiler, zamanında Çırağan sarayı ve Dolmabahce saraylarında bilirkişi olarak yer almıştı. Bu sıva işlemi bina kabartmalarında bir dönem kullanılmış, kurşun klavyelerle dış binalara süsler olarak uygulanmış.

    Burda en büyük sorun konu farklı yere geliyor, İstanbul gibi ana merkezlerde yer alan tarihi binalar şuan dökülüyor, ben bunu Baknalığa yazdım tabiki bir cevap alamadım, bakın Sürat motorları ve Abrılı gürültü çıkaran taşıtlar bu binalara korkunç hasar veriyor, afedersiniz iki üctane kendini bilmez cahil, rezil denecek motor ve araclarının gürüktüsü ile bu binalara inanılmazın ötesinde senelerdir zarar veriyorlar, bu taşıtların oluşturduğu titreşim asla abartı değildir 10 sene içinde binalardan taşların ve çıkıntıların kopması ile İnsan ölümlerinide haberlerde izleyecek ve göreceksiniz.

    Bu merkezlerde acilen bu tür araclar yasaklanmalı veya bu saçma sapan gürültü yayan cahillerin araclarına cezalar kesilip bu araçların üzerindeki gürültü yayan aksesuarlar kesinlikle ve kesinlikle yasaklanmalıdır. Avrupada bu tür araçlara verilen cezalar ortalama 1 Euronun üzerindedir ve şehir merkezlerinde bu tür araçların koruma altındaki semtlere girmeside yasaktır, yakalandıklarında 10 bin Euroya kadar trafik cezaları kesiliyor.

  49. Gokhan Erol dedi ki:

    Sevgili BERRİN, Uslubum sakın alınmayın sizi bir Evlat olarak düşündüm hem hüzünlendim hem tebessüm ettim, Allah Babanızı Nurlar içinde yatırsın ne mutlu Babanıza arkasında çok güzel hatıralar ve muhteşem bir evlat bırakmış, hatıraları yaşatan ve yaşanyan bir Ruh her zaman Dünyadaki en büyük saygıyı hak eder. Babanız şanslı ne mutlu kendisine eminim ki Ölmek asla bir yok oluş değil, buna yürekten inanırım biraz tuaf olacak ama iki defa ölen birisiyim yani krizler sonucu ve o zaman sağ olan Rahmetli Annemede Öldüğim söylenmiş sonradan tekrar hayata bir şekilde döndürmüşler, neyse tuaf bir konu.

    Rahmetli Babanız arkasında harika bir Çocuk bırakmış, bana göre çok şanslı ve belkide kendiside tebessüm ederek okuyordur, bense Arkamda kimseyi bırakmamanın üzüntüsünü yaşarım, mesleğimle evlendim cümlesini kurabilirim pek abartı olmaz sanıyorum. Halen sağlığım el vermesede kafamın içinde her gün birşeyleri tamir ederim, bazen Antikaları izlerim.

    Marangozluk Türkiyede o kadar geride bırakılmışki en çok buna üzülürüm oysaki Marangozlar Antika sanatının en büyük şefleridir, Antikaları onlar hazırlar en güzel ağaçları ve sanatlarının en mükemmel anlarını öz veri ile bu eserler üzerinde çalışarak emekle yaparlar İnsanlara sunarlar. Marangoz Ustaları gözümde hep eli öpülecek Ustalardır Babanız gibi gerçek Ustalardan bahsediyorum veya Rahmetli Babam gibi yada Eski Ustalarımız gibi, evlatlarının boğazına sofralarına alın terleri ile kazanılmış helal ekmekleri sunan o Babalar benim için çok özel ve gerçek manada eli öpülecek İnsanlar.

    Rahmetli Babamın dev bir atolyesi daha doğrusu marangoz hanesi vardı içinde kaybolurdum, talaşların üzerinde yatmak ise inanılmaz keyifti, babamın yaptığı tahta tekerlekli kamyonu hatırlarım Cocuktum, ağaçların kokusu ilaç gibi gelirdi o kadar güzel kokarlardıkı anlatamam. Halen hastalanmadan önce Antikaları onardığımda ağaç temizlenince kokusunu içime çekerdim sanki yaşanan ruhlar o eseri Yaşamış İnsanların fısıltıları konuşur gibiydi, her eski eser mutlaka kullananın enerjisini saklıyor bu bilimsel kanıtlanmış bir gerçektir, yani Antika kullananlar bilsenlerki eski sahipleri halen o eşyalarda yaşamaya devam ediyor.

    Çok uzun yazdım kusuruma bakmayın, Ustalarımın evlatlarıda yazınca İnsan daha farklı hayallere dalıp gidiyor, Aramızdan ayrılmış tüm Ustalarımızı Allah Nurlar içinde yatırsın.

    Yazınız ve güzel sözleriniz için yürekten teşekkür ederim.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  50. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam bahsettiğim mezar ve çeşmenin resimlerini tekrar gönderdim mailnizi yanlış yazmışım ahşap cami ve konağın resimlerinide göndericem bu konudada fikrinizi rica edicem takdir edersiniz hastanede babama bakıyorum tek teselliğim sizin gibi bir ustanın öğretilerini öğrenmek bu kasvetli hastane ortamında tek rengim
    hoşçakalın

  51. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey,

    Resimlerinizi aldım, muhteşem bir eser ve nasıl Mezar hırsızları bu mezarı çalmamış cidden şaşırdım, bu rezil onursuzlar bu tür eserleri çalmakta oldukça yeteneklidir.


    Mezar bu şekle onarım içinmi getirildi merak ettim, sutun oyukları kırılmadan duruyor bu sebeble sanki özel olarak ayrılmış gibiler, veya dikkat edin mezar hırsızları, götürmek için hazırlamış olmasınlar.

    Mezarda gördüğüm oldukça iyi durumda, Kültür Bakanlığı Mimarları ve restoratörleri, eminim orjinal hali ile restore ederler zaten göründüğü kadarı ilede oldukça basit bir restorasyon gibi duruyor. Temizlik işleminden sonra ki siz kumla püskürtme demişinsiz bu taşa zarar verebilir, inanılmaz bir basınc taşın üzerinde belkide yazılı olan detaylarında yok olmasına sebeb olbilir. Kumla püskürtme yerine elle ve yumuşak telle yapılacak bir temizleme çok daha kaliteli bir restorasyon ortaya çıkarabilir.

    Bu tür taş onarımlarda, ince princ fırçalarla yüzek çok dikkatli olarak temizlenmeli, her hangi bir döneme ait yazı veya işaretler olması büyük ihtimaldir, bu konuda kum temizleme yerine öncesinde mutlaka detaylı bir inceleme yapılmalıdır.


    Çeşmenin durumu fena görünmüyor, kaliteli bir temizleme işleminden sonra net olarak restorasyon detayları incelenebilir, taş sutunlar yani direkler sonradan yapılmış gibi duruyor, resimde gördüğüm kadarı ile bunlar sonradan eklenmişse iptal edilmeli, gereksiz ve çeşmenin yapısını yani görüş açısını yok eden bir sözde kuruma var.

    Klonlar yıkılıp eski sedir havasında yeni bir çatı desteği yapılabilir, çeşme daha fazlası ile hem kendini hemde mimari kalitesini tabiki yapılma amacınıda net olarak gözlere sunar.

  52. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Princ avizeniz sayesinde her kes için umuyorum faydası olacak bir koyuda actım. Vesile olduğunuz içinde teşekkür ediyorum.

    Konuyu inceleyebilirsiniz.

    https://www.anlayanbiri.com/kristal-avize-ve-kararan-princ-sari-govdeleri-evde-parlatmak-kolay-onarim

  53. levent-ordu dedi ki:

    Ustam dedelerimin130 yıldan fazla önce yaptırdığı onlarca eserden biri bu çeşme istanbuldaki bir çeşmeden örnek alınmış evet dediğiniz gibi o beton stunlu çatı sonradan yapılma etrafında osmanlıca yazı var kültür müdürü dün aradı beni restoraston başlamış o çatı tamamen yıkılmış önerilerinizi hemen arayıp söyliyce bittiğindede size resimlerini gönderirim
    mezara gelince 2 ihtimal var biri define hırsızları yaptı biride o bölgede büyük topraklarımız var hak iddia etmesinler diye yöre halkı yaptı (aslada hak iddia etmedik etmeyizde) o mezar taşlarını jandarme nezaretinde toplattık restorasyonu başlıycak bittiğinde size resimlerini ileticem yani ustam bende ne tarihi eser biter ne onarılcak antika :))
    en derin saygılarımla

  54. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, İlgilenen Makamlara şahsen teşekkür ediyorum, gelecek nesillere en güzel hediyeyi sizin vasıtanızla bırakacaklar.

    Mezar kosunda o kadar temiz halde dağılmaları için söylemiştim, mezar hırsızları bu şekilde çalışırlar, önce eseri ki bu hırsızlar sandığınız hırsızlardan değildir, önce tarihi eseri resimler, müşterisini bulur fiyatta anlaşır sonrasında tarihi eseri sökme işleminde inanılmaz profosyonel mimarlar kadar hatta daha fazla bilgilidirler.

    Taş sutun dikmeleri yani oyukların o kadar özenli olması dikkatimi çekmişti. Zamanında sahip çıkmışsınız, Herkesin size teşekkür etmesi gerekiyor. Yöre Halkı kırardı resimdeki kadar özenli bir mezarı dağıtamazlardı heleki sutun dikmelerinin oyuklarına hasar vermeden mezarı sökmeleri imkansız olurdu.

    İnşaAllah bitmiş hallerinide görürüm. Emkelerinize sağlık bu güzel eserlere sahip çıktığınız içinde size yürekten teşekkür ediyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

  55. levent-ordu dedi ki:

    Yardımlarınız için ben teşekkür ederim yetkililere önerilerinizi biraz önce bildirdim çok memnun oldular birde camimiz var müsait bir zamanda onunda resimlerini çekip size göndericem oda restore edilecek.
    evet haklısınız mezar özenle yıkılmış ama hemen müdahele edip koruma altına aldırdık
    Bu tarihi eserleri bakanlığa tescil ettirmek kolay olmadı çok uğraştım sonunda başardım başladığım işin peşini asla bırakmam benimde huyum bu ustam camiyi vakıfların edvanterine aldırmaya çalışıyorum birde el yazması kuran var bu kuran 120 sene önce atalarım tarafından yazılıp 2 camiye hediye edilmiş onu valilik ve kültür müdürlüğü arşivlerinden araştırıyoruz inşallah bulucaaz
    bunlar 110 sene yazılan soy seceremizden tespit ettik malesef bir camimizde tamamen tahrip edilmiş onarılamaz halde
    sağlıcakla kalın ustam
    levent

  56. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    SAYIN EROL BEY,
    YANITINIZ BENİ ÇOK AMA ÇOK MUTLU ETTİ. SİZE SORULAN SORULARA VERDİĞİNİZ ÖZVERİLİ YANITLAR, SORANLARIN İNCELİKLERİ SİZİN GERÇEK ANLAMDA MESLEİĞİNİZE VE SANATINIZA DUYDUĞUNUZ AŞK, ÇOCUKLUĞUNUZA KADAR İNEN HARİKA BİR SÜREÇ. BU AŞKI YAŞAYAN HERKESLE DİLİNİZ ORTAK. NE ÇOK İSTERDİM BABAMLA KARŞILIKLI SOHBTLER ETMENİZİ. BENİM İÇİN MUHTEŞEM BİR DÜET OLURDU İNANIN. FAKAT SİZİN TARİFLER VERİRKEN ONUN YANISIRA EKLEDİĞİNİZ KÜÇÜK YAŞAM DETAYLARI , HAYATTAN İZLENİMLER VE TAVSİYLER İNANIN HERKES KATILACAKTIR BİLGİLERİNİZ KADAR DEĞERLİ. ZATEN SİZİN DE DEDİĞİNİZ GİBİ HEPSİ BİR BÜTÜN. SİZİ YORDUYSAM LÜTFEN BAĞIŞLAYIN VE YANIT VERMEK İÇİN DE KENDİNİZİ SAKIN SAKIN YORMAYIN. BEN İÇİMDEN GEÇENLERİ BU DEVAMLI TAKİP EDER OLDUĞUM SİTEDEN YANİ SİZİN SAYFANIZDAN PAYLAŞMAK İSTEDİM. SAĞLIKLA VE İYİLİKLE KALIN. HUZUR HEP YANINIZDA OLSUN.

  57. Gokhan Erol dedi ki:

    Sevgili Berrin, Yaşam bazen hiç olmadık anda farklı yollara yönelndiriyor İnsanları. Eski Ystalar ki Babanız gibi, Babam gibi yaşamlarında hep kendi içlerinde keyif aldıkları çok özel Dünyalara sahip İnsanlar, bu İnsanlar o kadar hassatılar ki sıkınıyı yaşar ama yaşatmazlardı, bu sebeble halen bu Ustalarımız özleniyor, parmaklarının değdiği her şey bakana halen bir enerji yayıyor. Sevgileri sanatları ile o kadar harmanlaşmış İnsanlardıki bazen düşünür o dönemlere giderim. Planyaların, testerelerin, şeritlerin çekic seslerinin ve elbetteki o harika ağaç kokusunu hissederim.

    Gençlere tavsiyem, şikayet ettiğiniz yaşam bilinki aslında şikayetlerini çöezbileceğiniz bir gucude sizde barındırıyor. Bu anlamanız çok elbette, İnşaAllah hepiniz sağlıkla İhtiyarların bu söylediklerimi anlamak için malesef bir şeyleri yani sağlığınızı kaybetmneiz gerekli işte o zaman, şikayet ettiğiniz tüm detayların ne kadar basit ve bir o kadarda kolay çözüme ulaştıracağınızı anlıyorsunuz, ve o kadar şaşırıyorsunuz ki malesef iş işten geçmiş oluyor.

    Hepinizi yürekten teşekkür ederim, güzel ve Dostca moral veren hayat aşılayan yorumlarnız için.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  58. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Haddim olmayarak sizi yürekten tebrik ediyorum. Türkiyenin ve Türkiyede hayat süren Uygarlıkların kalıntılarını kormak herkese nasip olmaz. Vakıflar Caminin yapsına ve dönemine göre doğru kararı verecektir emin olun. Kuarn eğer Camiye kayotlı ise takipbi dilerim mutlu sonla biter. Yazarı belli ise takbide o kadar kolay sonuç almanıza yardımcı olur.

    Sebebi bu yazarı belli el yazmaları koleksiyonerlere dahi gecse son korunduğu yer mutlaka bulunur. Bazı camilerimiz bakımsızlıktan malesef yok olmak üzere, yağmalanmış. Haberlerde izlemiştim Bursada Vakıf camisine giren hırsız kapıyı parçalıyor, ve içerde kasada duran parayı çalıyor.

    Yakalansa dahi cezası komik olacaktır, oysaki Avrupada bunu yapan birisi inanın Adam öldürmekten fazla bir cezayı alır. Koruma altına alınmış eserlerin cezaları inanılmazdır. Verikleri her hasar bu suçlulardan tazmin ediliyor ve cezalar çok acımasızdır. Türkiyedeki gibi yan gelip yatamazlar, Devlet bu kişileri özel çalışma kampları diyeceğimiz yerlere gönderir. Ve inanın hapiste yattıkları yatağın parasını, yemeğin parasını dahi bugün Avrupada her suçlu ödemek zorundadır. Yani yan gel yat yok, Vatandaşın vergilkeri bu canileri beslemek için harcanmaz, ya çalşırlar yada çalışırlar, alternatifi yok.

    Farnsada ise bu kişilere verilen ceza çok daha farklıdr, örnek vermek isterim.

    Tandığım birsinin oğlu Farnsada Tarihi eser hırsızlığı yapıyor ve yaklanıyor, ilk sucu 18 yaşında kucuk olduğu için eğitim merkezinde 6 ay ile tamamlıyor. Fakat bunlar Türkiye sanıyorlar ya her yeri, ikinci defa yapıyor, ve aradan gecen 2 sene sonunda Türkiyeden farsya girerken tutklanıyor.

    3 sene ceza alıyor, Babsının net anlatmasını yazıyorum ” Farnsada bir ceza evi görünüşü harika, sucluların odalarında gezteleri gunluk dergileri radyoları herşey var” sonrasında Babası devam ediyor ”Asansöre biniyorsunuz fakat aşağımı yukarımı çıkıyorsunuz anlayamdım, oysaki yerin ortalama 10 metre aldyında lüks odalar yani hucreler ve her şey ıslak”

    Oğlu cezasını tamamlıyor, 3 ay sonra hastaneye kaldırılıyor, her iki bobrek ve akicğerleri tamamen tukenmiş durumda, Babası durumu mahkemeye taşıyor İnsan hakları Vaukatları ceza veine gittiklerinde verdikleri yanıt ” Oğlunuzu Hilton oetlindemi, konaklatacaklardı?”

    Oysaki bu tür sucları Devletler iyi tanır, uslanmazlar ve bir şekilde toplumdan soyutla çaresini geliştirmişlerdir. Yani görünüşte İnsan haklarına uygun hucreler aslında, su içinde çürütülen bir beden sonucu ise Oğlu Böbrek yetmezliğinden ölüyor. Amerikada aynı durum geçerlidir, suç oranı çoktur fakat suç işleyen bilirki hapishane hayatı artık özel yaşamının tamamen son bulduğu yerdir.

    Burdan çıkan İnsanlar %99 bir daha suç işlememek için, asla eski yaşadıkları şehirlere dönmüyorlar, Devlet bunları tamamen ruhen ve bedenen bitiriyor.

    Türkiye dilerim, bu konuda önelem alır. Bu tarihi eser kacakcıları ortalıkta geziniyor, ceza dahi almıyorlar.

  59. levent-ordu dedi ki:

    Erol ustam neler çekiyoruz sizde tahmin edersiniz bu eserleri atalarım bu memlekete armağan etmiş osmanlı sahip çıkıp değer vermiş ama şimdi neredeyse yok etmeye çalışıyolar yok ettikleri eserler deyil bir ülkenin geçmişi anıları ruhu bizim bundan bir gram çıkarımız yok kültür bakanlığını harekete geçirene kadar göbeğimiz çatladı
    birde tarihi eserlerin üzerine karabasan gibi çöken defineciler bunların çoğuda cahil insanlar üstelik cezası en az 15 sene buna rağmen gözlerini hırs bürümüş bu kişiler tarihi eserleri mahvediyorlar bu nasıl bir hırstır anlamadım ve bunların arasında zengin adamlar doktorlar vs lerde var insanın inanası gelmiyor şaka gibi
    sevgiler
    levent

  60. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Tarihi eser kacakcılarını besleyenleri bulmak çok kolay. Bunlar ortalıkta gezen büyük para sahipleri.Sizden çalınan bir eserde olsa bu Adamların eline gecince hiç bir şey yapamıyorsunuz çunki özel beglgeleri var, Roma mezarınıda satın alıyor, Hitit taş ve cam boncuklarıda veya Osmanlı altın sikkerlerini, Bizans altın sikkleri gumuş sikkleri ellerinde tutuyorlar. Bu Adamlara sen suç işledin demek imkansız çunki resmi Tarihi eser Müze belgeli koleksiyonerlik izni var.

    Mezar hırsızı sizce sonu belli olmayan bir işe girişebilirmi? Sizden çok daha iyi biliyorlar alacakları cezayı, daha tarihi eseri çalmadan satıyorlar yani alıcısı hazır bekliyor. Bizans mezar taşları grödüm koleksiyonerlerde veya Bizans roma döneine ait altın sikkler, Osmanı gümüş ve altın sikkeler. Devlet bu Adamların elinden bu eserleri alması için kanun çıkarması lazım, tutupta elinde belgesi olan Adamın koleksiyonuna el koyması imkansız. Sonuçta bir yerde bu eserleri koruma altına almış.

    İnanılmaz kaliteli İnsanlarda var, bu belhgleri ve eserleri evinde koruyan ölümleri halinde şimdiden bir müzeye emanet eden mükemmel İnsanlarımızda var.

    Malesef, fazla yapacak birşeyde yok.

  61. levent-ordu dedi ki:

    evet erol usta ama en çok ağrıma giden bu eserlerin yurt dışına kaçırılıp satılması hadi öbürlei bizim insanımız ama bizim içimizden olupda yurt dışıda kaçıranlarda var yurt dışı müzayedelerde osmanlı dividleri,şehzade insialleri,fermanlar,hüccetler tuğralı gümüşler cirit atıyor
    saygılarımlar

  62. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Eskiden Türkiye turing kulubu vardı harika işlere imza attılar, Osmanlı eserlerini yurt dışından dahi para veerek aldı, malesef bir süre sonra bu kulup kapatıldı, Harika işler yaparken bir anda kapatılmalarıda Tarihi eser kacakcılarını sevindirdi, Türing kulu tüm piyasayı nerdeyse denetlerdi kaliteli bu tür dernek çok üzücüdür ayakta kalamıyorlar.

    Yurt dışına kacakcılığın önün alınması imkansız, hele ki bashettiğiniz Eserleri engellemek tamamen imkansızdır. Parav şirketler vasıtası ile Altın,Gümüş,bronz,bakır sikkeler bu kişiler tarafından çok ama çok rahatlıkla hemde gumruk memurlarının gözleri önünde çıkarılıyor, o kadar kolayki, bakın bu Kacakcıların en buyuk kurnazlığı hediye eşyalardır. binlerce sarı prniz bakır eski taklit para döktürürler, hatta bası fermanlar, hatlar kısaca aklınıza gelen herşeyin kopyasını yaparlar ve paravan İhracat şirketi örnek Amerika bir firma ile anlaşır yani ticaret antlaşması yapılır Fuar dönemleri genlede bu tür eylemler gerçekleşir. Orjinal eserlerle kopya eserleri ayırt etmek ise çok zordur 3 tane orjinal eser 10 bin tane kopya paranın için katılır veya baskı kağıtların. Bunu ne gümrük memuru anlar nede nede Devlet.

    Kısca paranın olduğu her yerde bu tür kacakcılık oluyor.

  63. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam biliyordumda bu kadarına pes doğrusu bağzı müzayedelerde bir şeye rasladım iş adamı bimmemkim beyin aile yadıgarı bilmemne eseri bilmem kaç milyona satıldı
    yahu bu iş adamını ben tanuyorum hemşerim birazda akrabam zamanında işde yaptım eveliyatıda malum dedesi zamanında istanbula ırgat olarak gelmiş zengin olmuş bu zenginlik babadan oğula geçmiş nesli belli cinsi belli bu adamın elinde böyle milyonluk aile yadigarı ne arar sonradan anladık meğer vergiden kaçırıp para aklamak içinmiş
    yani erol ustam sanat eserleri kimlerin eline kaldı onu anlatmaya çalışıyorum sadece para aklamak voli vurmak için bir meta haline gelmiş, ama genede ben kültür bakanlığına sürekli böyle sorunları yazıyorum onlarda sağ olsun bıkmadan teşekkür edip cevap veriyorlar nede olsa bir umut
    saygılarımla

  64. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Müzayede işlerinde çok bulundum zamanında beğindiğim şeylerde oldu aldım, farklı anlaşılmasın zengin Adam değilim, Osmanlı porselenlere merakımı tatmin ettim demem lazım, hatta elimde Sultan Abdulhamid Hana ait iki harika porselen kaseyi sevdiğim gencecik yeni evli bir Çifte hediye ettim, bazen ararlar, özel kumaş kaplı kutu yapyırmışlar duvara asmışlar, hep sizi konuşuyoruz diyorlar. İşte hazine budur bana göre.

    Dğerli tablo ve Sanat eserleri biraz detaylı konu, bunlar fazlası ile el değiştiren eserler, örnek Rahmetli Babamın Şker Ahmet paşa gölde kugu resmi kayıp, Babamdan kandırarak alanları bulamadım, bazen takip ediyorum, bulursamda Dünyanın neresinde olursa olsun, Şikayette bulunacağım, elimde belge yok fakat, resmi satın aldığımız Aile bellidir. Stan kişi rahmetli olmuştur Babamın en yakın Arkadaşıydı.

    Bu tür eserler malesef ki, karanlık kişilerinde ellerine geçiyor özellikle hırsızlık ve dolandırıcılık olayşlarında bu eselrer 1-2 nesil değişmedikçe ortaya çıkmıyor.

  65. levent-ordu dedi ki:

    Evet erol ustam anladım bizimde çevremiz geniştir bende tablo hakkında bir araştırmada ben yapayım belki bişi bulabilirim benim amcam türkiyenin sayılı sanat ve antika kolleksiyonerlerinden o belki bu konuda bir şeyler bilir bağzı bağlantılarımda var onlarıda devreye sokarım ama baya uzun bir araştırma olucak
    En iyi tarafınız gönlünüzün geniş olması vericisiniz insanları sevindirmeyi seviyorsunuz insanlar size duacıdır en azından ben öyleyim eşimle bazen akşamları oturup sizin yazılarınızı okuyoruz eşim şöyle der ”bizim neden çevremizde böyle bir insan yok neden bu kadar iyi bir büyüğümüz yok ” hayıflanırız genede kendimizi sanslı adlediyoruz internet üzerinden bile olsa
    saygılarımla

  66. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Rahmetli Babamı kandırıp tabloyu alan yani alınmasına aracı olan şahsı bir keresinde buldum, bana atbloyu alanları getireceğini söyledi, dedim ya Dünya malı Dünya parası pek ilgimi çekmedi, Adama güvendim gidiş o gidiş. Aslında Polise versem sonucu o gün alabilirdim. Ne yapalım herşey nasip kısmet.

  67. levent-ordu dedi ki:

    Erol ustam istanbuldaki bir antika simsarı kişi ile görüştüm 2 saat sonra beni aradı Şeker Ahmet Paşa’nın 1900 tarihli
    Gölde Kuğular ve Sazlık adında bir tablosunun 30 nisan 2011 tarihinde the sofa otelde 350.000 tlye satıldığını söyledi internetten yaptığım araştırmada hakikatten doğru olduğunu gördüm müzayedeyi yapan firmanın o tarihli kataloğun dada mevcut bu kataloğun linkini ve şirketin linkini size maille atıcam inceleyin arkadaşım alan kişiyi bulmaya çalışıyor amcamda o şirketten devamlı birşeyler alır onada sorucam bu o tablomudur acaba
    sevgilerimle

  68. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, İlginze çok teşekkür ederim, bende resmin orjinal fotorafları vardı, bulursam paylaşıcam, zaten tablonun bana ait olduğuna dair onlarca kişi veya Antikacıyı şahid gösterebilirim.

    Tekrar çok teşekkür ediyorum.

    Saygılarımla

  69. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam ben genede üstüne düşücem bir iz bulursam sizinle mutlaka paylaşırım hukuki yönünüde araştırıcam
    sevgilerimle

  70. füsun sahin ankara dedi ki:

    sevgili beyefendi tesadüfen bir arama neticesinde sitenizi buldum.. yazılarınızı, size gelen soruları ve cevaplarınızı dikkatle okuyorum.. mobilya boyamayı (tamamen amatörce ve naçizane) seven bir insan olarak dogru bilgileri depoluyorum.. çok teşekkürler paylaşımlarınız için..
    füsun şahin

  71. Gokhan Erol dedi ki:

    füsun sahin Hanım Efendi, Beğenmeniz ve faydalı bilgiler olduğunu düşünemnize çok sevindim. Amtör ruh profosyonel işlerin temelidir başarılarınızın devamını dilerim.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol