Antika restorasyonu ve gomalak cila yapımı,detaylı tarifler

Antika restorasyonu için şunu demek isterim, Türkiyede gerçek manada çok kötü hatta orjinal mobiyalar katlediliyor demek istiyorum, Talat Usta değerini sizlere tekar bu konudada anlatmak isterim, yaklaşık 100 yıl öncesine dayanan bir sanatın son anılarınıda ben anlatmış olacağım, umarım birileri faydalanır ve bu mesleğe gönül verirler.

Mobilya restorasyonu sanıldığı kadar asla basit değildir, fakat piyasalara bakarsanız heskes gomalak cila ustası herkes antika restoratörü, bu sadece bilgisizliktir, bizler kendimize usta dahi diyemezdik o gerçek ustaların yanında çunki inanılmaz İnsanlardı, Talat Usta dmneminde ki Rum Ustasından herşeyi öğrenmiş daha sonraları o zamanların güzel İstanbulunda Ermeni ustalarla Dostlukları hatta bu Dostluklar Kardeşlik derecesine varmış, şimdiki gibi yobazlıkların ve cehaletin olmadığı dönemlerden bahsediyorum.

Konumuza dönersem, restrasyon yada sadece cila ve bakmı yapılacaksa, mobilya önce detaylı olarak incelenir, ve oynayan yer var ise tamamen sökülür eski yapışkanlı bölge eski atıklardan kesinlikle temizlenmesi gerekir, tüm işlemler bitincede mobilya güzelce çelik sistira ile temizlenir bakın boya sökücü ve cahillerin cam ile mobilyaları kazıması yani katletmesinden bahsetmiyorum, sistira önemli bir detaydır özellikle masih mobilyalarda, şimdi kendine usta diyen camı alıyor smzüm ona mobilyayı kazıyor aslında mobilyayı mahvediyor çöp haline getiriyor ama sorsanız ustayım derler, ben cahiller diyorum.

Sistira sadece masif mobilyalara gereklidir kaplama var ise ve orjinal cilası üzerinde temizlenmesi gerekiyorsa, işlemi farklıdır, önce sökülecek zemine ispirto dökülür bunun sebebi eski cila yumuşar, daha sonra zımpara ile nemli yüzey zımparalanmaya başlar, bu işlemde eski cila rulolar halinede temizlenir aslında keyifli bir işlemdir, temizlemeside zor değildir, üstelikte önemli bir detaydır Antika mobilya ise bu işlem ömobilyanın ömrünüde uzatacaktır.

Tamamen eski cila temizlendiğinde, ince zımpara ile ağacın damarları boyunca zımparalanır ters yaparsanız cizersiniz fakat şimdilerde kimse umursamıyor malesefki.

Temizlenen mobilyada kurt delikleri varsa, şimdi kimyasal ilaçlar satılıyor eskiden gazla yıkanır ve hava almayacak şekilde poşetlenirdi, elbetteki sadece kurt delikleri olan bölgelere şırında ile bolca gaz verilirdi, poşette 3 gün kalan mobilyada en ufak haşere kalmaz, çunki gazın poşet içindeki rölüde farklıdır buharını tüm ahşap emer, zaten poşeti açtığınızda yüzlerce ağaç kurdu deliklerinden çıkıp ölmü olarak görürdünüz, şimdi ise daha basit Xlemon denilen haşere ilacı yada açık alanlarda iseniz ddt idealdir, önce şırınga ile tüm delikleri bolca ilaç verin, aynı yöntemle hava almayacak şekilde poşetle sarın bekletin, bu kesin çözüm olacaktır.

Kurt deliklerini ise eskiden zımpa tozu denilen artıkla yapardık un kadar ince bu toz sıcak tutkalla karıştırılır ve macun haline getirilirdi, ve deliklere enjekte edilirdi, hem daha kaliteli bir kapa işlemi hemde ağaca sağlamlık katardı, şimdi yeni macunlarlada kapatabilirsiniz.

Gomalak cilanın hazırlanışı.

1. 3 litre mavi ispirto

2. Yarım kilo gomalak.

Ölçü olarak bir litrelik şişe kullanmanız idealdir, gomalak katı olduğundan önce elinizle güzelce ezin toz halie getirin, huni yardımıyla boş şiyeye gomlağı aktarın, şişe tamamen dolunca, ispirtoyu yavaşça gomal olan şişeye ekleyin acele etmeyin, şişedeki gomalak düzeyini 1 cm ispirto geçince kapağını kapatın ve bekletin, iyice erimesi ve alkolle birleşmesi gerekir, bu şekilde hazır gomalağınızı güneş almayan bir yerde saklayabilirsiniz.

Gomalak yapımı tarifine ise devam edeceğim, bugünlük bu kadar, sorularınız olursa devam ederiz.

shellac

Aslında sizlere eminim Türkiyede kimsenin bilmediği meslek sırlarınıda tanıtmış olacağım, dediğim gibi 100 senelik bir mazinin son İstanbul temsilcisiyim, malesef arkamızda Ustalar bırakamadık, en üzüldüğüm noktada budur.

En azından Arkadaşımın sitesi sayesinde sizlere kendi birikimlerini detaylı olarak anlatmaya devam edeceğim, sebebi ise bilgi olmadıkça bilgisiz cahiller emek hırsızlığını belki engelleyebiliriz, gerçek ustalar bu mesleği terk ediyor iş bilmeyenler ise malesefki smzde ustalar diye ortalıkta geziniyorlar.

Şuna emin olun, gerçek ustanın elinden çıkan bir gomal cilalı mobilyayı asla abrtısız 100 tane aynı sözde cilacının yaptığı işten baktınız anda ayırırsınız, gerçek gomalak cilası mobiyayı orjinal ilk yapımına dönüştürür, ağacı canlandırır ağacın üzerine en ufak dmar dokusu lif dahi orjinal renkleri ile ortaya çıkar.

anlayanbiri.com

Tarih: 11 01 2013
Üst kategori: Antika Restorasyon
Alt kategori:

'Antika restorasyonu ve gomalak cila yapımı,detaylı tarifler' hakkında sorular, açıklamalar

  1. antalya meral dedi ki:

    gomalak nerden bulabilirim?

  2. andy1 dedi ki:

    Normal aktarlarda satılabilir veya cila işleri yapanlara sorabilirsiniz, Antalya olduğu için bu konuda yardımcı olamıyorum.İstanbulda tanıdığınız var ise her yerden bulabilirler, İstanbulda tanıdıklarınız var ise bulamamışlarsa tekrar yazabilirsiniz, size bulabilecekleri yerlerin adreslerini verebilirim.

  3. Serap -İstanbul dedi ki:

    5 Yıldır eski eşya tamiri ve gomalak cila yapımını öğrenmeye çalışıyorum çok eksiğim var herkes kendisinin en iyi olduğunu söylemekle birlikte nasıl olması gerektiğini net göstermiyor. iletişim kurabilirsek memnun olurum.Saygılarımla

  4. andy1 dedi ki:

    Eski eşya restorasyonu ve Gomalak cila sizinde bildiğiniz gibi, temel bir birikim olması şarttır.

    Türkiye’de bir çok restore edilmiş mobilya gördüm varak eşyalar gördüm, puan vermeye kalsam abartmıyorum fakat 10 üzerinden 7 alacak Usta sayısı çok azdır, profosyonel ustalar ise zaten piyasalarda değil bu Ustalar özel müşterileri olduğu için isimleride bilinmez tanınmazlarda, daha doğrusu Türkiye’de herkes kendisine usta dediği için bu gerçek profosyonellerin dönemi malesef bitmiştir.

    Kaliteli gomalak cila olması için mobilyanın gerçek manada restore edilmesi gerek, yine malesef Türkiye’de camla mobilya kazıyan cahilleri gördüm, masif ağacı katleden camı alıp kazıyana Dünyada kimse Usta demez bu tip Adamlarada Usta gözüyle bakmazlar, hatta bu tür İnsanlar inanılmaz tepkiler alırlar, çunki orjinal mobilya kavramı bu tamirciler sayesinde çöp olur gider, verdiğiniz masif mobilya bir daha restore ile düzelemeyecek kadar katledilmiş olur.

    Telefonla inanın detay yardım olması mümkün değildir, Aile mesleğim yani Baba mesleği olarak gördüğüm tecrübe Dolma Bahçe sarayı Çırağan sarayında Babamın bilir kişi olduğu olarak bulunduğu bazı konularda, mobilyaların tecrübesiz ellerde nasıl katledildiklerini üzülerek gördük, sedef Ustasıyım diyenin plastik beyaz aksamları nasıl utanmazca mobilyalara uyguladıklarınıda gördüm, o kadar fazla üzücü detay varki anlatamam.

    İsterseniz merak ettiğiniz detayları yazabilirsiniz veya resimli olarakta sorabilirsiniz, bazı eşyaların kaplama ihtiyacı olabiliyor kaplama yapıştırmasını dahi bilen varmı inanın şüpheliyim, çunki sıcak tutkal kullanan bile görmek imkansız artık oysaki orjinal eşyalarda sıcak tutkal ile restorasyon şarttır ve mutlaka sıcak tutkal kullanılmalıdır, yeni nesil tutkallar ile orjinal antikaları tamir etmek bile risklidir.

    Sebebi basit sıcak tutkal 100-200-300-400 senelik bir mobilya restorasyonunda mutlama ve mutlaka uygulanmalıdır, ağaca ve dokusuna en ufak zarar vermez, 100 sene sonra dahi canlıdır yani ağaçla bağını koparmaz ısı mevsimsel değişikler ile sıcak tutkal devamlı aktif olur aslında o Antikaların bu günlere ulaşmasındaki en büyük faktördür detaylar çok fazla.

    Sizede teşekkür ediyorum, konuyu okuyan inanın binlerce kişi var yazan yok,soran yok oysaki Restorasyon işi tamamen iletişim gerektirir.Belki yorumum bazılarına kötü gelebilir örnek camla kazıyan ve kendilerine Usta diyenler için fazlası ile itici olacaktır.

    Kısa bir detay vermek isterim, Ustlar okuyorlarsa belki öğrenmişte olacaklardır !

    1.Kaplama düz zeminler kesinlikle, kazınmamalıdır, papel kaplama dediğimiz tür inanılmaz değerli bir işçiliktir, bu tür Antikaların kazınması sadece eski cila var ise, ispirto ile ve zımpara ile yapılmalıdır, sistra yapılacak zemin ise sistra kullanımını ve bilen Ustaların yapması gerekir, Antika eşyalarınız var ise lütfen çok dikkatli ve profosyonel Ustalara emanet edin.

    2.Oymalı satıhlar var ise boya sokücülerle ve alkolle temizliği çok kolay ve rahat olur, Kostikle temizleyen cahilleri görüyorum Lütfen izin vermeyin.

    3. Cilaya geçmeden önce temizlenen zemin zımpara işçiliği en önemli detaydır, zımparadan önce mutlaka ”0” sıfır zımpara şarttır, yağ kullanımına dikkat edin, süzün ve yağın kalitesinden emin olun, ağacın cinsine göre yağ miktarı çok ama çok önemlidir, bazı ağaçlar yağlanmması gerekir veya cila yapılırken parmak ucunuzla zemine minicik damlacıklar attırın ama kesinlikle mobilyayı full yağlamayın, ağacın dokusunu kaybedersiniz, Pelesenk,Maun,Tik ağaçlarında mutlaka işi bilen ustalar yapmalıdırlar.

    Yardımcı olmak isterim sizinde sorularınız var ise.

  5. ahmet/istanbul dedi ki:

    Değerli bilgileriniz için teşekkürler.İstanbu’da tavsiye edebileceğiniz antika çalışma masası tamircisi ve gomalak cilacısı bir usta varmı?

  6. andy1 dedi ki:

    İstanbul’da eskiden tanıdığım ustalar vardı, adreslerine ulaşabilirsem memnuniyetle yardımcı olmaya çalışırım.Malesef Türkiye’de harika sanat eserlerinic cila yapıyorum diye camı alıp kazıyan sözde ustalar ile dolu, hafta arası mutlaka net bilgiler yayınlarım.

    Fazla iddilaı bir yorum olacak ama Gomalak cila nedir diye sorsanız cevap verecek Ustalar dahi yok denecek kadar azdır,Camı alıp kazıyor vıcık vıcık yağlayıp fırça ile gomalak sürüyorlar, böyle ustalıkta olmaz cilada olmaz.

    Her ağac farklıdır, Ceviz bir mobilya belkide 10 farklı türü vardır, normal ceviz bir mobilya ile kök ceviz bir mobilya cilası dahi farklıdır ve bunu bilmek şarttır.

    Ağaç tanımak gerek, Baba mesleğim olduğu için, bana ciladan önce Ağaçlar ve türleri öğretilmişti ve o dönem yaşadıklarımı anlatamam, inanılmaz detaylı bir öğrenme süreciydi, cilay yaparken iş öyle hale gelmiştiki örnek Pelesenk veya Tik veya Maun mobilyalarda çalışmanın keyfini anlatmak inanın çok zor, bu tür mobilyalarda eski ustalar öyle ağaçları inanılmaz şekilde birleştirmişki, bu sebeble Antika Eşya bu inanılmaz paha biçilemeyen değerlere ulaşır hale geldi.

    Şuanda Türkiye’de iddia ediyorum, ağaçları bırakın, kaplama mobilyaları dahi bilmeyenlerin sayısı inanılmaz seviyelerdedir. Birine sorsanız papel kaplama nedir bilen olmaz, oysaki bu tür mobilyalar gerçek sanat eserleridir.

    Konu uzun böyle detayları görünce üzülmemek elde değil.

  7. Selçuk İstanbul dedi ki:

    Saygıdeğer Ustam merhabalar,
    Öncelikle bu bilgilerin unutulmaması için uğraşınız ve cömert paylaşımlarınız için size ne kadar teşekkür edilse azdır diye düşünüyorum zahmet ve överili paylaşımlarınız için teşekkür ederim.
    Ben oldum olası ahşaba bakmaya dokunmaya doyamam.Ahşap benim geçmişi geleceği olan bir varlıktır ve hala yaşıyormuş gibi gelir bana.
    Şu gün sizin gibi bir usta gel kardeşim bana yardım et bende sana bildiklerimi öğreteyim dese bir dakka düşünmeden kabul ederim.
    Şimdi bende kendimce gomalak cila yapabileceğim masif ve kaplamalı bölümlerden oluşan komidin ve sehpalar aldım.Araştırma yaparken sizin yazılarınıza rastladım.
    Komidinlerin masif kısımları gürgen, kaplamalarıda yine ya gürgen yada kayın birde malesef birinin tabla kısmı kaplamasız mdf olarak bırakılmış bu kısmı için ve diğer kompanentleri için ne yapmak gerekir? Benzer durumda olabilecek arkadaşlar adınada yanıt verebilirseniz çok memnun olurum.
    Kalın sağlıcakla..
    Selçuk Şahin.

  8. andy1 dedi ki:

    Burda size tavsiyem, maden bir Usta bana gel öğreteyim dese seve seve giderim demişsiniz o zaman, basit ama mutlaka denemenizi isteyeceğim bir yol var, okuduktan sonra cevap vermenizi rica ediyorum !

    Size basit fakat keyifli kaplama nasıl yapılır anlatmaya çalışacağım tabiki benim yöntemlerimle tavsiye etmem çunki, eski malzemeleri ve teknik aletleri bulmak zor olur zaten deneme olduğu için gereksiz masrafa sokmak istemem.

    Keresticler vardır sokak içlerinde aslında çok kolay ulaşabileceğiniz kaplamalar satın alabilirsiniz, nerdeyse her ağacı sanıyorum bulursunuz, sehpanızı ölçün, size yetecek metreyi fazlalık payı ile alın örnek 100×100 cm ise ona göre hesap edin, kaplamacıda bu ölçülere göre alırsınız boş yerede fazladan para vermessiniz, Maun,Ceviz,Pelesenk,Meşe,Kök ceviz, Kuş gözü artık hangi kaplamaayı isterseniz alırsınız.

    Gelelim yapıştırma işine, biraz detay olabilir ama uygulamada çok basittir, tarife geçiyorum!

    1.Kaplama yapacağınız yüzeyi kalın zımpara yapın çizikler olursa bu iyi sonuç verir yani yüzeyi pürüzlü hale getirmek avantajlıdır, veya ıslatıp kabarmasını bekleyin, kurusun.

    2.Ölçü aldığınız zemine göre kaplamaları kesin en olarak dar olacaktır çok basittir kağıt yapıştırma bantları satılır, kaplamaları tam eşleştirin kenarlar bir birine tam yapışsın ve bantla birleştirin,, su bazlı abnt olduğundan yapıştırdıktan sonra kolayca çıkarırırsınız,kafanız karışmasın.

    3.Bu detay önemli sıcak tutkal tarifini anlatmak isterim yapacağınız zemin büyüklüğüne göre örnek 100x100cm için 250 gram boncuk tutkal yeterlidir,uygulamayı severseniz tutkal artsarsada senelerce bozulmadan aklır, serin yerde ağzı kapalı saklayabilirsiniz.

    4.Boncuk tutkal hazırlanışı bize 2 kap gerekli orjinali pota uygundur ama gerek yok amatör işlem olduğu için, iki farklı metal kap yani orta boy bir tencere ve onun yarısı kadar küçük bir tencere daha gerekli,eski kullanmadığınız tencereler olabilir,fazla ebatlı tencere olmasın kaynaması zaman alabilir.
    Büyük tencereye su koyun, dışarı taşmasın yarısı kadar yeterli, küçük tencereye ise boncuk tutkalı ekleyin su koymayın, su dolu tencerenin içinde erimeye bırakın, kaynayan sudan boncuk tutkalın 10 da biri su ekleyin, fazla su eklemeyin, tutkal çukulata kıvamnına gelecektir, daha sonra kaplama yapmaya başlamadan önce kaynar su ile ilcelteceğiz.Tutkal tamamen hazır olunduktan sonra yapılacak işleme geçiyorum.

    5.Gerekli malzeme bir ütü gerekli merak etmeyin tutkal bulaşsa bile temizlemesi çok kolaydır ve tamamen doğal malzeme olduğunuda unutmayın diğer kimysal yapıştırıcılar gibi, tiner veya başka birşey gerekmez sıcak su yeterlidir.Kaplama yapılacak mobilya altına gazete veya naylon serin yerde dökülmesin parke vs var ise hemen temizlemesi kolay olur, burda gerekli olan temiz bir bez tutkalin içindeki su ile ıslatacaksınız unutmayın, sürme işlemi bir fırca ile yapışkan haldeki tutkal sıcak olarak zemine ve yapıştırılacak kaplama tüzeyine sürüyoruz sadece alt kısmına üst kısma sakın sürmeyin.Tutkal zeminin her yerine sürdüğünüzden emin olun, kurur diye acele etmeyin ve korkmayın, bezimizi bu sebeble söyledim.

    Tutkallı parçaları elinizle iyice hava kalmadan zemine yapıştırın eldiven kullanavbilirsiniz doğal malzeme olduğundan merak etmeyin elleriniz kirlenmez yıkarsınız.

    Parçalarımızı tam yüzeye yapıştıktan sonra, artık bezi sıcak su ile ıslatın ve kaplamanın üzerinden ütü ile aynı kumaş ütüler gibi malzeme katı hale gelene kadar devam edin, ütüyü aynı yerde sakın fazla tutmayın, yapıştırdığınız yerleri tekrar kaldırırsınız, ütüyü sürün zemin tamamen yapıştığını zaten göreceksiniz bir daha o bölgeden ütü geçmeyin, yapıştırma süreci anlattığım kadar zor değildir hatta keyiflidir, kurumasını bekleyin.

    Kaplama kurudu fakat bazı yerlerde kabarcıklar kaldığını gördünüz işlem çok basittir, normal bir çekic ve yağlı kağıt alın boya çıkmayacak kağıtta olur, gazete kullanmayın, renksiz kağıt yeterlidir, kabaran bölgeyi işaretledikten sonra çekicin düz kısmını ocakta ısıtın, iyice ısınınca kabaran bölge üzerine kağıdı koyun ve cekicin düz kısmıyla üzerinden geçin 1 defa dahi geçmeniz yeterli olabilir, durumuna göre karar verirsiniz, kaplamayı yakmayaya dikkat edin aynı yerde çekici sakın sabit tutmayın.

    İşlem bu kadar basit ve zevklidir, diğer yöntem ise senteteik yapıştırıcılar ilede uygulayabilirsiniz, mobilya malzemeleri satan yerlerde kaplama tutkalları satılır, bally türü kimyasallar olabilir ama ağaç için olmasına dikkat edin.

    Uygulama işlemi aynıdır, tek farkı kimyasal tutkalı sürdükten sonra bally ise kurusun ıslak iken sakın yapıştırmayın, sistem aynıdır her iki zeminede ince tabaka olarak sürün, ve bu sefeer ılık ütü ile kaplamayı bastırarak yapıştırın, bu biraz daha basit işlemdir.

    Sonrası ise temiz bir zımpara ve isterseniz su boyası ile kaplamayı renklendirebilirsiniz, cila detaylarını sanıyorum biliyorsunuz bu sebeble detay yazmadım.

    Merak ettiğiniz detaylar var, yardımcı olmaya çalışırım.

  9. Selçuk Şahin dedi ki:

    Sayın andy 1 ilgi ve emeğiniz ve ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.
    Size bir kaç sorum daha olacak izniniz ile.

    1)Tutkalı her iki yüzeye sürdükten sonra aplike etmek için belirli bir süre çekmesini yada biraz yada tam olarak kurumasını bekliyormuyuz yoksa hemen yaşken birbirine yapıştırıyormuyuz?
    2)Kaplama tam ölçü olarak kaplanacak yüzeyle bire bir aynı ölçüde nasıl kesilecek bir makas yardımı ilemi yoksa taşan kısımları sonra maket bıçağı ile traşlıyabilirmiyiz yada başka bir yol önerirmisiniz?
    Tekrar teşekkür ederim.

  10. andy1 dedi ki:

    Kurursa sıcak tutkalı yapıştırmanız zor olur, ıslakken zemine uygulayın ve ütü ile bastırarak tam yapıştığından emin olun.

    Kaplamanın yüzeyle bire bir aynı olması gerekmez, maket bıçağı veya törpü ile kolayca fazlalıkları alabilirsiniz, törpü avantajı kaplamayı tam aly zemine bitişik yerden koparır yani uzunca bir zamanı alp zemine zarar gelmesin diye harcamassınız.Bu işlemden sonra zımpara yapmayı unutmayın.

    Eskiler törpü derler fakat dişli eğedir, her hangi büyük marketlerden alabilirsiniz, büyük dişli olan törpüler kullanmayın, kenarları alırken zarar verirsiniz bu sebeble orta dişli bir eğe iş görecektir.

    Umuyyorum güzel bir sonuç elde edersiniz.Resimli paylaşım beklerim eğer zamanınız olursa.

    Kolay gelsin.

  11. Selçuk Şahin dedi ki:

    Çok teşekkürler bugün gomalak ve ispirtolarımı aldım 90 gr Gomalak için 1 lt ispirto aldımksrışımı hazırlayıp süzeceğim ve ağzı kapaklı dar şişede saklamayı planlıyorum. Sonrada kaplama ihtiyacı olmayan komidin yada sehpalardan biri yada ikisi ile başlamayı planlıyorum şimdi ham hallerini fotoğraflayıp yüklemeye çalışacağım.

    Tekrar teşekkürler iyi çalışmalar.

  12. Selçuk Şahin dedi ki:

    Sayın andy 1 siteye resim yüklemeyi nasıl yapabilirim kes kopyala ile yorum bölümüne yapıştıramadım ama mail adresiniz varsa yollayabilirim.
    Kaplama

    kaplama

    x

    xx

  13. andy1 dedi ki:

    Selçukbey, mail adresim @hotmail.com.Teşekkür ediyorum.

  14. andy1 dedi ki:

    Selçuk Bey, kaplama yapılacak sehpada eliniz yatkınsa kaplamayı fazla detay almadan taşacak şekilde yapıştırabilirsiniz fakat ilk defa yapıyorsanız, kağıt ile şablon alın sehpanın ölçlüerine göre kesin kaplaması.

    Mobilyaların hepsini siz cila yapmak istiyorsunuz sanıyorum, ham olduklarından renk kullanmak istiyormusunuz?

    Ceviz, Maun gibi renklerde görünmesini sağlayabilirsiniz.

    Bu işlem için tavsiyem ise su boyası ile mobilyalarınızı boyayın, su boyasını nalburlardan alabilirsiniz, az miktar alın 50 gran yeterlidir. Su boyasını kaynatın ve soğumasını bekleyin.

    Su boyasını sürmeden önce temiz bir bez ve eldiven takmayı unutmayın, kimyasal değildir merak etmeyin kokusuzdur. Mobilyayı ters çevirin altında görünmeyen zemine su boyasını sürün koyu ise su ekeleyip rengi açabilirsiniz.

    Sürerken ağacın damarları yönünde bezzi zemine uygulayın, bu işte önemli detay mobilyayı daha renkli ve daha şık detaya çevirmek elinizde.

    Siz net olarak bana detay yazın, çunki renk seçenekleri olarak size aklınıza gelen her rengi uygulamanızda yardımcı olabilirim.

    Kolay gelsin.

  15. Selçuk Şahin dedi ki:

    Merhaba tekrar, aklıma bir kaç nokta takıldı
    ben aslında gomalak cila yapmak istiyorum ikinci resimdeki sehpaya 2-3 kat gomalak cila vurdum ancak ham olduğu için zemin çok cila çekiyor bunu engellemek mümkünm vedoğru olurmu?
    Ham Zemine gomalak ciladan önce bir şey uygulamak sağlıklı ve gereklimidir bir kaç yerde zeytin yağı bezir yağı vs öneriyorlar !?
    Bende biraz zeytinyağı uygulayayım dedim ancak bazı bölgeler daha fazla yağ çekti nokta damla şeklinde koyu kaldı.
    Suboyası üzerine gomalak cilayı yapabilirmiyim ağaç doğal görüntüsünde kalırmı ?
    Tekrar çok teşekkürler.

  16. andy1 dedi ki:

    Piyasalarda cila yağı denilen ince astar yağı satılır, yağı kullanmakta riskli olabilir çunki yağı uygulayacağınız ağaç önemli, yinede fazla bol sürmedikçe yağlayabilirsiniz.

    Size basit tarifle anlatmak istersem.

    1. İlk katlarda Gomalağı fazla inceltmeyin kalın olsun, pamuklu bezle cilayı elle uygulayın (eldiven takmayı unutmayın).

    2. Cilayı uygulamak biraz sabır ister, cilada püf noktası cilayı sürdüğünüz yeri sakın üst üste cila uygulamayın kurumasına izin verin, elle uygularken zaten mobilyayı komple cilada ilk sürdüğünüz yere gelene kadar cila çoktan kurumuş olacaktır.

    3. cila tam kuruyunca mutlaka ama mutlaka zımpara yapın, zımpara gomalak cilanın en etkin kalite göstergesidir, size tuaf detay anlatmak isterim sizin boyutta bir komedini sağlık dönemimde cila yapsaydım her halde en az 20 defa farklı cila katlarından sonra her seferinde zımparaya tabi tutardım.

    Neden mi?

    Ağaç yani masif ağaç yada mobilyayı sakın ölü obje olarak görmeyin devamlı çalışan bir hayat kaynağına sahiptir yani mobilyaların bugüne kadar gelmesindeki sebeb damarlarındaki kalan öz su bu dayanıklılığı verir, ve zımpara bu dokuları yeniden canlandırır, aceleci olmayın alışana kadar sizi yıldırıcı bir detay görünebilir, alıştıktan sonra ise uygulaması inanılmaz kolay ve hızlı bir sistemdir el cilası.

    Evet su boyasına gelince !

    Su boyası üzerine her cilayı yada verniği uygulayabilirsiniz, %100 doğal bir boyadır ve istediğiniz her renge mobilyayı boyayabilirsiniz, kırmızı, sarı, turuncu, yeşil mavi artık aklınıza ne renk gelirse veya ev dekorrasyonu için ne gerekiyorsa yapılabilir.

  17. Selçuk Şahin dedi ki:

    Yine çok hızlı cevap verdiniz eksik olmayın,

    Şimdi biraz cila astar yağı birazda zımpara alayım ama hangi çeşidini alsam acaba kalınlık ve rengi kahvetarçın rengi olanmı koyu gri olanmı ?
    Sonrada her kat ciladan sonra zımparalayayım! tamam yola devam yılmak yok!

  18. andy1 dedi ki:

    Astar yağı demeyin, kaliteli cila yağı derseniz satın aldığınız yer anlar veya ince gomalak cila yağı.

    Yapmanız gereken işlem, sanıyorum renk kullanmayacaksınız, bu sebeble cilanızı kullanmadığınız bir kaba koyun bezle çalışmanızı tavsiye ederim, gerçi yeni deneyim olacağı için cilayı fırça ilede sürebilirsiniz, unutmayın çok bol sürüp cilanın akmasına izin vermeyin, gomalak cila keyiflidir tadını çıkarın derim, eğer azminiz devam ederse size mobilyayı cam cila haline döndürmeyide tarif etmeye çalışırım, sonucu mükemmeldir konuda cilalanmış masa örneği var, gördüğünüz gibi ağacın tüm damar detayları inanılmaz canlı ve net, bu işlemi yapmak kolaydır fakat tecrübe gerekir.Siz bunu yapabilirsiniz.

    1.Evet cilayı sürün, tüm mobilyaya sürdüğünüzden eminseniz kurumasını bekleyin, kullanacağınız zımpara ilk kat için 220 numara siyah zımpara yeterli fakat sakın ama sakın zımparayı bastırmayın, hafifce tüm yüzeyleri zımpara yapın.(Bez zımpara detayı aşağıda verdim)

    2.Zımpara işleminden sonra bezle yani temiz kuru bezle tozları silin.

    3. Temel cila işlemine başlayabilirsiniz burda tavsiyem bezi cilaya daldırın sonra sıkın, ve bezin üzerine 5-6 dama cila yağı farklı noktalara ekleyin (bez büyüklüğü avucunuzun içine tam sığacak dolgunlukta olsun), cilamızı artık tüm yüzeye aynı sistemle uygulamaya devam edin ama yağ eklemeyin yağ işlemi şimdilik bitti.Sadece cilayı ahşapta temiz bir tabaka olduğunu görünce bırakın.Yine aynı sistem kurumaya bırakın.

    4. Bu sefer zımparamızı sıfıra yakın alın, 380 veya 400 numara ile güzelce zımparalayın ve pürüz bırakmayın.Temiz bezle silin.

    5.Yukarda aynı yönetemi kullanarak cilaya devam edin, tatlı kehribar sarısı ton artık ortaya çıkmaya başlar cilaya devam edin.

    6.Cila için artık farklı bir beze geçmeniz gerekli ince pamuklu bez Amerikan bezide denir, bu sefer bezin içine cila yani dolgu pamuğu ekleyin, bunun sebebi pamuk cilayı daha düzgün beze yayar ve cila uygulaması hassaslaşacağından, cila sürümüde daha keyifli ve kaygan olacaktır.Kurusun sonrasında sıfıra yakın zımpara ve temizlik.

    7. Asıl işlem artık başlar, cilamızı bu sefer çok daha dikkatli kullanıyoruz. bezi iyice cilaya daldırın ve sıkın, bize burda gerekli olan cilamızın can damarı ispirto ile çalışacapız yani bezimizdeki cilayı ispito ekleyerek bitireceğiz, ispirto miktarı beze 3-5 damla yeterlidir bez kurdukça ispirto ekleyin, cila gittikçe dahada parlak ve inanılmaz güzel bir görüntü oluşturacaktır.Bu işlem en sonunda yapılacak detaydır ve mobilya en az 24 saat beklemelidir cila tamamen kemikleşsin diye.

    8.Tam kuruyan mobilyamızı tam sıfır numra ile zımparalayın ve temizleyin.

    9 İşlem aynı cilamızı beze yediriyoruz iyice sıkıyoruz ispirto ile inceleterek cilaya devam ediyoruz fakat en önemli detay !!!
    Yağı kullanmadığınız bir tabağa dökün, paramk uçlarınızı yağa sokun ve mobilya üzerine silkeyelyin damlacıklar oluşması kafidir, bu işlem final demektir.

    10.Aslında burda bir detay var, ilk defa yapacağınız için risk almanızı istemedim, pamukla cila çalışmasıda yapmak mümkündür.

    Bundan sonrası her cilada mobilya çok net ve parlak bir görüntü elde edersiniz, şunu göreceksiniz, cila ile kirli bez cila bitiminde yıkanmış gibi tertemiz hale gelecektir.Buda sizin ustalığınızın göstergesi olacaktır.

    Sorularınız veya aklanıza takılan detaylar var ise yardımcı olmaya çalışırım.

    Malzeme listesi.

    1. 1 Metre cila bezi, Cila pamuğu.
    2.Zımpara 220-380-500 Tamsiyem sıfır zımparayı sünger yani bez zımparalarla yapın daha kolay ve daha temiz sonuç alırsınız, 3M gibi markalar iyidir ve zımparalar kaliteli olduğu için uzun seneler kullanırsınız çunki yıkanabilir özelliğe sahiptir.
    zımpara 3M

  19. Selçuk Şahin dedi ki:

    Vallahi ne diyeyim okurken film gibi gözümün önünden geçti !

    Bütün aşamaları inanılmaz akıcı ve detaylı anlatmışsınız hele o cila bezinin tekrar hiç kullanmamış gibi eski rengine kavuşması içindeki cilayı ispirtoyla alarak uygulama hadisesi, son katlara doğru neredeyse sade ispirto denecek kadar seyreltik bir çözelti hali,heralde işin en tepe “püf noktası” olsa gerek.

    Bu işle ilgilenecek kişiler için bence internetteki en cömert ve ayrıntılı paylaşım oldu!!
    Nefesinize sağlık sizi dinlemiş gibi olduk!!

    Görüşmek üzere..

  20. andy1 dedi ki:

    Kolay gelsin, İnşaAllah yardımcı olabilmişimdir.İşin gerçeğini isterseniz 8 senedir eve mahkum kalmak üzücü ve inanırmısınız cilayı ağaca dokunmayı bile özlüyor İnsan.

    Rahmetli Babamdan ve kendi mesleğimden sadece hatıralarım kaldı, Antika eserlere hayat vermek inanılmaz bir duygu sanki sizin Çocuklarınız oluyorlar, yıkıyorsunuz temizliyorsunuz, kırıklarını darbelerini düzeltiyorsunuz, yeniden hayata döndürüyorsunuz, anlatması çok zor ama hatıralarda bile yaşamak güzel.

    Rahmetli Babam işin aslında geçmişe göre konuşursa 100 seneyi geçmiş bir Antika restorasyon mazisine sahip İnsanım yani Babamla birlikte, o kadar fazla şeyler gördümki o kadar muhteşem İnsanlarla tanıştımki anlatamam.Rahmetli Adnan Menderes hatıralarını onardık, Rahmi Koçun Ahşap gemilerini onardık, Rahmetli Sakıp Sabancının muhteşem Osmanlı ve İslam hatlarının yer aldığı çerçevelerini objelerini onardık, saymakla bitiremem.

    Burdan kendimce bilgilerimi paylaşmaya çalışıyorum, belki faydalı olabilirim diye.

    Antika restorasyonla uğraşmak inanın bir Doktordan Alınacak terapiden farksızdır, hiç birşey bilmeyen ama Antikalar merakı olan keşke tamiri yapabilsem diyen, veya ağaçları seven keşke oymalı ahşaplar yapabilsem diyenler var ise şunu net söylüyorum ”evet yapabilirsiniz” size 100 liralık malzeme ile evinizde kaba görünen atmak istediğiniz mobilyalarınıza oymalar yapın inanılmaz keyiflidir ve çok ama çok kolaydır.

    Yada Eskimiş gardolabınız var ise muhteşem görsel şölene çevirebilirsiniz ve evinize gelenler atmayı düşündüğünüz o dolaba aşık olacaklardır, aslında keşke talep olsa bende keşke İnsanlara anlatabilsem, malesef sizin gibi İnsanları bulmak zor.

    Burda yazıyorum bana telefon numarası verip bilgileri anlatırmısınız diyenler var, bu bencillik bu yazıyı okuyan belki bir İnsan mutlu olacak belkide sıkıntılı hayatına bir hobi edinecek yeniden gülümseyecek, dedim ya halen bencil İnsanlar çok fazla, paylaşma bana anlat diyenler aslında beni kırmaktan başka yaptıkları bir şey değil.Sonrasında ise kabalıkları dahada kırıcı oluyor.

    Aslında beni çok mutlu ettiniz tekrar sizinle sanki eski sağlıklı günlerime dönmüş gibi oldum, resimleriniz beni gülümsetti ahşap mobilyayı görmeyeli çok uzun zaman oldu yani ham ağaç halini şimdi ise siz onlara hayat vereceksiniz.

    Uzun bir cevap oldu.

    Size çok teşekkür ediyorum.

    Saygılarımla

  21. andy1 dedi ki:

    Selçuk bey, resimleri şimdi aldım!
    hatalı cila bezi
    Bez seçimi hatalı bu bezle gomalak cila malesef olmaz, resimde gördüğüm senetetik elyaf var minimal toplar gördüm,kullanmayın lütfen ve pamukta hatalı, kaba astar pamuğu olması gerekli aslında ham pamuk demek lazım.

    Bez için tavsiyem hiç mağaza gezmeyin, pamuk içinde geçerlidir, sokak aralarında koltuk döşemicileri olur, eski ustalara rica edin koltukların altından çıkan Amerikan astar bezleri vardır, bir nevi %100 pamuk tülbent diyebiliriz, seneteik olmaması gerekli,Pamauk içinde rica edin eski koltuklarda pamuk kullanılırdı rahatlıkla bulabilirsiniz hatta Ninelerimizin pamuk şilteleri olurdu yorgancı var ise veya yorgan malzemesi satan yer alabilirsiniz.Bez için nalbur gezmeyin resimlerden anladığım kadarıyla size yanlış malzeme vermişler, bunun yerine koltuk döşeme malzemesi satan yerler bulun ordan hem pamuk hemde Amerikan astar bezinizi inanılmaz ucuza alırsınız.

    cila bezi
    Hatalı bez hatalı pamuk uygulaması, bu bez işimize yaramaz dediğim amerikan bezini alın, avucunuzu dolduracak miktarda bezi kesin ikiye katlayın altı düz olacak şekilde cilaya hazır hale getirin, merak etmeyin anlatması zor uygulamada refleksleriniz size yin gösterecektir.

    Pamuğu iki kat bezin içine koyun, sebebi pamuk ile kullanımda Amerikan bezinden minimal lifler çıkabilir iki kat bunu engellemek amaçlıdır.

    cila
    Şişe seçimi yanlış, büyük rakı şişesi veya aldığınız tekel ispirto kapaklı cam şişeyi kullanabilirsiniz, tavsiyem mutlaka tekel ispirto kullanın, ispirto diye mavi renkte yağ karışımı satıyorlar malesef.Saf ispirto bulabilirsiniz.

    Kapağı kapamadan önce bir naylon şişe ağzına koyun ve kapaığı öyle kapatın alkol uçmasını önler.

    İspirto miktarı !

    Rakı şişesinin tamamına kadarını gomalağı ezip şişeye doldurun, yavaş yavaş ispirto ekleyin, 2 cm ispirto cilanın üzerinde olsun, bu dolgu gomalak olacaktır yani kalın, yukarda zaten nasıl inceltileceğini ve bezin nasıl eski tertemiz haline döneceğini anlatmıştım.

    Kolat gelsin.

  22. Selçuk Şahin dedi ki:

    Öncelikle daha önce sormaya çekinmekle birlikte, çok geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim.
    Ayrıca bende çok memnun oldum.Sizden öğrendiklerimden mada bahsettiğiniz o gülümseme beni ziyadesi ile memnun etti bende gülümsüyorum şu an.
    Bende hayatta gerçek bir iş diyebileceği işi olmayan birisiyim diye niteliyorum kendimi.
    Malesef yaptığı işin somut olarak ortaya çıkmaması, soyut bir iş yapması,insanı ruhen desteklemiyor. hep şunu düşünmüşümdür İyi bir usta yaptığı işi layıkı ile yapıp bitirdiğinde şöyle karşısına geçip keyifle seyreder ne mutlu ona” bizim yaptığımız iş soyut kavramların müşterilere anlatılması ve onların ikna edilmesi süreçlerinden oluşuyor yani ortada ne bir eser ne bir mal nede alışveriş var, bu durum insanı bunaltıyor doğal olarak.
    Bir kundura ustasının( eskiden tabii) yaptığı el emeği göz nuru ürüne bakması gibi ben işimin sonuçlarına bakamıyorum malesef!!
    Ancak profosyonel ahlak diyede bir şey var, yaptığınız iş karşılığında bir para alıyorsanız karşılığında hakkınıda layıkı ile vermeniz gerekir. Bir dönemde “profosyonel ahlak ” ile geçiyor ancak yaptığınız işin kökeni her şeyde olduğu gibi gerçek dayanaklara dayanmıyıyor ise nafile gitmiyor akmıyor! Bende aynen sizin dediğiniz gibi terapi olacak uğraşlarla oyalanıyorum.

    Bence paylaşmak paylaşılan bilginin yaşamasını ve değer katmaya devam etmesini sağlar ne mutlu siz paylaşanlardansınız.Size nekadar teşekkür edilse az bence, hele böyle aslı unutulmaya yüz tutmuş satatlar söz konusu olunca katlanarak artıyor önemi.

    Bu sıralarda uzun zamandır ahşaba olan ilgimi somutlaştırayım istedim. Kardeşimin Bozcaadadaki pansiyonu “Dafne” için komidinler sephalar gerekti, önce antika eşyalar satın alarak halletmek istedimsede pek mümkün olmadı. Bende yarı mamul eski tip modelleri olan ahşap eşyalara kendimdende bir şeyler katarak halletme yolunu seçtim diyebilirim.

    Bu arada dün cila bezi cila pamuğu bez zımpara, kağıt zımpara aldım ancak üsküdar ve Bauhause da cila yağını bilen satan yok malesef yerine bezir yağı olurmu? Yuvarlak sehpaların oval bitişleri mdf malzeme oluşundan (cilayı pek göstermemesinden) dolayı oralara kaplama yerine su boyası ile renklendirme yapmayı düşündüm. bu arada Latife olarak kabul ederseniz malesef eski insanlar gibi artık eski rakı şişeleride pek bulunmuyor malesef :) ama ben yerine dar ağızlı bir şişe bulacağım!!

    Dün akşam başlayan gece bire kadar sürenzımpara ve biraz daha kalınlaştırılmış gomalak(800 cc ispirto 150 gr toz gomalak) ile çalışmalar devam etti 240 lık zımpara bile kaplama ve ahşabı ipeksi dokuya doğru yaklaştırıyor bugün artık daha ince zımparalara geçmeyi planlıyorum. İşte böyle sayın Andy1 uzun bir cevap oldu kalın sağlıcakla teşekkürler.

  23. andy1 dedi ki:

    Teşekkür ederim moral verici yorumunuza.

    Dikkatimi çeken detay MDF yan kenarlara doku detayı vermediğinizi söylemişsiniz, çok basittir istediğiniz renkte dokular damarlar verebilmek size kalmış, çok basit ve keyiflidir.

    1.Analin toz boya istediğiniz renkte bulursunuz, ceviz,maun,meşe, kısaca her renk,minik paketler halinde satılır.boylara korumak için hava almayan şişler bulundurun.Uygulamak için toz analini şişeye dökün 2 cm şişe dibinde gomalak 2 cm ispirto ekleyip boyayı eritin.

    2.Uygulamak için alt ana renk için normal fırça ile sürün örnek ceviz sürdük, buna damar ağaç dokusu vermek için yapacağımız işlem basit, orta kalın telli fırçayı alt uçlarını zikzak karşık şekilde kesin, veya bir süngeride ince kılcak zikzaklar ile kesebilirsiniz, sonrasında diyelimki ceviz regimize sarı doku istiyoruz sarı analine fırça yada süngeri çok bol olmamak şartı ile zemine düz olarak hat boyunca çekin, birazda siyah doku olabilir aynı işlemi uygulayın.Tam kuruyunca ince zımpara yapın ve gomalak uygulayın.

    Burda tavsiyem, hemen ağaca bu işlemi uygulamayın, farklı bir zeminde renk üzerinde çalışmalar yapın yani ince damar kalın damar gibi detaylara elinizi alıştırın.Uygulaması son derece basit ve keyiflidir.Analin renk işlemini komple eşyalarda uygulayabilirsiniz ahşap rengini değiştirebilirsiniz.

    Pansiyon Ailelerin geldiği bir yerse, mobilyalarınızı çok daha sıcak Akdeniz İtalyan tasarımları yapabilirsiniz hatta hurdacılardan atılmış eşyaları inanılmaz görsel şölene çevirebilirsiniz.

    Örnek verirsem, bir Gardolap düşünün 2 kapılı veya 3 kapılı olsun, Astar seneteik dekorasyon boyaları vardır kokusuzdurlar, istediğiniz renk diyelim örnek açık mavı zemin yaptınız, bu zemin üzerine çiçekler veya dallarla iç içe geçmiş boyamalar uygulayabilirsiniz ve inanılmaz şık bir görüntü olur.

    Konu uzayacağı için kısaca örnek olarak yazdım.

    Rahmetli Babamdan ve eski Rum, Ermeni Arkadaşların tek birşey öğrendim, şunu öğrettiler yaptığın işi önce kendi ruhun hissedecek ve iiçindeki vicdanın sesi beğenene kadar aldığın işi asla bitti diye teslim etme.Bu biraz Ahlaki Vicdanla alaklı detay, bana şunu delerdi ”sen delimisin ne kadar harika bir iş olmuş” dışradan bakana göre muhteşem ama benim Vicdanıma göre asla tamam diyemiyordum çunki biliyordum daha iyisini yapabilirim.

    Sonuçmu Hastalanana kadar Rahmet Babamdan kalan Müşteri demiyorum Aileler ve onların Çocukları hep yanımda oldu, dışardan iş bile alamazdım çunki zamanım olmazdı.

    Tabiki Klise ve özel bina restorasyonlarını saymıyorum bile, detaya girersem inanın roman olur.Çırağan Sarayı, Dolmabahçe sarayı ve Rahmetli Babamın bilirkişi olarak yer aldığı projeler akıl almaz ihmalkarlıklar ile bu konu romana döner.

    Kolay gelsin.Takıldığınız detaylar olursa yardımcı olmaya çalışırım.

  24. Selçuk Şahin dedi ki:

    Teşekkür ederim,bugün kalan dört sehpanın ilk kat gomalak cilalarını anlattığınız gibi kıvamlı olarak uyguladım.
    Cilanın kapatıcı özelliği daha koyu kıvamlı olduğundan,işlem gayet kolay oldu.Bir saat içerisinde dört sehpa bitti şimdi kuruyorlar.Cila yağı kullanmadan yapıyorum bir sorun olurmu ? Cila yağının işlemdeki görevi nedir acaba?
    Yalnız malzeme bulma konusu sıkıntılı kimse (yeni nalburlar ,yapı marketler)cila yağı diye bir şey duymamış anlaşılan bu işin yapıldığı yerlerin yakınlarında aramam lazım! Sizin önerebileceğiniz bir malzemeci varmı?
    İlk kat resimlerini gönderiyorum.
    İyi günler dilerim,

  25. andy1 dedi ki:

    Mail olarak size İstanbulda tanıdığınız var ise adres veririm, yağ hem bezi aldırabilirsiniz.

    Yağ kullanmada amaç işin gerçeği masif ahşaplarda özellikle kullanılır ağacın yıkanıp temnizlenip zımparalandıktan sonra ince bir kat yağ sürülür fakat bu her ahşap için geçerli değildir.Normal cilada ise son kat cilada anlattığım şekilde damlacaıklar halinde uygulanıp bezin hem daha rahat kayması hemde alt zemindeki cilaya renk amaçlı uygulanır.

  26. Selçuk Şahin dedi ki:

    Ben zaten istanbul anadolu yakasında ikamet ediyorum mail olarak gönderebilirseniz oradan alırım teşekkürler!

  27. andy1 dedi ki:

    hata

    Selçuk bey, emeklerinize sağlık, oldukça güzel bir sonuç elde etmişsiniz.

    Darılmaz iseniz, bir kaç hatanızı yazmak istiyorum, çekmece ön oluklardaki MDF hayli göze çarpıyor, bu detayı analin boya ile kapatabilirsiniz.

    Komedin Gürgen olması ağacı malesef canlı dokulardan mahrum bırakıyor, eğer tekrar denediğinizde mutlaka ciladan önce su boyası ile renklenririn, daha tatlı bir ceviz rengi elde edersiniz.

    Eleştirim için umuyorum bana kırılmassınız.Mail adresinize adresi yazıyorum.

    Saygılar

  28. Selçuk Şahin dedi ki:

    Merhabalar bende kayın ağacının yeknesak dokusundan dolayı aynı şekilde boya yapabilirmiydim diye dün düşünmüştüm,sizden aynısını duymak işin mantığını yavaşyavaş kavramaya başladığımı düşündürdü naçizane!
    Şu aşamadan sonra renk albeni haraket kazandırmak adına yapılabilecek bir şey varmı bilemiyorum?
    Şu an sizinde bildiğiniz gibi işin yarısı bile bitmedi,inşaallah bitiş fotoğraflarınıda yayınlarız.
    Sizin eleştirilerinize kırılmak mümkün değil,ancak teşekkür edebilirim,sağolun vakit ayırıp uğraşıyorsunuz,
    Saygılar bizden.

  29. andy1 dedi ki:

    Renk detayı vermeniz basit bir işlemdir, dediğim gibi su boyası yüz yıllık geçmişe sahip bir tekniktir ve su boyasını ağaca uygulamadan önce farklı boş yerde deneyin.

    Renk raışımı için, Türkiye’de inanın şu anlattığımı bilen bir tane usta göremessiniz çunki bilmezler, kendimi abrtmıyorum tabiki bende Babam ve onun eski Rum ustalarından bugüne gelen bilgidir ve artık benden sonrasında bu bilgi yaşamayacak, rica ediyorum abrttğımı sanmayın.

    Evet su boyası uygulmasında, her rengi ama her rengi uygulayabilirsiniz, malzeme olarak size bunu mail ile yazacağım çunki yüzlerce kişi konuyu takip ediyor ve malesef paylaış yapıp bana değil size teşşekkür etmeleri gerekirken sadece bilgileri sömürmekle yetiniyorlar, bu sebeble net renk detaylarını ve malzemeleri nerden bulursunuz anlatağım malzemeyi satan yerler farklıdır, nalburlarda yada hiç bir mağazada satılmazlar.

    Bu kimysallar kesinlikle su bazlıdır yani zehir veya Çocuklara zarar verecek kimyasal birleşime sahip değildir, Osmanlıda bu teknik işin gerçeği İznik çinilerinde uygulanmış ve muhteşem Turkuaz renginin saklanması ise sadece olaya gizem katmak amaçlıdır çunki o rengi elde etmesi tamamen doğal boyadan kaynaklıdır ve Osmanlı bu boyayı inanılmaz şekilde formule edip saklamış.

    Konuya dönersem diyelimki Maun renk istiyorsunuz en detaylı ve en canlı renk yaratmak elimizde, hatta alt damar dokusu dahi vermek mümkündür.

    Boyayı kullanmak çok önemlidir çunki bahsettiğim boya 1 toplu iğne başı kadar inanılmazın ötesinde renk verecekti o kadar canlı ve parlaktırki şaşırsınız, burda yapmamız gereken klasik su boyasına bu özel rengi istediğimiz oranda hazırlamak yeterli, sonrasında daha önce detayları vermiştim, uygulamasını yapabilirsiniz.

    Bu tekniği İtalyada çok kullanırlar ünlü İtalyan mobilyalarında o inanılmaz keskin renk ve dokulartın kaynağı bahsettiğim boyalardır, komik ve alakasız gelecek ama ünlü İtalyan Arabalarında kilosu 100.000 dolarlık bu özel kimyasal boyalar ile o erişilmez renkler yaratılır.

    Rahmetli Babamdan kalan hatıramı paylaşmak isterim, bu boyaı aldığımızda bana boyayı erit dedi standart boya sandım, ve iğne başı kadar bir miktarı cezvede kaynattım sonrasında ahşap yüzeye sulandırarak sürdüm, ortaya tuaf çirkin bir renk çıktı, ertesi gün zımparadan snra cilayı yapmaya başladıklarında hayatımda gördüğüm en inanılmaz Ağaç dokusunu görmek beni hem şaşırtmış hemde Kommplekse girmiştim, çunki o kadar fazla detay vardiki o dönemlerde ben Ustayım diye kaba tabirle ortalıkta gezinmiyordum, tokattan beter bir duyguydu hayatımda bir daha ben Ustayım demedim, çunki eski Ustalar inanılmazın ötesinde tam bir hazineye sahip bilgilerle donanımlıydılar.

    Sonrasında, 12 Eylül öncesi bu Ustalar Amerikaya gittiler, eski Ermeni Ustalardı yani Babamın Dostları benim Amca diye sevdiğim saygı duyduğum o İnsanlara bir döende bitmiş oldu.Türkiye’de kazanamadıkları paraları Amerikan Hükümeti bu Ustalara öyle destek verdiki 5 sene sonra daire değil Boston ve New Yorkta bina sahipleri oldular, Üniversitelere davet edildiler, bilgileri kaynak olarak kaleme alındı ve güncel hayatta halen kullanılan tecrübeler olarak duruyorlar.

    Türkiye’de ise tam tersine ben Kalp kası hastası oldum, İnanınırmısınız Devlet’ten destek değil eziyet gördüm ve görmeyede devam ediyorum, farklı anlamayın Eski Müşterilerimin yardımları ile ayaktayım, kimse darılmasın ama Türkiye’de ne Sanata nede Snatçılara saygı denen kavram yok, ben kendimce Sanatcı değil Zanaatkar yani amatörce uğraştım.

    Detay çok fazla konu tuaf oldu, kusura bakmayın bazı detaylar malesefki çok feci şekilde beni üzüyor.Resteratörüm diyen, güzelim Osmanlı eserlerine katliam uyguluyorlar, torpiliniz var ise milyon liralık ihaleleri alıyorlar ve uyguladıkları yaptıkları restorasyonlar 5 sene dayanırsa mükemmel deniyor.

    O kadar fazla detay varki ve ünlü yerler varki burda yazarsam olay olur, Milyonlarca İnsanın sene gezdiği ünlü yerlerdeki restorasyonlar bırakın 5 seneyi 2 senede çürüyorlar, aldıkları yüz binlerce Dolar ise ceplerinde katelettikleri sözde restorasyonun hediyesi oluyor.

    Erol Gökhan (Tusta)

  30. Selçuk Şahin dedi ki:

    Saygıdeğer Erol Ustam,
    Nedeseniz haklısınız ayaklar baş başlar ayak oldu ve her alanda bu yozlaşma paçozlaşma var !
    Bilgiye görgüye verilen değer yerlerde sürünüyor.
    Siz ve varsa alanında sizin gibiler benim gibi bilgiye değer verenler için baş tacı edilmesi gereken nesli tükenmiş tükenmek üzere olan kişilerdir,
    Neyse ben bugün Kadıköy Rıhtımdan analin boya bez vs aldım” cila yağı”almadım orası bildiğimiz Mineral esaslı makine yağını toptan alıp 50 cc lik plastik kaplara bölüp satıyordu.Bu yağ olurdedi bende zaten evde makine yağı var be

  31. Selçuk Şahin dedi ki:

    …evde makine yağı var ben o yağı kullanacağım.
    Ayrıca sehpanın birinde ilk katlarda Gomalak cila uygulamama rağmen renk denemesi yapacağım.
    Sonuçlarını sizinle görsel ve yazılı olarak paylaşırım izniniz ile.
    Saygılarımla.
    Selçuk Şahin.

  32. andy1 dedi ki:

    Selçuk Bey,

    Son resimleri aldıktan sonra şöyle dedim Amatörce sevgiyle yapılan bir iş kesinlikle başarıyı beraberinde getiriyor.

    Sizin uyguladığınız teknik için şunu demek istiyorum, Türkiye’de öyle ustalar gördümki 20-30 senelik inanın sizin yaptığınız renk uygulamasını halen zeminle birleştiremiyorlar.Şaşırdığım nokta ise bu kadar kısa zamanda böyle sonuçlar almanız inanılmaz ötesinde ilginç, her halde 1 senelik gerçek zaman ayırıp Restorasyon ile uğraşsanız, bir çok Usta yanınızda çırak kalacaktır.


    Harika bir sonuç elbetteki ilk uygulamanız için denilecek tek cümle mükemmel, sonuçta ilk defa gomalak ve renklendirme yapıyorsunuz, harikasınız.


    Ceviz renklendirme biraz hatalar var dediğim gibi ilk defa deneyen birisi için mükemmel diyorum.

    Ceviz renk uygulamasında, rengi zemine uygulamadan önce su boyası ile boş bir alanda renk tonunu ayarlamak şart, daha açık tonlar kullanmak her zaman avantajlıdır, koyu tonlar üzerine cila çalışmak ise riskli sonuçlar doğurur.

    Burda dikkat edilecek detay, renk açık olursa bu avantajnıza olur, 4-5 kat gomalaktan sonra renk oturmaya başlar, fakat rengi beğenmediniz açık geldi, bu sefer devreye Analin renklendirme veya özel renk boyalarımızı sokmamız gerekir.

    Tekniği çok basittir, diyelimki açık kahve oldu, ama Su boyası vuramıyorsunuz, tavsiyem basit artık artık renk uygulamasında fırça veya başka hiç bir şey kullanmayın, ispirto ve gomalak ile hazırladığınız yeni cila bezine çok az miktarda ekleyin, çok az miktar unutmayın!

    Renk ve cila ile zemine gomalak uygulandıkça rengin gittikçe istediğiniz detaylara geldiğini göreceksiniz, renk yeterli ise kullandığınız renkli gomalak beizini bırakın, (bezleri atmayın, hava almayn bir poşette saklayın, bozulmaz, istediğiniz zaman eski bezlerinizin doku avnatjlarından yararlanırsınız).

    Bu işlemden sonra 1-2 kat gomalak çalışıp kurumaya bırakın ve zımparadan sonra, kalın gomalak cilayı beze 1-2 damla ispirto ekleyerek çalışmayı sonlandırın.

    Renk uygulamsında Komedin gördüğüm kadarı ile zemin üzerinde ufak izler var, bunu yukarda bahsttiğim teknikle kaybedebilirsiniz.

    Maun renk uygulması sanıyorum, renk olarak biraz çiğ kalmış, aslında kafamdaki detaya göre çiğ diyorum, bu renk özelliğini bilinçli olarak seçmekte mümkün, burda eksik olan, zemindeki doygunluk hissi bunu gomalak cila ile zemini daha tok ve detay derinliğine kavuşturmak elinizde.

    İşin gerçeği Amatör uğraşılarda veya sanatsal uygulamalarda bazı hileler vardır.

    Sanatsal uygulamlarda bu hile tekniğini çok kullandım, hileden kastım hilekarlık değil, basit mobilyalara gerçek Antika görünümünü vermektir, bunun için çok etkili ve çok basit yöntemler vardır, hatta böyle düz zeminlerde, bahsettiğim teknikle inanılmaz görsel detaylar yapabilirsiniz.

    Bu tekniği İtalyada genelde Yağlı Boya resimlerde eskitme Antika havasını vermek için kullanırlar, size komik gelecek veya tuaf gelecektir, Türkiye’de Yağlı boya tablolarda bu tekniği ilk uygulayanda benim halende bilen olduğunu sanmıyorum, çunki yeni bir resmi 500 senelik Antika tablo veya mobilya detayına kavuşturabilirsiniz.

    Çok derin konu olduğunu için fazla uzatmak istemiyorum.

    Sehpa üzerinde Ceviz analin çok sulandırarak gomalıklı beze ekleyin çon ince renk ile çalışın, gözünüzde bu kadar yeterli diyene kadar devam edin.Kurumasını bekleyin detaylı zımpara ile kalın gomalak ile inceleterek cilayı sonlandırın.

    Bazı ustalar bu resminizi görüp ve gomalak uygulmasının ilk halini görünce, eminim biraz komplekse girebilirler, asla ama asla abartmıyorum, şu yaptığınız uygulamayı ve sonucu halen veremeyen 20-30 senelik sözde Gomalak ustları tanıdım.

    Ellerinize sağlık.

  33. Selçuk Şahin dedi ki:

    Sayın üstadım,
    Öncelikle ortada bir başarı varsa bunu size borçluyuz sizin yönlendirme ve cömert bilgi paylaşımınız olmasa bu sonuçları elde etmemiz güç olurdu.Zaten beraber yapıyoruz ben sadece uyguluyorum!
    Yinede üstüme alınacağım bir pay varsa, hakikaten keyifle ve severek yapmama borçluyum heralde!
    Sonuçta komidinin koyu ceviz ,sehpanın maun+açık ceviz renk uygulamaları ve gomalak uygulamaları bitmiş değil sizinde yönlendirmeleriniz ile devam ediyoruz inşallah.
    Belki nasip olur Restarasyon işide yaparız Allah büyük,ben birkaç toplanacak obje bulabilirsem size danışırım izniniz ile.
    Bazı renk tekniklerini burada açıklamayı tercih etmediğinizi biliyorum,özel e posta yollayacağınızı söylemiştiniz rica etsem renk uygulamalarının yanısıra eskitmeyle ilgilide birşeyler ekler iseniz yapmaya çalışır ve bilgiyi korurumaya çalışırım.
    Aklıma birşey takıldı analin toz boya yarifinizde analin boyayı biraz gomalak solüsyonu ve biraz ispirto ile eritiyorduk.yukarıda analin boyayı sulandırmaktan bahsederken normal sumu kullanıyoruz?
    Su boyası derken bu analin tozların suylada eritildiğinimi anlamalıyım?
    Gomalak solüsyonu ile su uyumlumudur?
    Beğeni ve övgüleriniz için tekrar teşekkür ederim.
    Saygılarımla.

  34. andy1 dedi ki:

    Selçuk Bey,

    İlk defa Restorasyon cila işi yapıp sizin kadar net sonuçlar alanı çok az gördüm, Hastalanmadan önce Rahmetli Babam döneminde Universitelerden Restorasyon ve Sanat öğrencileri staja gelirdi, şuan Amerikada bir hayli söz sahibi olan Babamın yeiştirdiği gençler şimdi orta yaşın üstündeler elbetteki. Babamdan o zaman bir detay öğrenmiştim istediğiniz kadar süper zeki olun, beyniniz tam bir deha fikirleri üretsede, Sanatta tek hakim olan şey ”EL MELAKESİDİR” yani eliniz yatkın olmalı diğer türlü, sonuç almak imkansız oluyor.Kısaca belirtmek istedim.

    Türkiye’de Sedef ve Osmanlı eserleri restorasyonları çok yaptım, yada Osmanlı el oymaları veya Avrupa Dönemi farklı geçiş dönemlerine ait eserleri onardım, hatta övünerek söylüyorum Dünyaca ünlü İnsanlara işler yaptım, tabiki para kazanmadım çunki paraya değil Sanata aşıkım halada hayallerimde bu aşkım devam ediyor ve restorasyonu inanılmaz özlüyorum.

    Siz yeterki bu Snata ilgi duyun elimden gelirse tüm detaylarda yardımcı olmaya çalışırım, oyma işlerine kadar herşeyi size en basit teknik detaylarla anlatırım, Sanatı zorlaştıranlardan değilim Sanatın sevilmesine sanatı sevenlere yardımcı olunmasını isterim.

    Burda inanılmaz detayları anlatmak isterim, dedim ya günde belki konuyu 250 kişinin üzerinde İnsan takip ediyor düzenli olarak malesef tek bir yorum daha yazıp konuya destek olma nezaketini görtermiyorlar, üretmek değil bedavadan tüketmeyi İnsanlık anlayışı olarak görüyorlar.Hak veriyorum yazılarımda piyasalardaki sözde Ustaları çok mahçup ettim, fakat Usta demek Ustalık Ünvanı öyle alınmaz, Ustalık bir katiyerdir nasılki Üniveristelerde ve bir dalda belli kariyer ünvanları var ise Ustalıkta günümüzün Docentleridirler ve bu Ünvanıda önüne gelenin ben Ustayım demsine kızıyorum.

    Daha ağacı bilmiyor, Ağacın dokusunu bilmiyor, Mobilyanın sitilini bilmiyor ben Ustayım diyor, Antikacıya giriyorsunuz Gotik Mobilyayı gösteriyorsunuz cevabı Fransız ceviz Antika, Adamın gotik’ten Baroktan haberi yok, ama Ustayım yada Antikacıyım diyor.Bu sebeble Türkiye’de beni belli kesim sevmez hatta rahatsız olurlar, Gomalak diyoruz ama rica ediyorum bir Ustaya gerçek usta ise cevap vercektir Gomalak nedir diye sorun, cila diyecektir hayır Gomalak açılımı nedir diye sorun, çunki gomalak uygulaması bir sanattır Franasızların Dünyaya kazandırdığı elle yapılan Lake uygulamnasıdır, kısaca yazacak çok şey var, sizide gerksiz detaylar ile yoruyorum kusura bakmayın.

    Evet sorularınıza dönersem

    Anelin boyayı sadece ispirto ile eritebilirsiniz, hava almayacak mini şişelerde isterseniz sadece ispirto ve analin ile cila katmadan hazır renkleri elde edip saklayabilirsiniz.

    Türkiye’de sözde Ustaların asla bilmedişği bir detayı daha yazıyorum, piyasalarda satılan hazır su daha doğrusu kumaş boyaları vardır, bunu ilk defa Türkiye sitemde okuyor çunki dedim ya bilgilerimi sonuna kadar meralılarına vermek istiyorum.

    İstediğiniz her renkte kumaş boyaları var, inanılmaz renk karışımları yaratabilirsiniz ham mobilyalarda harika renklere imza atabailirsiniz, aklınıza gelen her renk, eflatun, turuncu,sarı,mavi,yeşil,kırmızı kullanabilirsiniz, tekniği basittir su boyasını örnek 10 gram su boyası 1 litre su 1 tatlı kaşığı tuz ile iyice kaynatın, bu formül boyanın suya tam karışmasını sağlar ve uygulandığı yüzeyde kuruduğunda dışarı renk vermez yani, dokunduğunuzda elinize bulaşmaz ahşap boyayı emer demek lazım ve üzerine istediğiniz her şey ile boyayabilirsiniz, gomalak veya vernik uygulamaları yapabilirsiniz.

    Analin boyayı tavsiyem fırça ile sürebilirsiniz fakat örnek açık renk sehapnızada uygulama stili olarak Renkli analini beze 3-5 damla ekleyin gomalaklı beze normal cila gibi çalışın, bezdeki renk tavaş yavaş mobilyanıza geçemeye devam eder, renk isterseniz beze ekleyip daha koyu tonlara doğru gidebilirsiniz veya yeterli dediğiniz anda renksiz gomalıklı bezle çaılmaya devam edersiniz, zımpara ve son kat cila ile bitirirsiniz.

    Size özel boya konusunda Adres vermeyi unuttum sanmayın, sadece eski kartlarımı yani kartvizitlerimdeki adresleri araştırıyorum, bulmasamda size net hafızamdaki adres detayları ile yerdımcı olmaya çalışacam merak etmeyin, bu özel boyaları kullanacaksınız, verdiğim sözleri yapamamaktan fazlasi ile korkan ve sözlerin altında ezilmekten her halde benim kadar kimse korkamaz, en yakın zamanda detaylı bilgileri iletmeye çalışacağım.

    Gomalak ve su uyumlu değillerdir, aslında gomalak olarak farklı kalitede türler var, Türkiyede ucuza satılan açık renk taş gomalaklar var, bulabilirseniz koyu kehribar rengi katmanlı gomalak kullanın, beyaz gomalak vardır, bu türü bizler saf alkolle eritip Osmanlı sedef mobilyalarda veya Pelesenk, Tik, Maun özel desenli kaplamalarda kullanırdık, sebebi bu tür mobilyalar ortalama 300 sene civarında olurlar ve kullanılan kaplama türü dahi farklıdır, buna papel kaplama deriz 1 mm üzerinde kalınlığı olan masif ağaçlar mobilya yüzeyine kaplama olarak uyulanırdı dönemlerinde.

    Bu Mobilyaları katleden cahilleri malesefki Türkiye’de gördüm eline camı alıp bu sanat eserlerini katleden sözüm ona üstündeki cilayı çıkaran cahillerin sayısı sandığınızın çok ötesinde fazladır.Bunlara Mobilya teslim edip Usta cila yap demek Mobilyanızı çöpe atmakla aynı şeydir.


    Bu tür eğlenceli gravürlerle dolu dolaplar yapabilirsiniz, bunların teknik uygulaması kolaydır ve Avrupada ortalama 500 Euroların üzerinde her zaman alıcıları vardır, Antika özel mobilyalar yaratmak elinizde.

    Burda masif kök ceviz renklendirilmiş doğal boya ile farklı bir konsol haline getirilmiş, dikkat ederseniz ağacın tüm masif damar detayları görülüyor, bu işlemi meraklısı olursa anlatmaya çalırım.


    Burda Maun mobilyanın ki gerçek 100 seneye yakın bir Antika değeri olan eşya bahsettiğim teknikle inanılmaz şık hale getirmek inanılmaz kolay ve basit işlemdir.

    Yine uzun ve detay oldu kusuruma bakmayın.

    Saygılarımla

  35. Selçuk Şahin dedi ki:

    Herkese Merhaba,4 gündür sesim çıkmadı elimdeki işleri bitirip ondan sonra yazmak istedim.
    İlk yazımı yaklaşık 15 gün önce yazmışım,o günden bu güne sanırım biraz yol kat edebilmişimdir.
    Gomalak cila ve mobilya boyama işi gerçekten de keyifli bir iş!
    Temel hadise severek ve isteyerek uğraşmak,
    Tekniğini zaten Erol üstadımız ayrıntılı anlattı.
    Benim cila ve boya süreçlerim sıralama açısından farklı oldu; önce zımpara yağlama sonra boya (eğer renklendirme gerekiyor ve isteniyorsa) ardından cilalama sıralaması benim işimde sonradan boyaya kara verince sıralama şöyle oldu zımpara, cila, zımpara, boya, cilalama şeklinde ilerledi ben hiç yağ kullanmadım!
    Sanırım istemedende olsa sanki bir” eskitme” tekniği uygulamış gibi farklı renk ve gölgelemeler elde etmiş oldum.
    Erol üstadın da dediği gibi 500 lük sıfır tabir edilen zımpara ile hiç bastırmadan zımpara yapıp 3-4 kat daha incelerek giden bir yoğunlukta gomalak uygulaması ile bitirdim sayılır!
    Daha fazla zımpara ve gomalak uygulaması ile devam edilebilir, şu an son cila uygulaması üzerinden 24 saat geçti kemikleşme süreci devam ediyor.
    Vakit ve gereklilik olursa devam edebilirim diye düşünüyorum, şimdi son hallerini Erol üstadımıza gönderiyorum sizlerle paylaşması için kalın sağlıcakla!!

  36. andy1 dedi ki:

    Selçuk Bey,

    İlk defa Gomalak uygulması yapan biri için harikasınız, bu kıvamda iş çıkarmak için senelerce uğraşanları bilirim.
    İlk acemilik işinizden sonra bu çalışmaya devam ederseniz eminim inanılmaz detaylı gomalak işleri ile herkesi kıskandırırsınız, harika suuçlar.

    Eleştirilerim var elbetteki, öncelikle alt zemin uygulamasında, renk kesikleri var sebebi zemin boyası fazla katımı kullandınız, diğer etken ise mobilyalarda püf noktasıdır, renk vururken örnek bezi dokundurduğunuz yerden itibaren bir defada sürmelisiniz, yani sürerken esler vermeyin yada renk vurduğunuzda kurumadan üzerinden geçmeyin,

    MDF sorunları ile tavsiyem malesef MDF zemin alt zemin boyası zamanla eliniz alışacaktır, MDF boyayı emer ve simsiyah dokusu olmayan bir zemin oluşturur.Bunu önlemek için farklı detaylar var, toprak boya ile açık renk vurup üzerine istediğiniz tonu uygulayabilirsiniz, veya bildiğimiz vernikle MDF üzerinde tabaka oluşturuğ su boyasını uygulayabilirsiniz, fındık kabuğu tonu elde edersiniz.

    Sonuçlar için diyebileyecğim tek şey harika olmuş, ellerinize sağlık.

    Unutmadan Cennet gibi bir yerde yaşıyorsunuz, yeşillik inanılmaz sakin ve güzel.

  37. Selçuk Şahin dedi ki:

    Erol Üstadım eleştiri ve taktiriniz için teşekkür ederim.
    Evet ilk defa yapıyorum ancak sağlam tiyolarla!
    Bu ürünler Bozcaada Dafne için bundan sonrakiler olacak ve kendi evimiz ve eşedosta hediye olarak..
    İkinci hedefim ise ahşap çift kişilik bir karyola başı bulup restore etmek (tabi becerebilirsem!)olacak heralde.
    Şimdiden bir kaç eski parça tespit ettim Üsküdar antikacılar çarşısında .Eğer alabilirsem onlardan biri ile başlamayı düşünüyorum resimlerini paylaşırım inşallah.

  38. andy1 dedi ki:

    Eleştiriler olmazsa malesef hayat gerçek şekilde İnsanlar adil davranmıyor, şahsen bana birisi eleştiri yaparsa mutlu oluyorum, İnsanın dışardan kendisini analiz etmesi imkansız.Olumlu tavrınız için tekrar Teşekkür ediyorum.

    Siz minik bir detay söylemek isterim ve mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum, Dafe resimlerde beyaz bir komidin gördüm, o beyaz komedin üzerinde inanılmaz detaylar ile ilk sanatsal çalışmalara başlayabilirsiniz.Tabiki isterseniz, inanılmaz keyifli ve İnsanların çok beğendiği bir emek gerekir, aslında ahşap ile modern sanatın birşleşimi demem gerek.

    Beyaz komedini istediğiniz aklınıza gelen ne varsa, resim Aile fotorafı, gazete, dergi kapakları kısaca görsel yazılı her türlü medya ile çalışabilirsiniz.

    İtalyada ve Fransada elbetteki Amerikda bu tarz dekoratif sanatlar inanılmaz ilgi görüyor, kendimi meth etmek istemem fakat bir çok ÖÇğrenci yetiştirdim, hepsi malesefki Yurt dışından gelen sanat severlerdi, üzülerek söylüyorum Türk öğrencim olmadı, Madam Ttussot müzesine kadar ders verdiğim Arkadaşlar oldu.

    Fazla detay yazmıyorum, isterseniz malzeme ve kısa tarif yapmak mümkün.

    Yatak başına gelince, keşke geçen sene tanısaydım size inanılmaz güzel bir ArtNeuvo yatak başına hediye ettim, beyaz kale üzerine desen çalışmasıydı, burda düz bir yatak başına alıp farlı objelerden kalıplar alarak modern bir yatak başı yapabilirsiniz, Snat çalışmaltında biraz uç fikirliyimdir ve genelde Avrupada yaptığım işlerin hayli takipcisi olmuştu.

    Örnek Yatak başını tavsiyem 180cm cm gibi bir büyükül seçin, yani odayı doldursun, yada daha basit hazır veya Antika yeni dönem ahşaplar sizin tercihinize kalmış, yatak başına kendi yüz maskaneizi dahi çıkarıp farklı motiflerle enteresan görsel bir şölene çevirebilirsiniz, yada farklı Antikacılarda aslında hem ucuza hemde kolay bulcağınız antika eşyalardan kalan oymalar, dolap başlarınıda kullanabilirsiniz.

    Resimleri paylaşın isterseniz fikir alış verişimiz olabilir, ucuz yada parça eski eşyaları resimleyin, Laf aramızda Antikacılar her ne kadar Antikacıyım deselerde Türkiyede toplasak gerçek Antikacı sayısı 20 kişiyi geçmez, esnaflar arasında.

    Bakın asla farklı anlamayın, Babamın ve Benim desteğimle bugün Türkiyede Antika piyasasında çok ciddi isimler var, isimleri yazmıyorum fakat bu kişilerin Dükkanı zaten butik tarzıdır, bu sebeble diğer Dükkanlardan inanılmaz parçaları çok ucuza bulabilirsiniz.

  39. Selçuk Şahin dedi ki:

    Merhabalar,
    Eşim bir ara ahşap boyama ile ilgilenmiş idi,dün bana transfer tutkalı ile çalışmalar yapabileceğimizi söylemişti sizin bahsettiğiniz malzeme ve kısa tarifi rica edebilirmiyim.
    Aklıma gelmişken”Pinterest” diye bir site var farklı ilgi alanları ile ilgili insanların çalışmalarını paylaştığı bir site oradada dekorasyonla ilgili çok değik çalışmalar gördüm! Dünyada çok yaratıcı insanlar var! Çok keyifli bir site öneriririm.
    Obje ve parça resimleri çekebilirsem sizinle paylaşırım önerdiğiniz dükkanlar olursa paylaşırsanız sevinirim.
    Genelde uygun parçayı ucuza bulmak zor oluyor, adamlar çöp diye neredeyse bir kenara attıkları güve yemiş malzemeleri bile talip olduğunuzda fırsat bilip olmadık paralar istiyorlar malesef!
    Teşekkürler.

  40. andy1 dedi ki:

    Siteye baktım, aslında size bahsettiğim detaylar ve yapmanız inanılmaz basit ve kolaydır.

    Tekrar yazıyorum isim vermiyorum fakat boyama veya dekoratif atolye dersleri verilir, bu firmların sahipleri bir çok konuda benden fikir alan İnsanlardır, isim vermiyorum ama içlerinde bir hayli ünlü kişilerde var.

    Bu kurslarda herşey abartılır, herşey o kadar basittir ama elbetteki haklı olarak para kazanmak için herşeyi tersten göstermek zorundalar.

    Transver tutkalına bile ihtiyaç yok bildiğimiz beyaz tutkal dahi yeterlidir, tranfer yapacağınız resim ve artk ne istiyorsanız onu uygulmak gayet basittir, hatta komple kumaş dahi yapılabilir.

    Yapacağınız bir zemin hazırsa üzerinde sizin fikrinizle beraber, ne yapılacağı konusunda yardımcı olmaya çalışırım, malzeme yazmakı pek doğru olmaz çunki boşa para harcamanızı istemem.

    Kurs boyama taolyelerinde aslında Sanatsal bir gelişim verilmiyor İnsanlar, atolyeler boya satmayı hedefliyorlar malesef, oysaki Kursalarda öğrencilerin çalışmalarına bakın tamamen biribirinin aynısı standart boyamalardır.

    Size bir örnek vereyim, diyelimki beyaz komedininize Osmanlı motifleri istiyorsunuz, ekstra hiç bir boya mgerekli değil, 10 liralık malzeme ile harika renkler edersiniz üstelikte inanılmaz doğal yüzel boyaması ile görenleri şaşırtırsınız.

    Toprak boya ile denemeler yapın, Kurslarda satılan boyalara boş yere paralar vermek gereksiz.

    Eskiciler malesefki çöpü dahi bir halt sanıyorlar, ama kendilerinede Antikacı diyorlar tam bir tezat, bu eskiciler aslında Antika eşya bilgileri hiç olmadığından, üzücü ama biraz oymalı ağaca Antika sanıyor oysaki abartmıyorum maddi olarak dğeri olmayan elbetteki çöp değil ucuza satılacak eşyalardır.

    Tavsiyemse ara sokaklardaki eskicileri gezin, mesala eski atılmış barok tarzı koltuklar vardır bunların özelliği oymalı çalışmalarının yoğun olmasıdır, sadece oyması için bulmak mümkün zaten bu koltuklar genelde müşterisi çıkmadığı için ucuza satılırlar.

    Size basit bir tasarım göstermek istiyorum, boş yere antik aramak yada Antikadan habersiz İnsanlarla muhatap olmak sıkıcır, kendiniz yaratabilirsiniz.

  41. Selçuk Şahin dedi ki:

    Bugün kadıköyde eskici ve antikacıları ve bir kaç mağaza+ atolyeyi gezdim.
    Gözlemlerim sırasında camla kazınan eşyalar,solvent ve boya sökücü ile cila ve boyaları sökülen mobilyalar gördüm!camla kazıma işleminin çok eski bir teknik olduğunu ancak günümüzde bunu iyi yapabilenin çok az olduğunu söyleyende oldu!
    Mobilya testerasyonu nsıl olmalı isterseniz ve Erol beyde onaylarsa bir uygulamalı örnek üzerinden gidebiliriz.
    Eski bir karyola aldım,restorsyona ihtiyacı var bunu restore edebilmeye çalışabilirim resimlerini gönderiyorum erol hocamın yorumlarını bekliyorum tekrar teşekkür ediyorum!
    Selçuk.

  42. andy1 dedi ki:

    Selçuk bey, inanın şaşırdım hemde çok şaşırdım!

    Cam kazımanın eski olduğu ve teknikle uzaktan yakından alakası olmayan, son derece basit 10 yaşındaki Çocuğun dahi yapacağı bir mobilya katlimıdır, ne teknikle nede restorasyonla uzaktan yakından alakası olmayan bir tuaflık sadece.

    Siz onlara deyinki neden Sistra yapmıyorsunuz, eminim sistra bilmiyorlardır, sistra bilmesinide kullanmasınıda bilen usta çok azdır, çunki ustalık ister, ahşapı temizlerken çelik parmaklarınızı yakar, eski ustalar ağaca zarar gelmesin diye sistrayı o kadar muhteşem bileylerdiki günümüzde neşterle dahi yapılmayacak ince tabaklar halinde eski kirler alınırdı.Sistra’yı bilemek dahi inanın sanattır, Cam cümlesine cidden kızıyorum sanatla alakası yok, Ustalıkla alakası yok acemilerin uyguladığı bir yöntem.

    Karyolayı gördüm almadan keşke resimlerini yollasaydınız, 1960-1970 dönemi bir işçilik, eskiden emin önünde Atolyelerde Anadolu şehirleri için yapılan klasik işlerden.


    Nemden kaplama açılmış, tamir için iki yolu var, diğer konuda bahsettiğim sıcak tutkal ile kabaran bölgelere tutkalı yedirip, kızgın çekicle kalkan bölgeleri yapıştırmanız kolay olacaktır.

    Burda tavsiyem Ceviz kaplama alıp yaralı bölgedeki kaplamayı temizleyin ve yeni ceviz kaplamayı sıcak tutkal ile yapıştırın, isterseniz tüm arkayı aynı yöntemle yenileyebilirsiniz.



    Ön taraf temiz görünüyor kurt delikleri var ve rutuş yapılmamış bunu basitce rutuşlayabilirsiniz, zımparaladıktan sonra bildiğiniz guaj kahve rengi boya renk tonları ile yakın renk ayarlayıp ince fırca ile delikler üzerine rutuş yapın, kurusun,cila sonrasında rutuşlu bölgeler fark edilmez.


    Masayı almadıysanız, belirtmek isterim 1970’lerin işçiliğidir ve oldukçada fazla işi var, üst tabla tamamen kaliteli şekilde sağlam bölgelere işçilik uygulanmalı yani kabarma veya çatlaklar var ise sıcak tutkal ile güçlendirilmeli, gördüğüm kadarıyla kaplamanın hali berbat, fiyat bilmiyorum şunu diyebilirim çok iyi düşünüp öyle karar verin.

  43. Denizkizi dedi ki:

    Sayin andy1
    Ben bir kac aydir, evde nasil mobilya boyaya bilirim (restorasyon benim icin iddiali olur) diye arastirma yapiyorum. Yalniz konuyla ilgili kor cahilim, sayfalarca yazi okudum, yuzlerce resme baktim fakat henuz malzemeler konusunda bile netlik kazanmadim, tekniklerle ilgili cehaletimi siz dusunun :)Bu geceye kadar dogru cevaplar alabilecegim turkce bir kaynak da bulamamistim. Bu sayfayi bulunca cok mutlu oldum, sizi gokte araken sanirim burada buldum. Selcuk beyle yazismalarinizdan bu aksam bir soru soruma cevap buldum. Ve sayfanizi hemencecik Ustam diye kaydettim. Size Daha sonra ayrintili yazacagim izniniz olursa, bu simdilik bir merhaba mesaji olsun. Selam ve saygilarimla….

  44. Selçuk Şahin dedi ki:

    Masayı almadım zaten.
    Karyolayıda uygun bir fiyata aldım biliyorum sıra mal ama ilk işim olduğu için en azından değerli bir parça üzerinde çalışmamış olacağım! dün gezdiğim bir atolyede sıcak tutkal kabını gördüm bir kaç soru sorunca siz nereden biliyorsunuz benim yanımda çalışan usta dahi bilmiyor dedi mekanın sahibi ,bende sizden ve Talat ustamızdan bahsettim ruhu şad olsun Allah gani gani rahmet eylesin.
    karyolanın orjinalliğini rengini bozmadan yapmak için iş akış sıralaması ve yapılacak işler nasıl olmalı sistra gerekirmi oymalı bölgelere ve diğer alanlara yapılacak işler farklımı olacak zımpara sistra vs.. açısından yazarsanız sevinirim.birde Sistra gerekiyorsa iyi bir sistra nasıl olmalı ve nasıl temin edebiliriz?
    Selam ve saygıyla..

  45. andy1 dedi ki:

    Selçuk Bey, Babam için yaptığınız Dualar için ALLAH’ım sizden razı olsun, beni çok sevindirdiniz, Rabbimde sizi sevindirsin.

    Sıcak tutkal potası ve alt tasını büyük ihtimal karakoyde bulabilirsiniz fakat gerek yok, önceden anlattığım sistemle yapabilirsiniz,Atolyeler için şart olan bir takımdır çunki döküm pota ısıyı devamlı sabit tutar, özelliği budur.

    Karyolayı önce güzelce temizleyin, bu mobilya için sistra gerekmez, kaplaması fazlası ile yıpranmış bunun yerine, ilk önce, tamir olacak bölgeleri iyice temizleyin, eski kaplamalar var bahsetmiştim oralara ceviz kaplama alıp yeni parçalar uygulamak gerekli, bu sizin için deneyim olacağından kaplama yapmanızı şiddetle tavsiye ediyorun.

    Size çok basit ve keyifli kaplama yapımı resimli anlatmaya çalışacağım photoshop desteği ile, eminim eliniz alışınca inanılmaz detayları keyifli ortaya çıkaracaksınız, eliniz bu işlere yatkın Rahmetli Babamın dediği gibi ”Adama 10 sene ders versem öğrenemez,el melakesi olan bir senede usta olur” derdi, sizde el melakesi olanlardansınız.

    Evet, yapılacak işlem !

    Yaralı bölgeyi yara veya eksik yerlerden işaretliyoruz, burda metal cetvel gerekli 1 metrelik idealdir çunki bu bölgeleri falçata veya maket bıçağı ile kesmemiz gerekiyor, bölgeyi ölçtük işaretledik ve kestik, bundan sonrası keskin bir ispatula ile eski kaplamayı temizliyoruz, tavsiyem (Kaynar su ile temizlenecek bölgeyi ıslatın, 3-5 dakika sonra inanılmaz kolay şekilde eski kaplamayı çıkarırısınız.


    Kaplamayı inernetten bulduğumla yetindim, siz kaplamacılardan uygun desenli kaplamayı seçersiniz,resim sizi yanıltmasın.
    Eski kaplama çıkardık alt zeminin tırtıklı olması gerekiyor, zaten dikkat ederseniz zeminde çizikler var bu çizikler dişli rende ile yapılır, siz bu işlemi çelik bir çatallada yapbilirsiniz, tırtıklı olmasındaki amaç kaplamanın daha iyi yapışmasını sağlamaktır.
    Kaplamamızı- sıcak tutkalımızı hazırlayıp alt zemin sıcak tutkalı sürüyoruz, sürmeden önce kapmamaızın yapışacak alt bölümünü sıcak su ile ıslatıyoruz, sıcak tutkalımızı sürüp, kaplamayı yapıştırıyoruz ve ütü ile bastırarak zemine iyice yapışmasını sağlıyoruz, burda tavsiyem ütü ile çalışırken araya bez koymayı unutmayın, beze sıcak tutkal bulaşabilir, bezi ıslatıp kaplama yapışınca bırakıyoruz, yapıştığını zaten anlayacaksınız, kurumaya bırakın.

    Sonuç bu olacaktır, ciladan önce aslında sistra iyi olur çunki ağacın üzerindeki tabakayı almak ağacın zeminini dümdüz ve prüzsüz hale getirir ağacın damarları birbilrlerine tam olarak orjinal dokusuna dönecektir.

    Sistra yapamadınız diyelim önemli değil, kalın zımpara ile iyice yüzeyi temizleyin, sonrasında ince zımpara ile tekar temizleyin, nemli bezle silin burda amaç zımparanın bıraktığı kılcal tozları zeminden almaktır, sonrası tekrar zımpara ve bir anda ağacın nasıl değiştiğine şaşırcaksınız hatta cila dahi yapmak istemeyebilirsiniz, burda artık cila işlemini yağ kullanmadan zemine ince olarak sürün, fırça ile sürmeyin dokulara zarar verisini, pamuklu bezle uygulayın.

    Oymalı bölümleri boya sökücü ile yıkayın, sonrasında ispirto ile iyice silin, kuruduktan sonra ıslak bezler temizleyin, burda amaç eski yağ ve boyayı almaktır.zımpara ile temiyleyip cila yapılacak hale getirin, oymalı bölgeler gördüğüm kadarı ile yağdan ağacın dokusu ve rengi değişmiş, bahsettiğim işlemle bir nebze düzelebilir, farklı yöntem var fakat, fazlası ile risklidir nasip olursa ve gerçekten değecek bir ahşap olursa o yöntemide anlatırım, eski kimyasallarla temizlenebilir ama ilk yapan için hem riksli hemde sağlık açısından sakıncalıdır.Yinede ilerde bahsederim.

    Tüm zemini hazırladıktan ve zımpara bitince yapacağınız yönetemi zaten biliyorsunuz.Burda Gomalak seçiminde kaliteli gomalak alın, açık renk ince gomalak kullanmayın, koyu renk olan topak topak gomalak tercih edin, elinizle ezip ispirtoya eklersiniz.

    Atladığım detaylar var ise, tekrar yardımcı olmaya çalışırım.

    Kolay gelsin.

  46. andy1 dedi ki:

    Çok Teşekkür ederim güzel yorumunuz için, Selçuk Bey bu işe bir hayli meraklı ve detaycı, benimde hoşuma gidiyor tabiki eski bir Sanatı yeniden anlatabilmek ve Sanat seven İnsanlara toz kadar yardımım olursa inan Dünyanın en mutlu İnsanı olurum.

    Evde Mobilyalarınızı her türlü boyayabilirsiniz, Mobilyalarınızı olmadık görünümlere sokabilirsiniz, birşey yazmak istiyorum çunki üzüldüğüm bir noktadır, Hastalanmadan önce yaptığım tasarımlar bugün malesefki Televizyonlarda görüyorum ve üzülüyorum, bu sebeble bu sitede bildiğim herşeyi en detaylı hali ile anlatmaya çalışıyorum.

    Burda teknikten amaç, kafanızın içindeki detayı şekillendirin netleştirin, ve kafanızın içindeki olana benzer birşey bulmadığınızı göreceksiniz bunun adı tasarımdır yani kendi uygulamanızdır, sitelere baktıkça kafanız karışır siz sadece yapmak istediğiniz objeye karar verin, resimleyin burda beraber üzerinde tartışalım konuşalım.

    Malzemelerde cimriyimdir, Sanat atolyelerini bilirim, bu atolye sahipleri arasında yanımdan ayırlmayan Kadınlar Beyler vardı yani Restorasyona öğrenmek isteyen şimdi hepsi ünlü iş yeri sahipleri oldular, malzemeler bu sanat evleri için para kazanmaları için şarttır, fakat ben parası olmayanda yapsın isterim, 100 sene önce bugünki malzemelerin hiç biri yoktu, tuaftır bugün benim kullandığım doğal renkleri verecek boyalarda yok belki 100 sene önceki teknik ama siz boylara 200 veya binlerce lira verirken, ben size 50 lira ile 2 sene yetecek malzeme aldırabilirim, 100 sene önceki bir deyeimden kalan hatıralar, 100 sene derken gerçek manada Babam dönemi ile benim dönemimi toplarsak 100 seneyide geçiyordur sanırım.

    Örnek bir resim ekledim, oldukça popüler bir boyama şeklidir.
    Bu tekniği Rahmetli Babam 50 sene önce İtalyaya özel siparişlere yapardı, bu tür boyama işleri tahmin edemeyecğiniz kadar kolay ve eğlencelidir.Dediğim gibi detay çok ilgilenenler oldukça anlatmaya çalışırım.

    Cıvıl cıvıl renkler, ve bunu yapmak için para verip öğrenmeye çalışanlar var, malzemelere verilen paraları saymıyorum, ilerde paylaşım oldukça ucuz ama renga renk eski eşyalarınızı nasıl sevimli hale getirebileceğinizide anlatmaya çalışırım.6 Sandalye her halde 1 gününüzü almaz, boyaması yani siz isteyin, ben yardımcı olmaya çalışırım.

    Siz karar verin, aklınıza gelen herşeyi ama herşeyi bomilyanız üzerine uygulamanıza yardımcı olabilirim.

    İlginiz için Teşekkür ediyorum.

  47. Selçuk Şahin dedi ki:

    Erol Ustam aramıza yeni meraklıların katılması ne güzel.Size ve Rahmetli Talat ustamıza ne kadar teşekkür etsek azdır! Onun isminin devam etmesi ve bunun bir ucunda küçükte olsa bir rolümün olması beni ziyadesi ile mutlu ediyor ve hakkım olmadan gurur duyuyorum.
    Şimdi söylediğiniz işlemleri sırası ile yapmaya çalışacağım kaplamaar için eski bir rum abimiz Emil Ustadan yardım isteyeceğim heralde belki elinde eski çıkma kaplamalar vardır. (kendisi hala tophanede mobilyacılık mesleğine devam ediyor)
    Sistrayıda Karaköyden alırım, tutkal potasınıda inşallah yavaş yavaş malzemelerimiz biriksin bakalım:)
    Teşekkürederim.

  48. Anonim dedi ki:

    Sayin hocam cevabiniz icin tesekkurler.Ben soguk ve karanlik bir iskandinav ulkesinde yasiyorum. Burada Kizil Hac ve kilise yararina cok ucuza esya ve mobilya satan yerle var. Ben eski esyalari antika veya degil cok seviyorum ve buralari duzenli olarak geziyorum. Ve oradan bir cok seyi yuklenip eve getirmek ve tamir etmek yeni bir gorunum vermek istiyorum. Maalesef evim cok kucuk, atolye olarak kullanabilecegim fazladan bir odam yok. Bu kucuk alanda zimpara ve boya yapmaya kalksam zehirlenirim sanirim. Suan kendime bir alan yaratmaya calisiyorum. Ve uygun kosullari bulana kadar malzemeleri tanimaya calisiyorum. Ben aslen grafik tasarimciyim, yani isin tasarim kismina pek de yabanci degilim. Burada buldugum mobilyalari (saydigim nedenlerden dolayi) zipara yapmadan boya, duvar kagidi, her turlu kagit, kumas gibi malzemeleri de kullanarak yenilemek istiyorum. (Umarim buna katliyam demezsiniz :) Bir ornek gondermeye calistim ama buraya resmi koyamadim. Iste bunun icin boya arastirmasi yaparken zimparasiz, on hazirlik yapmadan kullanilabilcek bir boya buldum. Tebesir boya diyorlar (chalk paint) bunun hakkinda ne dusunursunuz, kullanabilir miyim? Tabi dediginiz gibi pahalilar litresi 80 lira ve koruyucu olarak Wax denen bir malzeme var turkcesini bilmiyorum. Ve kagit ve kumas aplikasyonu icin ise bir suru ozel tutkallar var ve gercekten pahalilar. bunlar amatorler icin kolay fakat pahali yontemler ve sonuclari da belki olmasi gerektigi gibi degildir bilemiyorum. Eger vaktiniz olursa yorumlarinizi bekliyorum. Saygilarimla.

  49. Denizkizi dedi ki:

    Sayin hocam cevabiniz icin tesekkurler. Size biraz once bir mesaj yazdim fakat kaydetmemistim gonderemeden kayboldu cok uzuldum. Tekrar yaziyorum. Ben soguk ve karanlik bir iskandinav ulksende yasiyorum burada vefat eden insanlarin esyalari aileleri tarafindan istenmeyince kilise yararina bazi dukkanlarda satiliyor. hayir isi oldugundan cok ucuza cok guzel mobilyalar bulabiliyorsunuz. Benim en buyuk hobimde buralari gezmek. Aslen grafik tasarimciyim. buralari gezerken insanlarin artik bu haliyle istemedigi (moda surekli degisiyor ve burada insanlar havada kapali oldugundan sanirim, koyu renk eski mobilyalari ic karartici bulup istemiyorlar) mobilyalari acik ve canli renklerde tam da sizin yolladiginiz resimlerdeki gibi bir hale getirmeyi istiyorum. fakat suan bir sorunum var cok kucuk bir evde yasiyorum ve atolye olarak kullanabilecegim bir yerim yok. Bu kucuk alanda zimpara yapmadan kullanabilecegim ve beni zehirlemeyecek boyalari arastirdim. Birde boya disinda mobilyalari suslemek icin kagit kumas gibi malzemelri mobilyaya aplike etmek icin tutkal ve benzeri malzemeleri arastirdim. Dediginiz gibi bunlar var ama cok pahali. mesela chalk paint diye bir boya zimpara ve herhangi bir on hazirlik istemeden kullanilabiliyor fakat litresi 75 lira ve koruyucu olarak kendine ozel Wax diye bir malzeme var. Bunlar hakkinda ne dusunuyorsunuz. Italyaya yaptiginizsiparislerdeki gibi seyler yapmayi cok istiyorum yeterli alanim olmadan, zimpara yapmadan bunlari yapmam mumkun mu? sanirim kendime kucuk bir yer bulmam lazim. Ilginize tesekkurler, saygilarimla.

  50. andy1 dedi ki:

    Mail adresimden resmi yollayabilirsiniz, malesef buyuk ebatlı resimler sorun oluyor, web için orjinal haline getirp, sizin resminizi paylaşmak isterim blueantik@hotmail.com adresine resimleri yolayabilirsiniz.

    Asıl konuya gelirsem işin gerçeği iskandinav tarzı ahşap eşyaları çok severim, sade ve doğal tasarımları gerçeketn harika elbetteki Ağaç yönünden bu Ülkeler şanslı olduğu içinde, Ahşap masif mobiyalar bambaşka bir keyif sahip olmak.

    Şimdi :) enteresan yorum olmuş ben Mobilya katliamı derken, Camla masif veya papel kaplamaları katledenleri kast ediyorum, sizin yapacağınız tasarımlar mobilyaya her hangi bir zararı olmayacaktır, istendiği an eski haline döndürülebilir.

    Yapacağınız mobilyayı tahmin ediyorum evet chalk paint uygulayabilirsiniz, yada daha basit bir detay olabilir toz boya bulabilirseniz ki kumaş boyası dahi olabilir, rahatlıkla bulabilirsiniz toz kumaş boyası hem daha ucuza mal olur hemde istediğiniz rengi kendiniz üretebilirsiniz, Wax yani cila ile karıştırabilir veya yaşadığınız Ülke hangisi bilmiyorum size rahatlıkla bulacağınız ismini yazıyorum ”shellac” diye sorarsanız size bulurlar karışım olarak zaten size alkol türünü söyleyeceklerdir.

    Bunları bulduktan sonra, inanın zengin olursunuz, boya üretip satarsınız:)

    Şaka demiyorum, Amerikada ve Avrupada Türkiye’deki eski ustaların bilgileri inanılmaz şekilde şaşırtıcıdır, malzemeleri hem kolaya temin ederiz hemde bizim kullandığımız renkler daha canlı ve doğaldır.Bu konuda Amerikadan inanılmaz cazip teklifler almıştım zamanında malesefki İnsan Ailesini terk edemiyor, tuaftır Ailemdende bir ben kaldım :)

    Kumaş kaplama basittir, beyaz tutkal veya flexible glue tabir edilen yumuşak bizim beyaz tutkal tarzı malzeme bulabilirsiniz.

    Türkiye içinde malesef Amatörler için boyalar inanılmaz pahalı, burda yardımcı olmaya çalışıyorum, aslında Sağlıklı olsa yani sokağa çıkabilsem inanın malzeme alıp İnsanlara kendim yollayacağım, bu işten menfaatim yok, siteyi ayakta tutabileyim yeter, İnsanları Mutlu etmek zaten kanaçların en büyüğü.

    Şansınız ise ben hayran olduğum meslektir grafik tasarım, şaka gelecek ama inanılmaz ötesinde bir meslek ve her alanda bana göre mükemmelik için mutlaka öğrenilmesi gereken en azından teknik olarak incelenmesi gereken bir sanat dalı, inanılmaz detayları mobilyalşara yansıtacağınıza eminim.

    Siden resimleri bekliyorum, üzerinde detaylı neler yapılacağını konuşabiliriz.

    Saygılar

  51. andy1 dedi ki:

    Ben teşekkür ediyorum, kaplamalar için bulamazsanızda sorun değil, tophaneden dolapdereye inerseniz orda her çeşiy kaplama bulabilirsiniz, hatta enteresan kaplamalar vardır kuş gözü, tik, plesenk gibi, komple arka bölümü istediğiniz kaplama ile yeniden tasarlayabilirsiniz.

    Aslında sizin merakınız İnsanlarında dikkatini çekti sayenizde en azından merak eden Arkadaşlarımız için detaylı bir kaynak haline geliyor, konumuz.

    Bu arada tesadüfen biraz cila teknikleri üzerine tarifler gördüm, İsnkandiav Ülkelerinden bir Arkadaşımız ki kendisine teşekkür ediyorum, bende Türkiyedeki durumdan haberdar oldum,”chalk paint” boya sormuş bende şaşırdım, sonradan baktımki İnternette ders verenler bu boyayı tavsiye ediyorlar ve üzülüyorlar artık Türkiyede satılmadığı için :)

    Demek istediğim buydu, bilmeden iş yapınca kullanılan malzmeden habersiz olunca İnsanlarında paraları boş yere gidiyor, oysaki bu boya her nalburda satılan ama bilgisizlikten kimsenin haberi olmadığı sentetik dekoratif astar boyalarıdır:)

    Kokusuzdurlar ortlama 30 dakikia içinde kurular, bu yazımı okuyanlarda umarım faydalanırlar.

  52. andy1 dedi ki:

    Bu sefer size tam detay veriyorum önce bu malzemeleri lütfen sorun !

    1.shellac
    2.Kumaş boyası toz halinde satılır veya paketlerde.
    3.Beyaz tutkal yada flexible glue

    Grafikcisiniz bu mükemmel bir şans sizin için ve asla abartmıyorum, müthiş işler yapıp parada kazanmanız çok kolaydır.Bu tür mobilya boyama tekniklerini yapmıştım, İtalya, Fransa ve İngiltereden inanılmaz talep gelirdi.

    Amerikadan ise çılgınca teklifler olurdu, Ev, atolye, ve maaş:) Kendimi meth etmiyorum sakın yanlış anlamayın, tasarım boya işinde ben halen 100 sene öncesinin tekniklerini kullanırım, kullandığım renkler tamamen 1800 yılların orjinal tonlarına sahiptir, yep yeni bir mobilyayı tasarımım bittiğinde tanımak imkansızdır, aslında kendimi abrtmıyorum zaten burda tarif ediyorum uygulaması çok basittir, yeterki içinizde bu işe karşı merak sevgi ve saygı olsun.

  53. Denizkizi dedi ki:

    Bu malzemeleri soracagim umarim bulabilirim ki bulamasam da agustos basinda Turkiye ye gelecegim. O zaman alip donerim. Sizin tekniklerinizi kullanmayi cok istiyorum. Bu 1 hafta icinde malzemeleri almaya gidemem. Sanirim haftaya size bilgi veririm bulup bulamadigima dair. Merak ve istegim cok ve sizin yonlendirmelerinizle iyi birseyler yapabilirim umarim. Bunu belirtmeden edemedim kendinizi meth ettiginizi hic dusunmedim, cok mutevazi bir sekilde bilgilerinizi paylasiyorsunuz. Bunu yapan insanlari bulmak icin mumla aramaniz gerekiyor :)

  54. andy1 dedi ki:

    Merak etmeyin, şöyle diyelim, 200 sene öncesinin yada daha eski günümüz teknolojisi kadar kirlilik ve hileler yoktu, herşey doağldı bu sebeble benim tavsiye ettiğim tüm malzemeler doğaldır, yani piyasada 300 liraya satılan renkler en fazla 50 liraya mal edebilmek mümkün.

    Bilemiyorum meslek olarakmı düşünüyorsunuz, eğer düşünürsenizde grafik avantajınız var, buna Antika restorasyon ile birleştirirseniz yaşadığınız Ülke abartmadan bir hayli tanınan isim olursunuz.Madam Tussot müzesinden Gençlere belli teknik dersleri daha doğrusu püf noktalarını paylaşırdım, çunki tasarım ve Antika birleşince ortaya muteşem eserler çıkarmak mümkün.

    Ömrümümün son dmeleri Kalp kası hastasıyım yani sokağa çıkma durumlarım yok, Babamdan kalan Aile mesleğim son buldu, kalan bilgilerimide paylaşıyorum, İnsanlar doğruları bilsin, öğrensin, bu işin dürüstçe ve saygıyla yapılacağını içlerine sindirsinler.

    Türkiye’de malesefki Rahmetli Babam Çırağan Srayından, Dolma Bahçe sarayına kadar bilirkişi olarak bulundu, Osmanlı eserlerini bu Ülkeye kazandırdı, Devlet umursamaz olunca Sanatta yok olup gidiyor.

    Görüyorsunuz, Antikacıyım diyenler Antikacılıktan haberleri dahi yok, Mobilyanın tarzını sorun cevap veremez, ağacını sorun cevap veremez, sebebi basit Avrupa ve Amerikada bu meslek Universitlerde ders olarak veriliyor Türkiyede ise Sanat eserleri yok olup tükeniyor.

    Tavsiyem İkonoları araştırın, İskandinav Ülklerinde popülerdir ve grafik avantajınız olduğu için muhteşem eserler yapabilirsiniz.

  55. Denizkizi dedi ki:

    Kalbimden gecen bunu meslek olarak yapmak fakat henuz hicbirsey yapmadigim icin bunu dillendirmek curetkarlik olur. Birseyler ortaya koyup yapabildigimi gormem gerek ve cikan sonuclar iyi olursa o zaman iste ben bu isi yapacagimi gonul rahatligiyla soylerim :) Simdilik hobim demeyi tercih ederim. Ikonalarla ilgili yazinizi okudum, cok yabanci oldugum bir konu, burada insanlar ne kadar ilgileniyor hic bilmiyorum. Sanat eseri olarak kesinlikle deger veriyorlardir bunlarda siradan olmayan bir azinliktir. Ve benim bunlara ulasmam ne kadar mumkun olur bilemiyorum. Hastaliginizla ilgili size acil sifalar diliyorum. Allah sizin gibi insanlari basimizdan eksik etmesin. Selam ve saygilarimla…

  56. andy1 dedi ki:

    Size Meslek hayatımdan detaylar verirsem şok olursunuz, inanın şok olursunuz, sanatla ustalıkla alakası olmayan, İnsanlar ben Ustayım diyor, Rahmetli Babam çok Gençler yetişdiri ve hepsi şuan Amerikada ve Avrupada saygın Ustalar olarak değer görüyorlar ve bu İnsanlara iş vermeniz için 6 ay sonraya randevu almalısınız, Türkiye’de ise tam tersi Gerçek Ustalar sürünüyor sahtekarlar para kazanıyor, ben sahtekar diyorum bunu abartı olarak söylemiyorum, 300 senelik Franasız Altın varak aynalara polyester kalıp döken terbiyesizler gördüm, katlediyorlar Sanat eserlerini.

    Size gelirsek, cüretkar değilim diyenleri sevmiyorum meslek olarak belirledikleri hedeflerden korkan İnsanlar kaybetmeye mahkumdurlar, lütfen farklı anlamayın, istiyorumki bu işi yürekten isteyenler cüretkar olsunlar.

    Size bu Snatı öğretmek daha doğrusu öğrenmeniz çok kolay olur elinizde inanılmaz bir altın cevheri var grafik tasarımcılık, bu mobilya ile birleştirmeyi mutlaka denmelisiniz.

    İkona bir tutkudur, meraklısı inanılmazdır, Dünyanın bir ucundan sizi mutlaka ama mutlaka bulur, benim hobimdi, altın varak ile uğraşmak oymalarını yapmak, en sonda eski teknikle boyasını yapıp tamamlardım, Dini obje olduğu için ticaretine girmedim sevdiğim İnsanlara beğinirlerse hediye ederdim buda benim tuaf bir keyfimdi, aslında size ilerde tabiki isterseniz basit ikona yapımını anlatırım, eminim çevrenizdekiler sizi şaşırtacak bir tepki vereceklerdir.BU tür Usta işleri kolay kolay piyasalarda satılmaz, butik Dükkanlarda bulabilirsiniz veya müzayayedelerde, dediğim gibi meraklıları gerçekten özel İnsanlardır.

    Şuna eminim eğer merakınız var ise, Kuzey Ülkelerinde çok iyi bir marka isim olabilirsiniz.

    Hayatta tek birşey biliyorum, yürekten istenen herşey olur.

  57. Denizkizi dedi ki:

    Cok haklisiniz korkarak birseyi basarmak mumkun degil ama sizin gibi ustalarin karsisinda da hicbirsey yapmamisken soyle yapicam boyle yapicam diye atip tutmak benim yapima ters. Dediginiz gibi sahtekarlardan olmayayimda. En azindan ilk isimi yapayim ondan sonra biraz curetlenirim :) Ikonalara gelince sizin de dediginiz gibi ikonalar dini objeler, Benim burada gordugum insanlarin pek de inanci kalmamis. gecenlerde bir kilise papaz ariyordu ve aradiklari kisi inancsiz olabilirmis. Ben buna cok sasirdim ve guldum. Sanirim yapsam hediye edecek kimseyi bulamam. Ozel meraklilari mutlaka vardir ama bunun icinde bu isi cok iyi yapmak gerekir. Kimbilir belki birgun denerim sanirim bu ilgiyi uyandiracak kadar ikona gormedigim icindir bu ilgisizligim. Simdi kendime bir yer ariyorum. Belediyenin halk icin actigi hobi evleri var orada bir alan bulabilirsem bunun icin haftaya bakicam. insallah olur malzemeleri de bulursam baslayabilirim.

  58. andy1 dedi ki:

    Siz yer bulun ben size yardımcı olmaya çalışırım, grafik yeteneğim olsaydı inanın şuan yaptığım çalışmalar müzelerde olurdu, işin şakası ahşap çalışmak zevklidir, ahşapa ruh vermek inanılmaz keyiflidir, ahşapa kendinizden parça eklemek başlı başına bir terapidir.

    Merak etmeyin yapacaksınız, sanıldığı kadar zor değildir püf noktalarını yaklarsanız kimsenin aklına gelmeyen detayları ahşapa eklersiniz. Varak yani altın kaplama işleri yapabilirsiniz inanılmaz bir sanat sonu yok.

    Aslında burda pek fazla detayda açıklamıyorum, neden biliyormusunuz yüzlerce İnsan bu yazılarımızı okuyor görüyorum, bekliyorlarki detayları ile anlatalım onlarda emek vermeden bilgileri sönürsünler, bu tip İnsanlara ciden kızıyorum. Altın Varak konusunda sanırım Türkiye’de Babam ilk ustalardandı ve inanınırmısınız Altın Varak çalışmayı bilmeyen ama ben Ustayım diyenler var, sitemde Adam ve Kadınlar mail atıyor, Telefonla anlatırmısınız, bazıları kızıyor neden anlatıyorsunuz diye her işin bir gizemi olmalıymış. Gençlere kim anlatacak, gizemi olsun diyen bir mobiyanın Altın varağını 3 Bin liradan aşağı yapmıyor en kötü fiyatları, ve kesinlikle gidin sorun asla işin detaylarını söylemezler. Çunki kendilerinden iyi yapanlar çıkabilir kısaca bencillik.

    Osmanlı Sedef Ustları vardı ne oldu biliyormsunuz? Sefaletle öldüler, ne Devlet sahip çıktı nede yetişdiği Ustalar, Sedef yerine plastik beyaz fiber kullanan Ustalar gördüm ve inanılmaz paralar kazandılar, gerçek Ustalar ise yok oldu gitti.

    Bu sebeble burda anlatıyorum, merak edenler varsa okusunlar sorsunlar, ben bildiklerimi sonuna kadar paylaşacağım burda, isteğim keşke Ekmek parasını kazanmak isteyenler olsa, bu meslekte para kazanmak o kadar kolayki asla tahmin edemezsiniz İnsanlarımız Antika Restorasyonu deyince korkuyorlar kaçıyorlar, yapamam diyorlar oysa ben yapanları çok ama çok iyi tanıyorum, Milyon liralık Restorasyon ihalesi alanları tanıdım, kendimi meth etmiyorum ama İş yerime gelip detayları paylaşırlardı, eski teknik önemlidir bugünki kimyasal boyalarla belli yere kadar sonuç alınır fakat eski boya usulleri ile, şaşırcaksınız ama, boya yağmur ve kar yedikçe tazelenir biliyormusunuz, yeni kimyasal boyalar ise yağmur kar görünce dökülür solar, detay çok fazla.

    Dilerim herşey istediğiniz gibi olur.

  59. andy1 dedi ki:

    Belirtmek istiyorum Mobilyanız harika, İngiliz klasik şifonyer stiline sahip her ne kadar 3 farklı tarza sahip olsada çok beğendim.


    Mobilyanız fazla dönemini yanstıttığı için kullanımı zordur 1900 senelerinin başları, ya klasik İngiliz stili komple aynı stil mobilyalar olacak yada Şifonyerinizi farklı eklemelerle daha canlı bir yapıya getireme olasılığınızda var, şık Prinç ampir kulplar olabililir veya yine Artdeko tarzı prinç süsler ekleyebilirsiniz.

    Bu tarz boyama teknikleri çok ama çok basittir ve inanılmaz kolaydır, resimdeki mini komedin yada şifonyerde olabilir gördüğüm detaya göre yazıyorum, çok daha şık ve canlı kişilikli bir mobilyaya döndürülebilir, resimdeki açışma bana göre fazlası ile zorlama yapan kişinin sanatından çok kendisini öne çıkaran bir çalışma olmuş, beğenmedim dersem kusuruma bakmayın.

    Bu tür boyamalarda, dikkat edilmesi gereketen detay boyanın ahşapa uygulanmasıdır, yani mobilyayı katletmeden ve tarzını bozmadan orjinal halini göstermek önemlidir, komple boyasanız dahi burda mobilyanın özelliğini öne çıkarabilirseniz zaten yaptığınız iş biranda bakanı kendisine hayran bırakır.

    Size kısa sürede site üzerinden değil mail ile boya türü hakkında bilgiler vermeye çalışacağım sanıyorum şaşırcaksınızda, bulacağınıza eminim hemde tahminlerinizin çok altında fiyatlara tabiki bu bilgileri lütfen orda paylaşmayın :)

  60. Anonim dedi ki:

    Mobilyayi begenmenize sevindim, ben de cok seviyorum :) Keske bende bakinca su zaman su tarz diyebilsem. Mobilya tarihiyle ilgili kaynak bulmam lazim. Digerini renkli olmasi acisindan koydum rastgele secmistim. Benim kini krem, ekru, beyaz calismak istiyorum renklendirirsem kotu mu olur ne dersiniz? Mailinizi bekliyorum. Tesekkurlerimle ve saygilarimla :)

  61. andy1 dedi ki:

    Mobilyalara merakınız var ise, öğrenmeniz kolaydır, her mobilya bir kimlik taşır ve döneminin net çizgilierini yansıtırlar, döenm bilgilerini içeren katologlar size net bilgileri verecektir ve çokta keyiflidir, ve inanılmaz avantajlı konuma gelirsiniz, Antikacıyım diyenlerin %98 Mobilyaların tam stillerini bilmezler, öyle mobilyalar vardırki sokğa atabilirsiniz örnek bir sehpanın 300.000 Dolarlara satıldığını söylersem daha net tanım olacaktır.

    Ben size detaylı bilgiyi en kısa zamanda vermeye çalışacam, merak etmeyin söyleyeceğim boya ile aklınıza gelen her rengi uygulayabilirsiniz, büyük ihtimalde bulunduğunuz Ülkede söyleyeceğim boyayı her yerde kolayca bulacaksınız.

  62. andy1 dedi ki:

    Selçuk Bey,

    Artık ciddi restorasyon uygulamlarına geçmişsiniz, seçtiğiniz kaplamalar çok iyi seçimler.


    Bu tür kaplamalarda sanıyorum gül çok ince yağ uygulayabilrsiniz çok inceden kastım, hafifce yağlamak, sonrasında gomalak ile çalıştıkça, bahsettiğim şekilde renk tonunu gomalağa yağ ekleyerek elde edebilirsiniz. İsterseniz bu kaplamada cam cila tekniğinide uygulayabilirsiniz.

    Ev mini bir atolyeye dönüyor tahmin ediyorum :)


    Bu kaplamaları hangi mobilyada kullanacaksınız?

    Reme bakınca, elinizin artık ustalaştığı net şekilde belli oluyor, ilk uygulmalardaki, renk kalıntıları ve boya hatları bu işçilikte yok, harikasınız.

    Kaplamayı yaptınız sanıyorum, burda tavsiyem alt zemini dişli rende veya kalın dişli törpüyle ince yırtıklar olurşturun, sebebi sıcak tutkal ve eklenecek kaplama alt zemine tamamen yapışır, bu şekilde tam yüzey temizlenmemişse kaplama nemli ortamlarda kalkma veya kabarma riski fazladır.
    Perçembe pazarından mini el dişli rendesi almanızı tavsiye ederim.Hatta kaplama işinde devam edecekseniz kaplama çekicide alabilirsiniz.

    Kolay gelsin inanılmaz işler yapıyorsunuz, tebrikler.

  63. Selçuk Şahin dedi ki:

    Resterasyon işimi bilmiyorum ama, bedenen çalışmak ve çalışırken terapi yapmak iyi geldi. Daha önce resimlerini gönderdiğim papel ve kaplamaları fazladan aldım ihtiyaç olursa diye öyle duruyorlar.
    Hafta sonu 2 gün sabah başlayıp akşam hava kararana kadar balkonda çalıştım.
    Karyola başı ve ayak kısmının kaplama yamalarını sıcak tutkal uygulamasını bitirdim.Daha sonra komple sistra ve zımpara işlerini bitirdim! Bundan sonra cila işleri kaldı.Resimlerini yolluyorum.
    Resimdeki oval sehpanın kaplamasını yapıştırdım. Sıra kaplamanın fazlalıklarını almaya geldi. Bunları maket baçağı ve eğe ile denedim ancak Kaplama fazlalıklarını alırken fazladan kırılan bölümleri oluyor buda görüntüyü bozuyor.Bunu nasıl önleyebilirim yada işlem sırası ve tekniği nasıl olmalı acaba?
    Bugün malzeme olarak tırnaklı törpü seti, ahşap dolgu macunu ve guaj boya seti aldım.
    Yeni işlemler olduğunda bilgilendireceğim selam ve saygılarımla.

  64. andy1 dedi ki:


    Sadece tebrik ediyorum özenli ve gayet detaylı bir çalışma!
    Şuna emin olun bu işlemi bugün uygulayacak usta sayısı azdır, Antikacılar pazarlarında olan Ustalar bu işlemi yapmazlar, ne yapar söyleyebilirim, yaralı bölgeyi temizler kaplama ne bulduysa onu keser ve bally ile yapıştırır, yaptıkları işlem malesefki budur.
    Bence sizin bu yaptığınız işlemlerden bir şeyleri öğreneceklerini umuyorum.Bir çoğu kızıyordur bunları nerden çıkarıyorsunuz diye, rahatsız olanları biliyorum.


    Mükemmel tek kelimeyle mükemmel bir sonuç, ellerinize sağlık, yukarda verdiğim detayları tekrar yazmayı keyif olarak görüyorum, bugün bu işlemi yapacak usta sayısı çok azdır ve bu tür Ustalara yakın harika bir restorasyon örneği çıkarmışsınız.

    Burda tavsiyem tam kuruduktan sonra, kaplamaları ıslak bezle silin, sebebi yeni kaplamalar ıslak bezle sildiğinizde yüzeylerdeki kılcal ayrılmış dokular kabarır, bu dokular cila kalitesine olumsuz etki yapar.

    Islatın tam kuruyunca kalın zımpara ile tüm yüzeyi en iyi şekilde zımparalayın, zımparadan sonra tozunu silin elektirkli süpürge ile tavsiye ederim toz kalmasın, ve bu sefer hafif nemli bezle zımpara yaptığınız tüm bölgeyi yeniden silin yani ıslatın ve bu sefer ince zımpara ile cila yapılacak temizliğe getirin.

    Burda amac, bu kadar çok zımpara bazılarına manasız gelir, daha önce zımparanın 1.nci sınıf cilalarda en büyük etken olduğunu belirtmiştim, zımparada yeni kaplamalar ile yamalı yüzeyler bir yerde rutuşta yapılmış olur, zımpara dokuları ezerek eski ve yeni kaplamanın birleşimini sağlar, eski mobilyalarda ise bu işlem inanılmazın ötesinde kesinlikle uygulanması gereken işlemdir.

    Kaplama kesimini zor olduğunu yazmışsınız yani fazlalıkları almanın, aslında basittir 30 cmlik orta dişli törpü ile 60 derecelik acı vererek törpüyü kesilecek bölgeye ezecek şekilde bastırın, sadece ezin koparmaya çalışmayın, tüm kesilen bölgelere bu ezilme işlemini kaplamanın altından kesilecek bölge belli olana kadar devam edin. Sonrasında aynı törpü ile fazlalıkların basitce koparılacağını göreceksiniz, bu işlemde kaplama ezildiğinden alt taba ile birleşim yeride belli olmayacaktır, kalın olmayan zımpara ile kesilen bölgenin üzerini temizleyin.Kolay bir işlemdir.

    Size kolay gelsin diyorum, ve konuyu izleyen bazı Ustaların sinirlendiğinide belirtmek isterim, mesleklerini elinden alıyormuşsunuz:)

    Kolay gelsin.

  65. Selçuk Şahin dedi ki:

    Teşekkür ederim Ustam,
    Biliyorsunuz ben bu işi sizin yardımınızla ilk defa yapıyorum.size çok ilginç gelecek belkide ama bazı şeyleri farkında olmadan kendiliğimden içimden geldiği gibi yapıyorum,mesele kaplamanın nemli yada ıslak bir bezle silinmesi konusunu:) ben dün kendi kendime uygulamıştım.bunuda yazmayı düşündüm ancak daha işi pişirmeden bir şeyler anlatıyor olmak istemediğimden yazmamıştım. Bu hadiseyide kaplamayı ütü ve nemli bez yardımı ile yapıştırırken fark ettim,farklı ağaçlardan olan kaplamalar suya karşı farklı “genleşme”( yani genişleyip kuruyunca tekrar daralma ) tepkisi veriyorlar.o yüzden yama için seçeceğiniz kaplamanın bu özelliğine dikkat ederek uygulamak gerekiyor sanırım.ben uygularken yama bölgesini ıslak bez uygulaması ile aşan kaplamalar oldu ancak sehpada ise gül kaplama da iki kaplama arasındaki boşluk biraz fazla kalmış orayıda yine nemli bez ve ütü yardımı ile toplamayı bir nebze olsun başardım.zımpara işinide kaplamayı ıslatarak dün yine kendi kendime yapmıştım yani bu iş ilginç ne yapman gerektiğini sana fısıldıyor ağaçlar sanki!!
    Ayrıca sevgili ustalarımızın sinirlenmesine gerek yok ben bu işi amotörce yapıyorum yani bu işten ekmek yemiyorum!
    Başta size ve herkese selam ve saygılarımla.

  66. Anonim dedi ki:

    Erol Ustam sizi durumla gidişatla ilgili bilgilendirmek için atıyorum bu mailleri umarım rahatsızlik vermiyorumdur.!Burada kaplamanın budaklı yerlerinde 2 noktada çok hafif kabarma olmuş, o noktaları nemli bez ve ütünün ucu ile yapıştırıp ağırlıkla pres yaptım.Resmini gönderdiğim kaplama çatlaklarına bir şey yapılabilirmi?Teşekkürler hayırlı akşamlar.

  67. andy1 dedi ki:

    Ustaların sinirlenmesine gerek var, Ustalar derken gerçek Ustalarımızı kesinlikle, bu işe emek veren Türkiyeye çok şeyler kazandıran İnsanlardır.

    Kendilerine Usta diyen, ama aldıkları paraları hak etmeyenleri kast ediyorum. Evet utansınlar, çunki şu sizin ortaya çıkardığınız işçlik benim için amatör bir çalışma asla değildir, Üretildiği dönemi yansıtan bir Mobilyayı gelecek kuşaklarada miras bırakmaktır. Yaptığınız işin manasıda budur, yaptığınız çalışma belkide 1 sene sonra bir sobada odun olacaktı, şimdi ise 100 sene sonrasında dahi saklandığında yaptığınız çalışmaları birileri saygı ile anlatacaktır.

    Kaplamalarda bazen satın alınan yere göre ağaç çalışabiliyor yani nemden veya kuru havdan etkileniyor, sizin işinizde olduğu gibi ki güzel noktaya değinmişsiniz, İnsanların bilmediği şey ağaların asla ölmediğidir, çuni gördüğünüz kaplama gerçek bir canlıdır, kılçak damar dediğimiz bölgelerdeki ağacın öz suyu yüz yıllarca canlı kalmaya devam eder ve her hava değişikliği ile beslenmeye devam ederler.

    Bu tip detaylarda bazen ağaç çekebilir, bir dahaki işlemde sadece ahşapaın uygulanacak yüzerine sıcak tutkal vurmakla yetinin, detaylar öyle fazlaki ve ahşapı etkileyecek ortamlar, bu durumda yaptığınız işlemleri gördükten sonra, mutlaka kaplama çekici almalısınız, neden derseniz, kaplama cekicini ısıtarak çalışmalısınız, ve bu çekic ütü gibi degildir el baskısı gerektiğinden ahşağın tüm dokusunu ezerek zemine uygularsınız, fakat çalışma ortamının sağlıklı olması için dişli rende uygulması şarttır.

    Ütü ile net ve kaliteli sonuça ulaşmak %100 mümkündür.

    Ağaçları tandıkça aslında bir nevi duygusal paylaşım yaşanır örnek Chipndale mobilyalar vardır bugün 100cm,80cm bir Ustanın ürettiği sehpanın fiyatı 300.000 Dolarlara bulmanız nerdeyse imkansızdır sadece koleksiyonerlerde ve müzlerde görmek mümkündür.Çunki Usta Ahşapa gerçek bir uh verir bu tür mobilyaları görmek gerekiyor, inanılmaz sade düz işçilik vakat Ustanın sanatı o kadar muhteşemdirki, bakan herkesi şakına çevirir.

    Veya Gotik tarzı, Art Nouvo,Art deko işçiliklerde Ustaların nerdeyse resmini karakterini ruh halini okursunuz, seçtikleri ahşapa kadar herşey inanılmaz kalitedlidir.

  68. andy1 dedi ki:

    Öncelikle size paylaşımlarınız için Teşekkürlerimi tüm saygımla bildirmek istiyorum.Benim için terapi gibiler görmek bile inanılmaz bana hzur veriyor.


    Birleşim yerlerinde sorun var demişsiniz, bunu kolayca aşabilirsiniz, kaplama çekici alın normal düz tabanlı, her yeri döküm demirdir sapı dahil.
    Bu çekicin özelliği ısıttığınızda bahsetmiştim kaplmayı yakmamak için yağlı kağıt koyun ve yağlı kağıt üzerinden ezerek kusurlu bölgeye güç uygulayın, şaşırtacak şekilde kaplamanın yüzeye nasıl yapıştığını göreceksiniz hatta bu uygulamada bölgedeki tüm yüzel sanki cila yapılmış zumparalnmış gibi pürüzsüz bir doku göreceksiniz.

    Yukardaki işlemin aynısını uygulayın, sizi memnun edecek detayları tebessüm ederek görecksiniz.

    Aynı işlemleri burdada uygulayabilirsiniz, kabarrmış bölgeler yapışmıyorsa!
    Maket bıçağı ile kabran yeri çizin, çizilen kesiğe sıcak tutkalı bir kaplama ile içine sürün, ve çekicle üstünden geçin 1 dakika içinde dümdüz bir zemin elde edersiniz.Bu tür küçük işçiliklerde ütü uygulaması yapmayın, mutlaka her hangi bir çekicin düz tarafını ısıtıp yağlı kağıt üzerinden bölgeye güc uygulayın, işlem neticesi mükemmel olacaktır.

    Diğer püf noktası, macunlama işlemini gördüm, beyaz zemin hem rtuş hemde macunun kalitesine göre sıkıcı bir süreç olabilir.

    Zımpara yapıyorsunuz ya, son kat yani sıfır zımparalardaki tozları atmayın biriktin, toz talaşları sıcak tutkal ile karıştırıp içine biraz alçi ki isterseniz ceviz su boyası almıştınız zaten ekleyebilrsiniz , göreceksinizki nerdeyse ahşap ile aynı tonda bir macun elde edeceksiniz, bu macun üstelikte çok daha dayanıklı ve yapışma özelliği ilede size tekrar macun ve rutuşla kaybedeceğiniz zamanıda telafi edecektir.Hatta toz talaşa bile gerek yok bir alçı biraz su bozası ve sıcak tutkal ile macun masrafını tamamen unutabilirsiniz.

  69. Selçuk Şahin dedi ki:

    Değerli Ustam şöyle bir kitap buldum biraz inceleme fırsatım oldu hakikaten olağan üstü mobilyalar var.
    Aşağıda linki var
    Selamlar saygılar.

    http://www.amazon.com/Another-Look-Chippendale-Rest-ebook/dp/B0029Z9PN2/?qid=1359677294&s=digital-text&sr=1-1&keywords=Chippendale+and+all+the+rest&ie=UTF8&ref=sr_1_1

  70. andy1 dedi ki:

    Paylaşım için teşekkür ederim, katalog bilgileri işin gerçeği Restorasyona gönül veren herkesin mutlaka elinde olması gerekiyor.Piyasaları geziyorsunuz malesef Mobilya kültürü ve Antika Mobilyalar hakkında bilgi sahibi olan İnsanların sayısı yok denecek kadar azdır.

    Mesela Antikacı diyelim, giriyorsunuz bir mobilya sorun cevao Fransız, İngiliz, LuiKenz :) %95 cevap budur, tam sitilini sorsanız cevap alamassınız, ağacını sorsanız birçok kişi kafadan birşey söyleyecektir. Oysaki Maun ağacının dahi Avrupada yaklaşık 10 adetten fazla farklı türü vardır, Ceviz veya Meşe içinde geçerli, Karağaca meşe diyenleride gördüm, meşeye ceviz diyenlerdi.

    Aslında ekmek paraları kazanmak için yapılıyor, bir açy içerken katalog okusa emin olun Müşteri kalitesinde farklılık hemen olacaktır.

    Detaylar uzun, paylaşım için tekrar çok teşekkürler.

  71. Selçuk Şahin dedi ki:

    Merhabalar ,
    Sehpalar hafta sonu Bozcaada Dafnedeki yerlerine ulaştı nihayet.umarım beğenirsiniz tesimlerini size yolluyorum .
    Saygılar tekrar çok teşekkürler.

  72. Nesrin-İstanbul dedi ki:

    Bilgileriniz, paylaşımlarınız, anlatımlarınız ve tüm bilgileriniz için öncelikle çok teşekkür ediyorum.. dün bir e-mail atmıştım ama doğru yere atım atmadığımı bilemediğim için buradan da yazmak istedim..
    Ben renkleri, değişiklikleri çok seviyorum.. ben mobilyalarıma tekrardan hayat vermek ve hem onların hemde benim kendimizi iyi hissetmemize yardımcı olmak istiyorum..ama antikaya (hoş antikadan anlamam ama) eski şeylere çok merakım var.. onların o eski görüntülerini saatlerce seyrede bilirim.. antika alamıyorum çok pahalı bende evdeki mobilyalarımla bunu yaratmak istiyorum.. ama inanın bana yaklaşık 1 aydır int. okadar çok yazı okudum ki şimdi sizin sayfanıza girince hepsinin zaman kaybından başka bir şey olmadığını anladım.. bu arada gitmediğim marangoz aramadığım boya firması kalmadı glaze diye bir şey arıyorum.. boya kurumasını geciktiren bir maddeymiş.. bir boyacı ile konuştum dün en son bana dedi ki ben 20 yıllık boyacıyım böyle şey hiç duymadım.. mobilyayı beyaza yada istediğiniz bir renge boyuyorsunuz, kuruyor.. daha sonra bu glaze denilen şeyle istediğiniz boyayı karıştırıp fırça yardımı ile mobilyanızın üzerine özellikle oymalı yerlerine sürüyorsunuz ve bir bez yardımı ile siliyorsunuz.. tabiki beyazın rengi biraz değişiyor ve mobilyanızdaki oymalı yerlerde koyu renkler kalıyor ve eskitme gibi duruyor.. çok rica ediyorum bu işi nasıl yapabilirim bana anlatır mısınız? umarım mesajımı en kısa zamanda cevaplarsınız….

  73. Gökhan Erol dedi ki:

    Mail adresime pek bakamıyorum açıkcası, fazla yoğunluk oluyor ve inanın cevap vermekte zorlaşıyor, yüzlerce mail birikmiş durumda. İşin tuafı ise kimse sitede bilgi paylaşılsın istemiyor özel bilgiler edinmek istiyor, sizler gibi İnsanlarda malesefki mağdur oluyorsunuz.

    Glaze denen işin gerçeği gölgeleme amaçlı kullanılan astar demek gerekir fakat, sözde eğitim yada dekorasyon kurslarının uyanık yöneticileri bilgiyi bilmeden para kazanmanın peşindeler, İnsanlara bilgi denen hiç birşeyi vermiyorlar, tek gördüğüm boya satışı ve İnanılmaz para kazanan İnsanlar var.

    Glaze denilmiş size, ortlama fiyatı en az 20 liradır bir tüpün, komple bir mobilya için harcayağınız bu Kursların süper bilgileri sayesindeki para tuzağı en az 200 lira sadece malzeme parası, sitemde paylaşmak istiyorum kimse kusura bakmasın her kes bencil olmuş, yazıyı okuyor teşekkür etmededen çekip gidiyor bunun adı cidden umursamazlık emeğe saygısızlık.

    Kalp nakli bekleyen biriyim ve elimde Babadan kalan Aile mesleğinin 130 senelik birikimlerini paylaşmaya çalışıyorum belki birileri faydalanır diye, malesef faydalanmayı bırakın, teşekkür yazmayı ellerine zincir sanıyorlar, işin gerçeği paylaşımıda bırakmaya başladım, çunki değmiyor yürekten söylüyorum değmiyor.

    Meşhur Kurs atolyeleri sahiplerine ders verdim, Boyanın ”B” sini bilmeyen şimdi Kurs öğretmeniyim diye geziyor, asla abartmıyorum bunlara hazır malzemeler vermeyin hiç birşey yapamayacak sıfır bilgiye sahipler, bu kadarda net yazıyorum.

    Bahsettiğiniz boyaya gelince, boş yere gezmeyin boş yere saçma kurs atolyelerinin uydurma boya isimlerine giderseniz paranızı devamlı çöpe atarsınız!

    Size malzemeyei yazıyorum, bir kutu alın, size bir kutu en az 3 sene yeterde aratar bile, her halde kutusu 10 liradır antipas deyin nalburlar anlar, siyah bezir yağına benzer, yapacağınız yer örnek 1 metre kare ise yarım çay bardağı ekleyin üzerine sentetik tiner ile istediğiniz renk koyuluğuna karar verene kadar inceltin 3-5 damla yeter !

    Size tam uygulamayı yazıyorum!

    1.Karışımı hazırlayın.
    2.1cm veya 2 cm genişlikte fırca.
    3.Temiz pamuklu bez.
    4.Pamuk
    Tüm malzeme bu.

    Uygulama, fırçayı karışma batırıp oymaları isterseniz tamamen bu karışım ile kaplayabilirsiniz hemen kurumaz, karışımı sürdüğünüz yerleri gölge kıvamına gelene kadar bezle silin. kalan alt zemin boyada çok şık ve gerçek Antika havasında bir eskilik olduğunu göreceksiniz, kalan bölgeleri pamukla silin, yani fazlalıkları alın.

    Kurumaya bırakın, kuruması 1-2 saati bulur tinerin kıvamına göre, zamanla öğrenirsiniz.

    Bu kadar basit ve ucuz bir işlemdir, Glaze gibi para tuzaklarına boş yere paraları vermeyin, kalan koruyucu boyanın ağzını iyice kapayıpğ serin yerde saklayın, güneş almasın yeterli, bir kutu boya size 1 seneden fazla yetecektir ğer günde 10 tane gardolap eskitme yapmassanız, diğer türlü 5 senede dahi bitiremessiniz.

    Tekrar ediyorum, Arkadaşımın sitesi ve bana verdiği yerde paylaşımlar ile katkı yapmaya çalışıyorum, malesef beni en üzen Bilgi paylaşımına verilen saygısızlık çok üzücü, sizler gibi İnsanlar yazarsa cevap veriyorum artık.

    Orjinal Altın Varak anlatmaya çalışıyorum, diyorlarki özelde bilgi verin kimse öğrenmesin, neden çunki öğrenirse amatör varakcı bir komedin varak işinden 1000 lira kazanamayacak.İnsanlar öğrenecek, bencillik artık İnsanların karakteri olmuş.

  74. Nesrin-İstanbul dedi ki:

    Günaydın..sabah gelir gelmez sayfanıza girdim ve cevap yazdığınızı görünce çok sevindim.öncelikle verdiğiniz bilgi için nasıl teşekkür etsem bilmiyorum.. çok ama çok teşekkür ederim.. Ne yazık ki bilgiyi saklamak artık adet olmuş.. internet sayesinde birçok doğru bilgiye ulaşmanın yanında inanın okadar çok yanlış bilgide varki aklım almıyor.. bana göre her ne konuda olursa olsun hangi bilgi olursa olsun bir bilene danışmadan asla hareket edilmemeli..hoş bilenlerde bildiklerini saklıyor ya neyse.. arada sizin gibi emeğe, öğretmeye gönül vermiş insanlarda çıkıyor.. çok şükür… Bu arada bir şey daha sormak istiyorum size.. sentetik boyanın içerisine derz koyularak mobilya boyandığını okudum.. yine nalbur, boyacı bir sürü yere sordum hiç kimsenin bilgisi yok.. bu karışım ile mobilyanızı zımparalamadan hangi mobilya türü lake, cilalı mdf direk üzerine sürerek boyaya biliyormuşsunuz… bu gerçekten kullanıla bilecek bir boya türümüdür? gerçekten hangi mobilyaya sürersek sürelim rahatlıkla çıkmadan kabarmadan kullana bilir miyiz? Bir sorum daha olacak.. biraz fazla oldu ama:)) balmumu gördüm bauhausta sıvı..mobilya da ne işe yarıyor acaba? Şimdiden çok teşekkür ederim.. İyi haftalar dilerim..
    Saygılarımla…

  75. Gökhan Erol dedi ki:

    Sentetik boyada gereksiz karışımlarla uğraşmanıza hiç ama hiç gerek yok, dediğim gibi detaylı bilgi olmayınca kulaktan dolma bilgiler sadece boşa giden paralardır.

    Senteteik boyanın içine neden derz koyuacaksınız anlayamadım? Renk elde etmek içinse boş yere uğraşmanıza gerek, sentetik dekorasyon boyaları var, mattır ortalama 30 dakikada kurur, kokusuzdur, istediğiniz renkleri bulabilirsiniz, bulamazsanızda farklı renkler ekleyerek belli renk dokularını yapabilirsiniz.

    Balmumu mobilya veya Varak işlerinde kısaca belli işlemlerde kullanılabilir veya Antika restorasyonda kurt delikleri için kullanılır, veya kalıp çıkarmada genellikle kullanırdık, sizin için gereksiz bir masraf olur, satılma sebebi belki amatör Mum yapanlar oldukça sık parafinle beraber mum üretirler.

  76. Nesrin-İstanbul dedi ki:

    Günaydın.. verdiğiniz bilgi için çok teşekkür ederim.. Yukarıda kırmızı bir dolap ve altında renkli sandalye resimleri yayınlamışsınız ve altına da ilgilenen olursa detaylı anlatacağınızı belirtmişsiniz.. Bunların boyanması ile ilgili bilgi vermeniz mümkün mü acaba? Birde yazılarınızın içinde turkuaz renginden bahsetmişsiniz.. bu rengi nasıl yapabilirim? Çok fazla e-mail aldığınızı belirtmişsiniz.. vaktinizi aldığım için kusura bakmayın.. ama gerçekten birşeyler yapmayı çok istiyorum.. boyaları, karışımları onlarla yeni şeyler yaratmayı çok seviyorum..
    Saygılarımla,

  77. Gökhan Erol dedi ki:

    Diğer konuda sorunuzu cevaplamaya çalıştım. Bu konu fazla dolu olduğu için biraz şikayet aldım, merak eden Arkadaşlar boya konusunda farklı sayfa isteikleri için diğer sayfada yanıtladım.

    Vaktimi almıyorsunuz tam tersi hastalığım sebebiyle vakitten çok harcayabileceğim bir şey yok, bana anlatması dahi terapi gibidir bu sebeble sakın vakit alıyorsunuz gibi düşünmeyin.

  78. akif denizli dedi ki:

    erol ağabey
    ben antikacıyım.elimde de 15-20 parçaya yakın ahşap malzeme var.bunlarım günümüze kazandırmak istiyorum.günlerdir vakit buldukça buradaki paylaşımları okuyorum.diğer dostların da paylaşımlarını zevkle izliyorum.
    ilk önce masiften mi başlamak daha kolaydır yoksa kaplamadan mı?ilk sorum bu..ayrıca materyalin üstündeki kaplamayı çıkartmak için basit bir yöntem tavsiye edebilir misiniz?
    iyi ki siz varsınız..şimdiden teşekkür ederim.okuyarak biraz daha kavrarsam ve en önemlisi malzeme bulabilirsem (zira burası denizli bazı şeyleri sorunca enteresan bir şekilde bakıyor satıcılar)burada adım adım yayınlayarak hatalarımızı tartışmak da isterim.umarım başınızı ağrıtmamışımdır
    akif

  79. Gökhan Erol dedi ki:

    Teşekkür ederim güzel yorumunuza, eğer yapabilirseniz bana elinizdeki mobilyaların veya objelerin tamir edilecek bölümlerini resimleyin, yapılacak onarımlı bölgeye göre daha net konuşabiliriniz hemde çok daha net yardımcı olmaya çalışırım.

    Sitemizde Selçuk beyin sıfırdan hiç bilmediği halde yaptığı çalışmalardaki mükemmel sonuçları gördünüz mükemmele yakın restorasyonlara imza attı.

    Bazı mobilyalar özellikle gerçek antika değeri taşıyorsa en doğru şey orjinal boya ve hataları yok etmemek ilk yapmanız gereken detaydır, bu tür mobilyalara orjinalliğini bozmadan sağlamlık kazandırmak yeterlidir, 400 senenlik ahşaplar gördüm inanılmaz deönemini taşıyan tamirler çatlaklar kırıklarla dolu, bu mobilyalara hiç dokunmam sadece sağlamlaştırmak için orjinal dokusunu bozmadan restorasyon yapmak gerekir.

    Tabiki diğer gerçekse Türkiyede mobilyalar hiç ama hiç tanınmıyor, inanılmaz değerli parçalar Türkiyede halen mevcut, bu sebeble resimlemeniz önemlidir, bu konuya okuyan ve ellerinde Antika olduğunu düşündükleri mobilya ve objeler var ise paylaşım yapabilirler.

    Restorasyon işleminde masif veya kaplama yapılacaksa elbetteki masif ahşap daha kolaydır fakat işiçilik manasında çok daha dikkatli olmak gerekir, kaplama mobilylarda ise bu işlem daha basit ve açıkcası fazla dikkat egerektirmez, yaralı bölgeler tamir edilir veya kaplama değiştirilir, masif ahşapta her detay fazlası ile dikkatli olmak şarttır yapılacak hatalar ahşapa zarar verecektir ve orjinalliğini bozmak kolaydır.

    Ahşap kaplama değişimlerinde hiç birşeye gerek yok, kaynar su ile yaralı bölgeyi ıslatın eski kaplamayı ispatula ile kolayca sökebilirsiniz, kaplama işlerinde bu en kolay ve basit yöntemdir. Her hangi bir masraf yada kimyasal sökücülerle uğraşmassınız. Temizleme işi aynı şekilde kolaydır sistira yapabilir yada üzerinde cila eskiyse ispirto ve kalın zımpara ile üzerindeki boyayı sökebilirsiniz veya boya sökücü kullanbilirsiniz. İspirto ve zımpara ile eski cilayı almak ahşapa sağlamlık kazandırır ve orjinal Antika havasını dahada güçlü kılar.

  80. Akif denizli dedi ki:

    Sayin ustam
    Ben de selcuk bey gibi ayin sifir noktadindayim. Burada birtakim seyleri yaptiriyoruz ama ben kendim yapmak ve o malzemeye kendimden bir seyler koymak istiyorum.bugun bir ahsap kaplama minik bir bavul ile basladim. Fotograf koymayi beceremedim ilk halni koyacaktim:( ama yapamadim.dedihiniz gibi boya sokucu kullanarak basladim ise sistrayla boyayi kazidim.ustune bir de zimpara yaptim.yarin da kaplama bgelerindeki kalkmis ya da eksilmis bolgeleri dediginiz gibi sicak suyla islatatacaim.ama buradaki eksik bolgelere nasil kaplama ekleyecegim bunu daha ayrintili tarif ederseniz ve buraya nasil foto koyacagimi belirtirseniz cok sevinirim.hatamizi kusurumuzu paylasarak sizden yararlanarak daha iyi noktalara ulasacagimizi dusunuyorum
    Saygilarimla ellerinizden operim

  81. Gökhan Erol dedi ki:

    Fotoraflarınızı anlayanbiri.outlook.com adresine yolayın siteye eklerim.

    Kaplama elinizde yoksa ve resim eklerseniz belkide değişime ihtiyac olmaz, eski kaplamayı kurtarmak mümkündür.Orjinal kaplamanın korunması her zaman obje veya mobilyaların değerini %100 artırır.

    Siz resim ekleyin yardımcı olmaya çalışırım fakat ben kaplama yapmak istiyorum derseniz, Ahşap ürün satan yerlerden keresticilerden istediğiniz kaplamayı temin edebilirsiniz.

  82. Akif denizli dedi ki:

    Sayin ustam
    Kaplamaya ek yapsak malzemenin bedeninde yapacagimiz islemlerden sonra cok mu belli olur?
    Saygilarimla

  83. Gökhan Erol dedi ki:

    Kaplamaya ek yapılabilir fakay aynı dokuda kaplama olması gerekir diğer türlü rutuşla ek yeri kamufle edilebilir.

  84. akif denizli dedi ki:

    tekrar merhaba ustam
    ek yaptığımız yerleri nasıl kamufle edebiliriz?biraz bahsede bilir misiniz?aynı dokuda malzeme bulursam ek yapmak(tabi eğer yokedebilirsem ek yerini)daha anlamlı ve orjinale sadık geldi:))yoksa komple sökeceğim kaplamayı baştan yapacağım..

  85. Gökhan Erol dedi ki:

    Ek yapılan yeri daha önce dediğim gibi aynı ağaç türünden kaplama olmalı, diğer türlü renk uyumunda sorun yaşarsınız ve renk rtuşu ile sorunu çözebilirsiniz, rutuş için analin renkler kullanabilirsiniz.

  86. can-istanbul dedi ki:

    Kaplama ile ilgili bir kaç bilgi için sitelerde dolanırken buradaki uzun ve hazine değerindeki muhabbetinizi gördüm.Paranın sanat anlayışına hükmettiği,öğrenmenin en iyi yolu olan meşk sisteminin artık yok olduğu,bilgi cimriliği yapıp bu devranı böyle sürdürme zihniyetinin acımasızlığına Erol ustam kendi alanında bir dur demiş.
    İnsanların bu uğraşa olan ilgisi,selçuk beyin çabası ve yeteneği,deniz hanımın heyecanla malzeme arayışı, okuduğum mesajlardaki enerji ve Erol ustamın sabırla yardımcı olma gayreti inanılmaz!
    Ben bir antikacı veya bu işten para kazanan birisi değilim.Bütün maceram, küçük ahşap bir ayna ile başladı.Eski eşyalara düşkünlüğümü açığa çıkaran bu küçük tamir evdeki sunta ve benzeri bütün eşyaların birer birer değişmesiyle ilerliyor :)
    Çekiç,testere,rende vb.. küçük el aletleriyle çırpınırken artık apartmanın artkasında küçük bir depo ve bir açık tezgahım var.Benim şansım yaşadığım yer,çünkü; bir köşe başında,çöp konteynırlarında ve herhangi bir yerde eski bir eşya ile karşılaşmanız işten bile değil.
    Sevgili erol ustam; kaplama,cila,boya… ve bunun gibi birçok konuda verdiğiniz eşsiz bilgiler için çok teşekkür ederim.Bu zamana kadar saçma sapan, komik ,ağaca ve bu işin ruhuna zarar veren yöntemlerle uğraşmışız.Sadece hobi amaçlı bu işi yapmaya çalışan birisi olarak bunu samimiyetle söyleyebilirim. Şanssızlığımız zımpara makinesiyle boya çıkaran ustaların(!) bu sanatı istilasındandır.İnşallah sizden ve engin bilgilerinizden daha fazla yararlanırız.muhabbetle…
    (kaplama,tutkal kazanı,dolgu macunu vb. gereçler için yönlendirebileceğim arkadaşlar olursa ne mutlu bana,severek yardımcı olabilirim)

  87. Can-istanbul dedi ki:

    Erol ustam merhaba;
    Bir sorum olacak size…
    Ahsaba renk vermede emülzer(katran-zift) ve selulozik tiner karisimi hakkinda, gorus, tavsiye vs..
    Ne dersiniz?

  88. Gökhan Erol dedi ki:

    Ahşaba istediğiniz aklınıza gelen her rengi uygulayabilirsiniz, emülzer yani kaba tabirle şasi boyası :) sellozik veya seneteik tinerle uygulayabilirsiniz, fakat bu genelde gölgelendirme için idealdir, ahşapa renk vermek için farklı yöntemeler kullanabilirsiniz. İstediğiniz renk bilemiyorum nedir? dediğim gibi aklınıza gelen her rengi ahşapın dokusunu bozmadan istediğiniz tonlarda uygulamak mümkün, kırmızı, yeşil, mavi, turuncu kısaca her renk uygulaması yapabilirsiniz.

    Ahşap restorasyon işi aslına bakarsanız çok detaylıdır, Türkiye malesefki bu sanat bilinmiyor kalıplaşmış örnek dışında dikkat ederseniz mobilya göremessiniz, hepsi bir birinin kopyası gibidir, İtalya veya diğer Avrupa Ülkelerine giderseniz durum fazlası ile şaşırtıcı olacaktır.

    Bu konuda dersler verdim, örnek masif bir mobilyaya hiç birşey yapmadan 100-200 senelik eski doku vermek mükemmel ağaç damarlarını 3 boyutlu gibi göstermek çok kolaydır fakat bu işlemi bilen Usta yok denecek kadar azdır işin gerçeği Nesilleri tükenmek üzere diye adlandırmam gerek, Türkiye bu konuda Sanata hiç sahip çıkmayan bir Ülke ustalar yani gerçek ustalar asla abartmıyorum açlık sınırında yardımlarla artık hayatlarının son dönemlerini geçiriyorlar.

    Avrupa ise bu Ustalarına bebekler gibi bakıp sahip çıkarlar, bilgilerinin tamamını kağıt üstüne dökerler gelecek nesillere miras manasında saygıyla kaleme alınırlar.

    Konun dışına çıkıyorum fakat yazmsamda vicdanın zaten rahatsız bu sebeble yazmak isterim !

    Türkiyede bir Minyatür rezilliği yaşanıyor tek kelime ile iğrenç bir rezillik, sözde minyatür sanatçıları var gerçek ustaları ayırıyorum birde reziller var, bunlara rezil cümlesi inanın iltifattır neden mi?

    Yüzlerce yıllık el yazması, Kuran’lar ders kitapları katlediliyor bakın katlediliyor, bugün Gençlerinin ellerinden bir tarih bu rezil sözde sanatçılar tarafından gasp ediliyorlar!!!

    Orjinal Kuranlar ve Orjinal El yazması kitapları alıp sayfa sayfa koparıp akıllarınca Minyatür resim yapıyorlar bu aslında dolandırıcılık ve sahtekarlık birde bunları Antika diye satıyorlar, eski ferman diye satılan sahte Osmanlı belgelerinden sahaflardan geçilmiyor, kağıt ve belge katilamı yapıyorlar.

    Neyse konu farklı yere geldi kusura bakmayın.

  89. Buğra Balıkesir dedi ki:

    Dini değer elyazması Kuranı Kerim ler bile maalesef ticaret malzemesi haline dönüşüyor

  90. Can-istanbul dedi ki:

    Rica ederim. Konu farklı olsa da faydalı. Ben sorumu yanlış sormusum kusura bakmayın. Renklendirme yerine koyulaştırma demem belki daha dogru olurdu.Gercekten dediginiz gibi bir mobilya renk tonu yerlesmis durumda.Renkli mobilya eski degil gibi bir algı olusmus galiba.Ayrıca hocam birseye dikkat ettim, su boyası ile renklendirilmis mobilyalarin temizlenmesi daha zor oluyor.ham agaca ulasmak baya mesakatli. Bunun sebebi agacin icine daha cok islemesi olabilir mi? Muhabbetle…

  91. Gökhan Erol dedi ki:

    Evet su boyası bilincsiz sürlürse ve amatörler tarafından yapılırsa malesefki ham masif ağaca zarar verilir, çunki ağaç bu boyayı emek ve dokulardan temizlenmesi çok zor süreçtir, amatörlerin yapmaması gerekir özellikle değerleri açağalar söz konusuysa mutlaka uzmanlara yaptırılmalı.

    Türkiyede inanılmaz amatörlük ötesinde rezalet cümlesinin iltifat sayılacağı sözde restorasyonlar gördüm, kök cevize su boyası vuran cahilleri gördüm, Tik ağacına su boyası vuran cahil aptalları gördüm bu cümlem ağır ama cidden bu kişilere aptal cümlesi iltifattır, Tük ağacı gerçek sanat eseridir kütük haliyle dahi çunki her biri 100 senenin çok üzerinde ağaçlardır ve Adam buna su boyası veya analin boya vurabiliyor, ve ağac tamamen katledilmiş oluyor yani çöp haline geliyor.

    Plesenk içinde bu durum geçerlidir, Türkiyede açıkcası bu ağaçları tanıyan usta sayısı dahi 1 elin parmağını geçmez sözde ustalar için ağaç ağaçtır bu gerçeklik onların tek doğrusudur.

    Su boyasını ağaca göre uygulamak gerekir örnek ceviz bir mobilyaya su boyası vurmak gereksiz, ve vurulmaması gerekir, yapılacak işlem son derece basittir, cila yağını ince olarak sürmek yeterli mobilya gomalak cilayı yedikçe tüm ağaç dokusu ortaya çıkar bana göre sanat eseridir çunki bunu doğanın kendisi yapar.

    Maun,Pelesenk Tik, Gül gibi ağaçlarda ise cila işlemi daha farklıdır, ağacın dokusunu çok ama çok iyi analiz etmek gerekir bazı ahşaplarda desenler o kadar muhteşemdirki normal gomalak cila dahi vurulmaz beyaz gomalak uygulanması gerekir.

    Detaylar çok fazla, umuyorum yardımcı olabilmişimdir.

  92. Gökhan Erol dedi ki:

    Bu detay Türkiye açısından inanılmazın ötesinde Snat eserlerine ve el yazması Dini belgelere yapılan sobotajdır, Devlet bu konuda kesinlikle ciddi uyarılarda bulunması gerekir hatta kamu kuşağı adı altında tvlerde bu konu mutlaka işlenmelidir !

  93. Can-istanbul dedi ki:

    Rica ederim erol ustam fazlasiyla yardimci oldunuz.eger sizi yormuyorsam ve zamaniniz varsa birkac sorum daha olacak. Ben bugune kadar kaplama onarimlarini yapistirdiktan sonra iskenceye alarak yapiyordum fakat daha onceki sohbetlerden okudugum ve becerebildigim kadariyla bugun ilk defa utuyle kaplamayi denedim bir ayna cercevesi icin.curretimi bagislayin fena olmadi guzel gorunuyor.sorum şu: Sadece kaplama cekici ile kaplama yapilabilir mi?boncuk tutkali en sıvı haliyle ince surmek daha mi faydali olur? Şimdiden tesekkur ederim…

  94. Gökhan Erol dedi ki:

    Eski ustaların tümü kaplama işlemlerinde kalasik kaplama çekici kullanıyorlardı, özellikle düz zeminlerde işkenceden çok daha kaliteli sonuç alırsınız, boncuk tutkalı tavsiyem sürmeden önce kaplamayı hafif ıslatın fakat bu işlem tutkalı zemine hemen sürdükten sonra ve sıcak suyla yapmalısınız, sonrasında çekicle kaplama üzerinden keyifle geçersiniz bu işlemin faydası kaplamaya zarar verme yani yakma olasılınız olmaz ve çok sağlıklı ve güçlü yapuıştırma şekli uygularsınız. Falza sıvı halde yapmayın yani su oranı çok yüksek olmasın, burda sanıyorum bir detay atlanıyor !

    Düz eminlerde kaplama yapılacaksa dişli rende ile zemini çizikler açın bu kaplamanın asırlarca korunmasınada yardımcı olur, kaplama ve alt zemindeki ağaç dokusu tamamen özdeşleşir.

  95. Can-istanbul dedi ki:

    Cok tesekkur ederim erol ustam. Kaplama cekici ve cila yağı temini konusunda sıkıntı yasıyorum bir tavsiyeniz, alabilecegim bir yer var mı?

  96. Gökhan Erol dedi ki:

    İstanbulda karakoy perşembe pazarı ve karşısındaki hurdacılar çarşısından bulabilirsiniz.

  97. jale takmaz dedi ki:

    değerli usta; annemden kalan eski ceviz çeyiz sandığı nasıl yenilerim diye gezinirken sayfanıza rastladım.150 senelik sandık. Cilanın silindiği ve matlaştığı üst yüzey dışında sağlam bir sandık. renk koyuluğu orta . gomalak Eminönü’nde, önereceğiniz diğer mlz.leri nereden bulabilirim. teşekkürler.

  98. Gökhan Erol dedi ki:

    Gomalak cilayı Eminönünde veya karakoyde balık pazarının karşısındaki nalburlardan bulabilirsiniz, koyu renk gomalak olmasına dikkat edin, zaten farklı 3 türü vardır, aldıktan sonra poşette ellerinizle gomalağı iyice ufalayın, daha sonra bir şişeye 1 litrelik yeterli aldığınız gomalağı huni ile doldurun, üstüne isportuyu ekleyin burda dikkat edeceğiniz gusus isporto gomalaı 1 cmden fazla geçmesin sonrasında erimesini bekleyin. Eridikten sonra isterseniz süzerek başka bir şişeye aktarabilirsiniz süzme işlemini çoraplada yapabilirsiniz.

    Sandığı boya sokücü ile güzelce temizleyin, bütün eski cilayı çıkardıktan sonra bezli su ile tamamen silin, iyice kurusun sonra zımpara yapın.

    Belkide biliyorsunuz fakat yinede bir iki detay yazdım, sormak istediğiniz detaylar varsa yardımcı olmaya çalışırım.

    Kolay gelsin.

  99. Gökhan Erol dedi ki:

    Öncelikle geç cevabım için özür diliyorum, resimlerinizi alarak özel bir konu açtım, yaptığınız muhteşem çalışmaları herkesin görmesi amacıyla.
    Hastalık sebebiyle uzun zamandır siteye girip bakamadım, lütfen hakkınızı helal edin, geç cevap için çok özür diliyorum.

    Saygılarımla
    Gökhan Erol

  100. Can-istanbul dedi ki:

    Gecmis olsun gokhan ustam. Saglikla…

  101. Anonim dedi ki:

    Erol Bey Bayraminizi en icten dileklerimizle kutlariz ! Tekrar yazacagım .
    Saygilarimla.

  102. Gökhan Erol dedi ki:

    Çok Teşekkür ederim, tuaf olacak biliyorum fakat Hatırlanmak özellikle bu güzel Bayram günlerinde İnsanaın yalnız olmadığını hissetemesinin verdiği sevinçi anlatmak zor keşke İnsanın yüreği dile gelip anlatabilse.

    Hatırladıüınız için çok Teşekkür ederim Rabbim sizinde Bayramınızı hayırlarasa vesile etsin, yüzleriniz her zaman gülsün İnşaALLAH.

    Saygılarımla

    Erol Gökhan

  103. Selçuk Şahin dedi ki:

    Dün akşam ismimi yazmayı unutmuşum iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederiz,”ederiz” diyorum ailecek kızım Ada oğlum Arca ve eşim Didem adına bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz Allahtan acil şifalar ve çözümler tevdi etmesini diliyoruz.
    Ayrıca dün akşam kuzguncuklu dostlarım Yani ve fortune ile sizin kulaklarınızı çınlattık onlarda sizi gıyabınızda tanımaktan memnun oldular.
    Eğer müsait iseniz ve kabul ederseniz sizi ziyaret etmek istiyoruz.
    Selam ve saygılarımla.
    Selçuk Şahin.

  104. Gökhan Erol dedi ki:

    Sizin yazınızı görmekten çok mutlu oldum, resimlerinizi geç ekledim malesef pek sağlığım yerinde değildi açıkcası,Kusuruma bakmayın lütfen.

    Ailenizin Bayramını kutluyorum Allahım sizleri huzurla ve mutlulukla yaşatsın. Elbetteki sizi görmek benide sevindirir, Mailden size daha detaylı olarak cevap vermek istiyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla, Bayramınız hayırlara vesile olsun İnşaALLAH.

  105. ebru istanbul dedi ki:

    hayirli bayramlar ustam bes alti gundur yazilarinizi okuyorum. sizin gibi insanlarin kalmadigini dusundum ,bendeki boya sevdasi hepten alevlendi eski mobilyalara merakim var aliyorum fakat nasil yenilerim hic bilgim yok. daha once boyama kurslarina gitmistim fakat o bilgi ile elimdekiler ziyan olur diyerekten ellemiyorum. acaba bu isi nasil ogrenebilirim ders verebilirmisiniz yada nereden ders alabilirim. bu isi ogrenmek,bu iste pismek vegelir elde etmek istiyorum.biliyorum uzun bi zaman lazim bende o zaman ve sabir var ne olur bana yol gosterirmisiniz Saygilarimla

  106. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım,

    Aslında bir çok konuda özellikle değindiğim detayı siz net olarak belirtmişsiniz, sözüm ona kurslarda satılan boylara ve sözde verilen kursların Antika restorasyonu ile alakası yoktur, kalıplaşmış işileri anlatırlar hepside budur kurs ismi vermiyorum fakat bana gelip detay örğenmek isteyen ünlü sözde kurslarıda iyi bilirim, boya ticareti diyorum ben bunlara bakın siz dahi boyalarınızı kullanmaya korkuyorsunuz çunki ciddi paralar vermişsiniz ve bunu senelerce yazadım İnsanları uyardım.

    Boya satışı ile sanat olmaz !

    Ben İnsanlara 100 liralık malzeme aldırırım 2 senede bitiremezler ve kurslarda satılan makine renklerindende çok daha üst kalitede canlı ve doğaldırlar, burda yapacağınız mobilaynın resmini ekleyin beraberce üzerinde neler yapılabilir yardımcı olmaya çalışırım hemde diğer meraklı Arkadaşlarımızda faydalanırlar, kimsenin parasıda boş yere havaya uçmaz, Antika Restorasyonu ve renk uygulamları inanılmazın ötesinde ucuzdur hayret edersiniz ve istediğiniz renkleri özgürce kullanırsınız.

    İsim vermiyorum Rahmet Babamın öğrencisi vardı Türkiyenin dev firmlarından bir tanesinin sahibi, aynı sizin gibi konuyu tartışmıştık ve bizlerden gördüğü detaylara bakınca inanılmaz şaşırmıştı ve şunu eklmeişti boyalara nerdeyse bir araba parası verdim diyede eklemişti !

    Siz yapmak istediğiniz mobilya veya projenizi resimle ekleyin beraberce uygulamaya çalışırız.

    Ben ders veremiyorum malesef sebebi hastalığım kalp nakli dercesine geldim malesef bu sebeble bende olan bilgilerimi herkesle sınırsızca paylaşmak istedim, belki bende sonra birileri faydalansın diyedir bu konulara desteğim.

    Saygılarımla

  107. ebru istanbul dedi ki:

    beni nasil mutlu ettiginizi anlatamam oncelikle deger verip bana cevap verdiginiz icin tesekkur ederim. size allahtan acil sifalar diliyorum.evet ben agustos depreminde fobimi atlatabilmek icin kurslara basladigimda yetenegimi fark ettim ,o zamandan beri amator olarak birseyler yapmaya calisiyorum. boyalar hakkindaki dusuncelerinize katiliyorum. cooooook paralar doktum cok inanamazsiniz.allah nasip etti sizi cikardi karsima yarin size kucuk bi objenin resmini gondermek istiyorum tabi izninizle saygilarimla

  108. Gökhan Erol dedi ki:

    Mail adresine resmi yollayabilirsiniz, siz prjoneizi anlatın beraberce burdan neler yapılabilir konuşabiliriz, diğer Arkadaşlarımızda en azından kendi fikirlerini söyleyebilir veya faydalanabilirler.

    Boyalarda en önemli detay doğal renkleri verebilmesidir, hazır boylarda malesefki Antika bir objeyse renklerin aşırı yapaylığı Antikayı fazlası ile basit gösterir, burda tavsiyem doğal renklerle çalışmak hem inanılmaz ucuz hemde çalışması çok keyiflidir, vernikle yada boyayı eritmek için kimyasallarla işimiz olmayacak yani evinizde istediğiniz gibi çalışabilirsiniz.

    Grafik şablonları ile inanlmaz güzel desenleri mobilyalarınıza aktarabilirsiniz, yine masrafsız yine ucuz yönetmelerle elbetteki, hatta hazırlayacğınız şablonları senelerce kullanabilirsiniz, Kurslara para dökmek yerine siz kendi tasarımlarınızı kağıtlara dökmenizi tavsiye ederim.

  109. ebru istanbul dedi ki:

    sayin hocam mailinize resimleri gonderdim.resimlerdeki komidinler kayinvalidemin ceyizlik komidinleri simdi ben onlari beyaz ve grinin hakim oldugu yatak odasinda yatagin iki kenarinda kullanmayi dusunuyorum acaba zemini beyaz kullanip hafif patine yapar gibi renklendirebilirmiyim (cehaletimle yanlis bisey demediysem) nasil olur nedersiniz

  110. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım, 1950-1960 Dönemi eski Rum ustaların İstanbul işi dedikleri mobilyalar işin gerçeği oldukçada iyi korunmuşlar, tebrik ediyorum cilası yıpranmış hiç önemli değil orjinal halleri ile kalmalarına açıkcası sevindim.anlayanbiri.com
    Komedinin ön kısmında cila temiz görünüyor isterseniz bunu hafifce tekrar cila yapabilirsiniz sadece ön kapağı orjinal haliyle bırakmak isterseniz elbetteki.


    Komedinleri beyaz yapabilirsiniz, veya farklı renk uygulamaları ile oldukça şık bir halede getirebilirsiniz, veya tamamen kumaş kaplayabilirsiniz, veya kordon bölümlerini Varak yapaıp daha farklı klasik ve modern bir stilde ortaya çıkarabilirsiniz.

    Komedinleri Osmanlı yeşili ile eskitme varakla Edirnekari denen çok şık Antika görünümüde vermeniz mümkün!

    Resmi size fikir olsun diye ekledim, örnek yeşil zemini komedin üzerine uygulayabilirsiniz, kordon bölümlerini varak yapabilirsiniz!

    Ana tonlar olarak yani komediniin yanları ve önünü ve ayaklarını Osmanlı yeşili yapıp yine Osmanlı motiflerini uygulayabilirsiniz ve ortaya inanılmaz şık gerçek Antika görünümünde mobilyalar elde edebilirsiniz.

    Bu renkleri uygulamak inanılmaz basittir ve ucuzdur, çunki kullanacağımız boyalar tamamen orjinal doğa renkleridir yani Osmanlının kullandığı naturel renkler.

    Kabaca anlatmaya çalıştım zamanım olursa komedinlerinizi renklendirmeye çalışırım yani anlatmak istediğim detaylar hakkında tabiki zaman bulabilirsem söz vermiyorum.

    Bahsettiğim tonları uyguladıktan sonra, cila işlemini isterseniz cam gibi parlak halede getirebilirsiniz veya mat Antika havasında bırakabilirsiniz.

    Komedinler üzerinde size yüzlerce fikir önerebilirim, hatta Komedinin üstüne örnek Osmanlı bir hat renkli fotokoisini çıkarıp yapıştırabilir ve bunu %100 orjinal sanılacak kadarda mobilyanız ile özeleştirebiliriz, gören herkes Hat yazısının orjinal olduğuna inanacaktır çunki tarif edeceğim yöntem çok farklıdır ve gerçek Antika görüntüsünü net olarak verecektir.

    Biraz daha ileri gidebilirim, kendisine Antikacıyım diyenleri dahi hayal edemeyeceğiniz şekilde şaşırtabilirsiniz. İtalya ve Fransaya, Amerikaya bu tarz özel tasarımlardan çok yaptım, bir anımıda eklemek isterim Normal bir ahşap kutu basit etkniklerle Antika havasına getirdim ve kutu müzayedeyede girdi ve satıldı elbetteki yeni olduğunu özel tanıtım broşüründe belirtmiştim.

    Kurslarda bu teknikler öğretilmez daha doğrusu bilmezler, sitemde sizler gibi Arkadaşlara bu tür çalışmaları tavsiye ederim eğerki bu sanatı ciddiye alırsanız gelirde elde edebilirsiniz.

    Sizin uygulamak istediğiniz yöntem beyaz üzerine patine işi açıkcası benim için biraz kolaya kaçmak oluyor, isterimki hem el becerinizi geliştirin hemde Osjinal renklerle tasarımlar yapın, Kurslarda verilen bilgiler sadece ticari amaçlıdır yani size detay bilgi verilmez kabaca Kursiyelerin gözleri boyanır ama Kursu bıraktıklarında geride hiç birşey kalmaz.

  111. ebru istanbul dedi ki:

    sabah kalkar kalkmaz internetin basina gectim galiba bagimlilik yaptiniz bende:-) fikirlerinizi okurken kafamda hayal etmeye basladim bile bende bu komidinden uc adet var hemen biri ile varakli projeyi yapmaya basliyacagim. on kapagi sizinde dediginiz gibi orjinal birakip bacaklari ve ustunu renklendirip kordonlarina varakyapiyim diyorum. yalniz ust kaplamasi yipranmis orayi zimparalamam yetrlimi yoksa kaplamayi tamirmi etmeliyim birde renklendirme icin su boyasimi kullanicam off o kadar bilgisizimki bende soru cok sizi yorma ihtimalim var simdiden ozur dilerim

  112. Gökhan Erol dedi ki:

    Üst kaplama zarar görmüşse uğraşmayın, fakat kabarıklık var ise bunu halledebilirsiniz, normal çekicin düz kısmını ocakta ısıtın kalkmış bölgelerin üzerinden geçin kabarmış bölge üzerinde çekici fazla tutmayın kaplamayı yakarsınız, bu sebeble yağlı kağıt koyup uyglamayı kağıt üzerinden kaplamayı tamir edin.

    Macun işi basittir, sıcak tutkal ile az miktarda alçıyı karıştırın macun kıvamında sürün, kurusun sonra zımpara yapın bu hem inanılmaz bir sağlamlık verecektir hemde macunla tekrar tekrar uğraşmasınız 1 defada macun ve zımpara işlemini yaparsınız, gerekirse alçıyı renklendirebilirsiniz, hatta bazı işlemlerde bu sistemle gök kuşağı havasında çok şık alt zeminler yapabilirsiniz.

    Şöyle yapalım, sizde olan malzemeleri yazın, boş yere hem malzemeleriniz israf olmasın hemde ben size çok ucuza alabileceğiniz malzemeleri yazarım size ekstradan masraf çıkmamış olur.

    Kordonlara varak işlemi yapmadan önce ezikler veya bozukluklar var ise alçı sıcak tutkal desteği en kolay ve en ucuz çözümdür boş yere macuna ıvıra zıvıra para vermeyin, bu detayı bilmiyorsanız ben size burdan net detay ve malzemeleri yazarım, benim vaktim bol merak etmeyin hastalık sebebiyle evde oturmaktansa yapabildiğim ve sevdiğim konularda okumak yazmak bana bir terapi oluyor keyif alıyorum, yani istediğimiz her detayı sorabilirsiniz.

    Alçı sıcak tutkal işlemi aslında merak edenler var ise bu detayı ben basit anlatıyorum ama Yüz binlerce lira kazanan Varak işlerinin en temel alt zemin uygulamasıdır, hatta bu macunu bolca hazırlayıp buz dolabında saklayabilirsiniz, aylarca keyifle kullanabilirsiniz. En önemli avantajı her türlü renklendirebilirsiniz aklına gelen her rengi bu macunda uygulamak mümkündür.

    Bu bilgiler size yazarken şuna emin olun geçmişi 300 senelik hatta daha eski dönemlere kadar uzanır, hatta biz özel Antikaları yani sanat eserlerini restore ederken objenin bulunduğu eşhir ısı nem detaylarınıda hesaplarız çunki nemli bir şehirde yapılacak onarım ve macun çok önemlidir, bazı macunlar ahzırlarınız abartı gelmesin suyun altında dahi yüz yıllarca bozulmadan kalır, bu Roma dönemine kadar uzayan bir Restorasyon sırrıdır.

    Şimdiki işçiliklerde görüyorum, Milyon lira alan sözde Restoratörlerin yaptıkları işler 1 senede dökülüyor, işi bilmeyenler sadece renklerle göz bozay yaptıkları işler ise sadece pasta üstündeki muma benzer eriyip yok olmaya mecburdurlar.

    Konu karıştı kusura bakmayın.

  113. ebru istanbul dedi ki:

    sayin hocam dedigim gibi bu konuda cok cahilim malzeme olarak kurstan arta kalan malzemeler var oda benim isimi gormez sizden ricam bana herseyi en bastan tarif etmeniz malzeme ne gerekiyorsa alirim bu konuya gonul verdim ne gerekiyorsa temin edicem korkmayin cabuk ogrenirim:-) elimin yatkin oldugunu soylerler.ust kaplama zarar gormus oncelikle onu sokmem lazim anladigim kadari ile kaplamayi islatip bekleticem yumusayinca sokucem birde su boyasi almam lazim herhalde dimi varak enson is galiba birde zimpara makinasi ile zimpara yapmamin bi sakincasi olurmu

  114. Gökhan Erol dedi ki:

    Kaplamayı isterseniz sköün fakat sökmeden yapacağınız işlemi anlattım, su boyasına ihtiyacınız yok, çunki siz komedinleri renklendirmek istiyorsunuz, şu konumda c,ilada yapsanız su boyası gerekmiyor.

    Zımpara makinası ile elbetteki çalışabilirsiniz, mahsuru olmaz.

    Ben size boya konusuna geçmeden önce komidinleri astar boya vurma durumuna getirmenizi tavsiye ediyorum, boya konusunu en sona bırakmak daha doğru olacaktır, bunun sebebi mobilyalarınızı uygulama yapaılacak kıvama gelmeden size boya deteyalrını vermek birazda işinizde dağınıklığa yol açacaktır.

    1. Kaplamayı smkmeden yapılabilecek basit işlemi anlattım.

    2.Boncuk tutkal alın, 200 gram yeterlidir.

    3.Alçı yerine üstübec toz alın, bu hem daha ince hemde çalışması daha kolaydır.

    MALZEMELER!

    1. 1 kilo alçı- 1 kilo beyaz üstübec toz.
    2. 200 Gram boncuk tutkal (sıcak tutkal).
    3. Zımpara 100 No, 220 no yeterlidir, sıfır zımpara için 3M markasının bez zımparaları idealdir üstelikte yıkanabilme özelliği olmasından dolayı defalarca kullanabilirsiniz.
    4. 300 Gram Gomalak ve İspirto.

    Sıcak tutkalı eritmek için eski derin iki adet kap, kaplar bir bşirinin içine gemesine dikkat edin, büyük kaba su koyun ocakta kaynamaya başlayın, küçük kaba boncuk tutkalı kullanacağınız kadarını ekleyin su koymadan su dolu büyük kabın içine koyun, su kaynakdıkca boncuk tutaklın üzerine çok az ilave edin, bal kıvamından biraz daha akışkan olması yeterlidir.

    Bocuk tutkalımız tam eriyince üstüben ve alçıyı ilave edin iyice karıştırın hamur kıvamı yeterlidir, isterseniz bu halde sorumasını bekleyebilirsiniz.

    Kullanımı basittir macun yapacağınız bölgelere göre hazırladığımız macundan minik parça kesin bir cezvede kayr su olsun, macunuzumu bir bıcakla suya daldırın ve hemen alın, parmaklarınızla ezilecek kıvama gelir kurudukca suya daldırıpp aynı işlemle elinizele macunu sitediğiniz gibi sürebilirsiniz, bu macununh avantajı istediğiniz gibi elinizle düzeltebilirz veya şekile verebilirsiniz.

    Tam kuruduktan sonra zımparası oldukça kolaydır ve keyiflidir, diğer macunlar gibi zor işlemler çıkarmaz, ve inanılmaz düz kaliteli zeminler elde edersiniz.

    Bu işlemi tüm mobilyalarınızda rahatlıkla uygulayabilirsiniz, istemediğiniz bölgeleride temizlemeside çok kolaydır sıcak su ile ıslatılmış bez yeterlidir.

    Komedinlerinizdeki sorunlu bölgelerin tamamına bu işlemi uygulayıp boya vurulacak hale getirin, sonrasında boya malzemelerini almak inanın size çok daha fazla keyif ve iş yapma hırsı kazandıracaktır.

    El melakesi denilen özellik zaten var ise, yapacağımız bu işlemlerden sonra inanın çok farklı işlere yöeneleceksiniz ve benim vereceğim tarifleri asla abartı değildir, hiç bir yerde bulmanız söz konusu dahi değildir, çunki tamamen doğal Antika restorasyonunda uygulanan yöentemlerdir, orjinal varak yani altın varak yapanlar şu yazımı okusalar inanın moralleri bozulur çunki bu bahsettiğim macun tarifi dahi onlar için tek kelimeyle TABU manasına gelir, özel zamanlarda yani akşam vakti hazırlarlarki kimse bu macunun nasıl yapıldığını görmesinler diye.

    Merakınız var ise size gerçek Altın uygulamasınıda anlatırım, meraklısı iseniz çok ciddi bir kazanç kapısınada dönüştürebilirsiniz.

    Bunları paylaşma sebebim, İnsanların isterlerse para kazanacakları bir meslek sahibi olmaları içindir.

  115. erol hocam saygılar benim sorum tornada gürgen ağacına renkli cila işlemi yapabilirmiyim

  116. ebru istanbul dedi ki:

    tamam hocam cevabinizi defalarca okudum aklima yazdim yarin ilk isim malzemelerimi tamamlayip projeme baslamak olucak allah razi olsun sizden buyuk deger verip bana tam ayrintili asamalari yazmissiniz ,zaman ayirmissiniz hakkinizi helal edin size ne kadar dua etsem azdir diye dusunuyorum nacizane kendimi sizin ogrenciniz olarak goruyorum tabi kabul gorursem:-) iyi geceler

  117. Gökhan Erol dedi ki:

    Tornada derken, ağaç nakinaya bağlı olaramı kast ediyorsunuz?

    Bu işlemi yani makinedeyken daha çabuk cila olsun diye düşünüyorsanız oldukça risklidir, vurduğunuz cila ağaç dönerken çok farklı sonuçlara yol açar ahşapta izler bırakırsınız sebebi ağacın damarlarının tersine bir cila işlemi uygularsınız.

  118. Gökhan Erol dedi ki:

    Size yardımcı olabildiysem Duanızıda aldıysam, bu bana fazlası ile yeterlidir, siz yeterki bu mesleği veya hobiyi öğrenmek isteyin, ben birikimlerimi paylaşmaktan sevinirim.

    Söylediğim işlemleri yaptığınızda şuna emin olabilirsiniz, o kadar düz ve kaliteli bir alt zemin ortaya çıkacakki şaşıracaksınız, bu işlem yani zeminin kaliteli olması demek o işin fazlası ile kaliteli olacağı manasına gelir.

    Siz bu mesleği öğrenmek istiyorsanız, komedinlerinize farklı tasarımlarda uygulayabilirsiniz, İtalyada ve Fransada 5 yaşında ve 8 yaşında kızları olan iki Aileye özel tasarım yapmıştım, yatak başlarında evin Çocuklarının Ellerini kullanmıştım yani %100 orjinal kalıpla gerçek el kalıplarını mobilyalara çıkarıp, oldukça hoş tasarım ortaya çıkmıştı, halende bana mail atarlar şu an Çocuklar 30 yaşlarındalar ve yaptığım mobilya tasarımlarını Müze parçaları gibi sakladıklarını öğrnemek İnsanı cidden mutlu ediyor.

    Tasarımlar önemlidir, merak eden Arkadaşlarıma tek bir şey diyorum, aklınıza gelen herşeyi İnanılmaz çekici hale getirebilirsiniz, ve çok ciddi bir ek gelirde yaratabilirsiniz. Hatta absürt tasarımlar yapıp mobilyalarınızda kullanabilirsiniz, bu meslek inanılmazın ötesinde keyiflidir malesef ki Türkiyedeki kurslar sadece para tuzağından başka özellikleri yok.

  119. ebru istanbul dedi ki:

    hocam ilk adim resimlerimi mailinize gonderdim daha once bir baska kisiye verdiginiz cevapda okumustum kurt yeniklerine ilac sikip naylon torba ile sardim bu gece bekletip yarin acacagim bugun malzemelerimin bi kismini tamamladim . allahin izni ile bismillah deyip yarin baslamayi dusunuyorum.yalniz kafama bisey takildi kominid uzerindeki kaplamada kopuk bolum var orayida dolduracakmiyim hazirlayacagim macun ile bilemedim

  120. Gökhan Erol dedi ki:

    Verdiğim macun tarifi ile kopuk ezik veya kırık her şeyi onarabilirsiniz, hatta macunla istediğiniz desenleride yapabilirsiniz, macunun özelliği kalıp alma işlemlerindede kullanılmasıdır.

    Kurt delikleri için, normal gaz yağı kullanabilirsiniz veya pinotex denen korucuyuda sıkabilirsiniz, fakat fazla masraf yapmanızı istemem, bu sebeble gaz yağı bile yeterlidir.

    Kurt deliklerinde bahsettiğim işlem biraz profosyoneldir yani poşetleme veya kapalı oda işlemi, burda kullandığımız kimyasallar oldukça güçlüdür elbetteki bu işlemleri yaptığığımız Ahşaplar oldukça tarihi değeri olan ve Devlet müzelerinde kayıtlı Orjinal sanat eserleridir, normal mobilyalar için bu zorlu işlemi uygulmanız sizin açınızdan yorucu olacaktır.

    Kesin çözümü vardır yani poşet gibi detaylara ihtiyack almadan tamamen kurtulmakta mümkündür. Bu işlemi mutlaka açık alanda ve hava akımından emin olduğunuz yerde yapılmalıdır, böcek ilaçlamacılarda kullanılan ddt gibi kimyasalları şırınga ile sıkabilirsiz ve kesim çözüm olacaktır.

  121. ebru istanbul dedi ki:

    hocam mailinize kursta yaptigim polyester bir projemi gonderdim en azindan benimle ilgili bir on bilgi olsun istedim

  122. Gökhan Erol dedi ki:

    Polyester döküm ayna projesi hakkında detay bilgileriniz paylaşmanızı rica ediyorum, yaptığınız işlemler ve kalıp alma detayları oldukça üst seviye çalışmadır, tebrik ediyorum.

  123. ebru istanbul dedi ki:

    hocam resim pek net degil malesefki kurslarda sizinde belirttiginiz gibi detay verilmiyor. objeyi ortalama bir fiyata size satiyorlar asil parayi boya ve varak gibi malzemelerden cikariyorlar,tabi sattiklari varak matbacilikta kullanilan yaldizli folyo malesef objeyi hazir aldim bordoya yakin boyayip antiquin ile eskitip kabartmali yerlere varak diye sattiklari folyoyu uyguladim simdi hem emegime hemde parama aciyorum tabi bu gercegi arastirip derinine inince anladim artik bundan sonra daha kaliteli gurur duyacagim isler yapmak istiyorum

  124. Gökhan Erol dedi ki:

    Aslında kurs değilde net olarak ticarethane demek lazım, folyo ile varak asla olmaz yazık sizlerin parasını almalarına üzüldüm.

    Varak 100 adeti 10 lira sanıyorum bazı yerlerde dahada ucuza bulmak mümkün olabilir, sonuçta bunlar varak değil senetetik plaka yaldız dememiz gerekiyor. İşin gerçeği bu varak değilde imitasyondur, sitede ben varak yapımına kısaca değindim ilgi olmayıncada konuyu bıraktım, aslında ilgilenenler çok oldu enteresandır özelden bilgi almak istediler bende kabul etmedim, herkesin öğrenceği bir sanat ve bir Dua yeterli benim için.

    Sizin vasıtanızla sesleniyorum, Kurslarda satılan Folyo varaklara boş yere para vermeyin, illaki istiyorsanız matbaa malzemeleri satan yerler var oralara gidin bu folyoları santimle satarlar ve istediğiniz her renkte bulabilirsiniz ve fiyatlarıda inanılmazın ötesinde ucuzdur, Kurslarda bu malzemeyi neye hizmet satıyorlar veya bununla tek çıkacak couç sinirlerinizin bozulmasıdır ve mobilyalarınızıda bozmaktır başka faydası olmaz !

    Sağlığım olsa inanın sizlere bu malzemeleri ben yollarım, yazık sizlerin alın terinizle kazandığınız paraları alıyor hemde hiç birşey öğretmeden.

    Eskitme boyalara para vermeyin, bana sorun konuyu okuyanlarda sorabilirler, eskitme tekniği denen olay kurslarda satılan saçma boyalarla olmaz olursada sadece yapay bir görüntüden ötesine geçmez, patine boya konusunu işledik yine Kurslar insanlara tuaf pahalı boyaları satmışlar, oysaki yarım kiloluk 3 -5 lira antipas size senelerce yeter, istediğiniz eskitmeyi yapın silin boyayın, keyfinize bakın.

    Aynayı görünce size kalıp alma işini öğrettiklerini sandım, istenirse kalıp almayıda yazarım aklınıza gelen herşeyin ama herşeyin kalıbını alırsınız üstelikte abartı olacak ama sofrada yemek yerken dahi kalıb işiyle uğraşabilirsiniz çunki benim verdiğim malzemeler %100 hişjenik kalıp malzemeleridir, örnek Çocuğunuzun elinin kalıbını alın veya yüzünün veya çok sevdiğiniz bir objenin, sonrada bu kalıbı size verdiğim macunun sıvı hali ile gödekbilirsiniz veya polyester dökebilirsiniz.

    Siteye yazdıktan sonra ve gelen cevaplarıda görünce aslında bu kurslarda hiç birşey öğretilmediğine üzülerek şahid oldum!

    Size isim vermiyorum İstanbulun ünlü bir muhitinde Kurs açan İnsanlar gelip benle zamanında tanışmışlardı ve yaptığım işler hakkında ders almak istediklerini söylediler, bende vaktimin olmdığını belirttim. Sonrasında İnsanlar gelmeye başladı daha çok Kadınlar ve bana malzeme, boya, Varak sormaya başladılar, işin gerçeğini sonra öğrendim 5 liralık 100 adet varağı 25 liraya satmışlar düşünebiliyormusunuz 100e yakın Kursiyer ve hadata 3 paket varak aldığını düşünürseniz inanılmaz bir parayı sadece al sat yaparak hiç bir bilgi öğretmeden kazanıyorlardı. Ortalama ayda 10 bin lira sadece varak satarak net kar elde ediyorlardı diğer malzemeleri saymıyorum bile.

    Gurur duyacağınız işler yapmak basittir, bu işin temeli sadece Ruhunuzu dinlemektir beyniniz ve elleriniz devreye girerse sadece akıl halüsülasyonları yaşarsınız ve istediğinizi elde etmeniz imkansız hale gelir, bu sebeble tamamen doğaçlama olarak yapın çok sabır ister, emek ister.

    Çok Ustalar yetişdirdim inanmazsanız ama sadece 1 sene zımparadan başka hiç birşey yaptırmadığım İnsanlar oldu, çunki zımpara bu işin temelidir sabrıdır, zımpara basit görünür fakat elinizin melakesini ve beyninizle anlaşmanın en güzel yoludur, bir macun yaparsınız zımparayı ise umursamassınız işte bu en büyük hatadır, zemini olmayan iş asla iyi netice vermez, Osmanlı Arabesk işler gelirdi Restorasyon için sadece bir koltukta 3 cmlik binlerce parça olurdu ve bunlar tek tek zımparalanırdı, sonrasımı yetişdirdiğim Ustalar Amerikada, İngilterede Dünyaca ünlü Müzede çalışanlar var bu İnsanlar inanın hiç kolay yetişmediler, sabır hep sabır, şimdi ise bu İnsanlara iş vermek için abartmadan yazıyorum randevu almalaısınız ve sizin yaptırmak istediğiniz işide sevmeleri lazım yoksa ellerini dahi sürmezler.

    Siz isterseniz ben burdan seve seve yardımcı olurum.

  125. ebru istanbul dedi ki:

    hocam mailinize koltuk resimleri attim ben onlari su bazli boya ile boyamistim yaz basinda simdi bu yapacagim komidini o koltuklarin arasinda kullanmak istiyorum dolayisi ile renk uyumu icin eskitmem gerekir diye dusunuyorum bana fikir verebilirmisiniz

  126. ebru istanbul dedi ki:

    kurslar hakkinda dusuncelerinize tamamen katiliyorum bende bakirkoyde bi kursa gitmistim sahibinden ders almistim evet ister istemez ogrencilere potansiyel para gozuyle bakiyorlar simdi verdigim paralara yaniyorum. bu arada eminonunden gomalak aldirdim en acik tonu varmis kilosuda 450tl dediler dogrumudur.

  127. ebru istanbul dedi ki:

    hocam cok soru soruyorum kusura bakmayin ama yanlis yapmak istemiyorum. boncuk tutkalin icine sadece ustubecimi ekliyeyim

  128. Gökhan Erol dedi ki:

    Bu tam bir saçmalık kilosu 450 TL bir yanlışınız olmasın? 100 Gram 45 Lira almayın, büyük ihtimal farklı anlaşılmıştır.Açık ton diye kast edilen gomalak en kalitesiz olanıdır, taş gomalak bulurmusunuz bilemem daha doğrusu koyu renk ve biraz daha srt olanıdır.Bulamazsanızda önemli değil.

  129. Gökhan Erol dedi ki:

    Evet sadece üstübec yeterlidir.

  130. Gökhan Erol dedi ki:

    Öncelikle renk uyumu denen detay sizi yanıltabilir, bu Türkiyede bilincsizce yapılan standart klişe alışkanlıktır hatta bazı sözüm ona dekartorlerde bunu görürüm Asker gibi aynı renkler aynı desenler ile mobilyalar sözüm ona dekore edilir, ortayada fazlası ile sıkıcı ve karanlık bir ev dekorasyonu çıkar. Oysaki her obje kendi başına bir tarzdır ve dönemini yansıtır, bu tür detaylara önem vermeyin.

    Koldyklarınıza yağılacak işlem şuanda Varak yapabilirsiniz ayak kısımlarına küçük fransız tarzı desevler yapabilirsiniz bu desenler çok küçük hatlar taşımalıdır veya tamamen düz Varak yapıp eskitme yapma olanağınızda mevcut, komedinlerle çok şık detaylarla bir birlerini tamamlayacaklardır.

    Burda basitce varak, Osmanlı kırmızı ve Yeşil ile farklı çalışmalar yapabilmek mümkündür.

  131. ebru istanbul dedi ki:

    ah hocam ah almis bulundum cocuk duse kalka buyur derler bende kazik yiyerek pisicem herhalde siki pazarlikla 115.00tl ye aldim diye seviniyorum:-) koltuk icin verdiginiz fikri cok sevdim. ben bunu gorup dusunemedim usta farki burada belli oluyor komidini bitirir bitirmez onlara baslamak icin sabirsizlaniyorum.(aldigim gomalakin resmini mailinize gonderdim)

  132. Gökhan Erol dedi ki:

    Koltuklarda size amatörce renklendirme yaptım, siz bunu farklı şekilde geliştirebilirsiniz, örnek Osmanlı mobilyaların renk tonlarını koltuklarınızda uygulayabilirsiniz, yada koltuklarınıza gerçek Antika eskitmesinide basitce yapabilmeniz mümkün.

    Gomalak fiyatına gelince, bence geri iade edin çok anormal ötesinde bir rakam. İnternete biraz baktım 200 gramı 20-25 liraya satan yerler var siz bunu dükkanlardan çok daha ucuza alabilirsiniz.Lütfen iade edin cidden verdiğiniz paraya üzüldüm.

    Alt temel işlemleri bitirin, ben size mobilyalarda gerçek Antika görünümü nasıl yapılır veya aklınıza gelen tüm boyama biçimlerinde yardımcı olmaya çalışırım.

  133. Nuran - İstanbul dedi ki:

    Merhaba,
    Siteyi bugun keşfettim ve tüm mesajlari büyük bir keyif ve heyecanla okudum.Ben de eski eşya meraklisi olduğum için aldığım parçaları kendim onarmak, cilalamak ve boyamak istoyordum. Ahsap boyama kurslarina katıldım ancak sizin de bahsettiğiniz gibi sıradan ve zevksizce yaptırılan işler nedeniyle hiç zevk almadım. Amacim daha sanatsal, emek harcanarak yapilmis seyler üretmek. Eski eşya satan dükkanlari gezerken begendiğim parçalari kafamda canlandırdığım şekilde boyamak, onarmak istiyorum. Bunu düşünmek bile beni çok heyecanlandırıyor. Hatta bir ara marangoz bir tanidik bulsam da yanında biraz çalışsam diye düşündüğüm bile oldu. O yüzden yazdıklarınizi ve paylastıgınız bilgileri görünce çok mutlu oldum. Paylaşımlarınız çok değerli çok teşekkürler.
    Yazlık evimiz için geçen hafta eskiciden iki kapılı, bombe kapaklı iki adet gardrop aldım. Demonte şeklinde eve getirdik. Her ikisinin de üzerinde gomalak cila var, ancak rötüş isteyen yerleri var. Birinin rengi sarimtrak, dğeri daha koyu. Cilalarini tamamen cikarmadan uzerinden cila yapabilir miyim. İç kısımlarında cila yapılmamış ya da yapılmışsa da gitmiş. İçini ve çekmeceleri zımparalayıp üzerine ahşap koruyucu sürsem yeterli olur mu.
    Şimdiden çok teşekkürler. Acil şifalar diliyorum.

  134. selçuk şahin dedi ki:

    Erol Ustam kaliteli kehribar rengi gomalağın kg fiyatı 85 tl
    kadikoy garanti bankasi sokaginda Akin ticaretten veya uskudar uncular
    sokaginin en sonundaki sagda ismini hatirlayamadigim bir nalburdaki fiyatlari bu sekilde.
    Selam ve saygılarımla.

  135. Gökhan Erol dedi ki:

    Selçuk Bey gerçekten size sonsuz teşekkür ediyorum, verdiğiniz detay inanılmaz faydalı olacak, Ebru Hanım işin gerçeği dolandırılmış demek gerekiyor ve abrtı değil yürekten üzüldüm. İnsanlar bu haksız parayı nasıl sofralarına koyabiliyorlar Ailelerine haram para ile aldıkları küfür edilmiş gıdayı yediriyorlar ben bunu hayatım boyu asla anlayamadım.

    Çok Teşekkür ediyorum yardımınız için.

    Saygılarımla

  136. Gökhan Erol dedi ki:

    Teşekkür ederim Moral verici yorumunuz için.

    Dolaplarınızı Güle Güle kullanın, cilayı çıkarmadan elbetteki üzerinde çalışabilirsiniz, cila durumlarını pek bilemiyorum rutuş yapılacak yerlerin resimlerini çekip yollayabilirsiniz, daha detaylı işlem hakkında fikir olur.

    İç kısımlarda tavsiyem daha keyifli uygulamalar yapın örnek komple kumaş kaplayın hem daha hijyenik hemde oldukça şık görünecektir, kumaş kaplama işi çok keyiflidir ve basitce uygulayabilirsiniz, gerekli olan malzemeler kalın karton yapıştırıcı ve kumaş, mesela piyasalarda senetetik çok hoş sentetik kadifeler satılır her rengi mevcut ve silinebilme özelliğine sahiptir ve nem geçirmez. Dilerseniz yardımcı olurum uygulama tarifi ile.

    Açık renk dolabınıza ilk önerim önce zımpara yapın hatalar ortaya çıksın zımparaı fazla bastırmadan yapın ki farklı detaylar ortaya çıkmasın, sonrasında bunu denemeden sakın komple uygulamayın !

    Cila yağını ocakta bir kapta ısıtın, sonra fırça ile görünmeyen bir bölgede küçük bir bölüme uygulayın, bu anında ahşapın orjinal rengini verecektir ve ahşap üzerinde güneş sebebiyle solmuş bölgelerde hemen orjinal dokusuna kavuşacaktır.

    Detaya olarak, fırca ile sürün yalşaık 30 saniye sonra temiz bir bezle vurduğunuz yağlı bölgeyi silin, bunun sebebi ahşapın yağı tamamen emmesine engel olmaktır, bu işlem oldukça güzel sonuçlar verir.

  137. ebru istanbul dedi ki:

    selcuk bey verdiginiz bilgi icin cok tesekkurler bugun gomalagi aldigim yerle uzun bir telefon gorusmesinden sonra iade almalarini sagladim ben avrupa yakasinda ikamet ediyorum bu taraflarda da bildiginiz guvenle alisveris yapacagim yerler var ise bilgilendirirseniz cok sevinirim.bu ise yeni baslayan olarak hic bir malzemenin fiyatini bilmiyorum.basima gelenden sonra iyi bir pazar arastirmasi yapmam gerektigine karar verdim ilginize tesekkurler.

  138. Gökhan Erol dedi ki:

    Karakoy-Balıkcıların karşısında armağan boya var, balıkçıların karşısında karakoyde oraya gidin Garo’nun Arkadaşıyım deyin Şişliden, ve mutlaka size indirim yapmalarını isteyin Varak istiyorsanız varakta alabilirsiniz 100 lük paket halinde aynı şekilde indirim isteyim 7.5 bucuk liradan versinler. Bu arada karşıda oturan Arkadaşlarımız Selçuk beyin söylediği firmadan ucuza gomalak alabilirler.

    Sitemizide söyleyin, gelecek Arkadaşlara yardımcı olsunlar tabiki bahsettiğim firmadan ürün alırsanız.Sizi yönelendirmek istemem zaten firma beni tanımaz fakat Garo Arkadaşımdır Bersan boyanın eski sahiplerinden.

    Ucuz satan esnaflarımızı burdan paylaşalım onların ayatkta kalması önemli, sizin iyi niyteinizi suistimal eden firmalarıda yazmak gerekiyor ki İnsanlar artık bilincli tercih yapsınlar.

  139. Nuran İstanbul dedi ki:

    Kumaş kaplama fikri çok hoşuma gitti. Hem dediginiz gibi hijyen hem de gorsel bakimdan güzel olacak. Kumaşın kalınlığı, cinsi önemli mi? Yapıştırıcıyı kırtasiyelerden bulabilirim sanırım. bilmem gereken başka hususlar var mıdır yapıştırma yaparken?
    Fotograflari çektim ama nasıl göndereceğimi bulamadım. Açık renk olan dolabın üzerinde koyu renkte bir çerçeve yapılmıs. Zımpara yaparken sanırım o da silinecek.
    Üzerindeki cilayi tam olarak çıkarmam mı gerekiyor? Yoksa hafif bir zımpara yapıp üzerine cila yapabilir miyim?

  140. ebru istanbul dedi ki:

    ilginiz icin tesekkur ederim hakkatten acemilikle bir hata yaptim,neyseki iadeyi kabul ettiler. onlar bu fiati isterken utanmadilar ama ben firmanin ismini yazip yazmamakta tereddut ettigimi fark ettim,sizinde dediginiz gibi herkez bilmeli ayni hataya dusmemeli misir carsisinda ucuzcular baharat

  141. ebru istanbul dedi ki:

    hocam birde altin varak,eskitme oyma teknikleri konularina devam edecekmisiniz sanki yarim kalmis gibi geldi. yazilarinizi merakla bekliyorum. saygilar

  142. Gökhan Erol dedi ki:

    blueantik@hotmail.com adresine resimleri yollayabilirsiniz. Resimleri siz yollayın belki farklı bir restorasyonda yapılabilir.Detaylı olarak tarifi yapmaya çalışırım.

    Kumaş işi çok ama çok basittir, kumaşın ince olmasına dikkat edin hatta çok hoş desenli senetetik ince kadifler vardır metresi 10 lira sanıyorum yani 100x160cm ebadındadır, Şişli Osmanbeyde Bursa pazarından alabilirsiniz alt katta çok eski bir işletmedir. Hatta ordan çok enteresan desenleride bulursunuz.

    Kaplama işinde kalın karton dolap içini hesaplayın ona göre alın, yapıştırıcı sadece bally yeterlidir.

    İşlemi kısaca tarif edersem, önce dolabın içinde kaplama yapacağınız bölgeyi ölçün ve kartonu ona göre kesin kumaşı aynı şekilde kesin.

    Zemine Bally sürün yani dolaba, kartonun kumaş kaplanacak ön bölümüne sadece kenarlara ince tabaka bally sürün komple sürmeye gerek yok.

    Kartonun arka kısmana bally uygulayın ince tabaka olarak ve kumaşı ön tarafa gererek yapıştırın arka tarafına bastırrarak işlem uygulayın, sonrasında kumaşla kaplanmış kartonu ahpa yapıştırın, fazla sıcak olmayan ütü ilede baskı yaparak zemini sabitleştirin.

    Antlatması biraz detaylı uygulması ise son derece basit ve keyiflidir. Bu işlemi evinizin her yerinde uygulayabilirsiniz, çekmece içleri veya Çocuk odasında duvarlarda hoş sıcak desenler yapabilirsiniz. Hatta cilası bozulmuş sandalyelerinizi dahi komple kumaş uygulayabilirsiniz.

  143. Gökhan Erol dedi ki:

    Bazı esnaflar İnsanları kandırmayı ticaret sanıyor, bana göre ahlaksızlıktır hemde ahlaksızlığın en iğrenç halidir, ve sizden bilerek aldığı o rezil haram parayı utanmadanda sofralarına ekmek alıp Evlatlarına yedirirler.

    İade almak zorundalar zaten, iade almayız deme lüksleri yok ortada net olarak fahiş bir fiyat var şikayet etseniz zaten firmaya iyi bir ceza keserlerdi.

    Yakında sitede ucuz ürün satan esnaflarıda sizlerin desteği ile paylaşırız, dürüst İnsanlarada destek olmaya çalışırız olabildiğimiz kadar tabiki.

  144. Gökhan Erol dedi ki:

    Varak orjinal altın ve imatasyon altın yazıma devam etmedim fazla ilgi olmadığı için, aslında ilgi fazlası ile oldu dediğim gibi birileri bu bilgileri paylaşmamdan rahatsızda oldular, devam edeceğim elbettki çunki Türkiyede İnsanlar bilgiyi malesef ya parayla almışlar ki sizlerin durumu ortada Kurslar para alıp sizlere karşılık olarak sadece boya ıvır zıvır satmışlar, Sanat ve Restorasyon hakkında en ufak bir detayı öğretmemişler, tepsi boyatmayı ders sanan kişiler var, resim yapıştırmayı ders sanan kurslar var komik aslında traji komik bu bu uygulamaları dahi yanlış ve eksik öğretmişler.

    Bizler yeri geldiğinde özel Dekorasyon isteyen Müşterilerimizi transfer resim çalışmaları yaptık fakat gördüğünüzde tek diyeceğiniz şey Adamalar zamanında ne Antika eserler yapmışlar olacaktır oysaki bu işlemi bizler yaptık ve uygulamasıda inanın sizlere kurslarda öğretilenden daha kolay hemde çok daha orjinal yani bir sanat değeri olacaktır.

    Bu işin Dünyada tek bir ismi vardır sanat, Sitede eğer sorun olmazsa ve devam edersem sizlere evinizi gerçek bir müze haline getirmeyide anlaymaya çalışacağım, KITCH Avarupada çok yaygın bir sanattır Türkiyede bilinmez, bu sanatta evinizdeki her objeyi kullanabilirsiniz inanılmazın ötesinde keyifli ve tamamen beyni full aktif kılan doyumsuz bir sanat tarzıdır.

    Konulara talep oldukça bu detayları görsel resimlerlede anlatmaya çalışacağım.

    Gerekirse sizlere kalıp almayı, heykeller dökmeyi farklı objeleri birlikte kullanmayı ve inanılmaz şık heykeller ve tablolara dönüştürmeyi anlatmakta istiyorum, bu Sanat benle birlikte yok olacak benle derken Ailemden kalan bu meslek 100 seneyi çok aşkın bir geçmişe dayanır yok olup gidecektir.

    Ailem Rahmetli Adnan Mendersten tutun aklınıza gelen nerdeyse Türkiyenin tanınmış simalarına işler yaptılar, halen Rahmetli Babamın yaptığı işler inanın koleksiyonerler tarafından özenle saklanır korunur, Dolmabahçe sarayından tutun Çırağan sarayına kadar bilir kişi olarakta çağrıldılar.

    Burda sizlere bunları anlatırken bilmenizi isterim söyledim her şey geçmişi ve temeli olan eski yöntemlerdir, üzüldüğüm ise Devletin sahip çıkmamasıdır, oysaki Hastalandığımda İngiltere ve Almanyadan bakımlarımda dahil hastalık için yaşamımımın sonuna kadar misafir etmek istediler, Ülkemi seviyorum İnsanlarımı seviyorum bırakmak o kadar zorki, tabiki çok zamanlar şimdi bile aklıma gitmek gelmiyor değil. Ünlü Madam Tuso müzesinden evime öğrenciler geliyor sohbetler ediyoruz malesef Türkiyede ise sadece ben değil bu Sanat yok olup gidiyor.

    Yetişdiriğimiz öğrencilerin tamamı yurt dışına gittiler çunki, Türkiyede sahtekarlara Ustaların rekabet edebilmesi imkansız, gidenlerin tamamı ise Amerikada, İngilterede, Almanyada inanılmaz üst seviyede bir hayat yaşıyorlar, çunki bu Ülkelerde sahtekarlar isteselerde hiç birşey yapamıyorlar, kanunlar var 100 senelik bir sanat eserini Avrupada kimse kimseye emanet etmez restorasyon yaptırmaz, sahtekar olanlar zaten cesaret dahi edemezler bizler Ustayız demeye.

    Konu biraz dertleşmeya döndü kusura bakmayın.

  145. ebru istanbul dedi ki:

    hocam dun tesaduf uzerine armagan boyaya gittim,aksam nete bakipta ayni yeri tavsiye etmissiniz,isim vermeden bile cok ilgilendiler saolsunlarbirde orada hazirlanmis gomalak vardi 750ml 14.00tl bunlarida kullanabilirmiyiz firma kendileri yapiyorlarmis

  146. Gökhan Erol dedi ki:

    Hazır kullanmayın, kendiniz yapın çunki eğer bu işe devam edecekseniz belirli karışımları deneyerek kendiniz en iyi neticeleri bulmalısınız.

    İspirtoda eğer bulabilirseniz Tekel isporto tercihi yapın gomalak çalışmalarında mükemmel sonuçlar alırsınız.

  147. ebru istanbul dedi ki:

    hocam merhaba komidinin zimparasini bitirdim. gomalaki hazirliyacagim 300gr gomalaka ne kadar isprto katmaliyim ,nladigim kadari ile renklendirmedede gomalak kullanmam gerekicek.komidinin ustunu ve bacak kismini renkli calisip orta kisimlarini orjinal birakmak istiyorum.bana ornek verdiginiz resimdeki yesili yapmayi dusunuyorum siz nedersiniz.

  148. Gökhan Erol dedi ki:

    Gomalak oranını şu şekilde yapın küçük pet şişeye gomalağı doldurun şişe ağzından 2 cm mesafe bırakın, sonrasında ispirtoyu ekleyin azar azar ve gomalğı 1 cm geçmesi yeteridir sonrasında erimesini bekleyin.

    plastik bardağa koyarak çalışın renklendirmeyi, boş yere gomalak israfınızda olmaz boya bittikçe şişeden eklersiniz.Yeşil rengi istediğiniz tonlarda yapmak elinizde koyu ise biraz siyah kapatıp koyu renk elde edebilirsiniz, Osmanlı çim yeşili için sarı ve mavi tonları kullanabilirsiniz, toprak boyada güzel sonuçlar verir.

    Boyayı vurduktan sonra, kurumasını bekleyin ve üzerine iki kat sadece gomalak vurun oksit boyayının tamamen emmesi için, sonrasında bez ımpara ile zemini zımparaların, çok hoş ve şık kumaş görünümünde olacaktır.

  149. ebru istanbul dedi ki:

    hocam boyayi firca ile uygulayabilirmiyiz yoksa gomalak cilayi yaparken kullandigimiz tamponlami yapmaliyiz

  150. Gökhan Erol dedi ki:

    Fırca ile yapabilirsiniz, sorun olmaz.

  151. ebru istanbul dedi ki:

    hocam merhaba bazen rahatsiz ediyormuyum diye dusunuyorum.buyuzdende soru sormaya cekiniyorum.rahatsizlik veriyorsam cooooook ozur dilerim.size soru sormadan once onceki yazdiklarinizi tekrar tekrar okuyorum ki sorumla ilgili onceden cevap vermisseniz rahatsiz etmiyeyim diye simdi oksit ve toprak boyalardan renk cesidi yaptim kendime ana renkleri aldim buda bende her ikisindende birerkilo boya etti simdi hangi renkle hangisini karistirirsam ne elde ederim diye dusunuyorum. yardimci olabilirmisiniz

  152. ebru istanbul dedi ki:

    mesela bir turkuaz rengini nasil yapabilirim

  153. Gökhan Erol dedi ki:

    Mavi ve sarı sarı rengi eşit oranda nminimal ölçülerde koyun aynı miktarda, karıştırın çok az miktar siyah ile istediğiniz tona gelene kadar renkleyin, veya daha basit yöntemi Dekorasyon boyası alın lacivert ve sarı sentetiktir ve 20 dakika içinde kurur, aynı karışımı uygulayabilirsiniz.

  154. Gökhan Erol dedi ki:

    Soru sormaya asla çekinmeyin tam tersine ben keyif alıyorum, hangi renkleri kullanmak istiyorsunuz o önemli, Osmanlı kırmızısı için Oksit krımızı harika bir renktir isterseniz bunu koyu veya üstübecle biraz daha açabilirsiniz.

    Yeşil aynı şekilde siyah kullanabilirsiniz, veya sarı kullanarak fıstık yeşili tonları alabilirsiniz.Hangi renkleri istitorsanız yardımcı olmaya çalışırım.Sorulardan asla çekinmeyin.

  155. ebru istanbul dedi ki:

    hocam emeginize dilinize yureginize saglik kimse sizin yaptiginiz yardimi yapmaz aman bilgi bende kalsin aman birtek ben olayim egosu ile yanlarina bile yaklastirmiyorlar hakikatten siz farklisiniz siz benim sansimsiniz diye dusunuyorum allahtan acil sifalar diliyorum saygilarimla

  156. ebru istanbul dedi ki:

    hocam yesil renk boyayi hazirlayip surdum fakat macunlari kapamadi alttan beyaz beyaz belli oluyor ne yapmaliyim bir katta daha gecsemmi acaba

  157. Gökhan Erol dedi ki:

    Ne tür macun vuruyorsunuz öğrenmek isterim, bu işin püf noktası aldığınız oksit renkleri macuna çok az miktarda katabilirsiniz hangi renk boyayı vuracaksanız macun rengini ayarlamakta elinizde.

    Boyayı kaliteli olarak geçin yani gerekirse 2-3 kat hattta biraz daha fazla bu mobilyayı hem güçlendirir hemde vurduğunuz renkin çok kaliteli olmasını sağlar.

  158. Gökhan Erol dedi ki:

    Bir tek ben olacağım egosunu taşıyan İnsanların ortak özelliği aslında hiç birşey bilmedikleridir, bu sebeble sözde çok bilgi tavırlara bürünürler.

    Şu anda isim vermiyorum, Türkiyenin çok büyük firmalarında çalışan restoratorler halen benden fikir alıp neyin nasıl olması gerektiğini sormaya gelirler, hatta gecen hafta böyle birisi geldi, arkasından konuşma yani yazma olarak değil yüzüne söylediğim biridir yetiştirdiğim ustalar arasında para olarak arsız birisidir ve gecen gun beni ziyaret etti, çok büyük bir iş almışlar ve orjinal detaylarda sorun yaşamışlar (detayları yazmıyorum,alınan iş sözleşmeli olduğu için), üzülerek şunu gördüm malesefki daha bir çok şeyden habersizler.

    Hem üzüldüm hem kızdım ve kibarca evden yolladım, çunki sanatta tek bir şeyi kabul etmem ahlaksızlığı yani alınan paranın karşılığını vermeyen herkes benim için ahlaksızdır.

    Bu işte eğer cidden emek verecekseniz para kazanmak istiyorsanız, tek bilmeniz gereken şey yaptığınız her hatadan dersler çıkarmaktır işleri bozacaksınız, yeniden yapacaksınız sanatta usta olmanın en büyük eğitimi budur, elbetteki hangi hataları yaptığınızı unutmayacaksınız.

    Koltuk işlerinizi bir tual olarak görün bozun hatalar yapın ama asla yılmayın bırakın doğal bir sürecle devam etsin, sıkılmak bu meslekte en kötü tercih yoludur ve biranda tüm hevesiniz yok olur gider.

    Çıraklarıma bakardım eli neye yatkınsa o işe yöneltirdim bir Hanım öğrencim vardı bir gün 3 metre boyunda İngiliz bir mobilya saat geldi yani kasa olarak yaklaşık 1800 senelerin başlarında yapılmış muhteşem Masif Maun ahşap ve üzerinde oymalar dolu bir sabah geldiğimde saatin başına oturmuş tırnak törpüsü ile oymaların içini temizliyor sanki beyin ameliyatı yapar gibi, saatin tüm restorasyonunu ona bıraktım elbetteki başında durarak ve bitirdi, İşi yollayan İngiliz Hanım Efendi bana hediye olarak çok şık bir saat getirmiş bende bunu asıl hak edenin Rumeysa (Kulakları çınlasın) olduğunu nasıl bir büyük gururla tanıştırdım anlatamam çunki ben bir Usta yetiştirdim o da bir Dünya mirasını hayata döndürdü tabiki gidip saati Kadın reyonundan değiştirdiler.

    Bunu neden anlattım Rumeysa şuan Amerikada restorasyonda inanılmaz bir Usta konumunda tamamen özel koleksiyonerlere çalışıyor, bugün 100 bin dolar teklif etseniz randevu alma şansınız yok bu Ustalar hem paraya dpymuşlardır hemde yaptıkları işler onlar için gerçek bir kendini ispat eserleridir.Yani para dönemleri bitmiş artık sanatlarından en büyük keyfi yaşama dönemine geçmişlerdir.

    Sizede tavsiyem bu işe gönül verirseniz, severseniz ilerde meslek olarak sizin elinizden gerçek manada tutan en büyük dostunuz olacaktır.Antika restorasyonu binlerce yıldır asla düşüşe geçmeyen tek meslektir tam tersine Ustalarının mumla arandığı bir özel sanattır ve muhatap olduğunuz kişiler tamamen çok ama çok farklı kişiliklerdir.

    Üstelikte sizin müşteri aramayacağınız tek meslek Antika eser restorasyonudur çunki Antika tutkunları gelip sizi bulurlar, eğer ki siz gerçekten bu işe gönül verirseniz Dünyada nankör olmayan tek meslektir.

    Uzun yazı oldu umarım okursunuz, Mobilya restorasyonu hakkında bana herşeyi sorabilirsiniz, Rahmetli Babam dönemi Ustaların en kızdığı şey neydi biliyormusunuz?

    Yetiştirdikleri İnsanların soru sormamalarıydı, soru sormayan İnsanlara şunu derlerdi Usta olamassın ama iyi bir çırak olursun.

  159. ebru istanbul dedi ki:

    okumaz olurmuyum hocam her kelimenizi tekrar tekrar okuyorum bu yazdiklariniz beni yureklendiriyor fakat bir o kadar da uzak geliyor. acaba dogrumu yapiyorum diye acabalarim var. macunu sizintarif ettiginiz boncuk tutkal ve ustubec ile hazirladim hatta fotosunu mailinize gonderdim. fakat iyi zimpara yapamamisim bence en azindan ben begenmedim. komidinin ustundeki kaplamda kabariklik vardi onu yok edememisim boyayi vurunca iyicene meydana cikti. insan sevdigi bir isi yapinca sikilmak bikmak diye birsey gecerli olmuyor en azindan benim icin sizinle yazismaya basladigimdan beri tablet elimde geziyorum. keske yaninizda olabilsemde aninda hatalarima mudahale edebilseniz diye cok dusunuyorum,keske daha once sizi taniyabilseydim gecen zamanima aciyorum.simdi onume bakip en iyi sekilde degerlendirmek ilk amacim saygilarimla

  160. Gökhan Erol dedi ki:

    Macun işinde size farklı bir tavsiye daha vermek isterim özellikle sizler gibi bu işi seven fakat macun zımpara gibi detay isteyen ve işin gerçeği sıkıcı işlemlerde, birazda sizlere zaman kazandırmak açısından, farklı bir macun daha önermek isterim !

    Fakat hazırladığınız tarifle yaptığınız macunu sakın atmayın bir poşete koyun hava almaqsın ve buz dolabında saklayın, 1 sene sonra bile çıkarıp kullanabilirsiniz bu işte israf yapmamak en öncelikli seçiminiz olmalı, bahsettiğim macunu eski faal haline getirmek için cezvede suyu ısıtın macundan size yetecek kadar bir parca kesin, bir bıcak batırın ve kaynamış suya batırın 20 saniye tutun ve elinizle yumuşatın, macununuz hazır olacaktır.

    Gelelim kolay macuna, bunu tavsiye etmeden önce mutlaka açık alanda yapmalısınız kokusu keskindir fakat gücü bildiğiniz tüm macunlardan daha etkili ve zımparasıda kolaydır yani macunu istediğiniz gibi zorlayarak zımpara yapabilirsiniz, tavsiyem macunu çok dikkatli sürün ki ekstra zımpara ile bir daha uğarşmayın bol yapmayın fazla taşmasın, gerekirse üzerini linoksim macun ile sıvar 10 saniyede ihazır zemin haline getirirsiniz fakat temeli çok ama çok sağlam olacaktır.

    Bu macunla sadece mobilya değil evinizde taş, metal, vazo gibi kırıklarıda yapıştırabilirsiniz mermelerde dahil.

    Akemi en küçük kutu alın, sşize tavsiyen ucuza satılan ressam spatulaları vardır 1cm genişlikte onlardan alın macun yapmak daha keyifli hale gelir, çelik olduğu içinde senelerce kullanırsınız. macun yapacağınız bölge örnek çay kağığı büyüklüğündeyse bize çay kaşığı miktarında akmei yeterlidir, malzeme olarak kullanmadığınız bir çay kağınıda takımlarınızın yanına koyun akemi için size güzel bir ölçü olacaktır.

    Akemi ile birlikte size kurutucuda verilecektir, çay kaşığı miktarda akemiye gibit başından biraz daha az kurutucu ilave edin karıştırın ve sürün fazla bekletmeyin çabuk kurur ve taş haline gelir, zamanla nasılsa öğreneceksiniz kaba olarak anlatıyorum, sizler hata yaparak doğru oranları otomatikman kendiniz seçeceksiniz.

    Bu yapıştırıcı ile sizlere çok inanılmaz şeyler yapmayıda tarif etmeye çalışacağım, ve ciddi paralar kazanacağınızada emin olabilirsiniz. Tabiki eliniz sanata yatkınsa.

  161. ebru istanbul dedi ki:

    bu anlattiklarinizi okur iken aaaa ne kadar kolay yaparim diyordum ama uygulmda zorlandim.gittigim kurslardaki islere gore kendimi degerlendirdigimde yetenegim var zannettim.(tabi onlara is denirse)simdi bildigim butun dogrulari unutup yeniden basliyorum.

  162. Gökhan Erol dedi ki:

    Kurslarda işin gerçeği öğretilen sadece yüzeysel işlerdir. Restorasyon ve boya işlemleri gerçekte farklıdır, sizlerde biliyorsunuz kurslarda tepsi ve boya satarlar alın boyayın derler, kursu bitiren İnsan ise gerçek bir işte sudan çıkmış balığa döner, oysaki bahsettiğim temel bilgiler full programlarla ve gerçek tulumlar giydirilip öğretilse şuan bir çok İnsan kendi iş yerini açıp para kazanıyor olurlardı.

    Binlerce lira veren İnsanlara tepsi boyatmayı kurs sanıyorlar malesef.

    Sakın moralinizi bozmayın, işten korkmayın bozulursada umursamayın eliniz alışması önemlidir, hatalar size beraberinde tecrübe ve el maharetinizide fazlası ile geliştirecektir.

    Bana yaptığınız ve beğenmediğiniz detayları resimleyin lütfen.

  163. andy1 dedi ki:




    1950-1960 dönemi eski İstanbul işi mobilaylar, yapacağınız işlem gördüğüm kadarıyla cilaları iyi duruyor, daha önceden gomalak tercibeniz var ise üzerinden geçebilirsiniz.

    Yapmanız gereken bez zımpara dediğimiz 3M markasının oldukça kaliteli zımparalarından alın kalın tercihi yapamayın ince olanları tercih edin, macun yapılacak bölümler var ise normal 220 numara idealdir sebebi kalın zımpara alt cilayıda bozacaktır bu sebeble zımpara tercihiniz ince olsun, biraz uğraştırır fakat temiz bir sonuç ortaya çıkar.

    Heryeri zımparaladıktan sonra yağlayın gomalak fazla kalın olmasın tavsiyem bölüm bölüm yapın ki sizi fazla büyük bir işlem gibi görünüp yıldırmasın.

    Koyu renk dolabınıza ise yağ vurmayın ayak bölümlerinde normal gomalak olarak çalışın çunki yağ vurduğunuzda ahşap dahada kararma riski vardır.

    İç bölümler açıkcası dış bölümlerden daha zordur gördüğüm kadarıylada bazı kabarıklıklar var, daha önceden bahsettiğim gibi kumaş uygulması yapabilirsiniz.

  164. Gökhan Erol dedi ki:


    Oldukça iyi bir iş çıkarmışsınız, tebrik ediyorum, serin yerde saklayın ve yukarda tarifini verdiğim şekilde su ile uyguladığınızda aklınıza gelen her tamirde bu macunu kullanabilirsiniz.


    Komedinde gerçekten çok güzel çalışma yamışsınız ve uğraşmışsınız, kabaran bölgeyi maket bıcağı ile çizin maket bıcağının uc tarafı ile kestiğiniz bölgenin için sıcak tutkalı bir kaplama veya maket bıçağınızlada iç kısmına sürün iyice sürdüğünüzden emin olun.

    Ocakta çekici ısıtın düz tarafı yeterlidir, iyice ısınsın dikkat edin yakmayın !

    Yağlı kağıt yoksa normal gazetede olur, çizdiğiniz bölgenin üzerine koyun ve çekicle bastırarak sürün, tutkal anında alt tabaka ile tutunacaktır elinizle yoklayın, kabarıklık gitmişse işlem tamamdır.

    Burda artık sıcam macun uygulamasını yapmayın daha çabuk kuruyan lioksin macunla kapatın ve zımparalayın, bu yöntemi ana macundan sonraki işlemlerde uygulayın.

    Bu işte boya vurmadan önce son kontrolu cila bezine gomalak koyup sadece bir kaç mobilyaya cila geçin, hatlar veya kalmış macun hatalarını görürsünüz, linoksin macunla hemen uygulayın ve zımparalayın, çok kaliteli bir zemin üzerinde boyama işlemizi keyifle yaparsınız.

  165. ebru istanbul dedi ki:

    hocam merhaba yukaridaki tavsiyenizi okumadan once komidinin ustunu koyu yesile boyamistim (malesef) tahmin edersinizki durum potluk olustu simdi ustunu bir daha zimpara yapip tekrarda basliyacagim -gomalak ile yaptigim boyayi cikarmanin kolay bir yolu varmi yoksa tek yol zimparami -gomalak ile yapilan boyalar anladigim kadari ile parlak oluyor dogru mu -zemini mat olmasini istersem ne ile boyayimaliyim -birde gomalak ile boya vurdugum zemine transfer calismasi yapabilirmiyim. -daha once dedigim gibi ustu ve bacaklari renkli calisip ortasini orjinal birakalim demistik simdi ortasina da macun ihtiyai vardi ve ben macunu vurudum ortaya sadece gomalak cila yapinca macunun beyazliklari yok olucakmi cok soru sordum ama acemilik ilk isim hakikatten bu komidin benim deneme yanilma projem haline donustu en iyisi mailinize resmini gonderiyorum yardiminizi bekliyorum saygilar hayirli geceler

  166. selçuk şahin dedi ki:

    Ebru hanim kusura bakmayın mesajınızı geç yanıtlıyorum
    Hala ihtiyaciniz var ise Avrupa yakasinda mısır çarsisinin arkasında
    ambalaj malzemesi satan dukkanlardan mercana doğru çıkarken
    Kimyasal hammade satan dükkanlar var yan yana oralarda çeşitli
    gomalaklar satılıyor .
    İşlerinizde kolaylıklar ve başarılar dilerim.

  167. ebru istanbul dedi ki:

    selcuk bey ilginize tesekkur ederim malzemeleri buldum ama sizin tavsiye ettiginiz yerlerede bir bakicam simdilik malzeme temini yaptim okullar acildiktan sonra sakin sakin keyif alarak islerimi tamamliyacagim cocuklar olunca ilgi dagiliyor hatalarimi duzeltmem gerekiyor.

  168. Mahir Selim / İstanbul dedi ki:

    Sevgili Erol Hocam,
    Şans eseri bulduğum bu sayfayı başından sonuna dek dikkatlice okudum. Görüyorum ki, yaktığınız ateş çabucak büyümüş ve biz meraklıları aydınlatan koca bir yangına dönüşmüş. Türk insanı beceriksiz veya meraksız değil fakat artık sizin gibi ustalardan yoksun. Maddiyat maneviyatın önüne geçince toplumu renklendiren bu tür sanatlar ve kültürel zenginlik yok oluveriyor maalesef. Meraklılar çok para harcayıp az şey öğrenmeye mecbur kalıyor. Bilmeyenler bilir gibi yapıp pazarlama peşinde, bilenler ise bilgi cimrisi. Sizi en içten dileklerimle kutluyorum. Allah’tan size bol şifalar diliyorum. Sizin bilgilerinizden ve diğer arkadaşların da sorularından epey istifade ettim, hakkınızı helal edin. En kısa zamanda ahşap bir obje bulup gomalak cilasını deneyeceğim. İnşallah muvaffak olurum. Saygılar…

  169. Gökhan Erol dedi ki:

    Mahir Bey, Güzel ve moral verici yorumunuza çok teşekkür ediyorum hemde hasta aksak bir yürek ile beni fazlası ile mutlu ettiniz.

    Türk İnsanı inanın el sanatlarında fazlası ile yetenekliler bunu Rahmeti Babam ve eski Ustalarımızdan çok ama çok iyi biliyorum, bizler yani Rahmet Babam dönemi Ustalar inanılmaz zorluklarla sıkıntılarla yaşadılar, yinede inanın yaptıkları işlerin kalitesinden toz kadar taviz vermediler.

    Geç dönemimde bazen Babama kızardım derdim ki zaten ucuz iş yapıyorsun neden bu kadar uğraşıyorsun o günün Akşamı önimdeki ekmeği alıp bak dedi bu Ekmeği yiyorsun sadece Teşekkür ve helal kazanılmış Dua var, küfür edilmiş parayla alınan ekmek size yaşamım boyu yedirmedim. Hayatımda en utandıoğım andı ve bir daha inanın asla o cümleyi unutmadım önemli olan İnsanlardan alınan paranın yürekten verilmesiydi.

    Gerçek bir detay anlatmak isterim, Türkiyenin Ünlü Sedef ustası Babamın Arkadaşı Salim Usta vardı bugün yaptığı sedef işleri halen Müzelerde ve koleksiyonerlerin elinde, yoksulluktan ve bakımsızlıktan öldü, biz duyduğumuzda şok olmuştuk ne şikayet etti ne İnsanlara öfkelendi hep tokum dedi ve üzüntü ilede Rahmetli oldu. ALLAH Rahmet eylesin halende üzülürüm.

    Şimdi ise kendine Usta diyenleri çok gördüm hatta geçen ay böyle 2 usta ilede tanıştım ve evden kovdum, yakın bir Dostuma fiyat vermişler yapavcakları işler için Arkadaşımda bana getirdi 3 soru sordum fazla değil, ve yüzlerine şunu dedim bu Antika eserleri alırsın çöp yapar getirirsin. Bu ustaların ismini vermiyorum fazlası ile tanınmış milyon dolarlık işler yapmış utanmazlar diyorum, ve giderkende bana ellerinde ki iş için fikir soruyorlar nasıl yapmalıyız diye ben utandım ama onlar utanmadı malesefki.

    Bu siteden ne biliyorsam isterim ki İnsanlar öğrensin Antika üzerine ne varsa sorsunlar, kimse Ustalık saçmalığına inanmasınlar, Ustalık bir Sanatı sevmektir Sanatı meydana getiren Ustanın eserine saygı duymaktır, bunu hissediyorsanız siz zaten Ustasınız demektir.

    Eski eşyada bulmanız şart değil, tavsiyem gönlünüzden geçen neyse onu yapın gomalak şart değil oymada yapabilirsiniz, sedef işçiliğide yapabilirsiniz, vitray işçliğide bu sitede merakı olanlar varsada sorsunlar, isterimki keşke 1 kişiye yardımım dokunabilse.

    Gönlümden geçen şuan sağlığım pek iyi değil ama yüz yüzede sohbetler edebilmek İnşaALLAH bunuda yaşarız hep beraber.

    Tekrar çok Teşekkür ediyorum.

    Saygılarımla

  170. Mahir Selim / İstanbul dedi ki:

    Yüz yüze görüşmek, bir çay içmek, dertleşmek de nasip olur inşallah ustam :)

  171. Mahir Selim / İstanbul dedi ki:

    Erol Hocam merhaba. Size bir konuda danışmak istiyorum. Istanbul sınırlarında istediğimiz ağaç türünü bulabileceğimiz bir yer var mıdır? Kerestecileri dolaştım fakat genelde inşaatta kullanılmak üzere çam Kerestecileri satıyorlar. Marangozlar bu işi nasıl hallediyor acaba?

  172. Gökhan Erol dedi ki:

    Keresteceiler derken Mobilya üzerine satış yapan firmlar var, Dolabdere Beyoğlunda eskiden çok sayıda iş yeri vardı sanıyorum halen duruyorlardır, sokğa çıkmadığım için tam emin konuşamadım fakat mutlaka bulursunuz.

    Bu Ağaç türlerinden örnek Maun fakat maun seçerken Sapelli denen türü tercih edin bu ağaç hem biraz yağlıdır hem de dokusu oldukça güzeldir biraz pahalıdır ama buna değecek bir ağaçtır, şeker maunu denen cins vardır bu ağacı seçerken keresteyi iyice kontrol etmelisiniz genellikle en çabuk kurtlanan bir türdür, Meşe bulabilirsiniz veya kara ağaç mobilyacılar genelde uyanıklık yapıp kara ağac meşe diyede satarlar bazı türler oldukça bir birine yakındır.

    Ucuz ağaç olarak, Ihlamur seçebilirsiniz ilk defa iş yapacaksanız en ideal türdür hem çalışmsı kolay hemde kurnaz oymacıların en fazla tercih ettiği bir ağaçtır gürgen diye satarlar tabiki anlamayanlar hatta bazı uyanık antikacılar minyatür oymalı mobilyaları Limon diye satarlar, mobilya olarak elbetteki bunu yazıyorum kereste olarak net ayırabilirsiniz.

    Ceviz alabilirsiniz keresteyi seçerken yine yapacağınız işe göre dokulu ağaçları seçin bazı cevizler oldukça düz ve grimsi tona yakındır buna dikkat etmelisiniz.

    Kestane bulabilirsiniz yine oldukça dayanıklıdır, kiraz aynı şekilde, Gürgen kısaca bir çok türü rahatlıkla bulursunuz.

    Fakat kullanacağınız işe göre seçim yapmanız en doğrusudur.

  173. mustafa Ankara dedi ki:

    Esenlikler! Tüplü Saba Freudenstadt radyoma gomalak cila yapmayı düşünüyorum.Radyo ahşap kasalı ve üzerinde kendi yıpranmış cilası var.Önce bu cilayı tamamen zımpara ile kazımak mı gerekiyor?Nelere dikkat etmem gerek biraz bahsederseniz sevinirim.Sayfa başındaki gomalak cila tarifinizi okudum.Kafam biraz karıştı.Daha önce denemedim,bilgim yok.İyi dileklerimle.

  174. Gökhan Erol dedi ki:

    Cİlayı sökebilirsiniz, Boya sökücü ve sıfır numara veya yumuşak sarı princ tel fırca alın sakın kalın tel fırçalar kullanmayın!

    İki türlü yani farklı uygulama ile sökebilirsiniz!

    1. Boya sökücüyü sürün 5 dakika bekletin ispatula ile, kolayca eski cilayı bastırmadan alabilirsiniz.

    Kıvrımlı yerlerde ise sökücüyü sürün 2-3 dakika bekleyin tel fırça ile temizleyin.

    Cilaya geçmeden önce ıslak bezler sökücü vurduğunuz zemini silin sökücü asittir ve şeffaf bir tabaka bırakır bunu almanız gerekli.

    Sonrasında zımparalayın, sizi rahatsız eden leke kir varsa, İspirto bezle veya fırça ile sürün kurumadan zımparalayın bir müddet sonra alttaki kirli tabaka zımparada kalacaktır, sonrasında yine bez ve ispirto ile sipip sıfır zımpara ile cilaya hazır hale getirin.

    Anlatması detaylı gibi görünür ama işlemde çok basit ve sıra ile normal yapılan iştir.

    Radyonuz büyük ihtimalle cevizdir, tavs,yem ayğ vurmayın sadece gomalak çalışın sebebi yağ vurduğunuzda Radyoların ahşapları çon ince olduğundan yağ hemen emilir ve bazı ağaç detayları kararır, orjinal eski görünümü için sadece gomalak yeterlidir.

    Gomlağı kalın olarak tabaka oluşana kadar çalışın, sonrasında cilanın tam kurumasını bekleyin ve ince zımpara yapın elinizi üzerinde gezdirin tamamen pürüzsüz olması gerekiyor. Zemin tamamsa bu sefer parmağınızın ucunu cila yağına batırın ve yağı ahşapa serpiştirin yada bunu kulak pamuğu ile radyonun belli noktalarına yani tamamen yüzeye yayılacak ana merkzlerine uygulayın.

    Sonrasında gomalağınızı önce kalın sonrasında her cilada beze 1-2 damla ispirto dökerek (Bezin ters tafaından yani avuz içinize bakan bölümüne ispirtoyu damlatın, bezin ahşapa gelen düz bölümüne sakın uygulamayın, cilayı bozarsınız), bu işlemi devam edin bir süre sonra beziniz sanki yıkanmış gibi ilk haline dönecektir yani tüm cilayı ahşapa yedirmiş olursunuz.

    Aklınıza takılan sorular olursa yardımcı olmaya çalışırım.

  175. mustafa Ankara dedi ki:

    Esenlikler!Teşekkür ediyorum.Bir süre sonra cilaya başladığımda deneyimlerimi burdan paylaşacağım.Muhtemelen konuyla ilgili size bazı detaylar hakkında yeniden başvurmam gerekecek.Bay andy1 iyi dileklerimi sunuyorum.

  176. andy1 dedi ki:

    mustafa Ankara
    Ben telekkür ediyorum, ndy1 yani bu site Arkadaşımın ama isimleri güncellemediği için benim ismin gözükmüyor malesef.

    Gökhan Erol ismim. Cila hakkında detay istediğiniz zaman sorabilirsiniz.

    Kolay gelsin.

  177. emre istanbul dedi ki:

    daha öncelerde benimde cila işine merakım çoktu ve bununla uğraşırken ulaştığım antika cila ustasının iletişim bilgilerini merak eden arkadaşlarla paylaşabilirim. kendisi ünlü kişilerle referans üzerine çalışan biri belki size de yardımı dokunabilir çok değer verdiğiniz antikalarınızın yapılmasını sağlayabilir.

  178. Taner istanbul dedi ki:

    Merhaba, bayramınızın mubarek olması dileklerimle benimde gomalak cila konusunda yardima ihtiyacim var. Şöyleki benim ustunde calistigim agac masif abanoz ve ben bunu daha evvel koruma maksatlı limon yagi ile bol olarak yaglamistim. Simdi gomalak cila yapmak istiyorum bunun icin limon yagini nasil silmem gerkiyor birde bol bol yagladigim icin agac zarar görmüşmüdür? Agacin fazla parlamasi gerekmiyor , yeterli sertlik icin kac kat gomalak yeterli olacaktir ?
    Ugrastigim abanoz agaci antika degil,bir cesit enstruman olarak dusunebilirsiniz. ( ne yazikki fotograf cekemiyorum ) Saygilarimla çok tesekkurler.

  179. Gökhan Erol dedi ki:

    Teşekkür ediyorum, Sizin ve Aileniz Mubarek Bayramınızı kutlarım.

    Limon yağı kullanmanızı söyeleyen hata yapmış, yağı almanız için ki bu çok zor işlemdir tek yapacağınız ispirto ile silin bu üzerindeki yağ katmanını bir nebze alacaktır, daha sonra yine ispirto ve ince zımpara ile agacı çok iyi şekilde zımparalayın, bu ağaç üzerinde bir tabaka oluşturacaktır ve yaığda zımpara sırasında biraz daha almış olursunuz, bu işlem ağacın dokusunu oldukça sert hale getirir.

    Gomalak ilk katları kalın olarak bezle sürün, entrüman dediğinize göre fazla büyük bir şey değil, kalın cila işlemini ne kadar yaparsanız o kadar iyi olur.

    Daha sonrasında ağacı bir gün kurumaya bırakın sonrasında ince zımpara yapaın, tavsiyem sıfır tel bulabilirseniz yada sünger zımpara çok daha iyi olur. Cilayı iyice ezmiş olursunuz bu işlemlerden sonra elinizi sürdüğünüzde zemin çok pürüzsüz ve kaygan hale gelecektir.

    Son işlemde bezinize kalın cila alın 3-4 kat sürün kurusun tekrar sıfır zımpara yapın.

    Aynı beze cila koymadan 2-3 damla ispirto ekleyin ve bez kurumaya başladıkça ispirto işlemini aynı şekilde uygulayın.

    Bu işlemde göreceksinizki bez sanki temizlenmiş gibi olacaktır yani ilk halinde temizlikte beziniz kalır, bu işlemin amacı hem cilayı ezmek hemde ahşapın üzerindeki yağı tamamen almış olursunuz.

    Kolay gelsin.

    Saygılar

  180. Taner istanbul dedi ki:

    Degerli bilgiler icin tesekkurler. Benim ahsap ufak tefek bir sey degil beni bayaa uğraştıracaktır. Ispirtolu bez icin sanirim çok dikkatli olmaliyim cilaya zarar vermemek icin cok az konmali herhalde. Katlar arasi yine 24 er saat beklemeliyim sanirim . Birde merak ettigim gomalak çalışmalarında yağ damlatmaktan bahsetmissiniz ,benimde yağ damlatmam gerekiyormu ?. Sizi yormadığımı umarım.
    Saygilar.

  181. Gökhan Erol dedi ki:

    Hayır, bahsettiğim ispirto ve zımpara işlemi ilk temel iş bu işlemde bahsettiğiniz yağı bir nebze ahşaptan almaktır amac ve zemini sert hale getirmektir.

    Bu işlemlerden sonra Gomalak cila kalın olarak sürebilirsiniz, size yeterli gelene kadar uygulayabilirsiniz yani katmanlar arasında beklemniz gerekmiyor, avuc içi bezler çalışırsanız zaten ilk sürdüğünüz yere tekrar cila sürene kadar belli oranda kuruma olacaktır, cilayı sakın üzt üste geçmeyin yani bezi sürün ve devam edin tüm zemin aynı şekilde olsun.

    Örnek verirsem altta kaba taslak resimler, bezi başlama noktasından itibaren ok yönleri ile anlatmaya çalıştım, cilayı sürün ve son bitiş yerinden itibarende devam edin bu süreçte cilaz kurumasını beklemeyin çunki zaten bez yapışmayacak şekilde cilaz kurumuş olur, beze gomalağı çok bol aktarmayın ıslak olması yerlidir bol cila beze verirseniz bu kurumayı zorlaştırır ve cilayı uygularken kesinlikle beze güç uygulamayın yani bastırmayın.

    Gomalak belli bir tabakaya geldiğinde ise işlemi bırakabilirsiniz, ev ortamı sıcaklığında cila yapıyorsanız 1 saatte kurur ve ince zımpara bastırmadan uygulayın, sonrasında cilayı kontrol edin. İstediğiniz kalınlık oluşmamışsa yada ağacın damarları halen dolmamamışsa cilaya devam edebilirsiniz.Yada ağaç dokuları kalsın derseniz cila işlemini bu sefer incelterek devam edin.

  182. Taner istanbul dedi ki:

    Yine sorularim var.
    Abanoz için hangi renk Gomalak kullanmaliyim ? En iyisi beyaz gomalak demişsiniz , benim icin uygun olan sizce hangisi ? Çözelti ne kadar zaman beklemeli , bir yerde 3-4 ay iyi olur diye okudum ne dersiniz ?
    Tesekkürler , Saygılar.

  183. Gökhan Erol dedi ki:

    Abonoz ağacı için eğer renk yani doğal ağacın desneleri isterseniz beyaz gomalak kullanmaknız gerekir.Saf Alkolle eritmek lazım ve gomalağı iyice ezip toz hal,ine getirmelisiniz.Erime süreci gomalağın kalitesine göre değişir. Ortlama 1 gün erimesi için yeterlidir ılık ortam şarttır.

    4 aylık süre bu bilgiyi kim vermişse pek anlayamadım.Taş gomalak doğal halde atlırsa zaten erimesi zordur bunada gerek yok, iyice ezilip toz haline getirerek 1 günlük sürede erir bu süreyi bir tnecere içine su ve alkol+gonalk karıştırılmış şiyeyi devamlı ılık su ile takviye ederseniz erime süreci daha önceyede alınabilir.

    Gomalak tecrübeniz varsa uygulayabilirsiniz, eğer yoksa normal gomlak ile çalışın, beyaz gomalağı çalışması daha zordur ve kuruma süresini çalıştığınız zeminde bilerek yapmalısınız aksi takdirde beyaz gomalak reçine oranı güçlüdür, hatalı çalışmada cilazı tamamen bozabilirsiniz.

    Diğer türlü normal gomalakta ise sizin için daha uygundur üstelikte abonoz ağacına bana göre daha yakışan bir uygulmadır.

  184. YEKTA İSTANBUL dedi ki:

    Üstadım tesadüfen girdiğim bu sitede ki paylaştığınız değerli bilgilere ek, yaklaşım felsefeniz o kadar ilgimi çekti ki 73 yaşında elan bilgi peşinde koşan biri olarak, en son satıra kadar derin bir saygı duyarak okudum.
    İzniniz olursa “EBRU” nikli iştirakçi arkadaş için bir minik bilgi paylaşımını da ben yapmak isterim. 8 ana renkten diğer renkleri nasıl elde edeceğini sormuş. Değil o sekiz renkten, dört ana renkle yaklaşık 16 milyon farklı renk elde etmesi mümkündür. Bunun için geçerli renk ve karışım oranlarını “PANTONE” renk skalasında bulmaları mümkün. Bu skalayı ise İST – Cağaloğlu’nda Grafik malzemeleri satan kırtasiyecilerden örneğin Teknikel Kırtasiye (halen var olması lazım) veya ÇBS, DYO gibi firmaların satış noktalarında yani inşaat boya malzemesi satan nalburlardan veya matbaa boyaları satan yerlerden temin etmeleri mümkündür. Hatta internetten dahi bulunması olası. Yalnız dikkat edilmesi gereken husus bazı skalalarda renk karışım oranları varken bazılarında maalesef bulunmaya biliyor.

    “Yalızca bedensel beceri ile çalışan işçi olur.
    Beceri ile çalışırken akıl ve bilgi birikimini de kullanan usta olur
    Çalışırken; hem becerisini, hem aklını ve bilgi birikimini kullanırken
    Yüreğini de katan “SANATKÂR” olur ”

    Hele birde bunu sizin gibi paylaşırsa usta değil herhalde “PÎR” olur. Pirim Mevlâna’nın dediği
    gibi ” Bir çırağ /mum diğerini yakmakla ışığından bir şey kaybetmez, ama ortalık daha aydınlık olur.”
    Kadir-i Mutlak yolunuzu hayra karşı kılsın. Sanatkârlıkları kendilerinden menkul Sanatkâr bolluğunda Sizin gibi insanlara hasret kaldık hasret.
    Saygılarımla

  185. Gökhan Erol dedi ki:

    Yekta Bey, İnanılmaz Güzel sözleriniz ve zaman ayırıp yazmanız dahi beni çok duygulandırdı.Çok Teşekkür ediyorum Ellerinize sağlık.

    Verdiğiniz bilgi ise harika, Ebru Hanım veya diğer Arkadaşlarda yararlanabilirler.

    Rahmetli Babam dönemi biz Usta sözünü kullanamazdık hatta birisi bize Usta dese inanın utanırdık çunki Bizden önce Gelen Ustların karşısında başımız düşerdi yüzlerine bakamazdık, Ustalık bam başka bir kavramdı, halende bana birisi Usta dese inanın utanırım çok büyük bir meziyet bilgi istiyor tecrübe istiyor emek istiyor, Hz.Mevlana tabiri ile yanmak gerekiyor.

    Halen Evimde Babamın Tuttuğu iskarpelayı saklarım.Anılara bakınca bile siz bana Usta diyorsunuz ama Babamın Isparpelası Usta her zaman benim diyor ve gerçek Ustalar onlardı.Yaptığı işi beğenmeden Müştersine asla teslim etmeyen İnsanlardı.

    Şimdi bakıyorum, yanımda çalışanlar Usta Mimar olmuşlar, yaptıkları Milyon liralık restorasyonlar 3 senede dökülmeye başlamış.Ben utanıyorum gördükçe çunki olurda bir yerde Talat Usta ve Oğlunun yanında yetiştim diyorsa utanmanında ötesinde mahcup olurum.Para Sanat olmuş, Snat paranın kölesi haline gelmiş.

    Yazacak o kadar fazla detay varki, sumak en iyi her halde.

    Bana Yazmanızla onurlandırdınız Saygıyla Ellerinizde Öpüyorum.

    Gökhan Erol

  186. Oğuzhan -İstanbul dedi ki:

    Gökhan bey, öncelikle acil şifalar diliyorum. umarım en kısa zamanda sağlığınıza kavuşursunuz. Allah yardımcınız olsun… bu sayfada yorum yapan arkadaşlar gibi bende bu işe merak sardıktan sonra, yani ağaç, ahşap mobilya, göz nuru işcilik, eskiyi koruma, restorasyon, tarih, hatıralar konularında düşünmeye başlamakla bir şeyler öğrenebilir miyim diye interneti didik didik ettim ama sizin bu ders niteliğindeki yorumlarınıza kadar kayda değer bir şey bulamadım. Ayrıca bu arada yenilerim diye evime eski evlerden çıkma kimisinin hikayesinide yani kimler tarafından kullanılmış neler yaşanmışını da öğrenerek satın aldım. Eşya nın hikayesi, taşıdığı yaşanmışlık bende bir nevi saygı ve koruma duygusu oluşturdu. Bunlardan bir iki parçanında restorasyonunu yaptırttım. Ancak bu işin alfabesinin ilk harfini bilmeyen ben bile bu kişilerin genel kültüründen, yapılan iş her nekadar ışıltılı olsada detaylardaki pürüzlerden bu insanların bu işten anlamadığını fark ettim. Bende sizin gibi işine aşık bir mühendisim. Dolyısıyla bazı meslektaşlarına karşı sitemlerinizi çok iyi anlıyorum. Ama diğer taraftan bizim gibi son kullanıcılar, bu işin meraklıları daha bilinçli olsaydı bu insanlar bu kadar kolay bizleri kandıramaz diye düşünüyorum. Dolaysıyla buradaki yorumlarınız ve verdiğiniz bilgiler ile bizi eğitiyor ve bu cahilliğe karşı savaşıyorsunuz. Teşekkür ederiz !

    Dediğim gibi bir kaç eşyayı hali hazırda aldım, ilk olarak acılır bir masa için görüşlerinize ihitiyacım var. Aşağıda resmini verdiğim ve hatırası olan masayı yaşatmak istiyorum. Evimde kullanmak ve kısmetse oğluma bırakmak istiyorum.

    (Resimleri yükleyebildim mi emin değilim ama e-mail adresinize de resimleri yollayacağım)

    – Öncelikle bu masanın imalat dönemi, işciliği ve malzemesi hakkında bilgi verebilir misiniz ?
    – Masanın ana kasası çok sağlam değil. Resimlerden gördüğünüz gibi üst kaplaması baya yıpranmış durumda. Sanıyorum üst kaplamayı tamamen değiştirmek zorunda kalacağım.
    – Masanın genel tarzı sizce nasıl olmalı. Yani renk değiştirmemi tavsiye edermisiniz, mesela varak veya bronz renk uygulaması olabilir mi ? sonuçta dediğim gibi uzun seneler kullanılacak bir mobilya olmasını istiyorum ama esas ruhunuda kaybetmemli bence.

    Fikirlerinizi iletirseniz çok sevinirim.

    Selamlar,
    Oğuzhan

  187. Gökhan Erol dedi ki:

    Oğuz Bey, Güzel dilekleriniz ve yorumunuz için yürekten teşekkür ediyorum.

    Mail adresimi yazarak bşalamak isterim. Resimler malesef görünmüyor, blueantik@hotmail.com üzerinden resimleri yollayabilirsiniz.

    Türkiyede malesef Antika eşya restorasyono yapan İnsanların sayısı çok ama çok az bu Ustalarda genellikle boş vakitleri olmaz şöyle demeliyim Rahmetli Babam dönemi Müşsterileri ile defam eden sürec Çocuklarına Torunlarına kadar halen devam ediyor nerdeyse iki nesil bitti 3 üncü nesil Bu Ailelerin Çocukları tarafından halen o eserler korunur ve halen beni ararlar, üzülürler yeni Ustalarla başlayan deformasyon üzüntülerini anlatırlar.

    Abartı değildir 30 sene önceki Rahmetli Babamının yaptığı işler ve benim yaptığım işler halen el değmemiş şekilde evlerde yerlerini koruyorlar sanıyorum üzerinde restorasyon ve cila bir 30 sene daha ahşapı koruyacaktır.

    Burda ben kendimi asla ve asla meth etmiyorum, bir İnsan para karşılığında iş yapıyorsa o işin hakkını en ufak detayına kadar vermelidir.

    Eviniz Hayırlı olsun Güle Güle sağlıkla Evlatlarınızla HUzurla gülerek yaşayın.

    Varak eşya demişsiniz, Varak Ustalarına fazlası ile kızan azarlayan biriyim 300-400 senelik tarihi katlediyorlar ve Adamlar kendilerine Usta diyor, Tamire aldıkları Orjinal Eserleri kıt akıllarıyla polyester destekli tamir yapıyorlar yani Orjinal eseri çöp haline getiriyorlar. Sebebi basit bunlara Usta demiyorum bunlar hokkabaz ağır yazıyorum ama bu konuda fazlası ile üzülenlerin en başında geliyorum.

    Polyester kalıp almak 10 dakikalık iştir kalıbı alırsınız aynaya monte edersiniz macunlada rutuşlar varak yaparsınız bu kadar basittir ve inanılmaz kolaydır Varak Ustalarının işi!!!

    Bazı detayları sitemde anlatmıyorum bu Uyanıklar zaten havadan kazanıyor birde benden alacakları bilgilerle İnsanların gözlerini boyamasınlar diye birde bu hallere düşürdüler bizi malesef. Sanatımızı yazmaktan korkar olduk Utanmazlar yüzünden.

    Rahmetli Babam ve Ben Varak işleri yaptık kalıp alacaksa özel toprak karışımlarla yaptık ve abartmıyorum bizim yaptığımız kalıplara suya atsanız bozulmaz sebebi kullandığımız özel çalışma aslında Bana ve Rahmetli Babamada ait değil Roma dönemine kadar uzanan bir Ustalığın devamıdır o Dönem Ustaları bu harika tekniği yada kimyayı bulmuş uygulamışlar ve halen günümüzde 2-3 Bin senelik sanat eserleri ayaktadır.

    Uzun yazdım Özür diliyorum konuda dağıldı Lütfen kusuruma bakmayın.

    Ahşap Eşyalara gelirsek elinizde Masa orjinalse yapacağınız işlemde ağacın dokusunu korumak şarttır ağacın dokusu ne kadar bozukta olsa 100 seneyi aşkın bir yaşı var ise Ağacın geldiği dönem yaşatılmalıdır, bazıları eski Ahşaplara renk vururlar bu feci şekilde yanlış 100 sene üzeri hiç bir ahşapa renk asla vurulmamalıdır.

    Burda elbettki Ustalık devreye girer ağacın çok iyi sökülmesi ve temizlenmesi şarttır bu sürec bazen uzun süerbilir fakat sonucu muhteşem olur.

    Resimleri ekledikten sonra çok daha detaylı konuşabiliriz, elimden gelen acizane yardımı yapmaya çalışırım.

    Saygılarımla

    Gökhan Erol

  188. YEKTA İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan Üstadım bana yazdığınız mültefit cevabınıza ben teşekkür ederim. Anlattığınız dönemlerde “Edep YaHU” ifadesi sadece Hat sanatında olan bir söz değil bir yaşam gerçeği idi. Artık günümüzde edep kavramını bilen zaten kalmadı. YaHU ise artık “Yavvv” oldu. Bu kültürel zafiyet kirliliği malum sadece sizin branşınızda da değil. Artık her yapılan işte nitelik değil nicelik, yani ne yaptığın değil de yapıp yapmadığın geçerli. “benim memurum işini bilir” zihniyetinin “köşe dönme” hırsı, kültür dünyamızda bizleri bu noktaya getirdi. Evet eskiden insanın önce kendine duyduğu saygı gereği işine gösterdiği özen ve yaptığı işin karşılığını hak etme namusu vardı. Şimdi öylemi. Şairin dediği gibi “Marifet iltifata tabiidir, Akçesiz iltifat zaidir” galiba genç nesil bu akçe işini çok önde tutuyor.
    Eskiden “birinci sınıf insanlar birinci sınıf insanlara, ikinci sınıf insanlar ise üçüncü sınıf insanlara muhatap olurdu”. Günümüz de artık bu birinci sınıf kalmadı. Bu arada bu sözümden amacı dışında anlam türetecek arkadaşlara da hemen bir not ekleyim; istedikleri gibi düşünsünler umurum da olmaz. Zira malum taş yerinde ağırdır.
    Pirim Mevlâna “Başağı dolgun ekinin boynu bükük olur” der. Yalnız üstadım fazla tevazuun da, hakikat sanılması gerçeği – ki hele günümüzde- bence unutulmamalı.
    Konularınızı bölerek bilgi akışını dağıtmama adına bu size son yazım. Ancak sanırım e-posta adresim sizde var, Grafik Tasarım içerikli konularda ihtiyaç duyulduğun da içtenlikle katkı vermeye hazır olduğumu lütfen hatırlayınız. Hayra karşı olmanızı niyaz ederim.
    saygılarımla

  189. Gökhan Erol dedi ki:

    Yekta Bey, Çok teşekkür ediyorum şiir gibi yazınız için, üstelikte konuyu bölmek değil siz Sanat Adına anlayana muhteşem detaylar sunuyorsunuz, bir çok Arkadaşımızda eminin sizin uslubunuza hayran kalmışlardır. Ellerinize güzel Yüreğinize sağlık, çok teşekkür ediyorum.

    Eskiden cümlesi şahsen benim için Tokat gibi malesef ki bu cümle inanılmazın ötesinde kendisini her alnada hatta her Ailede hissetiriyor.Gençler bir çok şeyi unutuu bilmiyorlar, onlara öğretecek artık bir Toplulukta yok, bana göre çırıl çıplak Dünyanın bir ortasında anlamayan gözlerle Dünyaya bakıyorlar anladıklarını sanıyorlar oysaki, Tren misali bir Lokomotif tarafından hep aynı yöne çekiliyorlar, kaçamıyorlarda.

    Türkiyede bir Dönem bitiyor artık, bu siyasi değil son nesil geldi ve gidiyor.Bu sanki Annesini sevdiğini kaybetmiş bir Çocuk gibi, Sizler ve Bizler son Dünyaya vedamızdan sonra sanıyorum Gençler bazı şeyleri anlamaya çalışacak.Belki kaybettiklerine üzülecekler belkide farkında bile olmayacaklar.

    Edeb Yahu cümlesini artık söyleyecek İnsan o kadar az ki anlayacak İnsan ise yok aynı topraktaki elmas misali bulmakta zor.

    Sanat için bir şey diyemiyorum, pek Televizyon izlemem izlediğimde ise hayret içinde bakarım, Sanatcılar dolu her kanal her yer, porno resimleri kesip tuala yapıştıran Snatcı oluvermiş üstelikte ”Eserleri Müzayedelerde” satılıyor, tuaf bir Dünya tuaf bir Sanat ve tuaf Koleksiyonerler artık anlayamıyorum açıkcası anlamakta istemiyorum diyorum sonrada kendime kızıyorum.

    Restorasyon bazen Rüyalarıma giriyor, eski sağlıklı günlerime dönüyorum sonra uyanıyorum gözüm belki çalışırım diye hazırladığım köşeye gidiyor, Durmakla çalışmak arasında karar veremeyen bir Kalple savaşta olmuyor yeniliyor İnsan. Gözlerimle Ruhumda bir şeyleri tamir ediyorum boyuyorum yeniliyorum.

    Hat sanatı ile biraz uğraştım bir şeyler yapmaya çalıştım, tuaftır Türkiyeden kimseye satmak nasip olmadı hepsini Yabancılara satmak nasip oldu.

    Sonrasında Ahlaksızlığın Rezilliğin, en büyüğünün kendilerine Httat diyen reziller olduğunu gördüm, El yazması kuranları sayfa sayfa koparım üzerine Minyatür çalışan kendisine sanatkar diyen Rezilleri tanıdım.

    Anlatacak o kadar fazla detay varki, bazen iyikide Hastalık beni bulmuş diyorum en azından bu tür Snat hırsızlarından Rezillerinden uzak kalıyorum görmüyorum.

    Siz konunu bölüyorum dediniz ama görüyorsunuz ben daha fazlası ile böldüm, Lütfen güzel yazılarınıza ne zaman isterseniz yazın bizleri Mutlu edersiniz.

    Hürmet ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  190. Oğuzhan -Istanbul dedi ki:

    Gökhan bey,

    Söz ettiğim masanın resimlerini e-mail adresinize yolladım. Varak konusunda kesin bir karar vermedim, sadece bir düşünceydi. Bende sizin gibi mobilyanın, ağacın doğallığını yitirmemesinden yanayım. Bahsettiğim gibi elimde başka mobilyalarda var, masa dışında, konsol, vitrin, gümüşlük ve 3 adet sandelyeyi takım olarak kullanıldıkları evden aldım. Amacım bu takımı mümkün mertebe eski orjinal haline getirmek ve evimde kullanmak. Dilerseniz bunların hepsini resimler size yollarım. Sizde beni öğrenciniz kabul eder, bu mobilyaları sizin önereceğiniz tarzda basitden zora doğru nasıl restore edebileceğim konusunda yardımcı olursanız çok sevinirim.

    Oguzhan AYDIN

  191. Gökhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey,

    Resimleri aldım, tek tek üzerlerinde fikir paylaşımı yapabiliriz.

    1960 sonrası Rum işi veya Şark işi dediğimiz Yemek masası, Ceviz ağacı üzerine ceviz kaplama.İyi bir çalışma ile eminim siz bu masayı yapabilirsiniz hem keyifli hemde güzel bir zamanı harcarsınız.

    Masa ayak kısımları yani tamamen alt bölümü iyi konumda zaten masif olduğundan zarar görsede önemli değil düzeltilir.

    Ayakları yani etekler dahil bu kısımı boya sökücü ile sökmek kolay olacaktır.Bahceniz varsa bu işlem çok daha kolay olur.
    Size gerekli malzemeyi yazmama gerek varmı bilmiyorum ama gerekli olan Tel fırca princ orta sertlikte tel fırca olsun ve marangozlardan talaş alın bildiğiniz ince talaş.

    Sebebine gelirsem cila çok kötü ve kendilerine Usta diyenlerin baş vurdukları kurnazlık bol bol yağla gözle boyamaktır ağacın dokusunuda maf ederler ama tek düşündükleri para olduğundan mesleğede İnsanlarada saygısı yoktur:

    Boya sökücüyü sürün 1 dakika bekleyin ve talaşı üzerine serpin fırçlayın bu işlemde hem ağac fazla zarar görmez hemde talaşla birlikte yağıda kiride almış olursunuz.Üstelikte boya sökücü sizi yakmayacaktır:)




    Masanızın üstü ise, ciddi bir onarım gerektiriyor kaplama yaptırabilirsiniz sadece üst tarafını.Bunuda kendilerine usata diyenlere götürmenize gerek yok her hangi bir marangoza gidin onlar bu Ustalardan çok daha kaliteli iş yapacaklardır.Üstelikte daha ucuza mal edersiniz.

    Komple kaplamsını değiştirebilirsiniz. zor bir işlem değil Marangoz Ustasının 1 gününü almaz.Sonrasında eve getirir cilasını yaparsınız.

    Hayır ben yapmak istiyorum derseniz. Aynı yöntemle cilayı ve kiri temizleyin sökücü ile. Tamamen temizledikten sonra ıslak bir bezle zemini iyice silin kurusun. Hatalar çok daha net görüncektir yani hangi işlemler gerekli ortaya çıkar.

    Gerekli olan malzemeleri yazıyorum.

    1.Sıcak Tutkal yani bocuk tutkal.100 gram yeterlidir.

    2.Evde kullanmadığınız bir büyük cezve ve ceveyi içine alacak bir kap.Bu tutkalı eritmek için kullanacağınız yöemtemdir.
    cezveye sıccak tutkalı koyun diğer kapa su koyun cezvenin kabın dibine değmeyecek miktarda yetrlidir ve kaynatın su kayansın. Cezveyi tutkalla birlikte ısıtın tutkalın erimesi yeterlidir sakın kaynatmayın ve soğumaması için sıcak su dolu kabın içine koyun cezveyi.Artık ahzırdır istediğiniz zaman kullanırsınız.

    3.Kaplama parçaları ceviz para verip almanıza gerek yok, bir marangozadan rica edin size verirler çok az miktar yeterlidir çunki gördüğüm kadarıyla atık parçalar var veya bunu macunlada kapayabilirsiniz karar sizindir. 30 cm bir kaplama fazlası ile yeterlidir.

    4.Kaplama çekici normal çekictir sadece gövdesi yani tutma yeride demirdir, sebebi cekici ısıtıldığından sapı yanmayacaktır.

    5.Maket bıcağı

    6.Yağlı kağıt

    Tüm malzemeler bunlar.

    Masanın üzeri temizlendi kontrol edin elinizi masanın üzerinde gezdirin ptlar varmı pot dediğim kabarmış kaplamalar.
    Varsa hepsini tespit edin hatta tırnak ucuzla üzerine vuduruğunuzda çıt çıt sesi alırsınız yani boş ses o yüzeyleri tamir edeceğiz.

    Kabaran yerleri tespit ettik, şimdi bir çakı gerekli veya ince uçlu bir bıçak ve maket bıçağı. kabaran bölge yırtık varsa çakı ucu ile içinde kir varsa veya pislik onları alın.Temizlenmiş bölgeye fırça ile veya çakı ucuzla sıcak tutkalı sürün kabarık bölgenin içine tutkal girdiğinden emin olun.

    Yağlı kağıdı kabarık bölge üzerine getirin ve sıcak çekicle bastırark ezin bu işlemde yakmamaya dikkat edin.2-3 defa sürün parmağınızla dokunun zeminin birden düzleştiğini ve yapıştığını hissedersiniz. İşlem bitmiştir.Tüm kabarık bölgelere aynı yönetmele tamirat uygulayın.

    Resimde işaretlediğim iki bölge var sanıyorum oraları kalkmış yani ağac açılmış.

    Tanıdığınız marangoz varsa iki adet işkence ve parcanın üzerini kaplayacak dümdüz agac parcası alın. sebebi bu bölgeyi tamir edeceğiz.Veya iki kücük boy İşkence satın almanız gerekebilir.Uczudur ve evde devamlı kullanacağınız bir alet takımı olur.

    Tamir egçemden önce kalmış bölgeyi içini temizleyin atık veya parça olmasın.Temizledikten sonra. Yaralı bölgenin içine önce sıcak sı ile fıraça yarımıyla temizleyin sebebi tozu ve pisliği almak için hemde ıslanmış olacaktır yani sıcak tutakalımız çok daha sıkı şekilde zemine işleyecektir.

    Sıcak tutkalı aynı şekilde bir fırça ile yada elinizdeki kaplama parası ile dahi yarık kısma iyice uygulayın tutkalın heryere temas ettiğinden emin olun.

    Hemen sonrasında yapıştıalacak zeminin üstüne gazete kağıdı koyun ahsak takonları üzerine koyun ve işkence ile hem alt ehm üstten takozları sabitleyerek işkenceyi sıkın. fazla tutkal dışarı akacaktır bezle silin. sıkma işlemini yeterli düzeyde yapın bölge fazla kırılgansa sıkarken dikkati olun.

    Tüm işlem budur.

    Sorularınız varsa devam edebiliriz.

    Kolay gelsin

  192. Oğuzhan-Istanbul dedi ki:

    Gökhan Bey Merhaba,
    Dün mesajınızı okuduktan sonra en yakın marangozdan ince talaş, boya sökücü ve pirinç tel fırca aldım. Anladığım kadarıyla boya sökücü baya etkili bir kimyasal hem kendime hemde ağaca zarar vermesin diye, boya sökücünin su ile yıkanabilen ve asit içermeyen bir çeşidini aldım. Haftasonu evin bahçesinde anlatığınız şekilde temizlik işlemini gerçekleştireceğim ve sonuçlarını sizinle paylaşacağım.

    Masanın üstü ile ilgili, temizlik yapıldıktan sonra karar veririz dedik ama genel görünümden çok iyi çıkmayacağını tahmin ediyorum. Bu durumda benim tercihim üst kaplamanın tamamen değişmesi eğer üstesinden gelebileceğimi düşünüyorsanız. Bu konuda size bir iki sorum olacak,
    1- Değiştireceğim üst kaplamayı yine orjinalindeki gibi ceviz kaplamamı yapmalıyım. Yoksa dilediğim bir kaplama olabilir mi ?

    2- Kaplamayı cevizin dışında yapmam mümkünse, siz görüntü, kalite ve masanın tarzına uygun hangi kaplamayı tavsiye edersiniz.

    Selamlar,
    Oguzhan

  193. Gökhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey,

    Sökme işleminden sonra ağacın üst tabkasına bakın kaplamalar fazla hasar görmüşse değiştirin.

    Kaplama sökme işi zordur çunki eski kaplamanın sökülmesi gerekir.ZO rlı bir işlemdir.Yapıştırmasıda yanı şekilde zordur.Küçük bir zemin olsa siz yapın derim keyifte alırsınız. Fakat komple söküm olacağı için agacın bombeli bölümlerini ayrı olarak kesmelisiniz kaplama birleşen yerleri çok düzgün kesilmeli ve bez bantla yapıştırılmalı.

    Sonrasında sökülen masa üstünde kalan eski kaplamaya ait kalıntılar dişl,i rende ile iyiye temizlenmeli bu işlemde agaca hasar verme riski büyüktür.Yinede olsun ben uğraşırım derseniz yardımcı olmaya çalışırım.

    Dilersenizde bir marangoza masa üstünü götürüğ sadece masa üstü kaplama istiyorum diyebilirsiniz. onlar için çok ama çok kolay bir işlemdir.

    Hatta bunu elinize yatkınsa kaplamayı agacın üstüne göre kesip hazırlayıp zemini temizleyerek sizde yaptırabilirsiniz.Çok daha ucuza mal edersiniz.

    Tek yapmanız gereken marangıozlardan kaplama prescileri vardır onların yerini öğrenin masanızın üstünü alın götürün 2 saate sapa sağlam yepyeni bir kaplama ile çıkarsınız.
    www.anlayanbiri.com




    Sitede kaplama türleri mevcut, uygun olanları seçmeye çalıştım. Site ismini yazdım kusura bakmayın, alıntı yapmadan paylaşım yapanlara kızdığım içindir, Özür diliyorum.

  194. Oğuzhan-Istanbul dedi ki:

    Merhaba Gökhan bey,

    Tarif ettiğiniz şekilde, boya sökücü ile masanın tüm boyası çıkardım. Bahsettiğiniz gibi tamir edilmesi gereken yerler daha çok ortaya çıktı. Size resimlerini yolladım. Resimlerden de anlayacağınız gibi masa bacaklarının bağlantılarında ayrılmalar veya çatlaklar mevcut. Masa bu yüzden sallanıyordu zaten. İç kısımdan rastgele çakılmış civilerde ortaya çıktı. Sanıyorum bunları bir önceki sahibi kısa yoldan masayı sağlamlaştırmak için yaptı. Ben sizden doğru şekilde masanın ana yapısını nasıl sağlamlaştırabilirim öğrenebilirsem çok memnun olurum.

    Masanın üstüne gelince, size resimlerini gönderdiğim gibi kaplamada çok sayıda kabarma ve yarık şeklinde açılma var. Benim tercihim kaplamayı tamamen değiştirmek ancak bana yakın yani beylikdüzü cevresinde kaplamacı bulmak çok zor. Kimse sorsam artık kaplama mobilyaya ilgi olmadığı için kapandıklarını söyledi. Sizin tavsiye edebileceğiniz bir kaplamacı var mı ? Eğer varsa dediğiniz gibi masanın üstünü kaplamacıya götürebilirim.

    Masanın geri kalanını ise sizden gelecek tavsiyelere göre yenilemeye devam edeceğim. Yorumlarınızı bekliyorum.

    Selamlar,
    Oguzhan

  195. Can-istanbul dedi ki:

    Hocam merhaba,daha önce kaplama konusunda yardimlarinizi almıştım be gayet güzel sonuç verdi.Resimleri adresinize gonderecegim.
    Size başka bir konuda danişmak istiyorum.bir oyun masam var üzeri marküterili.açilip kapanmasini saglayan menteselerden siyah pas akmis ve kaplamaya islemis hicbir sekilde karartiyi yok edemiyorum.dolayisiyla renk farki olusuyor diger yerlerle. Bir tavsiyeniz olabilir mi? Saygilar…

  196. Gökhan Erol dedi ki:

    Can Bey,

    Yardımcı olabildiğime sevindim, Güle Güle kullanın.

    Diğer bahsettiğiniz sorun içinse, bana resimlerini yollarsanız iyi olur, lekeye göre bir netice vermeye çalışırım. Kostikle veya amanyok perhidrol karışımları size hangi usul uygunsa detay veririm.

    Bu işlem çok dikkat ister, bu sebeble resimleri görmem lazım.

    Kolay gelsin.

  197. Gökhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey,

    Harika işçilik çıkarmışsınız yürekten tebrik ediyorum, Kendilerine Usta diyen profosyonellere ders niteliğinde çalışma olmuş. Ellerinize sağlık.

    Konuya dönersek!

    Tamir için size göre zor gelebilir özünde ise çok kolay ve tamir olabilecek iyi durumda bir masaya sahipsiniz.Çivileri sahibi değilde halen kendilerine Usta diyenlerde çakabiliyorlar malesef.Çivileri tamamen çıkarın, çivi mobilyayı sağlamlaştırmaz tam tersine çivi ile yapılan tamirler en kötü onarımlardır ve en kolay bozulan tamir türüdür.


    Tamir için çevrenizde marangoz vardır sanıyorum. Evde yapabilirsiniz fakat gönyesini tam almak zorundasınız çunki işkence ile ayrık bölgeleri sıcak tutkal veya normal tutkalla sıkmak gerekir. Çatlak olan yani ayrılmış bölümlere ise kavalye tabir edilen ahşap çiviler kullanılmalı, yaparım derseniz ve işkence bulursanız detaylı tarif yapabilirim.

    Burda tavsiyem masanın altını bir marangoza götürün ve ayakları ve kırık bölgeleri tamir etsin, fazla masrafı olmaz çok kolay bir tamirdir. Ustası 2 saatte tamiri yapar sıkar ertesi gün gider alırsınız.

    Masanın üzerine gelirsek, şahsen Avrupa yakasında bu işi yapanlar varmıdır bilemiyorum fakat soracağım, umarım vardır.

    Aslına bakarasanız size tavsiyem Masanın üzerine için bir denemede bulunun.

    Kalkmış veya kabarmış bölgeleri onarmak aslında kolaydır ve zevklidirde.

    Basit ve kaba şekilde resimlemeye çalıştım. Mrnek işaretlediğim bölgede birleşim yerlerinde kabar varsa maket bıçağı ile o bölgeyi açın ve içini temizleyin toz kir kalmasın.

    Kabramış yani pot yapmış bölgelerin üzerini maket bıcağı ile kabarık olan bölgeyi tam ortasından kesin kaplamayı ve içine bıçağın ucunu sokarak aynı şekilde kirleri ve tozları doşarı alın.Burda dikkat etmeniz gereken husus tüm kabarmış pot olan bölgelere bu işlem ugulanabilir veya kalkmış kaplamaları tekrar yapıştırmak için aynı işlem uygulanabilir ve sonuc %100 başarılı olacaktır.

    Antika veya Eski mobilyalarda bize en önemli olan şey sıcak tutkal, diğer detayda tarifini vermiştim.

    Tüm masa yüzeyindeki hasarlı veya kabarmış bölgeleri tamaını bahsettiğim şekilde temiz hale getirip, hepsini hazır edin.

    Lazım olacak malzemelerimiz.

    1.Sıcak Tutkal

    2.Kalkmış kaplamaların içine girecek şekilde ince bir uç çakı olabilir ince maket bıçağı daha idealdir.

    3.İnce uçlu bir fırça, normal bir fırca bu kalın fırca daha geniş yapıştırma alanları için gerekli.

    4.Normal bir bez, bunun sebebi sıcak tutkualımız masa üstüne akarsa veya kabarık bölgede açılmama sorunu olursa bezle sıcak suyla olması idealdir, o bölgeyi kolayca acabiliriz.

    5.Kaplama çekici özel bir çekic değil sadece sapı metaldir, bunun sebebi çekici devamlı kızgın olması gerektiğinden ahşap saplar yanar ve kullanamazssınız.

    6. Yağlı kağıt, kızgın çekiçle bastırırken kaplama ile kekic arasında bize koruma görevi yapacaktır yani kaplamayı yakmamak gerekir. Kağıt yapışabilir yapışsın önemli değil.

    Antika restorasyonu oldukça keyiflidir ve kolaydır.

    Tüm bölgeler hazır, artık sıcak tutkal kabımızı erimiş halde kücük bir tük varsa devamlı sıcak kalması gerekli.

    Açtığımız şişmik kaplama içine sıcak tutkalımızı iyice yediriyoruz, isterseniz sulandırabilirsinizde. İyice ağala kaplama içine yedirdiğimizden eminsek, yağlı kağıdı yaralı bölgeye koyuyoruz ve sıcak çekicimizi alıp üzerine bastırıyoruz ve bunu ezerek yapıyoruz yani öekici yaralı bölgede ileri geri sert bastırarak gezdiriyoruz, Yakamamaya özen gösterin. Bu işlemi uygulayın ve öekici sakın fazla yaralı bölge üzerinde tutmayın sonra yaralı bölgeyi parmağınızla yoklayın, göreceksinizki zemin dümdüz ve sapsağlam bir nevi ütlenmil olacaktır.

    Yapışmamışsa ve inatcı bir ptsa bu sefer aynı bölgeyi sıcak su ile ıslatıyoruz maket bıçağımızla kaplamaya zarar vermeden tekrar açıyoruz, ve aynı işlemi uyguluyoruz.

    İsterseniz bu işlemi en başta uygulayabilirsiniz yani sıcak suyu beze alın ve yaralı bölgeyi ıslatın biraz bekleyin o şekilde çalışın.Her iki işlemde başarılı sonuç verecektir.

    Bu işlemden sonra masanızın üzeri artık sağlam hale gelmiş olur.

    Masa üzerinde delik ve küçük yarıklar var ise macun ile bunları kapatın.

    Bu tür kaplama eksikleri varsa, ceviz kaplama her hangi marangozdan rica edin az miktar yeterli para bile almazlar bu bölgeye kaplama yapıştırabilirsiniz.

    İşlem çok basit.

    Yaralı bölgeyi üzerine bir ince beyaz kağıt koyun ve kalemle üzerini karalayın, yaralı bölge kağıda çıkacaktır.

    Dahasonra bu kağıdı alın ve kaplamanın üzerine koyun cizin kaplamayı bir makasla aldığınız kalıbın hatlarına göre kesin ve sıcak tutkal sürerek yukardaki yöntemle yapıştırın. Çok basit ve çokta kolaydır.

    Kolay gelsin.

  198. Oğuzhan-Istanbul dedi ki:

    Merhaba Gökhan bey,

    Beğendiğinize sevindim. Masanın ayak kısmının tamiri için bir iki marangoz veya mobilyacı ile görüştüm ve kendim yapmaya karar verdim. Çünki ya ilgilenmiyorlar yada istediğim şeyi anlatamıyorum. Bu arada konuştuğum ustalarda da bu boyutlarda sıkıştırma yapacak işkence yok. Ama bir tane bulmama yardımcı olacaklar. Eğer tarif ederseniz ayak kısmını kendim yapacağım.

    Bu arada bana yakın bir yerde kaplama yapabilecek bir atelye buldum. Kaplamayı alıp onlara yaptırmayı düşünüyorum. Bilmiyorum resimlerden anlaşılıyormu ama masanın üzerinde onlarca kabarmış ve yarılmış bölge var. Sizin tarifinizi izleyerek yapacağıma eminim ama daha temiz bir görüntü için tamamen yenilemeyi düşünüyorum.

    Selamlar,
    Oguzhan

  199. Gökhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey,

    İllaki işkencenin uzun olması gerekmiyor, masayı ölçüm örnek sıkılacak bölüm 2 metre ise size iki adet 1 metrelik işkence yetecektir, her iki işkenceyi birleştirebilirsiniz.

    Kaplamacı bulduğunuza göre tavsiyem iki renk kaplama yaptırın, kenar bölgeleri ceviz iç bölümleri kuş gözü veya kök ceviz veya gül kaplama yaptırırsanız inanılmaz çık bir masa üstünüz olacaktır.

  200. ebru dedi ki:

    kıskandım çok güzel bir masa eminim bitince çok güzel olucak iyi günlerde kullanılsın inşallah

  201. A.Gürkan Kocaeli dedi ki:

    Yazılanları bir kaç gündür okuyorum.Amatör bile değilim ama okumaktan aldığım zevk bile çok farklı.
    Aktardığınız bilgi ve tecrübeleriniz için teşekkür ederim.
    Çalışmalarını gönderen arkadaşları da imrenerek takip ediyorum.
    her ne kadar gönderebileceğim yada yaptığım bir şeyler olmasada takip etmeye devam edeceğim.
    Belki bir gün şartlarım uygun hale gelirse uğraşmaktan mutlu olacağım bir şeyler öğreniyorum sayenizde.

  202. Gökhan Erol dedi ki:

    Teşekkür ediyorum, yorumunuza.

    Saygılarımla

    Gökhan Erol

  203. Oğuzhan-Istanbul dedi ki:

    Gökhan bey, tavsiyeniz için teşekkür ederim. Bugün masa üstünü kaplamacıya bıraktım. Dediğiniz gibi ortasını gül kaplama yapacağım. Masanın üstü kaplamacıdan geldikten sonra masanın sağlamlaştırılması ve delik, çatlak gibi hasarların tamirine geçeceğim. Bu tamirleri yukarıda anlattığınız gibi sıcak tutkal ile yapacağım. Sonrada gerekirse renklendirme ve gomalak safhasına geçeceğim yardımınızla.

    İlerisi için size bir sorum olacak. Masanın bacaklarında boya ile renklendirme yapsam abes kaçar mı acaba ? Biz mühendislerin biraz olsun estetik anlayışı vardır ama sanatsal hislerimiz pek gelişmemiştir. Böyle bir şey düşünmemin sebebi ben bu masayı ve size resimlerini yolladığım konsolu bir bayandan aldım. Bu bayan manevi açından dahi çok saygı değer birisiydi, geçen sene vefat etti. Bende hissi olarak sanki masa ve konsol üzerindeki çiçek ve dal figürlerini renklendirsem masaya ve konsola daha naif, kadınsı bir hava vererek onun hatırasını yaşatmış olacağımı düşünüyorum. Masanın bacağındaki figüre resim işleme programında kabaca bir çalışma yapıp mail adresinize yolladım. Fikirlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Saygılarımla. Oguzhan

  204. Oğuzhan-Istanbul dedi ki:

    Ebru hanım, teşekkür ederim .. !

  205. Gökhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey,

    Masaınızın kırıkları çok derin değilse beyaz tutkal veya daha etkili yapıştırıcılatrda kullanabilirsiniz, sıcak tutkal biraz zahmetli işlemdir, kaplama yapacağınız için her iki işide birlikte çıkarmanız açısından tavsiye etmiştim, isterseniz beyaz tutkal ile çok daha kolay ve zaman almayacak şekilde tamir işini yapabilirsiniz.

    Diğer renklendirme çalışmasına gelirsem, malesef mobilyanız için doğru bir işlem olmayacaktır. Sebebi ise yenilenmiş masa üstü ile eski ahşap dokusu bir birini çok şık şekilde tamamlayacaktır.

    Yinede detay olsun diyorsanız Varak yapabilirsiniz.

    Kaba taslak olarak Altın ve Gumuş eklemeye çalıştım, siz bunu gümüş yerine bakırda yapabilirsiniz, daha renk derinliği ve mobilyaya ciddi bir imajda verir.

    Diğer türlü bu tür dönemini yansıtan mobilyalarda belli bir detay renklendirme hatalı olur ya komple masa belli noktalarda kompozisyon ile desenler ve ahşap birleştirilmeli veya hiç renklendirme yapılmamalıdır.

  206. Erol bey iyi akşamlar.Mum cila hakkında bilgi edinmek amacıyla tesadüfen sizin siteye girmiş bulundum,ama iyi ki girmişim,hiç bir şekilde menfaat gözetilmemek kaydıyla muhteşem paylaşımlara şahit oldum.Ben de amatör olarak ağaçlarla haşırneşir olmayı çok seviyorum.ilgi alanım daha çok gemi sökümden almış olduğum tik ağaçları.Almış olduğum bu ağaçları marangoz arkadaşımın makinalrında işleyerek kendime amatör olarak masa sandalye benzeri şeyler yapıyorum.Bu ağacı işlerken çıkan kokusu hele birde deseni güzelse inanın insanı kendinden geçiriyor.Benim sorunum kendime yapmış olduğum masaya,tik yağı haricinde(rengini çok koyulaştırıyor)doğal görüntü ve rengini bozmadan ne sürebilirim.İnternette mum cila hakkında bilgi var.Terebentin ve balmumunu aynı kap içerisinde erittim fakat yapmış olduğum denemede ıslak bezle silinince iz kaldı.Benim bütün derdim ağacın doğal görüntü ve dokusunu bozmadan bu masanın üzerine nasıl bir işlem uygulayabilirim?Eğer bir tavsiyede bulunursanız inanın beni çok mutlu edersiniz.Saygılar.

  207. Gökhan Erol dedi ki:

    Alper Bey,

    Mum cila denilen işlemi tavsiye etmiyorum, kullandığınız ağaç her şeyi ile zaten ortalama 300 senenin üzerindedir yani bu ağacın dokusunu öldürmek adına yapacağınız kötülükle balmumu ve yağ karışımıdır.

    Tik ağacı benimde en sevdiğim daha doğrusu inanılmaz saygı duyduğum ve inanılmazda üzüldüğüm nesli yok edilen bir Ağaç türü 100 senede kesim aşamasına gelen bu Canlılar malesefki kereste tüccarları tarafından yok ediliyor, ciddi oranada tik ağaçları yok edildi ve edilmeyede devam ediyor.

    Plesenk içinde aynı şeyleri söyleyebilirim.

    Gelelim cila işlemine, sanıyorum zatan çalştığınız zemini temizlediğinizde atolyede gerekli işlemleri yapıyorsunuz.Geriye kalan sadece ağacın cilası kalıyor.

    Cilayı 3 farklı yöntemlede yapabilirsiniz, ilk yapacağınız gomalak ki beyaz gomalak en uygun olanıdır, gomalak işelminde yağlamanıza gerek yok bunun tekniği bellidir, gomalak çalıştıktan sonra yani belli bir gomalak ağaca çalıştıktan sonra zımapara yapın, sonrasında gomalak işlemine başlamadan önce parmaklarınızı cila yağına batırırn ve zemine damlacılar halinde atın fazla olmasın ve cilaya bu şekilde devam edin, bu işlemde hem ağaç yag ve alkolle daha incelecektir hemde ahşap kararmayacaktır tam tersine ağacın tüm dokusu ortaya çıkacaktır.

    Bunu ters işlemde yapanlar var yani ağacı yağlayıp çalışanlar bu ağacı bilmeyenlerin yaptığı katilamdır, her ağaca yağ sürülmez malesef halen bunu anlamayanların sayıları inanılmaz sayıda.

    Diğer çalışma şekli bu sefer sellozik çalışmadır, elllede çalışabilirsiniz makinada püskğürtme tarzı tabanca vernikte atılabilir va fazla yapay görünür fakat alt zemin için buda uygulanabilir.Mat verniklerle yapabilirsiniz ve yemek masaları içinde iyi bir dayanıklık sunar sudan etkilenmez akrilik vernikler idealdir zamanında bu çalışmayı elle yapardım ve kendimi meth etmiyorum ama bunu sanıyorum Türkiyede ilk uygulayanda Rahmetli Babam ve Bendim elle çalışırdık zemin inanılmazın ötesinde canlı ağacın tüm dokuları en ince detayına kadar resim gibi ortaya çıkardı yani bir nevi tual çalışması gibi muhteşem olurdu.

    Son katı ise gomalak yapardık bu masaya tam bir tarihi detay verirdi, ve bu tür cilanın ömrü ortalama 20 senedir, kolay kolay bozulmaz.

    Size 3 çalışma örneğinide verdim, diğer örnekse sentetik çalışmadır biraz daha dikkat isteyen ve zaman alan işlemdir fakat zemin inanılmazın ötesinde parlak ve ağacın tüm dokusu sanki özel bir katman altında duruyor hissi verir, bu çalışmayıda Avrupa için özel yapardık, Türkiyede pek bilinmediği için uygulamazdık hem zaman alan işlem hemde maliyet olarak biraz daha fazladır ve çalışma şeklide fazla uzundur.

    Şimdi bu cerdiğim örneklerden birini seçip karar verebilirsiniz, sormak istediğiniz detaylarda yardımcı olmaya çalışırım.

    Saygılar.

  208. Gökhan bey verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.Belirttiğiniz üç örneğide deneyeceğim.Beyaz gomalağı bu akşam aldım vealkolde sabırsızlıkla çözülmesini bekliyorum.Bu arada ufak bir bilgi İzmirde beyaz gomalak arayan olursa Kemeraltında Yelken baharatta bulabilirler.Gökhan bey paylaşımlarınız için tekrar teşekkür eder,iyiakşamlar dileklerimle.

  209. Oğuzhan-Istanbul dedi ki:

    Merhaba Gökhan bey, tavsiyeleriniz için teşekkür ederim. Peki masaya en son safhada cila olarak ne uygulamalıyım ? yağlama yapmamı tavsiye edermisiniz ? ve tavsiye ettiğiniz gibi varak ve gümüş boyama çalışması yapmak istersem bunu hangi safhada, ne tip boya ile yapmalıyım ?

    Saygılarımla,
    Oğuzhan

  210. Gökhan Erol dedi ki:

    Normal gomalak ile bitirebilrisiniz, gul kaplama yaptığınız için çok az yağlamakla tüm detayları görünür hale getirebilirsiniz ve oldukça şık bir görünüm alacaktır.

    Varak ve Gümüş çalışması için fazla bir detay gerekmiyor. Tek yapmanız gereken, varak yapacağınız bölgeler pürüzüsüz olamlaı yani su bazlı macunla varak yapılacak bölge pürüzsüz hale getirin sonrasında zımpara yapın ve gomalak ilede macun katmanını sağlamlaştırın.

    Bu arada cila işlemenizide bitirmiş olursunuz yani masaının tüm cilası bitmiş olacaktır.Macunlu bölümlereide cila yapabilirsiniz, varak için daha kaliteli zeminde kendiliğinden oluşacaktır.

    Cila bitti diyelim, son işlem varak kalıyor.

    Burda bez bantlar satılır yani zemine yapışmayan ama diğer gomalak olan bölgeleri bir gazete ile kOrumaya alın varak bulaşmasın.

    vARAK YAPACAĞINIZ BÖLGEYİ PARMAK UÇLARINIZLA YOKLAYIN YANİ ELİNİZİ GEZDİRİM, PRÜZ VS VARMI VARSA SIFIR ZIMPARA İLE üzerinden geöin ve nemli ispirto ile silin.

    Varak yapıştırıcısını temiz bir fırça ile çok düzgün şekilde potlar bırakmadan zemine sürün yaklaşık 5 dakika bekleyin ortam ılıksa 3 dakikada yeterlidir. Varağı çok duzgun şekilde yapışkan olan bölgenin üzerine koyun ve temiz kullanılmamış fırça ile farak üzerine bastırarak yani hafifce dik acıda vurarak zeminle yapışmasını sağlayın.

    Sonrasında yine temiz fırca ile varağı silin yani temizleyin, yapışmamış bölgeler var ise tekrar yapıştırıcı ile varak rutuşlarına devam edersiniz.

    Gümüş renkte aynı şekildedir.

    Diyelimki Varak işlemi bitti. Yapmanız gereken Varaklı bölgeyi koruma altına almak, bunun bir çok yolu var.İsterseniz gomalak ile üzerinden geçebilirsiniz, gumuş i.in su bazlı renksiz vernik idealdir yada eski ahavası olsun derseniz yine gomalak ile koruma altına alabilirsiniz.

    Oymalı yerlere derinlik vermek için yani oyma içlerini eskitmek gerekebilir veya siz hayır canlı olsun kalsın derseniz işlem bitmiştir.

    Renk derinliği içinse antipas denen boyalardan alabilirsiniz veya bir oto tamircisine gidip rica edebilirsiniz, cay bardağı kadar yeterlidir. bunu uygulamakta kolaydır.

    Temiz bir fırça temiz bir bez hepsi bu kadar.

    Fırcaya antibası alın ve oymalı olan bölgelerin üzerinden gecin, sonrasında temiz bez ile sürdüğünüz anti pası silerek alın.

    Bu işlemde zaten göreceksiniz gölge detaylarını siz keyfinizce belirleyeceksiniz koyu acık renkleri oymaya göre belirlersiniz, kurumaya bırakın, son işlemde isterseniz gomalak sürün veya sürmeyin hep si bu kadar basit ve kolaydır.

  211. ebru istanbul dedi ki:

    hocam merhab yesilli komidinin resimlerini mailinize attim birtek varak asamasi kaldi acaba bu kadar gomalak yeterlimi bilemedim bir fikrinizi soylerseniz sevinirim. bu arada cikardigim is icin ozur dilerim pek basarili olamadim eksiklerim var sanki ama sizinde dediginiz gibi ilk isim ilk tecrubem ikincide daha iyi olucagini tahmin ediyorum sevgiler

  212. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım sizi yürekten tebrik ediyorum, tek kelime ile muhteşemsiniz.

    Gomalak çalışması için yeterli demem için resimler biraz daha net olmasa iyi olurdu elbetteki keşke sağlığım olsayıdıda görmek isterdim.

    Sizler gibi ilk defa bu işe gönül verip bu kadar güzel işler çıkaran İnsanları görünce şahsen üzülüyorum sebebi sizler bu Snanatı gerçekten geliştirebilir çok ciddi bir iş olarak yapabilirsiniz.

    Özellikle sizi tebrik etmem gerekiyor, bir defa ilk sizde gördüğüm detay malzeme konusunda inanılmaz eliniz yatkın, bakın size bir tarif vermiştim Varak macunudıur işin aslı ve bu detayı herkes okusun, 30-40 senelik Ustlar dahi Varak macununda kıvam tutturamazlar siz üstelikte tarifle bunu başarıdınız, size yürekten hem teşekkür ediyorum hemde beni çok sevindirdiniz ayrıca Teşekkür etmek istiyorum.

    Ebru Hanım aslında Usta demek lazım size. Ebru Usta gomalak için tavsiyem sizi biraz daha zorlamak olacak, lütfen komdin ya daha iyi kalitede resim yollayın veya bazı pütürler gördüm özellikle kordon bölümlerinde bu pütürleri zımpara yapmanız gerekli.

    Sebebi ise cilayı bozmaktan korkmayın, isterim ki hatalarınızı bozarak öğrenin çunki bu bozma işi Ustalığın en önemli noktalarıdır, bozmaktan sakın korkmayın her hata bir tecrübe olarak size inanılmaz katkı sağlayacaktır, hem ustalaşacaksınız hemde hataların temel noktalarını çok iyi göreceksiniz.

    Komedinlerin ilk resimlerini gerçektende kötü haldeki durumları gördüm şimdi sie apa ayrı bir Ustanın elinden çıkmış inanılmaz şık Objelere dönüşmüşler.Tek kelimeyle harikasınız.

    Eleştirilerimde elbetteki var, alt kapı kordonunda fotoraf kaynaklı bir sorun değilse, bu detayları zımparalamanız gerekiyor, ve zımparadan sonra elle yüzeylere dokunun eğer elinize bir pürüz veya dalgalanma geliyorsa o kısınları yeniden zımparalayın.

    Renk konusunda sakın korkunuz olmasın, şimdi bir detay vericem gomalak çalışmanız çok daha keyifli hale gelecek.

    Gomalak yani cilamızın içine boyamızı atalım, ve karıştıralım hatta biraz ateşte ısıtın sakın kaynamasın, bunun sebebi boyanın ve Gomalak içindeki alkolun tam birleşmesidir, sonrasında bir çörap ile gmalağı temiz bir kaba süzerek aktarın.

    Bundan sonra beimize renkli gomalak koyup bu şekilde cilaya devam edelim. Şunu göreceksiniz renkle çalışmak çok daha keyifli ve rutula uğaraşıp asab bozucu renk tutmama probeleminide ortadan kaldırmış oluruz.

    Sonrasında cilamızı kalın çalıştıktan sonra, kurusun yine zemini elinizle yoklayın, pürüz var ise tekrar zımpara yapın fakat zımpara ince olsun. Hatta yine bir ip ucu vereyim ki bu mesleği biraz daha sevin. zımpara üzerine cila yapını koyun ve renkli zeminleri yağ ile zımparalayın bu işlemde hem cila çizilmez hemde cila ezilir yani zımpara sonrası şunu göreceksiniz inanılmaz düzgün bir yüzey olacaktır. Sonrasında temiz bezle zımparaladığınız yerleri silin ve cilanıza devam edin bu işlemden sonraki cilada dikkat etmeniz gereken nokta, cilayı sürün bez kurudukca cila değil 3-5 damla sadece istirto beze keleyin ve bu şekilde cila işleminize debam edin her bez kuruduğunda 3-5 damla ispirto sonuç muhteşem olacaktır, inanılmaz parlak bir yüzey ve inanılmaz temiz bir zemin elde edersiniz, bu cilada yine en etkili detay renkli alanın inanılmazın ötesinde tüm detayları ile ortaya çıkması, ahşap ve rengin tam mükemmel sunumu olur.

    Ayrıca, bu çalışmanızı ayrı bir konu olarakta sitede açmak istiyorum, eğer izniniz olursa tabiki, çunki her kesin sizin işçiliğinizi mutlaka görmesi gerekir, inanılmaz başarılısınız.

    Ellerinize Yüreğine sağlık Ebru Usta.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  213. ebru istanbul dedi ki:

    nasil mutlu oldum nasil anlatamam (tabletin karsisinda gulumseyen beni hayal edin:-) :-) :-) ) evet hocam tespitleriniz dogru yesil olan bolgelerde puruzler var onlarida dediginiz gibi duzelticem usta demissiniz hasa ne haddime dusmus daha cooooook ekmek yemem lazimsiz tarifleri o kadar net ve anlasilir anlatiyorsunuz ki yapamamak diye birsey soz konusu olmuyor ortada bir basari varsa sizin basariniz USTA OGRETICININ BASARISI derim ben binlerce tesekkur ederim size izin istemissiniz nedemek izin ancak beni onurlandirirsiniz sevgilerimle cirak ebru

  214. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım,

    Sizler gibi İnsanlar inanın Avrupada yaşasalar şuan çok farklı yerlere gelirlerdi, asla abartmıyorum Snata eli yatkın İnsanları bulmak o kadar zor ki bunu içinde olmadığınız için asla tahmin edemessiniz.

    Yanımıza yetişsin diye İnsanlar alırdım inanın 3 senede zımpara yapmayı öğrenemeyenleri gördüm. Cila yapmayı ise siz düşünün artık ve eli yatkın İnsanlarıda fazlası ile ödüllendirmeye çalışırdık çunki zor bulunan yetenekli İnsanlar.

    Komedini gördüm işçiliğiniz abartı aypmaıyorum çok ama çok iyi, ahşapın detayları resim kötüde olsa çok net olarak görülüyor. Sizin burda fark edemediğiniz detay ahşapın naturel hali yani gomalak ile en doğal hali ile ortaya çıkarmışsınız.

    Bunu asla ve asla abartmıyorum, her hangi bir İnsan cilacı arasa ve bu mobilyaları Cilacıya verse bu kalitede asla alamazdı, yapacakları işlemi ezbere biliyorum. Camla kazırlar, yağa boğarlar rutul zaten bilmezler birde renk atarlar ve Müşteriye teslim ederler yani Ahşap katlederler.

    Sizin işçiliğiniz ise örnek olmalı yani bu işe ilk başlayan Arkadaşlarımıza mutlaka sizin çalışmanızı takip etmelerini isterim.Elbetteki hatalar var ve olacakta ama kendisine Usta diyen 2 komidine 500 lira 1000 lira cila parası isteyen Ustalardan çok daha kaliteli bir işçilik ve emek vermişsiniz.

    Diğer komedinleri yapacaksanız, bu sefer eliniz alıştığından sizi biraz daha yoracak çalışma önermek isterim.

    Siz eminim, bu hıbinizi mesleğe dönüştüreceksiniz ve sakın ama sakın bu yeteneğinizi evde oturup harcamayın, cidden yazık olur.Dilerim bu işi meslek edinirsiniz, ve Adım kadar eminim biraz daha gayretle piyasada aranan Ustalardan biri haline çok rahatlıkla gelirsiniz.

    Size bir örnek vermek isterim, bu örnek aslında bir derstir tabiki anlayanlara.

    Zmanında yanıma bir Kadın geldi çok genç Anadoludan gelmiş Ailesi ile birlikte, Dedesinin eski ahşap sanatı ilede biraz uğraşmış yani ahşap sevgisi İstanbulda devam etmiş. Beni söylemişler, evlere temizliğe giden bir Kızacğızdı ve şans eseride evin Hanımı beni tanıdığından bana yolluyor.

    Komikti çunki şiveside biraz tuaftı hani karadenizin tatlı bir şivesi vardır aynen o şekilde. Eşinide çağırdım ve prensiplerimi anlattım, fakat Adamı görmelisiniz çok özür diliyorum hani kütük derler ya vursanız tın tın ses çıkar aynen öyle birisi, hiç birşeyi anlamıyor. Sorumluluk almak istemdiğimden eşinin hiç bir yeteneği yok çunki, şirkette cay servisi yaparmısın dedim, mırın kırın etti sonrasında kabul ettirdim.

    Bu kız size asla anlatamam hayatımda gördüğüm inanılmaz süper yetenek denilen karakterlerden çıktı, 2 sene geçti bir Osmanlı sedef takımı geldi, ve sedef kesme işini ona verdim, her eksik sedefi kesip hazırlattım ve sedef nasıl monte edilir gumuş tel nasıl çerecevlenir gösterdim, kontrolu elden bırakmayarak bu Kızımız sedefleri yaptı, o kadar hoşuma gittiki çalışma prensibi ve halakı, Beyaz gomalak cilasını ilk defa bir Kadına yaptırdım sebebi oldukça zordur sedef işiçliğinde ise fazlası ile zordur. Ve işi tamamladı bitirdi.

    İş tesliminde, bunu çağırdım ve işi kendisinin teslim etmesini söyledim yani Müşteri ile direkt muhatap olsun sitedim ve Müşterim bana telefon açıp teşekkür etti.

    Limdi bu kızımız Amerika Bostonda kendi şirketi var yanında 33 kişi çalışıyor, kocası halen kütük:) Yüzüne söylerim çunki her ikisinide çok severim Türkiye geldiklerinde mutlaka elimi öpmeye gelirler. İngiltereden, Kanadaya kadar özel işler alırlar.

    Şimdi bu anlattıklarım hayatın gerçekleri, Antika Restorasyonu Dünyanın tartışılmaz en saygın mesleklerinden bir tanesidir, eğer siz Ustalığınızı saygıya dönüştürüp işinize saygı gösterirseniz, asla ama asla hiç bir zaman Müşteri gelsin diye beklemessiniz, Restorasyon Ustalarını Başbakanda bulur, Cumhurbaşkanıda, Amerikalı bir diplomatta eğer siz gerçek Ustaysanız sizi mutlaka bulurlar.

    Hastalığım beni sediğinden birlikte mutluyuz, Halen Eski Müşterilerim ararlar sorarlar, sohbet uzar ellerindeki Antikalara artık Usta bulamadıklarını anlatırlar, üzülürler.

    Diliyorum bu Sanata gönül veren İnsanlar istedikleri hayallerine kavuşurlar.

    Saygılarımla

  215. Sayın ustam ,yazışmalarınızı zevkle okudum bilgilendim sağolun, bir arkadaşın yazdığı chalk paint işi bu sıralar amerikada çok meşhur ama bana sorarsanız bir anlamda mobilyayı katleden bir boyama tarzı, daha modern belki sunta dan yapılan parçalar için olabilir ama ben ağacı çok sevdiğim için onun oyle plastık bir boya ile kaplanmasını çok sevmedim. Chalk paint sanırım su bazlı bir boyanın içine az miktarda alçı konarak yapılabilir.
    Umarım sağlığınız iyidir saygılar sevgiler

  216. Gökhan Erol dedi ki:

    Gzüel dileklerinize Teşekkür ediyorum çok şükür sağlıkım Allah ne kadar ömür bicmisse ona razıyım diyorum.Pekte hastalığımı kafama takmamaya çalışıyorum.

    Diğer detayda çok haklsınız, boyama yapılacak aşap eğer bir sanat değeri var ise kesinlikle al fırçayı boya düşüncesi feci bir uygulamadır, sunta mdf gibi detaylarda kesinlikle daha idealdir.

    Ahşap üzerinde boyama çalışması yapılır ama bu Türkiyede öğretilen cahillik diyorum bu tekniklerle olmaz. Ahşap ve dönemi göz öznüne alınmalıdır. Fransa ve İngilterede 18 Yiz yıl ve sonrasında ahşap renklendirme çok sık kullanılmıştır Barok mobilyalarda özellikle lake ve farklı ucuz renklerle birlitte altın kullanılmıştır.

    Türkiyede bu katilama malesef bazı kurslar sebeb oluyor, boya satmak için her ahşap boyanır deniyor. Her ahşap boyanmaz, boyanması için önce İnsanlara gerçek boya teknikleri ve Restorasyon bilgisi öğretilmelidir.

    Boyama detaylarına oldukça sık değinmeye çalışıyorum, hatta boyalara gereksiz yere paralar vermemelerini tavsiye ediyorum.

    Su bazlı boyaları istediğimiz her şekilde yapabiliriz, aklına gelen her şekilde istersek boyayı elle oyma yapacak hamur kıvamında dahi yapabiliriz ve bu boyları özel maket bıcakları ile şekillendirebiliriz. Bu teknik Varak işlerinde zaten uygulanıyor hatta bir Öğrencim diyor verdiğim tarifi inanılmaz profosyonellikte hazırlamıştı.

    Aslında Ebru Hanım için net ifadem 50 senelik gercek Varak Ustası kadar mükemmel boya hamur karışımını yapabiliyor.

    Size tuaf gelebilir bu hamuru benden öğrenmek isteyen halen Türkiyenin çok büyük Varak atolyeleri var ve asla bu bilgileri onalara vermedim sitemde her kesin yararlanması için paylaşıyorum.

    Konular geliştikce detayları vermeye çalışıyorum, Ailem 150 senenin üzerinde Antika restorasoyonu içerinde ve bu bilgiler en son bana kadar geldi ve sonrası yok malesef. Arkadamde ne Couk nede bir Aile olmadığından yok olup gidecek.

    Verdiğim bilgiler boya ve macun teknikleri rönosans dönenime kadar uzar. Hatta Sarayların dış cephelerinde ki bugün gördüğümde içim sızlıyor 3 sene tüm restorasyonlar dökülüyor. sebebi çok basit yetişmemiş bilgisiz Ustalar.

    Kilise restorasyonları ve Camilerde işlerde yaptık, kullandığımız özel macunlar bırakın nemi suyun içine atsalar bozulmalazr çunki bunların tamamı özel hamur karışımlarıdır ve tarihlere 500 sene ve üzerinde olan özel karışımlardır. Kimya demem gerekiyor.

    Saygılarımla

  217. Selam,
    Sayın andy1 verdiğiniz değerli bilgiler İçin size öncelikle teşekkür ederim.Sağlık problemleriniz için gerçekten üzüldüm.Allah acil şifalar versin.
    Sayın andy1,ben gomalakı kullanılan yüzeyde daha tutucu olabilmesi için kullanacağımız bir malzeme var mı diye soracaktım.Ben kimyasal bir üründe su ile teması önlemek için gomalak kullanıyorum.Ama kullandıgım ürün su ile temasa geçtiğinde gomalak kendini bırakıyor.Bunu önlemek için neler yapabilirim.Yukarıdaki yazıları okudum ama benim yüzeyde macun ve zımpara yapmak gibi bir şansım yok.Bu konuda yardımlarınızı bekliyorum.Saygılar.

  218. Gökhan Erol dedi ki:

    Halil Bey,

    Andy1 Sitenin sahibi Arkadaşımdır gerçi admin yetkim var fakat üşenipte şifre girmiyorum bu sebeble yazılarım andy1 olarak görünüyor.

    İsmin Erol Gökhan belirtmek isterim.

    Sorunuza gelirsem, Gomalak cila malesef suya karşı direnci yoktur, cila birde yağlı bırakılmışsa çok cabuk lekeler bırakabilir, veya alkol oranı yağla karışık ispirto sanılan kimyasallar ile dahada cabuk deforme olur.

    Gomalak su ile tmeası önlemez, siz net detay olarak belirtirseniz yardımcı olmaya çalışırım. Bir çok farklı yöntem kullanabilirsiniz, bu sebeble siz nasıl bir işlem yapmak istediğinizi belirtinçok daha net fikir alış verişi yapabiliriz.

    Zeminde gomalak var ise bunu su ile tmeası olmasın derseniz, en basit işlem senetetik vernik ve ciladır. Gomalak alt zeminde hiç bozulmadan kalır, senetetik cila gomalak üzerinde aynı parlaklıkta ama %100 suyu engelleyecektir.

  219. Tuba istanbul dedi ki:

    Merhaba
    Antika restorasyonu yapıyormusunuz acaba?

  220. Gökhan Erol dedi ki:

    Tuba Hanım Merhaba,

    Malesef Hastalığım sebebiyle yaklaşık 150 senelik Aile mesleğim olan Antika restorasyonu mesleğini bıraktım.

    Sitede elimden geldiğince yanlış bilinen Restorasyon hatalarında doğruları anlatmaya çalışıyorum.

    Restorasyon yaptıracaksanız tavsiyem, Ustalara belli sorular ile test edin verdiğiniz Ahşap Mobilya veya Varak Mobilyalarınız net şekilde mahvedilebilirler.

    Saygılarımla

    Gökhan Erol

  221. ebru istanbul dedi ki:

    hocam merhaba mailinize son resimleri attim meraklayorumunuzu bekliyorum bilginize

  222. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım tekrar tebrik ederek başlamak isterim, tabiki hatalarınızıda konuşalım. Hata demekte doğru değil sonuçta ilk defa Gomalak ve Renklendirme + Varak çalışmasını bu kadar iyi uygulmanız inanılmazın ötesinde başarılı bir çalışma.

    Sizi artık Hobi ile uğraşan meraklı Amatör olarak görmüyorum, bu sebeble eleştirilerimde ona göre olacaktır, umuyorum bana darılmazssınız.


    Evi ciddi şekilde atolye haline getirmişsiniz ama oldukçada güzel önelmeini almışsınız tebrikler.

    Resimde görüğüm kadarı ile cila oldukça güzel, zemin pürüzsüz ve belliki gomalağı oldukça iyi şekilde çalışmışsınız burdan cila katmanını görmek mümkün.

    Burda size cila bitti diyemem, sebebine gelince siz bunu meslek olarakta yapma niyetiniz olduğundan çok daha fazla cila ile aynı ahşap üzerinde çalışabilirsiniz. Cilay çalıştıkca mobilya inanılmazın ötesinde orjinal dönem canlılığınıda kazanır. Yani yaptığınız işçcilik yüzlerce farklı cila arasından hemen göze çarpar, bu cila Ustasının sanatıdır.

    Belli bölgeleri işaretledim, bu sizin ilk yaptığınız iş ve hatalarınızıda göstermek istedim, buna hata demiyorum aslında ilk işinizin verdiği kucuk iş eksiklikleri demem gerekiyor yani hata cümlemi geri alıyorum.

    Varak bölgeler çok açık renkte ve buda Cila ve renk çalışmasını kamufle etmiş durumda yani biraz emeğinizi perdelemiş sis içinde bırakmış, bu sis perdesini açmanın en güzel yolunu anlatmaya çalışacağım.

    Varakta eksik bölgeler var, üst kısımlarda bunu toz yaldızla ince fırca yardımıyla rutuşlayın.

    Sanıyorum almıştınız, oksit boyanız vardı temiz fırcayı alın kordon içlerine sürün isterseniz 1-2 damla seneteik tinerle oksit boyayı örnek bir cay bardağığının yarısı kadar ekleyin 1-2 damla senetetik tiner ekleyin karıştırın fırça ile sürün, istediğiniz gibi sürebilirsiniz diğer yerlere bulaşır korknuz olmasınız çunki antipas boyayı zaten sileceğiz, yani patine eskitme grünümü vereceğiz.

    Temiz bir bezle silin, gölge tonları size kalmış, istediğiniz gölge tonunu verebilirsiniz. Sonrasında kurumaya bırakın. Ve bu bölgelere gomalak çalışın yani varak üstüne, belli bir katman yeterlidir.

    Çıkacak sonuç Eski mobilyanızla aynı uyumda olacaktır yani Dönemine yansıtan doğal bir boyama.

    Ayakları renklendirebilirsiniz, desenleri seçerken tavsiyem bu tarz mobilyalara Art Neuvo çizimler çok yakışır çunki Art Neuvo fazlası ile kadınsı çizgiler taşıyan çok şık ve İnanılmaz sevilen dönem sanatıdır. İnternetten desenleri bulabilirsiniz.

    Desenleri ince hatlarla çalışın yani ince fırca ve klasik renkler krem renk seçebilirsiniz mobilyanızı inanılmaz şık gösterecektir, sarı ve ucuk yeişşlede komple mobilaynın tasarımı bütünleşecektir.

    Harika işçiliğinzi için tekrar tebrik ediyorum, Ellerinize sağlık, Başrılar diliyorum.

    Saygılarımla

    Erol Gökhan

  223. ebru istanbul dedi ki:

    hocam iyi geceler tabiki elestiri olarak kabul etmiyorum ancak ders diye nitelendiriyorum yazdiklarinizi evet hocam varakta eksiklerimi bende gordum dediginiz gibi tamamliycam resimde varakli bolge cok sari cikmis halbuki ben iki kat gomalak ile rengini kirmistim fakat cok ozur dileyerek bu oksitle boya ile yapacagim islem kafami karistirdi anlamadim antipas demissiniz oksit demis siniz hepsi birbirine girdi coook ozur dilerim ama o bolumu biraz acabilirmisiniz iyi geceler

  224. Gökhan Erol dedi ki:

    Antipa her nalburda satılan işin özünde şase arac boyasıdır. Özelliği seneteik olması ve Ahşaplarda patine olarak yani gölgelendirmede en harika sonucu veren bir kimyasaldır. Kısacası Antipas olarak satılır, 250 gramlık bir kutu senelerce yeter.

    Kulannımını tarif ettim, uygulaması ise çok daha basit ve kolaydır, isterseniz ahşapa sürmeden önce farklı bir zeminde deneyin, test edin, bu size çok daha net görüş acaısı kazandıracaktır.

  225. Oğuzhan -İstanbul dedi ki:

    Merhaba Gökhan bey,

    Masanın alt kısmının tamirlerini bitirdim. Masa şu anda yapısal olarak sağlam gözüküyor. Daha önceki gibi sallanmıyor en azından. Bununla beraber kabarmaları yapıstırdım, çatlakları masif ağaç dolgusu ile doldurdum, 15 adet çiviyi söktüm ve genel ince zımparasını yaptım.. aslında hala zımparaya devam ediyorum. çünki her defasında gözüme bir şey takılıyor. Gomalak temin ettim. Anlattığınız şekilde karışımı yaptım, şu anda bekleme safhasında. e-mail adresiniz masanın altının son halini yolladım. masanın altı ile alakalı olarak bir sorum olacak, dolguyla doldurduğum veya tutkal ile yapıştırdığım yerler haliyle beyaz bunları ağaç rengine benzer renklendirmem gerekiyor mu yoksa gomalağın kapatıcılığına güvenmelimiyim ?

    Masanın üst kısmıyla biraz problem yaşıyoruz. Hatırlarsanız, yakınlarda kaplama yapabilecek bir mobilyacı bulduğumu ve masanın üst kaplamasını tamamen değiştireceğimizi söylemiştim. Kaplamayı preslediğimizde kaplama büzüşüyor. Bunun sebebinin kaplamanın altındaki kontraplakın inceliğinden olduğunu düşünüyor mobilyacıdaki usta. Yapı masif olmadığı için pres altında düz bir satıh oluşturmuyormuş. Orginal imalatının elle sıcak tutkal ile kaplamayı yüzeye yedire yedire yapıldığını düşününce banada mantıklı geldi. Çözüm olarak kaplamanın oturduğu yüzeye daha kalın bir mdf ve kontraplak koymayı önerdiler. Siz nedersiniz ?

    Selamlar,
    Oguzhan

  226. Gökhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey,

    Kaplama yapmak için zemin sağlam olması gerekiyor.Kalın mdf önerileri saçma olmuş hatta saçmanında ötesinde yeni masa üstü yaptırın daha iyi.

    3 mm kontra plak üzerine rahatlıkla yaptırabilirsiniz. Veya bu Ustalar kaplamayı biz yaparız diyorlarsa onlara yaptırın siz uğraşmayın. Tabiki gerçek sıcak tutkal ile orjinal kaplama ypacaklarsa bu sebeble arada sırada giderek kontrol edin, diğer türlü Günah almak istemem ama kontra yapıştırıp kaplmacıda 2 saatte yapıp verirler.

    Beyaz tutkal yaptığınız yerlerde akma taşma varsa bunları temizleyin. Beyaz dolgu malzemesi ile neden çalıştınız anlayamadım, orjinal renkte macunlarla çalışabilirdiniz.

    Rutuşlamanız gerekir, her hangi bir boya kullanabilirsiniz guaj boya dahi olabilir, ağac rengine yakın bir ton yapın fırca ile ağacın damarları hattında rutuşlayın, kurusun üzerinden gomalak geçin.

  227. ebru istanbul dedi ki:

    hocam merhaba nasilsiniz sagliginiz iyidir insallah benim sesim cikmadi ama calistim birseyler yapmaya calistim kendimce yeni calismalarimi mailinize attim goruslerinizi vericeginiz tavsiyeleri merakla bekliyorum komidinin ustune kumas kaplama calistim fakat sizden tavsiye almadan yapistirmiyayim dedim. kumas kaplamamin sebebi ustunun kaplamasi cok kotu idi kaplamaci aradim cevremde bulamayinca kumas kaplamayi bir arkadasima anlatmistiniz ogeldi aklima nekadar dogru yaptim bilemiyorum yorumunuzu bekliyorum sevgiler

  228. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım,

    Resimleri gördüm, asıl merak ettiğim neden karar değiştirdiniz?

    Fazlası ile iddialı ve zor bir renk seçmişsiniz ve beyaz renkte Varak uygulaması hayli zordur zeminin çok pürüzsüz ve temiz olması gerekir.

    Kaplama detayını keşke söyleseydiniz, siz gerçekten yetenekli bir İnsansınız ve kplama tarifini detayları ile tekrar yazabilirim, seçtiğiniz kumaş gri sanıyorum ve malesef bu tür renk çalışmasında fazlası ile tezat oluşturur, yani sizi hem zorlar hemde ciddi şekilde çalışma isteğinizi köreltir.

    Lütfen yazdıklarıma önem verim, Yeşil ve ahşap uygulmanız harikaydı, üzerinde detay çalışması ile muhteşem hale getirebilirdiniz. Rica ediyorum eğer beni dinleyecekseniz veya takip edecekseniz yaptığınız çalışmayı değiştirmeden önce sormanızı rica ediyorum.

    Sizi anlayabiliyorum, kendi tarzınızı uygulamak istiyorsunuz, fakat bu işlemden önce detay renklere ve işlere hakim olmanız gerekli.Kumaş yapıştırmayı unutun, özellikle seçtiğiniz renk ve kumaş görebildiğim kadarı ile çok yanlış. Klasik desenler seçmelisiniz.

    Umuyorum yazdıklarım için bana kırılmıyorsunuzdur, sizdeki yeteneği çalışmanızda net olarak gördüm, tek hatanız var Ahşap çalışmalarında renk seçimleri sanıldığının çok ötesinde dikkatli seçim yapmak gerektirir.

    Kumaş bu renk boyada olmaz fakat önceki yeşil renk olsaydı bordo desenlerde bir kumaş mobilyalarınızı tamamen farklı bir kişilik verirdi. Lake yani beyaz mobilyalarda sadece siz değil Profosyonel Ustayım diyenler dahada büyük hatalar yapıyor.

    Şimdi karar verin, beyaz renkte ısarar ediyorum diyorsanız, ona göre bir çalışma detayı vermeye çalışayım. Tamamen beh yani kirli beyaz ve Bordo yeşil, mavi tonlar, varak işlemeleri sadece kordonlarda diğer hiç bir yerde kullanılmaması gerekiyor. Kumaş yapabilirsiniz fakat komaş + renk uyumlu olmak zorunda.

    Umuyorum cevabım sizi uzmemiş veya kırmamıştır.

    Saygılarımla

  229. ebru istanbul dedi ki:

    yorumlarinizi tabiki dikkate aliyorum ve yaptiginiz hicbir elestiri beni kirmiyor oncelikle diger calistigim yesilli komidinim duruyor bu komidinlerimi yatak odam icin hazirlamayi dusundum yatak basimin kumasinin aynisini kapladim ustune gardrobumda gumus rengi seritler oldugu icinde gumus yaldiz calistim ne yapmami tavsiye edersiniz su durumda( yaramaz ogrenciniz) sevgiler

  230. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru hanım, Bana detay fotoraf yollarsanız, Beyz üstünde beraberce fikir yürütelim, yaptığınız işlemi sakın bozmayın.

    Kaplama yapacaksanız, beraberce yaparız, hiçte zor işlem değildir hatta keyiflidirde ve hatta iki renk 3 renk farklı kaplamada yapabiliriz tek yapmamız gereken belli şablon ile kaplamaları kesmek, aslında Kadınlarımız farkında değillerdir ama kaplama kesimi terzilikle nerdeyse bire bir aynıdır kesim detaylarında.

    Beyaz Komedinlerin resimleri ile bende kendime göre birşeyler düşünmek isterim sonrasında sizin kararınızla ortaya ne çıkar görebiliriz.

    Kolay Gelin

    Aycıa eleşitrime alınmadığınız içinde, teşekkür etmek istiyorum, bazı İnsanlar eleştiriyi kabullenmezler, oysaki eleştiri İnsanların hayatlarındaki alacakları en buyuk komplimanlardır çunki Hatalarını mükmmel hale getirmenin en ideal yoludur.

    Saygılarımla

  231. ebru istanbul dedi ki:

    hocam komidinin ustunun durumunu mailinize attim cok kotu idi bende macunladim fakat macunlar bu sefer catlamaya basladi neyi yanlis yapiyorum anliyamadim yapamiyacagimi anlayincada kumas kapliyayim dedim (yanlis bir kararmis) yardiiiiiiim lutfen gerekirse bastan basliycam nederseniz o sevgiler

  232. Hocam, iyi akşamlar. Adana’da onerebileceginiz bir antika ustasi var mi acaba? Sizin yazilarinizi okuduktan sonra her ustaya guvenemeyecegimi anladim. Aile yadigari antikalarimi iyi ellere teslim etmek istiyorum. Yardimlariniz icin simdiden teşekkür ederim.

  233. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım,

    Mavun içeriği sanıyorum yapıştırıcısı çok az ve normal olarak malzeme kendini bırakmış.Canınızı sıkmanıza gerek yok gayet normal ilk işlerde herkesin yapacağı çok basit hatalardır, üstelikte bunda fazla abartıcakda bir detay yok.

    Şimdi karar verin verin, net mobilyanıza ne yapmak istiyorsunuz. Kaplama? Beyaz boya? Eskitme?

    Şimdi size hem kolay hemde moralinizi yükseltecek bir iki çok basit tasarımı anlatmaya çalışacağım

    Yatak başları ve yatak odası İnsanların en rahat ve keyifli olması gereken ortamlar yani hem sıcak bir dekor hemde huzur verecek renkler seçilmeli.

    Sizin komedinlerinizi hem hatıra hemde Klasik bir dönemi yansıttıkları için kendi tasarımlarımız daha uygun olacaktır, bu tür Mobilyaların Antika değeri olmadığından kendi tarzımı daha rahat uygulayabiliriz.

    Gelelim detaylara………..Aslında bunu ayrı bir konu başlığı altında sizin isminizle acacağım, ilk başlayanlar içinde çok faydalı bir kılavuz olacağını düşünüyorum.

    Malzemelerimiz,
    1. Kontraplak, 5 mm kalınlık yeterlidir isterseniz 1 cmde olabilir arka fnun büyüklüğüne bağlı esnenemesi gerekiyor.

    2. Kumaş, tavsiyem eski dönem renkli ve canlı desenler olan bu elbiselik kumaşta olabilir, perdelikte, göşemelikte hatta evde sakladığınız eski kumaşlarda olabilir. Önemli olan Odaya kişilik katmasıdır.

    3. Karton, gri kalın karton kullanın hem kalın hemde kumaş çok iyi ve pürüzsüz gözükecektir, maket bıcağı, makas, ve bally yani yapıştırıcı kutu olarak alın daha ucuza gelecektir.

    4. Size bir püf noktası, eskicileri gezin kıyıda köşede atılmış oymalı ahşaplar bulursunuz, zaten atacak yer ararlar burda almadan önce isterseniz bana resimleri yollayın çöpede para vermenizi istemem.

    Veya bu biraz profosyonel işlemdir, yeri geldiğince çok detaylı olarak kalıp almasınıda anlatacağım. Evinizde Antika eşyalarınız olabilir tarzını seversiniz ama aynısını yaptırmak veye beğendiğiniz uymalı veya kordonlu bölgeyi yaptırmak ciddi bir masraf gerektirir, bunun yerine tarasımlarımızda kendi yeteneklerimizi ve hayal gucumuza kullanacağız.

    Gelelim detyalara, Sizin komedinizle başlıyorum.

    Oldukca sade ve biraz dokunuş gerekitiyor, örnek patine yani gölgeleme yapabiliriz, kordonlar olan bölgeler idealdir.

    Gördüğünüz üzere eskitme Lake yapılmış ve piatine ile gölgelendirilmiş oldukça şık duran bir konsol. Burda işiçilik hem basit hemde doğaldır, sizi yanıltan yaptığınız işte mükemmelik sonraya bırakın bu sizi yanıltır hatasız olmasın diye siz dikkat ettikçe işin içinden öıkamayacağınız ve sonrasında ciddi bir asab bozukluğu yaşaycağınız hatta bıkıp atma noktasına geleciğiniz çalışma sürecine girersiniz, sakın bunu yapmayın, doğal beyninizin ilk uygula dediğini yapın, mükmemmelliği bir kenara atın, ana çalışma önemlidir, mükemmel sonuç sonra kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

    Resimde görüyorsunuz, yapılan çalışma çok kolay ve tamamen Ustanın el becerisidir, Usta bu işlerde mükemmeliği aramaz, zemi,ni tanır çalıştıkça boya uyguladıkça zemin kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

    Aslında üzülüyorum, keşke sağlığım iyi iken sizleri tanısaydım net görsel olarak tarifi daha kolaydır.

    Sizlere bazı uygulmalara henuz sokmak istemiyorum, çunki hepiniz ev ortamlarında ve ortak yaşama alanlarında çalışıyorsunuz. Resimde sanıyorum detayları gördünüz.

    Yine kabaca anlatmaya çalışayım. Bu uygulamyı eski Ustalar beyaz toprak ve cila ile yaparlardı yani bildiğiniz gomalak çalışması ile bire bir aynı işlemdir, Filmlerde Dev sanat eserleri saray içlerinde beyaz muhteşem mobilyalar görürsünüz bahsettiğim uygulamadır yani gerçek lake çalışmasıdır. Günümüzde buna gerek yok.

    Yukarda detay verdim, bu işlemi hiç kendimizi zorlamadan en basit ve inanılmaz kolay yöntemle yapacğaımızıda belirtmek isterim ve sakın evde denemeyin açık alanda isterseniz yaparsınız, seelozik mat vernik ve fil dişi sellozik boya ile aynen gomalak çalışması gibi elle yapabilirsiniz daha çabuk ve daha kısa sürede netice alırsınız.

    Şimdi Komedinizi aldım, kumaşımı seçtim, borda biraz klasik ve iddialı bir enk fakat kadifemsi dokusu yatak odaları için uygundur İnsanlarda psikolojik bir rahatlama ve çok sıcak bir ortam algılması yaratır.

    Kumaş deseni tamamen size kalmış detaydır yazdıklarım sadece kendi tercihim unutmayın, kendi hayal gucunuzu ve sevginizi katın.

    Şimdi Kendime bir şablok çıkardım, Trazı siz secebilirsiniz Rococo sitili bir arka fon yaptım, Kontraplağınızı alıp bir şablonla çizerek Arkafon zemini kesin, Kumaşımızı yapıştıralım, ve Dolabımızda hangi detayları ekleyebiliriz kendimizce tasarımlara bakalım.

    Arka fonu Kontraplağımıza Rococo tarzı bir şablon olarak düşündüm ve uyguladım, siz kendi Tarzınızı seçen-bilirsiniz, burda size bu detayları veriyorum. Aslında ders yaptığımızı bilin, hem uygulama çalışırken hemde Klasik mobiya çizgilerinide öğrenmiş olacağız, ilk Rococo olarak başladık, buna Ampir, art Deko gibi klasik tarzlarda yansıtabiliriz.

    Ebru’nun komedinleri ile uyuşacağından ben Rococo seçtim her iki tarz birbirini gösterecektir.

    Kaba taslak resimliyorum, kusura bakmayın, çizidiğimiz arka fona yere kadar olacaktır yani Komedinin Arkasını tamamen kapatıyoruz.

    Burda Kaba işlem olarak bitiridk, Mobilyayı daha canlı ve sıcak yapmak gerekiyor, yine çok basit çok kolay uygulamalarla, Arka fonu zengileştirebiliriz veya böylesi dahi hoşuna gidebilir.

    Ne yapabiliriz, Alimizde Kontra plağınız var, Kumaş üstüne şık yuvalak bir mini ayna ekleyebiliriz her hangi camıda kestirebilirsiniz, ve Aynayı kumaşa yapıştırdıktan sonra kenarlarını kordan gecebilirsiniz bu hem sıcaklık hemde aynayı kumaşla bütünleştirecektir.

    Birde Kumaş üzerine raf ekleyebiliriz, bu rafı Komedinle aynı renkte boyamak her iki farklı zemininde birleşmesini sağlar. Rafı oldukça detaylı ölçün yani Ayna+raf orantısına dikkat edin ki tasarımda görüntü tuaflığı hissedilmesin.

    Kaba taslak olarak resimlemeye çalıştım. Bunu detayları istediğiniz kadar sonsuz uygulayabilirsiniz, Kumaşımız yani arka fon yere kadar olduğundan, komedin bacakları arasına bir rafla daha detayla ve oldukçada şık bir çalışmayı yaratabilirsiniz.

    Burda, Hayal gücünüzü kullanmanızı isterim, yani Arka fon örnek komedin boyu 75 cm ise arka fonu yer dahil 150 cm yapabilirsiniz bu detay size hem duvarda bir şiklık ve renk hemde yatak başınızda sakin sıcak bir ortam yaratacaktır.

    Hatta bunu Yatak başınız yani mobilya ilede Kombin edebilirsiniz örnek kortra plakla her iki baştaki komedinler + yatak başı ortasına aynı sıcaklıkta baş ucuza tasarımda uygulayabilirsiniz.

    Kolay gelsin

  234. Gökhan Erol dedi ki:

    Esin Bey, Malesef tanıdığım yok fakat eğer Usta bulursanız ve kafanızda teredütler oluşursa yani yapılacak işlemler konusunda, yardımcı olmaya çalışırım en azından Müblyalarınıza nasıl bir işlem uygulanmalı nacizane önerilerde bulunabilirim.

    Antika Eşya restorasyonunda dikkat etmeniz gereken Usatnın yapacağı ilk işlemlerdir, masif ahşaplarsa kesinlikle ve kesinlikle Cama hiç bir temasta bulunmamalarını isteyin üzücü ama kazıma işlemlerini halen camla yapanlar var bu işlem Ahşapa inanılmazın ötesinde zarar verir.

    Saygılarımla

  235. güliz izmir dedi ki:

    sevgili hocam sitenizle bu gün tesadüfen karşılaştım her satırını okudum. öncelikle bir an önce sağlığınıza kavuşmanızı temenni ediyorum. tüm arkadaşların yaptıkları işleri ve uğraşlarını gördükten sonra sizlere yazıp yazmamakta tereddüt ettim açıkçası çünkü bende her şeyi yapmaya meraklı biri olarak hep hayal ederdim eski mobilyaların yenilenmesi vs ama yuvarlanan taş yosun tutmazmış misali yaptığım hiç bir işte ustalaşmadım. çünkü ürettiklerim sadece hobi amaçlı ve ihtiyaçlarımı ucuza karşılamak adına oldu. o bakımdan benim konularım sizi ilgilendirir mi bilemiyorum. değerli vaktinizi de boşa harcıyor olmak istemem şunu da belirteyim ki hayatımda hiç bir kursa gitmedim. ama kurslarda ne yapılıyorsa araştırıp öğrenerek, boza yapa yaptım. içimden bir dürtü geliyor şunu yapsam diye oturup onu yapıyorum sonra başka bir şey sanırım burdan fotoğraf gönderilmiyor. onun için mail adresinize bazı fotoğraflarla sizden öğrenmek istediğim seyi yazacağım. ilgilenirseniz tabi ki memnun olurum ama ilgi alanım dışında derseniz de hiç kırılmam. çünkü siz zaten bence ulvi birisiniz herkese en ince ayrıntılarına kadar yol göstermişsiniz. sevgiyle kalın.

  236. Gökhan Erol dedi ki:

    Guliz Hanım,

    Güzel temennilerinize çok teşekkür ederim, Allah herkesi sağlık yaşatsın.

    Hobi merakınız ilginc ve eskilerin ALAYLI dedikleri eğitimi kendi kendinize almışsınız, bu zaten sizin kişiliğinizinde fazlası ile cesur ve öğrenmeyi bilgi olasada zorlama almasını seven kişilik olduğunuzu gösteriyor.

    Sizler gibi Arkadaşlarımı görmek beni fazlası ile mutlu ediyor, iyiki varsınız ve bunu hasta kalbimin tüm içtenliği ile yazıyorum yüreğimde söylüyorum.

    Mail adresim :blueantik@hotmail.com

    Çalışmalarınızı elbetteki görmek isterim, bu güne kadar inanılmaz yetenekler gördüm, size benzen özellikleri olan bir Kızımla tanışmamız vardı inanılmaz hiper aktif meraklı hatta bazen soruları o kadar hızlı olurdu ki sus derdim 1 saat hiç bir kelime etme. Neydi biliyormusunuz Antika merakı olmayan ama tasarım çılgınlığını her dozu ile beyninde üreten süper bir yetenek.

    Ortalama 1 sene aynımda çalıştı, kalıp almayı öğrendi, sizin gibi fazla bütce harcamadan birşeyleri yaratmak için tüm kalıp ve hangi kimyasallarla veya taopraklarla çalışılır hem not alır hemde tasarımlar yapardı. Bu tür İnsanlar aslında Hayatımızda 1*2 defa çıkar fazla İnsanı yorarlar, öğrenmek isterken bizlerede çok şey öğretirler, yetinmedi İngilterede Füzel sanatlara Üniversitesine başladı hiç irtibatı kesmedi, hatta okulunda bile bazı Profosörleri bıktırtmış :), Sonrasında Madam Tuso müzesinde işe başladı, yani Mumya Heykeller, şimdi Milanoda Heykel tasarımcılığı yapıyor.

    Biraz uzun oldu fakat benzer özellikleriniz aklıma geldi paylaşmak istedim.

    Türkiyede Sanat bana göre yok, Ustalar belki tek bir elin parmağı kadarlar, Bu Adamlarada zaten ulaşmak zordur siparişlerden başlarını kaldıramazlar.

    Mimar Sinan gibi Üniversiteler var, bazı talabeler staj için yanımda çalştılar bazen belli detay konularda dersler verdim fakat Snat eğitimi bir Ülkede olabilmesi için Eğitimli ve İnsanlar gerekiyor, harika İnsanlar var bu İnsanlarda karşılarında muhatap olacak İnsan bulamıyorlar.

    Ne diyelim, İnşaAllah bir gün Türkiyede Snatla tanışır, kendi eserlerine sahip çıkar.

    Çalışmalrınızı merakla bekliyorum.

    Saygılarımla

  237. güliz izmir dedi ki:

    hocam diyorum ama yaşımdan değil tüm sitedeki yazılarınızı okuduktan sonra ise olan hayranlığımdan. cevap yazmanız beni çok mutlu etti. mail ve bazı fotoğraflar gönderdim size müsait olduğunuz bir zamanda bakabilirseniz görüşürüz. saygılarımla.

  238. Gökhan Erol dedi ki:

    Guliz Hanım,

    Tahminimde yanılmamşım, kendi adıma Mutlu oldum Hastalık en azından Başarılı İnsanların Yazı gücü ilede Ruhumuza kendilerini net anlatabilecekleri doğruluyor.

    Kendimi meth etmiyorum fakt öz güven dolu yazınızla zaten net, ”Hey ben Burdayım” diyorsunuz, sizin için kouyu genel konu olarak açmak istedim, size özel bir sayfada hem siz hemde merak eden Arkadaşlarımız bilgilerinizden faydalanacaklardır.

    Su bazlı vernik yapmak biraz or, isterseniz bunu polyeser bazlı olarak yapabilirsiniz malesef biraz kimyasal koku rahatsız edici olabilir malzeme olarak çok ucuzdur sanıyorum büyük bir teneke 18 kiloydu yanlmıyorsam 50 lira civarı fiyattadır.

    Kaldıki çalışmalarınızda sanıyorum Polyester fazlası ilede yardımcı bir malzeme olabilir, iki türü mevcut şeffaf olan gerçek cam yüzeyi alabilirsiniz veya klasik polyesterki bunu kalıpcılar genelde kullanır.

    Musadenizle sizin adınıza açtığım konu üzerinden devam etmek isterim. Arkadaşlarımızda eminim fazlası ile sizin tecrübenizden faydalanmak isteyeceklerdir.

    https://www.anlayanbiri.com/guliz-bilici-restorasyon-ve-tasarim-calismalari?preview=true&preview_id=2473&preview_nonce=39d8a59fba

    Saygılarımla

    Erol Gökhan

  239. ebru istanbul dedi ki:

    hocam merhaba komidinler ile ilgili verdiginiz tavsiyelerin hepsi cok guzel ve farkli mailinize yatak basinin resmini gonderdim o yatak basini yaz sonu kendim yapmistim bu fikrinizi daha onceden bilseydim daha kisa tutardim benim yatak basi biraz heybetli uzun tutmustum dolayisi ile kumasli fikir olmazmis gibi geliyor fakat eskitmeli dolap ornegini cok beyendim komidinlerde eskitme teknigini uygularsam uzerinde oyma olmadigi icin fazla detay olmiyacak cok yalin olurmu nedersiniz

  240. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım,

    Yatak başı resimleri gelmeiş, verdiğim örnek sadece basitce yapılabilecek detaylar bir öneri şeklindeydi.

    Oyma olmaması birşey fark etmez, eskitme krem boyamada yapacağınız işlem önemlidir.

    Boya sökmenize gerek yok zaten beyaz yapacaksınız, sadece komedin üstünü hiç uğraşmadan macunlayın, isterseniz ucuza satılan akemi denilen macunlar var inanılmaz cabuk kururlar, macun üişemkinde dikkatli çalışın yani çok ince tabaka olarak sürün ki zımparada zorlnamayın, macun kuruduktan sonra taş kadar sert olacaktır.

    Sonrasında isterseniz gomalak içine beyaz üstübec ve katın yani resimde gördüğünüz klasik boyanın orjinali Lakedir, hazırladığımız karışımı aynı şekilde uygulayabilirsiniz.

    Fakat yorulduğunuzun farkındayım, yazı ifadenizden biraz pes etmişlik algıladım, bu sebeble isterseniz bahceniz varsa nalburdan fildişi veya kırık beyaz denilen sellozik boya alın, inceltin fırça ile sürün. İnce olmasına dikkat edin.

    Gerekli doygunluğa geldiğini anladığınızda yani boya katı yeterli ise kurumaya bırakın.

    Son işlem zımparadır, ince zımpara ile fırça izlerini yok edin.

    Son işlemde ise bez zımpara tabir ettiğimiz veya sıfır numara tel zımpara ile yer yeri zımparalayın ve silin.

    Ortaya resimde görüğünüz şıklıkta bir mobilya olacaktır. Sonraki şlem ise sizde zaten var antipas ile kordonları ve ayakları silin yani gölgelendirin.

  241. ebru istanbul dedi ki:

    hocam vallahi yorulmadim da sizi yoruyorum, ugrastiriyorum diye uzuluyorum. fark ettimde bir tek benimle bu kadar ugrasiyorsunuz gibi geldi utandim bir an ben sizden bir haber almadan adim atmak istemiyorum. dolayisi ilede isim garanti olsun diye soru soruyorum cok oldum gibi geldi binlerce kez ozur dilerim

  242. Gökhan Erol dedi ki:

    Ebru Hanım,

    Şunu bilin Ömrümün son demleri arkamda bırakacağım sadece anılar ve hatırlanırsam belki kucuk bir Dua olacaktır, sadece İnsanlara yardımcı olabilmeyi isterim.

    Beni tanımıyorsunuz, sıkılmam, yorulmam, bıkmam, Sizin gibi İnsanların Sanata olan merakları bana verdiği tadı keyfi asla ve asla tahmin edemessiniz.

    Siz gerçekten ama gerçekten yetenekli el melakesi olan birsiniz, size bir detay yazdım sanıyorum okumadınız.

    Varak Ustaları yetişdirim, bugün hepsinin ismi bilinir hepsi iyi Ustalar diye tanınırlar. Varak macun tarifi verdim yaptığınız işçliği üstelikte sadece anlatımla yapabilen bir gerçek yeteneksiniz, 10 sene yanımda çalışıpta Macun sirmeyi başaramayn çırkalarım oldu, işten çıkarmazdım çunki verdikleri emeği öz veriyi takdir ederdim. Şimdi onlarda Usta sıfatını almışlar :)

    Ebru Hanım, yaptığınız işi bozmaktan asla çekinmeyin, tam tersine en iyi Ustaların nerdeyse tamamı çıraklık döçneminde Ustalarını çıldırtacak hataları yapanlardır, bu kişiler tuaf şekilde ellerinde olmadan yaparlar ve her hataları onlar için net bir başarınında ilk adımları olur, o kadar çabuk Ustlaşırlarki inanamassınız, her hataları ile gözü kapalı her türlü onarımı beyinlerinde tamamlamayı bilirler.

    Hayatta en korktuğum kişiler, hata yapmaktan kacınan ve kabul etmeyenlerdir, bu İnsanlar tanımı nettir ”Hem suçlu,hem güclü” bu tür İnsanlar malesef ki fazladır.

    Rahmetli Büyük Babam, Babam, öyle hatalar yapardım ki şimdi gülerek hatırlıyorum günde en az 3 defa işten kovulurdum :)

    İnanılmazda mesleği severdim yani Aşık olmak denirse evet mesleğe aşıktım size sacma gelir ama yatağa yatrdım kafamda en 10 tane farklı restorasyon yapardım, yaş ilerledikçe gecenin bir vakti kalıp, iş yerime giderdim, sanat bir tutku asla bitmiyor tam tersine yaşama gücü veriyor.

    Sizle uğraşmak değil, tam tersine sizin daha iyi işler yapmanızı istiyorum, beyaz çalılanız bir surec deneme bir pişme dönemi, hatalarınız unutmayın başarılarınızın ilk daımlarıdır. Bunu meslek haline getirmenizi isterim, yeteneğiniz var hemde fazlası ile var.

    Yeşil boyama işinizi gördüm, sizden yeşil üzerinde desneler yaparak ki desenleri siz seçin, yeteneğinizi az cok görebiliyorum, desen çalışarak renkler kullanarak Ahşapa hayat verebilirsiniz, bu tür Ustalar çok azdır, isim vermiyorum Türkiyenin Avrupanın çok ünlü bir modacısı Türkiyede fabrikasıda olan tasarımcısı neyse isim yazayım Şeref Bey, Babmı yanında net olarak çıraklık yapmıştır, özel şöörleri olan, malikanesi olan bir Adam azar işitiştir hatta benim gibi kovulmuştur :)

    Fakat yaptığı işleri görseniz net tabirle Mobilyalara aşık olursunuz, bir tahta görsel şölene dönüştürlebilirmi evet dönüştürülebilir. Zaanı geldikçede pyalaşmaya çalışıyorum.

    Ahşapa can vermeniz mümkündür, Beyaz komedinler üzerinde fikir alış verişi yapabiliriz, istediğiniz soruları sorabilirsiniz, işimde fazlası ile inatcıyımdır sıkılmam, siz asla farklı sıkılıyordur diye düşünmeyin tam tersine bana İlaçlarımın veremediği huzuru morali ve yaşam gücünü veriyorsunuz.

    Yürekten teşekkür ediyorum.

  243. Oğuzhan -İstanbul dedi ki:

    Merhaba Gökhan bey,

    Nasılsınız ? Masanın altıyla ilgili gomalak ve varak işini bitirdim. Resimlerini size yolladım. Sadece varağın koruma işi kaldı. Koruma işi için şeffaf vernik kullanmayı düşünüyorum. Gomalak ile koruma denemesi yaptım ama gomalak varağın rengini biraz değiştirdi, doğal olarak. Ben orjinal altın rengini daha çok sevdim. Rötüşları bahsettiğiniz şekilde yaptım, genel olarak bakıldığında göze takılan bir nokta yok. Gomalak için daha önceki anlatımlarınızdan yararlandım, tekrar rahatsız etmek istemedim. Aslında hala yaptığım gomalağı ispirto ile incelterek son katları atmaya devam ediyorum. Mail adresinize yolladığım resimler bugünki son halini gösteriyor. Bu aşamada sizin tavsiyenize göre işlemi sonlandıracağım veya devam edeceğim.

    Masanın üstü hala mobilyacıda. Zatı-ı alileri zaman ayırabilirlerse sadece kaplamayı yapıp verecek. Buda hem bana hemde bu forumu takip edenlere iyi bir ders olsun. Hocamızın bahsettiği gibi ne sanat nede usta kalmış, en azından bizim ulaşabileceğimiz usta kalmamış. Yaparız ederiz deyip elinizden alıyorlar ne yapabiliyorlar nede sözlerinde duruyorlar. Benim gibi böyle keyiflerini bekliyorsunuz. Bu arada çalıştığım mobilyacı aynı zamanda iç mimarda yani, 2-3 yeri dolaştıktan sonra derdimi anlatacağımı zannetiğim için burayı seçmiştim. Ama nafile, usta demek ne kelime.. artık kişilerin insanlığını sorgular hale geliyorsunuz.

    Bu hafta sonuna kadar masa üstünü almak için uğraşıyorum.. üzerinde çalışmaya başlayabilirsem en kısa sürede masa üstününde durmunu sizinle paylaşacağım, inşallah !

    Selamlar,

    Oğuzhan

  244. Gökhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey,

    Nasıl başlanır pek karar veremedim en iyisi çalışmalarınızı resimleyip sonrasında, konuşmak herkes içinde net bir konu başlangıcı olacaktır.

    İzin verirseniz sizin adınıza ayrı konu açmak isterim.


    Masanın ilk halini biliyorum bu sebeble ayrı konu açmak isterim, ortaya çıkardığınız işçilik harika, tabiki ilk işiniz detay hatalar var ama! Belirtmek isterim kendisine Ustayım diyen birine verseydiniz bu kadar iyi bir çalışma ortaya çıkarırmıydı bilemem bana göre çok zor.

    Harika işçilik demem zemine bakarım, oldukça temiz ayaklarda darbeler var bu sizin değil benim hatam, kazıma önerisinde buluınmadım Özür diliyorum.

    Varak detay figürler masanıza çok yakışmış bir örnek vermiştiniz, Masayı aldığınız Hanım Efendininde hatırasını yaşatmak isterim diye, bu cümlenizle eminim Harika karaterinizi net ortaya koymuşsunuz, tek kelimeyle muhteşem.

    Varakları su bazlı vernikle koruyabilirsiniz, renk vermeyeceğinden istediğiniz parlaktıkta ve temizlikte korumaya alırsınız.

    Sizi fazla yormak istemem çunki ilk işiniz yinede bir iki detay vermek isterim, Gomalak çalışmaya biraz daha devam edin, şuanki işlem harika görünüyor, tavsiyem zıfıra yakın bir zımpara ile ezerek veya rahatlıkla bulacapınız bulaşık telleri vardır İnsan saçı inceliğinde bir top alın, kalın tel lifleri temizleyin cilayı çizmesin ve telle en iyi lekilde yeniden zımpara mutlaka her yerin zımparasından emin olun, paralk yüzey kalmasın.

    Nemli ispirtolu bezle silin yani temizleyin ve tekrar kontrol edin. Zemine elinizi sürdüğünüzde en ufak pürüz gelmemelidir zımpara sonrasında.

    Cilamızdan önce çok az şekilde masayı yağlayın dikkat edin bol yağ olmasın hatta parmak uçlarınızı yaga batırın ve yüzeylere dokundurun yeterlidir, burda amac cilanın masaya en iyi şekilde sürünmesidir sürünme diyorum çunki cila masaya tutunmamalıdır.

    Cilanızı biraz kalın yapın, ve cilalama işlemine gözünüzle karar verir, mola yapıp kurumasını bekeleyin, zemini kontrol edin elinizle tekrar zeminde gezidirin, pürüzler var ise zımpara aynı şekilde bir kat daha tavsiye ederim, sonra yine aynı işlemler.

    Son katımızda cilamızı çalışıp bitirme aşamasına geldiğimizde bu çok önemli detaydır !

    Cila beizimizin içine 2-3 damla ispiorta ekleylim ve cilaya devam edelim bez kurudukca yine 2-3 damla ve cilaya devam, taa ki bez eski tertemiz haline glene kadar.

    Bu işlemde inanılmaz net bir zemin ortaya çıkacaktır ve masa gerçek kimliğine kavuşacaktır.

    Bir detay var bunu ilk sizin masa üstünüzde tarfif etmek istiyorum.
    ………………
    Sizin bahsettiğiniz Ustalar çalışma dönemimde çok gördüm ve bu tür İnsanları tanımak çok kolaydır bunlara ilk yapacağınız şey hemen masayı onlardan almak, başka türlü bu tarz sözde Ustalar laftan anlamazlar. Ve bunlarla sohbet ettiğinizde hayatları şikayettir, işlerden şikayet eder, siyasetten şikayet eder, ama kendi Ekmek paralarına gelincede inanılmaz umursamaz, Müşterisine karşu umusamazlıkta saygısızlıkta hiç bir şekilde tavizi olmayan, tuaf odunculardır, Marangoz veya Usta demiyorum.

    Masa üstünü tavsiyem kersteciler yani kaplama satanlar olur, zaman bulursanız onlara gidin ve Pres yaptıracağınız yerleri sorun, %99 size net adres verirler.

    Masanızı alırsınız, Pres yapan yere gidersiniz, 2 saatlik işlemdir ve masanızı alıp dönersiniz, çift renk istediğinizdden çevrenizi bilemiyorum, aslında o kadar basit detaylar ki bu tür atolyeleri bulmak çok kolay ama işin içinde olmayıncada çok zor.

    Marküteri çalışan atolyeler vardır, bu yelerde zaman önemlidir yani masanızın üstünü sizin çizeceğiniz desen neyse isterse gobek burc haritası yaptırabilirsiniz, isterseniz kalsik çift renk kaplama veya orta bölümde 4 renk kaplama, bu detaylar sizi korkutmasın çok ama çok basit işlerdir.

    Kaplamaları alırsınız, çiziminizi verirsiniz, bu atolyelerde kaplamalra üst üste konur banlatlanır ve kol testeresi denen makinede verdiğiniz şablona göre kesilir.

    Daha sonra kaplamalar ayrılır ve bir birleri üzerine geçirilir, işlem bu kadar basittir, sonrası sadece preste yapıştırmaktır.

    Yaptığınız içşilik, harika sanıyorum bizlere bir çok Kendisine Usta diyen şahıslar kızıyordur, Ekmek paramızla oynuyor diye hayır kimsenin ekmek parası ile oynamıyoruz, Ekmek parasının değerini bilen Ustalar zaten işlerinden başlarını kaldıramıyorlar bu Adamlar o kadar yoğundurki ve bir o kadarda karşı tarafa saygılı, yapamayacakları veya zamanında yetişdiremeyecekleri işleri asla ve asla almazlar, hlaklı İnsanlardır sizi emin oldukları farklı bir Ustaya yollarlar.

    OğuzHan Bey,

    Muhteşem bir işçilik, gerçekten asla bartı değildir ben yapılan işte detaylara ve temizliğe bakarım, ahşapın dışı kadar içide mükemmel restore edilmelidir hatta iç kısımlar çok daha özenli tamirleri ve bakımları yapılmalıdır, göz boyayanlar buna dikkat etmezler. Aslında yaptığınız iş kendinizide yansıtmış, Düzenli temiz ve Karakterli bir işçilik varsa o Ustanında kendisini tanıtmasıdır.

    Ellerinize sağlık, masa üstünü inanın heyecanla bekliyorum.

    Saygılarımla

    Gökhan Erol

  245. Oğuzhan -İstanbul dedi ki:

    Gökhan bey,

    Çok teşekkür ederim. Bu çalışma sayenizde ortaya çıktı. Tabiki ayrı bir bölüm açabilirsiniz. Buda benim için çok öğretici ve enteresan bir çalışma oldu. Daha önce bu tip bir tecrübem olmadığından hele hele gomalak gibi doğal bir malzeme çalışmak çok yoğun bir öğrenme süreci gerektirdi. Gomalak gerçekten çok enteresan bir malzeme, zaman zaman umitsizliğe kapılsamda bozup tekrar yaptığım yerler oldu.

    Dediğiniz şekilde gomalağa devam edeceğip sonuçları size yollayacağım.

    Selamlar,
    Oğuzhan

  246. Gökhan Erol dedi ki:

    Gomalak çalıştıkca sonsuz üretken bir malzemedir. İlk işiniz ve sonuç ortada, size iltifat olarak yazmıyorum yaptıpınız temiz çalışmayı bugün Usta diye kendilerini tanımlayanlar yapamaz.

    Net örnek veriyorum, Gülben Ergen tanırsınız, mimarı vardı ve bir Antika tamircisi yani kendine Usta denilen İnsanlardan. Yaptığı işleri ilk gördüğümde gerçketn şaşırdım akıl alacak değil, adamın elinde cam devamlı herşeyi kazıyor. Zımpara yapıyor, elinde fırça duvar boyar gibi sözde cila yapıyor. Ve bunları Mimara daha doğrudu dekoratöre söyledim, Kadın o kadar tuaf tepki verdiki anlatamam, ve bir gün bana elinde Çercevelerle geldi siz bunları yaparmısınız rica etsem diye, yanında Gülben Ergen elbetteki bir Snatcı o anda hiç birşey söylemedim, Dekorator tekrar geldiğinde bu eşyalar başkasına yaptır dedim, ve son görüşüm oldu.

    İnsanlardan inanılmaz paralar alıp, karşı tafın bilgisizliğinden faydalanıyorsunuz bu gerçekten ayıp.

    Bu sebele sizin yaptığınız işçilik o kendisine Usta diyenlerden abartısız şekilde çok iyi bir çalışma.

    Kolay gelsin.

    Saygılarımla

  247. ebru istanbul dedi ki:

    oguzhan bey tebrik ederim masanizin bir kismini bitirmissiniz sabirsizlikla ustunude bekliyorum gercekten cok guzel olmus ellerinize saglik allah emeklerinizi bosa cikarmasin insallah. Bende bu masadan ariyorum buldugum ilk firsatta alicam insallah.Bana cok guzel bir ornek oluyor sizin calismaniz kolay gelsin iyigeceler

  248. Can-istanbul dedi ki:

    Hocam selamlar mail adresinize pas akmis ve kaplamasi yenilenmis iki mobilya resmi atmistim. Gormemis olanilir misiniz?

  249. Gökhan Erol dedi ki:

    Can Bey, hatırlıyorum hatta neden göndermediğinizide merak etmiştim. Tekrar atarsanız yardımcı olmaya çalışırım.

    Saygılarımla

  250. Can-istanbul dedi ki:

    Cok tesekkur ederim hocam.maili yeniden gonderdim adresinize.muhabbetle,saygilar…

  251. Gökhan Erol dedi ki:

    Can Bey resimleri nihayetinde aldım, gecikme mailinizin farklı bir bölüme taşınması, sebebiyleymiş.



    Pas lekeleri değilde kötü kullanımdan doğan ve bakımsızlık sonucu oluşmuş izler.Pas lekeleri daha farklıdır ve ahşağı yakar daha doğrusu çürütür.

    Burda yapacağınız 3 farklı işlem var üç işlemdede itinalı bir çalışma gerektiriyor.

    İlk ve basit işlem bildiğimiz çamaşır suyudur, uygulması ise dikkat ister, çelik sistranız vardır sanıyorum anladığım kadarıyla mesleğiniz restorasyon işi.

    1. Cam bir bardağa çamaşır suyu örnek bir kola kapağının yarısı ve oksijen 3 kola kapağı oranında koyun ve karırştırın, bir fırca ile siyah bölgeye sürün ortalama 3 dakika bekleyin zamanı geçirmeyin dediğim gibi dahada kötü bir sonuca yol açabilirsiniz.

    Hemen arkasında sistire ile fazla bastırmadan sistralayın, temiz ıslak bir bezle silin, eğer lekede açılma var ise bu işleme 2-3 defa daha uygulayın.

    2. Diğer yöntem amanyak, perhdyrol ve oksiyşen karışımıdır fakat bu işlemde inanılmaz dikkat ister, mutlaka açık alanda yapın ve plastik bir kab içerisinde, aşırı bir ısınma ilk anda ortaya çıkar, miktarları yaım kapak şekildne hazırlayın ve aynı uygulamayı yapın.

    3. Kostik yani katı taş madde olarak satılır, teneke kutuda hazırlayın, miktar su ve kostik yine dışarda karışımı yapın anlık ısı yayacaktır iyice kostiğin erimesini bekleyin, elinizde yara vs varsa dikkat edin fena şekilde yakar sonuçta bir nevi asittir Temizleme malzemelerinde kullanılır bulaşık makinelerinde yani tabletlerde gerçek temizleyici oranına sahiptir, derler ya tabaklarda yağ kalmaz kostik suyla temza geçtiğinde inanılmaz bir ısıya sebeb olur. Diğer yöntemle aynı şekilde uygulayın süreyi bekleme süresini çok az tutun 2 dakika idealdir.

    Farklı bir yöntem daha vardır fakat tehilkeli olduğu için yazmak istemedim, aşırısı ısı ve kynama yaptığı için, sanıyorum yazdığım tariflerle sorun zaten kolayca çözülecektir.

    Kolay gelsin.

  252. Can-istanbul dedi ki:

    Hocam çok teşekkurler.restorasyon meslegim degil,tamamiyle hobi olarak yapiyorum buradaki bircok arkadas gibi.bilgi ve tecrubemiz az,sevgimiz cok :)
    Tavsiyelerinizi uygulayacagim,saygilarimla…

  253. Göhan Erol dedi ki:

    Can Bey,

    Diğer resimleri en kısa zamanda eklemeye çalışacağım atolye gibi duruyordu o sebeble sordum. Hobi olarak yapıyorsanız gerçekten aynı çalışmanız oldukça iyi darılmasanız sadece renk olarak biraz koyu. Resimleri en kısa zamanda paylaşırım.

    Kolay gelsin.

  254. Can-istanbul dedi ki:

    Rica ederim hocam darilmam aksine mutlu olurum.
    Önceden balkonda falan yapardim simdi apartmanin arkasinda minik bir depom ve kucuk bir tezgahim var.atölye havasi ordan hocam.
    Tesekkur ederim hocam.

  255. Gökhan Erol dedi ki:

    Can Bey,

    Sizin adınıza konu açtım, paylaşımlarınız herkese en güzel şekilde örnek çalışmaları yansıtıyor, eminim okuyan herkes hem şaşıracak hemde çöpe atılır denilen Eski Ustaların alın terleri, göz nurları hayata nasıl döndürülür harika örneğini sunmuşsunuz.

    https://www.anlayanbiri.com/can-akalin-antika-ayna-restorasyonu-copten-kurtarilan-tarih

    Size tekrar teşekkür ediyorum, bizlerle alın terinizi ve emeklerinizi paylaştığınız için.

    Size özel konudan sanıyorum Arkadaşlarında soruları olacaktır.

    Saygılarımla

    Erol Gökhan

  256. Oğuzhan -İstanbul dedi ki:

    Gökhan bey, Merhaba.. Masa altını 400 numara zımparayı elimde ezerek, hiç parlak yüzey kalmayacak şekilde zımparaladım ve tekrar gomalak çalıştım. Sonuç bir öncekine göre epey fark etti. Son halinin resmini e-mail hesabınıza yolladım.

    Bu arada masa üstünü beklerken bu masa ile beraber edindiğim ve masayla takım yapmak istediğim konsola kafa yormak ve yavaş yavaş başlamak istiyorum. Bu konuda da bana yardımcı olabilir misiniz ? Resimlerini size yolladım. Öncelikle bu konsolun yapım yılı ve işciliğini merak ediyorum.

    Sanıyorum aynı masada olduğu gibi temizlik ile işe başlayacağım ve sonrasında tamir olarak nelerin yapılması gerektiği ortaya çıkacak. Ama şimdiden şunu söyleyebilirim masaya göre yapısal olarak daha iyi durumda en azından ciddi kaplama hasarı yok.

    Saygılarımla, Oguzhan..

  257. andy1 dedi ki:

    Oğuzhan Bey,

    Masanınızın genel görünümü oldukça iyi durumda sadece ayaklar biraz daha çalışmak gerekiyor, şimdi sadece bir öneri yapmak istiyorum, masa ayaklarını çok hafif renklendirirseniz masa üst eğei ve varak çalımanız daha esteik bir görüntü yaratabilir yani 3D tabiri diyelim masaıyı tüm hataları ile görmek bu yöntemle daha iyi olabilir.

    Hayır bu bana yeterlidir derseniz, keyfini çıkarın Güle Güle kullanın, sonuçta sizin işçiliğiniz ve keyfinide süremlisiniz, sizin beğenmeniz önemlidir.

    Sizin adınızada sayfa açmak isterim çalılmanız üzerinde daha rahat tartışabilmek amaçlı müsadeniz olursa, tabiki.
    …………….

    1940-1960 dönemi Fransız stili orta oymalar ise rococo tarzı havasında, tahminimce 1960 larda İstanbul işçiliği bir çalışma.

    O deönem aynız traz Gardopalarda fazlası ile meşhurdu, en büyük sorunları ise çok çabuk deforme olmalarıydı, halende sanıyorum bulmak mümkündür elbetteki tavsiye etmem:)

    Konsola gelince, çok iyi kazımanız gerekiyor yani sökücüyle buarada kolaylık amaçlı bir marangozdan ince talaş alın sökücüyü sürdükten sonra taşal dökün üzerine ve o şekilde fırça ile temizleme yapın hem eski cilası daha kolay çıkar hemde ahşap çizilmez.

    Bu mobilyada temizleme işi detaylı olmalıdır sebebi bu tür mobilyaları tek gösteren detay iyi yapılmış ciladır.

    Konsolun üzerini isterseniz sistra ile kazıyabilirsiniz, daha temiz ve ahşap tüm detayları ile temizlenmiş olur, kapla sorunu varsa elbetteki önce sıcak tutkalla yaralı bölgeleri sağlamlaştırın ki sistrada dahada yırtılmasınlar.

    Çelik sistra ile tüm gövdeyide kazıyabilirsiniz ilk işiniz olduğundan size yaoın demiyorum çunki agacın damalarını takip eden bir sistra işçliği gerektirir ters yani enine sistrada mobilyaya çizikler kalıcı sorun yaratabilir.

    Söktükten sonra daha detaylı konuşmak doğpru olacaktır.

    Örnek tam cilası öskülür, temizlenir ve sonrasında diyelimki kapıları ıslam bir bezle silip sistra yapılabilir.

    Neden sistra üzerinde bu kadar duruyorum, isterimki yapacağınız işçlik verdiğiniz emeğe değsin yani bazı Ustalar vardır sokucu ile temizler zımparalar ve cila atar, bu kirin üzerini boyamakla aynıdır.

    Kolay Gelsin.

    Saygılarımla

  258. Oğuzhan -İstanbul dedi ki:

    Merhaba Gökhan bey,

    Beraber yaptığımız çalışmalar için ayrı bir bölüm açabilirsiniz, tabiki. Konuyu takip edenler ve edecekler için daha yararlı olur mutlaka. Açıkcası banada masa bacakları tam kendini gösteremedi gibi gelmişti. Siz teşhisi koydunuz. Dolayısıyla tavsiyenize uyup masa bacaklarını renklendireceğim ama bunun için yine yardımınıza ihtiyacım var. Çünki daha önce hiç ahşap renklendirme yapmadım. Detaylı tarif edebilirseniz çok sevinirim.

    Konsol için bilgilendirmelerinize teşekkür ederim. Talaş, Tel fırça ve boya sökücü kullanarak temizliğine başlayacağım. Sonra çıkan sonuca göre sistra yapıp yapmamaya karar vericem. Hatta bugün söküm işlemine başladım. Şöyleki; konsolun modüler bir yapısı varmış altdan 4 vida, üstten 4 vida sökünce konsol rafları, kapıları dahil 14 parçaya ayrıldı. Bu bir avantaj bence çünki her parça ile tek tek çalışabileceğim. İlk önce alt kısmından başlayacağım, temizlik bittiğinde size sonuçlarını yollayacağım.

    Teşekkür ederim..
    Oğuzhan

  259. andy1 dedi ki:

    Uğuzhan bey,

    Renklendirmeyi iki şekildede yapmak mümkün ben size her iki seçimide anlatmaya çalışayım.

    1. Analin boya yani toprak boya fakat katkılıdır ve doğal renk vermez, ceviz, maun ,meşe gibi seçenekler var, haliyle siz ceviz almanız gerekir, ceviz renk sizi yanıltacaktır çunki hafif kırmızımsı bir tonu vardır. Çalışırken dikkatli lmanız gerekir bu sebeble farklı bir ahşapta deneyin, kıvamına siz karar verirsiniz.

    İspirtoda eritin, çalıştığınız bezin içinede koyabilirsiniz veya sadece bez ilede sürebilirsiniz, bir bardak ispirto için bir paket yeterlidir, renk dediğim gibi farklı bir yüzeyde önce deneyin, istediğiniz gibi isporta katarak rengi açabilirsiniz veya renk ekleyerek koyultabilirsiniz.

    2. Diğer yöntem bizim ital boya dediğimiz fakat bulabilirmisiniz bu boyalar perçembe pazarında satılır, isterseniz şöylede yapabilirsiniz, bildiğimiz su boyası ceviz en doğal renktir, bunu ispirtoda en az 1 gün bekletin ılık ortam olsun, suda anında erir fakat ispirtoda çözülme süreci farklıdır.

    Daha sonta ince bir tülbent veya çoğala süzerek aryı bir kaba alın ve diğer bahsettiğim yöntemle çalışın bu çok daha doğal bir renk olacaktır, fazla renki koyu yapmayın Masa ayakları sadece 1 ton hafif kızarması yeterlidir.

  260. Oğuzhan -İstanbul dedi ki:

    Erol bey,

    Çok teşekkür ederim. Anladığım kadarıyla en güzel ve doğal renklendirmeyi Su boyası ile yapabilirim. bugün çevrede biraz aradım ama anlaşılan su boyası içinde Perşembe pazarına gitmem gerekecek çünki çevremizde satan yok. Cahilliğimi mazur görün, oksit boya kullanarak remklendirme yapmam mümkün mü ? Çünki elimde ceviz rengi var oksit boya var, rötüş macunu yapmak için kullanmıştım. Eğer zorlama olacaksa ben yinede su boyası kullanmak isterim. Sizden gelecek habere göre Perşembe pazarına giderim bu haftasonu.

    Hocam sırası gelmişken, bu boya konusundaki cahilliğimizi nasıl yeneceğiz, bir yol gösterir misiniz ? toprak boya, anelin boya, su boyası, oksit boya, ithal boya, tekstil boyası.. ve ismini bile bilmediklerim.. bunların farklı farklı hazırlanışları.. örneğin daha önce Selçuk bey’e su boyası hazırlanış tarifi vermiştiniz.. tuzla suda kaynatarak..

    Perşembe pazarından gidip hepsinden azar azar alıp denemeler yaparak en azından temel farklılıklarını anlamak mümkün mü ? bu bir yol olabilir mi ?

    Selamlar, Oguzhan

  261. Gökhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey,

    Boyama renkler konusu aslında hem basittir hemde Restorasyon işlerinde pek ihtiyac duyulmaz sadece rutuşlarda gerekli olur. Boş yere para vermenizi istemem, atıl malzeme olarak kalacaktır.

    Oksit boya ile orjinal ahşap mobilyalarda renklendirme yapılmaz, yapılabilir örnek verirsem Ladin, Çam, Ihlamur, Kavak yani düz sarı beyaz tonları olan ahşaplarda tercih edilebilir. Diğer türlerde ise ağacın doğal renkleri ve dokusu önemlidir.

    İsterseniz elinizdeki ceviz rengi kullanın, unutmayın renk ne kadar inceltirseniz doğru tonu elde edersiniz, koyu renk olarak uygulamayın, çok hafif tatlı bir kızıllık verecektir hatta birazda kaplama masa etekleriylede uyumlu olabilir, bu en önemli faktör, sizin inceltirlmiş renkler doğru tonda renklendirmeyi sonlandırmanız olacaktır.

    Bir kat dahi yeterli olabilir. Sebebi açık renk ayaklardaki gomalak sarılığı ve ceviz hfif kırmızı ideal reni alacağınızı düşünüyorum.

    Boya renkleri özellikle toprak boyalarda, alkolle etkileşime girdiğinde + ahşapla birleşince sizin ideal sandığınız ren bir anda kabusa dönüşebilir. Örnek Restorasyon işlerinde net ağaç tonlarında farklılık olur, bir çok İnsan burda yanılır, hep kaliteli sistra ve süper iyi yapılmış zımpara önerme sebebimde budur.

    Çıplak gözle net renk farkı görülen ahşap, cilayı sürdüğünüz anında aynı tonlara bürünür ve bir çok İnsanıda fazlası ile şaşırtır.

    Tavsiyem her zzam doğal agacın renkleri üzerinden çalışmaktır, Türkiyede en büyük hatalarda bu bilmeyenlerin yaptıkları işlerde ortaya çıkar, bakarsınız agac ya kırmızımsı veya kahve rengi sevimsiz tonlarda olur. Ahşap denir ama özünde sadece kötü boyanmış badandan farkları yoktur.

    Saygılarımla

  262. Katre & Ankara dedi ki:

    Merhaba Gökhan Erol bey ben herhangi birşey sormayacağım. Bu mesajı yazdığım gün gördüm paylaşımlarınızı. Tamamını okuyamadım ama ilk fırsatta devam edeceğim.
    Çok hoşuma gitti ve sevindim. O güzel gönlünüzle arkadaşlarımıza çevap verip yardımçı olmuşsunuz. Benim bugününe kadar ender rastladığım fakat her zaman olması gerekeni yapmışsınız. Sizi canı gönülden tebrik ediyor ustalık konusu bir yana gerçekci, açıklayıcı, yardımcı olmaya çalışmanızdan dolayı teşekkür ediyorum.
    En son 13 Aralıkta yazmışsınız merak ettim umarım sağlığınız yerindedir.. Bizlerin de sizin için yapabilecek bir şeyleri olmalı. Herşey gönlünüzce olması dileğiyle. Sağlıcakla Kalın..
    Ellerinizden öper ; Acil şifalar dilerim İlker ÇINAR

  263. Gökhan Erol dedi ki:

    İlker Çınar Bey,

    Gökhan Erol Ağabeyimiz şuan sağlık durumu biraz daha iyi olduğunu öğrendik, kendisi ağır derecede Kalp kası hastası olduğundan kontrol sürecide biraz daha farklı sanıyorum.

    Sitemizde tekrar yorum yapmasını bizlerde bekliyoruz, büyük İhtimal Almanyadan devam edecek gibi görünüyor, ailesi Türkiyede kalmasını istemiyor yani yeğenleri Ailenin Türkiyede kalan son İnsanını mutlaka Almanyada yaşamsını istediklerini öğrendim.

    Bu tür İnsanlar acıkcası kolay yetişmiyor, Avrupada yaşaması bencede çok daha iyi olacak en azından Sanat Üniversiteleri bu İnsana gerekli ilgiyi vereceklerdir zaten tanınan birisi, sanat çevresinde Türkiyede ise çok acı ama bu İnsana Devlet dahi sahip çıkmamış, oysaki Ailesi Çırağan sarayından tutun Dolmabahce sarayına, Rahmetli Adnan Menderese, Rahmetli İsmet İnönüye kadar hizmet veril Türkiyeye sanatta katkıda bulunmuş İnsanlar.

    Her halde Türkiyede bunlar normal şeyler, vefasızlık ve unutulmak.

    Bende Usatmıza Ağbeyimize sağlık diliyorum, biran önce tekrar aramıza katılmasını bekliyoruz.

    Andy Swezniak

  264. Katre & Ankara dedi ki:

    Her şey gönlünçe olsun keşke bizlerin de yapaçak birşeyleri olsaydı.
    Acil şifalar diliyorum. Umarım beklediği nakil hayırlısı ile gerçekleşir. Andy Swezniak bey size de teşekkür ederim. Sağlıcakla kalın..

  265. andy1 dedi ki:

    Sayın Katre & Ankara,

    Gökhan Ağbeyimiz sayesinde inanın benim gibi bir çok İnsan Antika sevgisini aşıladı, Osmanlı eserlerine merakımda onun sayesinde oluştu şimdilerde kendi çapımda ufak bir koleksiyon oluşturmaya çalışıyorum. İstanbula gittiğimde mutlaka yanına uğrardım, Devletin bu İnsanları sahipsiz bırakması ise gerçekten utanç verici birşey. Devlet adına net utanctır.

    Avrupada bu tür Hasta İnsanlara Devlet mutlaka sahip çıkar, ev temizliklerinden tutun, günlük yemeklerine kadar Devlet ilgilenir, ev camlarına çamaşırlarına kadar haftada iki gün bir görevli gelip hizmetlerini yapar. Bu İnsanlar aslında Ölümle Arkadaş olarak yaşarlar, Kalp aksı demek Ölümle eş manada bir cümledir.

    Bu kadar uzun yazdım çunki, Türkiyede Devlet Başbakan konuşuyor ama Hasta İnsan evinde yapayalnız Devletin umursamazlığı ile Ölümü bekliyor.

    Dilerim Almanyada yaşar en azından bizlerde yanına gider keyifli sohbetler yaparız.

    Tekrar Acil şifalar diliyorum, sizede cidden teşekkür ederim inanılmaz duyarlı bir İnsansınız, ben paylaşımları okurum Adamlar orjinal Altın varak ve İkono için onlarca soru yazmışlar ama Hastalıktan sonra bir cümle dahi yazamayacak kadarda, kendilerine Usta diyen bu gerçek showmen Ustalarıda kınıyorum.

    Ustalık önce birikim ve İnsana saygıyı gerektirir, Hasta Adamı sömürüp bir geçmiş olsun yazmayı dahi çok görenleride kınıyorum.

    Tekrar teşekkürler.

    Burdan Tüm Hastalarada acil şifalar ve Mutlu bir yaşam diliyorum.

    Andy Swezniak

  266. pınar-istanbul dedi ki:

    merhabalar,
    2 gündür neredeyse nefes almadan tüm yazıları, tüm paylaşımları okudum. Yazmadan duramadım. Bu değerli insana hayranlık duydum, onunla yazıyla da olsa konuşabildiğiniz için sizlere de imrendim. Allahın ona şifa vermesi için dua edeceğim bende..

  267. andy1 dedi ki:

    Sayın pınar-istanbul,

    Erol Gökhan Ustamızın durumu iyi Doktorları sadece İnternet gibi veya olumsuz anlık stres yaratacak detaylardan uzak durması için bir süre daha Doktor kontrolunde kalacakmış. Şahsen bazen bende üzülüyorum, dün Erol Gökhan Ustamızın yazılarına gelen İnsanlara baktım, nerdeyse Dünyanın her yerinden Sanata düşkün İnsanlar var, google çevirisi ile takip edenleri görüncede bu tür İnsanların mutlaka bir şekilde bilgilerini arşivlemek gerekiyor.

    Allah tüm Hastalara şifa versin, bizler sağlığımızı pek anlayamıyoruz.

    İlginiz için çok teşekkür ederim.

  268. pınar-istanbul dedi ki:

    Geri dönüşünüz için çok teşekkür ederim. Ustadan güzel bir haber almış olmaktan daha da mutlu oldum. Düşünceniz de çok önemli ve kıymetli. Dünyada kalan belki bu son değerler korunmalı ve arşivlenmeli. Ustaya ve eserlerine hürmet aslında hayatla, uygarlığımızla ve kendimizle kurduğumuz ilişkinin bir tezahürü. Buradaki kıymetli insanlar gibi bir sanatçı olamasam da nacizane bir sanatsever olarak bu türde bir çalışmada elimden gelen katkıyı veya yardımı yapmak isterim bende. Sağlıklı huzurlu günler dilerim. Saygılarımla.

  269. andy1 dedi ki:

    Sayın pınar-istanbul,

    Bu İnsanlar yani ustalar kolay kolay yetişmiyor, örnek Erol Gökhan ustamız 150 seneye yakın bir Aile geçmişi Antika Restorasyonları ile ömür tüketmişler, Babandan Oğula bir sürec devam etmiş, ve şimdi son Usatsı ile yok olup gidecek, duygu sömürüsü yapmıyorum kim olursa olsun Snatında başarılı herkes için geçerlidir.

    Ustamıza bizler Türkiyede yaşamadığımız için destek olamıyoruz, yaklaşık Hastalık süreci ile başlayan Almanya veya İngilterye gelmesi yönünde çok ricalarda bulunduk, kabul etmedi, mezarını almış mezar tapusunu duvarına asmış sanata birazda mizahla bakan tebessümü ile Mezar tapusuna benim, en iyi eserlerimden biri diyen kişilik.

    Tüm Ustalarmıza Devlet neden sahip çıkmaz, neden bu İnsanlar yokluk içinde zor bir ahayatı hastalıkları ile yaşamak zorunda kalırlar.

    Neyi kabeul etmiyorum biliyormsuunuz? Avrupada yaşayan ben Müslümanım diyenlere yaşlılara hastalara, Devlet asla Din dil Irk gözetmeden sahip çıkar, haftada iki gün Hemşiresi ve Doktoru ziyaret eder, evine ayda 2 defa temizlikcisi gider, yemek yapamayacak drumda ise yemekleri gider, yıkanamıyorlarsa sağlık çalışanları steril bir temiz ortamda yıkarlar temizlerler. Evin iç temizliğinden evinin camlarına kadar Devlet temizletir, bu Hastalara Bebek muamemelesi yapılır, moral verilir.

    Bu İnsanlar sonrada çıkar, Gavur Memelekti der, iyide Türkiye Müslüman Memelekti ama bir Usta veya yoksullar yardım edenler olmasa net yazıyorum Açlıktan ölecek !!!!

    Allah Hastaların ve Yoksulların yardımcısı olsun.

    Saygılarımla

    Andy Swezniak

  270. ERGUNBURCU dedi ki:

    ACİL ŞİFALAR DİLERİZ

  271. Vijdan Kıyman dedi ki:

    Ben emekli öğretmenim ve gomalak cila ile altın varak üzerine epey çalıştım araştırdım İzmir’de yaşamama rağmen Horhor’da ustaları zaman zaman ziyaret ederek hep birşeyler öğrenmeye ve bunları uygulamaya çalıştım.İzmir’de bir sanat evi açıp bu konularda çalışmıştım. sanatın her türlüsünü çok seviyorum.Sizin gibi değerli bir kişiyle bu gece karşılaştım. Keşke daha önceleden sizi tanısaydım .Bu bilgi paylaşımlarınız tek kelimeyle harika kendinizi bu adamışlığınız çok takdire şayan.Size acil şifalar diliyorum en kısa zamanda sağlığınıza kavuşmanız en büyük dileğim bunun için ben de dua edeceğim.Vermiş olduğunuz tüm bilgiler için çok teşekkürler.Saygılarımla.

  272. Gökhan Erol dedi ki:

    Vijdan Hanımefendi, Öncelikle çok ama çok teşekkür ediyorum Dualarınız benim için en büyük nimet ve moral oluyor.
    Horhoru çok iyi bilirim, zamanında 2 mağazam vardı kapadım kapama sebebimde hayatım boyu yalanlardan ve haksız ticaretten kaçtım.İşin gerçeği ticaretide pek sevemedim demem lazım, sanatta özgürlüğe inanırım işin için para girince inanın doğru dürüst emek veren Ustaların sayısı çok azdır, bu Ustalarda zaten işlerden vakit bulamıyorlar randevu ile çalışan İnsanlar.

    Sanatı sevmemek mümkün değil, son dönem rahatsızlığım vardı, yeniden yazmaya çalışacağım.Bencil biri olmadım, bende olan bilgiler paylaşılsın, Sanat paylaşmakla bir Ülkede var olur. Ülkemizde malesef biraz iş bilen sanki kimyacı oluyor. Şunu gerçekten yazmak istiyorum bugün Türkiyede ismi bilinen iki Varak usta benim talebimdir fakat konuşmuyorum çunki bizler Antikaya ve Taarihe saygı ile buyuduk, her eşyanın Ruhu olduğuna inandık, eşyaların sahiplerindeki enerjiyi ölseler dahi bu enerji Antika eserlerin üzerinde kalıyor. Bu tamamen bilimsel bir gerçektir.

    Size baçımdan geçen çok ama çok enteresan bir olayı anlatmak isterim Rahmetli Babam döneminde, Bir Çekoslovak Bohemia Kristal avize aldık eski bir İstanbul evinden. Tavandan yere uzunluğu 2.5 Metre yani dev bir Kristal şöleni, bordo taşlar Faounuslar her neyse, bu avize dört kişiye sattık ve dört kişidende bu avize bize geri geldi. Bir tanesi Dünya devi Amerikan otomobil ortaklarından isimlerini yazmıyorum, birisi şuan fazlası ile ünlü gazete yazarı, diğer iki İnsanda aynı şekilde Snatsever. Geri getirmelerinin sebebi salonda İnsan varken mutlaka kristal taşların masa üzerine veya yere düşmesi. Son olayda ise yemek yenilirken Faounsun ki düşmesi nerdeyse imkansızdır masaya düşüp, misafirlerden birsinin gözünün ciddi şekilde yaralanmasına sebeb oluyor.

    Son sattığımız İnsan avizeye geri getirdiğinde biz yeniden tamirini yaptık ve şunu dedi bu Avizeyi sizin adınıza bir camiye bırakmak istiyorum severek kabul ettik. İstanbul Maltepede bir camiye hediye edildi, sonrasında ise her hangi bir haber alamadık. Çoğuna bu olay masal gibi gelebilir, şuna inanmalarını isterim, her eşsa sahibindeki eletriği emer, bu elektronik altlerde çok olur veya emanet eşyalarda, bozulmalar veya durduk yerde kırılmalar. Bilim bunu eşyalarda olan elektriklenme yani bir nevi depolama görevi yapmalarına bağlıyor.

    Uzun ayzı oldu sayenizde hoş bir anımıda yaşamış oldum çok teşekkür ediyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

  273. Oğuzhan -İstanbul dedi ki:

    Gökhan hocam,

    Merhaba. Sizi tekrar burada görmek çok güzel. Umarım daha iyisinizdir. Çok geçmiş olsun.

    Selamlar,
    Oğuzhan

  274. Gokhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey, Çok teşekkür ederim güzel dilkeleriniz sizin gibi harika İnsanları tanımak inanılmaz bir gurur ve mutluluk veriyor.
    Yürekten teşekkür ediyorum.
    Sevgi ve Saygılarımla

  275. Sayın Gökhan Erol Beyefendi,

    sitenize tesadüfen gece yarısı 04:00 de girdim ve şu an sabah 08:30.Paylaşımlarınızı hiç ara vermeden, hatta defalarca geri dönerek ve notlar alarak, zevkle okudum.Öncelikle size acil şifalar diliyorum.Çünkü paylaşımlarınızın devam etmesini, engin bilginizden yararlanmayı canı gönülden diliyorum.Sizler gibi büyük ustaların maalesef değerini bilemiyoruz., Sizinle geç karşılaştığım için inanın çok üzgünüm.Engin bilginiz, kadirşinaslığınız, ve sabırla gelen e-postaları cevaplamanız beni derinden etkiledi.Teşekkür ediyorum ustam.Gerçekten bu gece uykusuz kalmama değdi.Ne kadar çok şey öğrendim,öncelikle hiç bir şey bilmediğimi.
    Bu arada kendimi tanıtmam gerekirse 1964 doğumlu, iki çocuk annesiyim.Üst düzey yöneticilikten emekliyim.Sanatın her koluyla ilgiliyim.Özellikle resim, pentür ve her türlü el sanatı.Antika eşyalara hayat vermek en büyük hobim.Size katılıyorum;tekrar hayata geçirilen eski eşyaların tarihinin ve döneminin izlerini taşıması çok önemli.Antika daha doğrusu eski eşya sevdam ailemden yadigar eski eşyaları muhafaza etmekle başladı.Sonraları Horhor ve Mecidiyeköy Antikacılar Çarşısı uğrak yerlerim oldu.Sizin yazılarınızda bahsettiğiniz bazı malzemelere ve tekniklere yabancı değilim.Tüm bunları Israrlı merakım ve araştırmalarım neticesinde edindim.Tabii ki hep bir şeyler eksikti.Bilgiyi kendine saklama dediğimiz maalesef bu nedenle yok olmaya mahkum bir sürü el sanatı.(sedef kakma, demircilik bakırcılık sarraflık gümüş kakma köfüncülük saat tamiri, vb.)
    Sözü uzatmadan naçizane kullanmakta olduğum eski eşyalarımın bakımı ve onarımı için sizin bilgi birikiminiz ve tecrübelerinizden faydalanmak çok isterim.Bana yol gösterir ve yardımcı olursanız çok sevinirim.Resimlerini gönderebilir miyim? Tekrar çok geçmiş olsun der, yürekten saygılar sunarım.
    Allaha ısmarladık
    Emre Aksu

  276. Katre & Ankara dedi ki:

    Merhaba Gökhan bey daha iyi olmanıza sevindim.. Daha önceki yazdığım yazıda da belirttiğim gibi bizlerin de siz değerli usta daha önemlisi herşeyi kendine saklamayıp paylaşmayı bilen biri için yapacak birşeyleri var ise bunu bilmek size destek ve yardımcı olmak isteriz… Daha iyi olamanız dileğiyle. Yüzünüzden gülüçükler gönlünüzden hayat sevinci eksik olmasın.
    SAYGI ve SEVGİYLE İlker ÇINAR….

  277. Gökhan Erol dedi ki:

    Sayın Emre Aksu, Öncelikle hakkınızı helal edin ömrünüzden ve uykunuzdan inanılmaz saatleri farkında olmadan almış oldum, bu cümlem abartı değil gerçektir İnsanların zamanı bana göre en kutsal anlardır.

    Bir cümleniniz beni çok eskilere götürdü Türkiyenin en büyük sedef Ustaların Allah Nurlar içinde yatırsın Mazhar Ustamaızı hatırladım, yoklukla acılarla ve çok üzücüdür boprçlarla son bulan bir yaşam, Devlet o kadar umursamazki bu İnsanlar üzüntüler içinde yok olup gittiler oysali yaptığı eserlerin onarımların bazıları şuanda Topkapı sarayında müzede sergileniyor Devlet gururla tüm ihtişamı ile sergiliyor ama emek veren usta yoklukla ölüyor.

    Bizler hiç bir zaman para ile çalışmadık bakın bu abartı cümle değildir Antikalara sanat eserlerine aşık olarak yaşadık, Aşık sevigiliden bir şey beklemez, her şeyini verir yine birşey beklemez. Avrupada Ustalara bakıyorum Devletin kanatlarının altındalar yaptıkları işleri Devlet takip eder destek olur, Türkiyede ise çok üzücüdür ama yoklukla İnsanların yardımları ile geçinirler.

    Sedef konusunda bir sayfa açmayı düşünüyorum, bazı yaptığım işler şuanda isim vermiyorum Ünlü İnsanların koleksiyonlarında bulunuyor, özellikle Osmanlı hattat sandıkları. Bu sanatı yazıp İnsanlara bir heves aşılayabilirsem en mutlu kişi olacağım sanırım. Sziler gibi İnsanlar malesef çok azaldı artık bilincli Antika koleksiyoneri yok, olanlarda belli para için eser toplayan bir takım avcılar bunlara sanatseverden çok avcı diyorum.

    Bakın size bir detayı vermek isterim belki birileri okurda bu sanat eseri resmi bulur, Rahmetli Babamla gözümüz gibi sakladığımız Şker Ahmet Paşaya ait resmi Babamı kandırıp alıyorlar, Gülde kuğu olan Şeker Ahmet paşa resmi bize aittir iyi İnsan olmanın bedeli bazen çok ağır oluyor. Bugün resmin değeri sanıyorum Milyonlarca liranın üzeridir. Üzüdlüğümüz o kadar çok şey varki, isimleri saysam şok olursunuz Türkiyenin en büyük iş Adamı Babama yaptırdığı restorasyon ücretlerini dahi ödemeden inkar etmiştir bugün Ferrarisi ile magazin dergilerinde yer alır.

    Türkiyede sanatcı olmak bir yerde suç kabahat, sahtekar olmazsanız yalan söylemesseniz, Tarihi eserleri sabote etmesseniz, kacakcılık yapmazsanız asla para kazanamassınız. Çok şükür vicdanım öyle rahatki Hasta halimle başımı yastığa koyduğumda vicdanım sadece tebessüm edip beni rahatlatıyor.

    Çok uzattım özür diliyorum, Her iki bahsettiğiniz merkezin kurucularından biride Rahmetli Babamdır Hor ve Mecidiyeköy Antikacılar çarşısı, sonradan bıraktık çunki bizler ticarete pek alışamadık, İnsanların gülmesi memnun olması bizler için en büyük paraydı.

    Mobilyalarınızın resimlerini yollayabilirsiniz adresim: blueantik@hotmail.com mobilyalarınızı görmekten mutlu olurum.

    Kısaca iyi oldukça Hat sanatı üzerinde herkesin kolayca yapabileceği keyif alacakları kolay çalışma usluplarınıda yazmaya çalışacağım, o kadar fazla konu varki, en azından öldükten sonra birileri arkamdan Dua ederse her halde Dünyanın en şanslı İnsanı ben olacağım. Bencil İnsanları Dinimiz sevmez aslında hiç bir Kutsal kitap sevmez paylaşmayı emreder ki belki birilerinin en zor anında bu bilgiler yardımcısı olur, Öldükten sonrada hizmet ederler.

    İlginiz ve Dilekleriniz için yürekten teşekkür ediyorum.Sizler gibi İnsanları tanımak bana inanılmaz bir hayat sevinci aşılıyor.Yürekten teşekkür ediyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  278. Gökhan Erol dedi ki:

    İlker ÇINAR Bey, Bu yazınız bile bana inanılmaz bir destek inanın sizleri tanımak muhteşem bir duygu sizler gibi İnsanların yhalen bir yerlerde var olduğunu bilmek hissetmek Dünyadaki en güzel duygulardan bir tanesi.

    Ben sadece bildiklerimi yazmaya çalışıyorum, asıl bunu sağlayan sizlersiniz ateş misali yandık söner birileri ateşe odun atmadıkça ateşin manası kalmazın. Bizler bir odunuz yakan ise sizlersiniz. Sizleri tanımak inanın yaşama sevinci veriyor, gece yarısı yine hastalık yokladığında hastalığa esir olmamak için kalkıp sayfayı açıyorum sizleri okuyorum, ve bu nasıl bir hayat yaşama gücü veriyor asla tahmin edemezsiniz.

    Sizleri tanımak gurur veriyor, ilginize ve desteğinize Yürekten teşekkür ediyorum.

    Sevgia ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  279. Eyup zonguldak dedi ki:

    Sizi Allah başımızdan eksik etmesin Hz.allah en kısa sürede acil şifalar verir inşllh.siz bize çok lazımsınız o derin ve Engin tecrübelerinizden yararlanmak istyoruz.bende dün gece 11 gibi başladığım yazılarınızı 2.30 kadar okudum daha yarısını bile okuyamadım inşllh bu gece devam edecem

  280. pınar-istanbul dedi ki:

    sayın hocam, ben konunun çok kıyısında köşesindeyim, değil sizin ustalığınızı anlamak, amatörlüğün bile çok uzağındayım ama inanın sizlerin varlığı yaşadığımız bu köksüz hayata bir tutunma vesilesi oluyor ve bu hayatı daha anlamlı kılıyor. Yazdıklarınızı okudukça bende kendimden birşeyler buluyorum. Sevgiyle ellerinizden öperim. Yazıklarınızı okuyarak evimde çok eskiden beri bulunan bir küçük dolabı yeniden hayata dönüştürme gayretine düştüm bende naçizane. Üstünde çok eski ve çatlamış cilalar vardı. ince zımbarayla onları uzunca bir sürede temizledim. ama şimdi üstüne bir işlem yapmaya korkuyorum. size resmini göstersem ne zaman kendinizi iyi hissederseniz çok kısa bir görüşünüzü alabilirsem dünyalar benim olur. saygılarımla, pınar

  281. Gokhan Erol dedi ki:

    Sevgili Pınar, Güzel yorumuna Hasta yüreğimle çok teşekkür ediyorum sizlerin bu güzel ve dost yorumları inanın en iyi ilaçtan çok daha etkili pozitif bir yaşamı sizlere ücretsiz bana sunuyorsunuz, asıl ben sizlere çok teşekkür ediyorum.

    Sizi tebrik ediyorum, hatıraları canlandırmak için evinizdeki Ahşapları hayata döndürün yapamam demeyin, şuna eminim cahil ustalar gibi sizler asla ahşaplara kalıcı hasar veremessiniz bu sebeble korkmadan Antikalarınızla eski mobilyalarınızla uğraşın.

    Dolabınızın resmini blueantik@hotmail.com adresine yollayabilirsiniz. Beraberce üzerine tartışırız ne yapılabilir detaylıca hoşunuza giden veya yapmak istediğimiz işlemleri beraberce yazarız.

    Türkiyede bir detayı belirtmek istiyorum, Kadınlarımızı yürekten tebrik etmek isterim haddim olmayarak cesaretleri Annelik iç guduleri ile Cansız objelere dahi Yaşam sevgilerini aktarmaları Dünyanın en saygı duyulacak varlıkları haline getiriyor. Türkiyede Kadın Ustalarımız malesef yok fakat Avrupada sayıları çok fazlla bu Kadınlarımız Dünya evrensldir Kadınlarımız derken Elleri öpülecek Anneler veya Geleceğin Yaşam umutlarıdır, öyle Ustalar tanıdımki inanın Ustalıkta tek kelime ile ellerine kimse su dökmez tabirini kullanmak isterim.

    Türkiyede eline Cam alıp ahşapı katleden ben Ustayım diyor, birde bunlar Ustalıktan tavizde vermezler Güzel masif ağaçları camla rezil hale getirirler sonrada bundan iyisi olmaz derler. Keşke sağlığım yerinde olsa sizlere bire bir Ahşap işçliğini anlatabilsem, hem kolaydır hemde ç.ok zevkli bir uğraştır.

    Bazen sizlerin güzel ve moral veren yorumlar bu kadar uzun yazmama sebeb oluyor zamanınızıda çalmış oluyorum, Hakkınızı helal edin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  282. Gokhan Erol dedi ki:

    Eyp Bey, Allah c.c Hepimizi sağlıkla ve huzurla yaşatsın İnşaAllah. Sizler aslında birşeyin farkında değilsiniz benim yazılarımı övüyorsunuz fakat ben sizele yakışacak güzel kelimeleri bulamıyorum, bana en iyi ilaçtan dahi faydalı olan bir moral yaşam gucu veriyorsunuz bunu hiç bir bedel ödeyemez inanın.

    Hepinize çok Teşekkür ederim.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  283. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    sayın Gökhan Erol Bey,
    sayfanızı keşfettiğim günden beri sizi hayranlıkla izliyorum. Adeta mesleki bir yayını roman okur gibi heyacanla okudum. daha önce de birşeyler yazmıştım ama yazıyı sitede göremedim.Fakat sizin için yazabilmek arzusu içimde çok yoğun olduğu için tekrar deniyorum. Yazılarınızı büyük bir hayranlıkla okudum. yalnızca sanatınız değil, yaşam birikiminiz, hayata bakışınız kısaca sanatınıza kattığınız neredeyse felsefik boyut size saygı duymamın yalnızca birkaç nedeni oldu. Amacım soru sormak değil. zaten o kadar çok bilgi paylaşmışsınız ki gün gelip karar verince herhangi birşeyi sevgi ve istekle başlatıp becerememek zor görünüyor. marangozluk mesleğini adeta bir sanatçı kıvamında yaşayan yıllarını bu meslekle geçirmiş rahmetli babam yüzünden ahşap ve eski mobilyalara kendimi her zaman çok yakın hissetmişimdir. onun duyarlılığının çok fazlasını sizde gördüm .içim aydınlandı. dilerim kısa zamanda şifa bulursunuz. hayatınızı yüreğinize yakışır şekilde huzurlu ve sağlıklı geçirirsiniz. bir an önce iyilşemenizi diliyorum. saygılarıma.

  284. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Moral verici yorumlarınız yürketn teşekkür ediyorum, Sorunuza sanıyorum Yeniden merhaba yazım altında cevap vermiştim. Asla Göz nuru ile emek verileren yazdığınız yorumlara cevap vermemek gibi bir saygısızlğa cesaret edemem. Bu arada bazen cevap yamadıklarım oluyor, Rahatsızlığımın sıklaştığı dönemlerde siteye pek bakamıyorum baksamda gucum olmuyor.

    Antika restorasyonu veya sizin tabirinizle sanat, biraz farklı boyut önce her canlıya saygı duymak gerekli en azından ebnim için öyle. Birazda delilik sendromu diyebilirsiniz, çunki evimde haşere ilacı hiç kullanmam yazları sivri sinekler olur, o kadar kızarımki ama onların canlarını almayada cesaret edemem, saçma gelebilir ama bazen rica ettiğimde oluyor:) Sonuçta bir canlı, bizler gi nefes alıyor, yaşam kavgası veriyor ve acı çekiyor. Karıncalarım var, onları beslerim tüm binada komşularım haşerelerden şikayetciyken çok ben Evimde henüz haşere görmedim, karıncalarım haric onalarıda zaten farklı gözle bakıyorum.

    Her canlı tuaf bir şekilde, İnsanlar uyumlu yaşamı biliyor tanıyor. Evimde sanıyorum 50 farklı çeşit Çicek ve bitki var, bazılarının boyu 3 metreyi geciyor yani tavanla eşitler. Çarptığımda ise Özür dilerim, bu herkese manasız saçma gelebilir, fakat her canlının mutlaka bizler gibi Yaşamı algılama özellikleri olduğunu biliyorumCanlıya duyulan saygı inanın, bugün karıncada biliyor, evinize girip dinlenen kumruda biliyor. Çunk,i şunu çok iyi biliyorlar, bu İnsan bize zarar vermeyecek ve Kumrular cam girer bir cicek altında uykuya dalarlar dinlenirler, karıncalar yemk koydum yerden başka hiç yere gitmezler, bu bir yerde farkında olmadan yaptığımız enerji paylaşımıdır. İnsan oğlu Dünyadaki en güclü enerji yayan bir güce sahip.

    Böyle oluncada Eski eserler bu elbette saçma olacaktır, sahibi ile bir enerji alış verişi yapar, bu bilimsel ispatlanmış bir gerçektir. Örnek bu özellik en fazla İnsanların farkında olmadan tanımladığı bir cümle ilede yazabiliriz. ”Emanet maldan hayır gelmez ” oysaki burda emanet tabir edilen obje değil sahibinde aldığı enerji o kadar yoğundurki, karşı taraf negatif ise her hangi bir sebeble bu objeler ya kırılır yada zarar görür. ysaki siz farkında olmadan, kendi enerjinizle dolu objeyi verirsiniz, yani sizi taşırlar ve farklı bir kişide bu durum hüsranla sonuçlanır.

    Bir çoık örnekleri vardır, lanetli arablar, eşyalar gibi oysaki ortada lanetli birşey yoktur, Eşya sahibinde enerjiyi yaşatmaya devam eder. James Dean lanetli tabir edilen kazada öldüğü aracı gibi uç örnekleri sayabiliriz. Arac sonrasında tuaf şekilde olaylara sebeb olmuştur.

    Antika Eşyalar bu sebeble İnsan oğlunun tüm dönemleri boyunca hep en önemli ilgi alanı özelliğini korur. Bazı örneklerde ki bunlar uç örneklerdir, senelerdir duran bir saatin aniden çalışması gibi, bunu yaşayanlardan biride benim, bir çok İnsanı ürkütmüştür, veya bir objenin durduk yerde hareket etmesi gibi, bunların tamamı bir anti enerji sonucu oluşan gerçeklerdir. İspatıda basittir, Vucuttaki zoıt elektrik bir cansız objeyi itebilir veya çekebilir, veya durduk yerde yanabilir bunuda yaşadım ve evdekiler fazlası ilede korkulu anlar yaşadılar. Sebebi ise üzerimdeki kıyafetin alev almasıydı hemde durduk yerde hiç birşey yokken. Oysaki alevler tamamen bir elektriklenme sonucu oluşan bilimsel tanımdan başka birşey değil.

    Konu yazdıkça uzuyor, vaktinizi aldığım için özür diliyorum. Güzel yorumlarınız ve desteğiniz için yürketn sonsuz teşekkürlerini sunuyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

  285. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    SAYIN GÖKHAN EROL BEY,
    LÜTFEN YANLIŞ ANLAMAYIN, SADECE SİTEDE ACEMİ OLDUĞUM İÇİN YAZIM YAYINLANMADI SANMIŞTIM KENDİMİ TUTAMAYIP YENİDEN YAZDIĞIM İÇİN SİZ KUSURA BAKMAYIN. AMA ÇOK SEVİNDİM YANITINIZA. ÇÜNKÜ CANLILARA VE HAYATIN DOĞAL AKIŞINA BAKIŞINIZI ÇOK YÜREĞİMDE HİSSETTİĞİMİ BELİRTMEK İSTERİM. HANİ ŞU AHŞABI YİYEN KURTLAR V AR YA, İŞTE ONLARI ÖLDÜRMEK İÇİN YAPILAN İLAÇLAMA İŞLEMİ, ACABA BEN DE BAŞLAMAYA KARAR VERDİĞİM ZAMAN BUNU NASIL YAPACAĞIMI DÜŞÜNÜYORDUM KARA KARA. ÇÜNKÜ İSTER İSTEMEZ BEN DE BAZI CANLILARIN ÖZELLİKLE ÜRPERDİĞİM HAŞERELERİN ÖLÜMÜNE SEBEP OLUYORUM. ÇOĞU KEZ ONLARLA KONUŞURUM, SİZİN DE YAPTIĞINIZ GİBİ VE ÇOK İŞE YARAR.. SİZİN DE YAKLAŞIMINIZ YAŞAMIN DEVAMLILIĞINDAN YANA. İFADE ETTİĞİNİZ HERŞEYİN DOĞRULUĞUNU YILLARDIR OKUDUĞUM VE DENEYLEDİĞİM İÇİN BİLİYORUM. BELKİ BU YÜZDENDİR ESKİ EŞYALAR İNSANDA BAMBAŞKA DUYARLILIKLAR YARATIYOR. KISA BİR ZAMAN İÇİNDE EVDEKİ İRİLİ UFAKLI EŞYALARDAN KÜÇÜCÜK BİR SANDIĞI GÖZÜME KESTRRDİM. YILLARDIR ÇOK İSTEDİĞİM HALDE HEM ZAMANSIZLIKTAN ASIL ÖNEMLİSİ BİLGİSİZLİKTEN VE DAHA DA KÖTÜ HALE GETİRİRİM KORKUSUNDAN ELLEMEYE CESARET EDEMİYORDUM. FAKAT ARKADAŞLARA VERDİĞİNİZ HARİKA BİLGİLER ONLARIN BU KONUDAKİ AZİM VE BAŞARILARI BANA DA İLHAM OLDU. İNŞALLAH KISA BİR ZAMAN İÇİNDE MALZEMEYİ TAMAMLAYIP SİZE FOTOĞRAINI ÇEKİP YOLLAYACAĞIM. SANIYORUM MAİL ADRESİNİZ SİTEDE DİĞER ARKADAŞLARIN YAZDIĞI GİBİDİR. PARÇA ÇOK MİNİK AMA YİNE DE KIYAMIYORUM. AMA ARTIK BAŞKALARININ PARA UĞRUNA ONLARA VERDİKLERİ ZARARI DA GÖZE ALMAK ÇOK ZOR. BAKALIM BUNU KURTARSAM BİLE DAHA BÜYÜK EŞYALAR İÇİN NASIL BİR ÇÖZÜM BULACAĞIM BİLEMİYORUM. İSTENİLEN RAKAMLARIN BÜYÜKLÜĞÜNÜN YANISIRA GERÇEKTEN İYİ BİR İŞ ÇIKACAĞINA İNANMAK DA ÇOK GÜÇ. ELİMDEKİ KUTUNUN KÖŞELERİ MAALESEF ONARIM İSTİYOR. BELKİ O KONUDA DA BANA YARDIMINIZ OLUR. UMUYORUM YAKIN BİR ZAMANDA FOTOĞRAFINI ÇEKİP SİZE YOLLAYABİLİRM. SİZ DE İNŞALLAH DAHA SAĞLIKLI OLUR KENDİNİZİ BİRAZ DA OLSA İYİ HİSSEDERSENİZ BENİM GİBİ BİR ACEMİYE YOL GÖSTERİRSİNİZ.. YAZILARINIZ SANATINIZ KADAR DEĞERLİ. ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. SONSUZ SAĞLIK DUALARIM SİZİNLE. HOŞÇAKALIN.

  286. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Canlılar yani bizlerle yaşayan ismine haşere dediğimiz canlılar, İnsanların umursamazlıkları sebebiyle bir anda işgalci konumuna düşen savunmasız yaratıklar. Evler ilaçlanıyor, kimyasallar kullanılıyor fakat önüne geçemiyorlar sebebi ise çok basit, doğada her canlı bir amaç için yaşar. Hiç bir canlı sebebsiz yere yaratılmamışlardır. Binada tüm komşularda haşere denilen bçcekler var inanın evimde bugüne kadar bir tane daha görmedim, çokmu titiz asla hatta pasaklıyım denilebilir, pislik manasında değil toz alma bakımından pasaklıyım.

    Karıncalar benim için bir tutku, onlarım yaşamları kısacaık 20 günlük ömürlerinde inanılmaz detaylarla taş duvalar içinde bir Dünya yaratmaları benim için inanılmazdır. Haşere yok derken bunun sebebini yazmak isterim, bir gün dolabın altını temizliyorum, henüz hastalım yokken, baktım karıncalarım birşeri taşıyorlar fakat bunlar yiyecek yada yemek kırıntıları değil, hayretler içinde kaldım, diğer böceklerin alrvalarını yok ediyorlardı. Komşularımsa yüzlerce lira para verip 3 ayda bir ev ilaçlatıyorlardı.

    Diyeceksinizki karıncalar evi sarar, en kucuk abartı yapmıyorum aynı eğitimli kedi kopek gibi devamlı onlara yemek verdiğim bir minicik alan var, oradan başka hiç bir yere dağılmazlar çunki deli denilebilir:) onlarla konuşurum sakın, musluk yanına gitmeyin sonra görmüyorum size zarar veriyorum diye sohbette ederim. Tuag gelebilir ama yemek verdiğim alan dışına asla çıkmıyorlar. Hatta son döenmlerde yaptıkları bana göre sanat eserlerinide saklıyorum, hava almayan şık kristal camlar içinde. Kızarmış patatese bayılıyorlar, kızartığımda onlara iki dilim veririm ve o patatesi yuvalarına taşırken yani parçalaıp taşırken, patates o kadar inanılmaz kesiklere maruz kalırki o minicik kancaları ile Büyük Oymacı Ustası sanatını ortaya çıkarırlar.

    Tuaf yazı oldu Özür diliyorum…………..

    Evinizdeki eşyalarınızı emin olan iş bilmeyen bir Usta kadar asla ama asla zarar vermesiniz çunki bu kadar mahretiniz yoktur buna kesinlikle eminim. Çunki Tuaf Usa demek hata neyse bu Adamların kullandıkları malzemeleride işçiliğide bilmediğinizden asla evinizdeki Ahşaplarada zarar veremessiniz.

    Bana yapacğınız Ahşapın resmini yollarsanız beraberce resim üzerinden neler yapılabilir net detayları ile paylaşım yaparız diğer Arkadaşlarda faydalanmış olurlar. Sevdiğiniz Ahşap kutunuzun kenarları kırıkta olsa parçalanmışta olsa hiç ama hiç önenmli değil beraberce yeniden hayata döndürürüz.

    Antika onarımında istenilen paraları bilirim, bu konuda fazlada birşey yazmak istemiyorum çok uzun ve sıkıcı bir konu olacaktır. Hak eden Ustalar zaten fiyat istemezler isteyemezler, 100 defa düşünür 10 defa özür dileyerek bir fiyat verirler.Yaptıkları işlerde en az 30 sene aynı kalitede evlerde yerlerini alırlar.

    Bluantik@hotmail.com bu adrese yollayabilirsiniz.

    Güzel desteğiniz için verdiğiniz moral ve dostca paylaşım için çok teşekkür ederim.

    Saygılarımla

  287. Öncelikle sizi tanıdığım için çok mutlu olduğumu belirtmek isterim varlığınız umut ve cesaret verdi bana hocam uzun zamandır cevabını aradığım bir çok konuyu burda buldum yazdıklarınızın başından ayrılamıyorum saatlerdir
    patine konusunu işlemişsiniz sanırım ama ben evde tamamen evde internet yardımıyla edindiğim bilgilerle elideki kullanılmş bir mobilya mı beyaz patine yaptım ancak üzerine naıl bir cila yapacağıma kara veremedim bu konuda sürwkli bir wax bilgisine ulaşıyorum sanırım bizdeki karşılığı balmumu ,bunu nasıl bıulabilirim ve uygularım yardımcı olabilirseniz çok sevinirim ,usta ellerinizden saygıyla öpüyorum ve bu kocacaman yüreğiniz için de kendi adıma teşekkür ediyorum,paylaşımlarınız o kadar samimi ve hesapsız ki artık örneğini görmekde zorlanıyoruz
    saygılarımla

  288. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    TEKRAR MERHABA GÖKHAN BEY,
    YAZINIZI BÖYLE YOĞUN BİR GÜNDE YÜZÜMDE KOCAMAN BİR GÜLÜMSEMEYLE OKUDUM. BİR KEZ DAHA ANLADIM Kİ, İCRA EDİLEN SANAT HER NE OLURSA OLSUN EĞER GERÇEK BİR SANATÇI ELİNDE CAN BULUYORSA, O KİŞİ KİMSELERE BENZEMEYECEKTİR. TIPKI YARATTIĞI ESERİNDE OLDUĞU GİBİ TERCİHLERİ, YAŞAM BİÇİMİ, KISACA HERŞEYİ ÇOK FARKLI VE ÖZEL OLACALTIR. ZATEN ALIŞILMIŞ TANIMLARIN İÇİNE SIĞAMAYAN İNSANLAR BENCE HAYATLARINI DA SANAT OLARAK YAŞARLAR. YAZINIZ TUHAF OLMAK BİR YANA TAM TERSİ BANA ÇOK BÜYÜK MUTLULUK VERDİ. NE GÜZEL Kİ BÖYLE DÜŞÜNEN İNSANLAR AKLA GELEMEYECEK YERLERDE BİLE BİRBİRLERİNİN DİLİNDEN ANLAYABİLİYORLAR.
    EN YAKIN FIRSATTA KUTUNUN FOTOĞRAFLARI ÇEKİP YOLLAYACAĞIM. EMİNİM YÖNLENDİRİLMEYE ÇOK İHTİYACAIM VAR. HATTA BİRAZ RENKLİ BİRŞEY HALİNE GELİRSE KİMBİLİR NE İYİ OLACAK.. İLGİNİZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.

    HER ZAMANKİ GİBİ SAĞLIĞINIZ İÇİN SİZE ACİL ŞİFALAR VE İYİLİKLER DİLİYORUM. BİR DE FARKLI BAŞLIKLAR AÇTIĞINIZ KONULAR VAR, DEVAMLARI İÇİN SİZE SORULAR MI GELMESİ GEREKİYOR? ÇOK FAYDALI VE HOŞ BİLGİLER HEPSİ YARIM KALMASALAR KEŞKE. TEKRAR TEŞEKKÜRLER. SAYGILAR.

  289. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Sanatcı olmak haddime değil, bu ünvan inanın bana çok farklı şeyler ve çok farklı düşünce Hayat felsefesini sunar. Sanatcılar bizler gibi değiller inanılmaz bir Dünyaları var, Hayal dahi edemeyeceğimiz bedenleri Dünyada ama kendileri Farklı yerlerde olan kişilikler.

    Kutu resimlerine yollarsanız tahmin ediyorum ortaya inanılmaz detaylarla dolu kutudan çok yaşan bir objeye dönüştüreceksiniz. Ahşaplar ve objeler bana canlı olan ruh taşıyan isimsiz güzelliklerdir. Tabiki suntaları, mdfleri, polyesterleri kast etmiyorum, ticari amaçla üretilmiş İnsan leinden çıkan kimyasallardır ve malesef doğayı zehirleyen asit ve plasitik özlü metaryallerden ibaretler.

    Bir demir parçası erir gider, doğar öğütür çunki Doğanın bedeninden koparılmış evine döner, Ağaçlar aynı şekilde fakat saydığım nesneler malesefki yüz yıllar boyu zehir sunmaya devam edecekler.

    Konulara gelirsem, çok güzel bir detay vermişsiniz, paylaşım olmayınca inanın yazmak içimden gelmiyor devam etsem sanki birşey ne gerek var diyor, kime yazıyorsun kim anlıyor dercesine ve boş veriyorum. Yazılarıma bakıyorum, sizde dikkatli okursanız İnsanlar Tüketene kadar ilgileri var sonrası sizin yaptığınız herşey çöpten ibaret oluyor.

    Varak konusu var, her gün onlarca mail geliyor neden devam etmiyorsun? Siz olsanız tepkiniz ne olurdu, asla bencil biri değilim inanın, Bencil olsa mailleri göstersem şaşarsınız Firmalar devamlı teklif sunuyorlar gel sitemizde yazan, Adıma kart vizit hazırlayanlar olmuş Teşekkür ediyorum hepsine. Yaşamım boyu Kart vizit bile çok ender kullandım, eski kağıt ve eski bir kalem yeterlidir bir telefon numarası için ben liks Adam değilim ki Kartvizitlerim olsun.

    Konularımı hep yarım bıraktım farkındayım, sanıyorum yarım kalacaklar çunki içindeki eski sevinc yok artık. Sziler gibi gerçek yüreği ile konuşanlar kalıyor, Birisi var aslında beni kıranda bu tür kişiliklerdir, bakın 20 gün önce fenalaştım ve yazamadım Doktorlarım bu konu gerçek manada kızıyorlar, İnternetten uzak dur, haberlerden uzak dur, toplu paylaşımlardan uzak dur hatta 3 ay boyunca nerdeyse zorla hastanede bırakacaklardı. O kadar Ruhum yoruluyorki asla anlatamam, Site sahibi Arkadaşım Kısa bir süre yazamayacağımı konu olarak açmış, bir Şahıs tarif istiyor ve o yazıyıda görüyor ben yazana kadar hiç bir tepkisi yok ama kendisinede Ustayım demeyi bilmiş, tekrar yazmaya başladım Utanmadan ısrarla tarif istiyor ve yine utanmadan bir geçmiş olsun demeyi 1000 dolarlık danışma ücreti sanıyor, siz olsanız kırılmazmısını?

    Bu konularda biraz hassasım elimde değil, Hastalığın verdiği Ruh hali, Ölümle yaşamak bazen İnsanı tuaf yapabiliyor. Bencillik yaptığımında farkındayım, yinede açtığım her konuda temel bilgileri tüm netliği ile paylaştım, isteyen herkes bu bilgiler her şeyi yapabilirler, hatta Tarihi eser Bina restöretaörleri için dahi tariflerim var güvenle uygulayabilirler.

    İlginiz ve Desteğiniz için çok ama çok teşekkür ediyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

  290. Gokhan Erol dedi ki:

    Ebru Sezen Hanım, Güzel yorumlarınıza çok teşekkür ederim.

    Wax tanımı yanlıştır, WACH için bir çok secenek var, Parlak, mat, zemin için veya mobilya için olanlar. Türkiyede satılanları takip edemiyorum Hobi marketlerde bulunduklarını sanıyorum. Temel yapısı değişebiliyor Akrilat, poliüretan, balmumu karışımı olan ürünleri tercih edin.

    Patine konusu ve üzerine vurulacak cila, aklınıza gelen her cilayı sellozik, seneteik, Gomalak, Polytser yapabilirsiniz. Hatta Senetteik vernikle gerçek Cam görüntüsünüde alırsınız, fırça ile dahi sürebilirsiniz ılık ortamda 12 saat kuruması yeterlidir. Yada Beyaz gomalak alıp çalışabilirsiniz, veya sellozik vernik alıp balkonda yapabilirsiniz, Parlak mat ipek mat bir çok özelliklerde vernikler mevcuttur.

    Kalıcı ve dayanıklı bir zemin için cilanında güclü olması gerekir.

    Saydıklarımdan hangisini tercih ediyorsanız veya sizin aklınızda olan cila hangisi ise onu yazın net olarak, tarif daha sağlıklı olacaktır.

    Bakın Avrupada WACH genelde zemin için kullanılır, bildiğiniz parke cilasının farklı bileşenleri ile onlarca farklı marka vardır.

    Zeki Hobi ürün satıcıları bana kızmasınlar:) Bugün nalburda parke cilası her halde 10 liradır, Hobi marketlerde ise yabancı bir Marka özenyiliği ile 50 liralara veya daha üstünede satılıyor. Daha kucuk parke cilaları (WACH) 3 liradır ortalama 1 metrelik zemin için çok ciddi bir parlak katman elde edilebilir. Parlatıcı ilede gerçek cam parkalığını alabilmek mümkündür.

    Mahelle nalburuna WACH deseniz bilmez gariban, içinden ”Gavur urunu pahalıdır” diye düşünür ama Rafında 3 liralık teneke kutuda parke cilası ona göz kırpar, ben burdayım der, haberi olmaz:)

    Sevgi ve Saygılarımla

  291. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan Erol bey merhaba,
    öncelikle sağlığınız daha iyi durumdadır. bir süreden beri yazışma olmadığı için merak ettim sizi. ben ise iş ve bitmez yoğunluklardan dolayı asıl yapmak istediğim keyiflerime hala dönemiyorum. kafamda sürekli dönüp duruyor sorular. sizi yormam umarım ama çok kısa anlatmak istiyorum. eski eşyaları çok sevmem yüzünden şu an anlıyorum ki daha doğrusu sizin yazılarınızı okuduğumdan beri galiba hata yapmışım evimi bilinçsizce doldurduğum için. aile büyüklerimden kalma birkaç eşya dışında çoğunu gezip dolaşarak bütçem elverdiği nispette kendim toparladım. fakat zaman içinde birbirlerinden ayrılmaz hale geldiler ve ben hepsini çok seviyorum. bir kaç kere bazılara bakım ve tamir gördü. ama ne yazıkki sonuçlar pek iyi gelmedi. bir sürü de giden para cabası. şimdi bakıyorum artık hepsinin elden geçme zamanı geldi. yoksa bir süre dajha dayanıp yok olup gidecekler.ustalar konusunda pek şans yok. ya çok pahalılar ya da baştan savmacı. yazılarınzı ders gibi olumaya devam ediyorum ama tek başıma içinden çıkamayacağım ne yazık ki. kendime bir yardımcı bulup bu da çok güvendiğim ve elinden iş gelen biri olacak elbet, sizin yardımlarınzla belki becerebiliriz diye düşünüyorum. bir sürü fotoğraf çektim. küçük kutudan başlamalıyım diye düşünüyorum hala. eğer izin verirseniz en muhtaç birkaç eşyamın daha fotoğraflarını yollamak isterim. sizi sorularımla bunaltmakda istemiyorum. ahşap ve boyalar konusunda bilgili değilim ne yazık ki. ne kadar da yazıarınızı okusam size danışacağım pek çok konu çıkacak. ama sizi yormak korkusu da var işin içinde. ben şimdilik kutunun fotoğralarını size mail atacağım. ne zaman müsait olursanız yardımlaraınızı rica edeceğim. ben de kendime bir yardımcı arayışına devam edeceğim.
    saygılar ve şifalar diliyorum. teşekkürler.

  292. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Çok şükür demem lazım hatta binlerce şkür az bile,Sziler gibi Harika İnsanlar tanıyorum, yazılarınız bana terapi oluyor, siz rahatsızlık demişsiniz, bazen az yazı oluyor üzülüyorum:)

    Resimleri yollayın, Sizte üzerinden size yardımcı olmaya çalışırım.Ustalar konusunda birşey demek zor, o kadar para istemek mantığı nedir malzeme nedir diye sormak lazım. Bu benim mesleğimdi malzeme bellidir 100 lirayı geçmez cila işlerinde. Adam tutuyor 2.000 liralar istiyor. Bir Hanım Efendi bana yazdı İşi vereceği Ustada beni tanıyormuş, HanımEfendide şunu dedi az kalsın güvenip verecektim, doğrumu diye iyide merak edip sormuş. Adamı tanımıyorum bile inanın utanmadan ben onların yanında yetiştim demiş. Bizim yanımızada yetişen Ustaların tamamı nerdeyse Yurt dışında bu Cocukların. Çok İlginctir Ustalarımın yarsından fazlası ise Genc Kızlarımızdı Şimdinin Anneleri oldu.

    En çok bu konuda üzülürüm Bizim Kadınlarımız inanılmaz ötesinde yetenekleri var, genlerle alakalı her halde inanılmazlar özellikle çizim konularında en sonunda şunu demiştim, bu kadarıda tesadüf olmaz.

    Evinizdeki eşyaları merak etmeyin, sizde yaparsınız, hiç gözünüzü korkutmasın hemde keyifle terapi niyetine günde 1-2 saat ayırsanız yeter.
    Elebetteki bu işi öğrenmek isteyen biride varsa ben çok mutlu olurum, toz kadar bir yarıdımım olsa bu mutluluk yeterde artar bile.

    İstediğiniz kadar soru sorabilirsiniz, sıkılmama İnsanın sevdiği mesleğinden ayrı kalması çok berbat bir his, Model araba restorasyonuna girdim inanırmsınız, sanki Dünyalar benim oldu. Alt yanı model bir arac oysaki.

    Sevgi ve Saygılarımla

  293. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY, TEKRAR MERHABA

    KUTUNUN FOTOĞRAFLARINIZ MAİLİNİZE ATTIM. TEŞEKKÜR EDERİM. SAYGILAR.

  294. berrin istanbul dedi ki:

    gökhan bey tekrar merhaba cok memnun oldum iyi oldugunuza.ben fotografları size mail attım.firsatınız oldugunda bakarsanız cok sevinirim.bugun yine isten ara verip degerli yazilarinizi okudum sanki uzaktan egitim ne kadar degerli bir kez daha anladim.tabii baslayinca okumalat bana yetmeyecek biliyorum ama siz cok sabirli ve iyi bir hocasınız.kendimden cok size güvenniyorum.ćok cesaret veriyorsunuz herkese.size yeni calısmalarinizda keyifli zamanlar diliyorum.saglık ve iyilikle kalın.tesekkurler.

  295. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum, ben bir şey yapmıyorum sadece İnsanlar içlerinde olan cevheri yüreklerinin en kıyılarına attığından, Bizim gibileride Usta sanıyorlar, bu cevher sizde bizlerde değil.

    Üzülerek belirtiyorum 3 defa kontrol ettim, mailniz ulaşmamaış. blueantik@hotmail.com adresini kontrol etmenizi rica ediyorum.

    Sevgi ev Saygılarımla

  296. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin hanım blueantik@hotmail tekrar kontrol edermisiniz lütfen, resimler malesef ulaşmadı.

    Sevgi ve Sayglarımla

  297. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan bey merhabalar
    yeniden gönderdim fotoğrafları.çok küçük bir şey ama bana deneyim olacak. diye umuyorum. desteğiniz için çok teşekkürler. bu arada yazılarınızı okumaya devam ediyorum. hepsi ders niteliğinde. tüm bu yazılar keşke bir kitap olarak toplanabilse.tasnif edilse, sizin güzel anekdotlarınızla renklenip bence meraklısı olan olmayan harika bir yapıt olarak gelecek kuşaklara da aktarılmış olur. sadece bir öneri. lütfen yanlış anlamayın. saygılar.

  298. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Ne diyebilirim resimleri gördüm tebessüm ettim beni eski sağlıklı günlerime hatıralarıma döndürdünü, harika bir sandık.

    Sandığınız üzerinde kısa bir yazım olacak, malesef çok ama çok kötü bir restorasyon görmüş, orta kapak marküteri içindeki bölüm yeniden eklenmiş, burda aynı marküteriler ile uyumlu işleme olması gerekirdi, yapan Kişi almış eline isperpelayı katletmiş, çok üzüldüm.

    Kutunuz özünde Osmanlıdan gelen bir detayı içeriyor bunlar döneminde Hattat kutuları olarak yapılıyordu, yani Hattat Ustası bu kutuların içinde minik çekmeceler, kalemlikler ve kalem uçlarını saklarlardı. Bu kutuların muteşem güzelliği ve sıcaklığıda burdan gelir, Hattat ustası Ayler yazar veya Şiirler veya Dersler kullandıkları objeleride asla İnsanların dokunacakları yerlerde bırakmazlardı, bu kutular Osmanlı tarihinde farklı bir yeri vardır, yüzlercesinide onardığımı belirtmeliyim, bir tanesi Hasta olmadan önce yaptığım Osmanlı oymalar ve sedeflerle süslü içi tamamen kumaş kaplı sanıdığı bir Profösere hediye etmiştim. Son işçiliğimdi.
    ……………………………………….
    Kutunuza gelelim sizleri sıkmak istemem.

    Kutunuzda kırık kçşe oldukça kolay bir tamir gerektirir, her hangi marangozdan ceviz bir parça alın ağac, hatta bir kaıdı bu kırık yere getirin üzerinden parmağınızla gecin bu bir kalıp olacaktır. marangoz ona göre kesecektir evde siz kesmekle uğraşmayın. parçaıyı alıp eve gelin kırık bölgeye göre maket bıcağı yardımı ile acele etmeden kontrol ederek uygun hale getirin.

    Fakat ben uğraşamam yapamam, gecici olarak tabir edeyim derseniz yine kolay işlem yapabilirsiniz, nalburlarda akemi macun satılır en kucuk boy bir tane alın 3 lira fiyatı belki vardır. bu macunu bir kağıt üzerrinde kucuk bir parca alın macunla beraber kurutucusa verilir kurutucudan çok kucuk bir damla iğne ucu kadar yeterli sizin yapacağınız yer sanıyorum bir şişe kapağı kadardır, kurutucuyu isterseniz bir damla olarakta ekleyebilirsiniz. Cabuk kurusun derseniz kurutucu bir damla olsun hayır gec kurusun derseniz yarısı kadar olursun, gec kurusundan kastım 10 dakikayı gecemez. Bu blgeye uygun şekilde yapıştırın ve düzeltin. Böylece kırık kısım oldukça basit şekilde tamir edilmiş hale gelir.


    Bu işlemden sonra kırık oynayan yerler varsa kontrol edin, temizlemeden tamir işleri bitmiş olmalıdır.

    Sorun yoksa, boya sökcü ince tel sarı fırca ve ucuz bada fırcası yeterli, marangoz tanıdığınız veya yakın yerlerde varsa bir torba ince taşal rica edin, para istemezler zaten atılacak tozlardır. Banyızda bir naylon serin balkon varsa balkonda, skoucuyu sürün üzerine talaşı dokun ve tel fırca ile temizleyin, tertmeiz olana kadar bu işlemi yapın, talaş oldukçada temiz işçilik yapmanıza fırsat verir.

    Kutuyu iyice temizleme işlemi bittikten sonra, alkolle fazla ıslatmadan bir bez yardımı ile yer yerini silin, sökücüden kalan yağ ve çökeltiyi almış olursunuz. Bu işlemden sonra temiz beze su koyun ıslak olmasın kutunun her tarafını yeniden temizleyin, bu işlemde temizlkten kalan agaca yapışan yağı kiri alır, bunu yapma sebebimiz Ahşabın nefes almasıdır bu suyla yapılan işlemde ahşap dokucu pütürleşir, Cocuğu uykudan uynadırmak misalidir.
    Artık zımpara yapabiliriz fakat kutumuzun içime gelmek zorundayız.

    Eski kumaşı ve kordonları sökün çöpe atın, üzüldüm çok kötü bir işçilik, ayna eklenmiş onuda sökün, sonradan istiyorsanız takabilirsiniz, veya oldukça şık bizoteli bir aynada yaptırabilirsiniz.

    Kutunun için söktükten sonra yapışkan gibi şeyler bırakmayın tertemiz hale gelsin, yeniden kumaş yapacağız ama kutuyu aktif halde kullanmak için, acan herkeste hayranlık uyandırmasınıda beraberce keyifle konu üzerinden yapabiliriz.Hatta Gerçek Hattat sandığı yapmamızda çok kolay olacaktır. İnanın kutunuz Antikacılarda olsa baş köşede konulacak hale gelir daha doğrusu getireceğiz, bu işleride hiç sıkılmadan çok büyük bir keyifle yapacaksınız hatta evinizde bir çok şeyide kumaşla kaplamaya kalkışabilirsiniz:)

    Temizlik işleminden sonrası ise cila.

    Burdan sonrasını size bırakıyorum sizin görüşünüze ve zamanınıza göre devem edebilmek açısından.

    Site için yazılarım için yaptığınız yoruma çok teşekkür ediyorum. Ailemin son sözcüsüyüm bende sonra kimse yok yani bu meslek benle birlikte toprak olacak. Herşeyi paylaşmaya çalışıyorum hatta 1000 lerce sene öncesinin forumullerinide yazıyorum, Gençler meraklılar faydalansın diye.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  299. berrin-istanbul dedi ki:

    SAYIN GÖKHAN EROL BEY,

    yanıtınız için öncelikle çok teşekkür ederim. Sizin banave diğer arkadaşlara yazdıklarınızı her defasında inanılmaz bir zevkle okuyorum,hatta bittiği zaman üzülüyorum bile diyebilirim. çünkü konusunda bu kadar yetkin ve bilgili olan sizin bu cömertliği beni ve herkesi inanın çok etkiliyor.sizi görmedik belki ama ailemizden biri gibi sayıp seviyoruz ve gerçekten artık dualarımın da içindesiniz.

    kutuyla ilgili akratımlarınızı büyük bir ilgiyle okudum. ona bana satan eskici başka şeyler de aldığım için hayli uygun bir fiyata vermişti.o gün bugün onun hırpalanmışlıüğına bakar durur ne yapacağımı da pek bilemezdim. sanki bir zamanların güzel kızı bakımsızlıktan çirkinleşmiş,üzerine olmayan bir giysiyle yaşamaya mecbur edilmiş gibi. Sayenizde şimdi önümde bir perde aralanmış gibi oldu. fakat o kadar acemi bir oyuncuyum ki, perdeden sahneye nasıl çıkacağımı bilemiyorrum. mesela çok basittir eminim ama bilmeyince herşey soru yumağına dönüşüyor. sandığı macunlama işleminden sonra çok kısa bir zaman kalacak çünkü kuruyacak, ona hızlı şekil vermek için elbette el becerisi lazım. ne yazık ki bu bende pek fazla yok gibi ama çok istekli olduğum için belki allah yardım eder:)) sizi usandırmamak için sorum şu, macuna şekll vermek için en uygun alet ne olabilir, evdeki herhangi bir bıçağın düz kenarı yeterli olur mu? yoksa özel bir alet mi gerekir. bir de nalbura boya sökücü demek yeterli midir,? sorularım size tebessüm ettirebilir ama ben göze almış durumdayım, lütfen bağışlayın. Fakat hocalık ruhu sizden öylesine taşıyor ki bu cesareti gösterebiliyorum.
    sonsuz teşekkürler, hep iyiliklerle kalın. Binlerce kez şifalar dilerim.

  300. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrrin Hanım, Guzel yorumunuza çok teşekkür ederim, sizler hep beni yazıyorsunuz arada çok büyük bir detay var, Sizler asıl bu konulara yaşatanlarsınız, ben bin sayfada yazsam Sizler olmadıkça tek tanımlaması olur yazıların hepsi çöpten farkı olmayacaktır.
    Ben sizlere teşekkür ediyorum bana verdiğiniz destek moral yaşama sevinci için.

    Kutu beraberce yapacağınız emin olun, önemli olan başlamaktır sonrası kendiliğinden hayata dönüşecektir.

    Kutuya gelirsek macunu sürmek çok kolaydır karışımız yapın, kahvaltı bıcağı ile dahi sürebilirsiniz, macunu sadece yaralı bölgeye uygulayın kutunun diğer taraflarına taşmasın ve kutu ile aynı hizada olmasına dikkat edin.
    Burda size malzeme yazmak isterim.

    Iskerpela takımları hobi malzemeleri satan yerlerde anlburlarda her yerde bulabilirsiniz, 6 adetlik takımları 15 liraya bulursunuz. Ucları oldukça keskin agac oymalarında kullanılan takımlardır.
    Bu bıcaklarla isterseniz macun yumuşakken kesebilirsiniz, veya kutunun içindeki kumaş artıklarını temizlemede size çok yardımcı olacaktır.

    Zımpara bez yada kağıt olarak satılır, 80 numara ve 220-280 numaralar yeterlidir, kaba iş temizlemesinde.

    Macunu kolaylıkla zımparalayabilir ve kutu ile aynı seviyede aynı hatlara getirmenize yardımcı olacaktır.
    ………………
    Malzemelerei isterseniz yazayım, vakit bulduğunuzda alış verişinizi yaparsınız. Kutuda yapacağınız işlem size fazlası ile diğer işlerde ve hatta ev tamirlerinde Ustalık verecektir.

    Kutu keşke sağlığım izin verseydi çok büyük bir keyifle inanın yapardım. En sevdiğim restorasyon türlerinden biridir. Hatta kutuyu öyle hale getirebilirsinizki inanın Müzayedelerde satılacak bir obje haline dönüştürebilirsiniz.

    Mesela orta kısım sonradan eklenmiş, ince iznik çinileri satılır Osmanlı desenlere sahip, bu çiniyi kuyuya uygulaya bilir, veya çok daha farklı detaylarda eklmek mümkündür.

    Sevgi ve Saygılarımla
    Gökhan Erol

  301. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA TEKRAR,

    O KADAR GÜZEL MOTİVE EDİYORSUNUZ Kİ, HEMEN BAŞINA GEÇİP BAŞLAMAK İSTİYOR İNSAN. FAKAT ÖNCE MALZEMELERİMİ TEMİN EDECEĞİM. AYRICA KUTUYA ÇOK ALICI GÖZLERLE BAKMAYA BAŞLADIM. KAPAĞIM KENARINDA BAYAĞI BİR TAHRİBAT VAR, SİZE FOTOĞRAFLARINI ÇEKİP YOLLADIM. ACABA MACUNLA O TAMİR DE MÜMKÜN OLACAK MI?

    SİZİNDE SEVDİĞİNİZ BİR OBJEYLE ÇALIŞACAĞIMİÇİN ÇOK MUTLUYUM. ÇÜNKÜ KEYİF ALDIĞINIZI HİSSEDİNCE BENDEKİ İSTEK ARTIYOR. SAĞOLUN. İYİ Kİ VARSINIZ:))
    .

  302. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Resimleri aldım, oldukça kızdım, bu kutuyu yapan Adamda acaba hiçmi utanma yoktu, ayıp İnsanları kandırmanın en net örneğidir, siz ucuza verdi diyorsunuz ama buna para almak bile para istemek bile ayıptır.
    Szin vasıtanızla Ustalara sesleniyorum, Lütfen bu tür utanmazlık örneği çalışmaları yapmayın, onarmayı bilmiyorsanız orjinal hali ile bırakın, tamir etmiyorsunuz mobilyayı rezil kepaze ediyorsunuz, maf ediyorsunuz, resimlere bakın ayıp edebsizlikdir bunun adı.

    Yapılan işlemi anlatayım, bu Adeamlar toz taşaı alır, beyaz tutkalla karırştırır ve yapıştırır, süper akıllılar ya ahşap görünümü verirler, birde linoksin macun sirerler oldu, hadi bana para ver demesinide bilirler. Sonucuda böle olur, tutkallı macun kendini bırakır ve Usta denilen kişinin gerşek yüzünü sunar. Buna Ahşapın Ahkalı diyorum, üzerindeki her türlü kötü işçliği gösterir.
    …………………………….
    Özür diliyorum cidden üzüldüm, paranızı alan Ustayıda kınıyorum ben bunu hediye evrmeye bile utanırım cesaret bile edemem.

    Tabiki bu bağırtı çağırtı, sanmayın ki bu iş olmaz yapamayız manasında asla değildir yaparız ve herkeside utanıdırız bunuda siz yapacaksınız. Hiç korkmayın, gözünüzde büyütmeyin.

    İşaretldiğim yerler bahsettiğim berbat tamir olan bölgeler, oyma bıcakları dedim ya, onlarla üst kaplamaya zarar vermeden alttan bu görünen macunları temizleyin, acele etmeyin sakince yapın, üzerine birde vernik atmışlar.

    Bu yaralı bölgeyi tamamen ufak parçalar halinde çıkarmaya çalışın, eliniz alıştıkca bir anda diğer hatalı bölgelerede gececeksiniz bu size net şekilde bir guc verecektir. Çunki Ustayım diyenin yaptığı kötü işçilik size kaliteli işi yapmanız için tetikleyecktir. Aslında Ağaç size fısıldar beni temizle bunu ruhunuzda hissedersiniz bir bakmışsınız tüm kusurlu bölgeleri temizlemişsiniz sizde şaşırırsınız.

    Temizledikten sonra suyla silelim hataları daha net göremmiz lazım, artık onarım işine gecebiliriz. Buyuk marketlerde çıta satılan yerler vardır aslında bir çok defa önünden geçmişsinizdir dikkatinizi çekmemiştir.

    Kutunuzun temizlenen karakterine göre kordon seçmemiz gerekir.
    Resimlediğim kordunu ilk gördüğünüzde ”işte bu diyeceksiniz” bu kordondan alın çok ucuzdur. temizlediğimiz bölgeye göre örnek 10 cm yaralı bölge varsa 10 cm keselim, demir testeresi minici olanlar işinizi görür.

    Elinizle yerine alıştırın üst kaplamamız bu çitanın üzerine aynı düzlükte oturmasına dikkat edin. Çıtanız yerine uygunsa artık yapıştırma işlemine gecebiliriz.

    Bize laım olan iki kucuk mengene, bunuda gittiğiniz marketten alabilirsiniz.

    Bu mengenelerimiz, çıtamızı sağlam şekilde kutuya yapıştıracaktır beyaz tutkal kullanabilirsiniz, akşam yaparsanız sabaha kadar kurusun.

    Köşe kırığını macunda yapabiliriz, bir marangoza rica edip ceviz, maun bir parca alabilirsiniz, para asla sitemezler emin olun. zaten parmak kadar bir parça gerekli.

    Parçamızıda aldık, eve gelip kırık bölümü inceleyeleim elimizde tahtaya bakalım, gözünüzde şekil belirecektir ve kırık bölümden gazete kaıdını parmakla surerek kaba bir şablon alalım, tahmamızın üzerine koyalım ve çizelim, artık kırık köşemiz sadece bizim kesip yapıştırmamızı bekliyor olur, testeremizle acele etmeden sakin şekilde kesmeye başlayalım, sıkılırsanız bırakın cayını kahvenizi için.

    Şekimiz yeterki kırık parçaya benzesin bu yeterlidir, biz profosyonel Ustalar değiliz sonuçta, ve alt ust oratılı ise aynı şekilde bu parçamızıda menge tutkalla yapıştıralım.

    Tamir ettiğimiz blümler kuruduktan sonra, tutkal akmışsa temizleyin.

    Macunumuzu alıyoruz, biraz ceviz toz boya bunuda lnalburlardan alabilirsiniz 10 gram yeterli. macunumuzun içine raptiye başı kadar bir tutam toz cevizi talaım ve macunumuzu iyice karıştıralım çok tatlı bir kahve rengi macunumuz olacak, sürmek içinse oyma bıcağımızın geniş agızlı olanını alıp yaralaı bölgelere bastırırak macunuz sürün. Hepsi bu kadar.

    Artık boya sökme işlemine geçebilirsiz.

    Sorularınız varsa devam edebiliriz.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  303. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    EROL BEY MERHABA
    değerli yanıtınız için teşekkür ederim. yazdığınız her şeyi kafamda oturtmaya çalışıyorum. aklıma takılan şu oldu. bir önceki sorum kutunun hayli yıpranmış kenarlarını macunla tamir edebilir miyimdi. Anladığım doğruysa eğer çıtalarla tamirden sonra içine ceviz boya konulmuş macunla mı devam etmeliyim ya da bu macun işlemi tamamen bağımsız bir çalışma mı olmalı, yani çıtayla tamir filan gerekmeden direk onunla mı başlamalıyım.?sorularım sıkıcı biliyorum ama çivi çakmaktan başka becerim olmadığı için kavramakta biraz sıkıntı çekiyorum, kusura bakmayın:)) bu arada kopuk köşe için ilk tarifinizdeki alternatif olarak anlattığınız macun işlemi geçerli değilmi?( kalıp çıkarıp kaplamayla çalışmaya cesaret edemiyorum ama sonraları bu da olur belki.:))
    çok teşekkürler, sağlıklar diliyorum. saygılar.

  304. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Şu cümlenize asla katılmıyorum, çivi çakmaktan başa bir becerim yok diyen İnsanlar aslında farkında olmadan yeteneklerini söylüyorlar. Çivi çakmam şaka gelmesin 40 yaşında Ustam vardı çivi çakamazdı:)

    Haklısınız ilk defa böyle bir tamire giriyorsunuz, şöyle yapın bahsettiğim oyma bıcaklarını alın, yaralı bölge veya kırık bölge hangisine karar verirseniz size kalmış.

    Bir çay kaşığı macunu alın, kibrit başı kadar kurutucu ekleyin tüpte olan diğer macundur. kutu ile bilrikte size birde kurtucu verecekler.

    İyici karıştırın, bu sadece deneme ve kırık parcanın latına tarafına sürün düzeltin zaten kuruyacaktır, bu size ne yapmanız konusunda çok net bir bilgi olacaktır. Gözünüzde büyütmeyin, inanın kolaydır. Yeterki başlayın, aslında tüm Kadınlarımız evlerinde bu tür tamirler yapabilir harika zaman geçirebilirler. Yetenekli olanlar ise evlerine maddi katkı dahi yapacaklarına emin olsunlar.

    Sevgie ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  305. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    harikasınız bu kadar hızlı dönüş beklemiyordum, şimdi daha iyi anladım. çok teşekkürler. moral içinde sağolun. el becerimi geliştirmeyi çok istiyorum inanın. rahmetli babamdan belki bana da geçmiştir, keşke o zamanlar biraz ilgi duysaydım bakararak bile neler öğrenebilirdim kimbilir ama insanın hangi yaşta neyi istyeceği ya da merak edeceği belli olmuyor. eski eşya sevdası beni buralara kadar getirdi. destekleriniz için çok sağolun. sağlıklar diliyorum.saygılar.

  306. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, El melakesi genetiklerle bırakılan mirastır, Babanızdan size mutlaka bu miras bırakılmıştır. Yeterki deneyin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  307. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan bey merhaba,
    güzel bir gün diliyorum, umarım sağlınız daha iyidir.
    Dün akşam nihayet kutuyu temizledim. içinden bir hayli küçük çivi çıktı. fakat bir hayli sağlam yapıştırılmış. kumaşın altından da incelmiş halde ham pamuk. sanıyorum ilk yapılışından bu yana kumaş kaplaması değişmemiş. bazı küçük çivileri ne yazık ki kırdım çıkarmaya çalışırken ama bir yolunu bulup hepsini atacağım.kırık kenarı yavaşça temziledi. ne yazık ki kutunun bütün köşeleri onarıma muhtaç. öncelikle çok kötü olan bölgeyi halledip diğer taraflar içinde size danışacağım. yarın yapı marketten ahşap kordon alacağım. sonra yine devam. şimdilik bu kadar. ağır gidiyorum ama hevesim baki. yardımlarınızla olacak inşallah. saygılarımla.

  308. ERGUNBURCU dedi ki:

    Gökhan bey merhaba aylardır sizleri takip ediyor ve hiç sıkılmadan yorumlarınızı okuyoruz ayrıca sanatınıza ve ustalığınıza hayran kaldık Allah sizlere ve sizler gibi değerli insanlara sağlıklı uzun ömür versin, sizden bir görüş almak istiyoruz bizim oymalı eski bir koltuğumuz var ahşap oymalı kısmı beyaza boyayıp yeni yüz kaplatmak istiyoruz resim göndersek fikir vermeniz mümkün olur mu saygılarımızla,

  309. ergunaydemir dedi ki:

    Gökhan bey merhaba aylardır sizleri takip ediyor ve hiç sıkılmadan yorumlarınızı okuyoruz ayrıca sanatınıza ve ustalığınıza hayran kaldık Allah sizlere ve sizler gibi değerli insanlara sağlıklı uzun ömür versin, sizden bir görüş almak istiyoruz bizim oymalı eski bir koltuğumuz var ahşap oymalı kısmı beyaza boyayıp yeni yüz kaplatmak istiyoruz resim göndersek fikir vermeniz mümkün olur mu saygılarımızla,

  310. Gokhan Erol dedi ki:

    Sayın Ergunay Demir, Çok teşekkür ederim güzel yorumunuza, Allah hepimizi sağlıkla ve gülerek yaşamayı nasip etsin İnşaAllah.

    Resim elbetteki gönderebilirsiniz, Beyaz lake ve mat lake tercihleri yapılabilir. Resmi yollarsanız çok daha net konuşabiliriz.
    blueantik@hotmail.com

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  311. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Ellerinize sağlık, kucuk çivileri çıkaramassanızda ”BİZ” denilen ucu sivri çelik civide olabilir. içerde kalan çivi başlarınızı bu biz ile hafif çekicle vurarak içeri gömün. Daha sonra macunla üstlerini kaparsınız.

    Kutu büyük ihtimalle Çeyiz sandığı olarak kullanılmış, eskiden Gelinlerin Bocasında bu kutular mutlaka yer almaları gereken en önemli çeyizlerden bir tanesiydi, merak etmeyin içini olağan üstü hale getireceksiniz.

    Kordon alırken, kutu kenar ölçülerine dikkat edin taşma olmasın, ince alın sorun olmaz fakat kalın çıtalarda düzeltmek gerekecektir.

    Ağır gitmiyorsunuz, tam normalini yapıyorsunuz, hızlı gidenleri gördüm bu kişilerin geri dönüşleri olmaz yani Antika tamiri için kast ediyorum, hevesle başlarlar bu hevesleri anında biter. Doğrusunu yapıyorsunuz sıkılmadan ve kendinizi sıkmadan, zaman buldukça uğraşın bu çok daha keyifli bir sürec olur, hemde yaptığınız işten çok büyük keyif alırsınız.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  312. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    öncelikle çok şükür demek istiyorum, galiba biraz telaşlandım, iyi olduğunuzu gördüm ve çok çok sevindim. Sağlığınız herşeyden değerli.sizi görmeden yazışıyoruz ama ben artık bir tanıdığımla haberleşiyorum duygusunu taşıyorum. Zaten yıllardır içimde heves olmasına rağmen ben sizin yazdıklarınzla elime aldım bu kutucuğu. o yüzden size çok minnettarım.
    Kutu sandığımdan daha çok oyalıyor beni. tamire başlayınca her tarafı gözüme batmaya başladı. o yüzden tüm köşeleri onarmaya çalışıyorum. akemi macunla asıl kopuk köşeyi oluşturmaya çalıştım. sonra yapı marketten kutunun kenarındaki inceliğe uygun geniş bir malzeme aldım. onu falçatayla ince ince kesip dediğiniz gibi tutkalla yapıştırıyorum. mengeneyle sıkıştırınca çok güzel tutuyor. fakat çıta çok ince ve kolay kopuyor.çok dikkat ediyorum ama işçiliğim daha zayıf. tüm köşeler bitince fotoğrafları çekip yollayacağım. yalnız en çok merak ettiğim konu şu: akemi macunla yapılan köşe ve çıtaların rengi beyaz beyaz kaldı.bu beyazlıklar ortadan nasıl kalkacak çok aklımı kurcalıyor .Sırada daha çok sorum var ama onlarla sizi şimdiden yormak istemem. zamanı geldikçe soracağım yeter ki siz bunaltmış olmayayım. şimdiden çok teşekkürler. çok büyük bir zevkle çalışıyorum sayenizde. saygılar . sağlıklı günler dilierim.

  313. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    EROL bey, sizden ricam bana aklınıza gelen detayları yazmak isterseniz ben çok seviniyorum. sorduğum sorunun dışında aldığım bilgiler o an değilse bile sonra çok işime yarıyor. o yüzden diğer yazılarınızı da dikkatle okumaya gayret ediyorum. mesela ebru hanıma yazılarınızın birinde akemi macun önermişsiniz bana önerdiğiniz gibi. hatta bu macunla ilgili tarifler verebileceğinizden bahsetmişsiniz ama farklı konuya geçildiği için yarım kalmış. bununla ilgili paylaşımınız olursa çok sevinirim. gerçekten bu macun kullandıkça insanın elinin alışacağı hoş bir malzeme.çok güçlü bir tutucu ve kurumadan şekil vermek mümkün. kurutucu az konursa şekil vermek için daha fazla zaman kazanmak mümkün. bunları sizden öğrendim ve uygulayabilmek çok hoşuma gidiyor. zımparalaması gayet kolay. en büyük merakım üzeri nasıl renk tutacak yukarıda da sorduğum gibi.
    teşekkürler,saygılarımla. sağlıkla kalın.

  314. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrrin Hanım, Harikasınız Sizler gibi Dostlar edinmek muhteşem bir şey. Akemi macunla aklınıza gelen herşeyi yapabilirsiniz, çok dayanıklıdır, porselen, mermer taş ve ahşapta en güvenilecek kimyasallardan bir tanesi.

    Ebru Hanıma, evet bahsetmiştim Takipciliğiniz muhteşem, Teşşekkür ederim. Evde enteresan cam objelerden heykeller avizler, daha bir çok farklı çalışmalarıda özel bir konu olarak yakında acacağım, en azından meraklıları için inanılmazın ötesinde bir keyifli uğraş hatta tasarımları en detay noktasına kadar paylaşacağım.

    Aslında akemi içine renk ekleyebilirsiniz, nalburlarda satılan, analin boyalar vardır bu boyaları ekleyip farklı renkler ilede çalışmanız çok kolaydır. Evde tamir işlerinde dahi tercih edilebilecek kaliteli bir yapıştırıcı.

    Renk konusunda üzerini rutuş yani renklendirmede, her boya işimize yarar, örnek kırtasiyelerde 12 tanesi 5 liraya satılan guaj boyalar vardı tüp boya, bunlar ile renk yapabilirsiniz, üzerine gomalak veya vernik sürdüğünüzde kalıcı bir renk oluşur. Elimden geldiğince Herkese en az para ile en iyi sonuçları lamlarını isterim. Boş yere pahalı malzemeler ile çalışmak savurganlık en azından bana göre öyle. Malzemeleri kendimiz yapabiliriz ki bu yapılan işide inanılmaz değerli kılar.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  315. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Yazdıklarınızdan inanın duygulandım, beni çok eski senelere götürdünüz itiraf etmeliyim yüzlerce mesaj içinden hatta binlerce tek farklı olan sizin yorumunuz. Falçata ile eskiten kimler çalışırdı biliyormusunuz?

    Büyük Ustalarımız inanılmaz hünerliydiler, hele ki o falçataları bileylemleri sonra elleri üzerinde ince kıllara dokundururak hafif bir itme ile kesmeleri falcatının işe hazır olduğunun göstergesiydi. Rahmetli Babamdan ne çok azarlar işittim bilemessinz:) İskerpela bileylemesi, falcata bileylemesi, testere bileylemesi, başlı başına bir azar ve kovulma sebebiydi elbetteki tatlı azarlamalardan bahsediyorum. Sonrasında Hadi çay al gelde içelim diyen O sesle sevincide yaşardım. Eski Ustaları hatırlattınız, çok teşekkür ederim.

    Çıtayı zemine yapıştırmanız gerekli, bunuda beyaz tutkalla ve mengene ile rahatlıkla yapabilirsiniz, çıtayı sıkarken bir gazete kagıdını mengene ve çıta arasına koyun ki agac ezilmesin hemde bu daha orantılı ve yumuşak bir baskıya neden olur, çıta eğilmez ve çatlamaz.
    Diğer detay tavsiyem çıtayı önce yapıştırın sonra düzeltme yapın bu işlem çok daha sağlıklı ve kolay olacaktır. Çıta kırılma rsikide tamamen yok olur.

    Renklendirme rutuş, en kolay detay, Guaj boya olabilir, renk karışımı yapın orjinal agac tonuna en yakın değeri buluncada zemine uygulayın. Sonrasında gomalak veya vernikle renk korumaya alabilirsiniz.

    Akemi içine renkte karıştırabilirsiniz, nalburlarda satılan analin toz boyalar var, siyah, kahve, meşe, gibi tonlarda veya kumaş boyası dahi olur, akemi içine atıp iyice karıştırın, kurutucusunu koymadan bu işlemi yapın, sonrasında renk hazır ise korutuyu ekleyip zemine sürün.

    Tamir işiniz bitsin, inanın sonrası size muhteşem bir keyif verecek, kutu içini kumaş yapmak ise şimdi anlatmıyorum, size bir çok detay hakkında fikirlerde verecektir. Sevmediğiniz her şeyayı kumaşla kaplayabilirsiniz, veya tasarımlar yapabilirsiniz.

    Evinizi öyle hale getirirsiniz ki size teklifler dahi gelmesi çok normal olacaktır. Objlere eşyalara Can vermek kişinin Ruhu ile bağlantılıdır, farkında olmadan iç Dünyanızı dışarı çıkarırırsınız oysaki İnsanlar bunu cümlelerle asla anlatmayı kolayca başaramazlar. Bu tarz çalışmalar yapan çılgın milyarderlerde Dünyada en tercih edilen Dekoratörlerdir. Knedi özel Dünyalarını açarlar ve gören herkes büyülenir, aşık olur.

    Uzun yazım için kusuruma bakmayın.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  316. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABALAR,
    SAĞLIKLI VE GÜZEL BİR GÜN OLSUN İNŞALLAH. YANITLARINIZI ÇOK BÜYÜK BİR ZEVKLE OKUDUM HER ZAMAN OLDUĞU. GERÇEKTEN YENİ BİR ŞEY ÖĞRENMEK VE ONU UYGULAMAYA ÇALIŞMAK İNSANA YAŞAM SEVİNCİ VERİYOR. ESKİ EŞYALARA DUYDUĞUM SEVGİ ONLARI BİRAZ DAHA NEFES ALIR HALE GETİRMEME YARARSA VE DAHASI ONLARA FAYDAM OLURSA, SADECE TÜKETİCİ OLMAKTAN KURTULACAĞIM . BU DA SİZİN SAYENİZDE OLACAK. İYİ Kİ VARSINIZ VE EN KÜÇÜK BİLGİYİ BİLE ESİRGEMEDEN PAYLAŞIYORSUNUZ.
    KUTUNUN KÖŞE TAMİRLERİ İNCE İŞLER DIŞINDA NEREDEYSE BİTTİ GİBİ. AMA ŞİMDİ ASLI ÖNEMLİ KISIMLARA GELDİM. İLK KÖŞE İÇİN UYGULADIĞIM AKEMİ MACUN İŞLEMİNDE ÇOK BAŞARILI OLAMADIĞIM İÇİN KÖŞENİN ŞEKLİ ORJİNALİNE ORANLA DAHA YUVARLAK OLDU. OYSAKİ DAHA SİVRİ OLMALIYDI. DİĞER ÜÇ KÖŞE DAHA SİVRİ TABİİ. ACABA HEPSİNİ AYNI YAPABİLMENİN EL BECERİSİ DIŞINDA BAŞKA BİR YÖNTEMİ VAR MI BUNU MERAK EDİYORUM.
    AKEMİ MACUNA TOZ BOYA KOYUP KARIŞTIRMAYI ASLINDA SİZ ANLATMIŞTINIZ. FAKAT MACUN KONSUNDA KAFAM KARIŞTIĞI İÇİN ONU UYGULAMAKTA GEÇ KALDIM. YOKSA İLK BAŞTA YAPABİLİRDİM BUNU. NE YAPALIM GEÇ DE OLSA ÖĞRENMİŞ OLDUM. BUNDAN SONRASINDA İNŞALLAH.
    BİR İKİ NALBURA SORDUKTAN SONRA ANALİN – ÇİÇEK BOYASI DİYE ( eski kumaş boyalarına benzer bir ambalajda satılıyor. yıllar önce giysilerimi boyardım da :) BİR TOZ BOYA BUDUM. SONRA DA BAŞKA BİR NALBURDAN ANALİN TOZ BOYA AÇIK VE KOYU CEVİZ RENGİ 10 GR HALİNDE SATILIYOR ALDIM. MALZEMELERİ TANIMAYI ÇOK İSTEDİĞİM İÇİN ÇOK DA PAHALI DEĞİLLERDİ ZATEN SATIN ALDIM.
    ŞİMDİ ŞÖYLE SORABİLİR MİYİM ACABA ? AKEMİNİN ÜZERİNİ SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ GUAJ BOYAYLA MI KAPATAYIM, YOKSA TÜPTE SATILAN BEYAZ MACUNLARDAN ALMIŞTIM, ONUN İÇİNE TOZ VEYA ANALİN BOYA KARIŞTIRIP MI SÜREYİM.? ACABA TUTAR MI? BUNU TAMAMEN MERAKTAN SORUYORUM.SİZE AYNI ŞEYİ İKİ KEZ ANLATIRMIŞ OLMAK İSTEMEMEM. VERECEĞİNİZ YANITA GÖREDE BİR SORUM OLACAK AMA ŞİMDİDEN SORARSAM UMARIM ÇOK KARIŞIKLIK YARATMAM. KUTUNUN YARALI BÖLGLERİ İÇİN YAPIŞTIRDIĞIM ÇITALARI NASIL BOYAYACAĞIM, GUAJLA MI YA DA BAŞKA BİR ŞEYLE Mİ?
    ÇOK SORU OLDU BİLİYORUM AMA ACEMİLİK BÖYLE BİRŞEY GALİBA:) AKLIMA BİR SÜRÜ SORU GELİYOR.
    DEDİĞİNİZ GİBİ YAVAŞ VE DİKKATLİ ÇALIŞIYORUM. UMARIM EMEKLİ OLDUKTAN SONRA SEVEREK YAPABİLECEĞİM BİR HOBİM OLUR. HERKES GİBİ BENİM DE BUNA ÇOK İHTİYACIM VAR ANLIYORUM.
    UMARIM HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLUR. SAĞLIK EN ÖNEMLİSİ TABİİ. DUALARIM SİZİNLE.
    SAYGILARIMLA.

  317. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY TEKRAR MERHABA
    YİNE SİZİ RAHATSIZ EDİYORUM AMA LÜTFEN KUSURUMA BAKMAYIN. GUAJ BOYA YA DA HANGİ MALZEMEYLE RENKLENDİRME YAPACAKSAM BUNU ZIMPARA İŞLEMİNDEN ÖNCE Mİ SONRA MI YAPACAĞIM.

    GÖKHAN BEY TEKRAR MERHABA
    SİZİ SORU YAĞMURUNA TUTTUĞUMUN FARKINDAYIM TEK TESELLİM SAF SORULARIMLA BELKİ SİZİ BİR PARÇA OLSUN GÜLÜMSETMEYİ BAŞARABİMEMDİR. SORU KISACA ŞÖYLE.: GUAJ BOYA VEYA HANGİ MALZEMEYLE YAPACAKSAM RENKLENDİRMEYİ, SIRALAMA NASIL OLACAK? BOYA SÖKÜCÜ VE ZIMPARA ÖNCESİ Mİ , SONRASI MI?
    TEKRAR TEŞEKKÜRLER. SAĞLIKLA KALIN.
    SAYGILAR.

  318. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Harikasınız:) Kutu sanıyorum temizlendi ve tamiri yapıldı. Bundan sonrası için yapılacak sürec kutuyu iyice temizleyin toz kalmasın. Nemli bir bezle silin, delikler çatlaklar varsa daha rahat görebilirsiniz. Kutu üstünde delikler çatlaklar varsa, bunları Akemi ile doldurmayın sadece tamir edilcek yan bölümlerde sanıyorum kullandınız.

    İnce macun işlerinde nalburlarda satılan agac macunları vardır linoksin ceviz rengini alın. Kutunuzun rengi sanıyorum biraz daha koyu renk bu sebeble macundan bir parça alın içine çok az guaj kahve rengi renk katın ve karıştırın. Bu macunuz akemi tamiri yaptığınız yerede uygulayın, akmedide oluşan çizikleri kapatın.

    Kurumasını bekleyin, macun tamamen kuruduktan sonra, 220 numara siyah zımpara ile, kutu üzerindeki agac damarları yönünde zımpara yapın zıt yönde yaparsanız kutuyu çizersiniz. Zımparaınız bitip macunlu bölümleri kontrol edin ve hafif nemli bezle silin, kontrol edin çizikler delikler varsa bu yerlere yine macun yapın. Ve zımparalayın elinizi üzerinde gezdirin sorunsuz düz zemin ise cilaya hazır hale gelmiş demektir.

    Sonrasında resimlerseniz nasıl işlem yapılması gerekir tekrar sohbete devam ederiz.

    Kolay gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  319. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Sizi gerçekten takdir ediyorum inanılmaz enteresan bir çalışma modeliniz var, anlatımınızdan eskilerin tabiri ile ”doğaçlama” dediğimiz bir çalışma stiline sahipsiniz bu en iyi Ustaların sahip olduğu bir iç güdü denebilir, teknik olarak değil doğal olarak gözün algıladığı çalışma şekli, Sizin gibi Arkadaşlarımız genelde enteresan çalışmalara daha sonradan yönelirlerdi hem Ahşap hemde Plastik sanatlarda inanılmaz işler yaptıklarına şahid olmuşumdur.

    Şimdi, detay olarak doğru yoldasınız macunu hatalı yapmanız hiç önemli değil hatalıda olsa isperpela ile söküp atar yeniden yaparsınız, burda amaç yapılan işin nasıl orjinali ile eşleşmesidir tek detay bu.

    Kutu kenarları daha doğrusu macun yaptığınız kenar oval bir şekil aldı ise sorun değil, diğer köşeler orjinali gibi kalsın, biz macun üzerinden en doğru şekli kolayca verebiliriz.

    İhtiyacımız olan yuvarlak veya oval egedir, nalburlarda satılır 1-2 liradır sanıyorum, yamuk olan macunlu bölgeyi orjinal bölüm halindeki detayı bu eğe ile kolayca verebilirsiniz, hatta çercevenin ovalliğini dahil bire bir orjinal parça ile aynı seviyede yapmanız çok basittir.

    Ege ile acele etmeden kenarı yani macunu olan köşeyi keskinleştirin, fazla bastırmadan egeleme işini yapın, oldukça güzel sonuç alacaksınız.

    Bu şekilde macunlu kısımı orjinal diğer hatlar ile aynı çizgilerde yapınca bize bir avantaj daha çıkacak ege ile düzetiğimiz bölümlerde çizikler oluşur, bu çizikleri Ahşap macunu Linoksin ile kutunun orjinal rengi olan kahve tonunu ayarlamak için guaj boyamızdan bir parça kahve rengi rengi Linoksin boyaya katın, karıştırın oldukça güzel bir renk elde edersiniz ve macunlanacak bölgelere uygulayın, kurumasını bekleyin.

    Akemi macunu daha çok kırıklarda ve eksik parçalar için kullanalım, mobilya üzerilerini ve minik delikler çizikler olan bölgeleri ise Linoksin tabir edilen macunla kapatın, istediğiniz rengi bu macunda guaj boya ile yapabilirsiniz. Yani iki farklı lkimyasal macun ve guaj boya uygundur.

    Aldığınız toprak boyaları elbetteki renklendirmede kullanabilirsiniz, bunları siz Usta diyen birine anlatırsanız karşı tarafıda çok şaşırtırsınız çok az bilinen rutuş ve macun yöntemleridir hatta bilinmez dersemde abartmam bu kutu üzerindeki çalışma size ilerisi için fazlası ile tahmin edemeyeceğiniz bir yardımcı olacaktır.

    Emekli olduğunuzda ise kendi iş yerinizi dahi açabilirsiniz, laf aramızda Ustalar çoktur fakat çırak dahi olmayı henüz başaramamışlardır. Ustalığın temel kavramı işin Ruhunu anlamaktır, bugün macunla kaparsınız yarın farklı bir işte aynı yeri ahşap bir parça ile yaparsınız, daha ilerde aynı ahşap ve aynı eskilikte bir takoz ile inanılmaz restorasyonlara imzanızı atarsınız. Şuan yaptığınız iş bunların olması için gerekli en temel adımlardan en önemlisidir.

    Yoksa size ben farklı şekilde tamiride anlatabilirim, sadece sizi yorarım ve sıkılmanıza sebeb olurum, önemli olan keyif alarak bozarak kırarak bunları yapabilmektir. Çok değerli bir obje olsaydı zaten asla bu şekilde çalışmanızı istemezdim ve bu tarifleride vermezdim. Kutunun orjinalliğini ”USTA” yani tamir eden kişi zaten sobte etmekten farksız bir tuaflık yapmış. Siz şuanda Usta denilen kişinin hatalarını düzeltiyorsunuz. En önemli detayda budur zaten.

    İstediğiniz gibi sorularınızı yönetltin, benim için terapi oluyor sıkılmıyorum büyük bir keyif alıyorum. Teşşekür ederim bana destek olduğunuz için.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  320. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY İYİ AKŞAMLAR VE MERHABA,

    YANITINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER ÖNCELİKLE. BİLGİ DETAYLARININ ARASINA KATTIĞINIZ GÜZEL ANLATIMLAR SANKİ SİZİNLE SOHBET EDİYORMUŞUM DUYGUSUNU VERİYOR. BU DA SEVGİLİ KUTUYA CAN OLARAK GERİ DÖNECEK İNŞALLAH. BEN ELİME ALDIĞIMDAN BERİ YÜZÜ GÜLMEYE BAŞLADI GALİBA. İNANIN ONUNLA KONUŞUYORUM. ACEMİ OLDUĞUM İÇİN BANA YARDIMCI OLMASINI RİCA EDİYORUM. BUNLARI OKUYANLAR GÜLECEK BELKİ AMA BEN DE SİZİN GİBİ EŞYANIN RUHUNA İNANANLARDANIM. FARKLI BİR YAKLAŞIMLA BİLİMDE KANITLIYOR BU GERÇEKLERİ ARTIK.

    EĞER KONUMUZA DÖNERSEM, HER SORUMUN YANITINI ALMIŞ OLDUĞUM İÇİN MUTLUYUM. VERDİĞİNİZ HER TARİFİN VE UYGULAMA BİÇİMİNİN ŞU KISACIK SÜREÇTE BİLE KİMSE TARAFINDAN BİLİNMEYİŞİNE ŞAHİT OLUYORUM GERÇEKTEN. İLERDE SİZE BUNLARI YAZARIM :))

    ŞİMDİLİK İNCE İNCE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUM. OBJE KÜÇÜK OLDUĞU İÇİN BENİ YORMUYOR. BÜYÜK BİR ZEVKLE TADINI ÇIKARTARAK ÇALIŞIYORUM. İŞİN EN GÜZEL YANI DA HİÇ AMA HİÇ TECRÜBEM OLMADIĞI HALDE SİZİN VARLIĞINIZ SAYESİNDE YANLIŞ YAPMAKTAN KORKMADAN YOL ALIYORUM. KUTUNUN İÇ TEMİZLİĞİ EPEY ZORLUYOR, BİRAZ BİRAZ ISLATIYORUM SANIYORUM ZARAR VERMEM. GERÇEKTEN İYİ Kİ BENİM BECEREBİLECEĞİM BİR TAMİR YOLU ÖNERDİNİZ. BU SAYEDE HEVESİM ARTTI. EĞER ALTINDAN KALKARSAM BELKİ İLERDE DAHA ZORLARINA DA BAŞLARIM. İŞ BİRAZ DAHA ORTAYA ÇIKINCA SİZE FOTOĞRAFLAR ÇEKİP YOLLAYACAĞIM.
    UMARIM SİZ DE GÜNLERİNİZİ FAZLA SIKILMADAN DAHA NEŞELİ VE SAĞLIKLI GEÇİRİRSİNİZ..SİZİN İÇİN DUA ETTİĞİMİ BİLMENİZİ İSTERİM.
    SAĞLIKLA KALIN. SAYGILAR.

  321. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Sizin gibi Har,ika İnsanları tanımak ve en güzel tarafı ise Ülkenin hatta Dünyanın farklı yerlerinde isminizi hatırlayanların fısıldamalarını hissetmek kadar harika bir duygu olamaz. Bu Dünyadaki en güzel hediyelerden bir tanesi, içinde Sanat var, emek var, paylaşım var daha ne olsun, dilerim herkes bu güzel duyguları yaşar, Çiçekleri sulamak gibi farkında olmadan yaşama sevinçlerini aşılayan Sizler gibi İnsanlar bu tuaf Dünyanın gercek denge mekanizmalarısınız. Hepinize çok teşekkür ederim ve haklarınızı asla ödeyemem.

    Laf aramızda:) Eşyaları onarırken bende konuşurdum, sohbet ederdim. Şu bir gerçek Sizde değinmişsiniz konuya, Her Eşya kullanıcısının enerjini saklar, Batıl inac diye Ülkemizde ünlü Profösörlerimiz var bunları dinlediğimde gülerim. Doşadaki bir taş bir agaç parçası dahi bir enerji barındırır, bu süper Bilim Adamları ise ne tuaftır cansız obje kadar varlığını haykıramaz ve devamlı inkar ederler. Amerikada bu konuda Universitlerde belli dallar var, diyoruz ya Türkiyede bilim yok Bilim Adamı yok, olan bilim Adamıda Taş kadar varlığını itiraf edemiyor.

    İkinci Dünya Harbinde Alman bilim Adamının tuaf hikayesi vardır yaptığı deneyler hep başarısız olur, kendinden şüphe duymaya başlar, bizim bilim Adamlarımız gibi her şey süper beyinlerinden ibaret farzederler. Yaptığı bir Deneyde kullandığı patlayıcı kafasının üzerinde infilak eder:) Bunu korku ve panikle ve yaralanarak izler. Gördüğü şey doğanın ta kendisidir, hava ile temaz eden Süper beyinin ürünü Doğa karşısında sadece bir çöptür. Sonrasında Allahtan savaş biter çunki bulduğu icat, ilk balistik imha gücü olan kıtalar arası bir füzedir. Sonradan komiktir ama Amerikada en büyük ödülleri alan Bilim Adamı ünvanını toplar. Halende günümüzde bu Ünlü Bilimcinin temel hesapları üzerinden Uzay denemeleri devam ediyor.

    Her madde enerjiye sahiptir, toprak, hava, su, ateş, kazağınız, gömleğiniz, ayakkabınız kısaca herşey ve İnsan bedeni ile birleşinde Dünyanın en güclü paraloterine dönüşür. Yazacak çey var, vaktinizi çalmaktan akıllanmadım, kusura bakmayın.
    ………………..
    Berrin Hanım, Hiç tercübeniz olmadığını artık söyleyemessiniz, bir çok detayı denediniz ve deniyorsunuz, yaşamda bir şeyi asla unutmayın Hiç birşey tesadüf değildir ve yaptığınız şuanda ki uğraş ilerde karşınıza çok enteresan şekilde çıkacaktır, kendiniz kadar emin olabilirsiniz.

    Kutu üzerinde keyfinizce çalışın, sıkıldığınız anda bırakın Eşya bir şekilde size kendisini zaten hatırlatacaktır. Çok sulu bezle silmeyin hafif nemli olması yeterlidir. Siz Objelerin temizliğinden bahsetmişsiniz Size moral olsun diye Rahmetli babamdan kalan anımı paylaşmak isterim, O dönemlerde muhteşem Osmanlı eserleri vardı, Oymaları tarif edemem hatta elimde olan bir obje daha doğrusu Osmanlı parça resmini nasip olursa ekleyeceğim, binlerce minik parça düşünün hepsi bir birine geçmeli, her biri en fazla 5 cm buyukluğunde bazıları ise 3 cm bunları tek tek zımpara yapardım, günlerce sürerdi birde beğenmezlerdi:) Yeniden yaptırırlardı.

    O dönem çok kızdığım bu Acımasızlık:) Aslında mesleiğimin en temel taşlarından biri olduğunu bana en net şekilde öğretmiş oldu. Sıkılmayın dediğim gibi mola verin hatta bir kçşeye bırakın ne zaman canınız isterse o zaman yeniden başlayın. Szi üzerinde çalıştıkça zaten hatalarınızı birer birer daha net görüp bir dahiki seferinde aynı hatalardan hemen uzaklaşacaksınız. Minicik tahta kutu aslında bizim Ustamız Öğretmenimize dönüşüverir. Sesi yoktur ama nasılki, Siz köşesi yuvarlaok oldu cümlesini kurdunuz bu kutunun sizde sese dönüşmesidir. O soruyu aslında minicik tahta kutu sormuştur ve bu örnekler dahada hayatınızda çoğalarak devam edecektir elbettki özel yaşamınızada Pozitif olarak etkisi mutlaka olacaktır.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  322. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY TEKRAR İYİ AKŞAMLAR,

    OLAĞANÜSTÜ BİR YAKLAŞIMLA VE NE KADAR YERİNDE ÖRNEKLER VERMİŞSİNİZ YİNE. İNANIN BUNLARIN HEPSİ KÖŞE YAZISI DEĞERİNDE. ELLERİNİZE, YÜREĞİNİZE SAĞLIK.VAKTİMİZİ DEĞİL ÇALMAK TAM TERSİ GERİ VERİYORSUNUZ BİZE.

    BU AKŞAM SEVGİLİ KUTUCUKLA YİNE UĞRAŞTIM. ELİMDE DEĞİL ONA BAĞIMLI OLDUM SANKİ:) BAKALIM NASIL GELİŞECEK MERAK EDİYORUM. LEVENT BEYLE DE YAZIŞMALARINIZI TAKİP EDİYORUM. ACABA BEN DE GOMALAK HAZIRLIĞIMA BAŞLASAM MI DİYORUM AMA BENİM DAHA ORALARA GELMEME ÇOK ZAMAN VAR BİR YANDAN ONU DA BİLİYORUM. KUTUNUN İÇİNİ FAZLA ISLATMIYORUM AMA İÇİNDEKİ YAPIŞKAN BAYAĞI YOĞUNMUŞ. BİR TABAKA HALİNDE YER YER DURUYOR. ONU SÖKMENİN BİR YOLU VAR MI ACABA YOKSA ÖYLE BIRAKMALI MIYIM ?
    İLERLEDİKÇE SİZİ HABERDAR EDECEĞİM. BELKİ GÜLECEKSİNİZ AMA EVDEKİ DİĞER EŞYALARA BAKIŞIM DEĞİŞTİ. HEPSİ TAMİR BEKLIYORMUŞ MEĞER. İNŞALLAH SIRA ONLARA DA GELECEK. SAYENİZDE ELBETTE AMA SİZİ YORMAK VE SIKMAKTAN KORKUYORUM BİR YANDAN. ÇÜNKÜ BÜYÜK BİR SAMİMİYETLE O KADAR KENDİNİZİ VEREREK YAKLAŞIYORSUNUZ Kİ HER SORUYA HAYRAN OLMAMAK MÜMKÜN DEĞİL.
    SİZE İYİ VE SAĞLIK DOLU BİR GECE DİLİYORUM. SAYGILARIMLA.

  323. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Teşekkür ediyorum sabahın 04:28 ve malesef her zaman ki tuaf hastalıkla kavgam ediyorum ve Siteyi açıp Sizlerin yorumları bana Arkadaş olmaya devam ediyorlar. Teşekkürü asıl hak eden sizlersiniz buna emin olun.

    Levent Bey Hayatımda gördüğüm inanılmaz bir Sanat Ruhuna sahip kişiliklerin en başında yer alır. Bu bir tutku ve içine girdikcede İnsanı kendisine çeken bir mıknatıstan farksız. Gençler dilerim merak edip kıyısından kçşesinden bu mesleğe bulaşırlar.
    ……………………….

    Sizin Sandık emin olun üzerinde çalıştıkça sizle konuşmaya başlayacak, yaptıklarınızı beğenmemeye başlayacak ve bir çok yeri acab yeniden mi yapsam diye düşüneceksiniz, farkında olmadan kendinizden bir enerjiyi bu minik sandığa depoluyorsunuz, gelecek nesillerde mutlaka ellerine aldıklarında tebessüm edecekler ama ne için olduğunuda hemen hissedecekler hemde içlerinden ”saçmalıyorum” diyecekler. Dünyada hiç bir şey yok olmuyor, enerji olarak yaşamaya devam ediyor.

    Kutu içindeki yapışkanı kolaylıkla sökebilirsiniz, bezi ıslatın ve yapışkanlı bölge üzerine bırakın, nemli bez yapışkanı yumuşatacaktır, bir kucuk el malası ile sıyırıp alırsınız, hiç bir zorluk yaşamassınız. Kutu ile işiniz bittiğinde evinizdeki eşyalara bakışınız çok değişecek, korktuğunuz tamirler veya cilalar daha basit bir halde gözünüzde canlanacaktır.

    Sizin yerinizde başkası olsaydı, en riskli işlerden birini yapabilirdi, kutuya nasılsa başladım der bunu sökmüşken sandalyemi veya komedinimide sökeyim derdi ve sökerdi, buda son merakı olurdu:) Çunki her obje ile tek başına ilgilenmek gerekir. Çoğu İnsanda merakını köreltir ve unutur.

    Gomalak en son işimiz, önce kutu tamirini keyifle acele etmeden yapın, tamir işi bitincede orta kısım için size farklı bir önerim olacak, sonradan kaplama yapılmış orta bölüme istediğiniz her hangi resim, porselen monte edebilirsiniz. Sadece bir öneri asla yaparım demeyin çunki Sizin eseriniz olacak, nasıl güzel hissedecekseniz minik kutuyuda o şekilde yenilemeniz doğru olacaktır.

    Kutunuza her şeyi ekleyebilirsiniz, bu detayları yazmak istedim sebebi böyle eski Ahşaplar Kucuk Cocuklar gibidir her şeyi kendilerine yakıştırırlar, gerekirse daha detaylı yazabilmek mümkündür.

    Kolay Gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  324. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    ÇOĞUMUZUN YATAKLARIMIZDA UYUDUĞU SAATLERDE SİZİN HASTALIKLA MÜCADELE HALİNDE OLUŞUNUZ VE BİZLERE DE BİRŞEYLERE TUTUNMAK İÇİN ELİNİZİ UZATMANIZ GERÇEKTEN BÜYÜK BİR ÖZVERİ GEREKTİRİYOR. HER NE KADAR SİZ DURUMUN KENDİNİZ İÇİN BİR AVUNMA NEDENİ OLDUĞUNU BELİRTSENİZ BİLE SİZİN YERİNİZDE PEK ÇOK İNSAN HASTALIĞIN KARARTICI RUH HALİNE BÜRÜNÜR, İYİCE KENDİ İÇİNE KAPANABİLİRDİ. İYİKİ BÖYLE DAVRANMIYORSUNUZ. KOLAY OLMADIĞINDAN EMİNİM. SİZE BU İYİLİKLERİN GERİ DÖNECEĞİNDEN HİÇ AMA HİÇ KUŞKUM YOK:)
    LEVENT BEY BENİ DE ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR. KARŞILIKLI YAZIŞMALARINIZA ŞAHİT OLDUKÇA
    İÇİMDE KEŞKE GENÇ OLSAYDIM SANAT TARİHİ YA DA BUNA BENZER BİR EĞİTİM ALSAYDIM PİŞMANLIĞINI GÖRÜYORUM. AMA YİNE DE KARAMSAR DEĞİLİM. İNSANIN BELKİ SADECE ZEVK ALDIĞI VEYA SEVDİĞİ UĞRAŞILAR ZAMANLA PROFESYONEL HOBİLERE DÖNÜŞEBİLİR. ALLAHTAN ÜMİT KESİLMEZ DİYORUM:))
    GÖKHAN BEY BEN BU SABAH LİNOKSİN MACUNU ALDIM. BUNU ÖZELLİKLE YAZMAK İSTİYORUM Kİ OKUYAN TAKİP EDEN ARKADAŞLAR VARSA FAYDALANSIN. İSTANBUL DA ANADOLU YAKASINDA KADIKÖY DE AKTAN NALBUR TÜM MALZEMELERİ TEMİN EDEBİLMEK İÇN EN DOĞRU ADRES SANIRIM.DİĞERLERİ SADECE ZAMAN KAYBI. ARADA BİR FARK OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİN SİZE SORMAK İSTİYORUM. EN AZ 3- 4 NALBUR GEZDİM. LİNOKSİN MACUN SORDUM. KİMİSİ TÜPÜN İÇİNDE KİMİSİ KUTUDA ÜZERİNDE DOLGU MACUNU YAZAN ÜRÜNLERE BENİ İKNA ETMEYE ÇALIŞTILAR. ARADA FARK VAR MI BİLMİYORUM AMA BEN HİÇ BİLMEDİĞİM BİR KONUDA BANA BİR YETKİN AĞIZDAN ANLATILAN HER NEYSE HARFİYEN YAPMAYA ÇALIŞIRIM. GÖZKARARI , ÖRJİNAL FİKİRLER VS, YARATICILIK İŞİN MUTFAĞINDA İYİCE PİŞTİKTEN SONRA DEVREYE GİRMELİDİR KANAATİMCE. . O YÜZDEN ISRARLA BANA UZATILAN MACUNLARIN ÜZERİNDE LİNOKSİN İBARESİNİ ARADIM. HİÇBİRİNDE YOKTU TABİİ. HERKES AĞIZBİRLİĞİ ETMİŞCESİNE BUDUR DEYİP DURDU. HİÇ İÇİME SİNMEDİ VE SİZE SORMAYA KARAR VERMİŞKEN SÖZETTİĞİM NALBURDA ARADIĞIMI BULDUM. GRAMAJ OLARAK AZ AMA FİATI DA SADECE BİRBUÇUK LİRA. BU KADAR UZUN YAZDIM AMA MALZEME ARARKEN BİLE İNSANIN BAŞINA GELENLER HAYLİ İLGİNÇ. EBRU HANIMIN KİLOSU 400 LİRALIK GOMALAK ÖRNEĞİ HEPİMİZE DERS OLMALI. :))
    ŞUNU DA YAZMADAN EDECEMİYECEĞİM. KUTU GERÇEKTEN BANA BİRAZ NAZLANMAYA DUDAK BÜKMEYE BAŞLADI SANKİ. EVET ÇOK HOŞGÖRÜLÜ AMA HEP DAHA İYİSİNİ İSTİYOR. ŞİMDİDEN ACABA BAZI YERLERİ BAŞTAN MI YAPSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM. BU KONUDA TEK YOL GÖSTERENİM SİZSİZNİZ. FOTOĞRAF ÇEKİP YOLLAMA AŞAMASINDAN SONRA EĞER BUNA İHTİYAÇ VARSA SÖYLEYECEĞİNİZDEN HİÇ ŞÜPHEM YOK . BENİM İÇİN EN FAYDALISI BU OLACAK. ÇÜNKÜ ELİM NE KADAR ALIŞSA O KADAR İYİ. ŞU ANA KADAR EN İYİ ANLADAIĞIM ŞEY BU ÇALIŞMALARDA SABIR VE SEVGİ ÇOK ÖNEMLİ.
    UMARIM KAFANIZI ŞİŞİRMEMİŞİMDİR. LİNOKSİNE VE TEMİZLİĞİE DEVAM. AMA ŞUNU DA İTİRAF ETMELİYİM Kİ KUTUYLA İLGİLİ TASARIM FİKİRLERİNİZ VE ÇOK HEYECANLANDIRIYOR VE MOTİVE EDİYOR.
    İNŞALLAH DAHA SAĞLIKLI VE HUZURLU GÜNLERİNİZ OLSUN. DUALARIMIZ SİZİNLE.
    SAYGILARIMLA.

  325. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Hastalık bazende ödüldür çok samami olarak yazıyorum şikayet etmek haksızlık. Hasta Arkadaşlarımız varsa şu siteyi okusunlar benim gibi yapsınlar, hayata bir şekilde tutunsunlar Harika İnsanları tanısınlar. Doktorlarım önceleri beni 3 aylık periyodlarla devamlı Hatsanede kontrol altında tutmak istediler, red ettim. Bunu kabul etmek Hastalığa karşı kesin bir mağlubuyeti ve çöküşüde onaylamaktır. Şidmi ara kontrollere gittiğimde Doktorlarım tebessümele bakıyor, takılıyorlar Antika merakınız bizede bulaşıyor diye ve Şişli Etfal hastanesinde bu konuda çokta keyifli sohbetlerimiz oldu, Sultan Vahdeddinin Etfal yani Çocuk hastanesi Kızı için yaptırdığını Hastalık denen hediyenin Sultanlara dahi diz çöktürdüğünü konuştuk. Dedim ya Sebebsiz hiç bir şey yok.
    ………………………

    Genç olmaktan bahsetmişsiniz, Size çok net bir örnekle Kişi ismide yazabilirim, Antika ile alakası dahi olmayan bir İnsanın 5 senede nerelere geldiğini gören biriyim. Rahmetli Babam sonrasında Benle devam eden bu sürecte bu Hanımefendi şuan Türkiyede sayılı koleksiyonerler arasında. Zevkle ve keyifle bunu başardı, okudu merak etti, sordu hemde hiç yılmadan evine gitmezdi oturur Antikalar hakkında sorular yöneltirdi, nasıl yapılmış, kim yapmış, damgalar, kaşeler imzalar ve gün geldi bu bilgiler ona aynen Ağactan Elma toplar gibi teker teker sanat eserleri olarak dönmeye başladı. O dönem 55 yaşında bir Hanımın buna merakına Eşi bile şaşırırdı ve sonradan teşekkür etti Eşinin yeniden yaşama sevincine döndüğü için. Gerçi bu sevinc Aileye yani eşine pekte yaramadı:) Antika tutkusu, Bazen Rusya bazen Fransa bazende Amerikaya kadar götürdü.

    Kucuk Sandık malesef dediğim gibi size fısıldamaya devam edecek en doğruyu yapmaya teşvik edecek, hatalar yapıp hataları öğreneceksiniz, bu bir sürec ve bu süreci algılayan nadir kişiliklerden birisiniz, yüzlerce İnsan yazdı sadece sizden bu yanıtı aldım.

    Linoksin macun en kolay çalışma bicimidir, renklendirebilirsiniz, bu arada çok özür diliyorum sanırım linoksin isim değiştirmiş, sizide yordum hakkınızı helal edin inanın araştırınca gördüm.
    Sizin sayenizde resimli olarakta eklemek istedim, arayan Arkadaşlarımız için faydalı olabilir.

    Kırıklarda ve yağıştırmada, oldukça ideal ve kullnımı kolay malzemelerden biridir, evdeki kırık mermer veya hatıra tabaklarınız kırıksa korkmadan yapıştırabilirsiniz, ahşap içinde geçerlidir fakat sadece eksik parçalarda destek amaçlı kullanılabilir.

    Tüp macunlar oldukça cabuk kurur daha cok agac yüzerlerinde kurt deliklerinin kapatılmasında idealdir.

    Linoksin markasının değişmiş yeni markası, bu daha geç kuruyan bir macun ve istediğiniz gibi renklendirebilirsiniz, guaj veya bildiğiniz boya ile rahatlıkla renklendirebilirsiniz.

    Bu tür oyma bıcakları ki fiyatları 3 lira elinizin altında bulunsun, bunlarla macun sürebilirsiniz, macunlarda taşan bölümleri kesebilirsiniz veya düzeltebilirsiniz. Veya Resim spatulası alıp macunu oldukça keyifli sürme tadını yaşarsınız.

    Malzemelerde cimriyimdir elbetteki ilk defa başlayanlar için sonrasında ise kullanılan özellikle takımlar mutlaka kaliteli olmalı ki bu takımları eskitmeye ömür yetmez bir defa para verilir bu sebeble el takımlarında kaliteli malzeme konusu gerekli olursa yazabiliriz.

    Kutu kucuk fakat size vereceği şeyler inanın ilerde şaşıracağınız bir netlikte olumlu olarak hayatınızda yerini alacaktır.

    Kolay Gelsin

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  326. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY İYİ AKŞAMLAR VE MERHABA,

    UMARIM İYİSİNİZDİR.YANITINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. HASTALIĞA VE DOLAYLI OLARAK HAYATA BAKIŞINIZ BANA HİÇ YABANCI DEĞİL. SANIYORUM AYNI YA DA BENZERİ KAYNAKLARDAN BESLENMİŞİZ. SİZİ VE USTALIĞINIZI DEĞERLİ KILAN HAYATI BU ŞEKİLDE HİSSEDİŞİNİZLE YAKINDAN ALAKALI. BU SÖZLERİMİ LÜTFEN UKALALIK OLARAK GÖRMEYİN.İTİRAF ETMELİYİM Kİ BENİ BİRŞEYLER YAPMAYA İTEN VE BAŞLATAN AĞIRLIKLI OLARAK SİZİN YAZILARINIZDAKİ İNCELİK VE DERİNLİKTİ. BÖYLE BİR USTAYLA KİM ÇALIŞMAK İSTEMEZ.:)) BENİM GİBİ ÇİVİ ÇAKMAYI BECEREMEYEN BİRİNE BİLE İLHAM OLDUNUZ. TEKRAR TEŞEKKÜR ETMEK İSTERİM.
    ARTIK BİR SÜRÜ KÜÇÜK DE OLSA EL ALETİM VE MALZEMEM BİRİKMEYE BAŞLADI. DAHA ÖNCE ADINI BİLE DUYMADIĞIM BİR SÜRÜ ŞEYİ TANIMAYA VE NE İŞE YARADIĞINI ÖĞRENMEYE BAŞLADIM. ÖĞRENDİĞİM HER YENİ ŞEY BANA SEVİNÇ VERİYOR. KUTU İÇİNDEKİ MACUNDAN BAŞKA BİR MARKA OLARAK ALMIŞTIM. CEVİZ RENGİ VAR ELİMDE. ACABA İÇİNE GUAJ KATMADAN DA KULLANABİLİR MİYİM. KUTUNUN RENGİNE ÇOK UZAK DEĞİL. AMA BOYA DA KAT DERSENİZ KATARIM. İNCE ÇALIŞMALAR DA ÇOK YOL ALDIM. NEREDEYSE BİR MEDİTASYON HALİ. İSTER İSTEMEZ İ,NSANI İÇİNE ÇEKİYOR. KENDİNİZLE BÜTÜNLEŞTİRDİĞİNİZ HER DEVİNİM HARİKA BİR YOLCULUK. KÖŞELERDE EYE KULLANMAK ÇOK İŞİME YARADI AÇIKÇASI. ESKİLER ”ALET ÇALIŞIR, EL ÖĞÜNÜR ” DERLERMİŞ., PEK DE HAKSIZ DEĞİLLERMİŞ. BEN PEK ELİMLE ÖVÜNECEK DURUMDA DEĞİLİM AMA ALETLERİN NEREDE İŞE YARAYACAĞINI BİLMEK SAHİDEN ÇOK ÖNEMLİYMİŞ.

    HALA YAVAŞ YAVAŞ İLERLİYORUM. BAZEN ACABA FAZLA MI AĞIR GİDİYORUM DİYE DÜŞÜNDÜĞÜM DE OLUYOR AMA YOL ALMAK KADAR YOLCULUK DE ÇOK GÜZEL. BEN GALİBA ONUN TADINI ÇIKARIYORUM. OYMA BIÇAKLARINI DA ÇOK BEĞENDİM. HEMEN EDİNECEĞİM. BU ARADA BİR ARKADAŞIMA UZUN UZUN SİZDEN SÖZETTİM. O DA OYMACILIĞA HEVESLİYMİŞ. SİTENİZİ ARAŞTIRACAK.ÇOK MEMNUN OLDU.
    GALİBA SİZİ YORMAYA DEVAM EDECEĞİZ. İNŞALLAH BİZDEN BIKMAZSINIZ:))
    SAĞLIKLI VE HUZURLU GÜNLER DİLİYORUM. DUALARIMIZIN SİZE ULAŞMASINI DİLİYORUM.
    SAYGILARIMLA.

  327. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Sağlığımla kavga etmeye devam ediyorum bende inatcıyım hastalığımda. Hayatı seviyorum, elbetteki bu yaşama sevgisi hırstanda uzak günlük çekişmelerdende. Kısacık bir ömür kimisi farkında kimisi değil.

    Diyeceksiniz ki, zengin birimidir hiç olmadım:) Olabilirdim ama parayı nedense hiç sevemedim, Gözümü açtım Antikalarla büyüdüm, Ömrümün son dönemleri yine Antikalar arasındayım. Sahiplerini hep düşündüm, o kadar şatafat, o kadar lüks hayatlar, bir Eski kutu kadar bile değeri olmuyor, Antikaları sevme sebebim, gerçek olarak bakarsanız, hepsi birer sır küpü, hepsinde binlerce hatıra, üzütüler, kederler, yokluk, zenginlik, savaşlar, açlık, mutluluk, doğumlar ölümler, düğünler danslar ve kahkahalar. Dilleri olsaydı her halde kimse veinden çıkmazdı gece yatarken onları koynuna alır dertleşirlerdi. Bazen kortuğum objelerde oldu, tuaflıkları, anormallikleri, durduk yerde çalışmaları veya zembereklerinin boşalması, tüyleriniz diken diken olurdu. Bir hayli tuaf oldu kusura bakmayın.
    ……………………………………..

    Berrin Hanım, Yaşamda hiç birşey tesadüf değil bunu hayat tecrübelerimle çok defalar yaşadım. Kimse kimseye inanın bir şey öğretmiyor zaten öğretemezde bu imkansız İnsanın doğasına aylkırı, Siz bu işe başlamak için Benim cümleelrim tekili oldu demişsiniz, hayır sadece bir sebebti ve siz başladınız, başlama nedenini ise daha sonra anlayacaksınız. Dedim ya tesadüfler yoktur, mutlaka bir sebeb artık devreye giriyor ve İnsanlar birşeylere başlıyorlar.

    Malzemeler Size en iyi Arkadaşlar olurlar, Macunu renklendirmenize gerek yok renk farkı yok ise istediğiniz gibi kullanabilirsiniz, sadece gerekirse diye renklendirme olabilir amaclı yazdım. Alteler çalışmak, yaşamınızada olumlu etekisi olacak, bugün ege olur yarın bakarsınız üstünüzde tulum kendi atolyenizin başında, Antika restorasyonları yaparken bulursunuz kendinizi. Sanat inanılmaz birşeydir, sizi hiç kimseye muhtaç etmez, sizle konuşur moral verir.

    Van Googh, Çirkin, Hastalıklı bir Hasta sanırım hayatını okumuşsunuzdur. Kendini hiç sevmez, çirkin olduğunu bilir ve şehrini terk eder, bir Kadına aşık olur, bilir ki bu Kadın Hayatını kendisini satark geceindirir ama Van Googha bile tenezül etmez. İntihara kalkışır, kendisini vurur ama yaralı hali ile bir anlamda veremez resimler yapmaya devam eder. Muhteşem renkler, Ruhunda her şey o kadar muhteşemdir ki, bugün dahi onun kullandığı renkler bakan herkeste hayranlık uyandırır. Snat böyle birşey, Ruhunuz ve Siz sonsuz özgürlüğü yaşarsınız, Sanatcıların nerdeyse bir çoğu tuaf anlaşılmaz kişilikler. Hatta Rönesans dönemi Snatcıları çılgınlıklarında sınır tanımamışlar, Krallarla alay etmişler, Dini kullananlarla alay etmişler, Mona Lisa tablosu, İsanın kefeni ve Leonardo da Vinci süper zekası bugün dahi İnsanlarla alay etmeye devam eder. Vatikanı bile alayları ile günümüzde çıldırtır, çunki bir Dini objede Leonardo da Vinci muziplikleri halen yaşamaya devam eder.

    Van Googh misali çirkindir ama Kendisini Mona Lisa diyede resmetmiştir, bu yüz yılda anlaışdıki Mona Lisa Suart hatları Leonardo da Vinci’nin ta kendisidir:) İsnaın kefenindeki yüz yine Da Vinci’nin ta kendisidir. Bu sebeble Antikalara hep farklı baktım. Ustaların mutlaka özel bir imzaları her parçada yer alır, bilerek ayparlar ve buluncada o keyfi yaşamak muhteşemdir.

    Uzun ve tuaf yazı için Özür diliyorum.

    Kolay gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

  328. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHA BEY MERHABA,
    YANITINIZ HİÇ UZUN VE TUHAF OLUR MU, TAM TERSİ ÜSTÜNE BİR DE SANAT TARİHİ DERSİ ALIYORUM, BU NE BÜYÜK BİR DEVLET KUŞU BAŞIMIZA KONAN: )) SANAT DAHİL HER TÜRLÜ BİLGİYE HER ZAMAN AKLIM VE YÜREĞİM AÇIK. GERÇEKTEN TEŞEKKÜR EDERİM. SÖZETTİĞİNİZ KONULAR BAŞLI BAŞINA SOHBET KONULARI. BEN NE YAZIK Kİ RESİM VE SANAT TARİHİ KONUSUNDA ÇOK YETKİN DEĞİLİM. RESİM ÇOK SEVDİĞİM BİR SANAT DALI OLDUĞU HALDE ÜZERİNE EĞİLEMEDİM. AĞIRLIKLI OLARAK EDEBİYATLA İLGİLENDİM. FAKAT ANTİKALARLA OLAN İLİŞKİ İNSANI DERİNLERE İNMEYE MECBUR KILIYOR SANIYORUM. ASLINDA BENİM AHŞAP TUTKUMU BESLEYEN EŞYALARIMIN HİÇBİRİ ANTİKA DEĞİL BİLİYORUM. SADECE ESKİLER VE HER BİRİNİN SİZİNDE DEDİĞİNİZ GİBİ YAŞANMIŞLIKLARI VAR. KUTU MESELESİ GÜNDEMDE OLDUĞU İÇİN BAŞKA KONUYA GEÇMEK İSTEMİYORUM. AMA İZNİNİZ OLURSA EVDE ÜZERİNDE BAKIM VE DEĞİŞİM YAPILMASI GEREKEN HATTA ÇOK BEĞENEREK ALDIĞIM AMA NE AMAÇLA KULLANILDIĞINI BİLMEDİĞİM ( SADECE BİR TANE ) EŞYALARIM DA VAR. ONLARLA ÇOK UZUN BOYLU İLGİLENMEM GEREKTİĞİNİ BİLİYORUM. FAKAT ANTİKA KONUSU ÇOK FARKLI. ÇOK FAZLA BİLGİ GEREKTİRİYOR.ÜSTÜNKÖRÜ OLACAK BİRŞEY DEĞİL. BELKİ ZAMANLA SİZİNDE YARDIMINIZLA HATTA ÖNERECEĞİNİZ GÖRSELLER VE YAYINLAR OLURSA KENDİMİ GELİŞTİRMEYİ ÇOK İSTERİM. EKONOMİK OLARAK ONLARA SAHİP OLMAK MÜMKÜN DEĞİL. AMA BİLGİLENMEK VE ESKİYLE ANTİKAYI AYIRDETMEYİ BİLE ÖĞRENMEK BELKİ ÇOK ÖNEMLİ. SİZİN BİRKAÇ CÜMLENİZ BENİ BU KONUDA KENDİME GETİRDİ. BEN EŞYALARIMI BOZARIM KORKUSUNDAN DOKUNMAYA ÇEKİNİYORDUM.. ONLARI ELBETTE BEĞENİYOR VE SEVİYORUM AMA BAZILARI SIRADAN VE HER ZAMAN ULAŞILABİLİR PARÇALAR. O YÜZDEN DE FAZLA DERTLENMEDEN İŞE GİRİŞMELİ DİYE DÜŞÜNÜYORUM. TABİ İKİ SİZ DEĞERLİ YARDIMLARINIZI ESİRGEMEDİĞİNİZ MÜDDETÇE.
    BENİM KÜÇÜK SANDIĞIN BAŞINDAKİ HALİM HERKESİ İŞTAHLANDIRDI. BİRKEÇ ARKADAŞIM ESKİ KUTU ARAMAYA BAŞLADILAR:)) SANIYORUM BULAŞICI BİR DURUM.:)
    TAMİRAT DEVAM FAKAT GALİBA TA EN BAŞTAN KIRIK PATLAK KENARLARI ONARMAK İÇİN YAPI MARKETTEN ALDIĞIM PARÇA HATALI. AMA ORAYA UYGUN İNCELİKTE BAŞKA BİR MALZEME YOKTU NE YAZIK Kİ. O YÜZDEN MACUN YAPARKEN BAZILARINDA KOPMALAR OLDU. YENİDEN KESİP YAPIŞTIRMAYA BAŞLADIM. SİZE MALZEMENİN FOTOĞRAFINI ÇEKİP YOLLAYACAĞIM. BU OLMAZ DERSENİZ HEPSİNİ SÖKER DOĞRU MALZEMEYLE BAŞLARIM GEREKİRSE. YA DA BU UYGUNDUR DERSENİZ DEVAM EDERİM.
    ŞİMDİLİK KUTU CEPHESİNDE DURUM BÖYLE.
    SAĞLIKLI VE HUZURLU BİR GECE DİLİYORUM.
    HERŞEY İÇİN TEŞEKKÜRLER.
    SAYGILARIMLA.
    .

  329. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Oldukça detay veren net kişiliğe sahipsiniz. Mütevaziliğinize çok teşekkür ediyorum.

    Sebeblerini yazarsam bugün Hiç kimse daha doğrusu ticaret yapanlar kendilerine Antikacı der, Eski eşyalara Antika derler. Siz ise net şekilde Antika değerleri yok demeniz zaten bilgi sahibi olduğunuz çok net göstergesidir. Antika genellemesi yaparsak, Antika satın aldıklarını sananların %99 aslında net şekilde eski eşya almışlardır, abartılı oran yazmadım yüzde değil binde olarak yazmam aslında daha doğru olurdu.

    Siz çok net şekilde tanımlamışsınız.

    Antika tamiratı zaten oldukça zor ve profosyonellik ister ve bu tür eşyalar ortalıkta görünmezler özel koleksiyonerlerin elinde Profosyonel restoratörler tarafından bakımları yapılır. Restoratörlerde aynen sizin gibi işe temelinden başlamışlardır, Sanata sevgileri ilede devam kendilerini güncelleyen kişiliklere dönüşmüş İnsanlardır.

    Bir cümleminize katılmıyorum, Ekonomik olarak Antika almak zor değildir, unutmayın Türkiyede bu işi meslek olarak yapanlar zaten gerçek Antikayı ayırt edemezler. Merakınızı devam ettirseniz inanılmaz değerli parçaları inanılmaz ucuza alabilirsiniz.

    Kucuk sandık Size bu konuda en iyi Arkadaş olacaktır ve oluyorda, artık gördüğünüz eşyalara çok daha farklı gözle bakarsınız. Tamir işinde kutu üzerinde hatalarınız olmaz ise zaten bir tuaflık var dememiz gerekir, Siz oldukça detaycı ve hataları net şekilde görüyorsunuz. Çıta parçalanabilir önemli değil, farklı bir cıta ilede sorunu çözersiniz bu bir sandalye ayağı dahi olabilir, keserek incelterek her türlü mobilyada tamirleri yapabilirsiniz. Veya nalburlarda satılan süpürgelik tabir edilen duvar kenar çıtaları dahi olabilir.

    Sandık tamiri bittiğinde eminim çok farklı bir duygu yaşayacaksınız, ve cilası bitip kendi eserinizi görünce hatalarınızı görüp tebessüm edeceksiniz çunki hatalar Sizin sonradan yapacağınız işlerde en harika öğretmenleriniz olacak.

    Kutu kenar cıtası ahşap yapamassanız bile macunla diğer kenarlardaki orjinal hatlarsa sahip olsun yeterli, bir şekilde bu sorunlu kenarı farklı bir renk veya tasarımla kamufle edebiliriz. Hatta Varak yapabiliriz, veya bakır veya gümüş, aklımıza gelen her rengi Sandığın orjinal çizgisini bozmadan uygulamak mümkündür.

    Kumaşla kaplanacağından ki alt kısmınada kumaş bir tepsi yapılabilir buda Sandığın görüntüsünü çok üst noktaya taşıyabilir. Kumaş tasarımla iç kısma kapak yapmanızı önerebilirim veya kuluk odacıklar yapabilirsiniz. Hatta kalemlik ekleyebilir kısaca kutuyu yaşanmış gerçek bir kişilik vermeniz çok ama çok kolaydır. Mesela kenarlara princ süsler ekleyebilirsiniz, nerden bulrum derseniz adreslerini veririm ve belli olmaz belkide kutu tasarımcısına dönüşebilirsiniz. Gerçek 200 senelik Antika görünümü vermekse en basit yapacağımız şeylerden bir tanesi.

    Bu işlemi evinizde Sunta sevimsiz bir Ahşapa dahi uygulayabilirsiniz. Hatta evinizi Holywood film studyosunun platso görünümünde inanılmaz gizemli bir havaya sokmanızda çok ama çok kolaydır. Bu saygıklarım içinde asla çok büyük paralar gerekli değil, lüks pahalı gereksiz boyalarla kimyasallarla hiç işimiz olmayacak. Buda Sizin sırrınız olacak yapacağınız işi görenler ilk düşüneceği şey inanılmaz pahalı objeler diye algılanacaktır. Oysaki belkide 100 liralık dahi malzeme kullanılmamış olacaktır.

    Arkadaşlarınızı oldukça güzel bir işe yönlendirmişsiniz, Kutu toplayan çılgın koleksiyonerler vardır ve bu İnsanlar Dünyanın her yerinden Antika veya Müzayede sitelerini takip edip, bu minik objeleri satın alırlar. Hatta Türkiyede pek bilimez malesef ki İnsanlarımız o kadar boş ve gereksiz güncel habelere şartlandırılıyorlar ki Hayatın tadını çöpe atıyorlar, Avrupada ve Amerika eskiden herkesin Okul çantasında olan resimli çizgi gkahramnaların resimleri Çizgi film kahramanları, olan kutuların tanesi 200 Dolardan başlayıp çılgın fiyatlara çıkabiliyorlar.

    Bu konularda gerçekten üzülürüm, Gençlerimiz Cocuklarımız okullarda ot misali yetiştiriliyorlar, hiç bir hobi ve kültürel etkinlik Cocuklara verilmiyor.Bu konularda mutlaka bir şeyler yapılmalıdır. Cocuklara çok kaliteli bir gelecek hatta Cocuklara bugün 6 yaşında olan Evlatlarımıza Anneler Babalar hobi ve koleksiyon merakını aşılamalıdırlar.

    Bakın bugün 6 yaşındaki bir Cocuk burda bahsettiğimiz resimli teneke kutuları biriktirse Anneleri Babaları teşvik etse veya model oyuncaklar alınsa, en ufak abartı yapmadan Cocuk 20 yaşına geldiğinde rahatlık bir Daireden fazla parayı, oynayareak gülerek bu oyuncaklar üzerinden birikimini yapacaktır ve bu Cocuklar inanılmaz şekilde kişiliklere dönüşürler. Hobileri olan Coculklar her zaman Üst makamlarda yer alan kişiliklerdir, tabiki Avrupa ve Amerika için gecerli.

    Kolay Gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  330. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    SİZE KUTUNUN KENAR MALZEMESİYLE İLGİLİ MAİL ATTIM AMA YAZDIKLARINIZDAN SONRA BUNA PEK DE GEREK KALMADIĞINI GÖRDÜM.( BU arada iki cümleyle karakter analizi de yapabilmeniz mesleğinizin inceliklerinden biri olmalı. başak burcuyum. oldukça detaycı ve netimdir:))
    kutunun içiyleilgili tasarım fikirlerinizi heyacan içinde okudum. oralara gelmek için sabırsızlanıyorum dersem umarım bana kızmazsınız. tamir işinden yüzümün akıyla çıkınca bu konular üzerinde düşünmek, sizin fikirlerinizle yol almak harika olacak. bu arada basit bir kutunun kenar tamirine uygun çıta bulurum ümidiyle inşaatlara bile girip baktım dersem güler misiniz acaba? o sırada etrafımda gördüğüm herşeyde o uygun çıtaları arayıp durdum. neyseki herşey bir deneyim, yeni bir bilgi. fakat varak, bakır, gümüş fikirleiniz müthiş. kutunun üzeri için iznik çinisi alternatiini de hiç unutmuş değilim. fakat belki dediğiniz gibi kutu ve küçük andıklar üzerinde çalışmak çok eğlendirici ve öğretici olabilir.
    koleksiyonerlik konusunda yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum. insanı bambaşka noktalara taşıyan ve kişilğine farklı boyutlar katan bir uğraş koleksiyonculuk. çok küçük de olsa porselen kahve fincanlarım var ama henüz çok az sayıda. bakalım ilerde neler olacak.
    yazdığınız herşey için çok teşekkür ederim. inanın her cümleniz benim için çok kıymetli. bir şey yaparken bu kadar çok şy öğrenmek ve zenginleşmek herkese nasip olmaz. demek ki şanslıymışım. inşallah bizlerinde sizin için yapacağı güzel şeyler olur günün birinde.
    sağlıklı günler diliyorum. herşey gönlünüzce olur inşallah.
    saygılarımla.

  331. Oğuzhan-Istanbul dedi ki:

    Merhaba Gökhan Hocam,

    Nasılsınız ? biraz uzun zaman oldu en son burada haberleşeli. Maalesef hem yoğunlaşan işlerim dolayısıyla fazla zaman ayıramam hemde sizin rahatsızlığınızdan dolayı fazla yormamak için pek yazmadım size. ama yavaş yavaş da olsa en son size bahsettiğim ve yukarıda resminide yayınladığınız konsolu yapmaya devam ediyorum. Konsolun genel temizliğini yaptım, alt tablasının yan ve iç bölmeler ile sol kapağının tamirlerini ve gomalak cilasını yaptım. Son halinin resmini size, e-mail adresinize yolladım.

    Kısaca özetlemek gerekirse, en son yaptığım masa altına göre daha iyi bir işcilik çıkardığıma inanıyorum sayenizde. Bu sefer ağaçda vuruntu izleri kalmayacak, damar yapısı ortaya çıkacak şekilde ve sabredebildiğim kadar zımpara yaptım. Bunu yaparkende sizin zımpara konusundaki yukarıdaki anlatımlarınız kulaklarımda çınladı.

    Konsolun alt kısmında gördüğünüz gibi varak denemesi yaptım. deneme diyorum çünki yapmadan önce gözümde çok canlanmadı aslında nasıl olabileceği ancak sonra dedimki nasıl olacak diye düşüneceğime yapayım. tabi ilk uyguladığımda varak çok parlak kaldı, bunu mobilyaya uydurmak için üzerine gomalak uygulaması yaptım motiflerin olduğu yerlerde gomalağı biraz açtım, derinlik verebilmek için.

    Gördüğünüz gibi sol kapağın tamir ve gomalak cilasını yaptım. Bilemiyorum siz nedersiniz bir usta olarak ama gomalağın duruşu, aşağacı yansıtması çok hoşuma gitti. Ancak baştan tahmin ettiğim gibi kapak daha koyu, alt kısım açık oldu.. farklı ağaçlardan yapıldıkları için. Aslında konsolun eski halindede alt kısmına siyah renklendirme yapıldığı görülüyor.

    Sanıyorum bende orjinalinde olduğu gibi konsolun masif olan alt ve üst kemer gibi kısımlarını siyah olarak renkelendirmem gerekiyor. bu konuda tavsiyeniz ne olur ? Bence yarı mat veya mar bir siyah renk hem kapıların içindeki siyah renk ile bütünleşek hemde bir kemer gibi konsolu saracak.

    hem genel olarak düşüncelerinizi, tavsiyelerinizi öğrenmek, hemde yavaşda olsa ilerlediğimi haber vermek için yazmak istedim.

    Saygılarımla,

    Oguzhan

  332. levent-ordu dedi ki:

    sevgili berrin yukarıdaki yazınızı şimdi okudum umarım yararlı şaşırtmalardır dedimya bende 52 yaşındayım benim ustam harut tam 87 yaşında ve hala yaptığı bakır işçiliği adeta antika muamelesi görüyor harut ustam dağ bayır gezer hala sabah erken kalkar iş yapıp para kazanır şu anda istalbulda kızının oğlunun yanında ve her istanbuldan geldiğinde bir yenilikle gelir
    ben şunu anladım çalışmak insanı gençleştiriyor sağlık için çalışmak gerekir hobilerinizi paraya çevirmeye çalışın gökhan erol usta gibi bir önderimiz varken bunu yapabilirsiniz bana müthiş bir öz güven verdi sağol erol usta fakat bu sanat aşkı hiçbir hastalığa benzemiyor zor dahi sizi yıldırmıyor sizi imkansızlıklar içinde olsanız bile mucizeler yaratabiliyorsunuz yılmadan yolunuza devam ediyorsunuz ben bazen kendime bile şaşıyorum bunu benmi yaptım diye öğrenmek uğruna neler yaşadığımı ne çılgınlıklar yaptığımı bilseniz kimi zaman kahkahalarla gülersiniz kimi zaman öfkeden kızarırsınız
    hoşçakalın

  333. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Eski eşylar, Antikalar Dünyada binlerce yıldır toplanan nesneler objeler. Binlerce yıldır süre gelen tuaf bir paylaşım.
    Koleksiyonerlere bakarsanız tamamı özel kişiliklerdir aralarında uc dercede tuaf kişiliklerde çok gördüm, sohbetlerine doyum olmaz, evlerine girdiğinizde çıkmak istemessiniz. Bunlar gerçek koleksiyonerlerdir. Zaten evleride her şeyleri ile çok farklı özel bir Dünyadır.

    Dünyada Ünlü Aktörler Aktiristler ve İş Adamları içinde bu tutkuyla yaşayan çok fazla kişilik vardır. Tamamıda tuaf şekilde başarılı olmuş İnsanlar geçmişlerine bakarsanız bu koleksiyonerlik ve tuaf meraklarını görebilirsiniz. Oyuncak toplayanlar, Bebek toplayan koca koca Adamlar:) Bana göre harika kişilikler. Yaşayan her canlıya saygısı olan İnsanlar.

    Bu Merak Size İnsanlarıda tanıma ve Hissetme Hissini ortaya çıkarıyor, Sizin kucuk sandığınız ile başlayan bu sürec devam ettiğinizde Sizi çok farklı yönlere sükürleyebilir, Bir süre sonra bakarsınız ki her yönü ile değişmiş kabuk değiştirmiş kişilik olarak farklı bir bakış açısına dönüşebilirsiniz. Sanatcılara bakarsanız, Gerçek Snatcıları kast ediyorum hepsi enteresan kişiliklerdir, Türkiyede fazla özel İnsan yada Sanatcı acıkcası göremedim, belirtmem gerekir. Olanlarda zaten tuaf bir koloni halinde yaşayan inanılmaz kişiliklerdir ve Varlık seviyeleri bir hayli yüksektir, doğuştan değil bu varlığı bu Koleksiyonerlikten elde etmiş İnsanlardır.

    Koleksiyonerlik, Fincan tutkunuz biraz daha derine inerseniz çok enteresan ürünlere sahip olabilirsiniz, bu konuda acizane tavsiyem porselen damgalarını mutlaka bir arşiv haline getirip aklınızda tutmaya çalışın. Osmanlı döenmi damgalı porselenler fincanlar tabaklar bulabilirsiniz, Eskicilerin %99 sattıklarından habersiz İnsanlardır. Fransız, Alman, Çekoslovak, İtalyan ve İkinci Dünya harbinde Amerika tarafından Baveria porselen fabrikasında üretilmiş savaş dönemi porselenleri Türkiyede oldukça fazladır. Sax, Limoge gibi markalar ise enteresan şekilde dönem üretimlerinde farklı marka yani kaşelerle ürün çıkarmışlardır.

    Kısaca Koleksiyonerlik,başlı başına bir Universitedir. En olmadık Kişileri Proforsor haline dönüştürür, üstelikte hiç bir akedemik eğitim alınmadan bu minik kucuk cansız objeler İnsanları farklı kişiliklere dönüştürürler.
    ………………

    Konuya dönersem, Kutu kenarı çıta sorununuzun farkındayım, ve arayışınıza hiç şaşırmadım bazen bende marangozhaneleri hatta hurdacıları gezerdim ufacık bir detay parça için. Hatta Çinden dahi rica ile sobada yakılacak bir odun parçasını kargo ile getirtiğim çok fazla şeyler oldu. Dedim ya bazı Objeler Size inatla direnir, cansızdır ama üzerine ne yaparsanız yapın beğenmez, birde bakarsınız ki ufacık bir objenin emirleri peşinde koşan kişiliğe dönüşmüşsünüz.

    Marangoz yakında varsa ceviz bir cıta rica edin, daha önce belirtmiştim kagıt ile yaralı bölgenin kaba şablonunu çıkarabilirsiniz. Marangozada tamir ettirilebilir fakat ben Size bunu tavsiye etmem, kendiniz başarmalısınız. Macunlada olsa finali Siz yapmanız en önemli detaydır.

    Buyuk marketlerde Bauhose veya marangozlara sorarsanız cita satılan yerlerin adreslerini verirler, mutlaka öğrenin, Arkadaşlarınızda merak ediyorlar onlar içinde zor bir sürec yaşanmamasına neden olabilirsiniz. İnanılmazda ucuzdurlar.Harika ahşap malzemelerde bulabilirsiniz ve sizi oldukça detaylıda fikir verecek projeleri düşünebilirsiniz.

    Bu tür cıta alıp keserek yaralı bölgeye uygulayabilirsiniz.

    Unutmayın, mutlaka alın demiyorum isterim ki kendiniz hatalıda olsa bu Sandığı tamamlamaya calışın. Hazırcılık en kötü secenektir ve İnsanın hayal gucunu yok eder, hiç birşey öğretmez.

    Hatalardan sonra bahsettiğim detayları daha profosyonel tamirlerinizde yapabilirsiniz, sebebi eliniz ve gözünüz çok net olarak, hangi işlemin yapılması gerektiğine karar verir. Hata yapma riskinizde fazlası ile azalmış olur.

    Bahsettiğim profil çıtalar ise uygun vaktinizde gezebilirsiniz, Size çok farklı fikirler verebilir.



    Konuyu okuyup merak eden Arkadaşlarımızda bu tür yerleri bilmelerini öneriririm, hem inanılmaz ucuzdur hemde çok geniş ürün seçeneklerine ulaşırsınız.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  334. Gokhan Erol dedi ki:

    Oğuzhan Bey, Yeniden Merhabalar belki inanmayacaksınız ama dün sitede resimlere bakarken sizi düşündüm. İnanılmaz bir yeteneksiniz Allah vergisi el melakesine sahipsiniz. Çok kendisine Usta diyenler gördüm, Sizin kadar yaptığı işe Saygısı olan İnsanları görmenin ne kadar harika bir His olduğunu anlatamam. Mobilyalarınızı her hangi bir yere restorasyon için verseydiniz Sizin yaptığınız işçiliği yapamazlardı. Elbetteki yapan ustalarımız var fakat bu işçliğin bedelide oldukça pahalı olabilirdi.

    İnanılmaz temiz ve detaycı bir temizlik yapmışsınız, hatta Sizin işçiliğinizi gören İşte teklif edebilirler:)
    Daha doğrusu biraz anlayan Dostlarımız size rahatlıkla Antikalarını teslim ederler. İçöilikte en temel detay zımpara ki bunu gözler önüne sermisşsiniz, her seferinde zımpara konusunu çok yazarım fakat Antika restorasyonun gerçek temeli çok iyi zımparadır tabiki bilerek yapılan zımpara, hayranlıkla agacın damarlarını izledim, müthiş bir keyif aldım.


    Büfenin ilk halini hatırlayan Arkadaşlarımız şimdi bu resimlere bakınca hayretler içinde kalmdıklarına eminim. Kapkları inanılmaz harika temizlemişsiniz, agaç sanki sohbet eder gibi tüm güzelliğini Bakanlara sunuyor. Renk kullanmamanızı ise yürekten tebrik ediyorum. Herkesin harcı değildir renk olmadan Cila çalışmak. Varak detayları ise zaten resimde kendisi anlatıyor.Varak konusu daha ileri farklı işlemlerde yapılabilir fakat genel ciladan sonra karar vermek daha doğru.

    Bir çok Ustanın moralinide bozmuş olabilirsiniz, gerçek Ustalarımız zaten üzerilerine alınmazlar onlarda Sizin işçiliğinizden muhteşem bir keyif alıyorlardır, böyle işin karşısına geçilir Türk kahvesi alınır ve Agacın muhteşemliğinin tadı çıkarılır.

    Bana renk farkları olan bölgeleri resimlerseniz çok iyi olur. Agacların dokusu farklı olabilir bazı Ustalar bunu bilerek yaparlar kaliteli bir cilada bu renk farkları yani agacın doğal renkleri farklı derinlik sunar. Ustanın bilerek yaptığı oldukça keyifli çalışmalardır.

    Siyah olan bölgelerinde resimleri Size zahmet olmassa görmek isterim. Sebebi Kötü Ustalar renkle çalıştığından bir çok mobilyanın orjinalliğinide katlederler, siyah kordon gibi detaylar daha çok bu tür Ustalar tarafından sonradan yapılmıştır. Bu sebeble görmek istedim orjinal olarakta aynı dönem ABonoz siyah renkler bu tur konsollarda kullanılır hatta tik renklendirmeler oldukça populerdir çok koyu bir bordo siyah arası renktir. Ciladan sonra bu renk gün ışığına göre ahşapa çok hoş bir ışıltı katar.

    Resimleryebilirseniz memnun olurum. İşöliğinize ise hayran kaldım, Ellerinize sağlık, Allah kolaylık versin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  335. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA
    ARKADAŞLARIN ÇALIŞMALARINDAKİ BAŞARILARI GÖRDÜKÇE HEM SİZİN HEM DE HEPİMİZİN ADINA ÇOK SEVİNİYORUM. OĞÜZHAN BEY İ KUTLAMAK İSTERİM. GERÇEKTEN NEREDEN NEREYE..BU TÜR PAYLAŞIMLAR HEPİMİZE ÇOK MORAL VERİYOR VE UMUT AŞILIYOR.
    SEVGİLİ GÖKHAN BEY, PORSELEN FİNCANLAR HAKKINDAKİ ÖNERMELERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. BU KONULARLA DA İLGİLİ BİLGİLENDİRMELER YAPARSANIZ ÇOK SEVİNİRİM. BELKİ SORULARIN DIŞINA TAŞAN KONUŞMALAR AMA BİR KONUYA HAKİM OLABİLMENİN HENÜZ EMEKLEME AŞAMASINDA BİLE SAYILMADIĞIM İÇİN HER TÜR YENİ BİLGİYE ÇOK İHTİYACIM. TEŞEKKÜR EDERİM.
    KUTUNUN TAMİR ETTİĞİM BÖLGESİNE UYGULADIĞIM PARÇAYA ÇITA DEMEK NE KADAR DOĞRU BİLMİYORUM. ÇÜNKÜ KAPLAMANIN ALTINA YAPIŞTIRDIĞIM PARÇANIN YÜKSEKLİĞİ 15-20 MM ARASI ANCAK VAR. ŞİMDİLİK MACUN ÇALIŞMASINI DA BİTİRİP SİZE FOTOĞRAFLARINI YOLLAYACAĞIM. NEREDEYSE KALIN BİR MUKAVVAYA BENZİYOR SİZE YOLLADIĞIM FOTOĞRAFTAKİ MALZEME. BELKİ DE TA EN BAŞTAN KUTU KAPAĞININ ALTINI BOYDAN BOYA SÖKÜP SİZİN GÖNDERDİĞİNİZ MALZEMELERDEN BİRİYLE ÇALIŞABİLİRDİM. AMA TAMİR İŞİN İÇİNE GİRİNCE DİĞER SAĞLAM BÖLGELERE UYDURMAK ADINA ÇALIŞMA BÖYLE OLDU. SİZİN DE DEDİĞİNİZ GİBİ HATALI OLMAYI GÖZE ALIYORUM. YETER Kİ TAMAMALAYABİLEYİM. O ZAMAN HATALARIMDAN ÖĞRENDİKLERİMİ BİR DAHA UNUTACAĞIMI SANMIYORUM.
    ÇOK TEŞEKKÜRLER. SAĞLIKLA KALIN. SAYGILARIMLA.

  336. Oğuzhan-Istanbul dedi ki:

    Hocam, iltifatlarınız için teşekkür ederim. Ortaya güzel bir işçilik çıktıysa bu sizin sayenizde. Çünki.. bu işçiliği yapabilmek için bir kursa gitmedim, bir ustanın yanında durup nasıl yaptığını izlemedim. ne biliyorsam A dan Z ye sizden, bu site vasıtasıyla sizden öğrendim. Buda sizin bu işe yaptığınız çok büyük bir hizmet bence. Hastayım, sanatımla uğraşamıyorum diye üzülmeyin sakın. Sizin hasta yatağınızdan yazdıklarınızla onlarca, belki yüzlerce kişi evinde kurduğu küçük atelyede bir şeyler yapmaya çalışıyor. Dolayısıyla siz hala üretmeye devam ediyorsunuz.

    Mail adresinize bazı detay resimleri yolladım. şu andaki problemim, kapak ile alt kemer arasında oluşan renk farkı. size ilk halini de yolladım.. eski halinde alt ve üst kuşak kısımları mat siyah renk ile renklendirilmiş. benim gözümde doğru olanın bu olduğu söylüyor renk uyumu açısından alt tarafta koyu bir kemer ve yurkarı da kızıl kapaklar ama diğer taraftan doğal ağaç görüntüsünden vaz geçemiyorum. Tamamen kararsız kaldım. Dolayısıyla size danışmak istedim.
    Saygılarımla,
    Oguzhan

  337. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Porselen koleksiyonerliği fazlası ile keyifli tutkudur. Haklısınız sitede pekte detaylı paylaşımlar yapamıyorum. Sizde görüyorsunuz tek bir konu üzerinden herşey ilerliyor. İsterdimki tek tek her konuyu acıp detaylı yazabileyim, malesef yine sağlık devreye giriyor ve engelliyor.

    Yinede porselen konusunda en azından damga listelerini eklmeyi düşünüyorum, elimde oldukça fazla kitaplarım vardı tabiki bulabilirsem. Yinede önemli damgaları resimli olarak paylaşmaya çalışırım.

    Antika ve restorasyon aslında farklı konular değil genel olarak Antika tanımına bakarsanız tüm Sanasal çalışmaların bir biri ile eşleştiğini görürsünüz, Porselem Ahşap, Ahşap Demir, Ahşap Altın hepsi bir biri ile tamamlanmış bir çok Kokleksiyon parçaları mevcuttur. Kısaca hepsi bir biri ile bağlantılı eserler.
    …………….

    Kutu için Size dediğim gibi hatalı olaması hiç önemli değil, Sizin bunu yapmanız ortaya çıkarmanız önemlidir. Bu sebeble İş yaşamımda Hata yapan Arkadaşlardan tek şeyi beklerdim yaptıkları hataların farkındaysa zaten sorun yok demektir sebebi Hataları görebilmek en büyük başarıdır.

    Tamir ettiğiniz kutu detayını resimlerseniz memnun olurum, aslında bu kutuda yaptığınız şuana kadar ki zor aşama malesef benim hatam, Sizi en başında çıta ile parça değişmeye yönlendirebilirdim, istedim ki tamir işine eliniz alışsın, zor olanla başlamak daha sonraki işlemleri dahada basitleştirir. Örnek şuanki görsel bilginizle farklı bir tamirata çok daha profosyonel bakacaksınız, sebebi hata yapmacağınız bir çok detayı bu kucuk kutu sayesinde zaten gördünüz.

    Oğuz Han Bey, Muhteşem işler çıkarıyor, gördüğünüz masanın tamirine kadar herşeyi kendisi yaptı ve ortaya harika bir işçilik çıkardı. Marangozlara sorduğunda canı sıkılmış olarakta bu Adamlarla konuşmakta bile zorluğu detaylandırdı. Kendisi ise asla her hangi bir destek yazısı değildir çıkardığı iş inanılmaz kaliteli.

    Şuna eminim bugun Oğuaz Han Beyin yaptığı temizlik ve cila çalışmasını Usta denilen İnsanlar kolay kolay başaramaz. Renk kullanmadan bir işi yapabilmek başlı başına El melakesi gerektirir. En zor restorasyonlar doğal agac üzerinde sade çalışmalardır, bu sebeble temizlik ve sonrasındaki zımpara ısrarımda bu yüzdendir, zımpara ciladan çok daha önemli detaydır. Oğuz Han Beyin işlerinde damar dokularının mükemmeliğini görüyorsunuz, zımparada fazlası ilede kulaklarımı çınlatmış:)

    Rahmetli Babam zamanı, birde Ustalarımız vardı, keşke tanıma fırsatınız olsaydı Harika Adamlardı, çıraklık döneminde Zımpara yüzünden kaç defa kovulduğumu ve azarlandığımı hatırlamam, 3 cmlik bir paraçayı dahi 1 günde temizlediğimi bilirim. Eskiden boya sökücüler yoktu gerçek Ant,ika restorasyonları bambaşka bir Dünyaydı. Size belki tuaf sacma gelebilir. Restorasyon esnasında kalen inceliğinde bir parca dahi kopsa hatta bir toplu iğne ebadında bir parça mutlaka saklanırdı ve onarım sonrasında yeniden orjinal halinde kullanılırdı. Çok keyifli işlerdi elbetteki.

    Uzatmadan kısaca bitirmeye çalıştım:)

    Kolay gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

  338. Gokhan Erol dedi ki:

    Oğuz Han Bey, İltifat etmiyorum çıkardığınız işçilik tek kelime ile harika. Bu temizlikte iş çıkaracak Usta sayısı azdır ve ödenecek parada oldukça yüksek olaması doğal bir sürectir. Allah vergisi bir el melakeniz var.

    Yaptığınız Varak boyaması için örnek vermek istiyorum ki iltifat etmediğimden emin olun. Varak Ustalarının İsmini yazmıyorum oldukça tanınan kişilerdir. Bu tür eskitmeyi inanın işe başladıktan çok sonra Bana gelerek tarifini aldılar ve bu Adamların yaptıkları tek kucuk parça 500 dolardan başlıyor, yani Size iltifat etmiyorum İnanılmaz yeteneklisiniz.

    Dolabın ilk hali aslında Size özel konu açmak isterim izniniz olursa, bu işi yapmak isteyen Arkadaşlarımıza harika bir moral olacaksınız.
    Bu tür dolabı tam,ir ve cila yapmanın manasını çözemeyen Ustlar vardır, bu tür Ahşabı gördüklerinde kafalarında yüzlerce Hinlik gecer en kolay ve uğraşmadan cila nasıl yapılır diye.

    Siz abartsız bir cümle ile bir tarihi hayata döndürdünüz ve yaptığınız işçilik Snat üniversitylerinde Ahşap temizliği konusunda tez olarak dahi bir araştırmaya tabi tutulabilir.Tez hazırlamak mümkündür.

    Bu temizliğiniz muhteşem, denecek cümle yok, Ahşapa yeniden hayat vermişsiniz. Ellerinize yüreğinize sağlık.



    Oguz Han Bey, Alt etek kordonlarını renklendirmenizi tavsiye etmem, inanılmaz temiz bir işçilik çıkarmışsınız.

    Üst kordonda lekeleri gördüm, Ahşağa işlemişler. Burda Eski yöntem gölgelenme uygulayabilirsiniz, siyah tercih etmeyin. Tarif edeceğim işlemi farklı bir ahşapta deneyin ki mobilyayada gerçek renk tonunu bir defada korkmadan uygulayabilesiniz.

    Su boyası hazırlayın kaynatın soğrusun. Bir bezle eldiven girin ve kullanmadığınız bir ahşapa sürün. kurusun kabaracaktır öylesine bir zımpara yapın. Analiz maun ve ceviz rengi karıştırın, aynı yönetmele bezle su boyası vurduğumuz zeminden gecin. Hoş bir renk ortaya çıkacaktır ve bu renk mobilyadaki lekeride kapar. Tik veya Pelesenk yani koyu Maun elde etmek içinse analin boya içine çok az siyah atın, çıkan renk tonuna karar verin.

    Kimyasal renk acmada uygulanabilir fakat bu kadar temizlikten sonra riske girmenizi istemem, denerim derseniz tarif verebilirim. Tavsiyem ise Sizin orjinal görüntü tercihinizden taviz vermeyin.

    Verdiğim renk tarifleri ile istediğiniz kızllığı veya koyu kırmızı abonoz siyahı klasik tonları yapabilirsiniz.

    Kolay Gelsin.

    Ellerinize Sağlık.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  339. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA

    MAİL ADRESİNİZE KUTUNUN ŞU AŞAMADAKİ GÖRÜÜNTÜLERİNİ YOLADIM. ASLINDA TAMİR BÖLGELERİ BEYAZ ÇIKIYOR FOTOĞRAFLARDA AMA CEVİZ MACUN VARDI ELİMDE,İÇİNE BİRAZ GUAJ KARIŞTIRDIM SÜTLÜ KAHVERENGİ GİBİ DURUYOR. ÖNERİLERİNİZİ BEKLİYORUM AMA LÜTFEN KENDİNİZİ ÇOK YORMAYIN. ASLINDA ÇITAYLA BÜTÜNÜNÜ YENİDEN YAPMAYI DÜŞÜNDÜM AMA ZATEN SİZE DANIŞMADAN YAPMAZDIM VE BU UZUN AŞAMADA ÖĞRENMEM GEREKENLERİ BELKİ KAÇIRIRDIM. YOL UZUN OLSUN AMA BİR DAHA GİTTİĞİMDE KAYBOLMAYAYIM DİYE DÜŞÜNÜRÜM HEP.
    OĞUZHAN BEY İ TEBRİK EDİYORUM. GERÇEKTEN ŞAHANE BİR İŞ ÇIKARMIŞ. UKALALIK OLMAZSA EĞER BİRAZ ARAŞTIRDIĞIM İÇİN BİLİYORUM SANIYORUM 2000 TL GİBİ BİR İŞÇİLİK ÖDERDİ BU İŞ İÇİN AMA O DA BÖYLE OLMAZDI ZATEN.
    SİZİ YORDUĞUM İÇİN KUSURA BAKMAYIN. BAZEN BU YÜZDEN SUÇLULUK HİSSETMİYOR DEĞİLİM.
    SAĞLIKLI VE HUZURLU BİR GECE DİLİYORUM. SAYGILARIMLA.

  340. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Yorylmuyorum tam tersine yazılarınızdan keyif alıyorum, yazan Dostlarımız sağ olsunlar.

    Kutu resimlerini aldım, biraz moral bozmakla başlayabiliriz:) Şaka elebettki. Kutuyu söktüğünüzü sanıyorum fakat sökmemişsiniz, cilası duruyor?

    Size yeni bir iş çıktı fakat bu bilmedende doğru bir adım atmak diye düşünüyorum, sebebi kutu cilasını sökerken macunlarınızda deforme olacak yani yaptığınız çalışmalar ve emek silinecek.


    Bu yorumumu sakın olumsuz düşünmeyin, en başında Size hatalarınız olması gerekli dedim ve şimdi hatalar üzerine çalıştığımızı net şekilde görüyoruz, Samimi olarak düşüncelerimi belirtiyorum, iyi bir yoldasınız ve bu işlem yani boya sökücü ile temizleme işinde macunla uğraştığınız yerlerin ya dökülecek yada deforme olacak.

    Burda olumlu sonuç ise Siz şuanda kutu üzerinden çok net şekilde tamir işinde hata cümlesinide gözünüzde bicimlendirebilirsiniz.

    Bu bölümlerde sökücü ile çalışrken deforme olacaktır, sökme işlemini yaparken resimlerseniz memnun olurum, sebebi düzgün bir temizlik ve sonrasında yapacağınız onarıma izniniz olursa müdahale etmek isterim.

    Macun sürme işinde ince spatula kullanın. Hobi marketlerde ressam Spatulası derseniz 6 adeti 3 lira civarıyıdı oldukça işinize yarayacaktır.

    Macun çok düz sürebilirsiniz ve bastıratarak sürünki macun zemine yapışsın.

    Kutu iç temizliği bitmiş sanıyorum. Ellerinize sağlık.

    Kutu üst bölümlerine beyaz macun ve akemi asla kullanmayın, zımpara ile kolay düzeltecek macun kullanmak şarttır. İç kenarları zımpara yaparken korkmayın bastırrak ve düzgün hatlarda olması gerekir. Elbetteki ilk işiniz ve zaten en zor yerden başladınız buda aslında bir avanatj çunki hatalarla başlamak en avantajlı yoldur restorasyon işinde.

    Üst bçlümü söktüğünüzde sökcü üstteki büyük iltimal vernik katmanı var, sökücüyü 5 dakika bekletin ve boyacı sipatulası ile üzerinde kabadan kirli cilayı sürterek alın. Eldiven kullanın sökücü elinizi yakabilir, zarar vermez fakat kaşıntı benzeri bir sızı yapar. Gözünüze gelmesin olurda gelirsede yine korkmayın bol su ile yıkayın. Temizlenecektir.

    Yorumum asla moralinizi bozmasın tam tersine, bu işlemde birazda bilerek hatalı iş yapmanızı önerdim, Size bu tür hasarlı kutuda Kendi yöntemimle tamir detayını tarif etseydim inanın çok sıkıcı ve zor bir sürec olacaktı, büyük ihtimallede yapmaktan çekinecektiniz.
    Şimdi ise Hataları her şeyi gördünüz, artık sökücü işlemi sonrası yapılacak detayları daha net daha çabuk bir sürecte beraberce resimleri üzerinden keyifle devam ettirebiliriz.

    Emin olun ortaya çok harika bir işçlik çıkaracaksınız.

    Kolay Gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  341. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    YANITINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM ÖNCELİKLE. SİZİ YORMAYAYIM YETER. KUTUNUN TAMİR SIRALAMASINI YAPARKEN İLK ÖNCE SÖKÜCÜ KULLANMAM GEREKTİĞİNİ YANLIŞ MI ANLADIM ACABA. BEN BU TAMİRLERDEN SONRA BOYA SÖKÜCÜ GİRECEK DEVREYE DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜM. MACUNLARIN SÖKÜLMESİ FİLAN ÖNEMLİ DEĞİL. YENİDEN YAPARIM. AMA ANLADIĞIM KADARIYLA SONRADAN EKLEDİĞİM ÇITALAR DA SÖKÜLECEK.AKEMİ MACUNU KÖŞELERİ TAMİR İÇİN DEDİĞİNİZ ŞEKİLDE KULLLANDIM. FAKAT ÜSTE GELMESİNE NASIL ENGEL OLUNUR BİLEMEDİM. ÜSTÜNE KOYU RENK MACUNLA GEÇTİM VE ÇOK İNCE ZIMPARA YAPTIM. HATTA ÇOĞUNU DA İNCE ZIMPARA YAPMADIM Kİ BU HALİYLE GÖRÜN İSTEDİM. FOTĞRALAR DA BEMBEYAZ GÖRÜNMEKLE BİRLİKTE ASLINDA YAMALI BÖLGELER AÇIK BİR SÜTLÜ KAHVE OLDU.
    DEDİĞİM GİBİ MACUNUN SÖKÜLECEĞİNİ ZATEN TAHMİN ETMİŞTİM. EĞER AKAMİ DE SÖKÜLECEKSE YENİDEN KÖŞE YAPMAK GEREKECEK DEMEK Kİ. O ZAMAN TEKRAR AKEMİ YERİNE, MARANGOZ TAMİRİ GEREKECEK. NE YAZIK Kİ KAĞITLA PARÇANIN ŞEKLİNİ ÇIKARTAMIYORUM. ÇOK KÜÇÜK BİR KÖŞE MUHTEMELEN DE BEN BECEREMİYORUM. O ZAMAN BELKİ BİR MARANGOZA RİCA ETMEK GEREKECEK. BU ARADA ÇITALAR DA SÖKÜLECEKSE BELKİ BOYDAN BOYA YENİ BİR ÇITAYLA ÇEVİRMEK GEREKECEK . O ZAMAN DAHA SAĞLIKLI OLUR NE DERSİNİZ.? BEN ŞİMDİ HAFTASONU TAMAMEN BOYAYI SÖKÜP ORTADA NE KALACAK BAKAYIM. SONRA YİNE SİZE FOTOĞRALARINI ÇEKİP YOLLARIM. BU ARADA İNCE SPATULA ALDIM AMA MACUNU ÇOK BASTIRMADAN SÜRDÜM.HATALAR ÖĞRENMEK İÇİN MERAK ETMEYİN. SİZ MORAL BOZMAKTAN ÇEKİNMEYİN. :)) BAŞKA TÜRLÜ NASIL ÖĞRENİLİR Kİ? HERŞEY İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.SAĞLIKLI VE HUZURLU GÜNLER DİLİYORUM.
    SAYGILARIMLA.

    EMEKLERİNİZ İÇİN ÇOK SAĞOLUN .
    SAĞLIK VE HUZURLA KALIN. SAYGILARIMLA.

  342. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan bey tekrar merhaba,
    akemi macunu sadecekırık köşelerde kullandım. beyaz macun hiç kullanmadım. çatlaklarda ceviz rengi linoksin, beyaz yama gibi görünen yerler de ise ceviz tamir macunu ile devam ettim. gerçekten fotoğralar da her yer bembeyaz görünüyor bakalım bunu nasıl engelleyeceğim?
    teşekkürler, saygılar.

  343. Oğuzhan -İstanbul dedi ki:

    Hocam merhaba,

    Berrin hanım’a da teşekkür ederim.. kolay gelsin,

    Alt kuşak böyle güzel diyorsanız, dediğiniz gibi renklendirmeye gerek yok. Üst kuşak da zaten zımpara işi bitmemişti, biraz zımpara yaptım sonra renklendirme konusunda kafam karışınca daha fazla işçilik harcamadan size sormaya karar verdim. Çünki renklendirme yapacak olsaydık daha fazla zımpara yapmama gerek kalmayacaktı. Dolayısıyla üst kuşakda daha fazla çalışıp, renklendirmeye gerek kalmayacak hale getirebilirim diye düşünüyorum.

    Zımpara konusunda tezlik bir durum yok bence, iltifat ediyorsunuz ama şöyle bir tecrübe edindim. Mesela daha önce yaptığım masa ayaklarında sizin zımparalarken dikkat edin agacı çizmeyin uyarınızından sanırım biraz korkup yüzeysel zımpara yapmışım ve sizinde daha sonra uyardığınız gibi bacaklarda lekeler kaldı. Bu konsolun alt kısmında ise artık ağacı cizmekten neyi kast ettiğinizi daha iyi anlayarak zımpara yaptım. Şunu gözlemledim, merak edenler için aktarmak isterim.. ağaç üzerine daha önce uygulanmış boya ve vernik, agaç ile temas ettiği yüzeyi zaman içinde öldürüyor, yani boyayı veya verniği kaldırdığınızda işiniz bitmiyor, bu ölü tabakayıda kaldırmanız gerekiyor. Ben açıkcası konsolun alt kısmını yaparken bir ara endişeye kapıldım çünki ben zımpara yaptıkca ağaç un gibi dökülüyordu… tam acaba çok mu derine gidiyorum, ağaca zarar mı veriyorum derken bir anda zımparanın gidiş geliş sesi değişti, ağaç sertleşmeye başladı, o unsu yumuşak tabaka bitmişti ve ağacın yaşayan damarlarına ulaşmıştım. Bu deneyimi benim gibi uğraşanlara aktarmak istedim.

    Tabiki ayrı bir bölüm açabilirsiniz, mail adresinize konsolun eski halindeki bir iki fotoğrafını yolladım .Ayrıca varak yapılmamış halini de yolladım. Dediğiniz gibi Varak yapmak için erkendi ama gomalak cila yaptıktan sonra agaç öyle güzel ortaya çıkmıştı ki.. o oya gibi işlenmiş oymaları ön plana çıkarmak gerekiyor diye düşündüm. aslında ben daha sade şeyleri severim ama sanki o oymalar öyle kalsa yapan ustanın işçiliği ziyan oalcakmış gibiydi. Diğer tarafatan altın varak rengini de bir türlü yakıştıramıyorum hayalimde,… sonra sizin sözünüz aklıma geldi.. bozmaktan korkmayın, beğenmediyseniz bozun tekrar yapın demiştiniz. Bende yaparım olmazsa tekrar sökerim dedim.. anladığım kadarıyla iyi de olmuş.

    Saygılarımla,

    Oguzhan

  344. Gokhan Erol dedi ki:

    Oğuz Han Bey, Yaptığınız işlem harika verdiğiniz detaylar ise işin temelini yansıtmış.

    Zımpara üzerinde çok durma sebebim Sizin çok net şekilde verdiğiniz ve gözlemlediğiniz detayın Ahşapı temizlemenin en önemli nokta olduğudur.

    Piyasada yapılan işlere bekarsanız, %99 mobilyada suni bir renk vardır, bu kötü işliğinde ip uçlarıdır, yapan kişi işin kolayına gider, Sizin yaptığınız temizlikle uğraşmaz, cilayı veya boyayı söker öylesine bir zımpara yapar ve renkle cilayı vurur, 1 aylık iş 3 günde biter. Ahşapta daha önceden vurulan cila mutlaka alınması gerekiyor, bu sebeble ne kadar iyi zımpara olursa Ahşap Size gerçek bir görsel show sunar ki Sizin yaptığınız temizlik ortada, bu tür kaliteli işlerde Avrupada cila bile yapılmaz sadece doğal vernik atılır ve ahşap orjinal haliyle kullanılır bu işçlik inanılmaz pahalıdır.

    Üst kordondaki kalan renkleri İspirto ile ıslatıp deneyin mutlaka bulursanız tekel ispirtosu veya alkol ile yapın, piyasada satılan ispirto denen kimyasallar malesef ki kandil mumu denilen daha doğrusu kandil yağı katkılıdır. Saf isportuyu ahşapa yedirin renk kusması gerekir ki büyük ihtimal ahşap bu rengi kusacaktır, fazla bekletmeden sımpara ile kucuk bir deneme yapın. Sonuç olumsuz ise Size amanyok periydrol ve oksiyen karaşımı deneybilirsiniz bu beyazlatma için çok etkilidir fakat agacta denemeden önce farklı bir ahşapta mutlaka denemeler yapılmalıdır, ahşap lekelenebilir, tecrubesiz kişilerin yapmamasını öneririyorum. Yinede bilgi kaynaklı çok derin siyah lekelerde bu işlem uygulanabilir.

    Varak işiniz ise oldukça keyifli, gerçek varakda yapabileceğiniz çok eminim belki ilerde farklı işlerde deneyebilirsiniz. Muhtelem bir El Melakeniz var, haddim olmayarak bu Allah vergisi yeteneği köreltmeyin.

    Antika Restorasyonunda Ustalarımız Rahmetli Babam işi verirdi ve bozmamı belkerdi hiç bir uyarı yapmazdı, fakat agac dpkusu hakkında daha önceden verdikleri bilgiler sayesinde Agacın dokusuna zarar vermeyeceğimide bilirlerdi. Hata yapardım sevinerek bitirdiğim işi onlara gösterirdim, aldığım yanıtsa ”olmamış sök temizle ve bize göster” olurdu, asıl eğitim buydu, Hataları asla nasihatla veya okuyarak görmek olanaksız, hata yapınca her şey fark ediliyor. Bu sebeble senelerce Yüzlerce Usta yetişti ve Hepsinde bu yöntemi uyguladılar, yetişen Ustaların ise yaptıkları işler her zaman farklı olurdu.Eski bir laf vardır bu işlede uygun sanıyorum, 1 Musibet 1000 Nasihatten iyidir, bu cümle gerçekten işin özetidir.

    En kısa zamanda Konuyu acmak benim için en güzel hatıra olacak.

    Kolay Gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  345. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Resim Azizliği diyelim, oldukça beyaz görünmeleri beni yanılttı.

    Macun işinde renklendirme yapabilirsiniz, guaj boya karıştırabilirsiniz. Akemi macunu ise sadece kırık yerlerde kullanabilirsiniz, yüzeyde asla kullanmayın. Merak etmeyin sonuç harika olacak.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  346. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY TEŞEKKÜRLER.
    DURMAK YOK. DEVAM EDECEĞİM. SORULARIM ÇOK. SIRAYLA İNŞALLAH. SİZE SABIRLAR DİLİYORUM:))
    İYİ AKŞAMLAR. SAYGILAR.

  347. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Öncelikle Özür diliyorum, en başında bu detayı vermem gerekirdi. Ben yorulmam merak etmeyin, bazen geç yazıyorum ama sağlığım malesef biraz daha olumsuza gidiyor bu sebeblede geç yazıyorum, çok Özür dilerim.

    Berrin Hanım, Şimdi keyfili bir sürece başlayacağız, hatalarımızı gördük bu kadarda Sizi yormakta yeterlidir sanıyorum:) Boya sökücüyü alın, sarı imce tel fırca ve bir marangozdan ince taşal alın, bulmassanızda önemli değil. Sökücüyü bir fırca ile ahşapa sürün kabarması için 2-3 dakika bekleyin, sonrasında isterseniz mala yardımıylada bu sökücü katmanını ahşap üzerinden sıyırıp alabilirsiniz, sonrasında yeniden sökücü sürün ve üzerine biraz talaş atın tel fırca ile temizleyin. Temiz olana kadar bu işleme devam edin.

    Hiç korkmayın macunlar kırılsın dökülsün asla sorun değil, tam tersine çok olumlu bir tecürbe katacaktır. Aslında burda hep Şikayet ettiğim detay ortaya çıkıyor, tamir yapan Arkadaşlarımızın siteye geri dönmemeleri yrum yapmamaları paylaşımlarda yardımcı olma özelliğimizi ciddi olarak köreltiyor. Burda mutlaka yazın sorun deme sebeblerimden biriside bu iletişimi Arkadaşlar arasında kurabilmekti, Sizde olan bir parçayı ihtiyacı olana yollayabilirsiniz, yada şuan Bize lazım olan parçayı elinde olan bir Arkadaşımız yollayabilirdi. Bu paylaşımcılıktır öz veridir, belirtmek istedim.

    Siz komple sökücü işlkemini yapın temizleyin, sonrasında Size farklı yöntem tarif edeceğim ve bunu yaparkende büyük keyif alacaksınız, çıtalarımızı buluruz sorun değil, kaplamada bulacağımıza eminim. Hatta bu yazımızı okuyan Arkadaşlarımız arasında elinde parça olanlar yollayabilirler. Bize Zeytin kaplama veya kök damarlı ceviz kaplama parcası olanlardan rica ediyorum, veya yakında marangoz var ise rica edin kucuk kaplama parçalarını hemen size verirler, ucret istemezler.

    Bize lazım olacak diğer malzeme ise yine marangozlardan ıhlamur veya kavak agacı cıta parcaları ellerinde bolca vardır hatta bunlar kesilen ahşaplardan çıkan parcaları biriktirirler, isteyenlere yakacak olarak ucretsiz verirler. Bu parcalardan istediğiniz kadarını severek verirler.

    Sıkıldıysanız, Marangoza verebilirsiniz zaten 1 saatini almaz kırık bölüme bir cıta gecerler, parada siftah atın yeter derler. İsterim ki Siz yapın, bozmadan yapmak imkansızdır bakın Oğuz Han Bey oldukça güzel detayları anlatmış, yaptığı işi gördünüz sanırım, kimsenenin cesaret edemeyeceği bir iştir ve fakat bu işe olan Sevgisi ve marakı ortaya muhteşem bir güzellik çıkarmış. Tavsiyem bu işiten asla yılmayın ve yapamam demeyin, mutlaka yaparsınız hemde en harika şekilde, görenleride hayran bırakacaksınız.

    Kolay Gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  348. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Sizin çalışmanızı ayrı bir konu olarakta acacağım, henüz zaman var:)

    Bu konuda Sizin çalışmanız tüm Kadınlarımıza inanılmaz bir çalışma keyfini aşılayacaktır hatta tasarımlarında önünü acan kişi Siz olacaksınız.

    Kutunuza neden Akmei ve macun desteği ile devam önerisinde bulundum acıklamak isterim. Bir çok İnsanda okuyup ”marangoz varken, bu uğraş niye?” d,ye soruyordur, Siz evinde bu işi yapıp keyifli saatler harcayıp mükemmel bir göselliği kendi emeğinizle almak istiyorsunuz.

    Kutu temizlenip macunu zımparası bitince Size farklı önerim olacak.

    Eski ama tarihi değeri şimdilik olmayan 50 sene sonra ise koleksiyonlerin özel eşyaları arasında yerine alacak bir çalışmaya imza atamak Sizin elinizde.

    Beyaz macunları istersek rutuş dahi yapmaya biliriz, bu Bizim Ruhumuzun gördüğünü dışarda görmek istemesidir ve İnsanlarında görmesine neden olmaktır.

    Bakın bir örnekle bunu acıklamak isterim.

    Kutumuzun ilk hali, oldukça kötü bir tamir yapılmış.

    Kutumuzun tamir edilmil hali ve henüz temizlenmemiş bir işçilik, görenler şunu diyebilir, beyazlar, macunlar, bir sürü iş.

    Oysaki Biz gerçek bir restorasyon yada tamir ile elimizdeki eşyaları inanılmaz değerleri hallere dönüştürebilmeyi hedefliyoruz.

    Basit bir resim ekleme ile bu kutuyu 500 senelik bir görüntüye çevirip ikona dolabı haline getirebiliriz, hemde eğlenerek büyük bir keyifle ve zevkle, görenleride aşık edecek çekilde bunu yapabiliriz. Resimde görüyorsunuz orjinal bir ikonanın korumaya alınmış hali yine özel koyrucu macun ile nem ve dökülmeyi engelleme amaclı yapılmış profosyonler bir koruma.

    Tuaftır ama Sizin macun işinizlede aynı görsel çağrışıma ne kadar uyumlu yapılabilir, basitce örneklemek istedim.

    Bu tekniği çpk daha uc noktalara götürebiliriz, Kumaş iç kısıma aynı ikona kalitesinde resimler ve işlemlerle sadece kutu üzerinde değil kutu içindede aynı tasarımı yapıp, gerçek koleksiyoner ürünü haline getirebiliriz.

    Veya tam tersi işlemle Kutuyu Osmanlı Hattat öalışma kutusu haline dönüştürebiliriz.

    Sanatta Ruhumuz tamamen Özgürdür, Bizle konuşur, fısıldar iç Dünyamızda cümlelere döekemdiğimiz hislerimizi işlere dökmemize yardımcı olur.

    Bu Sebeble şuna eminim Siz muhteşem bir eser ortaya çıkaracaksınız. Sizin sayenizde bir çok kişide evlerinde duran farklı eşyalara neler yapılabilir görmüş olacaklar.

    Kolay gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  349. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,

    BEN DUALARIN GÜCÜNE ÇOK İNANIRIM. MERAK ETMEYİN. DUALARIMIZ SİZİNLE. HERGÜN DAHA İYİYE GİDECEKSİNİZ İNŞALLAH. LÜTFEN MORALİ,NİZİ BOZMAMAYA ÇALIŞIN.. BU KONUDA NE KADAR SABIRLI VE İYİMSER OLDUĞUNUZUN DA FARKINDAYIM. O YÜZDEN DUALAR SİZE YARDIMCI OLACAK DİYE HİSSEDİYORUM.
    BİRAZ PANİKLEDİM. SÖKME İŞLEMİNİ HENÜZ BİTİRMEDİM. BİRAZ DAHA UĞRAŞIP FOTOĞRAF YOLLAYACAĞIM. FAKAT SIPATULAYLA BOYAYI ATMAYA ÇALIŞIRKEN KUTUNUN ÜZERİNE ÇİZİKLER OLUŞTU. BUNUN TELEFİSİ VAR MIDIR, AYRICA YUMUŞAK BİR FIRÇA VE TALAŞ TOZU KULLANIYORUM.
    ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM. ÇOK GEÇMİŞLER OLSUN. SAĞLIKLI GÜNLER. SAYGILAR.

  350. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY TEKRAR MERHABA,

    PANİK VE TELAŞTAN YUKARIDA YAZDIKLARINIZI ŞİMDİ BİR KEZ DAHA SİNDİREREK OKUDUM. KUTUNUN ÜZERİNE EKLEDİĞİNİZ RESİM MUHTEŞEM. BENİM EN SEVDİĞİM İKONA DOLABINA DÖNÜŞMÜŞ. BAYILDIM.TASARIMINIZ MUHTEŞEM. O KADAR İYİ VE GÜÇLÜ BİR HOCASINIZ Kİ HEVESİMİN KAÇMAMASI İÇİN SÜRPRİZLER YARATIYORSUNUZ. MERAK ETMEYİN. HER AŞAMASINDAN BÜYÜK BİR ZEVK ALDIĞIM BU TAMİR İŞİNİ İNŞALLAH BIRAKMAYACAĞIM. SİZİN ÖNDERLİĞİNİZDE BU İŞİN OLACAĞINA İNANIYORUM. ARASIRA ÇOK PANİĞE KAPILIYORUM, BELKİ OLUYANLAR KÜÇÜK BİR KUTU BU NE TELAŞ DİYEBİLİRLER AMA _( BEN DİYORUM MESELA KENDİME:)) UYGULAMA AŞAMASI ÇOK HEYECANLI BİR SÜREÇ. HERKESE ÖNERİYORUM. SÖZÜ UZATMADAN YARIN BİRAZ DAHA UĞRAŞIP FOTOĞRAFLARI YOLLAYACAĞIM.
    SAĞLIK VE HUZURLA KALIN. İYİ AKŞAMLAR.SAYGILAR.

  351. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Tasarım ile elinizin altındaki herşeye can verebilirsiniz, kutuya eklediğim resimi Siz dahada eskiterek üzerinde çalışabilirsiniz, gören herkes Size hayran kalacaktır.

    İnsanları yanıltan ise Tamir ve onarım işlerinde orjinal ile aynı olsun düşüncesi hayır bu çok yanlış bir düşüncedir. İnsanlarıda yaptığı işten soğutur, Mobilya tamiri yapmıyorum Sizin sevdiğiniz bir objeye hayat vermek amacımız ve objede zaten o kadar sevimliki üzerine ne koysak sanki sevinir gibi, unutmayalım bu eski Eşyalara cansız ölü parçalar olarak bakanlar bence hiç bu Tamir ve Restorasyon işine bulaşmasınlar ve zamanlarını harcamasınlar. Bu Eşyaların tamamında geçmişin enerjisi yaşar.

    Kutuyu istediğiniz kadar bozun, hiç önemli değil tek önemli olan Sizin bu kutuya şu hali ile dahi kendinizden bir enerji verdiğiniz çok acık şekilde görülüyor. Bittiğinde ise eminim çok farklı bir geleceğe kalacak eser bırakacaksınız.

    Kolay Gelsin

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  352. Gokhan Erol dedi ki:

    Beerin Hanım çok Teşekkür ederim, Sizlerin Duaları ile besleniyorum, Dünyada her halde en şanslı İnsanlardan biriyim, Rahmetli Annem Dua almak herkese nasip olmaz derdi. Allah Sizlerinde yüzünü hep gülerek Uzun ömürlerle Huzurla yaşatsın.

    Ispatula çiziklerini kolayca hallederiz üzülmeyin, ispatula kullanmayı bırakın zaten talaş ve fırcanız son işlemlerde olduıkça temiz bir iş ortaya çıkarackatır.

    Çizikleride 80 numara zımpara ile ama çok bastırmadan ve agacın damarları bozunca dikkatli olarak zımpara vurun, sakın fazla bastırmayın zımparada çiziklere yol acar. Hatta 120 numara ile deneyin veya 150 ciziğin durumuna göre, sonrasında ıslak olmayan nemli bir bezle silin çizikler varsa bu nemlenirme işleminde kabarırır ve 180 numara zımpara ile tertemiz hale getirirsiniz.

    Kolay Gelinsin

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  353. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,

    KUTUNUN BOYA SÖKME İŞLEMİNİ TAMAMLADIM GİBİ. 2-3 KEZ BOYA SÖKÜCÜ,TALAŞ VE FIRÇALAMA UYGULAMASI YAPTIM. SONRA DA 80 NUMARA VE 280 NUMARA ZIMPARAYLA ÇOK HAFİF TEMİZLEME ANLAMIMDA ZIMPARA YAPTIM.

    1. SORUM , BOYA VE CİLA SÖKMEYE DEVAM MI

    DEVAM EDECEKSEM AYNI ŞEKİLDE Mİ, ZIMPARA AŞAMASINI DA YAZABİLİRSENİZ SEVİNİRİM.

    ÇOK TEŞEKKÜRLER.

    SAĞLIKLA KALIN. SAYGILARIMLA.

  354. Feramis Aktas dedi ki:

    Hocam merhabalar,öncelikle verdiğiniz bilgilerin ne kadar değerli olduğunu belirtmek isterim.Bunun için sonsuz teşekkür eder ellerinizden öperim.Ben amatör olarak ud yapımı ile ilgileniyorum.Üç tane ud bitirmiştim ki sizin yazılarınızı okudum..O kadar işime yaradı ki anlatamam.Ud larımı sizin verdiğiniz bilgiler doğrultusunda gomalak cila ile cilaladım.Biraz acemice oldu ama iyi sonuç aldım.Fakat gomalağı alırken yanlış almışım,renksiz olandan almam gerekirmiş ,udlar biraz sarardı.Bilgileriniz için tekrar teşekkürler.

  355. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY TEKRAR MERHABA, KUTUNUN SON HALİNİN FOTOĞRAFLARINI SİZE MAİL ATTIM. YAZMAYI UNUTMUŞUM LÜTFEN KUSURA BAKMAYIN. SAĞLIKLI GÜNLER DİLİYORUM. SAYGILARIMLA.

  356. Gokhan Erol dedi ki:

    Sayın Feramis Aktas, Çok sevindim faydalı olabildiğime, Ud yapımı ayrı bir Sanat ne mutlu Size nağmelelerle İnsan Ruhuna hitap ediyorsunuz.

    Gomalak türleri farklıdır haklısınız beyaz gomalak tercih edebilirsiniz, gerçi UD olarak Bal sarısı genelde tercih edilir daha doğrusu böyle bilinir.

    Kolay Gelsin. Güzel yorumlarınız çok teşekkür ederim.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  357. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Harikasınız, ellerinize yüreğinize gören Ruhunuza sağlık.

    Kucuk yaramaz kendini ortaya çıkarmış hatta şımarmış tebessüm eder gibi, tabirim için kusura bakmayın, meslek hayatımda objelerle bu tür sohbete girerdim:), Sahipleri kimlerdi bilemem ama Güzel bir Ruha sahip İnsanları resimden bile bu enerjiyi veren ahşap sayısı azdır.

    Resimlerlerle yardımcı olmaya çalışacağım.


    Resimler pek net değil fakat temizlik iyi görünütor, üzerinde eski cila klmadığına eminseniz sorun yok.
    Çizdiğim yerleri agac macunu sürün, ispatula ile bastırarak sürünki zemine iyice yapışsın hatta çok az parmak ucuzu bardakta suya daldırın macun yapılacak bölgeyinin üzerinden gecin nemli olsun ki macun tamamen yapışsın. Macunu düzgün vurun diğer taraflara taşırmamaya özen gösterin.

    Çzidiğim blögelere ve özellikle eklediğiniz cıta kenarını orjinal kutu kenarı gibi hafif kavis verin zımpara ile ki bu lkerkinlik sonradan çirkin bir görüntü oluşturmasın, ve üzerinden macun geçin cıta biraz eskisin, hatta tavsiyem macundan bir parça alın bir naylon üzerinde içine biraz guaj renk eklyin kutu orjinal rengine yakın bir ton elde edin ki bu işlemde macun zımpara sonrası sanki kutunun doğal bir parçası gibi görünsün.

    Kutu içinde belli bölgeleri işaretledim kalkık bir mentece kenarı var, o bölgeyi çelik civi alın ve kalkmış kenar üzerine ucunu yeleştirin cekicle minik dokunuşlarla düzeltin, kutumuz bittikten sonra çirkin ve kesici bir çirkinlik oluşmasın.
    Kutumuzun sanıyorum kilide yok, veya varmı, eğer varsa kildi tornavida ile çıkarın, anahtarcılar vardır nalburlar olabilir, bu kilidi görtürün bir anahtar yaptırın, anahtar başlıklarını siz seçin kutuya yakın eskilikte bir anahtar secebilirsiniz.
    Kilit yoksa kilit olan bölgenin tam ölçsünü alın hatta bir kartonla kesin ve aynı buyuklukte kalıp çıkarın, kilitcilerde bu eski sandık kilitleri halen satılır, sanıyorum bulursunuz, sonradan kilidimizide monte ederiz. Eğer bulamasanızda bu bölgeyi boş bırakalım, bazıları kaparlar ben buna karşıyım ilerde kilit bulma ihtimali çok yüksektir, eskicilerde mutlaka karşınıza cıkacaktır, kart vizit yerine kartondan aldığınız şablon çantanızda dursun.

    İç kısımda çizdiğim bölgeyi temizleyin, kumaş yapacağımızda bpmebeli tabaka olmasın, kumaşımızı çirkin gösterir.

    Bu çizdiğim bölge sanıyorum eksik, bu bölgeye akemi desteği yapalım hakat, kutuyu artık temizledik bu sebeble akemiyi alt taraftan sürecğiz ama üst kısma bir karton destek koyun, yani ispkambil kağıdı düşünün macunu yaparken bu kağıdı üst tarafa sıkıca bastırın macunun dışarı taşmasına engel olsun, üst zeminle dümdüz bir zemin oluşur, üst kısımda boşulta olsa önemli değil bu kısmı agac macunu ile kaparsınız.


    Temizlik oldukça güzel hava vermiş, ellerinize sağlık.
    Çizdiğim bölgelerde boşluklar var, yukarda macun renklendirmeyi bu alanlarda yapabilirsiniz, guaj renklerle orjinale utygun yakın bir renk tonu yeterlidir, ve bu bölgeleri macunlarken macunu ispatula ucu ile çok kucuk parçalar halinde sürün diğer bölgelere taşırmamaya çalışın, sona bölümlere geldiğimizde artık daha dikkatli işçlik yapmamız gerekli, tam nokta tamirleri denemenizi rica ediyorum.

    Resimleri saklıyorum ilerde konu olarak açmayı düşünüyorum izniniz olursa. Hemde Tamir severlerin her aşamayı net görmeleri açısından Siz harika bir güc olacaksınız diğer Arkadaşlarımıza.

    Bazen sıkıcı sürec olabiliyor bu Bendende kaynaklı olabiliyor, Sizleri sıkabilirim şimdiden Özür diliyorum, çunki Benim görüşüm biraz farklı ve ilkel olabiliyor farkındayım.

    Bu kucuk objeler Eski parçalar salında hepsi bir yaşam, ağızları olup konuşabilselerdi, sanıyorum Dünyada ne televizyon olurdu nede internet, Sanat severler bu kucuk Dostlarının hikayelerini dinlerlerdi.

    Kolay Gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  358. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım ellerinize sağlık, kutu resimlerde gördüğüm kadarıyla oldukça güzel iş çıkarmışsınız.

    Kutuyu diğer soruda söylediğim gibi macunlamasını bitirin ve 280 no zımpara ile temizliğini yapın, elinizi macunlar üzerinde gezdirin ve ahşap üzerinde tamamen doksuz bir yüzey olmalıdır. Bunu hissettiğiniz anda artık tamir ve zımpara işlemide bitmiş demektir.

    Kolay gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  359. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA
    YANITINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER. İNŞALLAH SAĞLIĞINIZ DAHA İYİDİR. DUALAR DİLERİM SİZE ULAŞIR.

    KUTUNUN DETAYLI İNCE TAMİRİNE GEÇMEDEN ÖNCE ÖZELLİKLE ŞUNU ÖĞRENMEK İSTİYORUM.
    BU ARADA SİZİ BELKİ AYNI SORULARLA YORDUĞUMUN FARKINDAYIM. FAKAT SABRINIZ VE OLAĞANÜSTÜ HOCALIĞINIZ BANA BU CESARETİ VERMİŞ DURUMDA. SINIRLARI AŞIYORSAM BAĞIŞLAYIN:))
    BAŞTAN BERİ YAZIŞMALARDA BEN SİZİNLE SOHBETİN TADINI ÇIKARIRKEN ARADA KAÇIRMIŞ OLDUĞUM BİLGİLER KALMASIN DİYE HER SEFERİNDE GERİYE DÖNÜK OKUMALAR YAPIYORUM. SİZ KUTUYLA ,İLK KARŞILAŞTIĞINIZ DA BANA ÖNCE TAMİR AŞAMALARINI ANLATMIŞ, ARDINDAN BOYA SÖKME İŞİNİ BAŞLATMAMI YAZMIŞSINIZ. BENİM ESAS OLARAK AKLIMDA TUTTUĞUM BİLGİ BUYDU. SONRAKİ YAZIŞMALARIN BİR NOKTASINDA SİZİN TEMİZLİĞİ YAPILMIŞ OLDUĞUNA DAİR BİR KABULUNUZ VAR. BEN ONU ANLAMADIĞIM İÇİN DEVAM ETMİŞİM MACUN VS İŞİNE. UZATIYORUM FARKINDAYIM. ÖZET OLARAK SONRAKİ İŞLERDE DE FAYDA OLMASI AÇISINDAN BİRİNCİ ADIM HER ZAMAN TAMİR VE BAKIM MIDIR, BOYA SÖKME, ZIMPARA SONRA MI GELİR, YA DA TAM TERSİ ÖNCE BOYA SÖKÜLÜR SONRA AKEMİ, PARÇA EKLEME,MACUN VS ARDINDAN ZIMPARA MI BAŞLAR. BU SIRALAMAYI BANA YAZABİLİRSENİZ ÇOK ÇOK MUTLU OLACAĞIM.
    SİZİN EMEKLERİNİZİ BOŞA ÇIKARMAMAK BANA İNANILMAZ BİR GAYRET VERİYOR. DAHA ÖNCE OLSA BU KADAR UĞRAŞABİLCEĞİM AKLIMA GELMEZDİ. SABIRLI OLMAK VE YAPTIĞINIZ İŞİ SEVMEK EN ÖNEMLİSİYMİŞ. GALİBA BU İŞİ SÜRDÜRECEĞİM VE SİZİ BIRAKMAYACAĞIM. LÜTFEN SAĞLINIZA DİKKAT EDİN. SİZ NE KADAR İYİ OLURSANIZ BİZ DE O KADAR GÜÇLÜ OLACAĞIZ.
    EMEK VE HAK ÖDENMEZ BİLİYORUM. TEKRAR TEKRAR TEŞEKKÜRLER.
    SAĞLIK,HUZUR VE NEŞE TEMENNİ EDİYORUM.
    SAYGILARIMLA.

  360. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, oldukca güzel detaylara değinmişsiniz. Tamir aşaması yapılacak objenin durumu önemlidir, örnek Sizin kutunuzda temel tamirler önceden yapılıp sonra temizlenmesi gerekir ve sonrasında macun aşamasına geçilir. Burda önemli detay kutnun tamir sürecidir şimdi ilk işiniz olduğundan aslında tecrübede edindiniz, başka bir tamirde şunu göreceksiniz, sormadan dahi önce hangi işlem yapılır hissedersiniz, bazı eşyalar vardır direkt sökülür sonradan tamiri yapılır, Sizin objenizde ise kenar kırıklarını ahşapla zor olacağı için akemi ile tamir daha ideal olur diye düşündüm.

    Nedenide eğer kutuyu önce söküp sonra akemi vursaydınız Akemi ahşap dokularına işlerdi ve zımpara ile çıkarmata imkansız hale gelirdi. Akemiyi hiç bir zaman ham zamin üzerine uygulamamak gerekir.

    Siz ise şimdi istediğiniz gibi agac macunu yapabilirsiniz, akemi ile nasılsa işiniz bitti, çizdiğim bir iki detay var ve bu bölgelere akemi vurabilirsiniz Size kucuk bir önerim olmuştu, akemi macunu iç kısımlardan yapın yani ahşap üzerine sürmeyin ve bir karonla üst kısma geçmesini engelleyin.Burda amac akeminin ahşapa temas etmemesidir, bununda sebebi ham dokuları korumaya amamız şart. Macunda yamukluklar olabilir önemli değil bu boşlukları ahşap macunu ile doldurabilirsiniz.

    Tamir ve Restorasyon işi tahmin edemeyeceğiniz kadar keyifli bir uğraştır, Bana göre İnsan Ruhunu zenginleştiren hatta İnsanın kendi özünü tanımasında çok guçlü bir terapide denilebilir. Cesaret ister bu gerçektir, her İnsan bu yoğun ilgiyi kaldırması zordur ve acelecilikte bu işin en kötü tanımıdır, sakin olmak en doğrusudur, sıkılınca ara verin ne kadar isterseniz süre yok, fakat Ben bitirmem gerek diye acele iş son iş olur.

    Sağlığım olsa inanın şu halimle bile birşeyler yapmak istiyorum elbetteki üzülüyorum. Denedim ama malesef sağlık hiç bir şekilde izin vermiyor. Öyle hayallerim varki inanamazsınız, yatağa uzanıyorum kafamın içinde yüzlerce tasarım tamirle uğraşıyorum, sonrada üzülüyorum. Sitede amacım aslında Gençlere meraklı Arkadaşlara birşeyler verebilmekti, bunuda başaramadım görüyorsunuz nerdeyse kimse soru dahi yöneltmiyor, Siz ve Yavuz Bey haricinde kimse yok, bu sebeble Sizlere Teşekkür etmem yetmiyor Hakkınızı ödeyemem.

    Belirtmem gerekir, asla bana zahmet vermiyorsunuz ben keyif alıyorum Bana Arkadaş oluyorsunuz asıl ben size teşekkür ederim.

    Kolay Gelsin

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  361. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan bey merhaba,
    değerli bilgilerinizi bizimle bu kadar cömert paylaştığınız için yüreğiniz de aynı cömertliğe sahip. Allah gönlünüze göre versin, sağlığınız daha iyilere gitsin inşallah. sizi bu kadar değerli kılan annenize ve hepimizin büyüğü babanıza da Allah gani gani rahmet eylesin. ben bu türden zenginliklerin aileden miras olduğuna inanırım hep.
    Sitede birbirinden eşsiz bana göre hazine niteliğinde bilgiler var. bırakın gençleri bu işi yarım yamalak yapıp para kazananlar bile kötü iş çıkardıklarını kabul edip araştırsalar kimbilir neler öğrenecekler ve bir o kadar kazançları da artacak.
    herşeyin bir zamanı var. biliyorum bu da sizin felsefelerinizden biri. bizlerin yazışmaları bile merak edenlere ışık oluyor şüphe yok. öncekilerin bana ışık olduğu gibi. ben tamir aşamasında hiç sıkılmadım. ama başka objelere de geçmek için içimde ince ince bir heyecan başladı açıkçası.
    herşey için çok teşekkürler.
    sağlıklı günler diliyorum. saygılarımla.

  362. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan bey tekrar merhaba,
    beni yanlış anlarsınız diye çekindiğim için sırada bekleyen bazı objelerin görüntülerini size yollamak isterim. hangisinden başlamak daha uygun olacaktır bunu da sizden rica edeceğim. hiç merak etmeyin sevgili küçük kutu yani benim öğretmenim asıl o dur, ona olan heyecanım baki.:))
    saygılarımla. teşekkürler.

  363. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Amin İnşaAllah tüm geçmişlerimize Rabbim Rahmet eylesin. Hepimizin son yolculuğu.

    Hz.Mevlana ile yazmak isterim.
    Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!

    Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.
    Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.
    İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir.
    Hz.Melana

    Berrin Hanım, hep derim her obje bir Ruhu yaşatır, Kutu Sizin elinizde şimdi Sizden bir parçayı almış, saklamış, görende hisseder bakanda, Çunki Siz varsınız. Antikalar Eskiler neden sevilir binlerce yıldır İnsanları neden peşlerinde koştururlar, özüne bakmamız gerekiyor. Koştukları şey tahta değildir aslında, anlamadan bilmeden Ruhlarının sesine uyarlar, sanırlarki değerli parça aldılar hayır, kendilerinin bilmediği bir sesin peşinden koşarlar.

    Gençlere üzülüyorum, Günün anın telaşını ve yarının korkusunu yaşıyorlar, görmüyor, oysaki Mezaralara baksalar, orda yatanlarda bir şeylerin peşinde koştular, üzüldüler, ağladılar güldüler, geriye bıraktıkları hiç birşey, arkasında bir eser bırakana ne mutlu, bir hayır bırakana, bir iyilik yapana ne mutlu. Her zaman yaşıyorlar, ölümü bilmiyorlar. Para kazanmak o kadar kolay ki ama tuaftır kazanmakta istemiyorlar.

    Fazla yazıp böyle tuaflıklarla yazdığımdan utanıyorum, kusuruma bakmayın.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  364. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Affınıza sığınarak, zamanında tecrübesi olarak kabul ederseniz, farklı bir işe başlamadan önce düşünmenizi rica ediyorum. İsterim ki diğerlerinin düştüğü hataya düşmeyin, inanın yüzlerce İnsan tanıdım Sitede, ilk tamirle başlayıp sonra o heycanla başka bir tamire daha başladılar ve hepsi bıraktı, Antika ve Eski tamiri inanılmaz kıskanctır, biranda Sizi bir anda sıkar ve boğar, yaptığınız o heycanla başladığınız işi unutursunuz.

    Meslek hayatımda her zaman sadece yapacağım tek obje üzerinde yoğunlaştım, iki üş farklı obje ile uğraştığınız anda herşey kopar, yoğunlaşamassınız ve hatalar üst üste gelmeye başlar.İş bitmek bilmez elbetteki çok büyük bir keyifle uğraşmak istediğiniz diğer objeleride görmek isterim, merakta ederim, Bizlerde elimizde sırada olan onlarca farklı restorasyon olurdu ama merakla gidip diğerlerinide bakardım.

    Neler gördüm inanamazsınız, aslında roman bile yazılabilir, konsollar gelirdi, içlerinde büyülermi daha doğrusu zırvalıklar, muskalar, paralar, ve bir keresinde ise günlük bulmuştum 19o8 senesine ait, sahibi o kadar aradım ki sonra buldum ama vefat etmişler, Kızları ile tanıştım, Günlüğü görünce nasıl yürekleri burkuldu Sanki Annelerinden bir hediye olmuştu. Tuaf bir meslekti anlayacağınız, her eşya bir şey öğretirdi.

    Kutuda son aşamadasınız artık, bence devam edelim, bitirin ve keyfini öıkarın karşısına geçin kahvenizi için.

    Resimleride görmek isterim Size zahmet olmassa.

    Kolay gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  365. berrin-istanbul dedi ki:

    Gökhan bey, merhaba,
    özellikle benim de hayranı olduğum Hz Mevlana dan şiir paylaştığınız için teşekkür ederim. yazılarınız beni çoğu kez farklı yerlere taşıyor. ustalık o kadar kutsal ki, bizlere öğrettiğiniz her bilginin içinde o felsefeden mutlaka bir parça görüyorum.
    Sevgili küçük kutucuğu ancak bugün alabildim tekrar elime. macunlarını yaptım. eksik parçayı tamamladım. artık tekrar zımpara yapıp fotoğraflarını da size yollayacağım. yeni obje konusunda sanırım kendimi yanlış ifade ettim. elimdeki çalışmanın henüz ilk aşamasını bile tamamlamış durumda değilken yeni bir şeye başlamaya asla cesaret edemem. canım bile istemez. yanlızca siz fotoğrafları görün istemiştim. hiçbir acelem yok. önce bu işi ne kadar başaracağım onu bir göreyim. size beğendirmek en büyük hedefim. siz oldu bu tamamdır başka bir şeye başlayabilirsin demeden kesinlikle başlamam. hiç merak etmeyin. haddimi bilirim:))
    bu arada en önemlisi inşallah sağlığınız bir parça da olsa iyiye gidiyordur.
    kendinize çok dikkat edin.sağlık ve huzur diliyorum. iyi geceler. Allah yardımcınız olsun.
    saygılarımla.

  366. Gokhan Erol dedi ki:

    Hz Mevlana Sevgisi ve öğretisi bambaşka bir Dünya, Yaratandan ötürü yaratılna sevgi hiç bir canlı farkı olmadan bu Sevgiyi sunan yaşatan inanılmazın ötesinde bir ilim, Hz.Mevlana yaşamı, öğreticileri, felsefesi mutlaka bir şekilde en azından merak edilmeli, Gençlere nacizana mutlaka araştırmalarını öneririm. Kısacak bir Hayatımız var, İnsan gözüyle bakınca farklı, Doğanın gözü ile bakınca farklı, Doğaya bakarsak İnsan hayatı Gündüzün geceye kavuşması gibidir çok kısa ve yaşanmadıkçada öylesine tüketilen bir müsriflikle son buluyor.

    Üretilen yaptığınız herşey Cocuğunuz gibidir, en güzeli olsun dersiniz aynı Sizin kucuk kutucuk gibi ne haldeydi şimdi ne hale geldi, İnsan hangi gözle bakarsa onu İnsanlara sunuyor. Snatacılara bakarsanız genelde tuaf kişiliklerdir, anlamasıda zor onlarla yaşamasıda çok zor, kendi Dünyalarını yaşarlar, bu Dünya ile pekte alakaları yoktur aslında, Dünyayıda Bizler gibi görmüyorlar, devamlı birşeyleri üretmenin heycanıyla kendi Dünyalarını yaşıyorlar.

    Türkiyede açıkcası Sanat olduğuna hiç inanmadım, Osmanlı dönemi haric ve belli başlı Ustlar haricinde bu Adamların en bilinen genel karakterleri ise yaşamları boyu para kavramını hiç anlamamışlar, Rahmetli Babamda bunlardan biriydi herkes Sen milyonermisin derdi oysaki o çoğu zaman parasız gezerdi, inanılmaz işler yaptı Çırağan Srayından Dolmabahçe sarayına kadar, Osmanlı ve Vakıf arşivlerine, el yazması Kuranlara kadar emeği var hiç birisinden 1 kuruş sakın abartıyorum sanmayın kuruş almadı, teklif edilmedimi tabiki edildi fakat hiç bir zaman Devlete ait mallardan eserlerden çok Şükür Bizimde boğazımızdan o para geçmedi.

    Osmanlı Dönemi ressamlarından Şeker Ahmet paşa şimdi resimleri milyon liralar ama yaşadığı dönemde ekmek almak için resim yapan muhterem bir zat, Devletin parasını almayan kişilikler. İmzasını bu eserlerinde farklı atmış M.ali diye imzalamış muhterem İnsanlar, veya Mehmet Akif Ersoylar yazacak o kadar muhterem İnsanlar varki. En acısı nedir biliyormusunuz? Devletine aşık olan bu Adamları Devleri hiç sevmemiştir hatta en kötü şekilde yaşasınlar diye herşeyide denemişlerdir, sürgünlere yollanmışlar, yoksullukla aclıkla yaşamaya mahkum edilmişler, ama yüreklerindeki Sevgilerini yok edememişler. Halen bu Adamlar tüm görkemleri ile yaşamaya devam ediyorlar. Diğerlerimi zaten herkes biliyor.

    Sanat bu sebeble tuaftır, yaratana inancı olmayan Snatı yapamaz, yaratanı bilen Sanatı yaşar Sanatcı bir eserini yapabilmek için yaratabilmek için öyle sıkıntılar çekerki bu sebeble, pek dile getirilmesede Dini inançları içlerinde çok güçlü kişiliklerdir, Kimisi H.zMuhammed aşığıdır, Kimisi Hz.İsa, Kimisi Hz.Musa, Kimisi Hz.Mevlana, Kimisi Yunus Emre. Dile getirmelzer anlatmazlar, bazıları Dinsiz dahi sanılır çunki Dini anlatmazlar içlerinde fırtınalarla yaşarlar. Hz.İsa çok güzel bir sözü var, Beni kiliselerde tapınaklarda putlarda aramayın, bir taşın altında, kırılmış bir dalda arayın, Hz.Muhammad yanı şekilde Beni Putlaştırmayın, Bana tapınmayın, Bende Siz gibi İnsanım buyurmuşlardır.

    Çok acıdır şimdi Dini anlatanlara bakın, Bu Kutsal İnsanların tam tersini yaşıyorlar, tam tersini yapıyorlar, hatta utanmasalar kendilerini Ulema ilan edecekler, Sanatcılar bunu yapamazlar korkarlar, yaratanı bilirler, yaptıklarından ötürü. Saygı ile susarlar.

    Kendilerine hat sanatcısı diyenleride tanıdım, el yazması kuran sayfalarını koparıp sözde minyatür sanatcılarınıda tanıdım, utandım, tiksindim yerin dibine girdim. Din para Kuran sayfaları ise malzemeleri olmuş ama Türkiyede isimleride Snatcı diye anılıyorlar.

    Sayenizde içimdekileride paylaşıyorum, 10 satır yazıyorsunuz bense 1000 satır hem zamanınızı çalıyorum hemde Sizlere ukelalık yapıyorum, Saygı ile okuyorsunuz nezaket gösteriyorsunuz. Haklarınızı ödemem mümkün değil, bilinki Dualarımda Sizinle, Rabbim yaşamınız boyu Sizleri gülerek yaşatsın İnşaAllah.

    Yapmak istediğiniz objelerin resimlerini görmek isterim, tabiki isterseniz kucuk kutucuk ise eminim gerçek Ruhu olan bir konuşan yaşayan Ahşpa dönüşecek, zaten yaşıyorlar ama bazen onlarda İnsanlar gibi unutulmanın verdiği hüznü yaşayıp kendini zamanın ellerinde çürümeye bırakıyorlar.

    Kolay Gelsin

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  367. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan bey, merhaba
    bu güzel yazıyı ruhum ve yüreğim doyarak, azıcık da gözlerim dolarak okudum. Hz Mevlana nın tasavvuf felsefesini paylaşımlarınızın çoğunda gördüğüm için belki hayatımda ilk olarak, bir siteden yazışmayı ve birşeyleri paylaşmayı, yapmayı denedim. Sizin yüreğinizden gelen geçen her neyse sanal bir dünya olarak tanımlanan internet ortamında bile insanın ruhuna ulaşabiliyor. hoca olmadan öğrenci, öğrenci olmadan hoca olmaz derler. belki de bu karşılaşmalardır hepimizin hayatını zenginleştiren. ben artık güler misiniz bilemem ama kutuyla uğraşırken ya da aklımdan bununla ilgili bir şeyler geçirirken sizinle de konuşuyorum. suret görmeden de mümkün, insan insana benziyor çünkü. buradaki paylaşımların belki de en önemli yanı bu. ben içinde ruh güzelliği ve tüm canlılara ait sevgi taşıyan herkesin mutlaka bir şeyleri başarabileceğine inanıyorum. size bir kez yazmıştım tekrar yazıyorum, siz hepimiz için şanssınız. ustalık, hocalık sizde bütün olmuş. baştan konuşmak yanlış tabii kendi adıma hiçbir iddaam yok ama farkında olsun veya olmasınlar diğer arkadaşların becerisi de buarada yatıyor Onların da yüreklerine, ruhlarına dokunmayı başarıyorsunuz.. İyi ki varsınız. sizin gibi yüce gönüllü insanların sayesinde dünya yaşanır olmaya devam edecek.
    uzun yazılarınızı çok seviyorum. hatta kısa tuttuğunuzda üzülüyorum . ama sakın bu sizde sıkıntıya dönüşmesin. canınız ne kadar yazmak isterse.. bilin ki sohbetiniz hepimiz için şifa .sağolun varolun.
    bizim minik kutucukla ilgili küçük bir sorun var. akemi macun yaptığım köşeyi elbette ceviz rengi macunla kapattım. bir çok kez. fakat zımparadan sonra yine alttan beyaz beyaz çıkıyor. buna başka bir çare var mı, mesela guaj boya filan mı yapsam, yoksa yeni bir öneriniz var mı?
    yoksa artık zımpara aşamasının sonundayım. tek sıkıntı şimdilik bu gibi.
    herşey için çok teşekkürler.
    sağlık ve huzurla kalın.
    saygılarımla.

  368. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Öyle şeyler yazmışsınız ki, haddime değil yaptığım şey birazda ukelalık sanıyorum, Ben hiç birşey anlatmıyorum, keşke o zekam olsa:) Ustalarımızdan kalan bilgileri yazıp birde Adamlık taslıyorum, oysaki bu bilgiler olmadan kos kocaman bir hiçim, Ustalarımızın haklarını yemeye doyamıyoruz Bakın ben yazıyorum birde Damlık taslayıp, kimse yazmıyor diyede benciliğin en utanmaz halini nerdeyse her yazımda dile getiriyorum.

    Yaptığınız herşey Sizin özünüzdür, Ruhunuzdur, Sizler Ruhunuzla gören İnsanlarsınız gözle bakmıyorsunuz bu sebeble bu kadar tevazu içinde yazıyorsunuz.

    Yaptığınız kutu, sadece bir vesiledir inanın Hayat asla tesadüfler değildir sebebsiz hiç birşey olmuyor. Kutuda Kullanan yaşamış İnsanların enerjileri var, Ruhla bakan o enerjide hisseder sadece bir mana anlam veremez, isimler koyarız, Gökhan Usta deriz, oysaki bu İsim koymadığınız için Sizin sandığınız kişiliktir, ne gökhan Ustadır nede Gözle bakan kişidir, Siz o enerjiyi alırsınız Ruhunuz içinizde daima fısıldır anladığınız anda panik olursunuz ve o an Gerçek İnsan haline bürünür, sorularla Ruhunuzla yine iletişimi kaybedersiniz.

    Hz.Mevlana bu Yüce İnsanlar Bizler gibi bakmamışlar, Ruhları ile bakmışlar, eşyayı görünür hali ile değil olduğu gibi görmüşler, Masa bize göre masadır bir kediye göre bir manadır çunki Kedi masa olarak görmez, hiç bir canlı İnsan gözü ile nesnelere bakmaz. Bu sebeble İslam alimlerinin Duası ayndır ”Ey Allahım bana yarattıklarını her haliyle görmeyi nasip et” diye yakarırlar, gördükleri anda ise Dünya Adamı değil Kul olarak yaşarlar, Kopeğede saygı duyar önünden çekilir, Karıncayı gördüğünde gerekirse taşın üstine zıplar, çunki korkunc bir Ruh halidir Bizler kaldıramayız, Deli oluruz, Çiçekler, karıncalar, kuşlar, üzerine bilmeden bastığımız öldürdüğümüz canlıların feryatları ile çıldırırız.

    Hz. Mevlana gibi İnsanların yerinde kim olmak isterdi bilemem ama ben istemezdim, Canlıyı her hali ile bilmek duymak, Bizlerin taşıyamacağı bir yük, kaldırmayız zaten. Ne yatabilriz ne uyuyabiliriz, her yanınızda sesler, çığlıklar böyle bir Dünyada olmayı kim ister.

    Hz.Mevlana ve Evliyalık makamı olan kişilere bakın, tek birşey var tevazu Kedni yanında kendine çeki düzen veren bir Adam düşünün, Kuşun yanında edeble oturan bir Kadın düşünün, Ruhları ile görenler için bu Dünya gerçekten cehennemdir, bu sebeble bu İnsanlar bir lokma ekmek bir hırkayı bugunki Milyarderlik ile eş değer tutmuşlar. Ölümü hediye bu Dünyadan kurtulma olarak hasretle özlemle beklemişler.

    Diyeceksinizki tamamda Bizim Eski eşyalarımız, Antikalarımızdan anlat, haklısınız.

    Macun konusunda beyaz çıkması öneli değil, orjinal renk olan bölgeyi biraz ıslak bezle silin dokusu tamamen renkler ortaya çıkacaktır ve guaj boyanızı alın, aynı renk ve desenlere yakın ince rutuş fırçanızla beyaz bölgeyi renklendirin. Kuruduktan sonra üzerine ince bir kat gomalak sürün böylece renk yani rtuş bitmiş olacaktır. Oldukçada keyiflidir bir yerde resim yapmakla aynı tadıda alabilirsiniz.

    Bu işlemden sonra kutu gözünüze daha farklı yansımaya başlayacaktır, sanki ”hadi beni cilala” dediğini hissedersiniz, ister inanın ister inanmayın, ahşap unutmayın ki yaşayan bir canlıdır, Bizim gibi nefes alır nefes verir.Onu hisseden ruhlada sobet eder, Antika restorasyonlarında öyle tuaflıklar öyle anıormallikler gördümki yazsam deli derler, İnsanlar bir şeyi unuturlar, eski eşyalar hatta yeni eşylar objeler, kullanan kişinin enerjisini emerler yani sahibi olan kişiden bir güç taşırlar.

    Bu konuda enteresanda bir söz vardır, aman emnaet hiç birşey alma, kırılır bozulur, kırılan zıt enerjidir çok tuaftır başkasından alınan bir obje veya arabada olabilir yada bir takı kısaca herşey durduk yerde olmadık anda, kırılabilir, kaza yapabilir. Şimdi bu gerçeği Dünya görüyor Universitlerde Bölümler açılıyor üzerilerinde araştırmalar yapılıyor.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  369. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    GÜZEL VE İÇTENLİKLİ YAZINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. SAYENİZDE İÇİMDE YENİDEN TASAVVUF OKUMAK, YENİDEN SANAT TARİHİNE GÖZ GEZDİRMEK İSTEKLERİ UYANDI. TABİİ BUNLARIN HEPSİ AYNI ZAMANDA İNSANINI YAŞAM BİÇİMİ. ARASIRA GÖZ ATILACAK BİLGİLERDEN ZİYADE İÇSELLEŞMESİ GEREKEN DERİN BİLGİLER. MEVLANA NIN GÖNÜL GÖZÜ, DOĞU MİSTİSMİNİN ÜÇÜNCÜ GÖZ TABİRİ İSTER SPİRÜTÜALİZM, İSTER MİSTİZİM HEP AYNI YOLA ÇIKIYORLAR. İNSANI TEK BAŞINA GÖRMEK DOĞADAN AYRI VE ÜSTÜN HİSSETMEK NE YAZIK Kİ BATILI YAKLAŞIMI. BUGÜN ARTIK TIP BİLE GELDİĞİ NOKTADA İNSAN BEDENİNİ BİR BÜTÜN OLARAK ELE ALIYOR. TEK TEK ORGANLARIMIZIN BEDENİMİZİN DİĞER PARÇALARINDAN AYRI OLMADIĞINI YAVAŞ YAVAŞ KABUL ETMEYE BAŞLIYOR. SEZGİ DEDİĞİMİZ VE ADLANDIRAMADIĞIMIZ PEK ÇOK GÜCE SAHİP İNSANOĞLU. AMA KENDİNDEN VE DOĞADAN KOPTUKÇA KEKDİNİ HERŞEYİN ÜSTÜNE KOYUNCA VE BEN HERŞEYİN HAKİMİYİM DİYE BAKINCA İŞLER DEĞİŞİYOR. KUANTUM FİZİĞİ İLE İLGİLİ BİR KİTAP OKUMUŞTUM. TABİİ DÜŞÜNCENİN DE BİR ENERJİ OLDUĞUNU BİLİYORDUM AMA KİTAP BİTTİKTEN SONRA SOKAKTA TAŞLARA BASARKEN BİLE İÇİMDE FARKLI UYANIŞLAR OLDUĞUNU HİSSEDİYORDUM.
    SİZİNLE SOHBET ÇOK GÜZEL. HEM GÖNLÜNÜZ, HEM RUHUNUZ ZENGİN. NE MUTLU SİZE. BİZE DE ORADAN BİR IŞIK TUTUYORSUNUZ.
    KUTUCUĞA GELİNCE ; VALLAHİ BEN ONU YAPINCAYA KADAR BİR BAŞKASI HERHALDE KOSKOCA BİR YEMEK ODASI TAKIMINI BİTİRİRDİ HERHALDE:)) ŞAKASI BİR YANA SIK SIK VE UZUN SÜRELER ELİME ALAMADIĞIM GİBİ OLDUKÇA YARAMAZ OLAN BU ARKADAŞ UZUN SÜRE UNUTULMUŞLUĞUN ACISINI ÇIKARTIYOR GİBİ. BİR TÜRLÜ TAMAMEN İYİLEŞEMİYOR. SİZE SON DURUM OTOĞRAFLARI YOLLADIM. SANIRIM DAHA ÇALIŞMA GEREKECEK KUMAŞ KAPLAMA VE CİLA İŞİNDEN ÖNCE.
    FOTOĞRAF YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.
    ÇOK TEŞEKKÜRLER.
    SAYGILARIMLA.

  370. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, yazınızı büyük bir keyifle okudum hatta canım kahve çekti ve Kardeşimede rica ettim, Bazı şeler okunurken inanın yanında mutlaka güzel bir tadıda hissettiriyor, Türk kahvesi güzel bir kokaolu kek gib, Ruhun ve Beynin ziyfateine dönüşüyor. Bu sebeble okumak kadar mükmmel bir tat yok. Yazınız harika çok büyük bir keyif aldım inanın.

    Hz Mevlana Ruha Hizmet eden buyuk bir Mistik gucu barındırıyor, Hz.Mevlana öğretisine yazılarda değil kullandığı aletlerde bu Ruhu görebiliriz, Müzesindeki Ahşaplara dikkat edin, Ruhunuza fısıldadıklarını inanın Vucudunuz tüm dokularında hissedersiniz.

    Kullanılan Ahşap herşey, sahiplerinin enerjilerini öyle seveip aşkla saklarlar ki inanın elinize aldığınızda irkilirsiniz. Bilim özellikle Türkiyede Bilim Adamlarının bazılarına Saygım yok ve ASLA OLMAYACAK, ASLINI İNKAR EDEN VAR OLUŞUNU İNKAR Edenlere Türkiye tuaftır Bilim Adamı deniyor, pazara düşmüş kiloyla satılan Ünvanlardan biri haline gelmiş.

    Taş örneği vermişsiniz, Taş tabir edilen Doğanın en güzel ruhuna sahip enerji yayan güclere sahipler, meslek hayatımda taş örneklerini çok gördüm doğal kristal camları çok gördüm, bunlar şimdilerde kesilip biçilip satılıyor, Ruhları öldürülüyor, ve masallarla satılan hiç bir gücü olmayan ticari ruhsuz cisimlerden ibaret.

    Doğal bir akik elinize aldığınızda aşık olursunuz, dokunması bile muhteşemdir, doğal opalin, kristal topraktan çıktığı haliyle inanın muhteşemdir. Ticari bu taşları para vermek yerine inanın, çürümüş bir kedi iskeletinin kemiği dahi özel bir ruha sahiptir.
    Elmas Dünyanın en değerli taşıdır ama tuaftır Sahiplerine verdiği tek şey karamsarlıktır, tuaf anlayamadıkları devamlı onları rahatsız eden gerginlikten ibarettir.

    Kutucuk için bilmişlik olarak lütfen adlandırmayın, Sizin kişilğiniz ve kutunun enerjisi o kadar belliydiki başka bir sonucu zaten düşünmezdim. Bazı böyle ahşap objeler tuaf enerjileri saklarlar tuaftan kastım Sizi sahiplenirler ve bunu Size hissettirirler. İnsan Ruhu buna pek mana veremez baktığında bir tahtadır ama hissetirdiği çok daha tuaftır isim konulamaz.

    Bugün Dünya kendisini yeni yeni tamımaya başlıyor, geceleri üzerimize yağan ışık yağmurlarını Bilim Adamları büyük bir mutlulukla halen tarif edemeselerde nihayetinede gerçek verilerle ispatladılar. Üzerimize Dünyaya şehrimiz tuaf bir ışık yağıyor, sanki havai fişek gösterisi gibi. Sıırı nedir bilemeyiz ama İnsan olarak tanımlayamadığımız gerçek bir denenmenin ta kendisiyiz.

    Kutucuk ise eminim mukellem ve tüm sevimliliği ile kendini gösterecektir ve dokunan bakan herkese çok güzel bir enerjiyi yollayacaktır. Hz.Melana gerçeklerini unutmayalım, Neyin ahşapın o hüzünlü sesi Sanki bilmediğimiz Ruhların nağmelerle bize anlattıklarıdır. Hz.Mevlana kalımda kalanı yazıyorum, Ney için Szlıklardan geldiğinden Anene ve Basına yakışıdır özelemdir bir cümlesi vardır, burda sazlık aslında Bizim kurumuş Ruhumuzdur, ne duyar ne anlar ama Ruhua hitap eden nağmede kokuda Ruhumuz bize o anda fısıldamaya başlar, herkes bu sesi asla duymak istemez tam tersine rahatsız olur.

    Berrin Hanım Hz.Mevlana Türbe konumu ve düzenlemesi ilede çok ilginctir, herşey sanki fısıldayn bir RUh tarafından düzenlenmiş ve yerleştirilmiştir. Renkler Ayetler, Sözler tamamı bir birine aşkala ve tutkuyla bağlı, sanki bir parçayı ordan alsanız nokta kadar parça Dev bir sutun gibi göze çarpacaktır.

    Bu tarzı iş yerimde denedim, Duvar renklendirmesini ve el yazması hatlarla, iş yerim öyle enteresan hale geldiki inanın artık iş yapmaz hale döndü, alakasız İnsanlar Turistlerin resim çekmeleri, poz vermeleri bir anda iş yerimin alt üst etti ve üzülerek yaptığım işleri kaldırmak zorunda kaldım. O dönem birde Soyetenin markaları bu dekorasyonu Kaheveleri ve restoratları için ısrarla istemişlerdi.

    Kendimi meth etmek amaçlı yazmıyorum, İsteyen herkes Evinde böyle otantik renklerle dolu bir oda haline getirebilirler, hatta evleri öyle hale gelirki, giren herkesibir süre sonra rica ile evden çıkarmak zorundakalırsınız, yaptıpınız herşey Sizi ve Ruhunuzu simgeler, bu doğal ortamda bir çok İnsanın hayalindeki sakinliği ve huzuru özelmi hatırlatacaktır.

    Nacizane bu tür odalar yapmak isteyenler olursada seve seve her türlü desteği yapamaya hazırı tabiki tariflerle.

    Resimleri henüz görmedim, hemen bakacağım, yazınız o kadar güzeldiki okuyamadan edemedim ve resimleri acıpta cevapı beklemek istemedim.

    Sevgi ve Sygılarımla

    Gökhan Erol

  371. PARLAK İSTANBUL dedi ki:

    MERHABA GÖKHAN BEY,BEN 18 YILDIR EL SANATLARIYLA UĞRAŞIYORUM KUMAŞ BOYAMA, EBRU ,İPEK BOYAMA,RÖLYEF, DEKORATİF AHŞAP SÜSLEME AHŞAPLA ÇALIŞMANIN BANA KEYİF VERDİĞİNİ FARKETTİKÇE DERİNİNE İNMEYE ÇALIŞIYORUM AMACIM KULLANILMIŞ ATIK EŞYALARI YENİLEMEK DEKORE ETMEK ÖĞRENCİLERİM KULLANDIKLARI EŞYALARI HATTA ÇÖPE ATILMIŞ GÜZELİM EŞYALARI TOPLAYIP GETİRİYORLAR BİRER BİRER YENİDEN DESENLİYORUZ ESKİTME VE ANTİKALAŞTIRMA NIN YERİ BAMBAŞKA , TABİ BU KONUDA BİLMEDİĞİM ŞEYLER ÇOK BUGÜN ARAŞTIRMA YAPMALIYIM DEDİM MARANGOZ ATÖLYELERİNİ, MOBİLYA USTALARINI DOLAŞTIM BİRAZ CANIM SIKILDI DOĞRUSU ÇOK NET BİLGİLER ALAMADIM ZATEN ZANAATKAR BULMAK ZOR HAZIR BLOK LARLA MOBİLYA YAPILIYOR BİLGİSAYARI DENİYEYİM DEDİM VE ŞU AN SARHOŞ OLMUŞ DURUMDAYIM YORUMLARI VE DEĞERLİ AÇIKLAMALARINIZI OKURKEN BAŞIM DÖNDÜ YAPMAM GEREKEN ÇOK İŞ VAR AMA BEN BURDAYIM TAKİPTEYİM ESKİ EŞYALARDA YAPTIĞIM İLK İŞ ÜZERİNDEKİ VERNİĞİ SÖKTÜRÜP TEMİZLETİP DOLGU YAPMAM GEREKİYORSA YAPIP ZIMPARAYLA DÜZELTİP DESENLEMEYİ ÖYLE ÇALIŞIYORUM ŞU AN ELİMDE ÇOK ESKİ SANDIK VAR DARBELERİ VARDI ZIMPARA MAKİNASIYLA TEMİZLENDİ DELİKLER VARDI ŞIRINGAYLA TİNER SIKTIK ÜZERİN TİNERLE YIKADIK VE SARDIK BİR HAFTA BUGÜN GOMALAKLA CİLALANDI KURUTUP HER KATA ZIMPARA ATILDI ŞİMDİ BAZI YERLERİNE DESEN VE KABARTMA DÜŞÜNÜYORUZ DESENDEN SONRA BAZI YERLERİNİ RENKLENDİRMEK İSTİYORUM BUNU KUMAŞ BOYASIYLA ŞİMDİ YAPABİLİRMİYİM BAŞKA YOLU VAR MIDIR SORUCAK O KADAR ÇOK SORUM VARKİ ÇALIŞTIKÇA SORARSAM YANLIŞ YAPMADAN İLERLERİM DİYORUM AYRICA SORUMUN CEVABI BELKİDE YORUMLARDA VARDIR LAKİN OKUMAYA DEVAM EDEMEDİM TANSİYONUM ÇIKTI ZAHMET VERMEZSEM CEVAPLARSANIZ ÇOK SEVİNİRİM TEŞKE SİZDEN BİREBİR TEKNİK ÇALIŞMALAR YAPABİLSEM

  372. Gokhan Erol dedi ki:

    Sayın PARLAK İSTANBUL, Tanıştığımıza sevindim. Oldukça güzel bir uğraşınız var eski eşyaları tekrar yaşama döndürmek, gelecek nesillere bırakmaz çabanız ise harika, ellerinize sağlık.

    Kurt delikleri ile alaklı konumuz mevcut, tinerle yapılan ilaçlamalar fazla bir sonuç vermez cabuk uçtuğundan dolayıda kalıcı etkisi olmayacaktır. Elbetteki Sizin tercihinizdir zaten cilası bitmiş bir işten bahsediyoruz.

    Sandık üzerinde boyamayı, kumaş boyası değil ama toz veya oksit boya ile yapmanız daha kolay netice verektir, isterseniz gomalak ile karıştırıp kolayca her türlü deseni bu boyalarla yapabilirsiniz, eski görünüm içinse desenleri çok ince zımparalamak boyaya yıpranmış eski havasını katacaktır.

    Zanaaar bulursunuz her yer oldu zaten:) Fakat genelde bu tamirciler bir birlerini görerek iş yaptıklarından nerdeyse tamamından aynı bilgileri alırsınız, farklı bilgi bulmanız imkansızdır. Marangozları ayrı tutuyorum bu İnsanların ortaya çıkardığı mobilyalar için sadece teşekkür etmek kalıyor, elbetteki bu telekkür sadece işine saygısı olan, verdiği sözleri tutan işini tam zamanında teslim edenler içindir. Harici kişilikler ise Ustalarında yüz karaları oluyor bir meslleği karalıyorlar.

    Kolay Gelisn.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  373. berrin-istanbul dedi ki:

    gökhan bey merhaba,
    acaba fotoğraflar mail kutunuza düştü mü? yoksa tekrar yollamalı mıyım?

  374. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım fotoları aldım, keyifle baktım ellerinize sağlık.



    Gerçekten oldukça kaliteli bir iş ortaya çıkarmışsınız, Size bir sır vereyim bu kutuyu bir tamirciye verseydiniz bir çok yerinde hasara yol acardı temizlik aşamasında. Görünüşü bile çok güzel.Emeklerinize ellerinize sağlık.

    Tabiki asıl konumuz son işlem yani rutuş ve cila.



    Yaptığınız rutuşlar Analin boya gibi duruyor ve pütürlü, bu durumda cila vurmak büyük bir hata olacaktır, bu sebeble hiç bastırmadan bu turuşlu bölgeleri zımpara ile hafif alın, tamamen çıkması için çabalamayın sadece pütürler gitsin silik hale gelmesi yeterlidir.

    Macun işçliğiniz oldukça iyi bu sebeble turtuş işini bir iki kat cila sonrasına bırakalım, turuşu kademeli yapacağınız bu sebeble içiniz rahat olsun, cila atacağız ve sırıtan yerleri hafifce fırca ucuzla silik renkle orjinal renke yakın hale getireceğiz.

    İşaretlediğim bölgelerde zaten Sizin resimle anlatmışsınız, macun gerekiyor ahşap macunu ile bu sefer işaret parmağınıza macunu alın ve elle hissederek bu bölgeleri doldurun, net şekilde ahşapı hissedersiniz, paramak ucu ile yapmanızı neden tavsiye ettim, bu temas birazda ahşapla etkileşimdir, bunu daha net zaten anlarsınız.

    Bu bölgeleri ise dar uclu spatulamızla yeniden ahşap macunu vuralım zeminle düz hale gelsin, böyle yerleri macunlamayı sadece aralık ve bozuk yerlerde macunu kullanın ahşap ezik olabilir ama dokusu sorunsuz olduğundan bu yerlerei kapamak için macun gereksizdir, Bize agacın dokusu önemlidir.

    Burda yine işaretledim, bu bölgeleri isperpela ile macunlayınız, zikzak olarak işaret koyudğum bölgelerde ezikler gördüm bu bölgeleri köşeleri macunların, fakat zımparada bu köşeleri bastırmayın, bombeli hale gelmesinler ve kaplamayıda yaralmamaız gerekir. Köşeler kekin hatlı olmalı diğer köşeleri kontrol ederek aynı oranları vermeye çalışın.

    Berrrin Hanım, İlk defa yaptığınız bir iş ve sonucu gerçekten çok ama çok iyi, tekrar ediyorum bu kutuyu bir tamirci cilacıya verseydiniz, büyük ihtimalle camla kazıayacaktı, kolayına gelir adamların 10 dakiklarını almaz, fakat ahşapıda rezil kepaze ederler, çizikler içinde bırakırlar.
    Sizin yaptığınız Ustalık kalitesinde bir iş, ahşapa zarar vermeden yıpratmadan harika bir temizlik yapmışsınız, agacın tüm dokuları harika şekilde kendini Gözlere sunuyor.

    Macun işi artık son aşamanız, bundan sonra cilaya keyifle gecebiliriz.

    Avrupa ahşap tutkunları yani Antika ve Eski meraklıları kucuk objeleri şuan Sizin getirdiğiniz durumda görseler hayarn kalırlar ve asla cila vurmanızı istemezler, yaşanmışlık eskiliğini görmek büyük bir keyif verir. Bu detayı yazma sebebim bu kadar güzel bir iş çıkardığınız içindir, ahşap tüm yaşanmışlığını her detayı ile öne çıkarmış. Ustanın el melakesi demek daha doğru olur yani Sizin.

    Kolay gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  375. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY TEKRAR MERHABA,

    YUKARIDAKİ BİLGİLENDİRME MAİLİNDEN SONRA TEKRAR YAZMAK İSTEDİM. YAZIMI SEVMİŞSİNİZ NE MUTLU BANA. İNSAN RUH HALİNE BENZEYENİ YAKALAYINCA ELDE OLMADAN SAMİMİ BİR HAVADA KENDİNİ İFADE ETMEDEN DURAMIYOR. İŞ YERİNİZLE İLGİLİ BİR FOTOĞRAF YOLLAMIŞSINIZ. ÖNCE BİR YERDEN ALINTI FİLAN SANDIM. FAKAT YAZIYI OKUDUKÇA SİZİN TASARIMINIZ OLDUĞUNU ANLADIM. BENİM DE SAYIN PARLAK HANIM GİBİ BAŞIM DÖNDÜ. FAZLA ÖVGÜYE GEREK YOK SANIRIM. FAZLASIYLA SİZE GERİ DÖNÜŞÜ OLMUŞ ZATEN. KALDIRMAK ZORUNDA BİLE KALMIŞSINIZ. DİLERİM SİZ DE YETİŞEN DEĞERLİ ÖĞRENCİLER OLMUŞTUR VE ONLAR DA HALA SİZDEN ALDIKLARIYLA HARİKALAR YARATIYORLARDIR. BU DOKUNDUĞUMUZ AHŞAPLAR, ONLARA AİT MALZEMELER, OBJELER HER BİRİNİ ÇOK SEVMEKLE BİRLİKTE BİR DÖNEM ÖZELİKLE 99 DEPREMİNDEN SONRA HERŞEY NASILSA TOPRAK OLUYOR, NE ÖNEMİ VAR DİYE KIRILANA DÖKÜLENE HİÇ ÜZÜLMEZ OLMUŞTUM. HALA DA ÇOK ÜZÜLMEM. FAKAT RAHMETLİLERDEN KALAN BİR ŞEYLERE YİNE DE ZARAR GELSİN İSTEMEM. YA DA KENDİMCE ÇOK KIYMETLİ BULDUĞUM HER HANGİ BİRŞEYE. AMA O ZAMAN ONU DA AŞMIŞTIM. FAKAT SON ZAMANLAR DA DAHA FARKLI BAKMAYA BAŞLADIM. KENDİMCE ŞÖYLE HİSSEDİYORUM. HOŞUMA GİDEREK ALDIĞIM YA DA ELİME GEÇEN HERHANGİ BİRŞEY BİR KUMAŞ RENGİ, DESENİ BİLE OLABİLİR, ONU BİR SÜRE GÖZÜMÜN ÖNÜNDE TUTMAK İSTERİM. RUHUM BESLENİR ONUNLA. BAŞKA DÜNYALARA AÇILIRIM. ONLAR DA YANIMDA OLUR BANA İLHAM VERİR. BELKİ GEÇMİŞE YA DA BENİM HATIRLAYAMADAIĞIM BAŞKA BİR GEÇMİŞE KADAR UZANIRIM. İŞTE BU YÜZDEN FANİ OLMALARINA RAĞMEN RENKLER,DOKULAR, TAHTALAR VS ÇOK ÖNEMLİ HAYATIMIZDA. GERÇEK BİR YARATIYLA OLUŞMUŞ HERŞEY BİZE ADETA ARACILIK EDİYOR. HEPSİ HAYATIN BAŞKA BOYUTLARI, FARKLI AŞAMALARI.. BİR SÜRÜ İNSANIN EŞYASINDAN AYRILAMAMASI BELKİ BU YÜZDEN. KENDİSİNDEN ONA GEÇEN ENERJİYİ BİLMİYOR BELKİ AMA HİSSEDİYOR. AYRILIK YANİ HÜZÜN VERİCİ GELİYOR ONA.
    SİZİN YAZILARINIZDA VE ARTIK BİLİYORUM Kİ RUHUNUZ DA TÜM BU OBJELERLE, DOKUNUŞLARLA ÇOK ZENGİNLEŞMİŞ. DERİN BİR MEVLANA HAYRANI OLUŞUNUZ VE EMİNİM Kİ YOLUNA GİRMİŞLİĞİNİZ DE VAR.
    NE KADAR ŞANSLISINIZ VE ŞANSLIYIZ. BÖYLE BÖYLE ÇOĞALIYOR İŞTE BİRBİRİNE TUTUNMALAR. HERKES BAŞKA YOLDAN YÜRÜSE DE YOLUN SONU AYNI VE HEP ÇİÇEKLİ. NEY SESİNİN EVRENİN SESİ OLDUĞUNU HİSSETMİŞİMİR HEP. UZAYIN BOŞLUĞUNA AİT BİR SES DİNLEMİŞTİM.. İNTERNETTE YİNE. OLDUKÇA ETKİLEYİCİYDİ. SANKİ BOŞLUK DEĞİL, TÜM KAİNATIN DOLULUĞU VARDI O BİLİNMEZ SESİN İÇİNDE. NEY SESİ DE BANA AYNI GELİR. DERİN VE KULAĞIN DUYDUĞUNUN ÇOK DAHA ÖTESİ.. BÜTÜN SESLERE, GÖRÜNTÜLERE, DOKUNUŞLARA UYANDIKÇA İNSANOĞLU BİRAZ DAHA GELİŞECEK İNŞALLAH. VAHŞİLİKTEN, KENDİNİ BEĞENMİŞLİKTEN, KISACASI EGODAN UZAKLAŞACAK. SİZİN KATTIKLARINIZ, RAHMETLİ AİLENİZDEN KALAN ERDEMLER, GÜZELLİKLER HEPSİ ASLINDA O BÜYÜMENİN BİR PARÇASI. DUA EDELİM Kİ GÜZELLİKİLER VE İYİLİKLER ÇOĞALSIN, UYANIŞA DOĞRU BİR ZERRE BİLE DEĞERLİ.
    KAFANIZI AĞRITTIYSAM BAĞIŞLAYIN. SİZİN O NEFİS DEKORASYONUNUZU GÖRÜNCE İÇİMDEN BUNLAR KENDİLİĞİNDEN DÖKÜLDÜ SATIRLARA.
    SAĞLIK VE HUZURLA KALIN.
    SAYGILARIMLA.

  376. berrin-istanbul dedi ki:

    gökhan bey tekrar merhaba,
    bu arada kutuyla ilgili yazdıklarınızı da gördüm. hızlıca okudum ama bir kaç kez daha okuyacağım. önerileriniz için sağolun. yavaş yavaş olacak galiba. kutucuk beni beğendi mi bielemem ama ben elimden geleni yapıyorum. daha da iyisi olacak. kutunun altını da zımparalayacağım. size yollamadım fotoğrafını.
    şimdilik çok teşekkürler.
    inşallah tekrar görüşmek üzere.
    saygılarımla.

  377. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Size bazen anlatırım, iş hayatımda böyle ufak ahşaplarla tuaf sohbetlerim oldu ”Yaptığın çok ayıp” gibi cümlelerle zorlandığım bu minicik Doğanın hediyesi agaçlarla birisi duysa kahkalarla gülebileceği sohbetlerimde oldu. Sebebi ben yaptığım işe hiç bir zaman cansız olarak görmedim, Sahipleri kullananlar, bu kucuk Eserlerin yaşadığı gördüğü hatırları düşününce saygı duymamak mümkün değil.

    Düğünlerde gördüler, Ölümlerde, Kahkahalarıda duygular ağlamalarıda, her ahşap sahibin o enerjileri emmiştir, dokunuşlarını hissetmiştir. Gözlerinizi kaparsanız Sahiplerinin halen bu kucuk eşyalarına dokunduklarını okşadıklarını hissedebilirsiniz.

    Rahmetli Babamın kedisi vardı, Evladı gibiydi Babam cila yapardı oda özel tüneğine uzanır Babamın cila bezi ile her geçişinde elini okşardı, neler hissederleri o uyum saygı sevgi nasıl oluşurdu buyuk ihtimalle Ruhlar ile bir birlerine hitap ederlerdi. Babamı almaya giderdim, hepimizden öne Arabanın ön koltuğuna geçer, Babamın arabaya bimesini beklerdi. Sabah onları Atolyeye bırakırdım Akşamda alırdım:)

    İnanılmaz sert Adamdı ama o Kedisi ile Dostluğunu görünve, herkes anlardı görünüşü sert ama Ruhu Bebek gibi kocaman bir Adama dönüşürdü. Rahmet Babam öldü, yazarken bie tuaf olurum, Sbah Benle evin kapısından çıkar arabaya koşardı, Garaş sahipleri bile ona inanılmaz saygı duyarlardı, bazen evden kaçar onu Abarada garajda Babamın koltuğunda uyurken bulurdum. Hayatte her canlının müthiş bir Allah hediyesi olduğuna tüm yüreğimle inanırım, bu thatada olabilir taşta hiç fark etmez, dokunduğumda hissediyorsam Benim için Canlı manasına gelir.

    Kutunuza baktım, Bana göre bir Cocuk temizlenmiş keyfi yerinde şımartılmayı bekliyor, gören kör gözler bir Agac parçasına neler yazıyor derler, oysaki Agaç sıfatını şahsen İnsan oğlu kolay kolay hak etmez, bazen Odun hakaret diye kullanılır aslında en büyük iltifat ediliyordur hak etmeyen bir utanmaza.

    Sandıklar, kutular işin gerçeğinde Antika severler arasında en fazla merak uyandırın objelerdir, eski uygarlıklara bakıyorsunuz, yeni dönem İnsanlarına bakıyorsunuz çok enteresan şekilde Kutu veya kucuk sandıklarla inanılmaz özel bir bağ kurarlar.

    Şuna eminim bu kutu bittiğinde çevrenizde herkes çok ama çok farklı şeyler görecekler.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  378. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Yazınız çok güzel inanın İnsan okuyunca hem hüzünleniyor hemde kendi kendini sorguluyor. Aynadan bakıncada işin gerçeği ne olduğumuzuda görüyoruz. İslam Alimlerinin Duasını çok severim Allaha yalvarmışlar bana eşyayı olduğu gibi görmeyi nasip et, Kalp gözünü istemişler, Nefsimizi susturmak çok zordur.

    Hz.Melanaya bakınca İnsanıda Eşyayıda görürüz, ve sorgularınız Hangisi Eşya Hangisi İnsan. Yapanmı yaptıranmı, kutuyu yapıyorsunuz Sizmi yapıyorsunuz yoksa Sizden başka birimi? Eminim bir çok anlarda İçinizdeki Sesin fısıldadğını duymuşsunuzdur, bu ses akil olmayını huzursuz eder, rahatsız eder, duvarlara çarptırır.

    O Sesi duyup alışan, fısıltıyı özleyen İnsansa değişir, kendini bırakır Alemi aramaya başlar, Kediye farklı bakar köpeğede, onların bakşı dahi Bakanı utandırır, çunki Eşyayı her hali ile görmeyi bilen canlılardır.

    Eşya tanımını farklı algılıyoruz, eşya çok sevilmez aslında, analaşılmayan şey İnsanlar bunuda farkında olsalarda anlatamazlar. Benim gibi bir tahtayı anlatsalar Deli derler, gülerler, alay ederler.Oysaki bahsettiğimiz tahta değildir, tahata Sesini duyduğğumuz Ruhumuzun tak kendisidir. Bu sesi dinlemek cesaret ister yürek ister, kolay kolay kaldıralacak veya İnsanı duygularla anlaşılacak bir tanımı yoktur.

    İnsanlar kendilerine ne anlatılmışsa onu kabullenmişler, Uzay denilmiş bu Uzay demiş İnsan. Masa dese masa olarak bilecektik. Uzayın sonu yok denmiş oysaki Uzayın sonu olduğunuda yaratıcı bize en net haliyle gözlerimizin önüne seriyor.

    Düşünün ki Okyanusun dibinde bir plaktonsunuz 10 bin metrede, Bu deniz sonsuz dersiniz oysaki bir Balina gibi Dev olsanız Güneşdie görürsünüz havayıda solursunuz, İnsan oplu ile plakton arasında tek fark Yaratıcın verdiği Zeka akıl hissetme hissetirebilme, Arabbimiz ben İnsanı Halife kıldım demiş, Şeytan ret etmiş, Sen nasıl bu Vahşileri Biz meleklerden üstün tutabilrsin diye İsyan etmiş ve Ret edilenlerden olmuş.Oysaki Şeytan bir Melek ve Dünyadaki İnsanlar tuaftır Şeytana uydum der oysaki Şeytan, Ben İnsanların yüreklerine hükmedemem der.

    Yazacak şeyler bazen tuaf oluyor, yazıncada inanın utanıyorum bir çok şeyide siliyorum, yazı olarak değil sohbet olarak görüyorum, Kusuruma bakmayın.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  379. berrin-istanbul dedi ki:

    gökhan bey merhaba,

    efendim uzun bir aradan sonra yeniden konumuza dönme fırsatı bulabildim. ne yazık ki zaman zaman rutin bulup sıkıldığımız günlük yaşam aslında araya sıkıntılı ve sevimsiz durumlar girince rutin olmaktan çıkıyor ve o günleri özler hale geliyorsunuz. yakın bir arkadaşın rahatsızlığı, iş koşuşturması derken gerçekten kutuyu ancak bugün alabildim tekrar elime. yine macun ve ince zımpara faslı sanırım hiç bitemeyecek:))
    tabii amaç öğrenmek, öğrenirken de keyif almak .
    ancak bizim ufaklık sanırım hayli inatçı bir hanımsefendiye hizmet etmiş olmalı direnmekte ısrar ediyor.)) bu dili sadece siz anlıyorsunuz sanırım. Bu arada kabalık yaptığımı farkeddti birden. sizin cephede inşallah olumsuz bir durum yoktur. sağlığınız belki bir parça daha iyidir. dualarımızın içinde daima varsınız. ne kadar koşuşturma olsa da ..

    gökhan bey nasılsa en sonunda hallederim dediğim çetin bir durum var. tabii şaka abartıyorum. kutunun içindeki kumaşları attıktan sonra spatulayla epeyce temizlideğim halde, ağır bir yapıikan ve küçük kuöaş artıkları tabakası kalmıştı. bugün ıslak bez, boya sökücü ne varsa uyguladım ama maaşallah taş gibi duruyorlar yerlerinde. buna bir çare var mı ? yoksa sizin de dedeiğinz gibi kumaş kaplanınca potluk oluşacak. artık macun işini de kesmek istiyorum. zira ahşabın harabiyeti fazla ve obje çok küçük olduğu için her türlü ince zımpara bile zarar vermeye başladı. elimde omadan gözüme çarpan her küçük noktayı ister istemez düzeltmeye çalışıyorum ama galiba b,r durma noktası olmalı.
    artık acil önerilerinize ihtiacaım var. fotoğraflarını çekip yolluyorum.
    teşekkürler.,
    sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum.
    saygılarımla.

    .

  380. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Arkadaşınıza Allahtan Acil Şifalar diliyorum, sağlık herşeyden önemli. Sağlıklı olup İş koşuşturmasınıda herkese dilerim Rabbim herkese bol işler ve kazanaçlar versin.

    Kullandığımız Lisanı anlamayanları boş verin, Her eşya sahiplerinin enerjisini saklar ve barındırır, bunuda Biz demiyoruz günümüz Bilimi ispatlamış herşeyi ile gözler önüne sermiş haldeler.Eski eşyalarda tuaflıklar tarih boyunca aralıksız devam eder, hatta hatta daha önceleri bu eşyalara LANETLİ EŞYALAR gibi komik cümlelerde yakıştırılırdı, örnek James Dean ünlü arabası, bu araç içinde kaza yapmış sonrasında ölümü ve arac üzerine yüklenen bir sürü hikayeler okuruz. Sonuçta araba James Dean ölümünden sonra yaşanan tuaflıklar, tuaf olaylar ile müzeye kaldırıılmıştı.

    İnsanların anlamafıkları detaysa metalin sahiplerinin enerjilerini en yüksek oranda tuttukları görüldü, yani bir nevi Sizin kolyeniz örnek verirsem başka birisinde tuaflıklara sebeb olabilir veya bir başkasının eşyası. Zıt kutup iki mıknatıs yine buna en harika örnektir, devamlı bir birlerini ieterler yada tam tersi çekerler. Ahşapta bu doğanın sunduğu tuaflıkların diğer ilginc parçalarından biridir. Hatta bazı şehirleride bu örneğe ekleyebiliriz, Bodrum bu konuda bir hayli ünlüdür, gidende tuaf bir alışkanlık oluşturur, kaya yapsına bakarsanız bu sırrın çözümüde kaynaklarda yerini almıştır. Tuaf olansa Bodrumun inanılmaz kıskanc bir yapısı olmasıdır doğa olarak gerçekten inanılmazdır, Dev agaçların büyümesine izin vermeyen, büyüyenleride kökünden söküp atan doğa olayları çok sık yaşanır. Avrupadan şehirleride ekleyebiliriz Türkiye örneği vermekle yetindim.
    ……………………….
    Kutuya gelirsek Bana göre kendisi zaten zarif bir Çocuk sökemediğiniz yapışkan ise inatcı yönü diyelim veya yapan tamir eden ustaya öfkesi olarak düşünebiliriz. İskerpelamızı alalım, bu çıkmayan tutkal olan bölgel üzerine keskin tarafını yerleştirin ve ufak çekücle dokunarak tutkal ve birikintileri çıkarın, merak etmeyin kopacaklardır ve temizlenecektir.

    Size diğer harika tarafınız ise Rahmetli Babam gibiler Size Usta derlerdi Ben Usta olmadığımdan bu Nacizane sıfatla Size seslenme şansım yok ama Antika sever biri olarak, Ahşapla kurduğunuz bağ ve ahşapın Size artık Dur dediğinizi Histtemenizi yürekten takdir ediyorum, Harika bir özellik. Bunu hisseden usta sayısı yok denecek kadar azdır evey en başta bahsettiğim detayın versiyonudur, Ahşap Ruhunuza fısıldar çunki bunu Size hissetirir Dur zarar veriyorsun der, Durma vaktide gelmiştir.

    Resimleri yarın görmeyi inanın merak ediyorum, aynı konu üzerinden veya diğer konuyu güncelledim ordanda devam edebiliriz.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  381. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    SİZİN GÜZEL YAZILARINIZI VE SOHBET HAVASINDA GEÇEN ÇALIŞMALARIMIZI ÇOK ÖZLEMİŞTİM.HATTA SİTENİN BAŞINA BİRŞEY Mİ GELDİ KAYGISINI BAYAĞI YOĞUN YAŞADIM. BURADAN ANLIYORUM Kİ KİŞİSEL OLARAK BUNU BELİRTMELİYİM ŞU AN DA BANA KAZANDIRMIŞ OLDUĞUNUZ TAMİR SEVGİSİ ÇOK DEĞERLİ.CİDDİ OLARAK BAĞLANMAYA BAŞLADIM. SAĞOLUN VAR OLUN.İYİ Kİ VARSINIZ .
    KUTUNUN FOTOĞRAFLARINI MONİTÖR DÜZELİNCE GÖRÜRSÜNÜZ UMARIM. BEN PAZAR GÜNÜNDEN BERİ YOĞUNLUKTAN ONA DOKUNAMADIM AMA DEDİĞİNİZ ŞEKİLDE TEMİZLİK YAPARKEN UMARIM BİR YERİNİ KIRIP DÖKMEM.
    BAZEN ACABA SİZİ FAZLA MI UĞRAŞTIRIYORUZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM. İNŞALLAH ÇOK YORMUYORUZDUR.
    ARTIK SEVGİLİ KUTUCUĞUN CİLA, KUMAŞ KAPLAMA VE ÜST KAPAK TASARIMI İÇİN ÇOK HEYECANLANIYORUM. BU ARADA KISA BİR TATİLE ÇIKACAĞIM VE ONU DA YANIM DA GÖTÜRECEĞİM. ÇÜNKÜ ARKADAŞIM DA BU AŞAMALARI GÖRSÜN İSTİYORUM. BELKİ O DA BİRŞEYLER YAPMAK İSTER. GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ KÜÇÜK OBJENİN BÖYLE FAYDALARI DA VAR. YANINIZDA TAŞIYABİLİYORSUNUZ.:))
    EĞER BİR KAÇ GÜN İÇİNDE SONUCA VARMIŞ OLURSAK BELKİ CİLA İŞİNE ORADA BAŞLARIM.
    SAĞLINIZ VE HUZURUNUZ HEP YERİNDE OLSUN İNŞALLAH.
    SAYGILARIMLA

  382. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Yorulmuyorum tam tersine Sizlerin yazıları Bana en büyük morali veriyor. Hatta en fazla şikayet ettiğim detaylardan birisi kimsenin yazmamasıdır:) Fakat alıştım artık.

    Kutu bittiğinde Sizde farklı şeyleri göreceksiniz emin olun, gören herkes bu küçük kutu ile Sizin aranızda olan bağı tebessümle izleyecekler, bu tür çalışmalar her bakmasını bilene inanılmaz şeyler anlatır. Yapan ustasınada bir çok şeyi verir gösterir. Zamanında Bende bir yere giderken sevdiğim yanımda götüreceğim ufak işlerimi alırdım, çevremde kızardı bıkmadınmı uğraşmaktan oysaki uğraşmaktan çok en keyifli sohbetleri yaptığımı hiç anlamazlardı.

    Dilerim Tatiliniz çok güzel geçer, Arkadaşlarınıza tanımasamda Selamlarımı iletin lütfen.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  383. berrin-istanbul dedi ki:

    gökhan bey merhaba,
    kutunun iç temizliğini tarif ettiğiniz şekilde bitirdim. hafif bir de zımpara yaptım. hiç fena olmadı. birkaç boşluk olan yer vardı onları da macunla doldurdum, fakat çok minik çukurlar var, bunlar galiba kurt yeniği. ilaç yapacak mıyız? yoksa kalacak mı bilemedim. bir de mailinize attığım fotoğraflar bu durumda eskidi. yeni fotoğraflar çekip yollasam olur mu, monitör de sorun vardı, umarım düzelmiştir.
    sağlık ve güzel günler diliyorum.
    saygılarımla.

  384. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, kutu içerisinde kurt delikleri var ise ilaç yapabilirsiniz, ilaç için tavsiyemse eczaneden biraz amanyok ve peryhdrol alın, zaten minicik şişelerde satılır. Bunları evde sakın karıştırmayın keskin bir koku çıkacaktır, balkonda veya bahceniz var ise açık havada karıştırın, kurt delikleri olan yerlere fırca ile sürün ahşap anında bu sıvıyı emecektir.

    Kokuya alerjiniz var ise, yine aktarlarda satılan kucuk şişlerde ahşere ilacı alıp cam önünde veya balkonda sürün, koku uçmasını bekleyin, ve bu delikleri macunlayın.

    Bu işlemde zor olursa elinizdeki hazır malzeme olan ispirto ve gomalak karışımını çok sulu olarak zemine sürün, ahşap yine kolayca emecektir. Kurt deliklerini macunla kapayabilirsiniz. Zaten kumaş yapacağımızdan bu zemine yapıştırıcı sürülecek ve buda kurt haşereler için etkili bir doğal ilaçlama olacaktır.

    Monitör içib bugün biraz sinirlendim, İstanbul Bilişim denen firmadan ürün beğendim satışta olan ürün gözüküyordu, Kardeşim hasta haliyle gitti ve firma utanmadan bu ürün elimizde yok demiş, firmaya telefonla kızdır, bu saygısızlık gerçekten hatta utanmazlık. İnsanlar hastamı Engellimi hiç umurlarında değil, terbiyesizce olmayan ürünü var görtermei İnsanları kandırmayı marifet sayıyorlar, utanmadanda bana farklı bir ürün tavsiye edebildi terbiyesizler. Nasılsa Aptalları kandırmışız ayağımıza gelmiş, başka bir markayı veririz terbiyesizliğini sergilemeyi iş ahlakı sanıyorlar.

    Vatan Bilgisayarı tercih ederdim, beğendiğim ürün yok diye Kardeşimide yordum çok üzüldüm. Artık firmalarıda demekki seçmek lazım. Konu dahi açmak istedim bu terbiyesizlik için.

    Cahillikleri akıl alacak şey değil, 24 inc inc monitör diye alıyorum satış elemanı Bana süper cahilliği ile 22 inc ile 24 inc arasında fark yok diyebiliyor, zır cahillik 5 cm farkı bilmeyen firmada satış yapıp İnsanlara ürün tavsiye edebiliyor.Dilerim kardeşim farklı bir monitör alır ve gelir.

    Bu konu ilede canınızı sıkmış oldum, aslında aslında yazmayanlara kızıyorum ama yazanlarıda bir sürü saçmalıklar yazarak meşgul ediyorum.

    Hakkınızı helal edin lütfen. Yeni resimleri yollayabilirsiniz zaten resimleri dosyada topluyorum, ilerde konu hakkında zaman içinde olan değişiklikleri görmek ve paylaşmak gerçekten çok faydalı bir süreci başlatıyor.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  385. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    MAALESEF BU TİP FİRMALAR DA SİZİN BAŞINIZA GELEN HEPİMİZİN BAŞINA GELDİ. BU YÜZDEN ARTIK MUTLAKA TELEFON AÇIP SORUYORUZ. ÇÜNKÜ NE YAZIK Kİ HEP ONLAR HAKLI:(( ZATEN BEN BU İŞLERLE İKİ YARDIMCIM SAYESİNDE BİRAZ KURTULUYORUM. ONLAR OLMAZSA HALİM HARAP. SİZE DE GERÇEKTEN YARDIMCI OLMAK İSTERİZ. BİZİM ÇOCUKLAR YÜKSÜNMEDEN YAPARLAR.YETER Kİ SİZ İSTEYİN.
    HAKKIMIZI HELAL ETMEK NE DEMEKTİR, EĞER ORTADA BİR HAK VE HELALLEŞME DURUMU VARSA O DA SİZİN BANA VE BİZLERE OLAN HAKKINIZDIR. NEREDEYSE ÖZEL DERS OLACAK ŞEKİLDE İLGİLENİP, YOLUMUZU AÇIYORSUNUZ. BUGÜN EV TATİLİ YAPTIM VE SİZİ ANARAK KUTUYLA YİENE BAYAĞI UĞRAŞTIM. KURT DELİKLERİNİ ZATEN KUMAŞ YAPLILIRKEN KAYBOLACAK VE YAPIŞTIRICI KOKUSU KAYBEDECEKSE SORUN YOK. KİMYASALLARA BULAŞMAMAYIM.))
    SİZE YARIN SABAH YENİ FOTOĞRAFLAR YOLLAYACAĞIM. MERAK EDİYORUM YORUMUNUZU.

    ŞİMDİLİK HOŞÇAKALIN.
    SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM.
    SAYGILARIMLA.
    .
    .

    .

  386. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Dostluğunuze ve yardımlarınıza sadece Yüreğimden Dua ile karşılık verebiliyorum, düşünmeniz dahi Benim için en muhteşem hediye, Dünyada bundan güzel bir hediye olamaz, bir yerlerde birileri Sizi düşünüp hayırlar istiyorsa bu en güzel en muhteşem hediyedir. Rabbim Sizlerden razı olsun İnşaAllah.

    Nihayet monitörümü aldım, istediğim olmadı fakat iyikide olmamış, Eski Adam tabiri vardır ya işte tam bu cümleyi anlatıyorum, eski monitörün kare ekrandı alışmışım 6 senedir, bu yeni monitör ise şu wide screen denilen enlemesine türden, Led diye almış kardeşim fakat ışık o kadar güclüki 30 dakikadan fazla bakmam imkansız. Ayarlarınıda yapmak zor kısaca şimdi ekrana bakmadan yazmaya çalışıyorum çunki gözlerimi zorluyor:)

    İstanbul bilişim firması ise inanın bu haksızlık, Kardeşim sağlıklı biri değil 50 yaşında bir İnsan, Benim için yürüyerek o kadar yol gidiyor, firmada var gözüken ürün yok, birde modem almak istedik beğendik bu üründe listelerinde satışta ama aslında ürün ortada yok. Bu İnsanları kandırmadır saugısızlıktır, herkes sağlıklı değil zengin değil, kredi karına sahip değil. Şikayet etmek istedim kimi kime şikayet edeceğim, istesemde edemem üzülürüm ancak böyle yazarım kızarım ötesi olmaz.Yine Allah her dürüst çalışan firmaya bol kazançlar versin.

    Kutu bittiğinde şuna inanın, Size farklı bir Dünyanın kapılarını açacak. Bu kadar sevgi ile yapılan herşeye Allah mutlaka bir Ödül verir, Kutu bazılarına göre eski pis kirli tahta parçasıdır. Bu bizlerin Dünyaya bakışımızdır, Kutuyu kullanan eski sahiplerini düşünmek lazım eminim Siz her uğraştığınızda onların Ruhlarıda tebessüm ediyor, İnsan enerjisi ölümden kalan son şeydir ve asla yok olmaz İnsan oğlu fark etmeden bu cansız objelere ruhlarını saklarlar.

    Evimde bir saatim var resmini çekip eklyeceğim, yaklaşık 10 senedir kurulmadı Rahmetli Babamın yaptığı son tamirlerden biridir tamamlamaya ve kasasını cilalamaya ömrü yetmedi bende dokunmadım o haliyle bıraktım., inanırmısınız durduk yerde çalışmaya başlar,buda Benim normal olmayan Arkadaşım:) yaklaşık 170 seneden fazla bir ömre sahip.



    Resimler pek net değil, mekanizması el yapımı ve çok ilkeldir dedim ya bu Arkadaşım durduk yere bir bakarsınız çalışmaya başlamış, Rahmetli Annem tabiri ise Bizim Kız konuşmaya başladı derdi gülerdi.Biz bunlara eşya diye bakmadık Sizde öylesiniz, zaten eşya olarak bakmak geçmişi ve hayatın anlarını kaçıran İnsanlara has özelliktir.

    Resimleriniz üzerinden konuşmaya devam ederiz İnşaAllah. Tekrar inanılmaz Beni mutlu eden davranışınız için çok ama çok teşekkür ederim, Kardeşime anlattım, Size Dua etti Sizin gibi İnsanlar bu toplumun direk taşları, Allah hepinizden razı hoşnut olsun.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  387. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    GÖZLERİNİZİ SAKIN YORMAYIN. SİZE MAİL ATACAĞIM.
    SAYGILARIMLA.

  388. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, İlginiz ve desteğiniz için çok teşekkür ederim. Monitörümü değiştiremedim fakay ayarlarını kısarak görüntü kalitesinde ödün vererek kullanmaya çalışacağım. Dün iki defa malesef mide bulnatısı ile monitörün başından kalktım, televiyona bakıp sakinleşmek istedim lütfen abarttığımı düşünmeyin 130 cm lcd televizyonda Adamların yüzlerini net görmedim, anlatamam nasıl bir göz yorgunluğu. Işıkları televizyonu kapadım öylece oturdum. Bu İnsanlar bu saçma projektör gibi ışık sacan monitörleri nasıl İnsanlara satabiliyorlar.

    Aoc Bosch firmasını ise şiddetle kınıyorum, Aoc olmasada ismi Çinli LEE diye marka olsa İnanın pazrada dahi bu monitöre kimse 50 lira bile vermez.Sağlığım olsa gidip en berbat Çin malı monitör alsam yemin ediyorum ancak bu kadar kötü olabilir. Üstelikte 30 lira falan isterler AOC-BOSCH marka ismi ile 320 liraya satılıyor, kalite değil isim anlayacağınız satıyorlar.

    Konuya dönmek istiyorum, ışık o kadar keskin anlatamam:) yere bakarak yazıyorum monitöre değil.
    …………………
    Konuya dönemk isterim, saçmalıklarımla yeteri kadar başınızı şişirdim ve tekrar hepinizden çok ama çok özür diliyorum.

    Kıtu resimlerini ekledim, üzerilerinde konuşmamız gerekecek pekte önemli değil.








    İşaretlediğim yerler var, fakat macun yapın demek istemiyorum Sizde belirtmişsiniz bu sürecten sonra yapılacak macun ve zımpara ahşapa kucuk Arkadaşımız kutuya oldukça ciddi zarar verir.

    Temizliğini çok begendim, ilk işiniz olmasına rağmen harika iş çıkardınız, kutu üzerinde çizikler var, bu konu Sizle alaklaı değil ama takip edenler için hep söylediğim kötü ustanın izlerini en net ve acımsız şekilde bu harika minik sandıkta görüyoruz.


    Sadece bir ricam olucak, menteşelerde kalkmış köşeler var, bu koşelerin üzerine bir tornivadının uc kısmını getirin kalkmış köe üzerine koyun ve cekicle cok hafif vurark bu menteşe uclarına zemine eşitleyin, elinizi feci şekilde cila sırasında yaralayabilirsiniz aman dikkat, çelik kesiğini asla anlamassınız bir süre sonra kan gördüğünüzde fark edersiniz, Lütfen dikkatli olun!




    Kutu iç temizliği ise harika görünüyor, cila bitene kadar kutu içini unutabiliriz, en keyifli işlem en sona kalmış olacak.

    Bir sorun var, kutu üzerinde marküteri olan alan içini sanıyorum resim veya farklı birşey ile zengineştirmek istediniz, bu konudaki sorum ise karaınızı hangi yönde olduğunu bilmek isterim, ona göre bir cila sürecine gememiz gerekir, Hayır sade olarak bu şekilde kalsın derseniz hiç sorun yok, keyifle cilaya başlayabiliriz.

    Cila aşamsı 3 farklı şekilde olacak, ilk katta cilamızı vurup kutu üzerinde delikler ve yırtıkları gçrmek için ve yeniden bu blöülmleri kalıcı final macunumuzu yapacağız. cila üzerinde zımparada kutumuza her hangi bir zararda veremeyecektir.

    Gomal hazılrmalak için malzemelerimiz.

    1. 100 gram gomalak
    2.Bir şişe tekel mavi ispirto
    3.Pamuklu Amerikan Bezi, bunu yakınlarınızda koltuk döşemecileri varsa alabilirsiniz para vermeden bu amerikan bezi aslında astar bezidir fakat pamuk olmasına dikkat edin, ince dokuludur ve cilayı en iyi şekilde dağıtır.

    Ölçü için en basit yöntemle anlatmak isterim.

    1 Litrelik pet şişe.

    Gomlağu avucuznuzda iyice ufalayın ve bir gazete kagıdını huni gibi yapın gomlağı pet şişeye aktarın.

    İspirtumuzu acalım, azar azar gomlağımıza yani pet şişeye doldurun ispirto gomlak yüzeyini 1cm geçmesin yoksa çok sulu olur ve ilk gomalak işi oldugudan Bizi zorlar hatalar yapmamıza sebeb olur.

    Oda sıcaklığında gomlağın erimesini bekleyin, isterseniz akçşamda hazırlayın sabaha kadarda iyice erir ve alkolle özdeşleşir. Mutlaka pet şişenin agzı sıkıca kapalı tutun.

    Biraz dağınık anlattım özür diliyorum, Sorularınızla daha detaylı devam edebiliriz.

    Gerçekten çok ma çok özür diliyorum, geç cevaplarım içim hakkınızı lütfen helal edin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

    Artık cila aşamasına keyifle gecebiliriz:)

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  389. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan bey merhaba,
    herşey için teşekkürler. size mail attım bu arada.
    gözlerinizi çok yormak istemiyorum.
    kutunun üzerine rahmetli anneme ait siyah beyaz bir fotoğraf var . onu yerleştirmek istiyorum. fotoğrafı nasıl yerleştireceğimi bilemiyorum.
    bu arada siz iznik çinisi önermiştiniz. o da çok hoş olur. nasıl bulabilirim? uygulama nasıl olabilir?
    kısa tutuyorum. gözleriniz için. teşekkürler.
    saygılarımla.

  390. PARLAK İSTANBUL dedi ki:

    MERHABA GÖKHAN BEY ,SİZE TEŞEKKÜR İÇİN DAHİ GERİ DÖNEMEDİM BİLGİSAYARIN BAŞINA GEÇEMİYCEK KADAR YOĞUN GÜNLER , GENÇLER KADAR DA PRATİK DEĞİLİM BU KONUDA ÖZRÜMÜ KABUL EDERSENİZ SEVİNİRİM SANDIK ÜZERİNDE YAPTIĞIMIZ CİLA VE DESENLEME DEVAM EDİYOR SİZE BAŞLANGIÇ VE BİTİŞ RESİMLERİNİ YOLLIYCAM, BİR DAHAKİ ÇALIŞMADA İŞİN BAŞINDAN SİZİN BİLGİLERİNİZLE İLERLEMEK İSTERİM BU ACEMİLİĞİMİZ OLDU İLGİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER SAYGILARIMLA

  391. Gokhan Erol dedi ki:

    Sayın PARLAK İSTANBUL, Önemli olan Sizin işleriniz Allah herkese çok iş versin,Bize yazmaya fırsat bulamasın daha ne isteyebilriz, İnsanların Ekmek kapıları çoğalsın Dünyadaki en mutlu İnsan olurum.

    Desenleme işinde yardımım olursa seve seve yaptığınız açlışmaya nacizane fikirlerle katılabilirim.

    Kolay Gelsin
    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  392. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Merhaba. Merak etmeyin monitöre alışmaya çalşıyorum. Ayarlarını kısınca şimdilik sorun yok tek anlamadığım şeyse gündüz çok farklı gece çok farklı buda bir hayli sıkıcı bir durum neyse buda kısa bir macere oluyor.

    Allah Annenize Rahmet eylesin, çok mutlu oldum bu kadar güzel bir özellik katmanız ise Ufak Arkadaşımıza çok ama çok keyifli bir güzellik katacaktır. Resmi yakınlarınızda kaliteli renki fotokoicilerde tam istediğimiz ölçülerde ölçeklendirim orjinal siyah beyaz değerlerde iyi bir kopya alabilirseniz, kutu üzerine resmi uygulayabiliriz. Aklıma gelince üzülüyorum o kadar fazla yedek parçam vardıki hepsi kayboldu gitti, resim üzerine kutuya princ bir çerceve gecmek isterim, gerçi önemli değil rutuş esnasında birşeyler yapılabilir.

    İznik çinileri için taolye bulmak lazım İstanbulda varmı bilmiyorum, eklemek istediğimiz bölgeye göre çini alıp kestirebilirz, ilk yapmak istediğiniz Rahmetli Annenizden hatıra Bana çok daha sıcak geldi. Gelecek nesillere bırakılan en güzel miras olacaktır. Yüz yıllar boyuda Sizlerden sonra yaşamaya halen konuşulmaya devam eden en güzel hediyedir, gelecek nesiller adına.

    Resmi eklediğimizde vereceğim yöntemle üzerine süreceğimiz cilada resim tamamen altta kalcaktır yani sanki özel cam içinde bir efekt oluşur, züerine yapacağımız kısa bir gomalak ilede orjinal hali ile kutunuz evin en özel bana göre Kişisi karakteri olarak gerlen herkese yürekten bir Merhaba diyecektir.El emeği ile yapılan herşeye sahibi tarafından Ruh verilir.

    Gec cevabım için çok özür diliyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  393. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,

    YANIT İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.
    EKRANA ALIŞMAYI ÇALIŞMANIZ BİRAZ ZAMAN TABİİ. SİZ YİNE DE ÇOK YORMAYIN GÖZLERİNİZİ.
    OTOĞRAI TAM OLARAK KUTUNUN ORTASINA GELECEK ŞEKİLDE FOTOKOPİ ÇEKTİRECEĞİM. SİZE MAİL ATARIM. SONRASINI YİNE YARDIMLARINIZ BELİRLEYECEK.
    TEKRAR SAĞOLUN. BUGÜNLER DE BEN DE MİGREN AĞRILARIMLA BOĞUŞUYORUM.
    SİZE SAĞLIKLI HUZURLU GÜNLER DİLİYORUM.
    SAYGILARIMLA.

  394. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Allah şifalar versin inanın üzüldüm,Migran görüğüm en acımzasız hastalıklardan birisi, eskiden yegenim vardı ondan bilirim kızcağızın hayatı kabusa donerdi. Ne demek oldugunu bilirim Allah Size sifa versin InsaAllah ve hemen iyileşin, Rabbim Duamızı duysun İnsaAllah.

    Hastalık karşısında Monitör inan dert bile değil keyifli bir dert daha doğru, Aslında Rabbim diyor ki Ey kulum keyfini sürüyorsun, Sana rızk verdim Monitör aldın arsızssın şikayet ediyorsun, Arsızssın Şikayetini birde dillendiriyorsun, bak bakalım diğer tarafta Baş agırısı ile kıvranın acısını hissediyormusun, utanmazlığımızı herşeklide yüzümüze vuruyor Yaratan.

    Fotraf için bilmişlik olarak lutfen algılamayın kabaca resimledim.

    Resim tamamen ic bolume uygun olsun cunki marküterili blumu kullanmak lazım hemde Anneciğiniz resmi içinde çok şık doğal çerçeve olacaktır. Kumaş detayları için malimi okudunuzmu bilmiyorum, yolunuz düşerse Şişli OsmanBeyde Bursa pazarı var cadde üstünde burda kutu için uygun kumaşları çok ucuza alabilirsiniz tahmin ediyorum 10 lirayı gecmez. Yada Hatıra kumaşlarınız varsa onlarıda kullanmak daha güzel bir hatıra olabilir, tercih elbette Sizindir.

    Rabbim Şifalar versin İnşaAllah.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  395. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    Gökhan bey merhaba,
    yanıtınız ve dualarınız için çok teşekkürler. inşallah siz de daha iyi ve huzurlusunuzdur.
    kutu için aynı şeyleri düşündüm ve yatay bir fotoğraf buldum. size mail attım fotoğrafı. ümit onun üzerinde biraz çalışacak ve çerçevenin tam ölçüsünü de aldım bu arada. size şöyle sorularım var:
    1 – fotoğrafı neyle yapıştırmalıyım. herhalde beyaz tutkal olmalı diyorum.
    2- fotoğraf yapıştıktan sonra mı önce mi cilaya başlayacağım.

    benim aklıma gelmeyen ama sizin yapacağınız öneriler varsa çok sevinirim.
    şimdilik çok teşekkürler.
    saygılarımla. sağllıklı günler diliyorum.

  396. berrin-istanbul dedi ki:

    gökhan bey merhaba,
    sizi tekrar rahatsız ediyorum kusura bakmayın. boş durmak istemedim. evde yıllar önce aldığım gomalak vardı. denemek istedim. 1,5 lt pet şişeye iyica ufalayıp doldurdum. 1 lt ispirtonun yarısından azıyla gomalağı 1-2 cm geçti. tabii benim pet şişe ancak 4-5 parmak doldu. bunu deneme amaçlı yaptım. ne dersiniz işe yarar mı, beklemeye bıraktım. yaramaz derseniz 100 gr gomalak alacağım ve bütün bir şişe 1 lt ispirtoyla hazırlayıp bekleteceğim.

    şimdiden teşekkğürler.
    iyi akşamlar
    saygılar.

  397. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin hanım, Gomalak eğer eridiyse hiç bir sorun yok. Kullanabilirsiniz diğer malzemeleriiniz ahzırsa diğer sorunuzla yanıtlamaya çalışacağım.

    Gomalak için cevap vermek istedim , eriyorsa hiç bir sorun yok.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  398. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Merhabalar. Dularımız hep ahyırlarımız için şifa ile kabul olsun İnşaAllah.

    Resmi gördüm Allah c.c Nurlar içinde yatırsın, çok güzel bir fotoraf, Fotorafı farklı tutkallarda kulannabiliriz ama Sizin uğraşmanızıda istemem yorucu bir işlemdir hata yapma oranı fazladır. Bu sebeble farklı bir tarif vermek istemedim.

    Beyaz tutkal yeterlidir. Yapıştırma işlemine geçmeden once yağılacak bir iki işlem var.

    1. Kutuya bir kat ince yağ vurun fotoraf yağışacal bölüm haric, yağlayın unutmayın sadece yagı bir bezae koyun iyice silin çok yaglı asla olmayın, ahşapın doğal renklerini almamız için bu işlem. Sonrasında eldiveninizi giyin gomlağınızı alın, bezinizi hazırlayın ve gomalağı beze dökün iyice ıslansın hatta bir tabak içinede koyabilkirsiniz gomalağı kucuk kase bezi sokun gomlakla ıslatın tekrara bezi iyice sıkın fazla gomalak devir adim etsin bu işlemi 2-3 defa yapın, bezimiz yumuşayacaktır ve kutu üzerinde gomalak izleri oluşturmayacaktır.

    Cila işlemine başlayalım, gomalagımızı sok fazla sulu olmadan beze alalım, kutunun agac damarları yönünde bastırmadan gomalagı sürelim DİKKAT! Gomalagı surerken bazı yerlere cila gitmeyebiliriz sakın gomlagı tekrar yeni sürdüğünüz gomalak üzerinden gecmeyin bez aypışır kutuyu tekrar temizlemek zorunda kalırsınız.

    Bahsettiğim şekilde acele etmeden gomalağı bir karar başlangıc yeri ile başlayın her tarfına aynı şekilde sürün ve karar başlangıc yerinde bırakın. Bezinizi tekrar kasede gomalaga sokun sıkın yeniden aynı işlemi uygulayın.

    Yine Dikkat! Bu işlemde ilk kat gomalak sulu gectiysek, ikinci kat gomalağınızı bezimizi iyice sıkıp çok azgomalakla devam edelim, yani bir kalın bir ince. Burda onemli olan gomalağı zemine iyice yapıştırmamız ve ezmemizdir.

    İki üç kat sonra mola verin gomalak biraz dinlensin 15 dakikaka kadr, elinizi sürün elinizi kayıyorsa kuru zemin demektir, ve gomlaga tekrar devam edelim. Görceksiniz ki gomalak gacı canlandırmaya başlayacaktır ve hafif bir katmanda oluşacaktır, gomlak yeterli katman oluşturduysa ratık mola verelim ve iyice kurumasını bekleyelim.

    Kurudu ve detay kontrol yapma vaktidir. Gomalak sürdüğümüzde macun gerekli bölgelerde çok daha net kendini gösterecektir, macuna gerek olan yerlerse varsa ispatulamızın üzerine çok az macun koyalaim sadece macun yapılacak yerin dışına taşmamasına dikkat edin, her yeri kotrol edin çok ince zımpara ile macunlu yeleri temizleyelim, guaj boyamızı alalım zemine en yakın rnegi hazırlayın ve ince olarak rutşlu yerlere gecein altta mavun gozukebilir onemli değil rutuş işlemini kadelemi olarak yağacağızki en doğru renk tonunu elde edelim.

    Bu işlemlerden sonra kutuzu temiz bezle toz kalmasın silin, ve yeniden aynı yöntemle gamolağa devam edelim. burda amac zeminde bir katman oluşturmak.

    Resim işlemine gelelim!

    resim yapıştırmadan once tutkalımızı çok iyi karıştıralım, hatta toplar varsa hiç risk almayalım, bir çoapla tutkalı yeterli miktarda plastik bardak tabak ne varsa, süzerek aktaralım. Tutkalımız sürmeye hazırdır.

    Evde bulaşık sünegeri vardır tahmin ediyorum, eski süngerde olur yeni gereksiz. süngerin düz uc kısmını tutkala batırın, zemine sürün hemen ardından resmin arka yüzeyine sürün, tutkalın yeryere işlediginden emin olun. Ve resmi zemine bir başlangıc noktası alarak elle hava almamsını sağlayın hava alırsa onemli degil kabarma olur iğne ile halledilir.

    Resim yapıştıktan sonra temiz biz bez alın bastıra bastıra resmi zemine iyice montajlayın. Kurumasını bekleyin artık resmimiz üzerinde çalışmaya hazır hale gelmiş olur. Siz sarartmaktan bastemişsiniz hayır üzerinden gomalak gectiğinizde zaten resim orjial doğal bir renk alacaktır. Resmin üzerinden gomalagı gecerken dikkatli olun fotokopi olduğu için renkleri sıyırabilirsiz, hatta ressam fırcası yani ince tüylü fırca ile gomlağı sadece resim üzerinede sürebilirsiniz hemde bu renk dokusu için size fikirde verektir. istedipiniz renk tonunda baırakın gomalak kurusun böyle resimde korunma altına alımış oluyor.

    Burda iki farklı seceneğimiz var!

    1. Gomalak ile final yapmak.

    2.Kutu ve resim üzerinde şık bir dolgu katmanı ile oldukca dikkat çeken doğal bir görünüm vermek. Bu işlem biraz zaman ister tarif edeceğim verniği sürüp örnek akşam sürebilirsiniz 12 saatlik zaman gerekir verniğin tam katılaşması için, muhteşem bir parlaklık oluşur, altta gomalakla renklendirilen resim çok daha şık ve gizmeli bir hale bürünür, elbetteki kutuda inanılmaz parlak görünüm alacaktır.

    Merak etmeyin bu bu doağal olmayan parlaklığı bırakmayacaız, yine son işlemde sıfır zımpara ile parlaklığı alıp, üç beş kat gomlakla finali yapacağınız.

    Fazla uzun yazı oldu, özür diliyorum. Detay atladığım yerler olabiliyor, sorularınızlada devam edebiliriz.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  399. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    BU ARADA UNUTTUM SANMAYIN. SANKİ GÖZLERİNİZ BİRAZ ALIŞTI MI YOKSA BAŞKA BİR ÇÖZÜM MÜ GELDİ.? BİRAZ DAHA RAHATSINIZDIR UMUYORUM.
    DETAYLI TARİF ÇOK HOŞUMA GİTTİ. ACELE ETMEDEN SAKİNCE YAPMALIYIM. BU ARADA FOTOĞRAFI ÇOK AZ SARARTMIŞTIK AMA DAHA BASKI ALMADIĞIMIZ İÇİN SORUN YOK. KAFAMA TAKILAN BİR SORU VAR. EĞER FOTOĞRAFI A4 GİBİ BİR KAGIDA BASKI YAPTIRIRSAM ZEMİNLE BİR SEVİYEYE GELİYOR. YENİ FOTOĞRAF KAĞITLARI A4 DEN DAHA KALINCA AMA O BİRAZCIK ZEMİNDEN YÜKSEK GİBİ. SİZE SORMADAN YAPMAMALIYIM DİYE DÜŞÜNDÜM. HANGİSİ DOĞRU OLUR.?

    CİLA İÇİN DEDİĞİNİZ GİBİ KOLTUK DÖŞEMECİSİNDEN ESKİ TÜLBENT GİBİ BİR BEZ VE HAM PAMUK BULDUM. CİLA YAPMAK İÇİN İSTEDİĞİMİ ANLADI.SAĞOLSUN YARDIMCI OLDU.
    ÖNCE PAMUĞU AVUCUMUN İÇİNE SIĞACAK ŞEKİLDE SIKIŞTIRIP KÜÇÜK BİR BALYA YAPACAĞIM VE ÜZERİNİ BEZLE KAPATACAĞIM SANIYORUM.
    YA DA ÖNCE PAMUKSUZ SADECE BEZLE SONRA PAMUK VE BEZLE. EĞER KARIŞTIRDIYSAM YARDIMCI OLURSANIZ ÇOK SEVİNİRİM. ÇOK GÜZEL TARİF ETMİŞSİNİZ. UMARIM GÜZEL OLACAK SAYENİZDE.
    ŞİMDİLİK BAŞKA SORU YOK GİBİ. AKLIMA GELİNCE SORABİLECEĞİM İÇİN İNANIN ÇOK MUTLUYUM. SAĞOLUN VAROLUN.

    SİZE SAĞLIKLI VE İYİ AKŞAMLAR DİLERİM.
    ÇOK TEŞEKKÜRLER
    SAYGILAR.

  400. berrin-istanbul dedi ki:

    gökhan bey, bu arada gomalağı kontrol ettim, erimiş gözüküyor. fakat hala içinde yüzen parçacıkları görüyorum. sanırım bu normal bir durum. bir bezin üzerinde kontrol ettim. yumuşamış ama tümüyle duru bir sıvı değil. bilemediğim için biraz meraktayım. hangi hale gelmeli acaba?
    tekrar teşekkürler ve iyi geceler.

  401. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Geç cevabım için çok özür diliyorum, malesef diş minelim hastalığım sebebiyle dökülüyor, ne kadar bakarsam bakayım minelerin koruması olmadığı için apse yapabiliyor, göüme kadar yüzüm şişti, çok şükür ilaçlar derken bugün biraz daha iyiyim. Müntör diye şikayet etmenin cezasınıda gördüm, Rabbim asıl şikayet neymiş bir yolla gösteriyor. Monitöre alıştım dersem yalan olur fazla başında durmamaya çalışıyorum, monitörü aldığımdan beri malesef tvde yazıları dahi zor okumaya başladım. Bu kadar şikayet yeter:)

    Gomalak tam erimemiş diye düşünüyorum, bir eczaneden alkol alabilirseniz çok az gomlagın içine ekleyin. Bunun sebebinide açıklamak isterim, şuan piyasalarda satılan ispirtodan çok kandil yağı karşımından ibaret, tekel ispirtolarıda bulmak zor malesef. Bu sebeble biraz alkol gomlağın tamamen erimesine sebeb olacaktır.

    Diyebilrsiniz uğraşmak istemiyorum. eriyen gomalağı bir çorapla başka bir kaba sürün ki içinde tortu kir kalmasın. Bu çok önemlidir. Gomalağın tamamen erimiş olması gerekir yani ne kırıntı nede gomalak parçaları olmaması şarttır. Dediğim gibi kullandığınız ispirto alkol seviyesi düşükse erimesine engelde olmuş ihtimali yüksektir bu sebeble eczanelerde satılan alkol alıp ekleyin ve karıştırın. hemen eriyecektir.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  402. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Fotorafı saratmanıza aslında hiç berek yok tarifte detay vermiştim gomalk ile zaten oldukça eski bir ton alacaktır. Fotoraf kagıdı yerine ince A4 kağıt olabilir daha iyi netice verecektir.

    Burda farklı yöntemler uygulayabiliriz ama Sizide yormak istemiyorum belkide 100 farklı yöntem ile fooraf zemine eklenebilir. Hatta sulu çıkarma teknigi ile fotoraf tamamen şeffaf şekilde kutu üzerine monte edilebilir, bu birazda zemin açlışması gerektirdiğinden Sizi yoramak istemiyorum.

    Resmi kutu üzerinde desenler içine tam gelecek şekilde dikkatli olarak kesin, haklısınız zeminle arasında fark olacaktır. bunun için ilk yöntem!!

    1. resmi yapıştırmadan kutu ve marküterili renkli desen dahil iyi bir gomalak çalışması yapabilirsiniz resim gelecek yere gomalak vurmayın, iki üc kat gecin sonrasında diğer yerleri cilayın. Burda fazla detay yazmıyorum kafanızı karıştırmamak için.

    2. Burda Sizin sevdiğiniz orjinal fotoraf kagıdı ise bu işlemde kullanabilir belli olaranda gomalak yükseklik yapacaktır. Sonrasında ise işimiz biraz cila oyunu gerektiriyor. Resmi yapıştırıp üzerine sentteik dolgu verniği sürebiliriz, oldukca güzel bir tabaka oluşturacaktır ve resim tamamen altta kalacaktır yani sanki kutu icine gömülü şık bir görüntü oluşur.

    3. Verniğimizin kuruması için yaklaşık 12 saat gerekli Akaşam vurun iş mesai bitimi tamamen kemiklemiş olacaktır. sıfır zımpara ile zeminin üzerine iyice siliyoruz bu zımparacadan çok silmek yani düzleştirmek amaçlıdır. tamamen her taraf matlaşana kadar bu zımparalama işlemine devam ediyoruz. Ve temiz bir bezle siliyoruz, görüntü Sizi çok şaşırtadacktır tamamen mat temiz bir zemin ve altta Rahmetli Annenizin resmi inanılmaz şık duracaktır.

    Gomalak yaptığımız için bize parlaması gerekir, bu sebeble artık gomlak cilamızı rahat ca uyguluyoruz ve parlatıyoruz, bu işlemde resim çok harika şekilde gizemli bir sarılık elde eder, görenleride olukca şaşırtır.

    Kutumuz artık her hali ile en şık şekilde bitmiş ve kumaş işlemine hazır hale geldi demektir.

    Gomalak bezi ve pamuk, harika tarif etmizsiniz. Önce pamugu ispirto ile sılatın elinizde balya haline getirin. Sonra bezi aynı şekilde ıslatın icice avucunuzda ovalayın. Sonrasında pamugu bezin içine koyun.

    Bezi 3 kat olarak katlayın bir kare olsun pamuk içine sıgacak şekilde sonra pamuğu bezin içine koyun ve aynı bohca yapar gibi katlayın, burda amac pamugu beze sarmak değil. Burda amac cila son katmanlarında pamuğumuzu bezden alıp sadece pamuk ile son kat cilayı vuracağız, yani pamuğumuzun beze yapılmasını engellemliyiz bu sebeble bohca usulu kapamak gerekir. ve Cila eklerkende bu bohca agzından son katlarda gomalağı damlalar halinde beze ekleyeceğiz.

    Emin ortaya harika bir işçilik çıkaracaksınız. Sorularınız var isede cevaplamak benim için keyiftir, sakın zahmet diye asla ama asla düşünmeyin.

    Kolay Gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  403. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA.
    ÇOK GEÇMİŞ OLSUN. SADECE KENDİNİZE FAZLA MI HAKSIZLIK EDİYORSUNUZ YOKSA. ELBETTE ÖZELLİKLE DİŞ AĞRISI EN FENASIDIR. BAŞ BOYUN BÖLGESİ AĞRILAR GERÇEKTEN ÇOK ZOR. TEKRAR GEÇMİŞ OLSUN. LED EKRAN YERİNE SİZE ESKİSİ GİBİ BİR EKRAN BULSAK OLMAZ MI , EĞER İSTERSENİZ HEMEN HAREKETE GEÇERİZ.
    YETER Kİ SİZ BİRAZ DAHA RAHAT EDİN.

    BANA YİNE HARİKA YÖNTEMLERDEN SÖZ ETMİŞSİNİZ. SİZİN BAHSETTİĞİNİZ UYGULAMALARDAN BU SEFER YARARLANMASAM BİLE Kİ, İLK İŞ OLDUĞU İÇİN EN BECEREBİLECEĞİMİ YAPMAK İSTİYORUM ÇOĞU KEZ, DİĞERLERİ DE ÇOK HOŞUMA GİDİYOR. HAYRANLIKLA OKUYORUM. BİZİ İZLEYENLER VARSA ONLAR DA EMİNİM ÇOK FAYDALANIYORLARDIR. SAYENİZDE İNSANLARIN KOCAMAN ARŞİVLERİ OLDUĞUNA İNANIYORUM. BURADAN BİZE KATILMASALAR DA MUTLAKA KULLANACAKLAR. AMA BİR TEŞEKKÜR NEDEN ETMEZLER ? İŞTE ONU ALLAH BİLİR. BİZ KARIŞMAYALIM:))

    ŞİMDİ HEMEN KALKIP EVDEKİ SAF ALKOLDEN GOMALAĞA İLAVE EDECEĞİM VE YARIN SABAH İŞE GİTMEYECEĞİM İÇİN BİRAZ ÇALIŞMAYA BAŞLAYACAĞIM.
    YAVAŞ YAVAŞ, SİNDİREREK. MAALESEF ÇOK UZUN BİR SÜREÇ OLDU. BEN ÇOK ÇALIŞAMADIM HIZLANAMADIM. SİZİ DE YORDUM. LÜTFEN BUNUN İÇİN BAĞIŞLAYIN. AMA EMİN OLUN YAPTIĞIM ÇOK AZ BİR İŞ AMA ONLARIN TÜMÜNÜ İYİ ÖĞRENDİM. SAYENİZ DE ALLAH HEPİMİZE SAĞLIK VERSİN ÇOK GÜZEL İŞLER YAPACAĞIMIZI HİSSEDİYORUM. YETER Kİ İYİ OLALIM.

    TEKRAR TEŞEKKÜRLER.
    SAĞLIKLI VE HUZURLU OLUN.
    SAYGILARIMLA.

  404. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Monitör acıkcası şöyle düşünüyorum Gözlerimi rahatsız ediyor ama bunda bir sır vardır diyorum sebebi başında fazla kalamıyorum. Birde yeni verilen ilaç ile aldığım andan 1 saat sonra güzel bir uykuya geçiyorum:), eskiden sakinleştirici ilaç verirlerde içmezdim şimdi ise kullanmaya başladım aslında ağrı kesici, Dişim yüzünden fena şekilde etkilendim nasıl desem ağrı fakat yüz kaslarımı bile oymatırken acıyordu, yapılacak birşey yok elbetteki diş mineleri olmadan ne kadar bakım olursa olsun ki inanın özel anti bakteriyel sulu ilaçlar kullanıyorum yinede nafile bir şekilde dişler hasar görüyor. Çektirmek istedim dedim ya kalp %30 ile çalışnca bunada cesaret edemiyorlar, ufacık heycanda herşey değişiyor. Bu kadar yazdım ama sakın şikayet sanmayın, inanın çok memnunum hayatımdan.

    Teklifinize çok teşekkür ederim. Nu monitörle ya Arkadaş olacağım yada en kısık ayarlarda dahi olsa kullanacağım. Eski kafalı denir ya öyle İnsanlardanım malesef, olsun bu bile Bana harika keyifler yaşattı. Bakın bir monitör nelere düşündürüyor, mesela Benim Sizlerden ne kadar şanslı olduğumu. Düşünsenize Size hiç kimse Monitör bakalım dedimi? Sanmıyorum ama Bana dendi işte bu Şükür etmek için en büyük sebeb, moral var, Bir İnsana umud yollamak var, Siz ne kadar büyük bir Ruha sahipsiniz bilmiyorum farkındamısınız. Rabbim karşında ihtiyacı olanı düşüneni mükafatlandırır, en olmadık yerde mükfatını yollar. Hepinizden Allahım razı olsun.

    Konumuza gelelim Diş ağrım hafifledi, ceviz kadar antibiyotik verdiler:) iki gündür tam saatinde devam ediyorum,Şükür daha iyiyim.

    Resim montajında bir çok yol var Ben basit olanları tavsiye etmeye çalışıyorum, fakat Sizi haddim olasada tebrik etmek isterim. Kanaatkar İnsansınız ne mutlu Size olanı en güzel haliyle üretmek onaramak önemli, yapmacık değil Sevgi dolu Ruhla ellerle hayata döndürmek güzel olan,bu sebeble kutu eminim harika olacak.

    Ayrıca Uzun süre olarak algılamayın, her işi Ruhunuzda hissedip çalışmak en verimli olanıdır, Sanatcılara bakın ressamlar tasarımcılar bazen aylarca işi öylece bırakıyorlar, o kadar emindirlerki o Ruhlarından gelen sesi dinlemeseler ortaya kimseye hitap etmeyen tuaf manasız bir iş çıkar, Sizin yaptığınız en doğru işlemdir. Acele etmeyin, Sitede bu işi öğrenmek isteyenler çok fazla oldu, hemen hemen hepsi pes ettiler. Sebebi biran önce öğreneyim yapayım hemen bitsin ve o telaşla yapılan her işi sonu malesefki, hayal kırılığına dönüşür. Antika restorasyonları sabır ister, sevgi ister, Yapan Ustasını her halleri ile sınarlar zorlarlar, olmadık yerlerden birde bakrsınız sorun çıkmış, Usta işini sever üzerine gider, Antika Objeler gerçekten tuaftırlar hatta Bana göre canlıdırlar en olmadık yerde birde bakarsınız bir sürü anolmal sorunlar çıkmış veya harika bir iş ortaya çıkmış, Sizin yaptığınız gibidir gerçek Ustalar yaptığı işi severler, seneler önce yaşayanları hissederler.

    Eskiden Bende üzülürdüm sitede arşiv yapanlar var, derdim ki bir teşekkür bile etmiyorlar sonra birde baktım Avrupadan bile arşivleyenler oluyor. Ben ölsemde bir gün ellerine aldıklarında bir Adam vardı onun tarifiydi diyecekler, belkide duyarım mutlu olurum. Dualar ile beslenirim İnşaAllah Rabbim Bana nasip eder. Bu sebeble yeterki onlar faydalansınlar, yazmasınlar hiç önemi yok.Teşekkürde etmeseler eminim içlerinden toz kadar bir bilgi dahi onları sevindiriyorsa Benim için büyük bir şereftir. Levent Beyi Sizi, OguzHan beyi tanıdım diğer Kardeşlerimi Ebru hanımı şimdi bir çoğunun ismi aklımada gelmiyor ama eminim okuyorlarsa şimdi bu cümlede tebessüm ediyorlardır. Rabbim Hepinizin yüzünü güldürsün İnşaAllah.

    Gomalaga alkol ekleyin eridiği kadar diyeceğiz artık ve süzüp bşka kaba aktarın Ya Bismillah deyip başlayın. Eminim Rahmetli Anneciğinizede bu malum olacaktır, onların isimleri ölü oysaki gerçek Ölü olan Bizleriz, bunuda asla unutmamak lazım.

    Kolay Gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  405. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    DİŞİNİZİN YAVAŞ YAVAŞ İYİLŞEİMESİNE ÇOK SEVŞİNDİM. GEÇMİŞ OLSUN TEKRAR. BU ARADA ÇOK MERAK EDİYORUM ONDAN ALINMAYIN SAKIN. KALP % 30 DİYORSUNUZ, PİL TAKILAMADI MI, ÇOK SAÇMA BİR SORU OLDU GALİBA. KUSURA BAKMAYIN. DETAY BİLMEYİNCE SORU A GARİP OLDU.
    GÖKHAN BEY YA BİSMAİLLAH DEDİM VE SABAH BAŞLADIM. ÖNCE GOMALAK İNCE ÇORAPLA SÜZÜLDÜ. HALA BİRAZ TORTU VAR GİBİYDİ. SONRA PAMUK VE BEZLE YUMAK YAPILDI. CİLA BİR KABA KOYULDU. ÖNCE SULU, SONRA BİRAZ DAHA SII DERKEN 3-4 SEFER İNCE KENARLARIDA FIRÇAYLA SÜRDÜM. FAKAT HİÇ DE İSTEDİĞİM GİBİ OLMADI. AYNI YERİN ÜZERİNDEN GEÇMEDİM AMA BECEREMEDİM. CİLA DA LEKELER OLUŞTU. BUNLAR NASIL DÜZELİR ? ŞU AN O KADAR ÜZGÜNÜM Kİ UMARIM BİR TELAFİ YOLU VARDIR. SORUN BUNUNLA DA BİTMEDİ. MACUN YAPTIM BİR KENARINA. VE SONRA ZIMPARALADIM.5OO NUMARA ZIMPARAYLA. SONRA DA GUAJLA BOYADIM. YİNE HÜSRAN. RENK TUTMADIĞI GİBİ İNCE ÇİZİKLER OLUŞTU. GOMALAK MI İYİ KURUMAMIŞTI BİLMİYORUM. ELİMLE İYİCE YOKLAMIŞTIM OYSA. BAKALIM BUNA ÇARE NEDİR. YA DA BÖYLE KALACAK BELKİ. RESİM YAPIŞTIRMADIM TABİİ. ŞİMDİLİK DURUYORUM. BÜTÜN KUTUYA İNCE BİR ZIMPARA MI YAPSAM, ASLINDA GOMALAK KATLARI ARASINA HEP CİLA ATILICAKTI AMA SİZ YAZMAYINCA BEN DE YAPMADIM. DURUM FENA YANİ. ŞİFA VARSA O DA SİZ DE. NE KADAR ÇOK SIZLANDIM. KUSURUMA BAKMAYIN. ACEMİ OLUNCA HERŞEY BÜYÜYOR İNSANIN GÖZÜNDE.
    SAĞLINIZ İNŞALLAH DAHA İYİYE DOĞRU GİDER.

    HUZUR VE İYİLİK DİLEKLERİMLE.
    SAYGILAR.

  406. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Merhaba, İlginiz için teşekkür ederim Amerikan hastaneside dahil Uzmanlar tüm net kararı yapılacak hiç birşeyin olmaması, aslında önce kalp nakli için uygun denildi heyet kontrolunde ise akciğer loplarımın %100 kapalı oldugu ortaya çıkınca ameliyat yapılamaz denildi.Sonrasında ise Sevdiklerim Amerikan hastanesi daha bu konuda uzmanlara sahip diye götürdüler, sonuç ordada aynı çıktı hatta sokağa çıkmak istediğimde bir adım atıp dinlenip tekrar bir adım atmamı tavsiye ettiler, dinlemedim elbetteki abartıyorsunuz dedim eh biraz haklı çıktılar ama dedikleri kadarda haklı değillerdi:) En azından perhizi kaldırdılar, Devlet hastanesine kalsam et yasak, et ürünleri yasak inanılmaz bir perhiz vardı, Diğer hastanelerde ise bu perhizin beni çabuk öldüreciğini söylediler ve gıdamın en önemli unsur olduğunu belirttiler. Et yani tamamen doğal et ve yagın vucudu güçlü tutmak için şart olduğunu söylediklerinde sevinmiştim. Kısaca şikayetcimiyim hayır, şikayet etsem değişen birşey olacakmı hayır. Şükrediyorum hemde çok fazla, Bende çok daha kötü durumdaki İnsanları gördüm, Kanser hastalarını, ölümü bekleyenleri, çaresi olmayanları. Onları görüncede şikayet etmenin bir manası kalmıyor, tam tersine şükretmek çok ama çok az olduğunun bilincine vardım.

    Gençlere tavsiyem, Hayat sandıkları gibi zor değil. Zoru sevdikleri için şikayet ettiklere hayata devam ediyorlar. Bu Dünyada istenirse herşeyin başarılacağını biliyorum.

    Konumuza dönersem.

    Gomalak erimemesi Benim tahminim size satılan ispirtodan çok kandil yağı olduğunu düşünüyorum, bu sorunu Bana yazan çok Arkadaşımız oldu. Şöyle yapalım cila bıraktınız sanıyorum, ince zmparanızı alın, kutu üzerine parmagınızı yaga doknundurup kutu üzerinde belli alanlara parmağınızla yag ekleyin veya yağı çok ama çok ince bir bezle sürün. Sonrasında iyi bir zımpara yapın, beyazlıklar yok olacaktır.

    Bu sefer gomalağı kalın olarak sürün, ve bu şekilde çalışmaya devam edin, resim yapışacak yer haric her yeri iyice gomalaklayın dinlenmeye bırakın. Rutuş işinde şöyle yapın deneyin açık kahve rengi fırca olmadan parmagınızın üzerine koyun ve rutuş yapacagız bölge üzerinden hefifce bastırarak gecin, zemine yapışacaktır, taşan bögeleride bir bezle silin. Sonrasında fırcanızı gomalaga sokun ve rutuşlu bölge üzerinden fazla sulu olmasın fırcayı geçin, daha sonra normal gomalak calışma ile çatlama veya renk tutmama sorunları kalmaz.

    Panik yapacak hiç birşey yok, çok sıradan normal sorunlar bu meslek hayatımızda bizimde başımıza geldi. Burda İspirto diye kandil yağı satan utanmazları ise kınıyorum, aldıkları paralar haramdır. Yazıklar olsun 1 liraya tenezül eden zavallı İnsanlar.

    Tekele telefon edin ellerinde galon olarak tekel ispirtosu satılıyordur, yada şişe olarakta yakılacak ispirto diye satılır, rengi inanılmaz berrak ve mavimsidir, şimdi ispirto diye satılanlarsa malesef dediğim gibi ucuz kandil yağıdır yani posa yağ.Bedavaya alıp içine biraz tekel ispirto koyup 1 liralık şişeyi 5 liraya satıyor utanmazlar.

    Kolay Gelsin

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  407. berrin-istanbul dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,

    HIZLI YANIT İÇİN ÇOK SAĞOLUN.
    HASTALIK KONUSUNDA KONUŞUP SİZİ DAHA FAZLA SIKMAM İSTEMEM. BENİM ANLADIĞIM KADARIYLA SİZ ÇOK METANETLİ BİR ŞEKİLDE MÜCADELE DEĞİL KABULLENME YOLUYLA DAHA SORUNSUZ BİR YOL SEÇMİŞSİNİZ. BU ÇOK ZOR BAŞARIALACAK BİRŞEYDİR. PARMAĞIMIZDAKİ KÜÇÜCÜK BİR YARAYI BİLE KOCAMAN BİR SORUNA ÇEVİREBİLİRİZ. YA DA ONU UNUTMAYI BAŞARABİLİRSEK YOK ETMEYİ DE. DAHA BUGÜN YAŞADIĞIM ÇOK TAZE BİR OLAYI AKTARMAK İSTİYORUM. EĞER SİZİ SIKMAZSAM.SABAH TEMİZLİK İÇİN SEVGİLİ AYŞE GELDİ. BEN DE BİR YANDAN KUTU İÇİN HAZIRLIK YAPIYORUM BİR YANDAN DA ONA YARDIM FİLAN DERKEN, BAŞIM AĞRIYACAK GİBİ OLDU. HEMEN KORKTUM. ÇÜNKÜ ÖĞLEDEN SONRASI İÇİN DE ÖNEMLİ BİR İŞİM VARDI. DERHAL HAPLARI HAZIRLADIM Kİ, ÇOĞU ZAMAN İÇMEYİP DAYANIYORUM ÇÜNKÜ ETKİLERİ KAYBOLUYOR ZAMANLA- AYŞE DEDİ Kİ, SEN UNUT ONU DEDİ, MADEM HENÜZ O KADAR AĞRAMIYOR, UNUTURSAN GEÇER DEDİ. BUNU BİLDİĞİM HALDE TERCİH ETMEMİŞ KORKMUŞTUM. HEMEN PEKİ DEDİM, ŞİMDİ KUTUYLA UĞRAŞ BERRİN ABLA DEDİ UNUTURSUN. GERÇEKTEN ÖYLE OLDU, ÇÜNKÜ BEN O KADAR CİDDİYETLE YAPIYORUM O İŞİ, GERÇEKTEN UNUTTUM VE AĞRIMADI. YARINA ALLAH KERİM:))
    O YÜZDEN SİZİN DE DAYANMA GÜCÜNÜZE VE HASTALIĞA YAKLAŞIMINIZA HAYRAN KALDIM. BU ARADA HERHALDE YAĞ OLARAK ÖZELLİKLE ZEYTİNYAĞI KULLANIYOR OLMALISINIZ. KALP İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR YAĞ OLARAK BİLİYORUM. SİZİ BU KONUYLA YORDUM KUSURA BAKMAYIN.
    SEVGİLİ GÖKHAN BEY, KUTUDAKİ İZLER BEYAZ DEĞİL, CİLALARKEN OLUŞAN DALGALANMA BENZERİ LEKELER. YANİ CİLAYA AİT RENKLER. EĞER SIFIR ZIMPARAYLA DÜZELECEKSE SORUN YOK. SEVE SEVE YAPARIM. YETER Kİ G
    ZEL SONUÇ OLSUN. BU ARADA ALDIĞIM İSPİRTO GÜYA TEKEL İ SATIN ALAN ÖZELLEŞTİRİLEN MEY RAKI FİRMASI. İSPİRTOYU DA ONLAR ÇIKARIYORMUŞ. MAVİ FİLAN DEĞİL. MORUMSU, KIZIL BİR RENK.

    BENİM SORUM ŞÖYLE OLACAK. ÖNCE ZIMPARA YANİ SIFIR ZIMPARA, SONRA GOMALAK SONRA TEKRAR ZIMPARA MI , YANİ HER KATTA ZIMPARA ATACAK MIYIM ?

    SORULARIMLA YORDUYSAM BAĞIŞLAYIN, SAYENİZ DE ÖĞRENİYORUZ:))
    ÇOK TEŞEKKÜRLER.
    SAĞLIKLI VE HUZURLU GÜNLER DİLERİM.
    SAYGILARIMLA.

  408. berrin-istanbul dedi ki:

    gökhan bey ,

    uygulamadan sonra tekrar yazma ihtiyacı hissettim.
    1. cilayı fırçayla sürsem olur mu ve nasıl bir fırça olmalı?
    2. bezle uygulama yaparken cila çizikleri olmaması için ne yapmalıyım?

    evet bunlar ustalık ve el melekesi gerektiriyor biliyorum ama ya ben acele ediyorum ya da bu meleke ben de pek yok gibi . çünkü çizikleri hemen görüyorum:))

    tekrar saygılar.
    sağlıklı ve iyi geceler.

  409. berrin-istanbul dedi ki:

    Gökhan bey tekrar merhaba,

    sizi bıktırmadan emin olmak için son sorum, zımpara yapmaya devam edeceksem kaç numara olmalı?
    sıfır diye düşünüyorum ama yanlış yapmak istemedim yine de))

    tekrar saygılar, iyi geceler.

  410. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Hastalık tuaf bir şey bakın şimdi sabahın 05:00 nefes alamadım kalktım. Eskiden o kadar korkardımki ölüyorum diye, ve korkularımla çok zaman kaybettim, yoğun bakımlarda nerdeyse 1 senenin 6 ayı kalıyordum tabiki ara ara bir ara ev sanki günü nirlik kaldığım bir otel hastane yoğun bakımıda evim olmuştu. oysaki Ölümü iki defa yaşamıştım anlatması zor yaşadığım ölümse Dünyanın en güzel sonu diyorum halen, çunki Anneme gidiyordum o kadar muthiş birşeydeki anlatamam, ne agrım vardı nede acılarım, ayakkabılarıma bakmıştım, hastaneye nasıl getirdilerse o kıyafetleydim, sonra gözümü ameliyathanede actım ve iki gün daha hiç birşey hatırlamadım.

    Dualar Arkadaşım oldu, nefes alamadığım anlarda Dua okumaya başlıyorum buraya kadar diyorum, ve bir süre sonra normale dönüyorum ve hiç birşey olmamış gibi mutlulukla çayımı koyuyorum sofraya oturuyorum, dinleniyorum.

    Hastayım derseniz Beyin tüm vucudu uyarıyor tüm sinirler gerliyor ve vuycud otomatik olarak birden bire hastalık moduna girmeye başlıyor, bir bakıyorsunuz başım diyorsunuz başınız agrıyor, kolum diyorsunuz kolunuz agrıyor Beyin o kadar güclüki Ruh sakince izliyor nefs ise korkuyor ve panik yapıyor, ölümü düşünüyor çunki nefsin en korktuğu şey ölüm. Ruh ise sakince sanki kucuk bir Cocuk gibi koltuğa oturmuş tebessümle nesin komikliklerini izliyor. Beyni terbiye etmek şart, zıtlaşmak şart nefsi susturmak kolay, en kötü anlarda bir çekic alın tırnağınıza hafifce vurun Beyin bir anda herşeyi unutup parmağınızı hatırlatacaktır, İnsan bedeni anlaşılmaz beden anlaşılıyorda Ruh ile Dost olanlar açıkcası bu Dünyayı pekte umursamıyor çunki herşeyi başarabiliyorlar.

    Ayşe Hanım doğru söylemiş, Başınız agrıdıgında naciz ane tavsiyem sakince yerinize oturun, elinizde sevdiginiz bir şey olsun örnek kutu bir elinizi üstüne koyun, derin nefes alın bu nefeste kendinizi biraz zorlayın yani nefesi tutmaya çalışın ve kalb atışlarınızı duymaya hissetmeye odaklanın, bunu hissetiğiniz anda kalp atışınızla beraber kutu veya sevdiğiniz bir objeye odaklanın, nefesinizi normale döndürüp kalp atışlarınızla nefesinizi hissedin ve beyninizi bu iki yaşam gucu ile sohbete girin, kalbinizin sesini nefesinizin cigerlerinizden gecişiniz hissedin, ilk anlar zor olabilir alıştıkca bu meditasyona özel Duada ekleyebilirsiniz, bir süre sonra Ruhunuzu hissetmeye onunla lişki kurmaya başlarsınız, bu Dünyadan tamamen kopar hatta kendinizi öyle meditasyona kaptırırsınızki kendi bedeninizi dışradan tebessümle izlemeye başlarınız, bir süre sonra daha önce gittiğiniz yerlere gitmeye dolaşmaya başlar bu mediyasyonda çok enteresan durumlarıda yaşadıkca ne baş agrınız kalacaktır nede stresiniz, hatta İnsanlara bakışlarınız dahi karşı tarafı etkileyecktir çunki gözler o kadar dingin bakarki perde denilen o yapaylık gider herkesin görebildiği derinlik gelir. Sizi bir çok şaşırtacak detaylarada şahit olursunuz 10 kişi ile sohbet etseniz enaz 5 tanesi gözlerinizin rengini farklı söyleyecektir kimisi mavi kimisi yeşil veya farklı tonlarda, bu tuaf ve oldukça güzel bir sürectir.

    Kusura bakmayın oldukça sacma diyeceğiniz detaylar verdim, çok yazarak zamanınızıda alıyorum.

    Rafine özel zeytinyağı kullanıyorum muhteşem bir tad hangi yemege koyarsam koyayım asla yağ kokusu yok ve kesinlikle inanılmaz güzel bir tat veriyor.

    Kutuya dönelim tuaf komikce yazıdan sonra.

    O zaman beyaz lekeler yoksa sorunda yok demektir, gomalak içinde renkler varsa yeni gomalak şart olur çyle yapın izler sizi korkutmasın cilaya devam edin, eger gomalak kaynaklı izlerse zaten kendiliğinde kaybolur.

    Berrin Hanım hanım madem izler gomalak dalgalanması ise hafif ce yağlayın ve 500 numara veya biraz daha kalın olabilir örnek 400 numara gibi hafifce zımparalayın islin ce cilaya devam edin.

    Zımparalama işlemi için detay vermek istiyorum.

    Gomlak yapmaya başladınız sakince yorulana kadar gomlağa devam edin 1-2 saat artık ne kadar isterseniz. Ve kutu bir kenara bırakın kurusun sonrasında yeniden gomlağa başlmadan önce 400 numara zimpara ile gomlak üzerinden temizce ve fazla bastırmadan zımparasını yapın. Hatta ince bulaşık telleri vardır.

    Her yerde satılır, bir tane alın, zımparadan önce kalın telleri çıkarın sadece ince olanları bırakın cilayı çizmemesi gerekir. Bu telle kutuyu bastırmadan silerseniz zımparadan daha kaliteli ve temiz bir yüzey elde edersiniz üztelikte tüm ince dokulara kadar temizlenmiş olur.

    Temiz bir bezle silin.

    Ciladan önce parmak ucunuzu yaga degdirim kutu üzerinde 5-6 yere dokundurun ve cilaya devam edin burda maksat gomlagın yüzeyde daha kolay kayması hemde kutu kucuk oldgu için bezinde yapışmasını engelleyecktir. Aynı şekilde gomlaga devam edin, yoruldunuz bırakın sonra yine hafifce tel siln gomalaga devam edin.

    Bu işlem ne zaman biter diyecekseniz:) Kutu üzerinde guzel ve düz bir yüzey olana kadar sonra resmi yapıştırabilrisiniz fakat resmin üzerine gomalak gecerken yine detay çalışma gerekecek. Resmi bozmamak şart isterseniz gomalak yerine resmin üzerine korucu bir vernik sürüp güzel bğir zeminde oluşturabilirsiniz. Bu en son detay ciladan sonra isterseniz devam ederiz.

    Sorlardan asla yorulmuyorum, Sizlere Dua ediyorum bakın sabahın bu saatinde Bana Arkadaş oluyorsunuz, Sizin hakkınızı ödeyemem, Rabbim Sizleri hep gülerek yaşatsın.

    Kolay Gelsin

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  411. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Zımpara konusunu uzun ve buyuk bir gevezelikle diğer konuda yazdım ama haklısınız o kadar uzun yazı olduki arada zımparada kaybolmuş olması normal.

    Resim ekledim tel zımpara kullanabilirsin,z veya 400 numara zımpara, Ben tel zımpara önermek isterim Sizin için hem kolaylık hemde oldukca sorunsuz ve kolay bir zımparalama olacaktır.

    Gomalağa başladığınız andan yorulana kadar zımpara ile işimiz yok, yoruldunuz mola verin, kutuda kursun sonrasında zımpara ve aynı yontemle cilaya devam taa ki parlak ve temiz bir zemin elde edene kadar bu işlemi uygulmak gerekiyor.

    Kolay Gelsin

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  412. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin hanım,

    Resimde sarı top olan yeri cilaz bezi diyelim ve çizdiğim hat şeklinde cilayı aynı yolla uygulayabilirsiniz, üst ratafı bütürün yanları yapın, tekrar üst rarafa gelin bu sefer resimdeki bez misali ilk başladığınız noktanın 3-5 cm yanından başlayın ve ters olarak devam edein yani eski cila üzerinden gecerek devam edin, her sferinde aynı yolu takip edin gomlak her sürüste yanı dokuyu ile zemine işleyecektir.

    Fırça ilede sürebilirsiniz aslında sürmemenizi tavsiye ederim fakat Sizi strese sokmakta istemiyorum, kıl fırca ile yapabilirsiniz.

    Her yerde satılan bu fırcaların 3-4 cm eninde olanları işinizi görür, cilayı sürdükten sonra mutlaka bir pet şişeye ispirto veya alkol koyun fırcayı içine bırakın yada temizleyin kurulayın ki kurumasın. pet şişşede bırakacasanız bir poşete koyun hava almasın alkol ucacağından fırca yine kuryabilir. Ertesi gün veya her zaman mazleme olarak kullanabilirsiniz.

    Ustalık yok demeyin, durun bakalım Bismillah iki kat cilada olmadı demeyin, merak etmeyin harika olacak ben eminim. Keyif alarak çalışın Bozulursa bozulsun, unutmayın bu kutu Size ilerde mutlaka karşınıza güzel anılara çıkaracak. Severek ve sakin olarak çalışın harika bir sonucu tebessümle izleyeceksiniz.

    Kolay Gelsin

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  413. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY MERHABA,
    SİZİNLE ÇALIŞMANIN EN GÜZEL YANI BİR YANDAN DA YAPTIĞIMIZ BU GÜZEL SOHBETLER ASLINDA. YANITINIZI OKURKEN GÜLÜMSEDİM. SİZE HEP MEDİTASYONDAN VE ONUN YANISIRA SİZİN DEĞİNDİĞİNİZ KONULARDAN SÖZETMEK İSTİYORDUM AMA NASIL ALGILARSINIZ BİLEMEDİĞİM İÇİN DİREKT OLARAK YAZMAK İSTEMİYORDUM. GÖRDÜM Kİ SİZ ZATEN O GÜZEL YOLUN İÇİNDEYMİŞSİNİZ. ÇOK SEVİNDİM GERÇEKTEN. BEN YAKLAŞIK ON YILI AŞKIN BİR SÜREDİR MEDİTASYON VE BENZERİ ÇEŞİTLİ RAHATLAMA TEKNİKLERİ VE YOGAYLA İLGİLENİYORUM.. YANISIRA KİTAPLAR, RUHSAL KONULAR BAŞLICA UĞRAŞLARIM. MİGRENİMLE İLGİLİ TERAPİLER DE YAPIYORUM. HATTA RUHUMUN GÜÇLÜ YANİ FARKINDALIĞIMIN VE ODAKLANMAMIN YÜKSEK OLDUĞU ZAMANLAR DA GEÇİREBİLİYORUM. SİZE BİR KEZ DAHA HAYRAN KALDIM. HASTALIĞIN İÇİMDEN EN DOĞRU ŞEKİLDE ÇIKMAYI BAŞARIYORSUNUZ. TEKAMÜLÜMÜZÜN ÖNEMLİ BİR PARÇASI BEDENİMİZLE İLGİLİ.ZİHNİMİZİ VE RUHUMUZU NE KADAR TEMZİLERSEK BEDENİMİZ DE O KADAR TEMİZLENİYOR. TIBBIN YARDIMINI ELBETTE ALACAĞIZ AMA MANEVİ YANIMIZ BELKİ İLAÇLARDAN BİLE DAHA DEĞERLİ. BAZEN HASTALIK BİZE ÖDÜL, BAZEN BAŞKA BİR ZORLUK. BEN AĞRIMIN ÇOK OLDUĞU ANLAR DA HEP GEÇTİĞİ ANI HAYAL EDERİM. O ZAMAN YÜZÜM GÜLER. ÇOĞU ZAMAN EŞİM BİLE BİLMEDEN GEZİNİP DURURUM EVİN İÇİNDE. BAZEN BEN ONU BAZEN O BENİ ALTEDER. YOGA HOCAM DA ÖYLE SÖYLER. BAZEN YOGA SİZİ BAZEN SİZ YOGAYI YENERSİNİZ. YORGUN VE BECEREMEDİĞİMİZ HAREKETLER KARŞISINDA BU SÖZLER ETKİLEYİCİ OLUYOR. GÜZEL TELKİNLERNİZİLE BENİ MUTLU ETTİNİZ. HER ZAMAN YENİ BİRŞEYLER VAR. AKLINIZA GELDİKÇE KENDİNİZE ÖZGÜ VEYA DEĞİL YÖNTEMLERİ YAZARSANIZ ÇOK SEVİNİRİM. AYNI YAZIYI ÇÜNKÜ ÜÇ KEZ OKUDUM.

    KUTUNUN CİLASINA ANLATTIĞINIZ GİBİ DEVAM EDECEĞİM. SADECE MERAKTAN SORULARIM VAR. SİZ OLSANIZ BÖYLE BİR KUTUYA KAÇ KAT CİLA ATARSINIZ YA DA ATMAMI ÖNERSİNİZ. TABİİ NET BİR CEVAP OLMAYACIĞINI BİLİYORUM. TAMAMEN YÜZEYLE İLGİLİ BİR DURUM. BIR DE ŞUNU MERAK EDİYORUM. BENİM CİLAM ÇOK TATLI KIZIL BİR KAHVE YANİ CEVİZ OLDU. ÇOK BEĞENDİM. HAYATIM DA İLK KEZ BU MALZEMEYLE TANIŞTIM. ALMIŞTIM AMA NASIL YAPACAĞIMI BİLMEDİĞİMDEN YILLARCA KALMIŞTI ÇEKMECEDE. ŞİMDİ HAYATA GEÇTİ. OLDUKÇA YAPIŞKAN ÇOK GÜÇLÜ BİR MALZEME. DOĞAL OLMASI BANA ÇOK BÜYÜK MUTLULUK VERİYOR. GOMALAK VE AĞAÇ ADETA BİRBİRLERİ İÇİN YARATILMIŞ GİBİ. SANKİ KUCAKLAŞIP SARILIYORLAR BİRBİRLERİNE İKİ SEVGİLİ GİBİ. BAŞLADIM YİNE HİKAYE YAZMAYA:)) SİZİ SORUDAN KOPARMADAN ŞUNU SORMAK İSTERİM. CİLANIN AÇIK VEYA KOYU RENK OLMASI NASIL MÜMKÜN OLUYOR.? MESELA BENİM YEMEK MASAMIN RENGİ KOYU CEVİZ RENGİ CİLALI. ONUN DAHA AÇIK RENK OLMASI NASIL MÜMKÜN OLACAK? BİR DE GOMALAK SİZİN BAHSETTİĞİNİZ BOYALARLA KULLANILABİLİR SANIRIM. TOZ BOYA, KUMAŞ BOYASI,ANALİN VS. İLERDE BUNLARLA İLGİLİ SORULARIM DA OLACAK.
    ŞİMDİLİK KUTUYLA DEVAM. KUTU BENİ SABIR KONUSUNDA TERBİYE EDİYOR. ONA DA SİZE DE MİNNETTARIM. SAYENİZ DE YENİDEN ÖĞRENCİ OLDUM VE BU SÜREÇ ÇOK ZEVKLİ. SONSUZ TEŞEKKÜRLER.
    SAĞLIKLI GÜNLER DİLİYORUM.
    HUZUR VE NEŞE HEP YANINIZ DA OLSUN.
    SAYGILARIMLA.

  414. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Hastalıklar temeline bakarsak Allah net olarak Size bir hediyedir buyuruyor, çunki Siz bu Dünyada sıkıntıları yaşıyor hissediyorsunuz ve Ölüm sonrası bunun mükfatınıda alacaksınız. Hayatta bir mükafat kimilerine muhteşem kimilerine sıkıntı. Hayatı Ruhun gözüylede bakarsak o kadar kısa ki Bize göre seneler bir taşa göre isede sadece İnsan ömrü 1 dakikadan ibaret, Kelebeklere ise sadece 40 dakika Kelebekler gibi olabilsyedik her halde 40 dakikayı koskocaman bir ömür diye tanımlardık, yada olduk enteresn olan Kaktüs türlerine bakarsak herkese göre oldukca tuaf fakar 6-7 senede bir açtıkları çiçekler o kadar muhteşem ki akıl sır almıyor, üstelikte Kaktüslerin açtığı bir Çiçeğin doğumunu mutlaka izlemnizi tavsiye ederim, yaaratılışın sanki küçük bir anlatımı gibi. Çiçegini çıkarmak için etrafındaki yaprakları açıyor Çiçek açmak üzereyken inanılmaz bir ısı Kaktüsün gövdesinde oluşuyor yaklaşık 20 derecenin üzerinde ve finalini ise daha sıcak biz gazla yapıyor ortlama 20 derecenin üzerinde bir gaz bulutunu doğaya bırakıyor. İzlediğimde hayran olmuştum, sanki Dünyanın doğumu ve ölümünü yapan bir Çiçek, İnsalara göre ot Bakana göre muzice yaratana göre ibret.

    Peygamberlere Bakalım, Hz.Muhammed S.A.V, Hz.İsa A.S bu mubarek İnsanlar hep Allahı anlatıyor bakarsanız kendileri hiç yok, Savaşlara katılan en kanlı sahneleri gören Peygamber Efendimiz üzülmüş dua etmiş fakat öfkelenmemiş, Öfkelendikleri Anlar ise çok enteresandır, Bir bedevinin Deveyisini döverken Hayvanın çektiği acıyı görüp yerinden fırlıyor etrafındaki herkes onun bu kızgınlığına şaşırıyor, Öfkesinin sebebi masum bir canlıya yapılan eziyet bizlere göre hayvan Peygambere göre masum bir can. Yine öfkeleniyor bu seferde Çocuk için bakın Allahın elçilerini öfkelendirenler ne kadar açık ve net, Masum Çocuklar ve Hayvanlar çunki hiç birşeye karşı savunmaları yok.

    Hz.İsa A.S, aynı şekilde öfke bilmeyen kızmayan, İnsanlara sevgi besleyen ve sanki bu günleri görür gibi, devamlı ama devamlı dürtükler, konuyu uzattıkca uzattım. Gerçektende bazen utanıyorum böyle uzun yazılar ile Sizlerin zamanını çalmak Yemin olsun vebal olarak Beni rahtsız ediyor. Hakkınızı Helal edin lütfen.
    ………………..
    Berrin Hanımız Arkadaşımız kutuya dönelim, Ben olsam kaç kat cila atardım şöyle demek isterim tüm en ince kılcal çizgileri dolana kadar cilaya devam ederdim, bu işlemde kutunun tüm renkleri harikulade şekilde ortaya çıkacaktır hatta begenmediğiniz rutuş varya o dahi Size tebessüm ettirecektir, çunki bu Sizin eserinizdir hatasıyla doğrusu ile ve başlı başına Sizin Arkadaşınız haline dönecektir, rutuşu hata değil uğraşırken yaptığınız sohbetler olarak göreceksiniz.

    Bir anımı yazmak isterim Rahmetli Babamın Kedisi vardı harika bir canlı up uzun tüyler Rahmetli Babamında atolyesindeki gerçek Arkadaşı, Babamın çalışma masasının üzerinde kedisine yaptığı özelde bir divanı vardı:) İnanmazsınız belki Babam restorasyon yaparken oda çalışma masasının üznerinde difana uzanır bir elini aşağı indirir Babamın her eli önünden geçtiğinde Babamın eline dokundurdu, Babamın restorasyon yaptığı şimdi 380 seneye yakın bir Türk İslam seramik tabak ile uğraşıyordu, iki adet muhteşem renkler ve Babam onarımı bitirdi ama belirgin hata vardı renk tonu ve Babamının bunu bilerek bkırakması Beni şaşırtmıştı sordumda Cevabı İnanın o an saçma bir cümle gelmişti, içimden zamanı gelince satarım böyle bırakmanın ne alemi var gibilerden Nefsin en süper sahtekarlığınıda yapmıştım.

    Seneler geçti, o tabağa her bakşımda ne görüyorum biliyormusunuz? Rahmetli Babamının o tabakla uğraşırken halini ve kedisinin harika sevimli hallerini, her baktığımda Gözlerimin önünde onların o gerçek halleri şuan dahi beynimde HD fotoraf kadar net ve güzel olarak duruyorlar.

    Bu sebeble bazı onarımlar pekte rutuş istemiyor, şuan hata olarak gördüğünüz rutuş 10 sene sonra baktığınızda yüzünüzde tatlı bir tebessüm ve çalıştığınız anları göreceksiniz, Aşye Hanımın sesini, veya şuan yazılanları veya baş ağrınızı eşinizin sohbetini, çekmecenizde kalmış unutulmuş gomalağı blekide gomlağın ısrala beklediği kutuyu, inanın tek bir hatalı rutuş Size her anı her detayı ile Size anlatacaktır ve yaşacaksınızda.

    Gomalak bazılarına göre ciladır başka bir tanımı yoktur, Doğada ise inanılmaz bir bocektir, sevdiği aşık olduğu agaclarda sadece bu agaclarda yaşayan canlılardır, domalağı üretirler agacın dallarına bırakırlar.

    Özüne bakarsakta yaptığımız iş aslında doğanın ta kendisidir, Bocek, agac ve İnsan, Agac ve Lac bocegi yani gomalak düşünürseniz doğanın tam kalbini elinize alıyorsunuz ve iki doğadan koparılmış parçayaı tuaf bir şekilde iki aşığı kavuşturuyorsunuz yani agacı ve gomlağı, bu sebeble gomalak cila denilen şey her bakanı kendsine aşık ettiriyor, Ustası bahane gerçek ise doğanın ta kendisi.

    Cilamızın açık ve koyu olması genelde örnek sizin yemek masanız eger üzerinde gacın damarları dokusu net degilse bu sonradan boyanmış veya yapan kişinin umursamazlığıdır. Ahşapa renk vurmayı asla tercih etmedim, Ahşapa renk vurmak agacı yok etmektir, oysaki eskiden gerçek Ustalar agaca hiç renk vurmazlar ama yaptıkları cila o kadar muhteşem olurdki zaten agaca bakan her rengi görürdü, şimdi Size soram evinizde hangi ahşapta sarı, pembe,yeşil, kırmızı siyah tonları görüyorsunuz? Buyuk ihtimal tek bir renk verebilirsiniz.

    Usta burda devreye giriyor, Gomalak cilası 5 farklı türü var Türkiyede satılanlar ise genelde iki tür, acık sarı ve kiremit rengine yakın portakal renginin kirli hali demek lazım. Diğer gomalak türleri ise kehve rengi kırmızı ve kestane tonlarına yakındır diğeri ise beyazdır yani şeffa beyaz gomalak tabir edilen.

    Elbetteki bazı agaclar renklendirmek gerekebilir ama rengi vurmdan önce agacın doksunu bilmek lazım, misal çam veya meşe her ikiside oldulça acık renkte agac türleridir, Meşe renk vurmak hata olur Türkiyede vuruluyor, oysaki meşe gerçek Ustasının elinde muhteşem damarlarını gösteren harika bir türdür, Çam görüyorum rengi alıp vuruyorlar oysaki çam recineli agactır ve boyayı kusar, bu sebeble egenlde senteteik veya sellozik boylar kullanılır. Gerçek Usta ise çamı yağla muhtşem dokularını çıkarırır, renga renk bir agactır byazdan sarıya kahveden pembeye kadar geniş bir renk skalası vardır. Bunu ortaya çıkaramk yine Ustanın maharetine kalmıştır.

    Yemek masaınız için yapılacak şey kazımak yani boyasını sökmek, ve gomalak çalılmak, eski masanız gider yerine harika dokuları ile Size tebesüm eden bir ahşap ortaya çıkar.

    Gomalak her türlü boya ile kullanabilirsiniz, toz,oksit kısaca toz boyalarla uyumludur.

    Gomalak tarihcesine bakarsak, Onbinlerce yıl geriye gidebiliriz, taş mağara resimleri renki mağara ilkel İnsan çizimlerinde karşımıza gomalak çıkar, hatta Avrupadanın tarihinde en önemli karlarlarda belgelerde yine gomalağı görürürüz, o dönem sıcak mühür denilen damgalar gomalk dersem sanıyorum bir çok detay ve Gomalağın gerçek karakterinide anlamış oluruz. Gomalak ustalığı bu sebele herkes yaparken neyle uğraştığını bilse inanın sonuçlar çok daha mükemmel olurdu.

    Gomalak için son sözüm ise herkesin dilinde olan Doğa ANA cümlesinin tarifi gibidir, Gomalak tabir edilen bu recineyi üretenler yine Dişiler yani Doğa Anamızın ta kendisidr.Dişi boceklerin ürettiği bir hediye bana göre en doğru cümle.

    Uzun yazı için kusura bakmayın, Hakkınızı helal edin.

    Kolay Gelsin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol
    ,

  415. Süleyman - Bartın dedi ki:

    Sayın Gökhan Erol;
    Çok değerli yazılarınızı takip eden sessiz altmışbin kişiden biriyim. 53 yaşında emekli devlet memuruyum. Amatörce müzik ve müzik enstrümanı yapımı merakım var. Arkadaşımın marangoz atölyesinde birkaç bendir ve cajon yapma fırsatım oldu. Cajon’un ön kapağına gomalak uygulamak istediğim ve bu konuda tecrübem olmadığı için, araştırırken böylesine değerli hazinelerin ve güzel insanların bulunduğu bir sitede buluverdim kendimi. Sizin çok değerli bilgilerinizden faydalanarak cajon’un ön kapağına gomalak uyguladım. Çok iyi beceremesem de (kapak huş kontrplakdı) sonuç beni fazlasıyla mutlu etti. Bu işi sürekli yapan bir insan olmadığım ve ileride de yapıp yapmayacağımı (çok istiyorum aslında ama çalışmak için müsait yerim yok) bilemediğim için, bu güzel sohbet dersin içine girip sayfada kirlilik yapmamak düşüncesiyle bu güne kadar bir yorum göndermedim. Sayfanızı takip eden sessiz çoğunluğun yine çoğunun benim gibi düşündükleri için aktif olmadıklarını düşünüyorum. Ama inanın sizin rahatsızlığınızdan Berrin Hanımın migren ağrılarına, Levet Bey’in göz ameliyatına kadar takip ve gıyabınızda sizler için sessizce dua ettim. Yukarıda Berrin Hanımın ”BİR TEŞEKKÜR NEDEN ETMEZLER ?” diye kibarca serzenişini görünce benim için yazmak şartoldu diye düşündüm. Sizlerden gomalak cila dışında çok daha fazla şeyler öğrendim. Lütfen hakkınızı helal ediniz. Hepinize ayrı ayrı saygı ve sevgilerimi sunduktan sonra, izninizle tekrar sessizce kenara çekiliyorum.

  416. Gokhan Erol dedi ki:

    Sayın Süleyman – Bartın, Ne mutlu Bizlere Sizin gibi Dostların kalplerinde yer alabilmişiz, Üstelikte Berrin, Hanım, Levent Bey, Bende Duadan asip almışız bundan güzel bir şey olabilirmi, Güzel Rabbim Dualarınızı ve tüm Dualarımızı kabul etsin İnşaAllah.

    Süleyman sevdiğiniz bu uğraşı bırakmayın, ahşap uğraşmak birşeyleri ortaya çıkarmak bambaşka bir duygu. Sizin gibi bir Kardeşim varı ahşap ile uğraşmayı seven ama yeride olmadığı için sıkılan bir Dostumuz, en sonunda salonda bir köşede kendine bir sandık almış takımlarını malzemelerini içine koyup Eşininde tepkisini almadan, akşamları köşesinde dizinde bir örtü ahşap sevgisini o kadar güzel yaşatıyordu gittim gördüm hayran oldum. Eşi Hanım Efenedi memnun Cocukları memnun evde sakin bir İnsan, işini bitirince yerleri süpürün toz alan bir Adama dönüştü diye tebessümle kahvelerimizi yudumlamıştık. Sizde dilerim kendin,ize bir yer açarsınız ve bu Zanaatın keyfini doya doya yaşarsınız.

    Sitemize istediğiniz gibi yazın, Sizin gibi muhteşem Dostluk dolu İnsanların var olduğunu bilmek Ülkemiz içinde bir umuttur.

    Gomlaka cila bilinki elinde sevgi olan Ruhu güzel olan herkeste ışıldar, Doğanın bir nimeti, gomalağın emektarı dişi bocekler ve muhteşem ağaçlarda büyüyen ve Bizlere sanki özel bir hediye gibi sunan Doğa Anamıza şükretmek lazım.

    Asıl Siz hakkınızı helal edin, serzenişlerimizle Sizi üzdüğüm için, bazen haddimi bilemiyorum, şikayet ediyorum ve Sizler yazıncada aslında kalp kırdığımıda öğrenip utanmanın ötesinde, kendi kendime Sen kimsnki yada neyi kimden öğrendin ki bu arsızlığı yapıyorsun diye sorarım. Allah bencilliğimi affeder İnşaAllah.

    Hakkınızı Helal edin.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  417. Süleyman - Bartın dedi ki:

    Gökhan Bey;
    Kalp kırdığınız falan yok. Sözlerimin sizi böyle düşünmeye sevk edip üzmesi beni de ziyadesi ile üzer. Hayatta paylaşmak kadar kutsal olan başka bir davranış olmadığını düşünürüm her zaman. Kaldı ki kimin verdiğini kimden sakınıyoruz. Biz hiçbirşeyin sahibi değiliz. Onları veren belli. Verdiklerinin çoğu da aslında emanet değilmi ? Buraya kadar tamam da, ya fedakarlık yapıp sizin gibi emek verip paylaşan insanların hakkı ne olacak. Serzenişte bulunmakta haklısınız aslında. Karşılığında iki satırla teşekkürü esirgemek haksızlık aslında.

    Yapımı hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığım bendiri yapmayı ilk aklıma koyduğumda hemen araştırmaya başladım. Fakat işime yarayacak sınırlı sayıda belge bulabildim. İlk boncuk tutkal deneyimim de o zaman olmuştu. Cajon denilen Güney Amerika kökenli (bizde sanduka da deniliyor) enstrümanı yapmayı düşündüğümde ise inanın kendimi bir bilgi yumağının içinde buldum. Çünkü bu enstrüman yabancı kökenliydi. Ve tabiki bulduğum bilgiler hep yabancı kaynaklardandı. Yabancı dilim olmadığı için onlarca İspanyolca ve İngilizce sayfayı google translate ile Türkçeye çevirerek birşeyler anlamaya çalıştım. İnsanların, enstrümanın ölçekli planlarından tutun da yapımı ile ilgili tüm özellikleri yazılı ve görsel olarak paylaştıklarını gördüm. Hatta bu enstrümanı yapıp satanlar dahi bu bilgileri hiç çekinmeden paylaşıyorlardı. Zaten yapımı diğer enstrümanlar kadar zor olmayan bu enstrümanı yapmakta hiç zorluk çekmedim desem yeridir. Sözlerim yanlış anlaşılmasın ama İspanyada, Amerikadaki ünlü üreticilerin yaptıklarına yakın bir kalite yakaladığımı da düşünüyorum.

    Sözü şuraya getirmek istiyorum. Biz ekmeğimizi paylaşmaktan asla çekinmeyen bir milletiz, fakat bilgiye gelince iş değişiyor. Acaba işimi elimdenmi alacaklar ? diye düşünüyoruz. Size, bana çok acı veren bir örnek vermek istiyorum müsaadenizle. Ben aslen Kütahyalıyım. Bilirsiniz Kütahyada çinicilik ve porselen sanatı gelişmiştir. Yakınlarımdan birçok kişi bu sektörde çalışmış veya çalışmaktadır. Rahmetli dedem de bir süre çinicilik yapmış. Süre olarak yanılıyor olabilirim 50-60 yıl kadar önce, Kütahya çini ustalarının kullandığı kırmızı bir renk varmış. Fakat zamanın ustaları bu rengin formülünü sır gibi saklamışlar. Kalfalara, çıraklara öğretmemişler. O ustalar teker teker hayattan ayrılınca, onlarla birlikte o güzel kırmızı renk de kaybolup gitmiş. Yeni çiniciler yıllardır o kırmızıyı tutturmaya çalışıyorlar. Her gidişimde arkadaşlarıma sorarım kırmızı ne durumda diye. En son 2-3 yıl kadar önce sorduğumda epeyce yaklaştıklarını duyup çok sevinmiştim.

    Siz ise çok ama çok erdemli davranıp bilgilerinizi insanlarla paylaşıyorsunuz. Bundan daha ulvi bir davranış olabilirmi ? Bunun karşılığında da biz alanların size en azından kuru bir teşekkür etmeyi çok görmemiz asıl ayıp olandır.

    Sözü çok uzattım kusura bakmayın ama söylemeden geçemeyeceğim. Rahmetli dedemin kardeşi marangozdu. Nur içinde yatsın. Çocukluğumda kış gelince babamın gözünün içine bakardım İbrahim dedenlere gidiyoruz desin diye. Çünkü oraya gittiğimde kızağım eskidiyse hemen yenisi yapılır, dünyalar benim olurdu. Ağaç işleri sevgisi sanıyorum oradan geldi.

    Tavsiye ettiğiniz gibi, kesim ve montaj işlerini arkadaşımın marangozhanesinde, cila gibi işleri ise evin bir köşesinde yapmaya çalışacağım.

    Sevgi ve Saygılarımla.

  418. berrin-istanbul dedi ki:

    SAYIN SÜLEYMAN BEY,

    GÖKHAN BEY DEN ÖNCE SİZE BİR İKİ SATIR YAZMAK İSTEDİM. EĞER HALA SAYFAYI TAKİP EDİYORSANIZ:)) BENİM SERZENİŞİM BELKİ SİZİN GİBİ ZARİF RUHLU İYİ İNSANLAR İÇİNDİ. YAZDIĞINIZ GÜZEL YAZI HEPİMİZİ MUTLU ETTİ. GÖKHAN BEY BİR HAZİNE. SADECE USTALIĞI KONUSUN DA DEĞİL BENCE O BİR HAYAT USTASI. BEN ARTIK BU SAYFANIN SADECE BİR CİLA YA DA RESTORASYON BİLGİLERİ SUNMANIN ÇOK ÖTESİNE GEÇTİĞİNE İNANIYORUM. GÖKHAN BEY İN DEDİĞİ GİBİ EĞER İSTERSENİZ YA DA ZAMANINIZ OLURSA YER UYGUN DEĞİL DİYE DÜŞÜNMEYİN. BENİM GİBİ MİNİCİK BİR OBJEYLE BAŞLAYIN. ONLAR ÇOK KANAATKAR. AZ YERLE DE YETİNİYORLAR.
    DUALARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.
    SAYGILARIMLA.

  419. Bülent-ANKARA dedi ki:

    Harika bilgiler ,arayıp bulamadığımız çözümler,sitenizi şuan keşfettim.Daha ilk 5-10 mesajı okuyunca diğerlerini okumayı sabredemeden size teşekkür etmek için klavyeme davrandım.Eminim hepsini okuyunca çok daha minnettar olacağım,ve tekrar yazacağım,evde amatör masif mobilyalar yapıyorum ,cila en büyük sorunumdu,sayenizde artık aşabileceğimi umuyorum.Şimdilik Sağlık ve Esenlikler diliyorum.saygılarımla. Bülent Tanyolaç

  420. berrin-istanbul dedi ki:

    GKHAN BEY İYİ AKŞAMLAR

    KUTUNUN CİLASINI ŞİMDİLİK TAMAMLADIM GİBİ. KAÇ KAT OLDU BİLMİYORUM AMA YORILDUKÇA ZIMPARA YAPTIM. DEDEİĞİNİZ YUMUŞAK TELİ TESADÜF BİR BAKKAL DA BULDUM. ONUNLA ÇALIŞMAK DAHA İYİ OLDU. BU ARADA GOMALAĞI DA MALZEME OLARAK EPEYCE TANIMIŞ OLDUM. TARİF ETTİĞİNİZ ŞEKİLDE BEZİ KULLANINCA CİLA ÇİZİKLERİ PEK OLUŞMADI. AMA ZIMPARA AŞAMASINDA BAZI SIKINTILAR YAŞAŞADIM. NEYSEKİ CİLA EPEYCE YARDIMCI OLDU. YARIN SABAH FOTOĞRAFLARINI ÇEKİP SİZE MAİL ATACAĞIM. AKŞAMÜSTÜ ÇEKTİĞİM FOTOĞRAFLAR DA GARİP PARLAKLIKLAR VARDI. SİZİ YANILTSIN İSTEMEDİĞİM İÇİN YOLLLAMADIM. SABAH TEKRAR DENEYECEĞİM. BUNDAN SONRAKİ AŞAMA NEDİR ACABA. CİLAYLA SANIYORUM BİR FİNAL VAR. İSPİRTO, PAMUK VE YAĞ İLE SANIRIM.
    FOTOĞRAFLARI SİZE YOLLAYINCA DURUM DAHA NETLEŞECEK. ONA GÖRE DEVAM EDERİM İNŞALLAH.
    SAYGILAR.

  421. BERRİN-İSTANBUL dedi ki:

    GÖKHAN BEY GÜNAYDIN,
    KUTUNUN FOTOĞRAFLARINI SİZE MAİL ATTIM.
    FIRSAT BULDUĞUNUZ DA BAKARSANIZ ÇOK SEVİNİRİM.
    SAĞLIKLI VE HUZURLU GÜNLER DİLERİM.
    SAYGILARIMLA

  422. Elif bursa dedi ki:

    Merhabalar ben mobilya restorasyonu disinda farkli bit konuda bilgi almak istiyorum sizden. Evimde yuzeyi lake olan yemek masam var ve uzerinde zaman icerisinde ince kilcal cizikler olusmaya basladi. Bu ciziklerden evde kendi yontemlerimle nasil kurtulabilir. Internette arastirma yaptigimda cok fazla bilgi bulamadim bir kac yerde arabalara uygulanan pasta cilalardan kullanabilecegim yazilmis fakat ben bunu uygulama cesareti gosteremedim. Masamin simdiki halinden daha kotu gozukmesindrn korkuyorum. Yardimci olursaniz sevinirim. Simdiden tesekkurler.