Türk Sineması bitti

Son yıllarda düşüşte olan Türk sineması artık, Dünya sineması ile kıyaslanamayacak hallerde.

Son dönem filmlere bakarsak,Recep İvedik karakteri, Cem yılmaz filmleri, Osmanlıya değienen, 1453 ve Sultanın kutusu filmleri, sinemmızın ne halde olduğunun ispatı gibi,Türkler film yapamaz imajını destekler gibiler.

Komedi filmleri ise tamamen küfür üzerine kurulu başka hiç bir özellik barındırmıyor, Recep İvedik serisini ele alalım, argo ve bel altı espiriler ne zaman sinema yapıtı oldu yada bizimmi haberimiz yok?

Türk İnsanını Aptal yerine koyan, sadece küfüre dayalı İnsanların daha kalteli insan imajını işlemeleri ise inanın Dünyanın hiç bir Ülkesinde yoktur, salt küfür üzerine kurulu Sinema anlayışı Türkiye’de var bunuda kimse inkar etmesin.

Cem Yılmaz filmlerinde yine aynı tema,sadece küfür ve argo işlenen konu ise yine tuaf şekilde bel altı espirilere dayanıyor, filmde senaryo yok dersek abartmayız, küfür biliyorsanız birazda sempatikseniz, bol bol küfür edin ve para kazanın.

Beğenen kimler derseniz dahada üzücü, inanılmaz bir kitle bu kültürü kabullenmiş, yani Türk İnsanı imajına bakarsak, Türkün yüzüne gülerek küfür et, şükür der imajı veriliyor, yada ben bunu anlayabiliyorum.

Şahan Gökbakar ve Cem Yılmaz,Okan Bayülgen filmlerini ciddiye alıpta inanın izlemem, küfür edebiyatını kullanan magazin medyasının desteklediği insanlar bana göre.

Tuaf olansa Okan Bayülgen filmlerine bakıp, televizyondaki programları tam tezat içinde, Okan Bayülgene sormak lazım hangisi hayatındaki gerçeklik, filmlerindeki imajmı yoksa porgramlarındaki sözde güncel konulara değinen adammı?

Bana göre İnsanlar olduğu gibidir, rol yaptıklarını sanırlar ama ağızlarından çıkan cümleler ve yaptıkları, gerçek karakterin itiraflarıdır, İnsan oğlu henüz makine olmadı bu sebeble biraz zekiyseniz karşınızdakini zaten çöüzüyorsunuz, istediği kadar kendilerini saklmaya çalışsalarda, her cümleri kendilerinden birşeyleride itiraf eder, sadece bakmasını ve dinlemesini bilmeniz yeterlidir.

Son dönemin iddialı filmi ”1453” Osmanlıyı ve Fethi anlatan bir tuaf film, o kadar abartıldıki farklı birşey bekliyordum, oysaki yine Vasatı geçemeyen, işlediği konuyu dahi net ele alamayan daha doğrusu gelecek eleştirileri düşünüp korkularla yapılmış bir film.

Sormak istiyorum,Osmanlı avucunun içinde Topkapı müzesi tüm olanaklarını sunuyor, Türk Telekom gibi dev bir sponsor var, sonucu bu filmmi olmalıydı?

Karakter o kadar yanlış seçilmişki,Fatih Sultan Mehmet rolü için hiçmi araştırma yapmadınız ?

Osmanlı renklerine dahi profosyonel bir Grafiker ve Işık yönetmeniyle görsel shova dönüştürülürdü, kıyafetler yine aynı şekilde, konuyu bırakın profosonel, Kostüm yönetmeni, Grafik, Işık yönetmeni bu filmi Oskara aday hale getirirlerdi, ama filmde ne görüyoruz ?

Filmde gördüğüm herşey iç içe,Yönetmen tamamen kendi kafasında olanı, belirli sürede Osmanlıyı özellikle bir dönemi anlatabilmek zaten imkansız, ama ısrar etmiş ben yaparım demiş, o kadar süreye bu kadar konu olursa filmde malesefki vasatı geçemiyor.

Grafikler o kadar zayıfki, bir ara çizgi film detaylarını görmekse dahada üzücü oldu, hiç yapmayın bari, dediğim gibi profosyonel sanat yönetmeni, ışık uzmanı, size bir Osmanlıya ait bir kapıdan dahi inanılmaz detaylar çıkarır ama umursamamışlar sanıyorum.

Thor diye bir film var, Kuzey efsaneleri Mitine dayanan Masal konusu, inanın o filmdeki grafikler ve ışık renk uyumları o kadar basit bir filmi ne hale getiriyor görmek lazım, masaldan ibaret konu renk şöeleni ve görsel şölene çevriliyor, oysaki konu oyunculuk vasat dahi değil ama profosyonel eller değince en basit konu dahi ne hale geliyor canlı örneğidir !

Üzülerek söylüyorum, Osmanlı dönemine ait film yapılacaksa Lütfen ama Lütfen, biraz araştırın çokmu zor ?

Diğer Osmanlı temalı filme gelirsem ”SULTANIN SANDIĞI yada Kutusu” pes dedim, bunu Osmanlıyı tanımayan birisi yapsa belki kabul edebilirim, Osmanlıyı hiç tanımayan biri dahi daha güzel bir film yapabilirdi, Topkapı sarayı gibi bir nimetten faydalanma avantajıda varsa, o mekanda şahaser çıkabilirdi.

Bir kutu varki sözde SULTANIN SANDIĞI, inanın üzüldüm bu kadarıda olmaz dedim, hiçmi Osmanlı sanatlarını incelemediniz, hiçmi Osmanlı el işçiliğine dair eserlere bakmadınız, birde filmi Topkapı müzesinde çekiyorsunuz !!!

İnanılmazdı tam manasıyla üzüldüm, o nasıl sandıktır, marangoza yaptırılmış bir tahta kutu üstü altın yaldıza boyanmış, belliki Osmanlı eserlerinden bir haberler.

Üzüldüğüm neydi biliyormusunuz, bir sahne var, sözde raflarda Osmanlı eşyaları, sanki züccaciye dükanını gibi bakır kaplar,2 tane sedefli sehpa, birde dövüş sahnesi varki, amatör oyuncu olsa bundan çok daha iyisini yapardı.

Kahraman yumruk yiyor, yedikten 1 saniye sonra tepki veriyor ve kameraya bakıyor ve sahne böyle devam ediyor, sanıyorum İthal oyuncularda işi ciddiye almamışlarki öyle komik sözde aksiyon yapmaya çalışmışlar.

Eleştirilerime kimsede darılmasın, olmayınca olmuyor, Yönetmenlik zor iştir senaryo zor iştir, senaryo, kostüm, dekor, sanat , ışık zor iştir, yapan ustaların filmlerini çok dikkatli izlemek lazım, boş yere efsane isim olmuyorlar.

Ünlü yönetmenlere bakın, filmlerine bakın, oyuncuya acımazlar, oyuncularda yönetmen seçerler bu sebeble marka isim olurlar, yani ne yönetmen ne oyuncu marka isimlerini riske atmazlar.

Türkiye’de ise tam tersi yönetmenlerimiz korkuyor, film beğenilmesse yada Ünlü dostları varsa onlara sorarlar yada basında bir destek arama derdine düşerler, böyle oluncada filmler malesefki izlenemeyecek hale geliyor.

Dedim ya, Yönetmen ve oyuncu önemlidir, isim olmak istiyorsanız sinemada gözünüz kara olacak, heleki arkanızda Paralı sponsorda varsa gözünüzü iyice karartacaksınız, tek konuyu ele alıp tek konuda detayların hakkını vereceksiniz, sonrası geliyor zaten ,izleyici zekidir en ufak detayı yakalar ve sever !

Türkiyemizde büyük ihtimal, diziler ve sinema devri 2 seneye kalmaz son bulur, böyle yapımlarla hiç birşey olmaz, kimsede bu fikrime hayır demiyecektir sanıyorum.

Sinema ve Filmlerde,Yönetmenler ve Senaristler, kendi duygularını ısrarla izleyciye satma çabaları Sinema ve Dizi sektörüne inanılmaz darbeler vuruyor, halende kimse bunu göremiyor malesef, aslında görüyorlar ama ne kadar gitse kardır deyip herkes görmezlikten geliyor.

Yayından kaldırılan dizilere bakın, dediklerimin net ispatıdır, yakında bir çok dizide bitecektir, hepsi bir birinin nerdeyse kopyası, nasılsa tutar deniyor halen ısrarla çekiliyor ve 3-5 ay içinde çöp olup gidiyorlar.

Yönetmenlerimiz kusura bakmasınlar, Dünya sinemasında isim yapmak için kendi fikirlerinizi unutmalısınız, kimse sizin vermek istediğiniz kafanızdaki sosyal yada siyasi fikri almaya mecbur değil, Dünyada isim yapmış hiç bir yönetmende bu temayı işlemez zaten, Sinema Sanattır kavramına inanırlar İnternasyonel Dünya bakışını bilirler, ona görede film yaparlar.

Örnekleri çok,Soysuzlar Çetesi en uç örnektir, Yönetmen Tarantino zekiliği konuşuyor, Yahudide zevk alıyor en Radikal İslamcıda filmi tarafsız izleyebiliyor, bu Dünya görüşüdür yani Tarantino gibi uç yönetmenlerin tarafsızlıklarıdır, bu filmde kimse İsrail korunuyor yada masum gösteriliyor diyebilirmi hayır, Naziler aşağılanıyor diyebilirmi hayır, tam bir beyin fırtınası yaşatıyor, filmden her sonucu çıkarabilirsiniz.

Bizde ne yapılıyor, tarafsız bakmak olanaksız gibi, her şey uç noktalarda ortası yok !

Konu uzun yazmak istedim,Türk Sineması bu olmamalı !

 

Tarih: 14 03 2012
Üst kategori: Haber - Aktüalite, Sinema film eleştiri
Alt kategori:

Yorum yapma kapalı.