The Closet – Le placard,Dolap Komedi Filmi 10/8

x

Sizlere bugün izlediğim ve inanılmaz keyif aldığım Fransız yapımı The Closet – Le placard biraz değinmek istiyorum.

2001 yapımı Fransız bakışı ile yine bir İŞ yada Çalışma Hayatına dair harika bir komedi filmi. İzlerken inanın her anın keyfini çıkaracaksınız, bazı filmlerde senaryo durgunlaşır bu filmde senaryo o kadar harika detaylarla işleniyorki elbetteki Usta Oyuncular Daniel Auteuil, Gérard Depardieu, Thierry Lhermitte, Michele Laroque oyunculukları ile kendilerine hayran bırakıyor.

Konusu Harika, Daniel Auteuil Prezerfatif farbikasında senelerini vermiş bir İşçidir fakat Fabrika mali zorluklar karşısında işten çıkarma kararı alır ve bu listenin en başındada Kahramanımız Daniel Auteuil vardır.

Daniel hem sorunlu bir Aile hayatı eşinden ayrı yaşaması, Oğlu ile tamemen kopmuş bir ilişki ve içine kapanmış bir kişilik yani Evden işe İşten eve bir hayat sürdüren Kahramanımız, yan komşusunun Kücük kedisini kaybetmesi ile işten atılmasına yardımcı olacak fikri verir.

Film burda başlıyor, çunki Kahramanımızın komşusu Gay bir danışmandır ve sunduğu tekilfte iş yerinde Gay olarak imalı bir tanıtım, sebebi ise basittir Cinsel ayrımcılık sebebiyle sendikada Gaylerin işten atılmasına karşıdır, Fabrikada Kahramanımızın hiçte alakası olmadığı yeni kimliği yayılır, İnsanların yaklaşımları daha farklı olur kimisi yanından kaçar, Kadınlar ise daha ilgili olmaya başlar.

Burda muhteşem Kahramanımız Gérard Depardieu devreye giriyor. İnanılmaz kaba, lafını bilmeyen, fakat bir o kadarda inanılmaz Arkadaş canlısı bir tiptir, bundan sonrasını anlatmak istemiyorum, mutlaka izlemenizi tavsiye ederim ve bu filmi her söylerim mutlaka izledikten sonra tekrar izlemekten büyük keyif alacağınız Sinema eserlerinden.

Screenshot_1

Saygılarımla

Andy Swezniak

Tarih: 20 11 2013
Üst kategori: Sinema film eleştiri
Alt kategori:

'The Closet – Le placard,Dolap Komedi Filmi 10/8' hakkında sorular, açıklamalar

  1. arasıra dedi ki:

    iyi bir komedi filmine ihtiyacım vardı Andy hocam. Arada gülmek lazım. En kısa zamanda izleyeceğim.

  2. andy1 dedi ki:

    Mutlaka izleyin, hem hayata dair güzel detaylar var hemde Ailelerin kopuk bağları, iş hayatındaki rezillikler dakat tüm bu detaylar inanılmaz keyifli işlenmiş.

  3. akın dedi ki:

    Ahan da sıradaki filmim :) Sizinle filmleri takip etmek inanılmaz keyifli. Teşekkür ederim…

  4. andy1 dedi ki:

    Akın Bey,

    The Closet 2001 yapımı bir sinema eseri fakat tek kelime ile muhteşem, Arşivinizde kesinlikle bulundurmanızı tavsiye ederim.

    Bu tür filmleri izlemekten öte arşivlemek çok avanatjlı, sebebi bu filmleri mutlaka tekrar izlemek istiyor İnsanlar, Bluray versiyonuda mevcut.

    Yorumunuza teşekkür ederim.

  5. akın dedi ki:

    Fransızların gerçekten müthiş filmler yapıyor. İkidir Fransız yapımlarıyla gidiyoruz. Bu filmin beni bu kadar güldürebileceğini tahmin etmemiştim. Sanırım en son güldüğüm film, belki komik olacak ama Salak ile Avanak idi. Bakalım sırada hangi film bizleri bekliyor??? :)

  6. andy1 dedi ki:

    Akın Bey, Fransız sineması komedi filmlerinde detay olarak Türk mizahı ile çok benzerlikler taşır. İki film daha eklemeye çalışacağım yine Fransız komedisi tarz olark hafif dram olsada baştan sona inanılmaz keyifle izlenecek filmler en azından bana göre.

    Sinemada absurt komedi Türkiyede Recep Ivedik olarak tanımlayabiliriz, zaten Avrupada fazlası ile beğeni topladı her üc seriside, Fransızların bu tür filmler mevcut fakat erotik içerikler fazla olunca Türk İnsanı ilede kavuşamıyorlar.

    Farklı örnek verisem komedi filmlerine dair özellikle Amerikan sineması berbattır hatta yeteneksizdir özellikle komedi filmlerinde. Amerikalıların tipik komedi filmlerinde en belirgin özellik nerdeyse her sahnede yer alan küfür içeriğidir. Mesela Türkiye inanılmaz tutulan bana göre tek kelime ile rezillik diyebileceğim HANGOVER serisi.

    HONGOVER serilerini izlemek için asla abartmıyorum kendimi zorladım fakat film o kadar boş saçmalıklarla doluki, küfür ve argo ile komedi zorlanmış, oysaki komedi yerine farklı bir traz olsaydı inanın daha fazla ilgi görürdü. Zaten Film endüstrisinde yok olup giden ve izlenmeyen filmler arasında yerlerini alıyorlar.

    Komedi ve dram fazlası ile izlemeye çalışırım film içeriğinde detaylara çok önem verdiğimden malesef bir çok filmi siteye eklemeye dahi gerek duymuyorum.

    Yüzlerce kaliteli Sinema eseri varken saçmalıkları kelmek Film severlerede haksızlık oluyor.

    Bir konuya değinmek isterim, fazlası ile asab bozucu olduğu için, Türkçe alt yazı sitelerinde yapılan çevireler filmleri katlediyor. Türkcesi rezil Adam tutup film çevirmeye kalkıncada ortaya tam bir rezillik çıkıyor.

    Örnek vermek istiyorum Identity Thief, çevirisi hatta çeviri yapanlada tartışmamız olmuştu hatte sözde alt yazı sitesinde uzman çevirmenlerde zır Cahillikle dolu çeviriyi savunmuşlardı. Çeviride bir sevişme sahnesi var, ve çevirmen burda cümleleri kendi Anadolu lehcesine çevirmiş ”CAMIŞ-CAMIŞIM” gibi berbat kelime dağarcığı veya kendi yöresindeki seks komplimanlarını butrdanda şunu anlıyoruz, bu şahsın yöresinde ikili ilişkilerinde Camış demekki bir özel yer tutuyor:) Öküzün suda yaşayanı anlayacağınız ve çevirmenlede bir hayli ortak tanım olmuş, Öküz çevirisi.

    Alt yazılarda bilemiyorum, orjinal çeviriler ile izlemek en doğrusu olur, diğer türlü abuk subuk çeviriler filmleride katletiyor.

  7. akın dedi ki:

    Bu konuda sizinle aynı fikirdeyim, Andy hocam. Filmler ya orijinal çevirileriyle ya da Türkçe dublajları ile izlenmeli. Gerçi ülkemiz dublaj konusunda da bazı sıkıntılı işlerle karşımıza çıkabiliyor. Çok şahane dublajlar da var tabii, yiğidi öldürüp hakkını teslim etmek gerek. Aslına bakarsanız, en güzeli kesinlikle İngilizce orijinal diliyle alt yazıya ihtiyaç duymadan izleyebilmek ama bunun için de iyi seviye İngilizce bilgisi gerekiyor. Bahsetmiş olduğunuz çeviri sitelerine gelince, şöyle de bir şey var. Bildiğim kadarıyla o sitelerdeki çevirmenler bu işi gönüllü olarak, yani karşılığında bir ücret almadan yaptıklarından dolayı pek de üstlerine varmamak lazım.
    Ben şahsen şu şekilde yapıyorum. Genelde IMDB’den yüksek puan almış filmleri yüksek kalitede indiririm. 1080p 7-8 gb’lık filmler olur bunlar. Evimde 106 ekran Vestel full hd tv var. Alt yazı dosyalarında rahatsız olduğum yerleri kendim notepad ile açarak düzenlerim. Ve o şekilde arşivlerim. Daha içime siniyor. Hem az da olsa bu çalışma sayesinde İngilizce bilgimi geliştirdiğimi hissediyorum.

    Selametle…

  8. andy1 dedi ki:

    Akın Bey, Elbetteki bahsettiğimiz sitede gönüllü çeviri olarak yapılıyor veya Öğrencilerin kendilerini geliştirmek amacıyla yaptıkları amatör çeviriler. Bazılarıda ciddi paralar kazanıyor Korsan çevirilerden.

    Burda eleştirim, Çevirmenlerin verdiğim örnekte olduğu gibi yaptıkları rezillikler ben bunlara rezillik diyorum. Orjinal alt yazıda olmayan hatta alakası dahi olmayan çevirileri çok gördüm ve bunları uyardığımda saçma sapan sözde kendilerini haklı çıkarma yazılarınıda ibretle okudum.

    İngilizce orjinal çeviriler aslında var, %99 yeni bluraylerin tümünde Turkce alt yazı mevcut bunuda üyelik gerektiren sitelerden almak mümkün. En azından abuk subuk Turkce vevirilerle filmleri izlemekte sıkıntılı olmayacaktır.

    Veya indirdiğiniz sitelerde film ekleyene rica edin Turkce alt yazıyı eklesin çunki bu Arkadaşlar genelde belli Avrupa dillerini eklemeyi yeterli görüyorlar.

  9. Akın/ Istanbul dedi ki:

    Merhabalar, Andy Hocam. Yine ben ve sanırım bu Fransız Sinema’sı bende bağımlılık yaptı :) Bilmiyorum, korku filmlerine karşı bakış açınız nedir lakin bugün izlediğim bir korku filmi hakkında sizi de bilgilendirmek istedim. Şayet korku filmlerini seviyorsanız ve izlemediyseniz şiddetle tavsiye ederim. Evet, filmin adı Martyrs. 2008 yapımı bir Fransız korku filmi. Filmde oldukça şiddet içerikli sahne var ve filmin kasvetli atmosferi tam da korku filmi tutkunlarının gönlünde taht kuracak düzeyde. Hocam, şayet filmi izlerseniz konusunu açıp yorumumu da oraya taşımanızı rica edeceğim. Yok ben izlemem korku morku derseniz de yayınlamayabilirsiniz bu yorumumu :) Saygılar, sevgiler. Bizleri film yorumlarınızdan mahrum bırakmayın.

  10. andy1 dedi ki:

    Akın Bey, Konu açarsanız elbetteki çok sevinirim ve keyiflede eklerim size zahmet olmazsa.

    Korku filmlerini aslında inanılmaz severim son dönem saçmalıkları haric, 1408 oda isimli film belkide 3 defa izledim muhteşemdi, her ne kadar tek oyuncu üzerine kurulu olsada film tek kelime ile muhteşemdi, bu sene farklı bir film izledim şuan ismini hatırlayamıyorum berbat bir kopyaydı fakat son sahnesi bire bir 1408 ile aynıydı.

    Fransız filmleri ise tutkum diyebilirim, Amerikan sinemasında para getirisi ile çekilen filmlerle kıyas dahi yapılamayacak kadar muhteşemler.

    Sayenizde elimdeki listemi guncelmemem lazım 1600 daetten fazla film var, eski dönem 1940-1950 arası filmler ise inanılmaz keyif aldığım yapımlar, Sinema işin gereğinde evin Doktoru gibi psikiyatriste gerek olmuyor:)

    Saygılarımla

  11. arasıra dedi ki:

    Eskisi gibi film izlemek popüler değil mi yoksa yetişkin olduğumuz için bize mi öyle geliyor ya da eskisi gibi kaliteli filmler mi yok?

    2000li yıllarda yani bizim gençliğimizde sanki filmler daha popülerdi. Yeni filmleri takip ederdik sürekli sohbetlerimize konu olurdu. cdleri birbirimize verirdik harddisklerle birbirimize aktarırdık. her yer de virüs kaynardı tabi :) yani dünya değişiyor sanki ANdy hocam :) yok sa biz mi yaşlanıyoruz? ilgileri tamamen farklı bir gençlik geliyor dünyanın dışına itiliyoruz yavaş yavaş :)

  12. andy1 dedi ki:

    Sayın arasıra,

    Size asla katılmıyorum bence siz tembellik yapıyorsunuz ve kendinizi Sinema gibi bir Snatın dışında bırakmışsınız, Sinema inanılmaz poplulerliğini koruyor eskisinden çok daha guclu ve artık inanılmaz detaylarıda olan bir Snat alanını kapsıyor.

    1700 adetin üzerinde film arşivim var, çevrede nerdeyse tüm Arkadaşlarım Sinema tutkunudur.

    Burda Türkiye şartlarına göre galiba yazmak gerekiyor, İnsanlar kendilerine zaman ayırmıyorlar. Evimde bir odam sadece Film ve televizyon izlemek için özel hazırlattım hatta duvarları ses geçirmez madde ile kaplattım, komşular rahatsız olmasınlar diye gerçi sesi açmam fakat yinede İnsanlar ben eğlenirken canları sıkılsın asla istemem.

    65 inc panelim var ve Kısa mesafede projeksiyon sahibiyim yani 240×180 gibi dev bir perdede filmlerimi izlerim, kar yağarsada tam keyif olur Arkadaşlarım gelir, kahvemiz mısırımız sinema keyfi yaparız.

    Okuyan Arkadaşlar şimdi farklı anlayabilirler, sahip olduğum cihazlar asla pahalı değiller, örnek sizi veriyorum sigara 20 bin lira veren bir Arkadaşımızssınız:)

    Bluray üzerinden film izlediğinizde ise zaten gerçek sinema ortamını aratmıyor hatta görüntü ve ses olarak muhteşem bir keyfi alıyorsunuz.

    Diğer detayı vermek isterim Eski İngiletere Boks şampiyonu Dostum var 70 yaşlarının üzerinde, bana gelir elinde film listesi bunlar sende varmı elbetteki vardır, film takası yapmayız çunki Arşiv yapanlar asla filmlerini kimseye vermez, sadece izlemeye değer mi veya satın almak gerekirmi diye sorar. Evinde projeksiyon cihazını kısmet olurda gelirseniz, misafirliğe gideriz 18 Bin Euro fiyatı var:), evindeki perde 4 metre, ses sistemi ise 5 Euroluk Bose ve 3000 Euroya zamanında aldığı denon AVR cihazı var, bunlar Türkiye için pahalı olabilir, burası için değil, emekli olmuş ciddi bir geliri var, son demelerinde ise hayatını doya doya yaşıyor, yazları Bodruma gider eğlenir, tatilini yapar.

    Yaşlılık nedir biliyormsunuz? Senelerin geçmesi değil, ruhun tükenmişliğidir.

  13. arasıra dedi ki:

    Film izlrmeyi seviyorum ama kaliteli film bulmakta zorlanıyorum. Önüme gelen filmi izleyemiyorum. The clıseti de internetten bulamadım :)

  14. Akın/ Istanbul dedi ki:

    Hocam, konu nasıl açılıyor bilmiyorum. Yardımcı olursanız ben de izlediğim filmlerle ilgili spoiler içermeyen eleştiriler yazabilirim seve seve.
    “arasıra” rumuzlu arkadaşa yazdığınız cevaba da baktım da ohh valla o keyfe doyum olmaz. Dışarıda kar veya yağmur da yağıyorsa cabası. Hayatta böyle ufak şeylerle bile mutlu olmayı bilmek çook çook önemli ve harika bir şey. Herkese nasip olmaz. Ha bu arada sizin gibi high seviye sinema odaları, sistemleri olanlara imrenmiyorum dersem yalan olur :) Yani sizin izlediğiniz sinemaysa bizimkiler ne artık Allah bilir :D Ben 107 ekran Vestel TV’mde seyrediyorum, sanırım sizin 65 inç panelinizle ya da projeksiyonunuzla aldığınız keyfin yarısını alıyorumdur. Ammaan neyse çenem düştü yine başınızı daha fazla ağrıtmadan yavaştan kaçayım. Bu arada gecenin tavsiyesi: Hachiko’yu izleyin, izlettirin arkadaşlar :D

  15. arasıra dedi ki:

    Öyle bir odam olsa ben de izlerim Andy hoca :)

  16. arasıra dedi ki:

    ANdy hocam öyle bir yazı hazırlayabilir misiniz? hayata pozitif bakmayla ilgili.

  17. andy1 dedi ki:

    Akın Bey,

    Bizdeki sistemler Türkiye için farklı anlaşılabiliyor, pahalı sistemler değiller. Malesef Türkiyede 1000 Euroya satılan projeksiyon fiyatı Avrupada 400 Euro.

    Daha korkunc bir örnek vermek isterim, 2011 serisi cihazı satan firmalar var prjoeksiyon ve bu cihaz Avrupada satılmıyor Türkiye fiyatı 1000 Euraya yakın. Firmanın resmi Distribütörünün bana yazdığı net ifade vardır yanen şöyle yazmış ”Türkiyede fiyatlarımız belli, indirip yapmak istesekte Distribütör bilerek ürün girmiyor fiyatları yüksek tutmak için ”

    Bu yazı herşeyin özetidir. Panel üzerinden pek film izlemem, projeksiyon keyfi daha farklı ve kaliteli oluyor. Aslında size öneride bulnunabilirim belli bir butce oluşturun 500-700 Euro arası yeterlidir sonrasında Avrupada tanıdıklarınıza rica edin, ev sineması bir cihazı alın keyif yapın.

    Diğer Arkadaşımın sistemi farklı zaten Emekli olmuş bir İnsan o Hayata daha farklı bakar, Araba kullanması yasak onun yerine o parayı farklı bir zevkine ayırdı. Yani her paranın belli butcesini yapınca otomatikman daha kolay keyif ürünleri alınabiliyor.



    Hachiko ise izlemeyenler varsa, Gerçek Hayytan alınmış Muhteşem bir Sinema eseri.

  18. andy1 dedi ki:

    The Closet Dvd veya Bluray satan yerlerde bulunabilir, yada torrent olarak inidrmek mümkündür. Yada üyelik sistemi ile çalışan bir platformdan izleyebilirsiniz.

  19. andy1 dedi ki:

    Hemen butce yapalım, sigara paranız ictiğinizi varsayalım, günde bir paket 8 lira x aylık 240 lira= 10 ay :2.400 lira !

    Toplamı !!!
    Onlarca ürün veya tek bir ürün, salonunuzda Dev ekran en az 240×200 cm bir Televizyon veya Film keyfi !

  20. andy1 dedi ki:

    Sayın arasıra,

    Hayata pozitif bakmak için ilk yapılması gereken detay Çevernizi değerlendirmek, kişileri ve özelliklerini belirlemek, size katkıları ve olumsuzluklarını belirleyip belli bir sürecte negatif İnsanlardan uzaklaşmak ilk adımdır.

    İşiniz gereği çevreniz farklı İnsanlardan oluşabilir, burda kendinize özel alan yaratmakla negatif kişileri mesai bitimi sonrası hayatınızdan çıkarmanız gerekir. Bu en önemli sürectir, İnsanların %99 yaşadıkları olumsuzlukları karşı İnsana anlatır ve farkında olmadan bu sizde belli bir çöküş süreci başlatır, Hayata daha olumsuz bakarsınız, her şey göznüzde farklı olarak gelişmeye başlar, bir süre sonra bakarsınız ki çevreniz sadece problemlerle dolu Dev bir platforma dönmüştür.

    Olsumuz bakan İnsanlar ki bu aslında bir nevi hastalıktır, herşeye negatif bakarlar, hayata işlerine, geleceğe, hatta %100 olumlu olan kanıtlanmış her hangi bir şeyde olsa bu İnsanların ilk tepkileri mutlaka olumsuz olacaktır. Bu İnsanlardan uzak durmak en iyi sonucu verir.

    Poziyif İnsanlara bakarsanız bunlar genelde göze batmazlar, yani özel bir Hayatı yaşarlar İş hayatları özel hayatları ilişkileri, çevreleri çok farklıdır, yüzlerinde devamlı tebessüm olan ilk bakana kendini beğenmiş veya züppe-snop imajı yaratır. Fakat bu İnsanların Dünyasına girdiğinizde hiçte öyle olmadıklarını görürsünüz, tam tersine inanılmazın ötesinde paylaşımcı İnsanlardır, hatta her anları katiftir.

    Bu dışarıya snob züppe gözünen kişiler aslında, çevresine karşı o kadar fazla duyarlıdırki Yoksullara en büyük yardımı ve desteğide veren bu tür İnsanlardır. Yani size Hayyatn, Siyasetten, Ekonomiden devamlı şikayet eden İnsanlara dikkatli bakarsanız bu İnsanların İnsanalara yardımı bırakın, Kenedilerine ve Çvrelerine olumsuzluk aşılayan sorunlu kişiliklerdir.

    Bu İnsanları hemen ahaytınızdan çıkarmlaısınız, diğer türlü sizide karanlık ve negatif Dünyalarına alıp Ruhunuzu Vampir gibi emerler ve asla doymazlar.

    Çevremde mesleğim gereği bir çok İnsanla karşılaşırım, seminerlere toplantılara katılırım, senede ortalama 200 satjer benle çalşır, ilk öğretttiğim ya eski hayatlarınızı unutun veya Beni ve Arkadaşlarınızın zamanını çalmayın, şimdiden ayrılın, bazılarına sert gelebilir, fakat şartlarımı kabul edenlerin 6 aylık süre sonunda tepkileri hep olumlu olmuştur. İnsan kendisini aynadan görebilmelidir yani gerçek kişiliği ile yüzleşmelidir.

    Pozitif bir yaşam kücük adımlarla başlar fakat bu yaşam o kadar çabuk büyürki siz dahi bir süre sonra Hayatınızdaki değişikliklere şaşırıark bakarsınız. Hayatınız daha kolaylaşır, beğenileriniz çok isabetli ve daha az masraflı bir Hayata dönüşür, kaliteli hayat sizi gereksiz masraftanda uzak tutar çunki seçici olursunuz.

    Arkadaş çevreniz bir süre sonra çok güclü kişiliklerden oluştuğunu görünce tebessüm edersiniz değişime siz bile şaşırırsınız.

    Etrafınızdaki herkesin size bakışı değişecektir, daha ölcülü ve daha Saygı gören kişilik olarak Çevrenizde herkesin güven duyduğu bir kişi olursunuz.

    İnsan başarılı olmak istiyorsa mutlaka iyi bir gözlemci olmak zorunda.

    Size çok basit bir örnek vermek isterim, Türkiyede konumuz teknoloji ve kitle bilişimi, şimdi dizilere bakın, oyunculara değil, senaryolara tarafsız gözle bakın, ne görürsünüz?

    %99.9 30 farklı senarist, 30 farklı kişilik malesef ki aynı şeyi üreten basit bir Dünya anlatılır. Sebebi bu senaristlerin bu kadar nerdeyse bire bir aynı konuları işlemsi, aslında ne kadar dar bir görüşe sahio 30 kişi ve milyonlarca İnsanın aynı noktada birleştiği gerçeği ortaya çıkar.

    İşte burda kendinize net tanımı koymalısınız, milyonlarca İnsandan birimisiniz, yada tam tersi bir yapıdamısınız?

    Toplum analizi için, Ülke gezmeye gerek yok, Ülkenin en fazla ilgi duyduğu detayları araştırmanız o Ülke hakkında net sonuçlar çıkarmanız için en basit yöntemdir. Koyunlar ve Çobanlar örneğidir.

  21. arasıra dedi ki:

    :) Hatırlatmayın Andy hocam. Gİtti vt50lerr zt60lar :)

  22. arasıra dedi ki:

    Hachikoyu izledim çok güzel ben de tavsiye ederim. Rechard Gere de filme tam gitmiş. ve de tabiki boşrolümüz Hachiko. Köpek beslemeyi çok istiyorum bence mutlaka her insanın bir köpek beslemesi lazım. En sadık dost insanlardan daha sadık ve dostlar kimse kusura bakmasın. özellikle de yanlız yaşayan insanlara mutlaka tavsiye ederim bir köpeğin dostluğunu.

    ÇOk kısa bir anımı anlatmak istiyorum ANdy hocam. İlkokula gittim zamanlar eve gelirken bir köpek gördüm yiyecek verdim sonra eve kadar peşimden geldi. Benimle hergün okula gelirdi :) çıkana kadar beklerdi beni ve sonra beraber eve dönerdik. Annem içeri almama izin vermiyordu. Sabaha kadar beni kapıda beklerdi tekrar beraber okula giderdik. Babam o zaman şehir dışındaydı geldiğinde alıştırmamamı söylediyiyecek vermemi engellediler. gene beni beklemeye devam etti içim burkula burkula birşey veremedim. sonra maalesef pes etti ve birdaha da görmedim. ama hiç unutamadım bu olayı.

  23. andy1 dedi ki:

    Hayvan beslemek, Türkiyede biraz tabu sanıyorum, Dini inanışlar tuaf ö yargılı bakışlarla en zor Ülkelerden biri Türkiye.

    3 Tazı besledim, Babamın Kopekleriydi, muhteşem yaratıklar gerçekten. Ölüncede acıkcası cesaret edemedim, biraz iş hayatı biraz şehir hayatınıda düşünerek, sadece Hayavn almak için bir canlıyıda kendime özel bağımlı canlılar haline gitirmek haksızlık olarak düşünüyorum. İlerde elbetteki mutlaka tekrar bakımlarını üstlenmek isterim, Arkadaşlarım arasında çok var besleyen, genelliklede kediler tercih ediliyor.

    Sizde dilerim güzel bir evde tekrar kendinize Evcil bir Arkadaş edinirsiniz.

    Havalar soğudu, kar yağdığında veya soguk havalarda İnsanlar mtlaka camlarının önüne, Kuşlar için yiyecekler bırakır, sokaklara yemekler bırakılır yani hazır mamalar.

    2 sene önce bende bir anımı anlatmak isterim, İstanbulda Arkadaşımda aklıyorum, soğuk bir hava bende camın önüne ekmek ve tuz içermeyen kuruyemişler bıraktım. Ertesi gün Arkadaşım, şunu söyledi alt komşusu kızmış, ekmek taneleri camın önüne düşmüş.

    Nasıl bir vahşi beyinse tahmin edemedim, düşünün soğuk bir hava ve dışarda İnsanlar ve Bina yığınları arasında yaşam savaşı veren minicik canlılar. Fakat Düşüncesiz bir beyin, cam önüne ekmek düşmesinden şikayet ediyor. Üzülmüştüm hemde bu İnsanların birde Dinden bahsettiklerini hatırladım, yaptığı detay ise hiç bir Dinle alakası olmayan tam bir Dinsizlik örnğini temsil ediyordu.

  24. andy1 dedi ki:

    Sonucta, şanslısınız, şuan halen sigara içiyorda olbilirdiniz. Kaybettiğiniz fazla birşey yok.

    Ne var biliyormusunuz, Sigara icen Adam mutlaka ama mutlaka sigara alacak parayı buluyor!

    Fakat aynı İnsan sigaryı bıraktığında, o verdiği parları unutuyor, oysaki Sigaranın kendisine verdiği maddi ve manevi zararı kötülüğü hiç unutmaması gerekir, aynı sistemle her gün 1 paket sigara parasını biriktirse, sene sonu ciddi iekilde neler kaybettiğini bir kez daha görecektir.

  25. arasıra dedi ki:

    Çok güzel yazmışsınız Andy hocam teşekkürler. bir filozof neşeliliğin en büyük kazanç olduğunu, neşeliliği elde etmenin her mülkün elde edilmesinin önüne koyulması gerektiğini ve tabiki de neşeliliğin birincil koşulunun sağlık olduğunu söyler. İnsanlar birbirine dediğiniz gibi etki ediyor. “yaşamda hiçbirşey başka birşeyi tek yönde etkilemez karşılıklı etkileşim vardır.” pozitif insanlarla birlikte olmak lazım doğru.

  26. arasıra dedi ki:

    Mükemmel bir örnek.

    Andy hocam biz hayvanseverlere bile olumsuz bakan bir ülkeyiz :) Bİr de hayvanlara kötü davrananlar var ki bazen boğasım geliyor o anda. Hayvanlara kötü davranan biri iyi bir insan olamaz. Sizin aslında durumunuz müsait ben bir köpek almanızı kesinlikle tavsiye ederim.

    Yeri gelmişken lütfen köpeği olanlar köpeklerine tasma takmasın. Kuşları da kafese hapsetmeyin.

  27. arasıra dedi ki:

    Müslümanlığı kim yaşıyor acaba !!!!

  28. arasıra dedi ki:

    Torrentini buldum ANdy hocam indiriyorum. Keşke türkçe dublajı olsaydı.

  29. andy1 dedi ki:

    Tavsiyem Türkce dublaj fim izlemeyin, sebebi hiç yabancı diliniz olmasa bile filmlerdeki Vucud dili dahi yeterlidir, Tırkce dublajda sese odaklanınca film detaylarının bir çoğunu kacırabilirsiniz, alt yazılı olarak izlemek çok daha kalitel,i bir seyir verir, elbettki benim fikrim.

  30. andy1 dedi ki:

    Öyle demeyin :)

  31. andy1 dedi ki:

    Hayvanlara işkence malesef her Ülkede var. İngiltereyi bu sebeble seviyorum, Polis Hayvana işkence yapanı veya şiddet uygulayını sonuna kadar takip eder ve buluncada terörist muammelesi yapar yani toplumun ortasında sizi kelepçeler, rezil eder.

    Amerikada vahşet malesef uc noktalarda, Almanyada aynı şekilde, İtalyada dahada berbat, Türkiyede pek bilgim yok acıkcası.

    Şuan Papaganım var, yaklaşık 7 senedir benimle beraber oldukça büyük özel kafesi var fakat asla kapısı kapalı olmaz, sakın abartı sanmayın 12 olunca Aksam kafesine girer ve ortusunu çekmeye çalışır, veya sesle beni uyarır uzerini örterim. Ben ona oda bana fazlası ile alıştık, örnek film izliyorsam yanıma gelir, izlemez elbetteki bir süre sonra bakarım uyuyor. Mutfağa giderim benle gelir bazen kucuk şeyleri yıkarım elle makine çalışmasın diye, en sevdiği şey musluk altına girip komiklik yapmak. Bazen hem gülerim hemde hayranlık duyarım minicik bir hayat ama eğlenmesini ve bana göre şakalaşmasınıda biliyor. her terafı detajan olur önceleri kızardım sonra anladımki çok hoşuna gidiyor.

    Tabiki bulaşıktan çok onu temizlemekle uğraşırım:) Diyebilirsiniz detarjan zehirlidir kimyasal sonuçta evet, normal deterjan 2 Paound malesef ben 8 paound verip kimyasal içermeyen temizlik sabunu alıyorum.Sonucta bir canlının yaşamı soz konusu olunca dikkat etmek gerekiyor daha doğrusu Yaşamlarına saygı göstermek şart.

    Sizede tavsiye ederim, ben aldığımda Bebekti tüyleri yeni çıkıyordu her halde beni Ailesi sanıyor artık, kahvaltıda yemekte daima benledir. Evin neşesi ve Hayatın ta kendisi demek daha doğru.

    Kargalarıda sayesinde beslemeye başladım, bilirsiniz Papağan muhteşem taklitcilerdir ve inanılmazda zekidirler. İlk Karga sesi çıkardığında tüm odaları tek tek aradım eve karga girdi diye, sanıyorum büyük bir keyifle bana gülmüştür, saatler sonra aynı sesi çıkarınca anladım, bahceye bakan pencerem var, Sabahları çay ictiğim kucukte bir balkon, kargalarla Arkadaş olan tek papağandır sanıyorum. Kargaları göremeese berbat karga sesini çıkarır. Kısca Kargalarada yemek vermeye başladım:)

    Belirtmem gerekir, burda Karga sevenlerin sayıları inanılmazdır, hatta en sevilen türlerden biri diyebilirim, Dünyanın en komik ve şakacı en başındadır Hayvanlar arasında.

    Doğaya biraz dikkatli bakarsanız, çok keyifli anlar yaşayabilirsiniz.

  32. andy1 dedi ki:

    Poiztif İnsanlar varsa çevrenizde inanın Hayata başlanan her sabah eğlencelidir.

  33. arasıra dedi ki:

    İnsan hayvanlara çok alışıyor ANdy hocam. Teyzemle Eniştemin çocukları yok. muhabbet kuşu almışlardı. eniştemin ya ayaklarını kemirir ya gazete okumasını engeller ya saçına gelir o kadar eğlenirlerdi ki. hafiften konuşuyordu da. yalnız öldüğünde çok üzüldüler. Eniştem de Teyzem de ağlamışlar. ben fotoğrafını çekmiştim hayattayken Teyzem onu yazıcıdan çıkartmış bakıp bakıp ağlıyormuş.

    Kelime oyunu diye bir program var Show tvde onun sunucusu var. eskiden Charlie diye bir maymunun oynadığı bir dizi vardı. Maymunu Amerikadan getirmişler dizi için ve bakması için dediğim sunucuya vermişler. Adam dışarı çıkmaz arkadaşlarıya görüşmez olmuş. 7/24 yanındaymış hayatı maymun olmuş en sonunda yanından almışlar mecburen :) İnsan çok bağlanıyor gerçekten. çünkü hayvan çok saf bir canlı. neyse o. çok masumlar.

    ben evdekiler izin verse neler yapıcam da maalesef herşeye kapalılar :)

    Kargaların da çok değişik özellikleri var.

  34. arasıra dedi ki:

    Andy hocam ben bu filmi izlemiştim:) çok oldu ama unuttum konusunu tekrar izleyeyim.

  35. andy1 dedi ki:

    Lpndra dışında Arkadaşım evi var, 5 tane at besliyor, ben atları pek bilmezdim yani filmlerde görürdüm hepsi oydu. Arkadaşım bahcede Akşam yemeği yiyoruz at geldi, alışmamışım İnsan ürküyor inanılmaz iri bir hayvan. Atkadaşımın tam arkasında durdu ve inanın saki bizi diniyordu, sonrasında Arkadaşımla şakalaşması, burnu ile itmesi görmeniz lazım, aynı bir Cocuck gibi. Arkadaşımın eşi Doğum için hastaneye yattığında, ahırda tutamamışlar hep kapının önünde yatmış eşi hastaneden dönene kadr.

    Hayvanlar muhteşem yaratıklar, bana 1 panele mal oldu, 3 sene önce eve geldim panelin ön kordunu param parca, akşama kadar kemirmiş, şimdi odanın bir köşesinde Okaliptus agacı kütük var:)

    Çevmrede tanıdıklarımın tümünde mutlaka bir Hayvan var, aslında alabilirsiniz sonucta evin içinde farklı bir eğlence hemde size özel bir varlık oluyor.

  36. arasıra dedi ki:

    Kesinlikle.

    Evde kavga kıyamet kopar. ben gene de bir bakayım daha kızmayacakları birşey bulayım şimdilik :)

  37. andy1 dedi ki:

    Ortak yaşam alanları olan Aile içindeyseniz diğer kişileri zorlmamak gerekiyor.İnsan doğası itibari ile yaşadığı yerleri sahiplenir, sizin tek başınıza alacağınız kararda rahatsız edici olabilir.

    En doğru olan, ortak bir beğenide karar vermek.

    Genelde Türkiyede nasıl bilemiyorum, Eşler genelde ortak paylaşım alanları dışında kendi odalarında bazı özel hobilerini veya çalışmalarını yaparlar. Buda diğer İnsanlara hem saygısını hemde onlara siz benim için önemlisiniz imajını verir. Karşılıklı olarak aslında herşey netleşir gereksiz tartışmalarda en başında bitmiş olur.

  38. arasıra dedi ki:

    Andy hocam filmi torrent olarak indirdim. altyazısını indirdim sonra harddiske attım. tvye taktım. altyazıyı görmüyor. bilgisayarda altyazıyı sürükleyip media playerın üstüne atıyorum çalışıyorum ama tvde görmüyor.

  39. andy1 dedi ki:

    Alt yazı formarı nedir? isterseniz değiştirin örnek thecloset.srt uzatısı yapın.

    Diğer açmama sebebi ise farklı isimler olmasından kaynaklıdır.

    Örnek filminiz thecloset olsun, alt yazıdaki isim ise thecloset.bluray.rip, bunu media player açmaz sebebi isimler farklıdır.

    basit şekilde misal the.closet ismi kopyalayın, alt yazıya tıklayı uzantısını aynı yapın, sorunsuz açılacaktır.

  40. arasıra dedi ki:

    Düzeldi. Yalnız şansıma film RUsça çıktı :)

  41. andy1 dedi ki:

    Keşke indirmeden kontrol etseydiniz, zamana yazık olmuş.

  42. arasıra dedi ki:

    Evet. bundan sonra dikkat etmek lazım.

  43. arasıra dedi ki:

    Andy hocam bayan bir öğretmene erkek bir öğrenci aşık oluyor ve öğretmen bu yüzden sınıfını değiştirmek istiyor. Ben böyle birşeye gerekli olmadığını bu yaşlarda bu duyguların normal olduğunu söyledim. siz bu konuda ne dersiniz. öğretmenin sınıfını değiştirmesi öğrencide büyük bir utanç duygusu yaratmaz mı?

  44. andy1 dedi ki:

    Sayın arasıra,

    Cidden enteresan bir durum, Hem öğrenci hemde Öğrtemenin ciddi psikolojik acıdan yara alacakları kacınılmaz, birde bu olay topluma yayılmışsa Öğrenci farklı bir okula yollanması daha doğru olur veya Öğrtemene bu konuda istediği bir bölgeye atama mecburiyeti olması gerekir.

    Öğrencinin sağlıksız bir Aile yapısı var ise bu durum cok daha istenmeyen noktalara gelebilir.

    Öğrencide her hangi bir sorun yaratmaz çunki düşündüğü şey Aşk değildir sadece bedensel bir ihtiyacı farklı şekilde dile getirmesidir yani ortada aşk değil temelinde, seks vardır bu cümlede doğrumu oldu bilemiyorum veya cinsellik diyelim.

    Bu konuda detaylar malesef ki çok uç noktalarda, gecen gün toplantıda stajerler ile konuşurkende buna benzer bir olay oldu, ve Öğrenciyi Ülkesine dönemsi konusunda uyardım sonuçta istemesede geri gönderildi, 20 yaşında birisi kolay kolay Aşkla cinselliği ayıramaz yani isimlendiremez, İnsanların etnik kokenlerine bakarım ırkcılık değil yanlış anlmayın, kendi Ülke alışkanlıkları, kuralları, Aile kavramları gibi detaylar.

    Mudurunuzun yerinde olsaydım, Kadın öğretmene istediği bir bmlgeye atanması konusunda öneride bulunurdum. Öğrenciyi uzaklaştırmak için gerçek profosyonel bir Doktordan net psikolojik durumunu içeren rapor istemek gerekir. Atkıntılı veya tabuları olan Aile yapısından geliyorsa bu tür Gençler bazı şeyleri algılyamaz yani karşı tarafı sahiplenebilir ve ortaya daha kötü durumlarda çıkabilir.

    Türkiyeden size bazı örneklerle detaylar yazarsam inanın şok olursunuz, değinmemeye çalışıyorum ama Türkiyede malesef durum fazlasdı ile kötü.

  45. arasıra dedi ki:

    Andy hocam öğrenciyle öğretmen arasında bir birliktelik aşk yok. sadece öğrenci platonik olarak öğretmeni seviyor tam emin de değiliz. öğretmeni uzaklaştırmak bu durumda doğru mu? öğretmenin öğrenciye aşk duyduğu bir durum yok ortada. sadece öğrenci öğretmenini uzaktan seviyor.

  46. andy1 dedi ki:

    Sayın arasıra, Farkındayım tek taraflı platonik bir istek, Öğrenciyi okulunuzda bilemiyorum Pedagoloji tıp eğitimi almış bir Öğretmen gözetim altına almalı dierekt olarak değil, okul aktivitesi olabilir ortak hobi dersleri olabilir burlarda öğrneciyle bire bir detay sorularla öğrencinin yapısını değerlendirmeli, sonrasında gerekiyorsa Ailesi vasutası ile Tıbbi destekle Öğrenciye destek uygulanabilir.

    Burda Öğrencinin Aile durumuda önemli yani,Kültürel alışkanlıklar öne çıkar eğer Aile Asya ve Orta doğuda kalisk yaşam kuralları varsa tepkileri çok farklıda olabilir, yani Öğretmeni suçlayabilirlerde bu sebeble mutlaka Tıbbı destekle Öğrenciye durumu hissetirilmeden bu detaylara bakılıp ona göre karar verilmeli.

    İngilterede fazlası ile görülen berbat bir sürectir, İçe kapanık Gençlerde bu durum çok görülür, öğrenci kafasında belli bir düşünce aoluşturur ve malesef bir süre sonra buna kendiside inanmaya başlar. Kadın öğretmenin işi çok zor, kesinlikle sizler Öğrenciye her hangi bir baskı uygulamadan, Öğretmen Arkadaşınıza destek vermelisiniz bu destek Palatonik öğrencinin anlayacağı şekilde olmalıdır göz göze gelmeden ama öğrenciye Bu Öğretmen Kadın değil bir Eğitmen olduğu hissetirilmeli. Bunuda yapacak olan Tıbbı bir danışmadan alnınacak destekle olur.

    Öğrenci sizin vereceğiniz tepkiyi farklıda anlayabilir Aileden gelen sorunlar varsada bunu kişisel takıntıyada dönüştürebilir.

    Üzülerek yazıyorum, Türkiyede bu malesef ki çok fazla görülen bir sorundur hatta Aile içi ilişkilere kadar giden Ensest tabir edilen tacizlerde fazlası ile görülebiliyor. Bu sebeble mutlaka tıbbı destkle bu sorunun üzerine gidilmesinde fayda var.

  47. arasıra dedi ki:

    ANdy hocam çocuğu doktora mı göndermek laızm? bilmiyorum kafam benim de karıştı. peki öğretmenin sınıfını değiştirmek nasıl bir yaklaşım olur?

  48. andy1 dedi ki:

    Sınıf değiştirmesi elbetteki şuan en ideal çözüm, Cocuğa sözlü olarak değil ama ifade olarak yarattığı sıkıntı ve sorunun ne olduğu götserilebilir, tabiki bunu anlayacak beyin yapısındaysa.

    Okulun sorumlusu, bu konuyu Cocuğa yansıtmadan Ailesi ile görüşerek anlatabilir, fakat daha önce yazdım Aileninde Beyin yapısı nedir onu bilmek gerekiyor, Aile inanılmaz berbat bir tepki verip olayı dahada rezil hale dönüştürebilir hatta çirkinleştirebilir.

    Malesef yine aynı şeyleri yazmak üzücü ama Türkiyedeki eğitim sisteminde Öğretmenlerin ne kadar sahipsiz olduklarınında net göstergesidir, cidden çok üzücü.

  49. arasıra dedi ki:

    Teşekkür ederim Andy hocam.

  50. arasıra dedi ki:

    Fİlmi izledim. güzeldi :) yıllar önce izlemiştim ama unutmuşum tabiki. Andy hocam eski filmlerin görüntüleri benim daha hoşuma gidiyor bilmem katılır mısınız? renkler daha doğal gözlerimi yormuyor daha net geldi bana.

    Mesela geçen gün de Trt 1 Hd de DERİN DARBE filmini izledim. izlediğim en net renkleri en güzel filmdi desem abartmış olmam. acaba eski kameralar daha mı kaliteliydi :)

  51. andy1 dedi ki:

    Hayır günümüz teknolojisi ile çekilen filmlerde sinyali aktaran cihazlarında iyi olması gerekir, eski filmlerin daha sakin olma sebebi o günki teknolojinin bugüne uyarlanmış halidir. İzlenen filmler restorasyonlamış hallerindedir. Örnek orjinal haliyle yayınlansaydı şuan Türk filmlerinin kalitesinden biraz daha iyi görüntü olurdu.

  52. arasıra dedi ki:

    O zaman Trt1 ve Atv Hd’yi tebrik etmek lazım. film restore edilmesinin yanında iyi aktarıyorlar. Onları izleyince Televizyonumu seviyorum Andy Hocam :) D smart sinema kanalları ise para verdiğin halde, filmler daha yeni filmeler olmasına rağmen görüntü bu kanallarla karşılaştırıldığında tam bir rezalet.

  53. andy1 dedi ki:

    Dmsart, Digiturk, Teledünya sanıyorum bu uc platformda tek bir kyankatan filmleri alıyorlar yani uc platforumunda yapacağı pek birşey yok, sinyal satan firmanın sorunu demek gerekir.

    Bahsettiğiniz konuyu net olarak gördüm ve şaşırdığımıda belirtmeliyim, Arkdaşımda sinema kanallarına baktım, HD denilen kanallar net olarak SD yayın kalitesinde özellikle dizilerde dahada durum berbattı. Bu hdboxlarla alakalı olduğunu düşünmüyorum yayıncı kanyaklaı SD kalitede verilen sinyalle alakalı bir durum.

    Örnek Sky aynı sinema kanallarına bakarsak görüntü net olarak 720p kalitesinde aynı durum Türkiyede SD görüntüden ibaret.

  54. arasıra dedi ki:

    Peki aynı frekansa birçok kanal koymak görüntüdeki kaliteyi etkiler mi? Örneğin D smartta bir frekanstan 10larca kanal var.

  55. andy1 dedi ki:

    Sanmıyorum, uydu vericilerinde etkileyebilir dsmart farklı bir bant üzerinden yayın yapıyor diye biliyorum.

  56. Erdem Antalya dedi ki:

    Merhaba Andy1 bey ve arasıra bey sohbetinize katılmak istedim. Arasıra bey Dsmart taki sinema kanallarının görüntü kalitesinden bahsetmişsiniz haksızınız görüntü kalitesi Hd olmasına rağmen kötü fakat bu değişken bir şey bazen daha iyi bazen kötü bazen şaşırtılacak kadar iyi bunun nedeni ise sabit kalitede yayın yapmamalarından kaynaklanıyor ben yakından takip ediyorum kablo tv den izliyorum kampanyadan faydalandığın için kampanya bitene kadar film seyrediyorum her gün :) bazen bazı filmlerde hareketli görüntülerde görüntü parçalanıyor bazende bazı filmlerde bu olmuyor. Anladığım kadarıyla veri hızını sabit tutmuyorlar buda bu sorunlara yol açıyor. Aslında bu çok büyük bir saygısızlık hem para alıyorsunuz hemde yayın kalitenizi sabit tutmuyorsunuz bu resmen saygısızlık. Ben yabancı platformlarda özellikle SKY kanallarında çok film izledim inanın SD film kanalları bile nerdeyse Bizdeki sinema kanallarından iyiydi. HD film kanallarından bahsetmek bile anlamsız geliyor çünki siyah ile beyaz kadar fark var. Birde aynı frekanstan birden fazla kanal kaliteyi etkilermi diye sormuşsunuz normalde eğer standartlara uyarsanız fazla etkilemez fakat düşük bitrate ile verirseniz çok etkiler ki bizde malesef etkiliyor. Aslında komik bir olay var şimdi Türksatta DVB S2 sisteminden Sd yayın vermeye başladılar bu çok komik çünki S2 sitemi HD kanallarını vermek için kullanılır tabiki HD aktarmak için bant genişliği fazla olduğu için çok daha fazla (tek frekanstan )yayın basıyorlar bunun bir komik yanıda SD receverle alınamaması Sadece HD receverle alınabiliyor. Bunun dışında bir komedi daha 4K test yayını. Yayının ismi 4K test fakat çüzünürlük ve yayın 4K değil Çünki Normal HD receverle alınabiliyor. Görüntünün 1/2 sini izleyebiliyorsunuz. Yani uzun lafın kısası burada boşuna konuşuyoruz. Bunun dışında film restorasyonu konusu benim özel ilgi alanım. Özellikle belirteyimki eski filmleri HD olarak izlemek beni daha çok cezbediyor. Çünki Bu filmler zamanında 35mm fil olarak çekildi bu bilgiyi pek fazla kimse bilmez 35mm film 20 megapikselden yüksek bir çözünürlüğe sahiptir Yanı kısacası 4K nın 8 mega pixsel olduğunu düşünürsek aradaki farkı siz düşünün. Bu yüzdenki eski filmler çok daha güzel oluyor. ATV ve TRTHD deki filmler bazen gerçekten çok muhteşem oluyorlar. Örneğin yakın bir zamanda ATV de karayip korsanlarını izledim görüntü o kadar güzeldiki izlediğim halde tekrar izledim TRT HD kanalında Hafta sonları bazen eski kovboy filmlerini HD restore olarak veriyorlar onlarda çok keyifli oluyor. Fakat bu sadece bizde böyle değil Avrupa kanallarını takip ederim bazen onlarda bu nerdeyse sıradan bir olay haline geldi. Bu birazda izleyiciye saygı. Bizde ise halen bir çok eski türk filmi çok kötü görüntü ve kötü hışırtılı sesle veriliyor. Bu arada Sinema kanallarını D smart platformdan çıkarma kararı almış buna bir anlam veremedim. Konu çok uzadı neyse uzun lafın kısası yayıncılık çok iyi değil kullanılan materyaller iyi değil fakat baktığınızda yayıncılarımız mangalda kül bırakmıyorlar ben hep söylerim bir insan daha iyisini görmeyince elindekini çok iyi zannedermiş Saygılarımla

  57. arasıra dedi ki:

    HImmm. Forumlarda herkes görüntüdeki kalitesizliği buna bağlıyor da. örneğin 10970 frekansında birçok kanal var.

  58. andy1 dedi ki:

    Erdem Bey,

    Türkiyede Tv yayıncılığı bana fazlası ile saçma hatta aklımın alamayacağı tuaflıklarla dolu. Firmalar bu işi inanılmaz abartmışlar ve abartmayada devam ediyoralr, utanmasalar tüm kanalların yayın haklarını kendi platformlarına alacaklar. Tekelcilik olur fakat Türkiyedeki gibi saçmalığın ötesinde bir uygulama inanılmaz denecek kelime yok.

    60 Adetten fazla HD kanal var izliyormusunuz derseniz inanın izlmeiyorum, belli kanallar dışında izlenecek birşeyde yok zaten. Sinema kanllarını üyeliğimi bitirdim izlemediğim film nerdeyse yok 7 Bin adetten fazla arşiv var. Klasik filmler konusunda haklısınız inanılmazın ötesinde görüntü kalitesi iyi, eski filmlerin konuları başlı başına çok güzel itina ile seçilmiş senaryolar, izlemek farklılık en azından benim için.

    Sinema kanllarını platformdan çıkarma kararı almışlarsa doğru yapmışlar, smart yayınlar ile abonelikler başlayacak büyük ihtimallede şuanki hdboxların tamamı değişecektir. Tabiki firmalar senelerce İnsanları sömürdü 2016 senesinde aboneleri kalırmı bilemem veya kim abone olur belki spor yayınlarında devam ederler. İnternet üzerinden herkes şimdiden yayınları izliyor bazı abonelikler başladı aylık 10 dolar gibi kısıtlı kanallar var.

    Türkiyede İnsanları hep kandırmışlar, yeni yeni İnsanlar daha doğrusu gençler diğer Ülkelerin nasıl seviyede yayın izlediklerini görüyorlar.

    Avrupada mahalle dersem yanlış olmaz yerel kanallar bile HD yayın yapıyor, Türkiyede milyon dolarlık firmalar HD yayını sanki uzay teknolojisi olarak gösteriyor.

    Bir yerde İnsanları aptal yerine koymakla aynı şey.

    Saygılar

  59. andy1 dedi ki:

    Sayın arasıra,

    Herşey yayıncının verdiği sinyal kalitesine bağlı. Şimdi siz aradaki görüntü farkını anlayabiliyorsunuz. İnanın Türkiyede %95 oranda bir topluluk bunun farkında bile değil.

    Çamurdan farksız kalitede resim sunan panel bile onlar için Dünyadaki en süper görüntü manasına geliyor.