Orjinal Rönesans veya 16-17 yüz yıl Yağlıboya Resim yapalım,Binlerce liraya değil 100 liralara

Dün bir Hanım Efendi Mail yoluyla benden istekte bulunmuş, Özür dileyerekte bildirdim Mail yolu ile bilgi paylaşımını sevmiyorum, bu inanın tuaf bir şey çunki sıkılıyorum. Bugüne kadarda Msn denilen şeyi hiç kullanmadım çunki bilmiyorum. Bilgisayarımda bir ara kuruluydu farkında olmadanda silmişim.

Size komik gelebilir ama yeni hesap lamak gerekiyormuş Skpye diye alayım dedim, pes ettim çunki alamadım:) Aldım ama açmasını bile beceremedim, bu açıklamayı belki kasti olarak yazmıyor veya paylaşım yapmak istemeyen Dostlarımızla paylaşmak istedim. Hastalık biraz yaşlılık bve sonucu İnternetle kavgalı kendi kendinize söyledniğiniz komik hallere düşebiliyorum.

Evet gelelim başlığıma, abartılı yorum sanmayın, orjinale yakın hatta orjinalin sadece kopyası olacaktır, eskitmesine kadar sizin yapacağınız muhteşem tabloları yapıp tual çercevede evinizi Müze haline bile getirmek sizlerin hayal gucunuze kalıyor.

Malzemelerimiz:

1. Sececeğiniz resim İnternet yüksek çözünürlüklü olmasına dikkat edin yada evinizde katolklardan görüpte keşke benimde salonumda olsaydı demek istediğiniz tablolarda olabilir.

Michelangelo Merisi da Caravaggio,
xc
Benim hayranı olduğum 17 Yüzyıl Dahilerinden, bu tarz Snata ve resimlere merakınız varsa tercih edebilirsiniz.
q
Bu resmi Yağlıboya özel siparişle sırf kendim için yaptırmıştım, İranlı Ressam kulakları çınlasın Ahmed Sahed tarafından yapılmıştı. Kendi eskitme yönetmelerimde malesef sadece 2 gün kadar keyfini sürebildim, Türkiyenin önde gelen simalarından birisine satmak zorunda kaldım aslında hediye demem gerek, aradan 15 sene geçti parasını bile alamadım:)

2. Tuval, boyutu size kalmış, 1-2 metre veya daha küçük.

Renkli fotokopi veya baskı yapan bir yerden isterseniz buyıkluk size kalmış tam tek parça yada resmi ölçekleyip a4 akğıtlara yüksek çözünürlüklü renkli fotokoplilerini çıkarttırın.

3. Sıcak tutkal 100 gram 1 kilo beyaz üstübec.

4. her renkte toprak ve oksit boyalar 50 şer garam yeter zaten çok ucuzdurlar.

5. Fırça yani resim fırçaları.

6. Boyacı ispatulası.

7. Bolca eski bez

Şimdilik ilk aklıma gelen malzemelerimiz bunlar.

Tualin hazırlanması…………………
Sıcak tutkalımızı suya atalım bir paramak su taşması yeterlidir, tutkal erirken karıştırın ve su ekleyin 100 garam tutkala 1 litre su yeterlidir, içine 1 su bardağı toz üstübecimizi atalım ve katırştırmaya devam edelim, akışkan ve fırca ile sürülecek kıvam yeterlidir.

Tutkalımız hazırsa fırca ile tualimize duvar boyar gibi sürelim, 3 kat yeterli olacaktır tual kuruyunca olduka gergin ve sert olur, burda fazla orjinallik tutkunuz varsa, hazırladığımız karışımın içine su boyası ekleyebilirsiz ceviz renk tatlı eski bir kahve tonu oluşturur.

Dahada eski olsun derseniz, evinizdeki eletrikli süprgenizi boşalmadıysanız tualide alın balkona çıkın, tual ıslakken makinayı acıp arkada dışarı hava püskürten kapaların önüne tuvali koyrun, tuali elinize alıp bu gelen havaya kaşı tüm yerini tozların yapışmasını sağlayın.

Bu kdar kolay bu kadar pis görünen işlemi elde edersiniz:)

Merak etmeyin tozlar tualden asla kalkmaz çunki scak tutkal çok kuvettli bir yapışkandır.

Tuale mistik bir hava katmak içinse pamuklu bir bezi avıc içiniz kadar sıkarak sert bir top haline getirin, beyaz üstüben sulu sıcak tutkal raışımı yapın, bu bezi karışıma daldırıp tual üstüne baskı uygulayın, bu yönetemle tualde doğal bir boya dokusu oluşacaktır oysaki bembeyaz bir zemindir, kuruduktan sonra ise harika çok eski bir tualimiz artık işleme hazırdır.

Resmi isterseniz yeteneğiniz var ise Sizde çizebilirsiniz, hayır ben hiç bir şey bilmiyorum fırca tutmasını bile bilmem derseniz o zaman iş hayal gucunuze kalıyor.

Bu arada piyasalarda bututec görevi gören yansıtıcı mercekler satılır ressamların yansıtma yöntemi ile resim yaptıkları en kolay çöüzmdür, tual buyukluğune göre her hangi kataloktan kestiğiniz bir resmi bu yansıtıcı projektor içine koyup tam tual boyutunuzda gerçek görüntüyü elde edersiniz, istediğiniz gibide keyifle boyayabilirsiniz, harika bri işlemdir daha doğrusu çalılma yöntemidir, yeteneğiniz olmasa dahi keyifle kopya üzerinden boya ile kendinize ait eserleri yaratırsınız.

Gelelim tualimize ekleyeceğimiz resme, bunu transfer yöntemi ile yapacağız, resmi ister ters olarak yapıştırın isterseniz düz, fark etmez, sellozik tinerimizi alalım, renkli fotokpimizide alıp resmin üzerine pamukla bastırmadan tineri sürün resmi yapıştıracağınız zeminide önceden tinerle silin ki bu işlemde fotokopi renklere tamaen tuale geşsin, isterseniz sentetik tinerlede yapabilirsiniz fark olmayacaktır, resmi üstünden pamuklu bezle yani tinerli bezle bastırıp iyice tinerin zemine geçmesini sağlayın kağıdı çekin tüm renkler ve desen tuala geçmiş olacaktır, resim ebadını istediğiniz kadar buyutturebilrisiniz, profosyonel fotokopi yapanlar size istediğimiz boyuttaki resmi ölçekler verirler, butceniz yeterli ise tek paraça olarakta çıkarabilirsiniz, veya tualinizide alıp bu merkezlerde resmi bastırabilirsiniz.

Son işlemimiz eskitmedir, buda oldukça keyifli bir yönetmedir, yine sıcak tutkalınızı hazırlayın sulu bir kıvam olsun ve kopyaladığımız resim üzerine fırca ile sürün kurumasını bekleyin, ortalama 3-4 gün içinde harika doğal çatlaklar elde edersiniz.

Kolay gelsin

Gökhan Erol

Not: Bu işlemi Evimizde aklımıza gelen her objeye uygulayabilirsiniz, İsterseniz Eşinizin resmi isterseniz Cocuklarınızın, tercih sizindir.

Tarih: 05 02 2014
Üst kategori: Antika Restorasyon
Alt kategori:

'Orjinal Rönesans veya 16-17 yüz yıl Yağlıboya Resim yapalım,Binlerce liraya değil 100 liralara' hakkında sorular, açıklamalar

  1. yavuz-ordu dedi ki:

    Erol ustam inanılmaz bir şey bu dinlendiyseniz ;) tualin yapılışını anladım ama internetten indirdiğimiz resim ne oldu onu ne yapacağız nasıl bir işleme tabi tutacağız ayrıntı yazmamışsınız tam anlayamadım.Erol ustam,eşime de sizden bahsettim,kendisi resim öğretmeni ve ressam,Orduda kişisel ve karma sergiler açtı.Bu konuyu özellikle o istedi .akşam yazılarınızı gösterdim çok etkilendi.Saygılarımla.

  2. Gokhan Erol dedi ki:

    Yavuz Bey, Resimleri tuval boyutuna göre tek parça veya ölçeklendirip çıktılarını almak mümkündür, kaliteli renkli baskılarda bu resimler, tuvale yapıştırabilir veya ters cevirip tinerle silere tuvale renkleri aktarabiliriz. Her iki yöntemde kolaydır.

    Eşinize Saygılarımı iletiyorum, kendisi zaten bu konuda harika sonuçları alacaktır, bu işlemle 220x180cm ki resimle pekte alakam yoktur sadece renklerde oldukça iyiyimdir. Dev tablolar yaptım hatta iki taneside evde hatıra olarak saklarım reimlemeye çalışırım, amatör işten asla bahsetmiyorum profosyonel resimle fark edebilmek için, resimden anlayn birisi olan yapılan işin ne olduğunu anlayabilir ki, bodrumda Ünlü bir oTelde Dört çalışmam halen duvarlarını süslediğini haber aldım.

    Burda en önemli detay tualin zeminidir, bu zemin yapıldıktan sonra zaten sonuçta harika olacaktır, resmimleri ekledik veya tuale ektardık, tek yapmamız gereken yağlı boya ile resmin üzerinden orjinal renklere sadık kalarak geçmektir. Eşiniz eminim harika işler ortaya çıkaracaktır.

    Bir uc örnek vermek isterim, bu şekilde 2 kişi yetiştirdim, aylık gelirler 15 sene öncesi 5000 dolar civarıydı sakın abartıyorum sanmayın, her ikiside azeri kökenli Hanımlardı bu İnsanlar yokluğuda sıkıntıları yaşamış kişilikler ve inanılmaz hırslı hayatı en güzel şekilde yaşamak için öğrenme merakları sınır tanımıyordu. Harika işler yaptılar, Türkiyede sattolar sipariş aldılar. Ve o dönem bu iki kızımız bana vedalaşmaya geldiler ellerinde hediyeleri ile, İtalyada mağazalara iş yapmaya başladıklarını söylediler inanılmaz gurur duydum.

    Burdaki tek sır tuvalein zemini, bu zemini siz istediğiniz hale getirebilirsiniz, örnek eski resimlerdeki çatlak dokular ve silik resim halinde yapabilirsiniz.

    Konuları hep yarım bırakıyorum kusura bakmayın, sebebi ben hevesle konuyu acıyorum ilgi olmayaıncada demekki İnsanlar beğenmemiş diyorum ve acıkcası konuyuda unutuyorum:)

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  3. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam yavuz abi sormadan ben sorayım eski resimlerdeki çatlak dokular ve silik resim halinde yapabilirsiniz. demişsiniz nasıl bir teknik uygulamamız gerekir
    sağlıcakla kalın

  4. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Çatlak dokuları sellozik veya seneteik boyalarla yapabilmek mümkün, dahada kolayı şimdi hazır olarak satılan lakeler var alıp sürüyorsunuz ve zemin çatlamış olarak ortaya çıkıyor.

    Birde Sıcak tutkalla yapılan astar sır var bu daha doğal görünün verir, sebebi çatlaklar tamamen doğaldır hatta tırnak ucuyla dahi sökebilirsiniz, bu doku üzerine vurulan özel vernik ki bunu yazmıyorum, özelden isterseniz mail yoluyla veririrm.

    Sayenizde şunu anladım, paylaşım yapmak çok güzel bilgiyi paylaşmak muhteşem bir his birde gerçek varki bu bilgiler doğru İnsanların elinde olması daha adil olacağını düşünüyorum.

    Bir çok formulude artık yazmamak gerek sanıyorum, siz zaman ayırıyorsunuz soruyorsunuz merak ediyorsunuz, Dün 15 Bin kişi okumuş yazıları bir çoğuda Usta denilen kesimden, eminim şimdi bu bilgilerle Antika severleride yanıltabileceklerini düşünmeye başladım.

    Bi Hanım Efendi mail atmış, diyor ki Gökhan Bey bir Usta ile konuştum Antika Mobilyalarımın Restorasyonu için, Adam öyle anlattıki ”Sizin yazınızı okuyorum sandım” Sormuşta Gökhan Ustayı tanıyormusunuz diye. Evet tanıyorum demiş oysaki ne ismini duydum nede 15 senedir her hangi bir Usta ile diyolğum olmadı tanıdığım eski çıraklarım haric ki onlar zaten işleri başından aşkın, İnsanlar.

    Hanım Efendiyi takdir ettim, Mobilyalarının Ahşaplarını ve Hangi döneme ait olduklarını stillerini sormuş, Güldüm diyor birde Özür dilemiş güldüğü için. Kibarca teşekkür edip yollamış.

    Üzülmemek elde değil, Gerçek usta zaten agacı bilir, stillerini bilir, hangi döneme olduklarını rahatca söyler anlatır. restorasyon yaptıracakların bu konulara dikkat etmeleri gerekir.

    Varak tamirinde ise mutlaka bir detay var, Polyester destekli kalıp yapanları uyarsın orjinal torak ile bu kalıpları yapmalarını sağlasınlar.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  5. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam varakta polyesteri kullanan tek millet biziz herhalde erol ustam mail yoluyla gönderirim demişsiniz heyecanla bekliyorum
    -erol ustam maille ne yollarsanız yollayın sizden gelen işime yaramıycak hiçbir bilgi yok,şu yazıyı inanın hastanenin bankosundan yazıyorum babamı emara aldılar bende laptopumla burda sizden gelen mailleri mesajları okuyorum personel garip garip bakıyor aklınıza sorayım sormayayım ne olursa ne gelirse yazın gönderin kendimi sürekli ifade etmeye uğraşıyorum cep telefonuma bile özel yazılım yükledimki sizden mail gelirse hemen haberim olsun diye
    sizin sahip olduğunuz bilgiler artık yok ustam yok bize bir hazine veriyorsunuz bilgi doyulabilecek birşey deyil –ben zaten antika mobilya restorasyonu yaparkende para kazanabilmek için ahşap,polyester aksesuar. mum metal kaplama gibi işler yapıcam bu nedenle dekoratif boyama,çatlatma vs herşeye ihtiyacım var
    size yavuz abinin çalışma ofisinin resimlerini göndericem bu ofiste bağzı çalışmalar yaparız bizi daha iyi anlycaksınız
    sağlıcakla kalın
    levent

  6. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Varak restorasyonlarında Polyester kalıp alıp 100 senelik Antikaları sözde restore eden Süper Ustalara söyleyin bakalım ne cevap verecekler.

    İsmini vermiyorum çok sevdiğim bir Dekoratör Dostum vardı, Sosyete için çalışan, Ahlakına hayradım, bir gün Varak bir aynayı birilerine yaptırmış, Geceye yakın bir zamanda beni aradı, Gökhan Atolyedeysen mutlaka ıkonuşmamız lazım, bekeledim 2 metre boyunda muhteşem bir ayna, Varaklanmış pırıl pırıl ve hakkını yemek istemem varak kaliteside oldukça iyi, paranın hakkını vermişler.

    Şunu dedi ben bu işi Konsolsluğua yaptım, ve işin bağlayıcılığı var çunki tarihi eser kapsamında, Varak yaptırdığı yerde çırak farkında olmadan polyester kalıbı göstermiş ”Abi bizdee bir aynısı, bizde herşey kalitelidir” :) Tamir olan bölgeyi acarmısın dedi, actık ortalama 40 cm boyunda polyester ortaya çıktı. Abartmıyorum Levent Bey Adamdan ter boşandı, Konsoloslukta bur durum oraya çıksa inanın Mahkemeye verirler inanılmaz bir tazminat öder, ortada Tarihi eser var çunki ve Müze tarafından kayıt altına alınmış.

    Bana yaparmısın dedi hiç bir zaman başkasının bozduğu işi almak prensibim olmadı, isterse on misli para versinler asla bulaşmazdım. Aynı yere götürtüp bu sefer Ahşaptan kalıp yaptırmışlar ve o dönem ben kimseyi formulu vermezdim. Müşterilerim haric zaten bir çoğu yanımda oturur benle bazen yardım bile ederlerdi.
    Yazmakla bitmez, yaşadıklarımı yazsam her halde bir sürü tuaf detaylar olurdu.
    …………………

    Levent Bey, Kalıp işinde bir çok meteryal var polyestere dahii gerek yok, kokusuz kimyasallar ile kalıp dökebilirsiniz.
    Hatta kuruyunca şej şeffaf tabaka haline gelen kalıp slikonları oldukçada dayanıklıdır.

    İsterseniz isimlerinide yazabilirim. Oyuncak dökümlerinde bu şeffaf slikon daha doğrusu guclu bir kalıp malzemesidir buyuk bir keyifle istediğiniz oyuncağı dökersiniz, evinizde masa üstünde dahi keyifle kokusuz çalışırsınız.

    Babanız İnşaAllah düzelir, selamlarımı ve ellerinden öptüğümü iletin lütfen.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  7. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam bildiğim bir RTV2 kalıp silikonu var isimlerini yazarsanız çok iyi olur hazırlanışları nasıl olucak onun hakkındada bilgi verebilirseniz memnun olurum
    Eskitme ve çatlatmayla ilgili mailinizi bekliyorum geniş yazarsanız memnun olurum isterseniz word belgesine yazıp atın
    çalışma ofisimize mutlaka bakın
    teşekkürler

  8. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey bir liste hazırlayıp, size mail ile aktarırım.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  9. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam çok çok çok teşekkürler size duacıyım ama gerçekten duacıyım
    -erol ustam kafama takılan birşeyde eski konakların ahşabının onarımındada mobilya restorasyonu yaparken kullandığımız malzemeler ve tekniklermi kullanıcaz çünki antalya ve civarında fazlasıyla bu çeşit yapılar var bu konuda başka bir ayrıntı varmı
    mesela pencere pervazları sürekli dış dünyayla temasta buranın onarımı,tavan kışın ısınmak için yakılanlar nedeniyle kirli
    duvarlarını boyarken ve ahşapları boyarken nasıl boya seçmeli (sentetik boyalar yangın riski taşıdığından birtek devletin yaptırdığı restorasyonlarda tarihi binalarda,saraylarda,tarihi konaklara kullanılır -örnek yanan galatasaray lisesi :)
    ahşap kısımlarının boyarken su temelli boya kullansak ahşap boyayı emecek nasıl bir sistemle bu sorun çözülebilir atalarımız nasıl yaparmış sadece cila olur desek bağzı ahşap binalarda hatta saray ve tarihi binalarda buna dahil ahşapları boyalı bizimde bir tane başımızda var müsait bir zamanda konağın resimlerini çekip size göndericem
    sevgilerimle

  10. Gokhan Erol dedi ki:

    Levenet Bey, İnsanların size teşekkür etmesi gerekir, bir kez daha belirtiyorum bu sorularınız olmasa ben hiç birini yazmadım çunki aklıma gelmezdi. İş ve Meslek Ahlakının en güzel temsilcilerinden birisiniz. Teşekkür ediyorum.

    Levent bey, Derinlere girmek istemiyorum, çunki birleri alınabilir ve inanın İnsanlarlada uğraşmak istemeyecek kadar zor bir Hastalığım var.

    Konak Saray resostasyonları yapılıyor, yağlı boyalar Univeristlerce öneriliyor, bu ortamda kime neyi anlatacaksınız. Ben yeri boya yaparım üzerinde ateş yakın zemin etkilenmez bakın uç bir örnek verdim. Böyle işlerde yaptık, sadece boyaya zarar verebilirsiniz ahşapa zarar vermeniz için keserin keskin ucu ile vurursanız zarar verebilirsiniz bakın tersi ilede vursanız zarar veremezssiniz sadece yapılan boya katmanını ezersiniz. Riski var evet bu boyayaı ilerde sökmek yani restorasyonda temizlemek zordur boyadan kastın şeffaf koruyucudur.

    Bu yazdığım formulmu? Alakası bile yok:)

    Belli formulleri herkes yazar çizer anlatır, anlatılan şey farklıdır. Kullanılan malzeme ise farlklı bir şeydir (mail ile anlatırım), bir çok çeşidi var, duvaları dahi boyaya bilirsiniz hemde orjinal toprak renklerle, bu forumlu Türkiyede bilen varmı hiç bir fikrim yok.

    Tarihi eserlerde dış ahşaplarda bu karışı rahatlıkla kullanabilirsiniz, ateşten, guneşten uzun süre koruma sağlar ve yağmur mevsimindede üzerindeki pisliği atar yani ahşapa işlemesini engeller.

    Vereceğim detaylarla ile boyayıda kendiniz yapabilirsiniz yani özel boyalara veya renklere mecbur değilsiniz, farklı renkler üretmek sizin hayal gucunuze kalmıştır.

    Mail ile detay vereceğimi belirttim, Arkadaşlardan özür diliyorum, sebebi basit Levnet Bey gibi Sanat aşığı bir İnsan aslında Herkes için bu soruları yöneltiyor, kendisi için olsa eminim mail yolu ile rahatlıkla siterdi ve bende severek verirdim.

    Kendim için değil fakat 159 Senelik ustalarında bir hatırı olması gerekir diye düşünüyorum, Rahmteli ustalarımızı yazdım onların yaşadığı zorlukları, umursamazlıkları yazdım. Çok üzüdür ama Aslında hiç birşey değişmemiş bunuda çok üzülerek bir kez daha şahid oldum.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  11. levent-ordu dedi ki:

    evet erol ustam evet sadece kendim için deyil sorular peki erol ustam ya siz olmasaydınız ya sizi bulmasaydık şimdi yazdığınız yazıları okuyorum sadece bumu ustam yatakta uyuyana kadar adeta yazdıklarınızı tatbik ediyorum elimde deyil.her sabah kahvaltı bile yapmadan sizin yazılarınıza bakıyorum
    tekrar tekrar teşekkürler telat ustanın üzerine rahmetler yağsın sizi yetiştirmiş dualarımız sizinle ve onunladır
    en derin hürmetlerimle
    mailinizi bekliyorum

  12. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Sizin gibi İnsanlar inanın keşke toplumda daha fazla olsalar, değerlere, kültürel mirasa sahip çıksalar. Malesef çok az sayıdaki Kültürlü İnsanlardan birisiniz.

    Hep diyorum ben sadece paylaşan birisiyim, asıl aktaranlar önemli. Bir Bayrak yarışı gibi, bir nesil diğerine taşıyor. Üzüldüğüm ise Türkiyede harika Gençler var, siteye bakarsanız 14-16-18 yaşlarında Evlatlarımız bana model arabları nasıl yeniden boyacaklarını sorarlar. Bu bir özelliktir bu Cocuklar içlerinde olan bir merakı yaşamak yapmak paylaşmak istiyorlar.
    En sevdiğim sorlarda genellilke bu pırıl prpıl Evlatlarımızın sorularıdır, Anne Babalara şunu derim, bu Cokuklarınızın değerini bilin, destek olun. Çevrelerinede güzelliği kaliteyi aşılayan İnsanlardır.

    Restorasyonlar tamirler hepsi bir şekilde zaten yapılır. Haksızlık olmasın madem bilgi veremiyorlar, madem ki kendi çevrelerinde bu işten sadece ekmek yeniyor, Univerisiteleride kapasınlar. İngiliz talebe Universite ile tarihi merkezleri geziyor, Bizin Gençlerimiz ise bırakın okulu ekmek parasını düşünüyor.

    Farklı isimler sayarım, artık para kavramını unutmuşlar, sadece kendi çevreleri doyuyor başka hiç kimseyi almıyorlar, özel kuluplere dönüşmüşler.

    Birde Ustalar var aslında kızamıyorumda hepsi ekmek parası derdinde, halbuki biraz okusanlar biraz kendini geliştirseler daha fazla kazanacaklar.

    Antika Restorasyonu size bende soru yöneltmek istiyorum, Türkiyede bana kaç tane Usta sayabilirsiniz?

    50 tane faraklı Ahşap mobilya koyalaım ve Ustaları çağıralım, kac tanesi size mobilyaların tarihini anlatabilir?

    Kac tanesi agaçların türlerini söyleyebilir?

    Anadoluda doğada yaşayan bir İnsan dahi bölge odunlarını bakarak söyleyebilir. Eleştiri olarak yazmıyorum sakın yanlış anlaşılmasın, Gençlerimizin kendilerini yetiştirmleri için yazmaya çalışıyorum.

    Universitler Sanat okulları kurulmasında önderlik etmeliler, Gençleri yetiştirip diploma vermenin bir manası yok, Ekmek parası kazanmaları gerekiyor, Universitede yeterli donanımları alan Gençler bu Sanat okullarında harika işler kurabilirler. Ülkeye katkı yapabilirler, Ülkemiz İnsanı çok yetenekli yeterki olanak tanınsın.

    İranlı Gençler tanıdım, Azeri kökenli İrandan İstabula ürün getirip satıyorlardı. Konuda örneklerinide çok verdim farklı konularda detaylarıda var. ortalama 2 ayda bir yaptıkları eserleri 2 günde satıp en az 3.000 dolarla Ülkelerine dönüyorlardı. Ben denedim dedimki bizim Cocuklarımız kazansın inanın 18 yaşındaki Genç Universite yazmıyorum ünlü bir sanat Universitesi olarak bilinir, dolandırmaya kalktılar düşünün hayatında belkide profosyonellikte alacakları paralarla işler teklif ettim çok ama çok üzücüdür bir tanesi dahi aldığı işi teslim etmedi.
    Parası bitiyor Bin tane özürle gelip utanmadan birde işe devam ettiğini malzeme alması lazım diye yalan söylerlerdi, hadi derim şu işi görelim paranıda vereyim dediğimde tamam ben getiririm der bir daha gelmezlerdi.

    İranlı Gence kaporasını verirdim inanın tanımazdım bile, sadece tavsiye ile bildiğim kişilerdi 1 tanesi dahi 1 kuruşa tenezül etmedi zamanında işlerini teslim ettiler.Gençlerimize Universite verdiği dersin önemini veremiyor ki Cocuk neyin içinde olduğunu bilsin, sanıyorki sadece diplomadan ibaret.

    Gençlerimize verilen eğitimin ilerde onlara para olarak getiriside anlatılmalıdır, Din dahi belli bir getirisi olan inanctır, iyi kul olursanız mükafatlandırılırsınız. Universite Gence sadece ders veriyor.

    Ne diyelim, sadece umudum İnşaAllah düzelir demekten ibaret.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  13. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam teşekkür ederim beni tam anlamışınız evet kültürel mirasa sahip çıkmaya çalışıyoruz mesela yavuz ağbi bir kuruş çıkarı olmadan yaylaların hikayesini yazar tarihi alanların tespitini yapıp onları turizme kazandırır
    şimdide ordudaki gürcülerin soylarını yazan bir araştırmaya imza attı yeryerinden oynadı tebrikler yağdı
    http://www.orduhayatgazetesi.com/author_article_detail.php?article_id=3024 bu internet sayfasından yazılarına bakabilirsiniz yazılarına o zaman bizi daha iyi anlarsınız
    benim amacımda yavuz abi gibi kültürel değerlerimize sahip çıkmak biz biryere kadar çıkarız ömrümüzle sınırlı ama birilerine sanat öğretir kazandırabilirsek o zaman devam eder yazdığınız gibi Bir Bayrak yarışı gibi, bir nesil diğerine
    erol ustam usta niteliğinde kendini geliştirebilene raslamadım mesela çok ünlü televizyonlarda boy gösteren akıl veren bir saray restoratörüyüm diyen birinin bağzı tariflerini aldım ciddi ciddi aldım tabi araya hatırlı birilerini koyarak sizin yazdıklarınızla alakası yok hep yanlış ben aldığımda anladım böyle olmaz diye ve bu adam ünlü bir restoratör ve oldukçada popüler biri durumu anlayın ben sizden öğrendiklerim ve kendi bildiklerimle o adama kurs veririm
    erol ustam mesela antalyada ileride antika restorasyonunun kursunu vermeyi düşnüyorum dediğimde inananın18-22-yaş aralığında baya genç bana isimlerini verdi bizde öğrenmek istiyoruz unutma bizi diye kuzenime hala levent ağbi nasıl iyimi bizi unutmasın derlermiş kuzenim bıkmış :)) üstelik çoğu üniversiteyi bitirmiş aralarında iyi derece yabancı dil bilen üniversiteyi iyi derecede bitirmiş çocuklar var yani durum pek ümitsiz deyil
    sevgilerimle

  14. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey sizi ve Tavuz Beyi tanımak benim için farklı bir Dünya kapısını açtı, geceleri sık sık fenalaşırım ve kendimle baş başa kalmamak için sizleri okurum, bana Yoldaş Arkadaş oluyorsunuz hepinize çok teşekkür ederim.

    Yavuz Beyin yaptığı özverili fedakarlıklar Gelecek nesillere bırakılmış bir miras yazısı ve araştırması ise tek kelime muhteşem bir kaynak yazı.

    Arkadaşlarımızın Sayın Yavuz Kalyoncuyu mutlaka takip etmeleri gerekir, Arşiv niteliğinde çok ciddi bilgileri gözler önüne sermiş. Takipcilerinden birside ben oldum, ellerine yüreğine sağlık, Muhteşem İnsanlarsınız.
    ……………..
    Televizyonlarda biraz tanıdığınız varsa çıkabilirsiniz, zamnında Fransız Devlet kanalı TV5 Türkiyeye kadar gelip bir deneme çekimide yaptı, Sanat universitesinden Gençlerle, sonradan bana göre olmadığını anladım sebebi o program seri halinde devam ederse ben Eski eserlerimden ayrı kalacaktım ve vaz geçtim. Bu tutku ne para nede tvlerde şöhreti istemiyor.

    İstanbulun Osmanlı eserlerinin nasıl restore edildiğinide gördüm, isim vermiyorum yanıma gelir bende öğrenir ve yapamaya çalışan birisi vardı, dönemin milyon liralarını kazandı, taaki bir Kilise restorasyonuna kadar benide götürdüler rapor yazdım çunki Türkiyeden malzemelerle asla yapılacak bir iş değildi, raporu Yunanistana yollamalarını ve raporda yazdığım malzemeler olmadan başlanamayacağını tek tek hangi kimyasalın nerelerde kullanılması gerekir en ince detayını kadar verdim.

    Raporu Yunanistana yollamışlar, Bizim uyanık Restoratörüde o günden sonra muhatap bile almamışlar. Bana çok kızdı sen karışmasaydın olmazdı diye, beni görüren oysa kendisiydi çunki boyunu fazlası ile şan profosyonel bir restorasyondu. Raporum üzerine Levent bey Yunanistan Gazetecei geldi röportaj yaptık, Teşekkür ettiler, dönemin Beyoğlundaki ismini yazmıyorum Ünlü Kilisenin Rahipleri iş yerime geldiler, öptüler sohbetler yaptık. Hatta çevrede çok dikkat eçkmişti Rahip kıyafetleri İnsanların her gün gelip gitmeleri:)
    İtalyadan Kilisenin yolladığı restoratörler binayı yenilediler.

    Düşünün ki Restoratörüm diyor fakat yapacağı Dini temösil eden binayı para görüyor, Elbetteki para kazanılacak paradan önce yapılan işe saygı sevgi şarttır. Dünya Mirasıdır, ben yaparım ölürüm orda kucuk bir belgede Adımın geçmesi benimde o mirasın parçası olduğum demektir. Bundan daha büyük bir para olabilirmi, belkide 3 sene sonra İnsanlar hala konuşacaklar. Gencler yaptıkları işin ne olduğunun farkında olmaları gerekir.
    …………………
    Levenet Bey, Gençleri düşünmenize zaten şaşırmadım, Kültürel mirası bu kadar seven İnsanın yüreği sevgiden olmuş bir dagdır.
    Keşke Azeri ressamları bulabilsem, sizle mutlaka diyolağa geçmelerini isterdim, Orduya ciddi paralar gelir getirecek Dev bir kurs acabilirsiniz, Yavuz Beyin eşi bu konuda sanıyorum oldukça profosyonel resim konusunda. Kucuk denemler yapmanızı acizane olarak önermek isterim, yağlı boya tablolar daha doğrusu dönem resimlerini yeniden yapmak ve bunları satışa sokmak tüm Türkiyenin ilgisini çekecektir.
    Eskitme konusunda her türlü tarifi vermeye hazırım veya alt yapılarının ne şkeilde olması gerekir acizane tavsiyelerde bulunabilirim.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  15. yavuz-ordu dedi ki:

    Erol ustam,kalp kalbe karşıdır.Bizde,Leventle beraber,sizin ilgi alanınız olan konularla uğraşmaya ağırlık vermeye karar verdik.Emekli olduktan sonra cevre gezilerine ağırlık verip.Gürcistan,Azerbaycan ve Kazakistanı gezme fırsatı buldum insanların tarihe tarihi eserlere ne kadar çok değer verdiklerine şahit oldum.Bizde sizin sayenizde sizin verdiğiniz değerli bilgiler sayesinde , şimdiye kadar sahip çıkma şansı bulamadığımız kültürel mirasımıza sahip çıkacağız inşallah.yazdıklarınızla ,vermiş ve verecek olduğunuz bilgilerinizle bizi ne kadar mutlu ettiğiniz anlatamam ,Hatta Levent le sohbetimizde sizin de Ordu da olmanızı ,beraberce nelere imza atabileceğimizin sohbetini yaptık sağlıkla kalın.(Boş zamanınızda bize lazım olacak bilgileri mail adresimize gönderirseniz bizi mutlu edresiniz.)
    Saygılarımla.

  16. şaban özyazgan-kayseri dedi ki:

    sayın hocam, size olan sevgi ve saygımız kesintisiz devam ediyor. bir konuda yanlış düşünüyorsunuz, konuya katılmıyor olabiliriz ama şundan emin olun her yazdığınızı sabrsızlıkla okuyor ve yazdıklarınızın çıktısını alıp biriktiriyoruz, dolayısıyla konuların devamını getirip sonlandırırsanız çok insan faydalanacaktır.birde doğrusu bazı bilgileri özelden yazmanızı çok anlayamıyorum.sizin sandığınızdan çok fazla insan bu bilgilerden faydalanıyor diye düşünüyorum.kendi adıma şunu söyleyeyim, bu bilgileri toplama ve hazmetme safhasındayım. lütfen açtığınız konuları eksiksiz tamamlayın, sabırsızlıkla bekliyoruz.saygı ve sevgilerimle

  17. Gokhan Erol dedi ki:

    Şaban Özyazgan Bey, Elbetteki haklısınız konularımı yarım bırakıyorum. Levent Bey olmasa şuan yazılı konulardan bir çoğu asla yazılmazdı, sebebi benim aklıma gelmezdi. Siz yazmassanız diğer yazmassa kendinizi Benim yerine koyun kendi kendine konuşan Deli misali bir tuaflık ortaya çıkıyor.

    Levenet Bey için özelden tarifler veriyorum haklısınız, Sitede paylaşım yaparken önceleri meraklıları ile sohbetlerim olacak sandım, mail kullanmayı dahi zor yapan biriyim, Hastalık sebebiylede mailden yazışmalarda oldukça zorlanıyorum.Bir çok Arkadaşımızın soruları var cevap dahi yazamıyorum, hepsinden özür diliyorum.

    Levent Bey bıkmadan sıkılmadan ve benim Ruh halimi anlamış birisi olarak sorularına devam ediyor, bu benim için gıda almak gibi birşey, sorularla besleniyorum. Her okuyan yazsın demiyorum, çok detaylar var Özel yazı isteyenler, tanıtım isteyenler, Meslekleri için detay tarif isteyenler, hepsi harika İnsanlar mail ile yazmayınca birazda alınıyorlar. Bende alınıyorum üzülüyorum, burda Merhaba demeden mailden bana bilgi ver demenin yorumunuda size bırakıyorum.

    Kaldı ki bu bilgiler hiç birşey değil, tamamı eski Ustalarımıza ait Dünyadan ayrılmış muhteşem İnsanlara ait hatta binlerce yıllık Ustalara ait bilgiler, ben sadece aciz bir aracıyım. Ukelalık yaptığımı sakın düşünmeyin, 16 Yaşında bir Evladımız siteye yazıyor ”Gökhan Abi, senin bilgilerin çok güzel model arablarımda nasıl uygulayabilirim” Bu Cocuklar benim için muhteşem kişilikler. Soruyor merak ediyor, ısrar ediyor bilgiyi istiyor çunki bu bilgiyi kendisi gibi Gençlerimizinde faydalanacağının farkında bu bir paylaşımdır.

    Levent Bey olmasa dediğim gibi şuan yazdıklarımın hiç birisi yer almayacaktı.Kendisine teşekkür ediyorum, hepinize teşekkür ediyorum.

    Elbetteki yazmak zorunda değilsiniz bunun farkındayım, sadece üzüldüğümü belirtmek istedim.

    Sevgi ve Saygılarımla
    Gökhan Erol

  18. Gokhan Erol dedi ki:

    Yavuz Bey, Sizleri tanımaktan çok mutluyum köşe yazınızı inanılmaz keyifle mutlulukla okudum, senede bir yolu düşerse uğrayan bir Ablam vardır Sizin kulaklarınmızı çınlattık, Sizin yazılarınızı anlattım. Bu bilgileri Kitap olarak bir Miras olarakta beklediğimi söylemek isterim, bu konuda Türkiyenin bilgiye aç olduğunu çok iyi biliyorum, kulaktan dolma hurafelerle gerçeklikten uzak bilgileri Gençler Cumhuriyet döneminden beri yanlış biliyor yanlış algılıyor. Mehter Takımını Osmanlı sanan İnsanların olduğu bir Ülkedeyiz, oysaki Mehter Takımı sonradan ortaya çıkan bir var oluşumdur.

    Veya Osmanlı Padişahlarını günümüzüm Arap Şeyhleri ile karıştıranlar var, kısaca Türkiyede gerçkek tariften çok ama çok uzağız. Sizin yazılarınızı okuyuncada gerçekler dahada net her okuyanın gözünde şekilleniyor.

    Keşke seyahet edebilecek durumum olsa malesef 100 metrenin bile buyuk bir mesafe olduğu Hayatım var. Sizler yazı olarak değil gerçek manada Ruhen hissetiğim İnsanlar haline geldiniz. Geceleri uyuyamam nefes sorunu yüzünden ve İnterneti açar, Sizleri okurum, Sizin Gazetenize bakarım, işin gerçeği Doktorlara göre İnternet bile yasak, Haberler yasak beni inanılmaz etkiliyor herkese normal gelen bir haber beni Hastanelik edebiliyor, Dizileri dahi izleyemem üzücü bir sahne varsa beni allak bullak eder. Komik hatıralarımda vardır Fenalaşırdım Yoğun bakımda Doktorum gelir, Habermi izledin dizimi diye sorardı:)

    Bir Kardeşim var bu sebeble bana 1000 taneden fazla film toplamış, tamamı nerdeyse şiddetten uzak eğlenceli yabancı diziler türünden ve sıkıldığımda açıp izlerim.

    Levent Beye en kısa zamanda hem dış restorasyon hemde iç restorasyonda kullanılacak, boya ve katkı maddelerini listelemeye çalışıyorum, dilerim faydası olur. Ordu İlimiz gerçekten çok şanslı Sizler gibi Muhteşem İnsanlara sahipler, zamanında iki günlük kısa bir ziyaretim olmuştu aslında Trabzona gidiyordum fakat Ordunun muhteşem Manzarası bırakmadı. Balıklar, Balıkcılarla sohbetlerim belirtmem gerekir Balıkcılık diğer tutkularımdan biridir.

    Rahmetli Şairimiz Özdemir Asaf’tan kalan bir aşıdır, bana hediye ettiği yağmurluğu, lüfer takımları, olta çantası Balıkcılığı aşılamıştı. Çocukları ilede sonradan Dostluğum devam etti, Hem Seda Ablam ki kısa bir ortaklığımızda oldu, Etkin aynı şekilde Rahmetli Özdemir Asafın koliler dolusu yayınlanmamış Şiirleri ve karalmalarınıda ilk görenlerden birisi olma gururuna eriştim.

    Bir sürü Hatıralar ve Anılardan dolu stdart hayatlarımızı yaşadık ve sonuna geldik, Sizleri tanımanın verdiği mutluluğu ise anltamak zor, Çok teşekkür ediyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  19. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam bir konu sormuştum (12 Şubat 2014, 18:37 tarihli )bende Yorumunuz denetim için bekliyor. yazdığına göre henüz bakmadınız iyi olmuş ona bir ekleme yapayım
    erol ustam o boyalar milk paint ve chalk paint diye geçiyor anladığım kadarıyla bu chalk paint bizim kireçli boya bir örnek site gönderiyorum http://inmyownstyle.com/2013/05/chalk-painted-kitchen-dishtowel-rack.html
    sevgiler

  20. berrin-istanbul dedi ki:

    gökhan bey merhaba

    umarım sağlıkla ilgili bir sıkıntınız yoktur. gomalak cila yapımı sayfanıza yazdıklarımdan yanıt alamayaınca merak ettim. kusura bakmayın. bir de burayı denemek istedim. saygılar

  21. Gokhan Erol dedi ki:

    Berrin Hanım, Tekrar Merhabalar, ilginize ve Dostluğunuza çok teşekkür ederim. Hastalık bazen izin vermiyor, Çiçekler bile susuz kalmış, her halde Hep beraber öleceğiz:). Sizler gibi Dostlar kazanmak ise ne tarif edilebilir nede anlatılabilir, sadece yürekte yaşanan olağan üstü bir Hayat sevinci veren bir duygu.

    Hepinizden çok Özür diliyorum, bazende utanıyorum keşke Hastalığı yazmasaydım diye, İnsanları üzmek gerçekten çok rahatsız edici bir his. Hakkınızı helal edin lütfen.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  22. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Hatırlarsanız size bir tarif vermiştim pudra ile yapılan boya, bunu evde yapmak hazırlamak kolaydır. Her renk eklenebilir, Parlak mat olarak her zemine uygulanabilir. Kirec üstübec kısaca kendimizde bu boyaları kolayca yapmak basit işlemdir.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  23. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam valla sizi merak etmekten bütün konular birbirine girdi kafamda notlarıma bakıcam kireç,üstübeçle boya tarifini hatırlamadım almadığım bir tarif gibi geliyor kireçle ilgili macun tarifi vermiştiniz pudrayıda hatırlamadım notlarıma bakıyorum tekrar yazıcam çünki yazdıklarınızı tekrar tekrar okuyorum nasıl hatırlamam ona kızıyorum
    erol ustam size gönderdiğimiz maillerre bakınız
    teşekkürler

  24. yavuz-ordu dedi ki:

    Erol Ustam sağlıklı günler diliyorum.Benim kusuruma bakmayın,yazılarımı yazmak için sürekli çevre gezileri yapmak zorundayım.İnsanlarımızla yüz yüze görüşüp birinci ağızdan görüşerek belgesel niteliğinde yazılar hazırlıyorum sonunda kitap haline getirip size de takdim edeceğim inşallah.Bütün yazdıklarınızı severek okuyorum.İnanılmaz değerli bilgiler paylaşıyorsunuz iyi niyetli ehil insanların elinde milli servet değerinde ,levent sizin verdiğiniz bilgileri öylesine özümlemişki,ezbere anlatıyor.Çok meraklı ve istekli başarılı çalışmalara imza atacak inanıyorum sevgi ile kalın.Kendinize iyi bakın sizin gibi değerli insanlara Türkiye nin ihtiyacı var.

  25. Gokhan Erol dedi ki:

    Yavuz Bey, Sizler Türkiye için gerçek şekilde Türkiyenin Kültür elçilerisiniz. Zaman ayırıyor, Hayatınızdan büyük bir zamanı Gelecek nesillere bilgiler bırakmak için severek harcıyorsunuz. Kitabını Allah ömür verirse büyük bir Heyecanla bekliyorum, Yavız Bey sayesinde kçşe yazılarınızıda takip etmeye çalışıyorum. Emeklerinize Ellerinize Yüreğinize sağlık.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  26. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Bulmassanız ayrı bir konu acar orda tekrar gözden geçiririz. O kadar fazla macun tarifleri varki inanın ben bazen şaşırıyorum. Sorun değil Sağlık olduktan sonra yeniden keyifle tartışma yapabiliriz.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  27. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam bana göndereceğinizi dediğiniz mailede ekleyebilirsiniz ama yararlı olması bakımından ayrı bir konu açılmasını hakikatten arzu ederim bazılarıda öğrenir sizede duacı olurlar ben size teklif edicektim ama yormak istemedim
    bu boya konusuna hanımlar meraklı onların açısından inanılmaz yararı olur sizinde sık sık bahsettiğiniz benimde canımı çok sıkan pahalı kurslara gidip yalan yanlış şeyler öğrenmezler paralarıda heba olmaz .
    bu konuyu açıcaksanız benim için deyil ,bir meleke meslek sahibi olmak isteyen bayanlar için açın bende sorularımla katkıda bulunurum
    en derin saygılarımla

  28. yavuz-ordu dedi ki:

    Erol Hocam .Eşim ,Özdemir Asaf hayranıdır.-Renkler hızla kirleniyordu,birinciliği beyaza verdiler.
    bende severek okurum.Ne mutlu topluma mal olmuş bu gibi sanatçılarla tanışmış olmak.Bizde sizinle İstanbul a gelip tanışmayı düşünüyoruz,yaza tabi uygun görürseniz.Nisan ayında Kalyoncu Vakfı genel kurulu için gelmeyi düşünüyorum,Oğlum ve kızımda Üsküdar da oturuyor ama senede bir gitme şansı buluyorum onların gelmesi daha uygun oluyor.Sevgi ile kalın.Saygılarımla.

  29. Gokhan Erol dedi ki:

    Yavuz bey, Özdemir Asaf için çok şeyler yazabilirim, öyle anılar anlatabilirim ki hem üzülerek hemde sorularla okursunuz. Malesef Hayatlar gördünüğü kadar güzel olmuyor, Ölümünden sonrası için geçerlidir. İlk Deniz sevdasını Özdemir Asaftan aldım, olta takımları, sap sarı bir balıkçı yağmurluğu ve çizmeler, Palamut zokaları ce cıva tabiki zoka yapmak içinde kalıp nasıl yapılırı öğrendim.

    Kızı Seda Abla ile inanılmaz günlerimiz oldu, Aile gibi olduk, ortaklık yaptık, Bodruma yerleşti, İnanılmaz Ruhları güzel İnsanlar. Oğlu Etkinle can Arkadaşlığım oldu, Son hasta olmadan sanıyorum bir ay öncesi görüştüm Babama tapardı sohbetler ederdik, yazacak o kadar çok şey var ki yazdıkca hatırlayabiliyorum. Özdemir Asaf ve Arkadaşları birer birer aramızdan ayrılıyorlar en sevdiği Can yoldaşıda 2 seneyi geçti vefat edeli Faris Abi, tabiki fazla detayda yazamıyorum biraz özel konular. Tamamı Çılgın Adamlardı demem lazım, Hayata bakışları, Gizli saklı yaptıkları iyilikler, Okuttukları Cocuklar hepsi ap ayrı detaylar ve konular.

    Sizi misafir etmekten onur duyarım, kapım sizlere her zaman acık.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  30. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Konu başlığını belirtin Sizin sayenizde elbetteki beraberce her detayı yazarız.

    Kurslar konusunda Kadınlarımız çok şikayetciler, verilen paralar ama karşılığında yine para verilerek alınan mdf kimyasal tabakları boyamaktan ibaret. Bu bir Öğretme tarzı değil, tamamen hazırcılık, ortada verilen bir sanat yok. Kursları bitirenlerin çoğuda ortada şaşkın şekilde ne yapacaklarını bilemiyorlar.

    Para kazanmak isteyen Ev Kadınlarımız veya sadece Sanat olarak uğraşmak bir şeyler yaratmak isyeten Kadınlarımız için sonsuz seçenekler var, her şeyi bize doğa hediye etmiş zaten, renkse renk kimyasalsa kimyasal, her şey elimizin altında.

    Yeterki merak edip sorsunlar, binlerce liralar veriliyor oysaki 100 liraya inanılmaz malzemeler alıp ekstra masraf yapmadan bir çok boya uygulaması yapılabilir. Kurs ismi vermek istemem oldukçaca bilinir Banada zamanında çok geldiler, Ders verirmisin öğretirmisin diye hiç bir zaman olumlu yaklaşmadım, çunki yapacağım Ders vermek değil bana göre ürün satmaktan farksız tezgahtarlıktan ibaretti, onların verdikleri boyaları önermek, kağputları önermek, nefret ettiğim sunta mdfler üzerinde boya tariflerini düşünmedim dahi, yinede meraklıları gelip beni buldular bir çok detay uygulama ilede keyifli işler yaptılar, yapanlarda var. Gomalak Ustası yetiştirim Bir kızımız var şimdi Kocaman bir Kadın elbetteki evinide aldı, arabasınıda hatta eşini dahi yanında çalıştırdı.

    Yeterki İnsan istesin, herşeyi başarabilir.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  31. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam çok iyi olur konu başlığı bilinmeyen doğal boyalar ve teknikleri olsun ama genede mailimi bekliyorum çünki bahsettiğim üniversiteden mail geldi Prof. Dr. Adem ÖNAL göndermiş benimle ne zaman istersem görüşebileceklerini yazmışlar bende sizin forumda boya hakkında yazdıklarınız tüm şeyleri tek bir word sayfasında topladım toplam 19 sayfa tuttu şimdi bu yazdıklarınızı tasnif edip sadeleştiricem .
    eğer acele etmeden boya ve eskitme konusundaki mailinizi atarsanız bir tez halinde onlara sunucam boya tarifeleri,karışımlar osmanlı yapılarında kullanılan boyalar vs ama konu açıcaksanız ordanda eklerim.
    sizden macun konusundada mail göndermenizide istiycem benim açımdan boya,macun vazgeçilmez konudada işleriz bunları çok mutlu oldum sağolun
    saygılarımla

  32. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, en kısa zamanda size detaylı bir maili atacağım, bilgilerimi tazeledikçe daha net ve doğru sonuçlar olması önemli, Osmanlı Dönemi boyalarda dahil elbetteki. Hatta bu sistem Binalarda 18 y.y Avrupasında ve Osmanlıda sıkça görülen çalışmalardı. Hatta Taş sutunların bu sıva ile kaplanıp inanılmaz renk ışıltıları sunan mermerler olduğuda sanılmıştı.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  33. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam çook sevinirim böyle detaylı bir mail atarsanız çok mutlu olurum boyalar birazda benim vazgeçemediğim bir tutkum
    mail atarken eskitme boya ve macunuda koyarsanız çok mutlu olurum bunlarla ilgili mail atacağınızı zaten yazmıştınız
    acelem yok bilgileriniz tazelendikçe aklınıza geldikçe yavaş yavaş mail atın merakla bekliycem ustam zaten günde 3 -4 kere maillerimi yokluyorum zaten cep telefonumuda programladım sizden mail geldiği anda bana haber veriyor
    şimdiden çok teşekür ederim minnettarım
    saygılarımla

  34. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, İnanılmaz bir İnsansınız diyecek kelime bulamıyorum inanın, keşke herkes sizin gibi olsa bu Ülke masallardaki harika İnsanların gülrek yaşadığı bir Masal Ülksine dönüşürdü.

    Boyalar konusu ve Macun hakkında notlar alıyorum, yani ihmal etmiyorum:) 15 senedir uzağım ve sayenizde anılarıma tekrar dönmenin huzurunu yaşıyorum. Macun yada herkesin yapacağı evde kullanacağı boyaları konu altındada açmaya çalışacağım, meraklıları kendileri yapar keyiflerince boyalarını kullanırlar.

    İnsanlar Bana teşekkür ediyor aslında Size teşekkür etmeleri gerektiğini yazıyorum, bakın toprak boya bugün firmalar bile bana mail atmış, Usta Toprak boyaları hayata döndürdünüz çok İnsanlar satın almaya başladılar ve teşekkürlerini eklemişler. Sayenizde yok olmaya ramak kalmış bir Osmanlı dönemi boyama merakıda yeniden canlanıyor. Bir Esnaf Arkadaşımız yazmış, Sizin yüzünüden Oksit boya tükendi:) Memnuniyetini belirtmiş.

    Boyama işinde hobi çalışmalarında Kadınlarımız harcadıkları paralara üzülmüşler, haklılar, ismi üzerinde Kursa gidip profosyone bir tüp boyaya 20 lira vermek gerçeketn çok tuaf ve yapılan işte hiç bir getirisi olmuyor. Gazetelerin Çocuklara verdiği içini sen boya şablon resimlerinden farksız çalışmalardan ibaret.

    Pudra ile boya yapılabilir, toz boyalarla, üstübecle, sıcak tutkal katılarak 3 boyutlu resim çalışmaları uygulanabilir ve alınacak malzeme fiyatı kurslarda satılan 3 tup boya kadardır ve renk seçeneklerimizde nerdeyse sonsuzdur.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  35. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam konu açmanızı bekliyorum boya ile ilgili sorucaklarımda var konuyu açmanızı bekliyorum bakın ne yazmışsınız ‘ hobi çalışmalarında Kadınlarımız harcadıkları paralara üzülmüşler ‘ işte mesele bu temel tüketici olarak görülen kadınların bazı yetenekleri bu şekilde sömürülüyor ben boya konusunu açıcam dediğinizde ben size yazdıklarıma bakın bu konuyu en çok kadınlar için istiyorum diye yazdım eğer kadınların toplumdaki istihtamı fazlalaşırsa toplum daha refah bir yere gidecektir
    size çok basit bir örnek vereyim kadınlara yönelik mikro krediler var zannedersem 1000 tl civarı bu kredi verilirken hiçbir senet matbu kağıt taahüt felen alınmıyor yani krediyi alan kadın ödemese hiçbir hak talep edilemiyor bu güne kadar binlerce binlerce lira kredi dağıtılmış ve bu kredilerin geriye ödenme oranı ne biliyormusunuz açıklandı sıkı durun %100 daha söylenecek ne var kadınlara güvenmeyenlere örümcek kafalılara ilanen duyrulur :)
    sevgiler

  36. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Nasip olursa yarın konuyu detaylı olarak acacağım. Gerçekten üzücü şeyler yazık Kurs sözde İnsanlara sunta çöp satılıyor yanında pahalı boyalar, fırçalar, resimler şablonlar, Sonuç?

    Koskocaman bir hiç. Kadınlarımız isteseler 5 kişi bir araya gelir minik bir atolyede Mdf değilde ahşap eşyalar üzerine harika işler çıkarabilirler ve bu işlerin satılma olasılığıda çok yüksektir sebebi kaliteli ahşap kaliteli boya ve kaliteli işçilik.

    Kadınlarımız Doğru bilgi olmadığı için korkuyorlar, oysaki yardımcı olmaya çalıştım malesef 3-5 kişi harici pekte umursayan olmadı.
    Hiç bir şey yapamıyorlarsa Ben boyadam anlamam bilmem, bana yazsınlar konu açayım, yöresel kıyafetler ile olan otantik Bebekler nasıl yapılır onuda anlatabilirim. İnternetten dahi satışı olan para kazanma yollarıdır.

    Kadınlarımız şuna Adım kadar eminim Erkeklerden çok daha yetenekliler, snata elleri çok dha yatkın ve inanılmaz bir avantajlarıda Annelik hisler bu Kadınlara doğuştan verilen bir yaratıcılık ödülü isterlerse bu işleri en kolay şekilde yaparlar.

    Verdiğim Hat yazısı örnekleri var, iddia ediyorum İnternetten evde oturup satarlar, siparis alılar ve şuna emin olsunlar bir süre sonrada Atolye acmaları kendiliğinden oluşacaktır.

    Kadınlara güvenmeyen Beyinlerde sorun var demektir, Ben bunlara Hasta kafalar diyorum. Erkeği Erkek yapan Kadındır, sorunlu ve Başarısız Ailelere bakarsanız tamamında Kadınları önemsemedikleri değer vermedikleri çok net görülür.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  37. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam tüm söylediklerinize tümüyle katılıyorum zatan antalyadayken sanata en çok ilgi gösterenlerde kadınlar oldu inşallah bildiklerimi hiçbir ücret talep etmeden aktarıcam resimlere baktıysanız yavuz abinin ofisi tam bir atolye bizde sizden öğrendiklerimizi orada tatbik edicez tüm malzemelerimizi bulduk üstübeç bulamamıştık onuda getirttik şimdi var hiçbir engeli tanımıyoruz siz yeterki öğretin
    -boya konusunu açıcağınıza çok sevindim size yardımcı olabilir diye bağzı başlıklar hazırladım bu başlıklarıda sizin boya ile ilgili yazdıklarınızdan derledim size yardımcı olucanı düşünüyorum en azından hatırlamanıza.
    size soru sormadığım zaman yazılarınızı tekrar okuyorum
    bu başlıkllar şöyle
    -beyaz toprak ve cila ile yapılan lake uygulaması
    -boya elde etme teknikleri örneğin bir yazınızda (sabun,princ unu, ve su hepsi bu kadar kolay bir yöntemle sıvı boyaları elde edilebilir, hatta bu renkler kumaşlarda vs ilede kullanılabilir.) demiştiniz diğer bir konuda ise (Misal Pirnc unu ve ceviz diyelim kaynatalım, su buharlaştıkça hafif hafif su ekleyim, burda ortaya çıkan şey iki doğal maddenin bir rengi üretmesini görürüz, bu renk hafif kahfemsi olur, içine kına atarsanız renk yeşile dönüşebilir, için kurutulmış ayciceği tozu atarsanız bu sefer ucuk yeşili görürsünüz bu bu formul üzerinden sonsuz bir renk scalası yapabilirsiniz.) demişsiniz
    -toprak boyalar ve hazırlanması
    -Toprak boya demir oksit, boraks karışımından boya yapma
    -oksid boyalar ve hazırlanışı
    -analin toz su boyası
    -kumaş boyasının ahşap üzerinde kullanım teknikleri
    -asit ve kimyasallarla renkler (bu konudan çok kısa bahsetmiştiniz örneğin kostik ve suyla,Demir oksit ile yapılan)
    -doğal boya katkıları (tutkal,ispirto,terebentin vs)
    -doğal boya formülleri
    -bitkisel formüller ve uygulanışı (ceviz kabuğunu kaynatılıp renk elde etmek bana bir konuda yazdığınız gibi yakmak tekniği-kabilelerde muz yapraklarıyla ilgilide örnek vermiştiniz )
    -ahşaba kullanılacak doğal boyalar ve kullanım teknikleri (tuz boya karışımı,tutkal karışımı vs )
    -diğer yararlı olabilecek boyalar dekorasyon boyası,italyan boya,vs
    -eskitme formülleri (tutkalla,kostikle,pudra,üsrübeç vs)
    -tablo eskitme
    -ahşabı eskitme
    -3 boyutlu resim çalışması
    -Osmanlı Dönemi boyalar
    -boya ve cila karışımı

  38. Gokhan Erol dedi ki:

    Levenet Bey, Doğal boya konusunda her detayı sonuna kadar konuyu actığımda elbetteki yazmamız gerekir. Bildiklerimi en ince detayına kadar vermeye çalışırım. Bu benim için sadece büyük bir keyif.

    Kadınlarımız konusunda aslında birazda kızgınım, bir çok dernek var bana göre tamamı Dernek yasası altında verilen avantalardan faydalanmak elbettiki tamımı asla değil, Kadınlarımız ise ise bu dernekelere güveniyor destek veriyor fakat Dernek sadece yan gelip yatıyor.

    Kadınlarımız, Kızlarımız, Kırsal bölgelerde yaşayan Kız Cocuklarımız bunlar unutulmuşlar, Öğretmenlere bakıyorum hepsi bunu bir iş olarak benimsemişler, sabah iş başı ve paydostan oluşan sürec. Çocuklara verilen hic birşey yok, maaşı derdinde bir öğretmen, bana dokunmayan yılan yılan bin yaşasın diyen yönetim kurulları mevki makam sevdaları en üst safhada ve çılgın bir yarış içindeler.

    Cocuklar Gençler tamamen unutulmuşlar, İnanın isteseler Gençlere daha orta okul çağında iken ilerisi için çok net bir planlama desteği yapabilirler. Dahada ileri gitmek isterim, Türkiyedeki zihniyet malesef Avrupadaki Türk Gençlerinede aşılanmış, bir Genç kızla tanıştım Kimya ve Fizik üzerine okumuş Hollandada mezun olmuş, süper bir beyin fakat Ailesi Kızı öyle yönlendirmişki bir markette yöneticilik yapıyor. Kabul etmeseydin dediğimde Ailesinden bahsetti, zır cahillik desem çok hafif kalır tek kelime ile Aptallık ve bu Kız sadece bir örnek.

    Türkiyede aynı sistem, Anne ve Baba kızını doğduğu anda evleneceği Adama hazırlıyor 6 aylık bebeğe Dua ediyor, hayırlı kısmetleri olsun diye. Kız Cocukları halen Arap kültürü ile büyütülüyor, Peygamberimizin lanetlediği Cahillik halen uygulanıyor. Yazacak o kadar fazla detay varki, üzülmemek elde değil.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  39. levent-ordu dedi ki:

    evet ustam haklısınız ama kadınlarda bir çıkış yolu arıyor onlar çıkış yolu aradıkça birileri tıkamaya uğraşıyor
    aydın bildiğim ve çağdaş zannetiğim biri bana kızının mimarlıkta okuduğunu söyledi bende kızını okutmakla kendisinin ne kadar iyibirşey yaptığını söyledim cevabı ne oldu biliyormusunuz evet iyi bir kısmeti olur bizde iyi insanlarla akraba oluruz dedi şok oldum aaddamın derdine bak hala kendisini düşünüyor
    işte bu nedenle ortada bir dernek varsa o derneğin faliyete geçmesi için yol açmalı
    -erol ustam umarım hazırladığım konu başlıklarını ukalalık olarak almazsınız amacım size yardımcı olmak bunlarıda unutmayın demek
    teşekkürler

  40. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Kızlarımız için üzülürüm, ne diyelim İnşaAllah düzelir.

    Dernekler isteseler herşeyi yapabilirler, Vakıflar aynı şekilde, hepsi amaçsız olarak isimden ibaretler.

    Konu başlıklarınız ile her detay boya incelemelerini bildiklerimi aktarmaya çalışırım, Siz olmasanız zaten kimsenin sorduğuda yok:)

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  41. şaban özyazgan-kayseri dedi ki:

    Gökhan hocam, kimsenin sorduğu yok ,birtek Levent bey soruyor diye yine sitem ediyorsunuz.ama şunu bilmelisinizki,Levent bey soruyor ama benim gibilerde hergün yazılarınıza bakıyor ve devamını bekliyoruz.Çünkü konular yarım kalıyor ve bugün devam edecekmi diye bekliyoruz.konu bitmediği içinde deneme imkanımızda olmuyor.rönesans dönemi bir resim yapmaya heveslenmiştim ama konu yarım kaldı.tuvalin hazırlanmasını çok güzel anlattınız ama resmin tuvale aktarılması, eskitme, çatlatma hatta özel bir sırlama tekniğinden bahsettiniz ama bizim uygulayabilmemiz için detaylı tariflere ihtiyacımız var.resmi tuvale koyduk ve tiner ile arkasından sildik, bu resim tuvale çıkacak ve bizde bunu tekrar toprak boya ile boyayacağız diye anladım. doğru anladıysam resmi o zaman ters bastırmak lazımki, tuvale düz çıksın.eskitme veya çatlatma bundan sonramı yapılacak, bahsettiğiniz özel sır bunun üzerinemi yapılacak.birşeyler yapmak istiyoruz ama birilerinin hele sizin gibi dolu dolu bir insanın yol göstermesi lazım.saygılarımla

  42. levent-ordu dedi ki:

    iyi olur erol ustam artık bu kandırmaca öyle bir hale geldiki havalıda bir isim koyuyorlar bildiğimiz yamanın adını packwork koymuşlar bilmemne transver tekniği,şöyle altın varak tekniği bildiğimiz teknikler ve son derece basit olan bu teknikleri süslüyor püslüyorlar yabancı caf caflı bir isim şık bir anbalaj dünyanın parasına sat gitsin bizim kadınlarımızda ne yapsın bilmediklerinden alıyorlar
    hele bir firma var yabancı marka boyalarla baskı transfer tekniği satıyor baskı objesi diye sattığı minicik bir şey 15-20 tl bu bildiğimiz tabela folyosuyla yapılabilir git tabelacıya size o fiyata yarım metre dişil desen yapar verir ,sizde yapışmaması için altına pudra sürer transferi yaparsınız neler neler erol ustam anlatmakla bitmez bu gibi şeyler üzerine resmen bir sektör kurmuşlar o nedenle boya konusunda açıcanız köşenizi mutlaka bekliyorum
    teşekkürler

  43. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Bana göre kurslar sadece zaman geçirmek amaçlı kısa vakit öldürmelerden ibaret. Televizyonda izledim, komik tuaf manasız ve Programın ismi Kaybolan Ustalar:) Adam bir şeyler anlatıyor ama ne anlattığından habersiz sözüm ona Osmanlı işçliliğini anlatıyor, ben utandım programöı yapan kişi şaşırdım kendi tarhinden habersiz bir programa nasıl cesaret ediliyor.

    Avrupalı ise Sanatlarından asla taviz vermeden gelenekci restorasyonlar ve çalışmalar ile devam ediyorlar.

    Picassı taklitcisi neyse adı lazım değil, süper yetenek ilan ediliyor, milyon liralık satışlar yapıyor. Resimleri ise Picassonun berbat taklitcisi dahi diyemem ama Türkiye böyle bir Ülke, arkanızda torpiliniz varsa, bir anda Sanatcı oluveriyorsunuz.

    Bu sebeblede Eski ustalarımız aclık yokluk ve sefalet içinde öldüler. Sanat severlere bakıyorum kimse darılmasın ama bana göre sadece Showmenlik yapıyorlar. 300 Bin dolarlık kol saati takan Adam 15 sene önce yaptığım işin bedelini ödemeden kayboldu, telefonlarıma bile çıkmada, 200 senelik Aynam halen elinde ve bu Adam malesef ki Türkiyenin sözde elit gurubundan biliniyor. Diğeri ise dahada berbat, altındaki araba gazetelerde okumuşsunuzdur neyse yarzam kim olduğuda ortaya çıkar, rezil olmasınlar. Rahmetli Babamın emeğini çalıp parasını inkar eden utanmazlardır ama Sosyete dergilerinde Adam diye yazılırlar.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  44. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam o programıları çok seyrettim doğrusunuz sanatı doğru bir şekilde anlatmıyor .
    siz bize anlatana kadarda bir birçok şeyi yanlış bildik yanlış uyguladık sanat ehli insan artık yok sizin gibi belki 1 tane istisna vardır herkes bir şey bilmiş sanatlarını sır gibi saklıyor o nedenle size dört elle sarıldım sürekli birşeyler öğrenmeye öğrendiklerimide devamlı okuyarak ve tatbik ederek pekiştirmeye çalışıyorum biz öyle öğrendik öğretecek usta bulduğun zaman sarılacaksın,çırağı olacaksın pişeceksin saygı sevgi gösttereceksin ata bileceksin bana harut usta böyle öğretti ve böyle olduğu için harut usta gibi birinden birşeyler öğrendim
    -erol ustam türkiyede sanat bağzı zenginlerin elinde vergi kaçırma,toplumda yer bulma ,hava atma vesilesi olmuş efendim fabrikatör bilmem kim kişi bilmeme kaç milyona şu tabloyu müzayededen aldı mesele bu ah o müzayede düzenleyen kuruluşlar neyse ustam anlatıcak çok şey varda kime ne anlatıcan anlatıyorsunuz adam gazetelerden düşmez ama hırsız acaba gece yatarken sizden aldığı aynaya bakarken hiç utanıyormu acaba
    ustam bu arada hergün bakıyorum alışkanlık oldu boya ve eskitmeyle ilgili konu açtınızmı diye unutmayın
    sağlıcakla kalın

  45. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Antikacı denilen yada koleksiyoner sadece 2 tane utanmaza denk geldim. Bunlar her kesin tandığı basının bilindik yüzleridir. Bu Adamlarda sizin bahsettiğiniz vicdan yoktur o aynaya bakar keyfinide yaşar, parasını ödememiş kul hakkı denen birşeyi bilmez. Konuşuncada abartısız 1-2 Milyon liralık binalar alırlar, oteller alırlar ama iş kul hakkına gelince bu Adamların merhametsizliği sınır tanımaz.

    Ustalık konusunda, Ben sadece hiçim ne öğrendimse Rahmetli Babam ve Ustalarmızdan öğrendim. İnanılmaz Ustalar tanıdım, yaptıkları işler müzelerde duruyor restorasyonları korunuyor. Hepsi hiç bir abartı yapmadan yazıyorum sefaletle yoklukla öldüler. Avrupada ise bu İnsanlar el üstünde tutuluyor, Devlet sahip çıkıyor. Devlete güveni tamamen bitmiş bir İnsanım, açıkcası Devlete güvenmiyorumda çunki bıktırdılar, yıldırdılar, yaşama sevincimi elimden aldılar. Tanıdıklarım Almanaya için baskı yapıyorlar bırak Türkiyeyi İnsan yerinemi koyuluyorsun diyorlar ama Tüm sevdiklerim burdalar Mezardalar, bırakamam, bu saaten sonra ise Avrupada zaten yaşayamam.

    Elbettkişi şunu diyebiliyorum keşke zamanında gitseymişim, Amerikada şimdi dairelerim değil binalarım olurdu, Üstelikte New Yorkta, çok Ünlü İnsanlara işler yaptım, davetler aldım. Mardiros Amca senelerce yalvardı bırak Türkiyede bir şey yok, Seni Adam yerine koymayacaklar çok israr etti, Kabul etmedim. Beyoğlunda Dünyaca Ünlü Kilisenin Rahipleri iş yerime kadar geldiler Gökhan Usta Seni Yunanistana yollayalım, Devlet destekli bir kontrat yap sadece Kilise adına çalışsan Dünya çapında İnsan olursun, abartmıyorum Gencevcik Rahipler iş yerlerime Kıyafetleri ile gelirlerdi İnsanlar şaşırırlardı, Turistler el öperlerdi. Meryem Ana Selcuk Harabelerine gittim, o kadar çok anı varki hangi birisini anlatayım.

    Türkiye Ülkem Vatanım, Mezarım burda çok Şükür onu almışım:) Rahmetli Anneme 200 metre uzakta. Parayı hayatım boyunca düşünmedim her halde diğer Ustalarda düşünmediler hepsi yoksullukla gçöüp gittiler. Bir güeryüz bir tebessüm binlerce liradan daha değerli. Bugun olsa değişirmiydim asla yine aynı kişilik olurdum. Para konuşmayı ayıp bilirdim ve bildim, Rahmetli Babamdan öğrendim iyiki öğrenmişim.

    Şimdki İnsanlara bakıyorum, Para uğruna yüzlerce yalan, Ustayım diyenler çırak bile olamayacak yeteneklere sahipler. Arkalarında tanıdık torpil, gazete dergi varsa zaten Ustalıkta gerekmiyor. İsim yeterli.

    Genclere bakıyorum üzülüyorum, Univeriste okuyorlar, Sanat edebiyat bitiriyorlar alakasız işlerde ömür tüketiyorlar. Toz kadar bilgisi olmayan ise milyon liralarla oynuyorlar gerçek yetenekler Gencler ise yok oluyorlar.

    Universitelerle iç içesiniz, görüyorsunuz durumu. Denecek fazla birşey kalmıyor.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  46. Gokhan Erol dedi ki:

    Şaban Bey, Sitem etmiyorum, Elimden geldiğince herşeye cevap vermeye çalışıyorum, yazarken Sizler gibi değilim belkide 10 defa kalkıp uzanıyorum çunki sağlığım izin vermiyor. Diyebilirsiniz Sağlığın iyi değilse otur evinde yat, haklsınız derim.

    Levent bey olmasa acıkcası, yazmam çunki yazmamı gerektirecek sebeb yok. Siteden reklam var diye düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz.Andy Arkadaşımız masraflarını kendi cebinden karşılıyor zaten böyle bir beklenti olsa, her gün en az 10 farklı konu açılıyor olurdu. Bakın konu dahi açılmıyor.

    Üzerinize alınmayın, en azından Siz Dostca yazıyorsunuz Teşekkür ediyorum.

    Yarım bıraktığım konuları tamamlamaya çalışacağım, kusuruma bakmayın. Sizleri aslında bir yerde yarı yolda bırakmış oluyorum ve çok Özür diliyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  47. levent-ordu dedi ki:

    şaban bey ikidir sitem ediyorsunuz ama formun konularına bakın benim sorduklarım hariç 1 tek konuda soru soran biri var en son sorulan soru 10 şubata ait bu forum soru cevap şeklinde ilerliyor erol ustanında durumu malum rahatsız kendide ifade ediyor.
    bahsettiğiniz konu rönesans resimleri bizde o konuda soru sorduk cevabınıda aldık sizin gibi malzemeleri aldık elimizde bir gomalak işi var onu bitirelim hemen ona başlıycaz erol usta sağolsun hiçbir soruyu cevapsız bırakmıyor yardımcı olluyor ben bile nerdeyse 3 kanaldan soru soruyorum
    sevgiler

  48. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Siz olmasanız ben asla bu kadar paylaşımı asla yapmazdım yapamazdım. Siz bana yazılarınızla sorularınızla Arkadaş oldunuz, Yataktan çıkamadım, Sizin sorularınız gelmiştir diye sevindim, umut verdiniz. Sizin yaptığınız Benim yazılarım yanında inanın gerçek hediyedir. Arkadaş Dost oldunuz.

    Şaban Bey için konuyua nasip ekleme yapacağım, yazamama sebebim belli ve inanın üzülüyorum asla ama asla art niyetle yazmamak gibi bir düşüncem olmaz, böyle İnsan olarak düşünülmek bile rahatsız ediyor. İsterim ki tüm gün oturayım ve yazayım malesef olmuyor, buyuk bir hevesle yazmaya başlıyorum ve yarım kalıyor. Hatta laptop almayı düşündüm yatakta yazarım diye, Telefonla bir mağazaya sordum tandık ve benim için zor olacağını söylediler, burda bir detay vermek isterim:) Sorduğum mağaza her halde 50 senenin üzerinde Semtimin mağazası Rahmetli Babasından kalan Arçelik bayisini Oğlu işletiyor, bu konuşmada şunu fark ettim bir Aile olmuşuz, Hastalığımı bilmeleri ve Benim için zor olacağını söylemeleri bile çok keyifli. Sizlerde aynısınız inanın, Sizleri hiç görmedim ama sanki Ailemden bir parcadan farkınız yok.

    Sizleri tanımasa benim için tek manası var, Gerçek Dostlar hatta Doktorum oldunuz, Hakkınızı asla ödeyemem.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  49. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam siz bana çok şeyler kattınız cesaretim yoktu önceden ,sizin sayenizde kendime güvenim geldi yapabilirim dedim ve yapıyorumda size arkadaş olduysak ne mutlu bize bizde size bu şekilde bir yararımız olmuş olsun hakkınızı ödeyemem doğrusu
    art niyetli bir davranışınızın olamiyca aşikar ne kadar naif bir insan olduğunuz andynin şu sözlerinden belli erol abi çiçeğe çarpsa özür diler diyor durum gösteriyorki nesli tükenmiş gerçek bir istanbul beyefendisiyle karşı karşıyayız
    kendinizi hiçbirşey için zorlamayın siz sağlıklı olduğunuz sürece yararlı olabilirsiniz sizin sağlığınız kötüyse kardeşinizin,bizlerin,sevenlerinde kötü demektir 3 gün yazmadınız sizden haber alamadık resmen panik olduk az daha sizi yavuz ağbinin soylarını temsil eden vakıf aracılığı ile aratıyorduk sizi tabi siz bunları bilmezsiniz :)
    ustam temmuz ağustos gibi istanbul planımız var yavuz ağbiyle sizinle mutlaka bir kahve içmek istiyoruz sizi çokda merak ediyoruz doğrusu yavuz ağbiyle beraber sehpa ile uğraşırken erol usta şöyle dedi erol usta böyle dedi diye baya kulaklarınızı çınlatıyoruz
    sevgilerimle

  50. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Kapım Sizlere her zaman açık, Allah ömür verirse elbetteki konuşup sohbet ederiz İnşaAllah. Evde Çiçeklerim var sayısı bilemiyorum ama çok fazla hatta Salon minik bir Ormanda diyebilirim. Çiçekler Arkadaşlarım gerçek manada Arkadaşlarım, birde karıncalarım var. Kedi besleyemiyorum malum Binada hayvanları almak kolayda eve hapsetmek birazda merhametsizlik. Doğa yok hiç birşey yok her yer taş duvar.

    Sağlığım biraz iyi olsa İsttanbulda inanın bir dahika kalmak istemiyorum. İnsanlar vahşileşmişler üstelikte kendilerine şehirli diyen kişiler. Nasip artık Kardeşim var ısrar ediyor Hastane olan yani hastaneye yakın yerde ev tutarız bu İstabulda oturmanın manası yok diyor, haklıda çunki dedim ya sadece ikimiz varız Ailem hepsi mezarda. Gecenin üçü yine nefes gitti:) Sizlerin yazılarını okuyorum, Bana Arkadaşlaık yapıyorsunuz. Allah hepinizi gülerek yaşatsın.

    Yardımcı olmak haddime değil, çunki Bana öğrtenelerin Dünyadan gç etmiş İnsanların sadece bilgilerini aktarıyorum. Onlar sayesinde Ekmek yedim, karnımı doyurdum, birşeyler yapmaya çalıştım. Öğretenlerde Allah razı olsun, Nur içinde yatsınlar.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  51. şaban özyazgan-kayseri dedi ki:

    Levent bey, Yanlış anlaşıldığımı düşünüyorum.Birincisi ,sitem etmeye hakkım yok, ikincisi Gökhan hocamın bunları anlatmaya hiç mecburiyeti yok.benim anladığım kendisi birilerine faydalı olmaktan mutlu oluyor.benim fikrim,sandığından çok fazla sayıda kimsenin, bu yazılanlardan faydalandığı yönünde.
    Benim anlatmaya çalıştığım, konular yarım kalmasa, çok daha faydalı olacağıdır.bu konu dahada uzarsa polemiğe dönüşeceği kaygısıyla burada bitiriyorum.anlaşıldığımı umuyorum, saygılarımla.

  52. yavuz-ordu dedi ki:

    inşallah erol ustam istanbula gelince sizinle irtibata geçicez bir konuda haklısınız istanbul yaşanmaz doğruda artık diğer illerede sıçradı bu medeniyetsizlik antalya veya bodruma yerleşecektim bodruma ev bakmaya gittiğim gün cemil ipekçiye saldırdılar bende cemil ipekçi gibi birine saldırılıyorsa bu bodrumda durulmaz dedim antalyaya geçtim niyetim antalyaya yerleşmek oda kuzenim ve birçok dostum orda ondan
    sevgiler

  53. Gokhan Erol dedi ki:

    Yavuz Bey, Bodrum eskisi gibi değil, 8 sene yaşadım herkes Aile gibiydi özellikle kış ayları Bodruma doyum olmazdı, gerçek Bodruma dönüşürdü.Yazın ise tam bir kabus ipini koparan Bodrumda fuhuş cennetine dönüşüyor. Turist deseniz kalite ile alakası dahi yok, 300 paound ile 10 gün tatil yapan garibanlar, kaliteli Turist ise Yunan Adalarında ve Türkiyeden çok daha kaliteli servis alıyorlar. Gördüm hayretler içinde kaldım, Harika bir restoranda Kos Adasında Balık ızgara kısaca kaliteli bir yemek tarifini keyifle yaptık, hemde normal bir restoranda 4 kişi gelen fiyat 60 Euro. Türkiyede bu parayı 4 kişi makarna pilava istiyorlardı o dönem, baştan aşağı denetimsizlik ve gelen kaliteli turiste aptal gözü ile bakmanın bedelinide Bodrum en kötü şekilde ödedi.
    ………………..
    Cemil İpekciyi tanırım, Hatta Sifathına o kadar inanırdım ki sihtah almadan bırakmazdım, Tam bir İstanbul Beyfendisi, muhteşem külürlü bir İnsan. Yardım severliği ise zaten herkes biliyor, Cemil İpekciye farklı gözle bakanlar ise bence baktıkları gözle yaşayan saplantılı kişiliklerdir.

    Cemil İpekciye işte yaptım, Arkadşlarından birine bir tasarımda yaptım ünlü bir modaıcıdır, yaptığım işleri severdi sonuçta bana göre Sanatcı tanımını sonuna kadar hak eden bir İnsan.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  54. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam yavuz abinin bilgisayarından yazdığım için yavuz-ordu çıkmış yazan bendim evet cemil ipekçi kalitesinde bir insanla bende çok tanışmaya gayret ettim ama birtürlü o insanla tanışamadım kalitesine beyfendiliğine hayran olduğum nadir şahsiyetlerdendi ama olmadı umarım birgün tanışır sohpet ederim bodruma cemil ipekçi gibiler bir kalite katıyordu ben 1992-94 de bodrumda yaşadım o zaman herşey çok güzeldi geçen yıl otobüsten indim bodrumda arkadaşlarım beni karşıladı 2 saat sohpet ettik cemil ipekçi olayını orda duydum 3 saatte otobüse binip antalyaya devam ettim cemil ipekçi gibi biri eğer bodrumda saldırya uğruyorsa oradan birşey olmaz yaşanmaz dedim ve ayrıldım bodrumdan
    sevgiler

  55. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Bodrum için Sayın Ali Ağaoğlunun bir lafı vardır çok severim (inşaatcı olan değil,Golf Federasyonu), Bodruma ucaktan baktığınızda, Mezarlığı andırır derdi. Çok doğru bir cümle, Bodrumumda doğayı katlettiler.

    Turgut Reisi hastalıktan önce son ziyaretim olmuştu, 8 sene yaşadım ve gittiğimde inanamadım, öyle bir rezil binalaşma ve yat limanı yapılmış ki Turgutreisin tüm güzelliğini yok etmiş. Bu limanı yapanlar hiçmi Avrupada emsalleri ile kıyaslamadılar. Turgutreisin en harika yerinde taş bir mezardan farksız yat limanı. Üzülerek geri dönmüştüm 10 sene sonra Bodruma kimse uğramaz yani Doğayı seven İnsanları kast ediyorum, gezilecek en güzel yerleri beton yığınlarına dönüştürmüşler.

    Antalyayı acıkcası hiç sevemedim:) İnanılmaz sıcak ve nemli, 4 gün kaldım birde bana sorun gündüzü inanılmaz sıcak gece ise dahada berbat nemden uyunmuyor, klima altında yani klimasız yaşamak olanaksız. Sıcak sevenler için elbettki çok keyiflidir ama benim gibi Kış günü bile cam acık oturan için tam bir kabus.Giden yerleşme amaclı zamanında tanıdıklarımda oldu hepsi geri döndüler, sıcak yüzünden.

    Datca niyetim vardı, daha doğrusu Doktorlarda tavsiye ettiler, oksijen bakımından en harika yerlerden biridir diye. Yinede nasip elbetteki.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  56. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam bodrum konusunda hemfikiriz ama ben gariptir sıcağı çok severim üstelik dokunmazda bana antalya dememin nedeni bağzı akrabalarım ve dostlerımız orda nem meselesine gelince bizim burda nem çok neredeyse buharda yaşıyoruz ben ankaraya gittiğimde uyku bile zor uyurum nem yok kuru hava baş ağrısı burun kanallarında kuruma kıvranıp dururum bünye alışmış neme olmazsa olmuyor :) o nedenle antalya benim için ideal doğrusu ama siz datçaya giderseniz valla sık sık yavuz ağbiyle geliriz yanınıza
    sevgiler

  57. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Antalya sıcağı seven için tabiki Cennet benim gibi sıcaktan rahatsız olanlar içinse tam bir kabus. Kar yağar ben camlar acık oturmaktan keyif alırım. Bazen gelenler olur ben alışmışım camlar acık, İnsanlar rahatsızım diye nezaket gösterip üşüdüklerinide söyleyemezler:) Sonradan anlarım üşüdüklerini, camları kaparım.

    İstanbul havasınıda sevmiyorum bu sebeble bir ara az kalsın Mardine gitmeyi düşündüm çok sevdiğim bir Abim vardır orda, eski evlere sahip ve yazın nasıl serin olduklarını anlatmıştı, sonrada sıcaklaığın gündüz 40 derecelerde olduğunu duyunca vaz geçtim. Datcada nasip artık, Rizede tanıdıklarım vardı onlarda çok ısrar ettiler mutlaka gel, burası hem serin hemde doğa var malesef rizaye gitmiştim pek begendiğimi söyleyemem, nem inanılmaz ötesinde resmen bulutlar üzerinize kapanıyor, muhteşem bir manzara masal alemi gibi, nem berbat.

    Bodruma gidebilirdim, inanılmaz berbat sonradan gelen İnsanlar ile rezilliğe dönüşen bir yaşam hakim. Turgut reiste çok Dostlarım var bazen gel diye söylerler, Turgut reis havası muhteşemdir yaz akşamları serinlik harikadır, gel gelelim başka şehirlerden gelen berbat kişilikler orayıda yaşanmaz hale getirdi.

    Datcada yer araştırmamız halen var, tek korkum ise kimseyi tanımamak bu yaştan sonra yeniden çevre edinmek çok zor. Yinede nasip tabiki.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  58. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam antalya dememin en büyük nedeni tarihi dokusu antik şehirler,antik tiyatrolar,müzeler vs etrafı dolu
    tarihi eski evleri saymıyorum bu tarihi doku beni cezbediyor gittiğim yere tekrar gidiyorum antik şehirlerdeyken insan bir tuaf oluyor sanki romalı bir asker birden karşınıza çıkıp ne yapıyorsun dicek gibi geliyor bana çok başka bir havası var otarihi konaklar kaleler çok güzel doğası bana cazip gelmiyor o dağanın kat ve kat güzelini karadenizde yaşıyoruz zaten
    ustam datçada amcamında villası var arkadaşlarımda var hatta bir arkadaşım datçalı bir bayanla evli yardım edebileceğim birşey olursa mutlaka bildirin eğer siz datçaya yerleşirseniz bende bodruma yerleşmeyi düşünürüm doğrusu :)
    sevgiler

  59. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Datca konusunda beni mutlu ettiniz acıkcası, Kardeşimede söyledim çok sevindi ciddi bir yerleşim için Sizi rahatsız edebilirim. En büyük korkum yeni bir çevre, Hastanye yakın olması şart malesef Hastalık olunca bazı şeyler çok tuaf yol alabiliyor.

    Datcayı Bana Taraf gazetsi kçşe yazarı ve Rahmetli Babamın eski Müşterilerinden bir Hanım Efendi önerdi, mutlaka git Biz senleyiz merak etme diyerek oldukça moral verdiler. Dedim ya Hastalık olunca hadi gidiyorum demek imkansız.

    Antalya konusunda bahsettiğiniz sebeblerde çok haklısınız, tarihi Binalar yeşelimler olunca fazla denecek bir cümle kalmıyor.

    Bodrumda ise Merkez değilde Yalıkavak gibi yerleşim bölgeleri daha üst kalitede İnsanları barındırıyor. Hatta Mary soyadını unuttum bir Hanımada iş yapmıştım Amerikali bir mİlyoner muhteşem bir taş Villa yaptırmıştı. Efes ise inanılmaz bir yer Antika Şehiri gezmek nasip oldu, Meryem Ana Türbesini ziyaret etmek nasip oldu, Rahip ve Rahibelerle inanılmaz keyifli bir sohbette yapmıştım, muhteşem yerler. Tarihi eser kacakcılığınıda malesef ordada görmüştüm, Bizans ve roma dönemi paralar satılıyordu.

    Dilerim gönlünüzde olan yerde yaşarsınız. Bunu gerçekten hak eden bir İnsansınız.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  60. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam merak etmeyin gerekeni yaparız siz yeterki niyetlenin orda çevre edinmeniz içinde gerekeni yaparız yavuz abiyede sorucam onunda tanıdıkları mutlaka vardır öncelikle hastane durumunu bir araştırayım size bu konuda haber veririm daçcada zaten hep varlıklı entellektüel iş adamları var ordada birşeylerde yapabiliriz oyalanıcanız ortamlar oluşturabiliriz
    sevgiler

  61. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Yardımınız için teşekkür ederim. Datca fikri elbetteki nasip olursa diyoruz malum hastalık fazla hayallere ve ileri zaman planlarına izin vermiyor. Kardeşim çılgın bir botanikcidir demeliyim, Çiceklere karşı sevgisi doğuştan gelen bir yetenek, İnsanlar ona tohum getirir o tohumları evde agaclara dönüştürür sakın abartıyorum sanmayın, nasip olursa resimlerlede bunu göstermek isterim.

    Arkadaşlarımın (Bitkilerin) sadece bir bölümü, çoğu zaman onlarla sohbet ederim, hatta iki tanesi tam yanımda durur pc başında 10cm mesafede inanırmısınız tuaf gelebilir ama bazen İnsan tuaf şekilde bir sorunları olduğunu hissedebiliyor.

    Hayalim ise Bambu yetiştirmek, inanılmaz agaclar bana göre resim tablo gibiler, İnsan yaşadığı çevreye Hayat vermeli gelecek nesillere bir hatıra bırakmalı buna yürekten inanırım.

    Tekrar çok Teşekkür ederim, ilginiz için.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  62. levent-ordu dedi ki:

    EROL USTAAAM benim burda sizinle bir kahve içmem lazım ne güzel oda rengarenk insan burda kendini cennette sanır bende dedeimn konağında çiçeklerle büyüdüm babamın evi ormanlık gibiydi ama beni bu kadar cezbeden bir dekorasyon görmedim yavuz abiyede yarın göstericem bayılır oda doğa hastasıdır
    -erol ustam datçada hastane hizmetlerini araştırıyorum size bunu bildiricem en son çok güzel bir devlet hastanesi yapılıyordu sonrada sizin isteğinize göre hareket ederiz ne istiyorsanız bana maille bildirirsiniz yavuz abiyle ben gerekli yerleri harekete geçiririm merak etmeyin
    erol ustam size bir mail gönderdim uzun bir soru olduğu için burdan yazmadım ilgilenizseniz çok seviniriz
    sevgiler
    sevgiler

  63. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Kahvede çayımızıda içeriz sohbette ederiz Allah izin verirse. Çiçekler Arkadaşlarım, inanın biri bozulsa üzülüyorum, bazen Rahmetli Annem ile dikiğimiz Hurmamız var tavana değiyir evin Çocuğu carparım sonra Özür dilerim, belkide İnsanlar deli diyebilir fakat bir şeye şahit oldum bazen çarptığımda ucları çok sivri dikenleri var batar, fakat bazende en ufak şey olmaz, sanki bilir ve dikenlerini sakınır. Dedim ya Cocuk gibiler, kuru dallarını kesmeyin ekdnileri tamemen kuruyup düşüene kadar, canlarını yakmamak için herşeyi deniyoruz.

    Bir tanesi var sarmaşık türü, kendi kendine camın kullpuna sarılmış güldüm, Oğlum delimisin ya, dedim:) Yanımda koltukta Dev tabanım var, evin Cocugudur koltuk üstünde oturuyor, Misafir gelince Sizde oturacak yer yok diyor oysaki iç kısımda yerimizde var ama Ciceklerimiz Evin İnsanından farksız sanıyorum onlarda bunu biliyor. İnanılmaz cabuk buyurler, görenlerde hayret eder ne ilaç veriyorsunuz diye oysaki ilaç vermiyoruz.

    İlginiz için çok teşekkür ediyorum, Datca nasip olurmu bilemiyorum fakat yaşamakta isterim, en azından bambu ile çevrili bir yerde yaşamak hayalim var.

    Bambu çok kolay büyüyor, dilerim hayalim gerçekleşir, kuş türleri gelir, belkide Bambu Oramnaları oluşur tabiki sadece bir hayal ama hayal olmadanda yaşanmıyor.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  64. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam bende sizin gibiyim bahçeli küçük bir ev meyve bahçeleri zaten böyle bir evde büyüdüm size bu evin resminide maille gönderdim görünce beni anlıycaksınız
    -sanatçı ruhunuz sizi çok duygusal insan yapıyor aynı durum bende var datça konusunda neler istediğinizi ne zaman yerleşmeyi düşündüğünüzü bilemiyorum niyetlendiğinizde bu konudaki isteklerinizi düşüncelerinizi bana maille bildiirirseniz en azında ben size bir durum raporu hazırlarım ne nedir ne deyildir ona göre hareket ederiz en kötü ihtimalle bir mandalina bahçesinde küçük bir ev buluruz size:)
    bambu ağacı nerede yatişir bilemiyorum en son rizede yetiştirdiklerini duydum hatta rizedeki arkadaşlara sorup öğrenicem özellikle akdenizde yetişebilecek tropikal ağaçları araştırıyorum mesela kral ağacının fidanı türkiyeden avrupaya satılıyor akdenizde yetişebilir okaliptus zaten antalyada yetişiyor
    sevgiler

  65. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Bodrumda 8 sene bir yaşamım oldu, inanılmaz agaclar diktim, daha sonra İstanbula döndün ve çok acıdır arsanın sahibi sırf arazi satmak için mandilana agaclarıda dahil zeytin agaclarınıda bilerek yakmış. Gerçi Ah kalmıyor doğa bir yerden acısını çıkarıyor, Bodruma giderken oğlu ve eşi kazada öldüler, ne arazi ona yaradı nede para.

    İşin gerçeği İnsan birşey dikmeyede korkuyor, vicdansızlık sınır tanımıyor.

    Bambu benim tutkum yapılarını çok seviyorum ve çok güclü agaclar, hemde çok cabuk büyüyorlar. Size maille net cevabı iletmeye çalışacağım, ilginiz için çok teşekkür ediyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  66. levent-ordu dedi ki:

    sağolun ustam mailleri aklınıza formül geldikçe yazın ben okurum zaten sizden mail gelince telefonumun interneti sinyal veriyor ama bazen başka bir yerde olduğumdan size hemen cevap veremiyorum ama maillerinizi merakla bekliycem emin olun
    -ustam bodruma yerleşmeyi bende düşünüyorum oğlumda israr ediyor ama iş bakımından bana geniş zevkli bir bölge lazım anlattığım nedenlerden antalya tam biçilmiş kaftan ama şunuda söyliyeyim bodrumada restorasyon işi yapabilirm ordaki çevrem bunu sağlar o nedenle çok iyi öğrenmek istiyorum
    bambuyu bende baya araştırdım rizede yetiştiriyorlarmış galiba ama nesıl işlenir onu öğrenemedim nasıl mobilya yapıyorlar nasıl sehpa yapıyorlar merak ediyorum öğrenirsem mutlakada imal edicem ama bilgi yok
    sevgilerimle

  67. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Bodrumda kaldığım sürece çok ciddi ortaklık teklifleri geldi, Bodrumun tam merkezinde bina dahi bu ortaklıkta par teklifi yapıldı, dedim ya Özgürlük ve İnsanlara bağımlı olmamak tek tutkumdu, yaptığım herşeyde kendi kararlarım olsun istedim Bencil amaçlı değil ortaklık teklif edenler genelde paraya fazlası ile doymuş İnsanlardı, bir Hanım Efendi ilede bir kaç proje yaptık oldukça tutuldu ve satıldı, Sonradan işin içine isteklere dönüşen tuaf istekler gelince anında çekildim. Sanıyorum Bodrumda ilk gerçek Antika İş yerinide açan Bendim tam emin değilim fakat en lüks İş yerlerinden biriydi, içinde faytondan tutun, Osmanlı eşyalara kadar bir çok şey vardı, Karı Kocanın tuaf tutumları bir anda herşeyi sonlandırdım.

    Bodrumda iş yapılırmı şuan durumu nedir açıkcası pek bilmiyorum, Kültürlü İnsan sayısı ve kimler yerleşmiş bakmak gerekli yani araştırma şart, Antalya haklsınız Dünyanın şuan Turizm merkezi Bodrumun her halde 100 misli bir Turist ve İş Adamı potansiyeline sahip. Bodrum şrtunu giyip gezmeye gelen bir yerde Avareler kasabası denilebilir, kötü amanada demiyorum sadece tatil amaçlı bir yer. Yatırım doğru olurmu yaşadığım dönem olsa belki diyebilirdim, şimdi ise Ağaoğlunun sözlerine bakarsam hiç bir potansiyeli olmayan bir merkez acıklaması yaptı.

    Bambu agacları sadece keyfim için yetiştirmek isterdim, Agac desteği olarak bir özelliği yok yani kullanım alanı çok kısıtlı bir tür, görsel güzellik açısından ise tek kelime ile muhteşem.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  68. levent-ordu dedi ki:

    işte erol ustam bende sizin gibi değerli,bilinmeyen,farklı projeler üretmek için gayret ediyorum ondan size devamlı sorular soruyor aklınıza gelmeyen birşey olurda anlatırsınız diye, allah razı olsun benden birşey esirgemediniz sizin sayenizde çok şey kazandım o nedenle sizin istekleriniz benim için çok değerlidir hoş bugüne kadar hep biz istedikya :)
    erol ustam bodrum aynen bahsettiğiniz gibi ama genede sonradan görmeler nedeniyle antika işi para kazandırıyor ne aldıklarından haberleri var ne satılandan hele sizin gibi bir referans olursa yani beni erol usta yetiştirdi denirse ( sizden izinsiz asla böyle bir niyetim yok yanlış anlaşılmasın) iş yapmamanız şöhret olmamanız içten bile deyil
    -ismi lazım deyil şimdi türkiyede olmayan daha doğrusu baya bir antikalarla avrupaya kaçan bir hanımefendi bu hanımefendi ünlü batık son derece asil :) bir iş adamımızın eski karısıydı siz kim olduğunu anladınız tabi :))baya sonradan görmeleri dolandırdı mesela değeri 100 lira olan osmanlı dönemi bir miğferi 10.000 tlye sattı bir yığın antikadan anlamayan aptal olduğunu o zaman anladım halamın kızınında arkadaşıydı birkaç kez bodrumda karşılaştık sohbet ettik bana baya zıt olmuştu böyle şeyler midemi bulandırır çünki birkaç laf edince zıtlaşmaya başladık
    doğrusu yani ustam bodrum bu durumda hani siz datçada felan olsaydınız hakikatten bodrum ve datçayı su yolu yapardım antika ile ilgilide bişiler yapabilirdik doğrusu ama babam elimi kolumu şimdilik bağlıyor
    sevgilerimle

  69. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, asıl Allah sizlerden razı olsun en sıkıntılı anlarımda bana sorularınızla arkadaş oldunuz, bu ne demektir inanın tahmin edemezsiniz, Farkında değilsiniz ama Yaşama umudu veriyorsunuz, bir sebebim var diyorum, rahatsozsam sorular gelmiştim diyorum bu bana öyle güç veriyorki, diğer türlü hastalık psikolojisi inanılmaz birşety heleki böyle zor bir hastalıkta, en ufak olumsuzluk tadımı kacırıyor. Sizlerin hakkını ödemem çok zor, Doktorum dahi sevindi, Seni iyi gördüm bende anlattım şunu dedi, biz seni müşahade altında tutmak istorduk çunki bünyemin iyice çökmüş olduğunu gecen senede söylemişlerdi. Pskiolohik destek için Sizlerre teşekkür etmemi Doktorumda söyledi:)

    Levent Bey, Talat Usta diyebilirsiniz gurar duyarım Babam farklı bir İnsandı, Rahmi Koçlardan, Uğur Dündara, İsmini sayamayacağım İnsanlara Hizmet verdi hatta Türkiye demem lazım, Çırağan sarayı ve Dolmabahce saraylarında emeği vardır. Sakın yanlış anlamayın meth etmek için yazmıyorum fakat bugün Dolmabahce sarayında tarihi eserler sergileniyorsa Babamın katkısı çok buyuktur, Osmanlı ve Atatürk dönemi eşyaların halini görmeliydiniz, şok olurdunuz inanamazdınız, porselenler depoda üst üste kırılmış halde, resimler üst üstte çerceveler nemden dökülmüş, anlatacak o kadar çok şey varki. Konu inanın bitmez.
    ………………
    Bahsettiğiniz Hanım Efendi anladığım kişi ise tanırım ve sohbetimde oldu, İş yerimede geldi, hatta Osmanlı Porselenler hakkında oldukça detaylı bir sohbette etti benden iki tane Sultan Vahdettin dönemi üretilen kaseler vardı istemişti ve vermedim. Oldukçada ısrar etmişti telefonlar gelip gitmeler ve Ben o iki kaseyi Osmanlı Snatına aşık Almanyada yaşayan bir Gence hediye ettim o dönem, inanırmısınız arada Bayramlarda arar Porselenlere görü gibi baktığını özel kumaş kutu içinde sakladığını keyifle anlatır. Herşey para değil, Arkada ne bırakılıyorsa geriyede sadece anılar ve yapılan iyi işler kalıyor.

    Antikacılıkla Eskicilik Türkiyede bir birine karışmış, İsim vermiyorum ünlü bir Profosör Osmanlı dönemi eşyalar toplardı kibirli denilen tiplerden, Antika koleksiyoneriyim diyede oldukça piyasalarda namlıdır, sırf onun için bir kutu yaptım, Osmanlı dönemine ait orjinal bir resimden esinlenerek, kutuyuda eskiciden bugün ki parayla 10 liraya alırsınız, sadece kenarlarına sedef döndüm, princ telle çerceveledim, içini orjinal hatta kutusu haline getirdim, eski kumaşları saklardım, Elimde olan bir Fransız mavi arma ekledim oymalı dönemini yasıtan çivit rengi, hat yazısını ise sakın gülmeyin bir dergiden aldım ve boya ile eskittim, Üzerine yaptığım cila ise oldukça kurnazca demeliyim, sırf Adama sinir olduğum iöin uğraştım ve kutu bitti, hafta sonları gelirdi. Kutuyu gördü inceledi baktı, içi gitti elinden bırakamadı, cimri olduğu içinde fiyat sordu bende alamassınız pahalı dedim. Yanında bir kaç profosör Eşide vardı o dönem 2000 lira istedim, 1600 liraya almak için 1 saat pazarlık yaptı.

    İnanırmısınız acıdım, koleksiyonerim diyen Adam Osmanlı hakkında ahkam kesen gazetelerde çıkan kişilik, kutuyu öyle bir aldıki beni kandırdığını sanıyor:). Kapıdan çıkarken çağırdım parasını verdim, kutuyu ben yaptım deyince ve detayları anlatınca utanmanın ötesinde, Arkadaşları bir bana bakıyor birde süper koleksiyonere. Bu olayı yapma nedenim Babama yaptığı kurnazlıktı, ve aldığı resmin parasını bilerek inkar etmişti. Son görüşüm oldu ve sakın abartıyorum sanmayın İş yerimin önünden bile geçmeye utanırdı.

    Ben böyle İnsanları hiç sevemedim ve Bunlara 10 misli para kazanacağım işlerde oldu düşünmeden ret ettim.Bu Adamların paralarını almak inanın gururuma dokunurdu.Bir tanesi Bodrumda Milyoner Otel sahibi, Fransız iki bucuk metre boyunda beyaz lake art nuvo aynayı aldı ve inanırmısınız halen parasını alamadım, kolundaki saat Vacheron Constantin değeri 260 bin Dolarlık saati takar Adamım diye gezerler. Ben istemeye utandım Adam istetmeye utanmadı. Hangi birini sayayım ki, bizde para istemek ayıp bildik ve hasta olana kadarda hep böyle yaşadım, para istemeye utanırdım, düşünürdüm ki alın terine saygı duyarlar, hayatımda böle sadece iki İnsan tanıdım malesef.

    Bir tanesi ki bu Adam Türkiyede tanımayan yoktur, Sosyete ünlü Mimarlarından, binalarının sayısını kendiside bilmez, Rahmetli Babamdan kalan paramı dahi alamadım, bile bile inkar etti üstelikte yemin ederek, hemde ödemediğini ismi kadar iyi bildiği halde. Ödemendi diyen Muhasebe müdürünü yanımda kovdu, milyoner ama Adamlar İnsanlaıklarınıda para karşılığında satmışlar.

    Konu uzadı kusura bakmayın.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  70. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam ne güzel size bir hayrımız dokunmuş çok mutlu oldum doktorunuza ben teşekkür ederim size iyi baktığı için erol ustam sizin gibi bir referans başlı başına baştan kazanç büyük avantaj demektir istanbula gelicem sizi görüp rızanızı icazetinizi alıcam ondan sonrada benim ustam gökhan usta diyebilirim aslında yavuz ağbiyle sizi görmek için sabırsızlanıyoruz babamı eşime bırakıp istanbula yavuz abiyle sizin yanınıza galmeyi düşünüyoruz sizin akşama kadar kulaklarınızı çınlatıyoruz doğrusu sanki kırık yıldan beri tanıyoruz erol usta şöyle yazdı erol usta böyle yazdı sizin ne kadar naif insan olduğunuzdan bahsediyoruz mesela o çiçek dolu resme bakıp belki 45 dakika yorum yaptık ama yavuz abi şunu dedi çok çiöek akşamları karbondioksit yapar akşam yatarken ve otururken çok çiçekli yerde oturmasın dedi
    erol ustam dediğim kadını anladınız o kadın sonradan görmeleri baya yoldu özellikle bodrumda en sonunda baktıki anlaşılmaya başladı baya bir antikayla tüydü ben onun yüzüne karşı siz dolandırıcısınız dedim halamın kızıda benle aylarca konuşmadı halamın kızı ondan aldığı eski bir kapının değerini ben ona kanıtlayınca nasıl dolandırıldığınj anlayıp hakverdi bana malesef bu kadın kötü bir örnek oldu ondan sonra bir sürü bu tür insan türedi piyasada peşinden sahte antika yapanlar türedi kötü örneğin ders olması gerekirken tam tersi oldu
    sevgilerimle

  71. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Ne zaman isterseniz buyum benim için onurdur sizleri ağırlamak. Çicekler konusunda aslında Türkiyede farklı bir inanış var, karbon dioksit üretir doğru fakat bunun yanında Oksijende üretirler ve inanırmısınız ileri derecede nefes sorunum var, Çiçeklerin için gece rahatlıyorum, onların verdiği o doğal temiz havayı anlatamam, Kardeşim botanik konusunda inanılmazdır, Allah vergisi birşey ve bu konuda çok detay araştırmalarda yaptı şunu gördük, Çiçeklerin Gece oksijen tüketmesi aslında sadece yanlış anlamadan ibaret tam tersine Gecede oksijen üretmeye devam ediyorlar, ve geceleri nerdeyse tamamı gövdelerinden su akıtır veya yapraklarından, bu bir yerde oksijeni dışarı salmalarıdır. Evde inanın yüzden fazla Çiçek bitki var onların arasında oturmak beni inanılmaz rahatlatıyor.

    Bahsettiğiniz Kadını ve Eşini tahminimce aynı kişilerden bahsediyoruz, Osmanlı eserlerini ve resimlerini bir dönem Avrupaya kaçırdılar haklarında yakalama kararıda çıkarılmıştı, batık şirket veya bankalarla ilgili. Sonradan affedildi diye biliyorum,, HanımEfendi ile sohbetimde oldu Osmanlı birşeyler almak istedi vermedim.

    Sahte Antika yapımında Bana göre alanların hatası, Antika alıyorlar ama ne aldıklarından habersiz, Levent Bey Size dizilerde gördüğünüz olayı ben birebir yaşadım, İranlı Ressam Arkadaşıma Sultan Reşatın 160-120 yağlı boyasını yaptırdım, resmi almak için hani derler ya sıra olur her gelen almak istedi, sonunda birine verdim, Kadın bir ifadesi vardı hep beraber gülmüştük, Sultan Reşata Dedem desem eve gelenler inanır demişti, çok kültürlü bir İnsandı ve o kadar iyi tanımlamıştı ki harika anlardı. Antikacıları gezin kaç tenesi sattığı ahşaptan ve tarzından ahberi vardır araştırın, şok olursunuz, onlara göre her mobilya, İngilizdir, Fransızdır :) Dönemini stilini sorsanız bilmez Adamlar.

    Kötü birşeyde değil, Antikadan anlayanlar bu sözde Antikacılardan oldukça değerleri ürünleri yok pahasına alırlar.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  72. levent-ordu dedi ki:

    teşekkürler ustam biran önce size gelmek için sabırsızlanıyorum kardeşinize selamlarımızı sevgilerimizi iletiniz çiçeklerin oksijen salımı konusunda haklısınız galiba dedemde odasında bol miktarda çiçek olurdu bunlar nefes torunum derdi o zamanlar anlamazdık doğup büyüdüğüm evin resmini size yolladım ben o evde bahçelerin taşlıkların içinde büyüdüm annem ben 7 yaşındayken rahmetli olmuştu bu nedenle beni dedem yıllarca bırakmadı yetim kalmak hele anneden yetim kalmak çok kötübirşey ama dedem,dayılarım,amcalarım bu yetimliği pek hissettirmediler
    evet ustam bahsettiğim kişiyi anlamışsınız ama dedimya bu tipler herzaman kötü örnek oldular onlar cezasız kaldıkça malesef başkaları türedi çoğaldılar üstelikde bunlara yüz veren değer verenlerde sosyete dediklerimiz ,gerçe o sosyetelerinde ne oldukları malum köyden kente göç edip zengin olanların torunları ve sonradan görmeler 2 göbek ötelerini bilmezler hatta antikacılardan eskiden kalma paşa resimlerini eski istanbul beyfendilerin resimlerini alıp paşa dedemiz felan diye kendilerine bir asalet uydururlar bayan haklı söylemiş
    eski sosyeteler öylemiydi hepsi hanedan mensubu veya istanbulun köklü aileleriydi zerafet kültür herşeyleri mükemmeldi adeta ders verirlerdi topluma dedem sıksık bu insanları anlatırdı ordan biliyorum ama köyden kente göç önce kültürü sonrada sosyeteyi ele geçirdi oturmasını kalkmasını konuşmasını bilmeyen tipler doğdu
    sevgilerimle

  73. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Konak resmini gördüm muhteşem birşey, sımsıcak bir görüntü, çok şükür ayakta kalabilmiş. Allah Size yaşamayı nasip etsin İnşaAllah.

    Dedeniz gibi Bnede Çiceklerim sayesinde nefes alıyorum geceleri beni inanılmaz rahatlatıyorlar, Bazı türler var haklısınız bunlar zaten vede olmuyor inanılmaz ısı yayan 22 dereceye varan ve bir anda ortalığa karbon dioksit salan bitkiler var, bunlar genelde özel botanik bahçelerinde bulunuyor, Doğanın bir birine nasıl bağlı olduğununda aslında Türkiyede ders olarak kamu spotu saçmalıkları yerine böyle bitkiler ve diğer Hayvanların nasıl bir zincir oluşturduğu Çocuklara verilese çok bilincli bir gençlik yetişir, Bitki tek başına hiç bir şey yapamıyor, yaraslar gerekli yarasalar yetmiyor birde ilaçlayarak öçldürdüğümüz bocek türleri şart çunki polenleri taşıan bu canlılar bitki o muhteşem ötesi ışık ve Çicek gsöertsini yapamaz hale gelir yani doğa diyorki, Ey İnsan oplu ben olmassam sen kendi kendini yok edeceksin, neyseki tvlerde dönen reklam kamu kuşağı sacmalıklarımız var:)

    Karıncalarım var bazen onları izlerim, muhteşem ve çok zeki yaratıklar, komşular haşerelerle çıldırırken Benim evimde bir tane haşere bu güne kadar çıkmadı çıkmadı imkansız, bölgeci karıncalarım hiç bir şeye izin vermiyor, anında larvaları yok ediyorlar, bense onlara sevdikleri minik gıda parçalarını veriyorum hemde bana Arkadaş oluyorlar. Bu tarif sizi yanıltmasın ev karıncalar dolu diye düşünebilirsiniz asla sadece mutfak tezgahmının üstünde 10 cmlik bir yere sahipler, ordan dışarıda gitmezler, yemeklerini koyarım orda yerler. Tuaftır ama komikte gelebilir, Çeşnici başıda diyebilirsiniz, mesela salam türlerini seçerler yemezler, bazı recel markalarını yemezler bende o markayı almayı hemen bırakırım:) Minicik canları ile Allah vergisi bir deneyime sahipler, yemediklerine görede düşünürüm doğal olan herşeyi tüketen bu canlılar kimyasal içerk olan hiç bir şeye dokunmuyorlar.

    Cahil zenginler çok malesef, bu kişiler için yapacak birşeyde yok. Bunların rün aldığıgı mağazalarada bakarsanız nerdeyse bire bir kendileri aynı karektere sahip İnsanlar olduklarını görürsünüz.

    Soy Gacı ise Yavuz Bey çok daha iyi bilir çunki bu konuda Uzman bir İnsan, Türklük denilsede çok acıdır ama Türk İnsanın Genlerinde tuaflık şok edicidir, örnek verirsek genlerde yapılan araştırmada yani Türkler üzerinden Hintlilere ait gen sayısı daha çoktur, bu çok tuaf detaydır Türkiyede yaşayan için geçerli, zaten Türk genleri ve yüz yapısıda şuan bizim görünüşümüzden daha farlkldır.
    Bu konuyu bırakmak en iyisi, pekte bilgim yok sadece biraz merak edip okumuştum. İşi profosyonellerine bırakmak en iyisi.

    Ben Size Çocukluğumdan örnek veriyim, Tatavla yani Kurtuluş, Rum yerleşim bölgesidir, Çocukluğum geçti Annem Babam az çok Rumca ve Ermenice bilirdi çunki tüm komşularımız Rumlardan ve Ermenilerden oluşurdu, sabah kalktığımızda ilk gördüğümüz şey Kadınların ilk yaptıkları iş kapı önlerini süpürmekti, Hasta olsa komşular gider Hasta İnsanın yemeğini yapar, evini temizler bakımını yapardı.

    Sonra bu kişiler Gavur ilan edildi, daha öncesinde ise çok acdır göçe zorlandılar Osmanlının bir parçasını kökünden kesip attılar, Osmanlıya bakarsak inanılmaz iç içe bir kültüre sahipti, her alanda iş birliği ve paylaşım vardı, Cumhuriyet sonrası ise Osmanlı bana göre net şekilde talan edildi yok edildi, hatta binalarına kadar yok ettiler, Tatavla ateşe verildi yakıldı bildiğiniz sabote edildi, sirkler, panayırlar muhteşem tahta konaklar evler bir gecede yok oldu, en son tahta konağın yanışını ağlayarak izlediğimide Cocuk halimle halen hatırlarım, Rum Anne Kız yaşardı Madam artemisya ve Penelope, kopelleri vardı minicik onlarla oynardık, ve bir gece yarısı yakıldı, Yunanistana gittiler, arsalarına birileri el koydu bina yapıldı, Vakıf evlerine bakın hepsinin geçmişi acı hüzün doludur.

    Osmanlı diyenler hiç birşeyden habersiz bir slogan tutturmuşlar, Mehter marşları oysaki Osmanlıya ait olmayan bir kültür, sonradan eklenen bir yenilikci akım. Osmanlının zerafetine bakın, Balkanlardaki binalar, Rusyadaki binalar, Arab yarımadasında muhteşem binalar çok acıdır ve çok tuaftır, Osmanlının kalesi Ruhu Türkiyede bu Eserler yok edilmiş yıkılmış talan edilmiş. Çıragan sarayıda bir örnektir yok edilmekten son anda şans eseri ayakta kalan binadır.Fırsat olsaydı bugün çıragan sarayıda olmayacaktı, hatta ünlü Anvautköy camiside aynı şekilde yok edilmek züere kundaklanmıştı. Osmanlı son dönemleri ise tamamen hüzünlü bir sayfadır.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  74. levent-ordu dedi ki:

    rol ustam o konakta yıllarım geçti orda görünmüyor kokkocaman kesme taşlarda bir taşlığı yan tarafında neredeyse beş dönüm meyve bahçesi var restorasyonunu yeni yaptırdık sadece ben ahşap kısımlarını elletmedim çünki vurulacak boyayı cilasını bilmiyorum eğer sentetik vurursak yangın riski olur zaten kalerifer tesisatıda döşetmedik orjinal dokusu değişmesin diye
    ustam zaten karınca merakınıza hayran olduk şimdi şeffaf karınca evleri satılıyor insanlar onu alıp karınca yetiştiriyor
    insanlar artık doğaya hasret kaldılar size önceki bir konudada bahsettim karadenizin sahilinden çevre yolu geçirdiler sahiller tamamen bitti biz ordudan geçirmedik tek sahili kalan yer ordu oldu ama ne yazıkki doğamız ölüyor hesler yapılıyor tarım ilaçlarıyla yeraltı suları zehirlendi bu yetmezmiş gibiyer altına açılan hes kanalları nedeniyle sular yer deiştirdi denizin pisliğinden kıyılara vuran zehirli varillerden hiç bahsetimiyorum koskoca karadeniz can çekişiyor mevsimler deyişmeye yağmur azalmaya başladı
    rumlar gitti elimizde birkaç ata dostu ermeni kaldı bizde onlara gözümüz gibi bakıyoruz eskileri dedemden ve babamdanda dinlerdim hep, ermeni bir amcam dediki ben 50 sene domuz eti yemedim babam annem hiç yemezlkerdi dedi nedenini sorduğumda tek kelime etti müslüman komşularımıza ayıp olmasın diye derdi
    müslüman komşuları iftara çağırırlarmış o gün o ermeniler rumlar oruç tutarmış bunu canlı şahidi anlattı erol ustam ama malesef o mozayiği o kültürü üç tane geleceği göremeyen politikacı mahvetti şimdide onun ceremesini çekiyoruz ben sanat öğrenmek için neden çırpınayım o ermeni rum ustalar olsaydıda onların çırağı olsaydımya daha neler neler yok edildi ama yok edenlerden birgün mahşerde hepbirlikte hesap sorucaz
    bahsettiğiniz osmanlı düşmanlığı akıl alır gibi deyil arşivlerimiz kağıt olarak bulgaristana satılmış adamlar kıymetini bilip büyük kısmını saklamışlar allahtan ,bu ne düşmanlık hiç biri ülke geçmişini yok etmiyor gidin rusyaya romanof hanedanlığı ile ilgil bir bez parçası bile itinayla saklanıyor ama bizde hala bu düşmanlık sürüyor bir ara osmanlıyı rededelim diye iki tane aydın bozuntusu türedi osmanlıyı anlatan diziler bile yanlışşeyler öğretiyor güyya yavuz sulatam selim oğlu süleymana zehirli kaftan göndermiş bunu böyle anlatıyor dizide be adam o diziyi yazarken hiçmi tarih okumadın süleyman yıldırımın tek sağ kalan çocuğuydu öldürse saltanat biticek
    anlatmakla tükenmiyor ustam ne yaparsınız insan bizim tarih bizim memleket bizin neyapalım yanlışlarla böyle mücadele edicez
    sevgilerimle

  75. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Osmanlı dönemini malesef Atatürk sonrası zihniyet katletti, Osmanlıya ait ne varsa yıkıldı yakıldı, Çırağan Srayları, Dolmabahce Srayları, Taksimde Taş kışla, Dolmabahcede Osmanlı Misafir konakları, Arnavutkoyde Camiye varana kadar saotaj yapıldı yakıldı. Osmanlıya nefret öyle halediydiki nerdeyse bir dönem Topkapı müzesindeki eserler dahi el değiştirecekti ve bu konuda halende şüpheler vardır. Osmanlı arşivleri çok acıdır ama bildiğimiz şekilde imha edilmiş, Sultan Adulhamit Hain ilan edilmiş, Vahdettin hain ilan edilmiş, Mehter marşları yazılmış, Osmanlı kültüründe olmayan fanatizm yerleştirilmiş.

    Çok acaıdır Osmanlı tekkeleri dahi talan edilmiş, İslam eserleri ya yakılmış yada satılmış, Tekke amblemlerinin %95 bugun Dünyada koleksiyonerlein elindedir. Berlin müzesine gidin Yüreğiniz burkulur, Osmanlı eseri caminin muhteşem seramikleri bu müzededir, kısaca Cumhuriyet dönemi sonrasında tam bir talan ve kıyım yaşanmış, bu talan ve kıyıma Rum,Ermeni Türkiye İnsanlarıda nasibini almışlar ve zorunlu sürgüne yollanmışlar. Oysaki bu İnsanlar canakelde omuz omuza savaşmışlar Türkiye için, malesef siyasetin çirkef yüzü ne tarih bırakıyor nede kültür.

    Levent Bey, Ben o keyfi yaşadım, Babam iftarda yemek verirdi soframızda Babamın Rum ve Ermeni Arkadaşlarıda olurdu, yeminle yazıyorum Babamla beraber Cuma namazına giderlerdi. Böyle bir kültürdü. Paskalya zamanlarını dört gözle beklerdim:) Renkli ymurtalar mis gibi kokan sakızlı paskalya çörekleri, Milföy pastalar yazarken bile kokularını hatırladım tadlarını anımsadım.

    Rum Ustların yanında çalışmayı yaşadım, Süper keyifli İnsanlardı daha doğrusu Aileydik, İş yaparlar beğenmezlerdi kendi kendilerine söylenirlerdi aslında Benim gibi acemilere taş atarlardı:) Babam ve Ustalarlar tarafından günde 2-3 defa kovulurdum:), Yaptığınız işi beğenmeleri olanaksızdı, mutlaka son noktayı kendileri vururdu.

    Şimdi üzülüyorumda keşke o dönemler herşeyi not alsaymışım diye çok düşündüm, özel vernik yaparlardı tarifini unuttuyğum için aklıma geldikçe üzerimden ter boşanır, vernik o kadar parlak olurduki inanamazdınız sadece bir kat ile cam gibi hale gelirdi, elbetteki 15 senelik ara bir çok şeyide unutturdu el iş yapmayınca İnsan beyni nankörleşiyor unutuyor.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  76. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam dediğiniz gibi atatürk sonrası oldu bunlar eğer atatürk sağ iken bunların bindebirini birisi yapmaya kalsa 100 kişinin canı yanar hayatları biterdi atatürk öldükten sonra meydan bunlara kaldı ilk yaptıkları şey zaten atatürk devrimlerini baltalayıp onu yok etmeye çalışmak Sultan Adulhamiti Hain sultan Vahdettin hain ilan eden kimdi osmanlı tarafından yetişmiştirilmiş osmanlının ekmeğini yiyenler hain kim siz karar verin
    bizim nesilin yorgo arkadaşı olmadı maria sevgilimiz olmadı araksi teyzemizin çöreklerini yiyemedik dikran amcanın bakkalından şeker çalamadık bunları bizden önceki nesiller bütün güzelliğiyle yaşamış anlatırlardı
    bir handan halamız vardı ermeniydi çok severdik bizler o ermeni handana handan teyze demezdik handan hala derdik handan hala beni baksın diye evine aldığı bir şerefsizin davranışlarını gururuna yediremeyip intihar etti sahip çıkamadık hala vijdan azabı çekerim arada bir mezarını ziyaret eder af dilerim dua okurum mezarını temizletir bakımını yaptırırım kendimi hiç ama hiç afefetmedim affetmiycemde handan halanın ölümüne neden olan insanı elimden gene iki ermeni büyüğümün kurtardı zaten peşinde olduğumu öğrenince aylarca ortadan kayboldu handan halanın ruhu rahatsız olur yapma dediler ama o cezasını feci bir şekilde ilahi adaletten buldu genç yaşta ağır felç geçirdi şimdi sürünüyor kafası gözü birbirine girmiş hilkat garibesine dönmüş yemek bile yiyemiyor bende insanların içinde arada bir yüzüne tükürüyorum en son hastanede tükürdüm tedavi bile olamadan götürdüler eminimki bana kızacaksınız ama içim handan halaya çok acımıştı vicdan azabı beni hiç bırakmadı bunlarıda ilk defa size anlattım çünki siz anlarsınız
    sevgilerimle

  77. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent bey, Osmanlı ve Atatürk dönemleri daha doğrusu Sultan Vahdettin bana göre muhteşem İnsanlar, Sultan adulhamid bu Adamlar Devleti evladı bilmiş, Devleti için ağlamış, Osmanlı Sultanlarına bakın Allah aşkına, bir tanesinin soyunda milyoner varmıdır, yoktur bulamassınız, birde Bu Osmanlı Ecdatlarının Evlatlarını sürgüne yollamışız. Şimdi birileri çıkıp konuşuyor, ne Türklüğü ne Osmanlısı Tarihinden Ecdadından haberi yok.

    Bahsettiğiniz diziler asla izlemedim ve izlemem, bazen basından takip ederim izlemdim cümlem inanın yürektendir asla izlmeyeceğim son saçmalıklardır.
    Hayatı boyunca Srayda 160 gün yaşayan Osmanlı Sultanı Saray delisi yapılmış, cariyeler aşklar bir sürü saçmalıklar. Ömrü savaşlarla, diğer Osmanlı hükümdarlığı olan yerleri denetlemekle geçmiştir.
    Senaryoyu yazan Vatandaş fırsat bu fırsat demiş, kendi hayalinde ne varsa sözde Osmanlı diye yazmaya devam ediyor.

    Avrupalıya bakıyorsunuz, kendi ecdanını en ufak detayı ile gerçekleri ile anlatıyorlar kaleme alıyorlar, Dünya masakarası yapmıyorlar, Soytarı yaptılar Osmanlıyı. Bu tabirim sert olabilir ama bu kadarıda fazla, kimsenin haddine olmaması gereken bir gerçek tarih varken birileri aklına gelen utanmazlığı Osmanlıya gerçekler diye anlatma özgürlüğüde olmamalıdır.

    Türkiyede azınlıklar, İzmirin tarihini okuyun Göe zorlanan aglayarak gemilere zorla bindirilen İnsanların gerçekleride var Atatürk sonrası bu zulmu yapanlar kimler biliyorsunuz.Yunanistanda halen İzmirden zorla göç ettirlen bu Rum Ailelere Yunan Hükümeti zulum yapmaya devam ediyor, Vatandaş kabul etmiyorlar, Türk bozmaları diyorlar.

    Yunanistan ve İzmir gerçeğinide yazalım, Atatürk sonrası kovulan bu İnsanların Türkiye sevdası Yunanistanda Futbolda devam etmiştir, Türkiye sevdasına bakarmısınız?

    Kovulduğunuz Ülkeden nefret etmeniz gerekir ama Türkiyeden Atatürk sonrası kovulan Rumlar bu sevdalarını Futbol takımı kurarak Yunanistanda gövde gösterisine döndürüyorlar ve Selanikte PAOK takımını kuruyorlar.

    Amblemine bakın ne göreceksiniz, Beşiktaşlı Rumların imzasıdır. Şimdi Beşiktaş taraftarı çok iyi düşünsünler bakalım, tarihlerinde Atatürkümü yoksa Atatürk sonrası yapılan zulmumu görecekler ve bu zulmu yapanlarda ortadadır!

    Atatürk İsmi arkasına sığınanlarıda çok net göreceklerdir, ATtürk deyip Atatürk İsmini kirletmeye devam ederler.
    Yine İzmir göçmenlerinin egemenliğinde olan takımlardan birisi Panionios kulubudur.

    Gelelim Tarihin gerçeklerine,Türkiyeli Rumlar ve ATatürk sonrası zorlanan göce, bu İnsanlar Türkiye sevdası halen devam ediyor.

    Bazıları yunan takımlarından nefret edebilir etmeyin, çunki bu takımların kurucuları Türktür ve bu Takımolarda Yunanistanda sevilmezler, AEK örneği, İzmirli Rumlara nispet yapılırcasına kurulan İstanbullu Rumların kurduğu takımdır, Kurucularından biriside bugun Beyoğlu kulubun kurucularından biridir.

    Sanıyorum Devlet tarihi anlatacaksa Gençlerin en net şekilde severek dinleyecekleri ve anlayacakları bir dille yapmalıdır, Tarihin gerçekleri bugün yaşamaya devam ediyor. Yunanistanı Düşman ilan eden daha doğrusu Futbolda Düşman ilan edenler.AEK denilince Galatasaray, Fenerbahce, Beyoğlu Sporla hiç bir farkı yok, İstanbul takımları dersekte çok rahatlıkla Fenerbahçe,Aek,Galatasaray,beyoğlu spor dememiz gerekir.

    Dikkat edin Beşiktaş demedim, Beşiktaş işin aslında İzmir kökenli takım demeliyiz, Paok ve Panionios Beşiktaş kardeşliğini rahatlıkla yazabiliriz, Türk takımlarından bir farkı yok hatta bu derbiler bugün oynanan Fenerbahçe Beşiktaş ile %100 aynıdır, İstanbul ve İzmir takımları olarak bilinirler.

    Yazacaklar çok fazla, Gençlerde bazı şeyleri anlamalılar, tarihlerine sahip çıkmalılar, kurnaz siyasetcilerin işin gerçeinde pekte ne Osmanlı nede Atatürkle ve Kültürle alakaları yoktur. Tek düşündükleri utanmaz bir hırsın esiri olmuşlardır. Tarih ise tam tersini yazar, bu siyasetcilerin suratına tarih her gün tükürüyor.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  78. levent-ordu dedi ki:

    erol ustam bu türk takımlarını ilk kez duydum ve çok sevindim hala vatanlarını unutmamışlar buralarada bazen gelirler otobüslerle bizim gibi insanlar onlarla selamlaşır dillerini anlayamayız ama o gözler erol ustam her şeyi anlatır onlara sevgiyle baktığımızı anlar bir çok insanın içinde bana gülümserlerdi sonrası el kol işaretleriyle bir seromoni dostluk şarkısı
    birkaçyıl önce burdaki kilisede ayin yapmak istediler tabi hemen müsade edildi ayinlerini yapıp mutlu oldular meğer başka yerde buna müsade etmemişler zaten gazetelerde oumuşsunuzdur birkaç tane eblek komplo teorisyeni neler söylediler neler bizi milletce hep korku ile yönettiler o nedenle herhalde biraz paranoyaklaştık sadece ayin yapmak isteyenleri işgalci sandılar :)
    ustam bu konuda hala kaynaklar ve yapılanlarla ilgili doğru bilgiler eksik bunların bir araya toplanıp gelecek nesillere aktarılması lazım iki devletinde arşivleri araştırmacılara açılmalı o zamanlardaki yaşıyanlar zannedersem çoğu öldü bilgi bakımından ne acı kayıp geçmişten bi haber bir nesil yetişmesin
    sevgilerimler

  79. Gokhan Erol dedi ki:

    Levent Bey, Türkiye tarih olarak inanılmaz bir Toprak Parçası, Kimler yaşamamışkı Keltler dahi Türkiyede gelip bir süre yaşamışlari İşgalci Savaşcı bugunki İngiltere,İskocya,İrlanda arasında uygarlık kurmuş bir Irk. Romalılar, Bizanslılar, çok daha gerilerde gidebiliriz inanılmazın ötesinde bir yer Türkiye.

    Türkiye tek kelime ile Cennet, Dünyanın tuaf şekilde en Bakir topraklarına sahip yer yüzündeki nadir Ülkelerden birisi.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Gökhan Erol

  80. levent-ordu dedi ki:

    evet ustam birde kıymetini bilebilsek yer altı zenginliklerimiz ve tarımımızın bizim gibi 3 ülkeyi bakar ama malesef değeğrlendiremiyoruz saymakla bitmez zenginliklerimiz
    sevgiler