Hayata Pozitif bakmak, Güçlü kişilik nasıl olunur?

Hayata pozitif bakmak için ilk yapılması gereken detay Çevernizi değerlendirmek, kişileri ve özelliklerini belirlemek, size katkıları ve olumsuzluklarını belirleyip belli bir sürecte negatif İnsanlardan uzaklaşmak ilk adımdır.

İşiniz gereği çevreniz farklı İnsanlardan oluşabilir, burda kendinize özel alan yaratmakla negatif kişileri mesai bitimi sonrası hayatınızdan çıkarmanız gerekir. Bu en önemli sürectir, İnsanların %99 yaşadıkları olumsuzlukları karşı İnsana anlatır ve farkında olmadan bu sizde belli bir çöküş süreci başlatır, Hayata daha olumsuz bakarsınız, her şey göznüzde farklı olarak gelişmeye başlar, bir süre sonra bakarsınız ki çevreniz sadece problemlerle dolu Dev bir platforma dönmüştür.

Olsumuz bakan İnsanlar ki bu aslında bir nevi hastalıktır, herşeye negatif bakarlar, hayata işlerine, geleceğe, hatta %100 olumlu olan kanıtlanmış her hangi bir şeyde olsa bu İnsanların ilk tepkileri mutlaka olumsuz olacaktır. Bu İnsanlardan uzak durmak en iyi sonucu verir.

Poziyif İnsanlara bakarsanız bunlar genelde göze batmazlar, yani özel bir Hayatı yaşarlar İş hayatları özel hayatları ilişkileri, çevreleri çok farklıdır, yüzlerinde devamlı tebessüm olan ilk bakana kendini beğenmiş veya züppe-snop imajı yaratır. Fakat bu İnsanların Dünyasına girdiğinizde hiçte öyle olmadıklarını görürsünüz, tam tersine inanılmazın ötesinde paylaşımcı İnsanlardır, hatta her anları katiftir.

Bu dışarıya snob züppe gözünen kişiler aslında, çevresine karşı o kadar fazla duyarlıdırki Yoksullara en büyük yardımı ve desteğide veren bu tür İnsanlardır. Yani size Hayyatn, Siyasetten, Ekonomiden devamlı şikayet eden İnsanlara dikkatli bakarsanız bu İnsanların İnsanalara yardımı bırakın, Kenedilerine ve Çvrelerine olumsuzluk aşılayan sorunlu kişiliklerdir.

Bu İnsanları hemen hayatınızdan çıkarmlaısınız, diğer türlü sizide karanlık ve negatif Dünyalarına alıp Ruhunuzu Vampir gibi emerler ve asla doymazlar.

Çevremde mesleğim gereği bir çok İnsanla karşılaşırım, seminerlere toplantılara katılırım, senede ortalama 200 satajer benle çalışır, ilk öğretttiğim ya eski hayatlarınızı unutun veya Beni ve Arkadaşlarınızın zamanını çalmayın, şimdiden ayrılın, bazılarına sert gelebilir, fakat şartlarımı kabul edenlerin 6 aylık süre sonunda tepkileri hep olumlu olmuştur. İnsan kendisini aynadan görebilmelidir yani gerçek kişiliği ile yüzleşmelidir.

x

Pozitif bir yaşam kücük adımlarla başlar fakat bu yaşam o kadar çabuk büyür ki siz dahi bir süre sonra Hayatınızdaki değişikliklere şaşırarak bakarsınız. Hayatınız daha kolaylaşır, beğenileriniz çok isabetli ve daha az masraflı bir Hayata dönüşür, kaliteli hayat sizi gereksiz masraftanda uzak tutar çunki seçici olursunuz.

Arkadaş çevreniz bir süre sonra çok güclü kişiliklerden oluştuğunu görünce tebessüm edersiniz değişime siz bile şaşırırsınız.

Etrafınızdaki herkesin size bakışı değişecektir, daha ölcülü ve daha Saygı gören kişilik olarak Çevrenizde herkesin güven duyduğu bir kişi olursunuz.

İnsan başarılı olmak istiyorsa mutlaka iyi bir gözlemci olmak zorunda.

Size çok basit bir örnek vermek isterim, Türkiyede konumuz teknoloji ve kitle bilişimi, şimdi dizilere bakın, oyunculara değil, senaryolara tarafsız gözle bakın, ne görürsünüz?

%99.9 net oranla 30 farklı senarist, 30 farklı kişilik malesef ki aynı şeyi üreten basit bir Dünya anlatılır. Sebebi bu senaristlerin bu kadar nerdeyse bire bir aynı konuları işlemsi, aslında ne kadar dar bir görüşe sahio 30 kişi ve milyonlarca İnsanın aynı noktada birleştiği gerçeği ortaya çıkar.

İşte burda kendinize net tanımı koymalısınız, milyonlarca İnsandan birimisiniz, yada tam tersi bir yapıdamısınız?

Toplum analizi için, Ülke gezmeye gerek yok, Ülkenin en fazla ilgi duyduğu detayları araştırmanız o Ülke hakkında net sonuçlar çıkarmanız için en basit yöntemdir. Koyunlar ve Çobanlar örneğidir.

Tarih: 27 11 2013
Üst kategori: Haber - Aktüalite
Alt kategori:

'Hayata Pozitif bakmak, Güçlü kişilik nasıl olunur?' hakkında sorular, açıklamalar

  1. arasıra dedi ki:

    Harika yazı ANdy BEy fotoğrafa da bayıldım.

    İnsanların üzerimizdeki olumsuz etkilerine karşı miğfer giymiş asker gibi hazırlıklı olmalı kesinlikle onları içimize almamalıyız. Yakınımızdaki insanlar çok önemsiz de olsalar gözümüze yakın oldukları için görüş sahamızı tamamen kaplayabilirler. bu durumu önlemek gerekir. üzerimizde olumsuz etkisi olan olayları durumları tersi etkiyle nötralize edebiliriz. Örneğin bizi çok kıran üzen birinin etkisini bizi anlayan dinleyen biriyle konuşarak atlatabiliriz.

  2. andy1 dedi ki:

    Sayın arasıra,

    Çevre ve İnsanlar ciddi şekilde özel hayatlara net etkileri vardır. Olumsuz bakış, Küfürler, Argo cümleler, gürültülü ortamlar gibi örnekleri çoğaltabiliriz.

    Şimdi Türkiye ile Avrupa toplumu arasında ki net farkı sanıyorum görüyorsunuz, Öğretmen olmanızında elbetteki çok büyük bir olumlu etkisi olacaktır. Türk İnsanı analiz edersek yada tarafsız gözle bakarsak tepkileri %90 nerdeyse bir birinin aynısı bir toplum görürüz.

    Nasıl bir toplumdur, daha çıplak gözle bakarsak detaylara indikçe gerçekten ürkütücü bir grafik çizer Türk İnsanı. Bunların en başında Dünyaya bakış açısıdır.

    Türkiye bir acıdan zeki İnsanlar için iyi bir staj Ülkesidir, düşünmeden genellikle ic güdüleri ile cevap veren İnsanların sayısı fazladır.

    Lider olmak Türkiyede en kolay mesleklerden biridir, hatta gerçekten zekası kıt sayılan birisi dahi Toplum içinde lider kabul edilebilir.

    Yükselmek için Türkiyede fazla zeki olmaya veya çalışmaya bile gerek olmayan Ülkelerin arasında üzülerek yazıyorum.

  3. arasıra dedi ki:

    Andy hocam çok karşılaştığım bir problemle ilgili tavsiyenize ihtiyacım var. Bizim ülkemizde aileler mecburen çocuklarının iş garantisi bir mesleğe yönelmelerini istiyorlar. örneğin bir öğrencim konservatuvar okumak istiyor. ama ailesi tıp okumasını istiyor. veya futbolcu olmak isteyen bir öğrencim var gene ailesi mühendislik gibi bölümler okumasını istiyor. burda nasıl bir yöntem izlenmeli.

  4. andy1 dedi ki:

    Sayın arasıra,

    Bu konu çok derin ve tamamen Ülkenin ekonomik ve kültürel yapısı ile kaynaklı bir sorun.

    Avrupalı bakış açısı ile Gençler ilgilendikleri alanlarda tecrübe sahibi olmalıdır tezi sonuna kadar haklı çıkar.

    Türkiyede ise tam tersidir. Konservatuar okuya bir Cocuk %99.9 Türkiye gibi bir Ülkede aç kalacaktır, Müzik piyasası inanılmazın ötesinde vahşet diyebileceğim bir yapısı var. Belli kişilerin kapıları aşılmadan bir yerlere gelmek imkansız bu gerçi Avrupadada aynı. Türkiyede Muzik kulturu yok, Konservatuar okudu farz edelim, süper bir yetenekse lafım yok okulunu bitirir Türkiyede veya Avrupada sanatına devam eder, Türkiyede etmesi imaknsız aslında genelde bu Gençler Avrupaya yönelir çevreside varsa ve yetenekliyse bir yerlere gelebilir.

    Futbolcu olmak isteyen Öğrencinizin yaşını bilemem, Futbolcu olabilmek için belli bir eğitim ve profosyonel kişilerden hem pratikte hemde kağıt üzerinde ciddi bir eğitimi olması gerekli. 3-5 çalım atmayı bilen Futbolcu olmak isteyebilir çok normaldir eğitimi yoksa boş yere zamanı ve fırsatlarınıda seneler içinde kaybedecektir.

    Aslında Gencin hayal peşinde koştuğu çok net, Futbolcu olmak isteyen yeteneği varsa zaten bugüne kadar bir yerlere gelmesi gerekirdi. Çevremde bir sürü Genc var hem Universiteye devam eder hemde Futbol kuluplerinde oynamaya devam eder yani eğitimini mutlaka alır bunun bilincindedir. Şunu sorun hem futbol hemde eğitimini beraber almasını söyleyin, zor birşey değil yetenekliyse eğitim veren kuluplerde var hem okuluna devam eder hemde ssevdiği sporu daha kaliteli olarak yapar.

    Aileler haklı sebebi çok ortada, Türkiyede Futbol, Sanat çok zor halen okullarda inanılmazın ötesinde berbat bir eğitim sistemi var tamamen ezberciliğe dayalı, Dünyadan kendini dışlamış ilkel bir eğitim sistemi.

    Burda abartısız her Colejin Müzik koroları, Müz,ik gurupları, Sporun her branşında eğitim veren tecrübeli Öğretmenler var. Bu Öğretmenler öğrencide bir potansiyel görüyorsa bunu anında görebiliyor Gençi farklı daha güclü eğitim alacağı Burslu bir okula yolluyor veya becerisini geliştireceği Devlet desteği olan sadece spor branşı olan bir okula yolluyor veya Konservatuara, Öğrencinin birşey yapmasına gerek yok.

    Veya Belli kulupler bu Gençleri zaten Öğretmenlerin tavsiyesi üzerine takipe alır bir yetenek görürsede hem eğitimini alacağı hemde sporunu veya müziğini geliştireceği kendi merkez eğitim sistemlerine alırlar. Çocuk daha 12-15 yaşında hem okuluna devam eder hemde sporunu yapar hatta belli oranda harclığınıda bu eğitim merkezleri yaz dönemlerinde fazlası ile karşılar.

    Aileler bu durumu net gören İnsanlar, görüyorsunuz Türkiyenin idölü olan sözde sanatcıların halini veya sporcuların halini, inanılmaz bir çark arasında eziliyorlar. Uyuşturucu, Şike, Siyaset olmaması gereken herşey var.

  5. arasıra dedi ki:

    Çok teşekkürler Andy Hocam çok yönlü bir açıklama oldu.

  6. arasıra dedi ki:

    Andy Hocam öğrencilerimden yurtdışında üniversite okumakla ilgili çok soruyla karşılaşıyorum? Hangi ülkede okumak avantajlı, Güney Kore’yi tavsiye eder misiniz :) masrafı ne kadar gibi sorularla çok karşılaşıyorum. Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.

  7. andy1 dedi ki:

    Korede Eğitim sistemi biraz farklıdır, sosyal yaşam fazla aktif olduğu için açıkcası burda Üniversitlerde eğitime konsantre olmakta zordur. Diğer olumsuz yönü ise, Türkiyeden gidecek öğrencinin İngilizcesi iyi düzeyde olmalıdır, karşılaşacağı sorun 3 Ana dilin sentezi olacak, Kore dili bana göre zor Lisan birazda yetenek meselesi buna inanırım. Uzak doğuda verilen eğitim tercih edilmesi ucuz olmaları, tavsiyem Avrupa kültürü ile uyumlu Ülkeler tercih edilemelidir.

    Şöyle örnek vermek isterim, Şirketiniz var, Korede eğitim görmüş bir Üniversite öğrencisi geliyor firmanızda teknoloji üzerine olsun, diğer Öğrenci ise Fransa, İngiltere, Amerika veya Almanyada eğitim görmüş, tercihiniz hangisi olurdu?

    Cevabı aslında basittir, Şirket için Batı kültürüne adabte olmuş, Batıya ait teknolojiyi bilen profosyoneller tercih edilir, çunki direkt olarak konuya hakimdirler.

    Uzak doğuda yanılmıyorsam, bir dönem Okul masrafı 10 Bin dolar civarı bu okullara göre değişebilir.

    Elbetteki diğer Ülkere göre çok ucuz dememiz gerekiyor, Amerikada eğitim için 30 Bin dolar bir yıllık masraf olabiliyor belki biraz daha ucuz ama çok zordur. Burda yine Türkiye devreye giriyor malesef Kişi başına düşen gelirle Genclerin yani normal Vatandaşların Cocuklarının eğitim alması zor.

    Tavsiyem, Avrupada bir Üniversite daha ideal olur, İngiltere tercih edilebilir, daha ucuz olan İrlanda veya İskocya tercih edilebilir üstelikte Genc başarısız dahi olsa ki olması zor, çok iyi derecede bir İngilizce ile hayata atılacaktır. Eğitim ücretleri biraz pahalı belirtmek gerekir.

  8. arasıra dedi ki:

    Peki Andy Hocam ücret üniversiteye mi ödeniyor ve ne kadar ortalama olarak? Öğrenci çalışarak masrafını çıkarabilir mi?

  9. andy1 dedi ki:

    Universiteler tarafından belirenen ücret alınıyor, bu durum seçtiği branşa göre değişiyor. Bazı Universitlerde Türkiyedeki gibi yurt desteği var, interneti telefonu v.s, iş konusunda ise biraz zor, Universitelerin suncuğu zaman çizelgesi uygunsa çalışmak mümkün yani part time işlerde çalışabilirler.

    Aylık 400 Euro yakın bir para alabilirler, bazı Arkadaşlar ben tam günde çalışabilirim diye düşünebilirler bu syçtur vergiye tabi olmak gerekir büyük ihtimallede Ülkesine geri yollanır.

  10. arasıra dedi ki:

    Andy Hocam bir konuda yardımınıza ihtiyacım var. Bir proje başlatmışlar. bizden okullarda görülen önemli üç problem ve çözüm önerileri isteniyor.

  11. andy1 dedi ki:

    Sayın arasıra, Türkiyede 3 problemmi görmüşler:)

  12. arasıra dedi ki:

    :D :D :D